SON DAKİKA

#Yönetmelik

HABER DEĞER - Yönetmelik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yönetmelik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Emniyet'te 46 yıllık tarihi değişim: Disiplin Yönetmeliği yürürlükten kaldırıldı Haber

Emniyet'te 46 yıllık tarihi değişim: Disiplin Yönetmeliği yürürlükten kaldırıldı

46 yıllık hukuki çerçevenin son bulmasıyla birlikte, süreçlerin yürütülmesi doğrudan İçişleri Bakanlığı'na devredildi. Yarım asırlık düzenleme tarihe karıştı İçişleri Bakanlığı'nın hazırladığı "Emniyet Teşkilatı Disiplin Kurullarının Çalışma Esas ve Yöntemlerine İlişkin Yönetmeliğin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Yönetmelik", Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Alınan bu kararla birlikte, 5 Nisan 1980 yılından bu yana uygulanan ve teşkilat içi disiplin mekanizmalarının omurgasını oluşturan mevcut düzenleme tamamen ortadan kalkmış oldu. Yeni dönemde yönetmelik hükümlerinin doğrudan İçişleri Bakanı tarafından yürütüleceği bildirildi. İptal edilen yönetmelik hangi esasları içeriyordu? Emniyet teşkilatı içerisindeki disiplin soruşturmalarının hukuki sınırlarını ve işleyiş mekanizmasını belirleyen 46 yıllık eski düzenleme disiplin kurullarının teşekkülü, hangi toplantı nisaplarıyla bir araya geleceği ve karar alma süreçlerinin işletilmesi, Kurul üyelerinin hangi hukuki durumlarda ve gerekçelerle görüşmelere katılamayacağına dair kısıtlamalar, raportörlük mekanizmasının işletilmesi ve disiplin soruşturmalarının yürütülme yöntemleri, soruşturmalarda savunma alınmasının zorunlu tutulması, alınan kararların ilgili personele tebliği ve tatbiki, disiplin kovuşturmalarının, adli ceza yargılamasından tamamen bağımsız ve ayrı bir hukuki süreç olarak yürütülebilmesi ve İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'nun görev alanları ve yetki sınırlarının belirlenmesi. gibi temel başlıkları kapsıyordu. Emniyet teşkilatındaki disiplin süreçlerinin bundan sonraki süreçte nasıl şekillendirileceği ve yeni bir düzenlemenin yayımlanıp yayımlanmayacağı merakla bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İstanbul Valiliği'nden okullara mescit talimatı Haber

İstanbul Valiliği'nden okullara mescit talimatı

"Eğitim hizmetlerinin bütünleyici bir parçası" Yazıda, toplumun manevi değerleri doğrultusunda öğrenci ve eğitim çalışanlarının ibadet ihtiyaçlarının karşılanmasının önem arz ettiği belirtildi. Okul ortamlarında öğrencilerin inanç ve ibadetlerini uygun ortamlarda yerine getirebilecekleri alanların sağlanmasının eğitim hizmetlerinin bütünleyici bir parçası haline geldiği vurgulandı. Millî Eğitim Bakanlığı'nın ilgili yönetmelik hükümleri çerçevesinde hazırlanan talimatta şu ifadelere yer verildi: "Öğrencilerin uygun zaman aralıklarında ibadetlerini güvenli olarak yerine getirebilmeleri ve ibadet gerekçesiyle okul dışına çıkışların en aza indirilerek eğitim saatlerinin verimli bir şekilde kullanılması, eğitim-öğretim süreçlerinin aksamaması amacıyla cuma namazı gibi toplu ibadetlere katılmak isteyenler için okul bünyelerinde uygun fiziki şartlara sahip mescit alanlarının oluşturulması gerekmektedir." Yeni ve mevcut okullar için düzenleme Talimat kapsamında iki temel husus vurgulandı. Yeni yapılacak okul ve eğitim kurumlarının proje ve planlamalarında, cuma namazı kılınabilmesine imkan sağlayacak yeterli fiziki kapasiteye sahip mescit alanına yer verilecek. Halihazırda kullanılan okul ve eğitim kurumlarında ise mevcut imkanlar çerçevesinde uygun alanlar dönüştürülerek cuma mescidi olarak kullanılmak üzere alan oluşturulacak. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Belediye kreşlerine Bakanlık izin ve denetim şartı geldi Haber

