SON DAKİKA

#Yolsuzluk

HABER DEĞER - Yolsuzluk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yolsuzluk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kılıçdaroğlu’ndan Mekke Anlaşması açıklaması: "Eleştirilerimiz var ama 'Evet' diyeceğiz" Haber

Kılıçdaroğlu’ndan Mekke Anlaşması açıklaması: "Eleştirilerimiz var ama 'Evet' diyeceğiz"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Gaziantep temasları çerçevesinde Karkamış ilçesine bağlı Suriye Cerablus sınırında yer alan Karanfil Mahallesi'ni ziyaret etti. Ziyaretin ardından basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu; iç siyasetten dış politikaya, erken seçim tartışmalarından yeni anayasa söylemlerine kadar pek çok konuda kritik mesajlar verdi. "Mekke Anlaşması'na 'evet' diyeceğiz" TBMM gündemine sunulan Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması'nın onaylanmasına dair kanun teklifine ilişkin partinin tutumunu açıklayan Kılıçdaroğlu, başlangıçta taşıdığı kaygıları ve süreçteki değişimi şu sözlerle dile getirdi: "Mekke Anlaşması ile ilgili ilk aklıma gelen şuydu: Bu anlaşma acaba ileride İran'la bizim çatışmaya ortam hazırlar mı? Bu endişemi Bolu'da yaptığımız toplantıda dile getirdim. Bu endişeyi besleyen temel unsur şuydu: Müslüman dünyasında bir Şii-Sünni kavgasının başlangıcı da olabilir miydi? Yani İran'la çatışmamız acaba buna bir hazırlık şeklinde olabilir mi diye endişelerim vardı. Tabii bunu bu kadar net dillendirmedim. Dillendirmeyi de doğru bulmadım. Fakat daha sonra İran bir açıklama yaptı ve Mekke Anlaşması'nın uygun olduğunu söyledi. Bilgim yok ama tahminim, Türkiye bu konuda İran'a bir güvence verdi. Yani 'meraklanmayın biz bu anlaşmayı yapıyoruz ama bu sizinle çatışacağımız anlamında değil'. Çünkü Kasr-ı Şirin Anlaşması'ndan bu yana İran'la hiçbir çatışmamız olmamış. Ve bu bizim açımızdan önemli. Çünkü İran da bölgede önemli bir güç, Türkiye de önemli bir güç. Bu iki gücün çatışması bölgeye zarar verir, dünyaya da zarar verir. O nedenle barış eksenli ilerlemesi lazım. Mekke Anlaşması'nı bu çerçevede İran, ‘Ben de olabilirim’ diye düşündü. Mısır ‘Ben olabilirim’ diye. Çekirdek üyeler dediğimiz üç ülke. Üç çekirdek üyenin ortak kabulüyle birlikte yeni üyeler de gelebilir buraya. Sözleşme geldi. Gerekçeleri geldi. Açıklamaları geldi. Eleştirilerimiz var ama Mekke Anlaşması’na ‘evet’ diyeceğiz." Bahçeli görüşmesi ve kürt sorunu değerlendirmesi MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile Meclis’te gerçekleştirdiği görüşmenin detaylarına değinen Kılıçdaroğlu, buluşmanın bir tesadüf sonucu gerçekleştiğini kaydetti. Görüşmede temel ülke sorunlarının kapsamlı olarak ele alınmadığını belirten CHP Lideri, MHP Lideri Bahçeli'nin tutumuna ilişkin şu ifadeleri kullandı: "Sayın Bahçeli ile buluşmamız tam bir tesadüf. Kısa bir görüşme oldu. Kahve içtik. Çok böyle Türkiye'nin temel sorunlarına değinme gibi bir şey olmadı. Ama görüşebiliriz de Sayın Bahçeli ile. Şu anda Türkiye'nin huzura kavuşması için, Türkiye'de var olan Kürt sorununun çözümü için en büyük fedakarlığı yapan bir lider, kabul etmek lazım. MHP Genel Başkanı'nın bu sorunun çözümünde öncülük yapması sorunun aşılmasına büyük ölçüde kolaylık sağladı. Bunu da kabul etmek gerekiyor." "Yarı Başkanlık Sistemi