SON DAKİKA

#Yurttaş

HABER DEĞER - Yurttaş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yurttaş haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ev sahiplerine yeni vergi dönemi: Kira geliri beyanı ve emlak vergisinde kurallar değişti Haber

Ev sahiplerine yeni vergi dönemi: Kira geliri beyanı ve emlak vergisinde kurallar değişti

Kira geliri elde eden yurttaşların nasıl vergi ödeyeceği ve hangi tutarlarda beyanname vereceği netleşti. Resmi Gazete’de yayımlanan düzenlemelerle birlikte mesken kira istisnası artırıldı, faiz gideri indirimi sınırlandırıldı ve emlak vergisinde rayiç bedel artışına üst sınır getirildi. Kira geliri elde edenler vergi mükellefi sayılıyor Gerçek kişiler, sahip oldukları konutları kiraya verdiklerinde kira geliri yönünden vergi mükellefiyeti altına giriyor. Kira gelirini elde eden kişi; malın sahibi, hissedarı, intifa hakkı sahibi ya da kiraladığı konutu yeniden kiraya veren yurttaş olabiliyor. Mesken kira istisnası 47 bin liraya yükseltildi Konutlarda uygulanan yıllık kira istisnası, 2024 yılı için 33 bin lira iken 2025 yılı itibarıyla 47 bin lira olarak belirlendi. Bu tutarın altında kalan kira gelirleri için beyanname verilmesi gerekmiyor. İstisna sınırının aşılması halinde ise yıllık gelir vergisi beyannamesi zorunlu hale geliyor. İstisnadan yararlanmanın şartları netleşti Kira istisnasından faydalanabilmek için yurttaşın ticari, zirai ya da serbest meslek faaliyeti bulunmaması gerekiyor. Ayrıca bazı gelirlerin toplamının 2024 yılı için 870 bin lirayı, 2025 yılı için ise 1 milyon 200 bin lirayı aşmaması ve beyannamenin süresinde verilmesi şart koşuluyor. Kira istisnası devam ediyor, emeklilere özel hale getirilmedi Kira istisnasının kaldırılması ya da yalnızca emekli yurttaşlara uygulanması yönündeki tartışmalar Meclis gündemine gelmişti. Ancak bu yöndeki düzenleme kanun metninden çıkarıldı ve istisna mevcut haliyle uygulanmaya devam ediyor. Faiz gideri indirimi konutlar için kaldırıldı Yeni düzenlemeyle birlikte konut kira gelirlerinde faiz giderlerinin vergi matrahından düşülmesi uygulamasına son verildi. Krediyle satın alınan bir konut için ödenen faizler artık kira vergisinden indirilemeyecek. Bu indirim yalnızca iş yeri kira gelirleri için geçerli olacak. Emlak vergisinde rayiç bedel artışına üst sınır getirildi 7566 sayılı Kanun’la, 2026 yılı için emlak vergisine esas rayiç bedel artışına tavan sınır konuldu. Buna göre 2026’da rayiç bedel, 2025 vergi değerinin en fazla iki katı kadar artırılabilecek. Böylece bazı bölgelerde gündeme gelen aşırı artışların hukuken önüne geçilmiş oldu. Sonraki yıllarda artış oranı değişiyor 2027, 2028 ve 2029 yıllarında emlak vergisi artışları, yeniden değerleme oranının tamamı üzerinden hesaplanacak. Önceki sistemde bu artışlar, yeniden değerleme oranının yarısı esas alınarak yapılıyordu. Yeni düzenlemelerle birlikte kira geliri olan yurttaşların beyan ve ödeme süreçlerinde daha net kurallar uygulanacak; emlak vergisinde ise ani ve yüksek artışların sınırlandırılması hedefleniyor.