Belediye kreşlerine Bakanlık izin ve denetim şartı geldi

Düzenlemeyle birlikte belediye kreşleri ilk kez doğrudan Bakanlığın izin ve denetim mekanizmasına dahil edildi. Mevcut kreşlere "açılış onayı" zorunluluğu "Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca 2828 Sayılı Sosyal Hizmetler Kanununa Göre Açılacak Kreş ve Gündüz Bakımevleri Hakkında Yönetmelik" çerçevesinde, halihazırda faaliyet gösteren yaklaşık 785 belediye kreşinin altı ay içinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na başvurarak açılış onayı alması zorunlu kılındı. Bu süre zarfında gerekli onayı almayan kreşlerin kapatılması süreci başlatılabilecek. Ayrıca, belediyelerin bundan sonra açmayı planladığı yeni kreşler için de önceden Bakanlıktan izin alma şartı getirildi. Denetim yetkisi valiliklerde Düzenleme ile belediye kreşlerinin denetim süreçleri de Bakanlık kontrolüne geçti. Buna göre kreşler, valiliklere bağlı Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlükleri tarafından yılda en az bir kez denetlenecek. Bakanlığın, gerekli gördüğü hallerde kreşleri doğrudan denetleme yetkisi de bulunuyor. Yetki tartışmaları yeniden gündemde Söz konusu düzenleme, merkezi yönetim ile özellikle CHP'li belediyeler arasında geçmiş yıllarda yaşanan yetki tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Daha önce Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın belediyelerin yeni kreş açmasını engelleyen bir girişimi kamuoyuna yansımış ve belediyeler tarafından "sosyal hizmetlerin engellenmesi" olarak eleştirilmişti. Yeni yönetmeliğin, Türkiye genelindeki belediye kreşlerinin işleyişi ve geleceği üzerinde belirleyici bir rol oynaması bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Trafikte telefon tutucular hakkında yeni düzenleme Haber

Trafikte telefon tutucular hakkında yeni düzenleme

Cumhurbaşkanlığı onayına sunulan yeni düzenleme, araç içi aksesuarlar ve multimedya sistemleri konusundaki tartışmalara son vererek, sürücülere net bir yasal çerçeve sunuyor. Ön cama telefon tutucu kullanımı serbest Yeni yönetmelik ile birlikte, araç sahipleri arasında uzun süredir kafa karışıklığına yol açan telefon tutucu kullanımı konusunda standartlar belirlendi. Düzenlemeye göre, görüş açısını kapatmayan ve sürüş güvenliğini riske atmayan telefon tutucular ile araç içi güvenlik kameraları "istisna" kapsamına alınarak resmen serbest bırakıldı. Düzenlemenin teknik detaylarına göre direksiyon simidi veya gösterge panelinin en üst seviyesinden itibaren 5 santimetreyi aşmayan yükseltiler yasal sınır içerisinde kabul ediliyor. Navigasyon kullanımı ve araç içi kamera yerleşimi gibi konular netleştirilerek, bu aparatların makul boyutlarda olması durumunda görüşü engelleyici unsur olarak değerlendirilmeyeceği tescillendi. Dikiz aynasına asılan koku ve benzeri süs eşyalarının kullanım sınırları da bu nesnel ölçütlere bağlanarak keyfi uygulamaların önüne geçildi. Araçların fabrika çıkışında monte edilmiş ekranlar tamamen yasal kabul ediliyor ve cezai yaptırıma tabi olmuyor. Ses sistemlerinde "kamu huzuru" kriteri Ses cihazlarına yönelik denetimlerde de "objektif kriter" dönemi başladı. Yeni yönetmelik ile sürücülerin keyfi bir şekilde ceza almasının önüne geçiliyor. Bir araca ses sistemi gerekçesiyle işlem yapılabilmesi için sesin dışarıya taşarak rahat ve huzuru bozması ve durumun somut şekilde kayıt altına alınması gerekçeleri ortaya kondu. Bu düzenleme ile araç içinde kişisel düzeyde müzik dinleyen sürücülerin hakları koruma altına alındı. Yetkililer, düzenlemenin sürüş güvenliğini artırırken, teknolojinin günlük hayatta kullanımını kolaylaştırmayı hedeflediğini belirtti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Yetkisiz ikinci el araç ticaretine 108 Milyon Lira ceza  Haber