de tartışılabilir" Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Meclis açılışındaki anayasa değişikliği çağrısını değerlendiren Kılıçdaroğlu, yönetim sistemine ilişkin tartışmalara açık oldukları mesajını verdi. Devlette liyakat, yargı bağımsızlığı ve medya özgürlüğünün belirleyici ilkeler olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, şunları aktardı: "Sayın Erdoğan Meclis’in açış konuşmasında anayasa değişikliğinden söz etti. İlk dört maddenin de değişmeyeceğinden söz etti. Tabii anayasa değişikliğinden kastedilen olay nedir tam bilmiyoruz onu. Ama biz daha önce 6 parti bir araya gelmiştik ve anayasa değişikliği ile ilgili değiştireceğimiz maddeleri ve nasıl değiştireceğimizi yazmıştık ve bunları gerekçeleriyle beraber kamuoyunu açıklamıştık. Şimdi Sayın Erdoğan'ın söylediği anayasa değişikliğinden kastedilen Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemi mi yoksa yarı başkanlık sistemi mi onu bilmiyoruz. Ama bu konuda bir düşünce beyan ederlerse biz de kendi düşüncelerimizi açıklarız. Evet, bu anayasayla Türkiye yönetilemez. Dolayısıyla parlamenter sistem diyorsa nasıl bir parlamenter sistem? Yarı başkanlık sistemi öneriliyorsa nasıl bir yarı başkanlık sistemi? Bu öneriler konur, önerileri biz de sağduyuyla tartışırız. Yani illa her gelen öneriye başlangıçta ‘hayır’ bu olmaz, biz bunu reddediyoruz diye bir düşüncemiz yok." "Parlamenter sistem kırmızı çizgimiz değil, yarı başkanlığı da konuşabiliriz diyor musunuz?" sorusuna yanıt veren Kılıçdaroğlu, "Biz 6 lider o zaman ‘güçlendirilmiş parlamenter sistem’ demiştik. ‘Bu olmalıdır’ demiştik. Ama önemli olan şu, devlete liyakati sağlayacak ve karar mekanizmalarının sağlıklı işleyeceği, yargının bağımsız olduğu, medyanın özgür olduğu bir yapıyı savunuyoruz. Bu yapının adı ne olursa olsun. Yani bir demokrasi bütün kurallarıyla, bütün kurumlarıyla oluşmalı" ifadelerini kullandı. Erken seçim ve adaylık tartışmaları Erken seçim olasılığına dair açıklamalarda bulunan Kılıçdaroğlu, mevcut ortamda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçime gitmeyeceğini öngördüğünü belirtti. "Nisan 2028 teklifi gelirse varız" diyen Kılıçdaroğlu, erken seçimden kaçmanın mantığı olmadığını ifade etti. Erdoğan’ın yeniden adaylığı konusundaki soru üzerine, "Onun aday olacağını nereden düşünüyorsunuz? Belki aday olmayacak. O günün koşullarına bakılır. Ben Erdoğan'ın yeniden Cumhurbaşkanı adayı olacağını düşünmüyorum bu yapı içerisinde" değerlendirmesinde bulunan Kılıçdaroğlu; CHP’nin cumhurbaşkanı adayına ilişkin tartışmalar için ise "Bugünden cumhurbaşkanlığı adaylarını tartışmak asla ve asla doğru değil. Ülkenin bu kadar sorunu varken cumhurbaşkanlığı tartışmak kendisine post arayanların işidir" ifadelerini kullandı.Kılıçdaroğlu ayrıca, düşünce özgürlüğü kapsamındaki dokunulmazlıkların kaldırılmasına karşı olduklarını, ancak yolsuzluk iddiaları içeren dosyalarda dokunulmazlıkların kaldırılması gerektiğini savundu. İBB Başkanvekili Nuri Aslan ile görüştüğünü de belirten Kılıçdaroğlu, belediyelerdeki irade gaspı ve siyasi transfer iddialarını eleştirdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Çukurova Belediyesi'nde yolsuzluk operasyonu: Mevcut ve Eski Belediye Başkanları dahil 5 kişi tutuklandı Haber

