SON DAKİKA

#Yönetmelik

HABER DEĞER - Yönetmelik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yönetmelik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sakarya’da suda sıfır kayıp için iş birliği Haber

Sakarya’da suda sıfır kayıp için iş birliği

Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ), suyun musluklara ulaşana dek geçirdiği her aşamayı güvence altına almak için kurumsal iş birliklerinin ağını genişletiyor. Şehir genelinde faaliyet gösteren tesisat ustalarının mesleki yeterliliklerini artırmak ve uygulamalarda ortak bir kalite standardı yakalamak amacıyla, Sakarya Sıhhi Tesisatçılar Odası ile stratejik bir iş birliği süreci başlatılıyor. Bu vizyoner adımla, ev ve iş yerlerindeki hatalı müdahalelerden kaynaklanan su israfının kesin olarak önüne geçilecek. YÖNETMELİK SAYIŞTAY İNCELEMESİNDE SASKİ tarafından titizlikle hazırlanan ‘Sıhhi Tesisat Uygulamaları ve Eğitimi Hakkında Yönetmelik’ taslağının çalışmaları başarıyla tamamlandı. Mevcut durumda Sayıştay incelemesinde olan bu kritik düzenleme, yasal sürecin ardından hızla yürürlüğe girecek. Yönetmeliğin aktif hale gelmesiyle birlikte, suyun kaynağında korunmasına yönelik en önemli yasal zeminlerden biri oluşturulmuş olacak. EĞİTİMLİ USTALAR, SIFIR İSRAF VİZYONU Yönetmelik sürecinin tamamlanmasına paralel olarak, SASKİ ile ilgili meslek kuruluşları arasında ‘Yetkili Tesisatçı Eğitimi ve İş Birliği Protokolü’ imzalanacak. Şehrin su altyapısı doğrudan ana hattan son kullanıcıya kadar uzman eller tarafından, sıfır kayıp prensibiyle yönetilecek. ‘SUYU HER DAMLASIYLA, KAYNAĞINDA KORUYORUZ’ SASKİ Müdürü Seyit Sakallıoğlu sürece dair yaptığı açıklamada, “Su tasarrufu sadece devasa altyapı hatlarında değil, evlerimizin içindeki tesisatlar da başlar. Bu anlayışla Sakarya Sıhhi Tesisatçılar Odası ile şehrimizin su geleceğini koruyacak çok değerli bir sürece adım atıyoruz. Sayıştay incelemesinde olan yönetmeliğimiz yürürlüğe girdiğinde, yetkili ve eğitimli ustalarımızla birlikte su israfını kaynağında, daha oluşmadan çözeceğiz. Sürdürülebilir su yönetimi hedefimizle, paydaşlarımızla omuz omuza çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerine yer verildi.

Aydoğan Doğan: Silahın geçtiği her yol, bir gün kana çıkar! Haber

Aydoğan Doğan: Silahın geçtiği her yol, bir gün kana çıkar!

İnsan hakları aktivisti ve siyasetçi Aydoğan Doğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, silah ve mühimmatın “transit geçiş” kapsamında ülke topraklarından geçirilmesine ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Doğan, bu uygulamanın bir yönetmelik meselesi değil, savaşın lojistik zincirine dolaylı katılım anlamına geldiğini ifade etti. “‘Transit’ diyerek sorumluluktan kaçılmaz” Doğan, paylaşımında “Topraklarından geçen silah, mühimmat ve patlayıcıların denetimini gevşetip bunu ‘transit’ diyerek sorumluluktan kaçmanın bir yolu haline getiren bir irade…” sözleriyle mevcut yaklaşımı eleştirdi. Bu ifadelere göre, “transit” kavramı, etik ve hukuki sorumluluğu ortadan kaldıran bir kalkan olarak kullanılıyor. “Bu bir tercih: Tarafsızlık değil, konum alış” Paylaşımda en dikkat çeken vurgulardan biri de sürecin “teknik” değil “politik” olduğuna dair değerlendirme oldu. Doğan, “Bu bir teknik düzenleme değildir. Bu, açıkça taraf olmaktır” sözleriyle, bu tür uygulamaların tarafsızlık iddiasıyla bağdaşmadığını ifade etti. “Savaşın lojistiğine açılan her kapı, yıkıma çıkar” Doğan, silah taşımacılığının yalnızca bir nakliye süreci olmadığını, doğrudan insani sonuçlar doğurduğunu belirtti. “Savaşın, kanın ve yıkımın lojistiğine göz yummaktır” ifadesiyle bu zincirin görünmeyen ama belirleyici halkasına işaret etti. “Vebal yalnızca ateş edende değil” Paylaşımın en güçlü bölümlerinden birinde Doğan, sorumluluğun sınırlarını genişleterek “O kanın vebali, sadece tetiği çekenin değil; o yolu açanın da omuzlarındadır” dedi. Bu ifade, savaşın dolaylı aktörlerine yönelik etik sorumluluk tartışmasını öne çıkarıyor. “Bir ülke, savaş tüccarlarının geçiş hattı olmamalı” Doğan, açıklamasının sonunda doğrudan bir çağrıda bulunarak, “Bu ülkeyi savaş tüccarlarının koridoruna çevirmeyin. İnsanlığın değil, çıkarın ve silahın yanında durmayın” ifadelerini kullandı. Bu sözler, Türkiye’nin jeopolitik konumu üzerinden yürütülen silah ticareti tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. “Bugün geçiş dediğiniz, yarın yıkım olur” Doğan’ın “Bugün ‘transit geçiş’ dediğiniz şey, yarın bir halkın yıkımı olur” sözleri ise paylaşımın en çarpıcı uyarılarından biri olarak öne çıktı. Bu ifade, savaşın yalnızca cephede değil, karar ve izin mekanizmalarında da şekillendiğini hatırlatıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Plastik devri kapanıyor mu: Tek kullanımlık ürünlere yasak hazırlığı Haber