Yetkisiz ikinci el araç ticaretine 108 Milyon Lira ceza 

Bakanlık, yetki belgesi olmaksızın araç ticareti yapan kişi ve kurumlara bu yıl içerisinde 108 milyon lirayı aşkın idari para cezası uygulandığını duyurdu. Kayıt dışı faaliyetlere geçit yok Ekonomideki hacmi her geçen gün büyüyen ikinci el araç piyasasında güvenli ve adil bir ortam oluşturmak adına yürütülen çalışmalar kapsamında, Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik gereği tüm işletmelerin yetki belgesi alması zorunlu tutuluyor. Bakanlık verilerine göre, bugüne kadar toplam 84 bin 804 işletmeye yetki belgesi düzenlenmiş durumda. Ancak düzenli olarak sürdürülen denetimlerde, bu belgeye sahip olmadan faaliyet gösteren kişi ve kurumlar tespit edilerek ağır yaptırımlarla karşı karşıya bırakılıyor. Toplam ceza tutarı 305 milyon liraya ulaştı Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, son dönemde yetki belgesi olmadan ticarette bulunduğu belirlenen 176 gerçek ve tüzel kişi hakkında, her biri için 400 bin 680 lira ile 1 milyon 402 bin 380 lira arasında değişen tutarlarda toplamda 102 milyon lira ceza uygulandığı ifade edildi. Bu son denetimlerle birlikte, sadece 2026 yılı içerisinde uygulanan toplam idari para cezası 108 milyon lirayı aşarken, uygulamaya başlandığı günden bugüne kadar kesilen toplam ceza miktarı ise 305 milyon liraya yükseldi. Bakanlık, sektörde daha şeffaf ve güvenli bir ticaret ortamı sağlamak için inceleme ve denetimlerin kararlılıkla devam edeceğinin altını çizdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Altın satışına getirilen yeni kısıtlama Kapalıçarşı'da tepkiye yol açtı Haber

Altın satışına getirilen yeni kısıtlama Kapalıçarşı'da tepkiye yol açtı

Kapalıçarşı'da yıllardır alacak-borç ödemelerinde temel araç olarak kullanılan ve "kesme altın" olarak da bilinen çekili altın, Altın Rafinerileri Derneği tarafından gönderilen bir yazıyla tartışmaya açıldı. Dernek, Şırnak'ta yaşanan kaçak altın olayını gerekçe göstererek 4 Mayıs 2026 itibarıyla rafinerilerin çekili altın üretmemesi ve ticaretini yapmaması gerektiğini bildirdi. Hazırlanan plana göre, piyasada toplanan çekili altınların rafinerilere gönderilerek külçe altına dönüştürülmesi ve küsuratlı ödemelerin damgalı külçelerin kesilmesiyle yapılması öngörülüyor. İstanbul Kuyumcular Odası: Yasal dayanak yok Tartışmaların büyümesi üzerine açıklama yapan İstanbul Kuyumcular Odası, çekili altının yasaklandığına dair Resmi Gazete'de yayımlanmış yeni bir yönetmelik bulunmadığını vurguladı. Oda, yüzyıllardır üretimin olmazsa olmazı olan çekili has altın değişiminin yasaklanması gibi bir durumun söz konusu olmadığını belirterek derneğin girişiminin hukuki karşılığı olmadığını ifade etti. Esnafın maliyet ve işleyiş endişesi Kapalıçarşı esnafı ise bu girişimin ticareti doğrudan rafinerilere yönlendirme amacı taşıdığını ve maliyetleri ciddi oranda artıracağını savunuyor. İşçiliksiz olması nedeniyle tercih edilen çekili altın yerine paketli gram altınlara yönlendirilmenin, bir kilogramda yaklaşık 7,5 gramlık bir maliyet farkı oluşturduğunu belirten esnaf, bu durumun uygulanması halinde sektörün duracağını dile getirdi. Önemli olanın ticaretin faturayla yapılması olduğunu vurgulayan esnaflar, hangi bakanlığa dayandığı belli olmayan bu yazının sektör geneline yayılmasının yanlış olduğunu ifade etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Sakarya’da suda sıfır kayıp için iş birliği Haber