Çukurova Belediyesi'nde yolsuzluk operasyonu: Mevcut ve Eski Belediye Başkanları dahil 5 kişi tutuklandı

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Çukurova Belediyesi bünyesinde gerçekleştirilen ihale süreçleri ile doğrudan temin alımlarında usulsüzlük yapıldığı iddialarına ilişkin yürütülen yolsuzluk soruşturmasında adli süreç tamamlandı. Jandarmadaki sorgularının ardından adliyeye sevk edilen şüpheliler hakkında nöbetçi hakimlik kararlarını açıkladı. 5 Kişi Tutuklandı Nöbetçi hakimlikçe yürütülen adli değerlendirmeler neticesinde; Çukurova Belediye Başkanı Emrah Kozay, eski Belediye Başkanı Soner Çetin, mevcut Belediye Başkan Yardımcıları Uğur Can Doğan ve Bahadır Özdemir ile Kozay’ın teyzesi Sıdıka Şire’nin tutuklanarak ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verildi. Soruşturma kapsamındaki bir diğer şüpheli olan İmar AŞ Genel Müdürü Erdal Biber hakkında ise ev hapsi adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmedildi. Olayın geçmişi Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatı doğrultusunda jandarma ekipleri, Çukurova Belediyesi’ndeki ihale ve doğrudan temin alımlarına yönelik 19 Ekim tarihinde 51 şüpheliye karşı eş zamanlı operasyon başlattı. Operasyonun ilk dalgasında mevcut Belediye Başkanı Emrah Kozay ve eski Belediye Başkanı Soner Çetin’in de aralarında yer aldığı 44 kişi gözaltına alındı. Takip eden günlerde yapılan ek yakalamalarla birlikte adli mercilere sevk edilen şüpheli sayısı 49’a yükseldi. Soruşturma dosyasında Belediye Başkanı Emrah Kozay "örgüt lideri", eski Belediye Başkanı Soner Çetin ile Sıdıka Şire ise "örgüt yöneticisi" iddialarıyla yer aldı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kemal Kılıçdaroğlu'ndan gündeme dair kritik açıklamalar: Erken seçim, ihraçlar Ve Halk TV kayyum tartışması Haber

Kemal Kılıçdaroğlu'ndan gündeme dair kritik açıklamalar: Erken seçim, ihraçlar Ve Halk TV kayyum tartışması