Kredi kartı borcu olan milyonlara düzenleme: Faiz yükü azalıyor Haber

Kredi kartı borcu olan milyonlara düzenleme: Faiz yükü azalıyor

Merkez Bankası kredi kartı faizlerinde indirime gitti Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından hazırlanan “Kredi Kartı İşlemlerinde Uygulanacak Azami Faiz Oranları Hakkında Tebliğ’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ”, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Düzenleme ile kredi kartı borçlarına uygulanan aylık azami faiz oranlarında indirim yapılırken, borç tutarlarına göre belirlenen üst limitler de artırıldı. Düşük borçlular için limit arttı, faiz yükü hafifledi Yeni karara göre dönem borcu 25 bin liranın altında olan kredi kartları için geçerli üst sınır 30 bin liraya yükseltildi. Bu gruptaki kartlar için azami faiz hesabında kullanılan baz puan ise 39’dan 14’e indirildi. Böylece görece düşük borcu olan yurttaşların faiz yükü önemli ölçüde azaltılmış oldu. Orta ve yüksek borç gruplarında da indirim yapıldı Dönem borcu 25 bin lira ile 150 bin lira arasında olan kredi kartlarında alt ve üst limitler 30 bin lira ile 180 bin lira olarak güncellendi. Bu grupta faiz hesaplamasında kullanılan baz puan 89’dan 64’e düşürüldü. 150 bin liranın üzerinde borcu bulunan kredi kartları için de üst sınır 180 bin liraya çıkarılırken, baz puan 139’dan 114’e çekildi. Nakit avans ve KMH faizlerinde de düşüş var Merkez Bankası’nın düzenlemesi yalnızca kredi kartı alışveriş faizleriyle sınırlı kalmadı. Nakit avans ve kredili mevduat hesabı (KMH) faiz oranı yüzde 4,50’den yüzde 4,25’e indirildi. Bu adım, acil nakit ihtiyacını kredi kartı üzerinden karşılayan yurttaşlar için de faiz yükünün bir miktar azalacağı anlamına geliyor. Yeni oranlar 1 Ocak’ta yürürlüğe girecek Düzenlemeye göre kredi kartlarında uygulanacak azami akdi faiz oranları; dönem borcu 30 bin liranın altında olan kartlar için yüzde 3,25, 30 bin ile 180 bin lira arasındaki kartlar için yüzde 3,75, 180 bin liranın üzerindeki kartlar için ise yüzde 4,25 olarak belirlendi. Tüm bu oranlar 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olacak. Merkez Bankası’nın bu adımı, artan hayat pahalılığı ve borçlanma baskısı altında kalan Türkiye toplumunda kredi kartı borcu taşıyan milyonlarca yurttaş için sınırlı da olsa bir rahatlama yaratmayı hedefliyor.

Asgari ücrete zam daha açıklanmadan fiyatlar havalandı! Haber

Asgari ücrete zam daha açıklanmadan fiyatlar havalandı!

Türkiye’de milyonlarca yurttaş yeni asgari ücretin ne olacağını beklerken, zamlar çoktan piste çıkıp havalandı. Havayolu şirketleri THY, Pegasus ve AJet’in ortak talebiyle, iç hat uçuşlarında uygulanan tavan fiyatlar Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı onayıyla yüzde 30 artırıldı. Yeni düzenleme 1 Ocak 2026’da yürürlüğe girecek, ama etkisi şimdiden yurttaşın cebinde hissediliyor. Henüz açıklanmayan asgari ücret güncellenmeden önce gelen bu zam, “Yurttaşa yine zam kaldı” yorumlarını beraberinde getirdi. Uçak biletlerinde iki kademeli yeni dönem: Ucuz bilet hayal, zamlı bilet gerçek Yeni sisteme göre bir uçuşta koltukların yüzde 70’i maksimum 3 bin 710 TL’den satılabilecek. Kalan yüzde 30’luk bölümde ise tavan fiyat 6 bin 100 TL’ye kadar yükselecek. Bu da önceki sınıra göre 750 TL’lik ek bir artış demek. Yani uçuşa iki hafta kala alınan o “son dakika bileti”, artık neredeyse “mini bir tatil bütçesi” değerinde olacak. Sektör temsilcileri bunu artan maliyetlere bağlıyor; yurttaş ise aynı cümleyi her zamda duyduğu için bu açıklamaya pek şaşırmıyor. “Uçan zam”, sadece ekonomi sınıfında geçerli Düzenleme yalnızca iç hat, tek yön, ekonomi sınıfı biletlerde uygulanacak. Business class? Serbest piyasa. Aktarmalı uçuşlar? O ayrı bir dünya; fiyatlar iki katına kadar çıkabiliyor. Yani zamdan kaçmak için aktarmalı uçayım diyen yurttaşın hesabı da pek tutmayacak. Yurttaş soruyor: “Asgari ücrete zamdan önce her şeye zam gelmesi bir gelenek mi oldu?” Her zam döneminin klasik cümlesi yine sosyal medyada dolaşıma girdi: “Asgari ücret açıklanmadan önce zamları açıklamak, yeni yıl geleneklerimizden biri mi?” İğneleyici yorumlar ardı ardına geliyor: “Uçağa binmeye paramız yetmiyordu, şimdi bakmaya bile zorlanacağız.” “Keşke maaşlarımız da bu kadar hızlı havalansa.” “Uçaklar değil, zamlar uçuyor.” Firmalar rahatladı, bütçeler daraldı Havayolları maliyet baskısından kurtulmak için rahat bir nefes aldı; ancak yurttaş için sonuç yine aynı: Daha açıklanmamış asgari ücret artışını şimdiden eriten bir zam dalgası. Görünen o ki 2026 daha gelmeden, fiyatlar çoktan uçuşa geçti. Yurttaşa ise yine tek bir görev düştü: Kemeri bağlamak. Ancak bu kez uçuş için değil; geçim derdi için.