Sakarya’da suda sıfır kayıp için iş birliği

Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ), suyun musluklara ulaşana dek geçirdiği her aşamayı güvence altına almak için kurumsal iş birliklerinin ağını genişletiyor. Şehir genelinde faaliyet gösteren tesisat ustalarının mesleki yeterliliklerini artırmak ve uygulamalarda ortak bir kalite standardı yakalamak amacıyla, Sakarya Sıhhi Tesisatçılar Odası ile stratejik bir iş birliği süreci başlatılıyor. Bu vizyoner adımla, ev ve iş yerlerindeki hatalı müdahalelerden kaynaklanan su israfının kesin olarak önüne geçilecek. YÖNETMELİK SAYIŞTAY İNCELEMESİNDE SASKİ tarafından titizlikle hazırlanan ‘Sıhhi Tesisat Uygulamaları ve Eğitimi Hakkında Yönetmelik’ taslağının çalışmaları başarıyla tamamlandı. Mevcut durumda Sayıştay incelemesinde olan bu kritik düzenleme, yasal sürecin ardından hızla yürürlüğe girecek. Yönetmeliğin aktif hale gelmesiyle birlikte, suyun kaynağında korunmasına yönelik en önemli yasal zeminlerden biri oluşturulmuş olacak. EĞİTİMLİ USTALAR, SIFIR İSRAF VİZYONU Yönetmelik sürecinin tamamlanmasına paralel olarak, SASKİ ile ilgili meslek kuruluşları arasında ‘Yetkili Tesisatçı Eğitimi ve İş Birliği Protokolü’ imzalanacak. Şehrin su altyapısı doğrudan ana hattan son kullanıcıya kadar uzman eller tarafından, sıfır kayıp prensibiyle yönetilecek. ‘SUYU HER DAMLASIYLA, KAYNAĞINDA KORUYORUZ’ SASKİ Müdürü Seyit Sakallıoğlu sürece dair yaptığı açıklamada, “Su tasarrufu sadece devasa altyapı hatlarında değil, evlerimizin içindeki tesisatlar da başlar. Bu anlayışla Sakarya Sıhhi Tesisatçılar Odası ile şehrimizin su geleceğini koruyacak çok değerli bir sürece adım atıyoruz. Sayıştay incelemesinde olan yönetmeliğimiz yürürlüğe girdiğinde, yetkili ve eğitimli ustalarımızla birlikte su israfını kaynağında, daha oluşmadan çözeceğiz. Sürdürülebilir su yönetimi hedefimizle, paydaşlarımızla omuz omuza çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerine yer verildi.

Aydoğan Doğan: Silahın geçtiği her yol, bir gün kana çıkar! Haber

Aydoğan Doğan: Silahın geçtiği her yol, bir gün kana çıkar!

İnsan hakları aktivisti ve siyasetçi Aydoğan Doğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, silah ve mühimmatın “transit geçiş” kapsamında ülke topraklarından geçirilmesine ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Doğan, bu uygulamanın bir yönetmelik meselesi değil, savaşın lojistik zincirine dolaylı katılım anlamına geldiğini ifade etti. “‘Transit’ diyerek sorumluluktan kaçılmaz” Doğan, paylaşımında “Topraklarından geçen silah, mühimmat ve patlayıcıların denetimini gevşetip bunu ‘transit’ diyerek sorumluluktan kaçmanın bir yolu haline getiren bir irade…” sözleriyle mevcut yaklaşımı eleştirdi. Bu ifadelere göre, “transit” kavramı, etik ve hukuki sorumluluğu ortadan kaldıran bir kalkan olarak kullanılıyor. “Bu bir tercih: Tarafsızlık değil, konum alış” Paylaşımda en dikkat çeken vurgulardan biri de sürecin “teknik” değil “politik” olduğuna dair değerlendirme oldu. Doğan, “Bu bir teknik düzenleme değildir. Bu, açıkça taraf olmaktır” sözleriyle, bu tür uygulamaların tarafsızlık iddiasıyla bağdaşmadığını ifade etti. “Savaşın lojistiğine açılan her kapı, yıkıma çıkar” Doğan, silah taşımacılığının yalnızca bir nakliye süreci olmadığını, doğrudan insani sonuçlar doğurduğunu belirtti. “Savaşın, kanın ve yıkımın lojistiğine göz yummaktır” ifadesiyle bu zincirin görünmeyen ama belirleyici halkasına işaret etti. “Vebal yalnızca ateş edende değil” Paylaşımın en güçlü bölümlerinden birinde Doğan, sorumluluğun sınırlarını genişleterek “O kanın vebali, sadece tetiği çekenin değil; o yolu açanın da omuzlarındadır” dedi. Bu ifade, savaşın dolaylı aktörlerine yönelik etik sorumluluk tartışmasını öne çıkarıyor. “Bir ülke, savaş tüccarlarının geçiş hattı olmamalı” Doğan, açıklamasının sonunda doğrudan bir çağrıda bulunarak, “Bu ülkeyi savaş tüccarlarının koridoruna çevirmeyin. İnsanlığın değil, çıkarın ve silahın yanında durmayın” ifadelerini kullandı. Bu sözler, Türkiye’nin jeopolitik konumu üzerinden yürütülen silah ticareti tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. “Bugün geçiş dediğiniz, yarın yıkım olur” Doğan’ın “Bugün ‘transit geçiş’ dediğiniz şey, yarın bir halkın yıkımı olur” sözleri ise paylaşımın en çarpıcı uyarılarından biri olarak öne çıktı. Bu ifade, savaşın yalnızca cephede değil, karar ve izin mekanizmalarında da şekillendiğini hatırlatıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Plastik devri kapanıyor mu: Tek kullanımlık ürünlere yasak hazırlığı Haber