Mahkeme kararı doğrultusunda CHP Genel Başkanlığı makamında bulunan Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara'daki Bilkent Otel'de televizyon kanallarının temsilcileriyle kahvaltılı basın toplantısında buluştu. Kılıçdaroğlu, Türkiye gündemini meşgul eden siyasi gelişmeler, belediye başkanlarının durumu, medya üzerindeki baskılar ve seçim tartışmalarına dair merak edilen soruları yanıtladı. Mansur Yavaş ve ihraç süreçlerine ilişkin değerlendirme Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın partiden ayrılışına dair soruyu yanıtlayan Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı: "Mansur Bey Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görevini yapıyor. Belediye başkanı bir yerde sorun varsa o sorunu götürür, çözer. Kendisi ekibi, kadrosuyla sorunları çözmekle yükümlü zaten. Mansur Bey'in istifası üzdü mü? Elbette üzülürüz." CHP’den istifa etmeyip YENİ Parti ile hareket eden isimler, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ihraç mekanizmalarına dair sorular üzerine ise adalet vurgusu yapan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: "Sadece CHP'li belediyelere yönelik operasyon yapılması doğru değil. Yolsuzluk yapma iddiasıyla eğer yargı ya da güvenlik güçleri hareket ediyorsa burada parti ayrımı yapmaması lazım. Parti ayrımı yaparsa yolsuzluk olsa dahi en azından belli bir kitlenin kafasında soru işaretleri oluşturuyor. Neden buraya dokunulmuyor diye. Yolsuzluk yapanlar, yolsuzluk yapmayı sürdürenler Cumhuriyet Halk Partisi'nden derhal istifa etsinler, AK Parti'ye katılsınlar. Yolsuzluğu kim yaparsa üzerine gidilmeli. Yolsuzluk yapanın partisi olmaz. Ekrem Bey ile ilgili sordunuz, kişinin mahkumiyeti kesinleşmedikçe onu, ben seni partiden atıyorum demek doğru değil. O nedenle biz mahkumiyetin kesinleşmesini bekledik." "Kapatılmasını ve tutuklamaları doğru bulmam" Geçmişte KRT yayınında Halk TV'nin kanal yayın politikasına yönelik eleştirileri ve RTÜK'e yapılan başvurular hatırlatılarak sorulan kayyum kararı hakkında konuşan Kılıçdaroğlu, kendi eleştirilerinin kayyum gerekçesi yapılmasını reddetti: "Şimdi bir siyasetçinin elbette ki televizyonları eleştirme hakkı var, eleştirebiliriz yani. Bir soru üzerine oldu, çok iyi niyetle düşüncelerimi ifade ettim. Diğer televizyon kanalları içinde yeri zamanı gelince bize soru sorulduğunda onu da eleştiriyoruz, bizim istediğimiz doğru haber. Ama benim o eleştirimi esas alıp 'Vay efendim siz Halk TV'nin kapanmasına yol açtınız' demek, ne diyeyim yani şimdi? Aklı olan bunu söylemez, çünkü kaç sayfalık iddianame çıkmış, Allah aşkına üç günde bunlar hazırlanır mı? Halk TV'ye sahip olan kişinin ne mal varlığı ile ne de diğer konularla ilgili hiçbir açıklama da yapmadım, iddianamede bunlar da var. Bir siyasi partinin Halk TV'nin yapmış olduğu bir yayını eleştirmesi kadar doğal bir şey yok. Aynı şekilde gazetecilerin, beni en sert eleştiren gazeteciler de dahil olmak üzere gazetecilerin tutuklanmalarını doğru bulmuyorum. Yargılanabilirler, dava açılabilir ama tutuklanmaları, televizyon kanallarının kapatılmasını doğru bulmam." Erken seçim ve cumhur ittifakı yakınlaşması iddiaları Siyasetteki erken seçim tartışmaları ile Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'un açıklamalarına ilişkin soruya yanıt veren Kılıçdaroğlu, mevcut ekonomik tabloya dikkat çekti: "Ülke bu haldeyken, yangın yerindeyken hangi erken seçimi yapacaksınız? Ekonomiyi görüyorsunuz, fon vurgununu görüyorsunuz, yolsuzlukları görüyorsunuz, gelir dağılımındaki olağanüstü bozulmayı görüyorsunuz. Yoksulluğun artık yaygınlaştığını ve bir anlamda da kitleler tarafından kabul edildiğini görüyorsunuz. Hangi erken seçimi yapacaksınız ve hangi gerekçeyle yapacaksınız? Erken seçim eğer gelirse Türkiye'nin gündemine, elbette ki biz erken seçim olmasın diye bir özel çabamız olmayacak yani. Ama biz her şeyden önce Türkiye'nin bugün içinde bulunduğu tablonun mutlaka düzeltilmesi gerektiği kanaatindeyiz. Bu tablo mutlaka düzelmek zorunda. Yapamazlarsa, beceremezlerse zaten doğal olarak seçim kendiliğinden gelecektir, doğal olarak." CHP’nin Cumhur İttifakı’nın yanında konumlandığı yönündeki iddiaları net bir dille yalanlayan CHP Lideri, şu değerlendirmeyi yaptı: "Efendim bu algıyı yaratan medya ve belli çevreler, yani özel olarak Cumhur İttifakı ile bir görüşmemiz olmadı. Eleştiri gelince en sert eleştiriyi yapıyoruz." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

BirGün Muhabiri İsmail Arı Eski RTÜK Başkanı’nın şikayetiyle gözaltına alındı Haber

BirGün Muhabiri İsmail Arı Eski RTÜK Başkanı’nın şikayetiyle gözaltına alındı

Gazeteci ve BirGün gazetesi muhabiri İsmail Arı hakkında eski Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Ebubekir Şahin’in şikayeti üzerine hukuki süreç başlatıldı. Arı’ya "kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret" ve "halkı yanıltıcı bilgiyi yayma" suçlamalarının yöneltildiği bildirildi. ifade vermeye gittiği emniyette gözaltı kararı tebliğ edildi Edinilen bilgilere göre Arı, bugün saat 15.30’da ifade işlemleri için Ankara Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü'ne davet edildi. Belirtilen saatte emniyet binasına giden muhabire, hakkında verilen gözaltı kararı burada tebliğ edildi. Gözaltına alınan gazeteci İsmail Arı’nın geceyi emniyette geçireceği ve yarın ifadesi alınmak üzere savcılığa sevk edileceği aktarıldı. Daha önce 75 gün cezaevinde kalmıştı Kamu kurumlarındaki usulsüzlük ve yolsuzluk haberleriyle tanınan İsmail Arı, 21 Mart 2026 Cumartesi gecesi eşinin ailesini ziyaret ettiği Tokat’ta, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturma kapsamında gözaltına alınmıştı. "Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" iddiasıyla tutuklanan Arı, 75 gün boyunca Sincan Cezaevi’nde kalmıştı. 5 Haziran 2026 Cuma günü Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen ilk duruşmada, savcılığın tutukluluğun devamı yönündeki talebine rağmen mahkeme heyeti Arı'nın herhangi bir adli kontrol şartı olmaksızın tahliyesine karar vermişti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Esenyurt Belediyesi'nde görev değişimi: Kayyum Can Aksoy görevden alındı Haber

