SON DAKİKA

#Yol Haritası

HABER DEĞER - Yol Haritası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yol Haritası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“Diploma” davasında takvim netleşti Haber

“Diploma” davasında takvim netleşti

Dava tarihi resmen açıklandı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptaline yönelik idari işleme karşı açtığı davada yargı süreci yeni bir aşamaya geçti. Edinilen bilgilere göre dava, 15 Ocak 2026 tarihinde İstanbul Bölge 5. İdare Mahkemesi’nde görülecek. Yargı süreci neden kritik görülüyor? Diploma iptaline ilişkin işlem, yalnızca bireysel bir hukuki ihtilaf olarak değil, aynı zamanda kamuoyunda geniş yankı uyandıran siyasal ve hukuki bir başlık olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle mahkemenin vereceği kararın, hem idari hukuk açısından hem de Türkiye toplumunda hukukun işleyişine dair tartışmalar bakımından önemli sonuçlar doğurması bekleniyor. İmamoğlu’nun itirazı hangi gerekçeye dayanıyor? İmamoğlu cephesi, diploma iptaline ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu ve idari yetkinin sınırlarının aşıldığı iddiasıyla yargıya başvurmuştu. Açılan dava, söz konusu işlemin iptali talebiyle görülüyor ve mahkemenin usul ve esas yönünden kapsamlı bir değerlendirme yapması bekleniyor. Gözler 15 Ocak’taki duruşmada 15 Ocak 2026’da yapılacak duruşma, davanın seyrini belirleyecek ilk kritik aşama olacak. Duruşmada tarafların beyanları alınacak, dosya kapsamı değerlendirilecek ve sürecin nasıl ilerleyeceğine ilişkin yol haritası netleşecek. Kamuoyunda yakından izlenen bir dosya İmamoğlu’nun diplomasına ilişkin dava, yalnızca hukuki değil, toplumsal ve siyasal etkileri nedeniyle de yakından takip ediliyor. Türkiye toplumunda adalet, liyakat ve idari kararların denetlenebilirliği başlıkları bu dava üzerinden yeniden tartışma konusu haline gelmiş durumda. Ayrıntılar geldikçe kamuoyuyla paylaşılacak.

Uluslararası Barış Konferansı sonuç bildirgesi açıklandı Haber

Uluslararası Barış Konferansı sonuç bildirgesi açıklandı

Konferans, Türkiye’deki 40 yıllık çatışmanın sona erdirilmesi için kapsamlı bir yol haritası açıkladı İstanbul’da 6–7 Aralık 2025 tarihlerinde düzenlenen Uluslararası Barış ve Demokratik Toplum Konferansı, yayımlanan sonuç bildirgesiyle tamamlandı. 19 ülkeden siyasetçiler, akademisyenler, gazeteciler ve insan hakları savunucularının katıldığı toplantıda, Türkiye’de 40 yılı aşkın süredir devam eden çatışma ortamının nasıl sonlandırılacağı ve kalıcı barışın hangi ilkelerle inşa edilebileceği ele alındı. Bildirge, PKK’nin Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat çağrısının ardından açıkladığı silahlı mücadeleyi bırakma kararını, “bölge istikrarı için tarihi bir eşik” olarak değerlendirdi. “Öcalan barış sürecinde kritik bir aktör” vurgusu öne çıktı Bildirgede, küresel ölçekte otoriter eğilimlerin arttığı bir dönemde Abdullah Öcalan’ın hem düşünsel hem pratik olarak barış inşasında belirleyici bir rol oynadığı ifade edildi. Metinde şu değerlendirme yer aldı: “PKK’nin silahlı mücadeleyi sonlandırma ve kendini feshetme kararı, uzun süreli çatışmaların bitirilmesi için cesur bir adımdır. Bu adım yeni bir toplumsal sözleşmenin kapısını aralamaktadır.” Konferansta kalıcı barış için 6 maddelik yol haritası oluşturuldu Katılımcılar, iki gün süren tartışmaların ardından barış sürecinin ilerleyebilmesi için altı başlık belirledi: 1. Öcalan’ın AİHM kararları doğrultusunda serbest bırakılması için yasal düzenleme yapılması ve İmralı’daki tecrit koşullarının tamamen kaldırılması. 2. Çatışmaların çözümünde tek yöntemin diyalog olduğu ve BM’nin 1325 sayılı kararı gereği kadınların barış süreçlerinde aktif rol alması. 3. Türkiye’nin tüm halklarını eşit yurttaşlık temelinde kapsayan demokratik bir anayasa ihtiyacı. 4. Merkeziyetçiliğin yerine yerel demokrasiyi güçlendiren modellerin geliştirilmesi. 5. Şiddeti besleyen hukuksal ve yapısal sorunların kapsayıcı bir dönüşümle ortadan kaldırılması. 6. Avrupa Birliği’nin, tarafların kabulü halinde arabulucu veya garantör rolü üstlenmesi. “Siyasi tutukluların özgürlüğü lütuf değil, hukuksal zorunluluktur” Bildirgede son olarak, Abdullah Öcalan, Kobani Davası’nda yargılananlar ve tüm siyasi tutukluların serbest bırakılması çağrısı yapıldı. Açıklamada, “Siyasi tutukluların özgürlüğü bir lütuf değil, tarihsel ve hukuksal bir zorunluluktur.” ifadesi dikkat çekti. Katılımcılar, Türkiye’yi insan hakları ve insancıl hukuk gereklerini yerine getirmeye çağırırken, sürecin uluslararası kamuoyu tarafından yakından izleneceği belirtildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.