Plastik devri kapanıyor mu: Tek kullanımlık ürünlere yasak hazırlığı

Türkiye’de plastik kirliliğini azaltmayı hedefleyen yeni bir düzenleme gündeme geldi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan yönetmelik taslağına göre plastik çatal, bıçak, tabak, pipet ve kulak pamuğu çubuğu gibi tek kullanımlık plastik ürünlerin piyasaya sunulması yasaklanabilir. Kurumların görüşüne açılması planlanan düzenlemenin yıl sonunda yürürlüğe girmesi hedefleniyor. Tek kullanımlık plastikler için yeni dönem Bakanlık tarafından hazırlanan düzenleme, plastik atıkların çevre üzerindeki etkisini azaltmayı amaçlıyor. Yönetmelik kapsamında plastik çatal, kaşık, bıçak, tabak, pipet, plastik çubuklu kulak pamukları ve köpükten üretilen bazı gıda kaplarının piyasaya arzının sona erdirilmesi planlanıyor. Hazırlanan taslak, ilgili kurumların ve sivil toplum kuruluşlarının görüşüne sunulacak. Yapılacak değerlendirmelerin ardından düzenlemenin yıl sonunda yürürlüğe girmesi öngörülüyor. Karbon salımı ve maliyetler azalabilir Yeni düzenlemenin yürürlüğe girmesi halinde önemli çevresel kazanımlar sağlanması bekleniyor. Hesaplamalara göre tek kullanımlık plastik ürünlerin piyasadan çekilmesi sayesinde yıllık yaklaşık 1,5 milyon ton karbondioksit eşdeğeri karbon salımının önüne geçilebilecek. Ayrıca plastik atıkların yönetimi için harcanan maliyetlerde de önemli bir düşüş öngörülüyor. Yetkililere göre bu sayede yaklaşık 1,5 milyar liralık atık yönetim maliyetinden tasarruf sağlanabilir. Alternatif ürünler teşvik edilecek Düzenleme kapsamında tek kullanımlık plastik ürünlerin yerine doğa dostu alternatiflerin kullanılması planlanıyor. Cam, porselen, ahşap ve karton gibi çevreye daha az zarar veren ürünlerin yaygınlaştırılması hedefleniyor. Ayrıca ilerleyen süreçte plastik içeren bazı gıda kapları, içecek bardakları, kargo poşetleri ve ıslak mendiller için de tüketimi azaltmaya yönelik ek kısıtlamalar ve işaretleme uygulamaları gündeme gelebilir. Türkiye’de plastik tüketimi oldukça yüksek Türkiye İstatistik Kurumu ile yapılan araştırmaya göre ülkede tek kullanımlık plastik tüketimi oldukça yüksek seviyelerde bulunuyor. Verilere göre yalnızca 2022 yılında Türkiye’de 709 bin tondan fazla tek kullanımlık plastik ürün tüketildi. Araştırmaya katılan yurttaşların büyük bölümü ise bu ürünlerin kullanımının azaltılmasını destekliyor. Katılımcıların önemli bir kısmı plastik ürünler yerine kağıt, karton veya yeniden kullanılabilir ürünlere yönelme fikrine olumlu bakıyor. Avrupa’da benzer yasaklar uygulanıyor Avrupa Birliği ülkelerinin büyük bölümü de tek kullanımlık plastik ürünlere yönelik kısıtlamaları yürürlüğe koymuş durumda. Fransa, Almanya, İspanya ve Hollanda gibi ülkelerde birçok plastik ürünün satışı yasaklandı veya ciddi kısıtlamalara tabi tutuldu. Türkiye’de hazırlanan yeni düzenlemenin de Avrupa Birliği’nin “Tek Kullanımlık Plastikler Direktifi” ile uyumlu olması hedefleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Türkiye Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Enstitüsü Yönetmeliği Resmi Gazete'de Haber