Esenyurt Belediyesi'nde görev değişimi: Kayyum Can Aksoy görevden alındı

Esenyurt Belediyesi’nde rüşvet ve ihale yolsuzluğu operasyonu sonrasında üst düzey yönetimde sıcak gelişmeler yaşandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen adli soruşturmanın ardından, belediyeye kayyum olarak atanan Can Aksoy kayyumluk görevinden alındı. Aksoy'un asli görevi olan İstanbul Vali Yardımcılığına devam edeceği bildirildi. Yardımcısının evindeki kasadan servet çıkmıştı Gelişmenin arka planında, İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Esenyurt Belediyesi’ndeki bazı ihalelere fesat karıştırıldığı ve müteahhitlerden rüşvet alındığı iddiaları üzerine başlatılan geniş çaplı operasyon yer alıyor. Başsavcılık talimatıyla 19 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilirken, düzenlenen baskınlarda 17 kişi yakalanmıştı Soruşturmanın en dikkat çekici durağı ise Can Aksoy’un yardımcılığını yürüten Esenyurt Belediye Başkan Yardımcısı Yusuf Ulutaş’ın ikameti oldu. Emniyet güçlerinin evde yaptığı aramalarda, kasaya gizlenmiş yüklü miktarda Türk lirası, döviz, ziynet eşyaları ve yüksek maddi değere sahip lüks saatler ele geçirildi. Yardımcı ulutaş dahil 9 şüpheli tutuklandı Emniyetteki sorgularının ardından nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen şüpheliler hakkında adli kararlar açıklandı. Aralarında Belediye Başkan Yardımcısı Yusuf Ulutaş’ın da bulunduğu Doğancıoğlu, Berber, Göksel, Çağlayan, Yılmaz, Toprak, Köklü ve Koşunalp olmak üzere 9 şüpheli "ihaleye fesat karıştırmak" ve "rüşvet" suçlamalarıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Hakimlik, şüphelilerden 6 kişi hakkında yurt dışına çıkış yasağı ve imza şeklinde adli kontrol tedbiri uygularken, 4 şüpheli hakkında ise ev hapsi kararı verdi. Yolsuzluk operasyonunun adli ve idari boyutları derinleşerek sürdürülüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Soruşturmanın gizliliğini ihlal suçlamasıyla gözaltına alınmıştı: Gazeteci Bahadır Özgür serbest bırakıldı Haber

Soruşturmanın gizliliğini ihlal suçlamasıyla gözaltına alınmıştı: Gazeteci Bahadır Özgür serbest bırakıldı