Plastik devri kapanıyor mu: Tek kullanımlık ürünlere yasak hazırlığı

Türkiye’de plastik kirliliğini azaltmayı hedefleyen yeni bir düzenleme gündeme geldi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan yönetmelik taslağına göre plastik çatal, bıçak, tabak, pipet ve kulak pamuğu çubuğu gibi tek kullanımlık plastik ürünlerin piyasaya sunulması yasaklanabilir. Kurumların görüşüne açılması planlanan düzenlemenin yıl sonunda yürürlüğe girmesi hedefleniyor. Tek kullanımlık plastikler için yeni dönem Bakanlık tarafından hazırlanan düzenleme, plastik atıkların çevre üzerindeki etkisini azaltmayı amaçlıyor. Yönetmelik kapsamında plastik çatal, kaşık, bıçak, tabak, pipet, plastik çubuklu kulak pamukları ve köpükten üretilen bazı gıda kaplarının piyasaya arzının sona erdirilmesi planlanıyor. Hazırlanan taslak, ilgili kurumların ve sivil toplum kuruluşlarının görüşüne sunulacak. Yapılacak değerlendirmelerin ardından düzenlemenin yıl sonunda yürürlüğe girmesi öngörülüyor. Karbon salımı ve maliyetler azalabilir Yeni düzenlemenin yürürlüğe girmesi halinde önemli çevresel kazanımlar sağlanması bekleniyor. Hesaplamalara göre tek kullanımlık plastik ürünlerin piyasadan çekilmesi sayesinde yıllık yaklaşık 1,5 milyon ton karbondioksit eşdeğeri karbon salımının önüne geçilebilecek. Ayrıca plastik atıkların yönetimi için harcanan maliyetlerde de önemli bir düşüş öngörülüyor. Yetkililere göre bu sayede yaklaşık 1,5 milyar liralık atık yönetim maliyetinden tasarruf sağlanabilir. Alternatif ürünler teşvik edilecek Düzenleme kapsamında tek kullanımlık plastik ürünlerin yerine doğa dostu alternatiflerin kullanılması planlanıyor. Cam, porselen, ahşap ve karton gibi çevreye daha az zarar veren ürünlerin yaygınlaştırılması hedefleniyor. Ayrıca ilerleyen süreçte plastik içeren bazı gıda kapları, içecek bardakları, kargo poşetleri ve ıslak mendiller için de tüketimi azaltmaya yönelik ek kısıtlamalar ve işaretleme uygulamaları gündeme gelebilir. Türkiye’de plastik tüketimi oldukça yüksek Türkiye İstatistik Kurumu ile yapılan araştırmaya göre ülkede tek kullanımlık plastik tüketimi oldukça yüksek seviyelerde bulunuyor. Verilere göre yalnızca 2022 yılında Türkiye’de 709 bin tondan fazla tek kullanımlık plastik ürün tüketildi. Araştırmaya katılan yurttaşların büyük bölümü ise bu ürünlerin kullanımının azaltılmasını destekliyor. Katılımcıların önemli bir kısmı plastik ürünler yerine kağıt, karton veya yeniden kullanılabilir ürünlere yönelme fikrine olumlu bakıyor. Avrupa’da benzer yasaklar uygulanıyor Avrupa Birliği ülkelerinin büyük bölümü de tek kullanımlık plastik ürünlere yönelik kısıtlamaları yürürlüğe koymuş durumda. Fransa, Almanya, İspanya ve Hollanda gibi ülkelerde birçok plastik ürünün satışı yasaklandı veya ciddi kısıtlamalara tabi tutuldu. Türkiye’de hazırlanan yeni düzenlemenin de Avrupa Birliği’nin “Tek Kullanımlık Plastikler Direktifi” ile uyumlu olması hedefleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.