Türkiye Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Enstitüsü Yönetmeliği Resmi Gazete'de

Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı tarafından hazırlanan “Türkiye Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Enstitüsü’nün Yapılanması ve Faaliyetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik”, bugünkü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yayımlanan yönetmelik ile Türkiye Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Enstitüsü’nün kuruluşu, görev ve yetkileri ile çalışma usul ve esasları resmi olarak belirlendi. Yönetmeliğe göre enstitü, Ar-Ge faaliyetleri yürütmek, kamu ve özel sektörle iş birliği yapmak, geleneksel ve tamamlayıcı tıp (GETAT) alanındaki klinik ve teknolojik çalışmaları desteklemek ve bu alanlarda girişimciliği teşvik etmekle yükümlü olacak. Ayrıca enstitü, ulusal ve uluslararası eğitim, araştırma ve sertifikasyon programları düzenleyerek bilimsel çıktıları topluma aktaracak. Enstitü; başkanlık, bilim kurulları ve yönetim kurulu kararıyla kurulan birimlerden oluşacak. Enstitü başkanının en az doçentlik derecesine sahip olması, yabancı dil yeterliliği ve GETAT alanında en az 10 yıllık deneyimi olması şart koşuluyor. Bilim kurulları ise klinik araştırmalar, tıbbi ürün geliştirme ve eğitim/uluslararası iş birliği gibi alanlarda tavsiyelerde bulunacak, Ar-Ge projelerini değerlendirecek ve iş birliği imkânlarını belirleyecek. Kurulların üyeleri, alanında temayüz etmiş uzmanlardan seçilecek. Yönetmelik, Türkiye’de GETAT alanındaki araştırmaların sistematik olarak yürütülmesi, teknolojik gelişmelerin desteklenmesi ve ulusal sağlık stratejilerine katkı sağlanmasını amaçlıyor. Yönetmelik hükümlerini Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanı yürütmekle yetkili olacak. Söz konusu yönetmeliğin detaylarına ulaşmak için tıklayabilirsiniz haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Türkiye'den Filistin'e ticari destek Haber

Türkiye'den Filistin'e ticari destek

Ticaret Bakanlığı, Türkiye–Filistin Serbest Ticaret Anlaşması kapsamında tercihli tarife kontenjanları ve menşe kurallarını düzenleyen Ortak Komite Kararlarının Resmi Gazete’de yayımlandığını açıkladı. Kararlarla Filistin lehine önemli iyileştirmeler yapıldı. Ticaret Bakanlığı, Türkiye ile Filistin arasında 2005 yılından bu yana yürürlükte bulunan Serbest Ticaret Anlaşması (STA) kapsamında imzalanan Ortak Komite Kararları bugünkü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, Türkiye ile Filistin arasındaki yakın ticari ve ekonomik ilişkiler çerçevesinde, Filistin ekonomisine destek olmak amacıyla STA kapsamındaki bazı tercihli ihracat kotalarının Filistin lehine iyileştirildiği belirtildi. Bu kapsamda, Filistin ekonomisi açısından büyük önem taşıyan ürünlerde yeni tarife kontenjanları tanımlanırken, Türkiye’ye gümrük vergisinden muaf olarak ithal edilen Filistin menşeli hurmanın kotası 5 bin tondan 7 bin tona yükseltildi. Açıklamada, 2,5 yıl önce yalnızca 1.000 ton olan hurma kotasının bu düzenlemeyle Filistin lehine önemli ölçüde artırıldığı vurgulandı. Yayımlanan kararlarla birlikte, STA’nın menşe protokolü de güncellenerek Revize Bölgesel Konvansiyon’a atıf yapacak şekilde yeniden düzenlendi. Ayrıca, Filistin menşeli ürünlerin Türkiye’de ara malı olarak kullanılması durumunda daha esnek menşe kurallarından yararlanmasının önü açıldı. Ticaret Bakanlığı açıklamasında, genişletilen tarım ürünleri kotaları ve sağlanan yeni imkânların Filistin’in ekonomik kalkınmasına ve Filistin halkının refahına katkı sağlamasının hedeflendiği ifade edilerek, “Türkiye, her zaman olduğu gibi ekonomik alanda da Filistin halkının yanında olmaya devam edecektir” denildi. Söz konusu Pan-Avrupa-Akdeniz Tercihli Menşe Kurallarına Dair Bölgesel Konvansiyon Ortak Komitesinin 1/2023 Sayılı Kararı Kapsamı Tercihli Menşe Kuralları Hakkında Yönetmelik'in ayrıntılarına ulaşmak için tıklayabilirsiniz

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.