Halk TV'ye kayyum atanmasının ardından dün saat 17.00 sularında gözaltına alınan gazeteci Bahadır Özgür'ün Emniyet'teki işlemleri tamamlandı. Gözaltı kararını halktv.com.tr Genel Yayın Yönetmeni Bengü Şap Babaeker’in kamuoyuna duyurmasının ardından Vatan Caddesi'ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürülen ve geceyi nezarette geçiren Özgür, saat 11.40 sıralarında İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde adli kontrol talebiyle mahkemeye sevk edilen Bahadır Özgür; haftada iki gün imza verme zorunluluğu ve yurt dışına çıkış yasağı tedbirleri uygulanarak serbest bırakıldı. "Haber gizli belge içermiyor, bakanın açıklamasına dayanıyor" Son dönemde kamuoyunda geniş yankı uyandıran fon vurgununa ilişkin araştırmalarıyla tanınan 30 yıllık araştırmacı gazeteci Bahadır Özgür, emniyette alınan ifadesinde suçlamalara karşı çıktı. Haberinde gizlilik kararı bulunan hiçbir evrak veya kişisel veriye yer vermediğini belirten Özgür, ifadesinde şu ifadelere yer verdi: "30 yıldan beri gazetecilik yapıyorum. Çalıştığım kurumda ismim ve soyadım açıktır. Halk TV programcısıyım. Yüz binlerce mağdurun olduğu bir olay olmasından dolayı kamuoyunu ilgilendiren bilgiler içeren haberler yapmaktayım. Haberde iddia edildiği gibi savcılığın gizlilik kararı koyduğu herhangi bir evrak ya da belge yer almamaktadır. Haberin kapsamı Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıkladığı 141 kişilik en çok kazananlar listesine dahildir. Bakan Gürlek böyle bir listenin olduğunu bizzat televizyonda kendisi açıklamıştır. Ben de listenin içeriğine yönelik değil, Bakanın açıklaması doğrultusunda haberi yaptım." Haberde adı geçen tek kişinin zaten resmi makamlarca kamuoyuna duyurulmuş olan AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya olduğunu ifade eden Özgür, savcılığın 29 kişinin tedbir listesine yanlışlıkla eklendiğine ilişkin kurum içi yazışmasını da kamuoyunun doğru bilgi edinmesi amacıyla aktardığını belirterek üzerine atılı suçlamayı reddetti. "Gözaltı işlemi kişi özgürlüğünün ihlalidir" Bahadır Özgür'ün avukatı Mürsel Ünder de Emniyet beyanında, yürütülen soruşturmanın Cumhuriyet tarihinin en önemli yolsuzluk dosyalarından biri olduğuna dikkat çekti. Müvekkilinin adresinin belli olduğunu ve davet edilmesi halinde ifadeye katılabileceğini vurgulayan Ünder, gözaltı uygulamasını eleştirerek şu değerlendirmeyi yaptı: "Söz konusu sosyal medya paylaşımı detaylı olarak incelendiğinde gizlilik kararı verilen soruşturmaya dair hiçbir belge içermemektedir. Dayanaklarını birçok basın kuruluşunda yayınlanan bilgilerden ve soruşturma savcılığı tarafından yapılan açıklamaların içeriğinden almaktadır. Soruşturmanın gizliliği ilkesi ile basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı da gözetilmelidir. Müvekkilimin adresi bellidir, davet edilseydi hazır bulunurdu. Aksi durum kişi özgürlüğünün ihlali anlamına gelmektedir." X hesabına erişim engeli kararı Adli kontrol tedbirlerinin yanı sıra gazetecinin dijital mecralarına yönelik de adım atıldı. İfade Özgürlüğü Derneği tarafından paylaşılan bilgilere göre, Bahadır Özgür'ün 163 bin takipçili kişisel X sosyal medya hesabı (@bahadir_ozgr) hakkında erişim engeli kararı alındı. Söz konusu kararın ardından hesabın henüz Türkiye'den erişime kapatılmadığı kaydedildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bahçeli'den  Suudi Arabistan'a destek çağrısı: " Mekke İttifakı kapsamında askerî destek verilmeli" Haber

Bahçeli'den Suudi Arabistan'a destek çağrısı: " Mekke İttifakı kapsamında askerî destek verilmeli"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM'de düzenlenen haftalık grup toplantısında gündeme ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Konuşmasında "Terörsüz Türkiye" hedefinden bölgesel gelişmelere, Fransa'daki kitlesel gösterilerden yerel yönetimlerdeki adli soruşturmalara kadar pek çok başlığa değindi. "Terörsüz Türkiye adımları ciddiyetle sürecek" "Terörsüz Türkiye" ve "Terörsüz Bölge" girişimlerinin kararlılıkla sürdürüldüğünü vurgulayan Bahçeli, "Terörsüz Türkiye, birlikle ve dirlikle yaşama iradesi, gönül ve kültür coğrafyamızla beraber insanlığa adaletli bir nizam vaaz eden, Türkiye merkezli yeni bir medeniyet inşasının şuurudur. Milletimizin özgün iradesi ile tesis edilmekte olan Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge girişimi, Türkiye aşımlarını ve bölgede hâkimiyet kurma heveslilerini endişeye sürüklerken tarihimizin her döneminde olduğu gibi Türkiye'yi zayıflatmaya dönük sistemli çabalar da devreye sokulmaktadır. Peşinen söylemeliyim, Türkiye yolundan, Türk milleti kararından geri dönmeyecektir. Terörsüz Türkiye adımları ciddiyetle ve samimiyetle atılmaya devam edecek, en kısa zamanda nihayete erdirilecektir." dedi. Suudi Arabistan'a askeri destek çağrısı İsrail'in Mescid-i Aksa'ya yönelik eylemlerini ve bölgesel kışkırtmalarını sert dille eleştiren Bahçeli, Suudi Arabistan'a yönelik Husilerin düzenlediği saldırılara da dikkat çekti. Mekke İttifakı kapsamında Türkiye'nin müttefiki Suudi Arabistan'a her türlü askeri desteği sağlaması gerektiğini savunan Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: "Milliyetçi Hareket Partisi olarak ne ilk kıblemiz Mescid-i Aksa'ya ne kıblemiz Kâbe'ye ne de Hazreti Resulullah'ın kutlu mabedine yönelik saldırılara göz yumamayız. Sessiz kalamayız. Tahammül göstermeyiz. Kutsal topraklarımız başka bir egemen devletin sınırları içerisinde olsa da kutlu ceddimizin buralardaki mütecaviz eylemleri püskürtmek için başlattığı seferler, tarihin hafıza kayıtlarında saklıdır. Türk milletinin tarihinde, kültüründe, inancında, imanında ve devlet geleneğinde mahfuz bu topraklara yönelik saldırılara hiçbir şekilde duyarsız kalamayız. Ne gerekiyorsa da onu yaparız. Bu yönde diplomasinin imkânları yetmiyorsa caydırıcı güç kullanılmalıdır. Mekke İttifakı kapsamında ülkemizin Suudi Arabistan'ın savunmasına mümkün olan her türlü askerî desteğin verilmesi, uluslararası hukuku da ihlal eden yaklaşımlara karşı hassasiyetle ve kararlılıkla mukabele edilmesine imkân sağlanmalıdır. Bilindiği gibi dost ve müttefikimiz olan Suudi Arabistan'a yönelik artan husus saldırıları ağır sivil kayıplara yol açmıştır. Suudi Arabistan'ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik tehditler karşısında Türkiye-Mekke olarak savunma anlaşmasından kaynaklanan taahhütlerine bağlı kalarak ve İslam âleminin mukaddes beldelerine ev sahipliği yapan bu müttefikimizle dayanışmasını kararlılıkla sürdürecektir." dedi. Yunanistan ve Doğu Akdeniz Uyarısı Atina yönetiminin İsrail ve ABD ile geliştirdiği projelere ve deniz yetki alanı hamlelerine değinen Bahçeli, üçüncü ülkelerin desteğiyle Ankara'nın itirazlarının aşılamayacağını savundu. Yunanistan'a seslenen MHP lideri, "Şayet Yunan hükümeti bizden korunmak için silahlanıyorsa Türk barışına sığınmasını, bizleri korkutmak için silahlanıyorsa hiçbir gücün bizi korkutamayacağını asla aklından çıkarmamasını kendilerine tavsiye ederiz.Atina’daki acemi siyasetçiler, Türkiye'nin besleyeceği saygı ve dostluğun İsrail'in satacağı silah ve mühimmattan daha güçlü olduğunu artık idrak etmelidir" dedi. "Hiçbir yolsuzluk hukuk önünde koruma görmemelidir" Sermaye piyasaları, futbol camiası ve belediyelere yönelik yürütülen adli süreçlere değinen Bahçeli, muhalaneti hedef alarak rüşvet ve usulsüzlük operasyonlarının üzerinin fon tartışmalarıyla örtülmeye çalışıldığını iddia etti. Devlet kurumlarının çalana ve talan edene karşı şeffaf bir iletişim yürütmesi gerektiğini belirten Bahçeli, "Hiçbir yolsuzluk ve usulsüzlük hukuk önünde koruma görmemelidir, nitekim görmemektedir. Fon soruşturması kapsamında devletimizin kurumları gerekli adımları atmakta, yargı süreci işlemekte, küçük yatırımcıyı korumaya dönük yasal süreçler de başlatılmış." ifadelerini kullandı. "Batı emperyalizmine kapılmayın" Fransa'da eğitim şartları ve öğretmen açığı gerekçesiyle sokaklara dökülen öğrencilere yönelik sert polis müdahalelerini hatırlatan Bahçeli, Batı dünyasını çifte standart ve ikiyüzlülükle suçladı. Benzer olaylar Türkiye'de yaşandığında insan hakları dersi verenlerin Fransa'daki şiddete sessiz kaldığını iddia eden Bahçeli, konuşmasını gençlere yönelik şu çağrıyla tamamladı: "Fransa'da yaşanan öğrenci eylemleri, Avrupa'nın toplumsal huzur ve istikrar bakımından karşı karşıya bulunduğu sorunları bir kez daha gözler önüne sermiştir. Gençlerimize sesleniyorum; Fransa'ya heveslenmeyin! Batı emperyalizmine kapılmayın! Türkiye'ye sahip çıkın, Türkiye sizin olsun!" haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

MHP Lideri Bahçeli'den Cumhurbaşkanı Erdoğan'a destek: "Bir kez daha aday olmalı, seçimler 2028'de yapılmalı" Haber

MHP Lideri Bahçeli'den Cumhurbaşkanı Erdoğan'a destek: "Bir kez daha aday olmalı, seçimler 2028'de yapılmalı"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde düzenlenen parti grup toplantısında gündeme ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında son dönemde artan yolsuzluk, usulsüzlük ve kayırmacılık iddialarına değinen Bahçeli, bu gelişmelerin toplumsal güveni zedeleyen bir çürüme tartışmasına dönüşmemesi gerektiğinin altını çizdi. "Kamu kaynaklarının usulsüz kullanımı şeffaf şekilde soruşturulmalı" Yolsuzluk operasyonları ve iddialarına ilişkin net bir tutum sergileyen Bahçeli, ortaya atılan her türlü usulsüzlük iddiasının siyasi görüş veya makam farkı gözetilmeksizin incelenmesi gerektiğini vurguladı. Bahçeli, konuya ilişkin değerlendirmesinde, "Türkiye, yaşanan yolsuzluk, usulsüzlük ve kayırmacılık gibi gelişmeler karşısında toplumsal bir güven erozyonu ve çürüme tartışmalarıyla karşı karşıya bırakılmamalıdır. Bunlar bir arınma, aklanma ve altında yatan nedenlere eğilme fırsatı olarak değerlendirilmelidir. Hangi siyasi görüşten, hangi makamdan veya hangi yapıdan gelirse gelsin kamu kaynaklarının usulsüz kullanımına ilişkin her iddia bağımsız, tarafsız ve şeffaf biçimde soruşturulmalı, işlemler hukuk devleti ilkesine uygun biçimde yürütülmelidir" ifadelerini kullandı. "Terörsüz Türkiye için tarihi fırsat" "Terörsüz Türkiye" sürecine de geniş yer ayıran MHP Lideri, ülkenin terör belasından tamamen kurtulması adına önemli bir eşikte olunduğunu belirtti. Vatan sevgisinden ödün vermeden siyaseti huzurun tesis aracı olarak gördüklerini söyleyen Bahçeli, "Terörden kurtulmak için tarihi fırsat önümüzdedir. Kardeşliğin kök salacağı istikbali birlikte çizeceğimiz bir zamandayız. Milletin bu konuda kararı nettir, bu topraklardan terörün silinip atılmasıdır" dedi. Dış politika ve uluslararası ilişkilere de değinen Bahçeli, Birleşmiş Milletler'in siyasi merkezinin New York olduğunu, ancak adalet merkezinin Ankara olduğunu vurguladı. BM Genel Kurulu'nda İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun konuşturulmasını insanlık adına bir utanç vesikası olarak nitelendirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın adaylığı için "2028" vurgusu Konuşmasının en çok dikkat çeken bölümlerinden biri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi geleceğine ve olası adaylığına yönelik mesajları oldu. Erdoğan'ın yeniden aday olabilmesi için anayasal çerçevede Meclis'in seçimlerin yenilenmesi kararını alması gerektiğini belirten Bahçeli, seçimin zamanında, yani 2028 yılında yapılması gerektiğini ifade etti. Bahçeli bu konuda, "Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir defa daha aday olması için Meclis’te seçimlerin yenilenmesi kararı alınmalıdır. Yenilenecek seçim 2028’de yapılmalıdır. Cumhurbaşkanı Erdoğan yeniden Cumhurbaşkanı olmalı, 3. kez adaylığı şarttır" değerlendirmesinde bulundu. Yeni yasama yılının ülke ve Meclis için hayırlı olması temennisinde bulunan Bahçeli, Türk devlet geleneğinde istişare kültürünün önemine dikkat çekerek milli birlik ve beraberliğin korunması çağrısını yinelendi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.