İstanbul’da korkunç olay! Parkta oynayan çocuklar elektrik akımına kapıldı Haber

İstanbul’da korkunç olay! Parkta oynayan çocuklar elektrik akımına kapıldı

İstanbul’un Bağcılar ilçesinde bulunan Plevne Parkı’nda oyun oynayan 4 çocuk, bindikleri park oyuncaklarından elektrik akımına kapıldı. Olayın ardından çevrede büyük panik yaşanırken, yaralanan çocuklar ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Polis ve belediye ekipleri parkı boşaltarak inceleme başlattı. Çocuklar aynı anda çığlık atmaya başladı Olay öğle saatlerinde meydana geldi. Görgü tanıklarının aktardığına göre, çocuklar metal aksamlı oyuncaklara bindikten kısa süre sonra yere yığıldı ve çevrede elektrik çarpmasına bağlı çığlıklar duyuldu. Parkta bulunan yurttaşlar panikle çocukların yanına koştu ve durumu sağlık ekiplerine bildirdi. Elektrik kaçağı şüphesi parkı kapattırdı İlk incelemelere göre olayın zemindeki veya oyuncak bağlantılarındaki elektrik kaçağından kaynaklandığı değerlendiriliyor. Belediye ekipleri parkı şeritlerle kapatarak tüm elektrik sistemini devre dışı bıraktı. Parktaki tüm oyuncakların bağlantılarının yeniden kontrol edileceği öğrenildi. 4 çocuğun durumu hastanede takip ediliyor Elektrik akımına kapılan 4 çocuğun ambulanslarla çevredeki hastanelere kaldırıldığı, sağlık durumlarının netlik kazanmadığı bildirildi. Hastane kaynakları, çocukların tedbir amaçlı gözlem altında tutulduğunu aktardı. Soruşturma başlatıldı Polis ekipleri olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatırken, elektrik kaçağının kaynağının tespit edilmesi için teknik ekipler görevlendirildi. Park tamamen kapatılarak incelemelerin tamamlanmasına kadar yurttaş girişine kapatıldı.

Meclis’te Bakan Ersoy’a şok Kartalkaya protestosu: Sıkmam bu adamın elini! Haber

Meclis’te Bakan Ersoy’a şok Kartalkaya protestosu: Sıkmam bu adamın elini!

Plan ve Bütçe Komisyonu’nda 2026 bütçe görüşmeleri sırasında yaşanan gerginlik, kameralara yansıdı. “Siz yangından sorumlusunuz Sayın Bakan!” TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2026 yılı bütçesi görüşülürken, salona giren Bakan Ersoy, milletvekillerini selamlamak için el sıkmaya başladı. Ancak CHP Milletvekili Tahsin Ocaklı, Bakan’a seslenerek “Siz yangından sorumlusunuz Sayın Bakan!” diye bağırdı. Kartalkaya’da yaşanan faciada ihmaller zincirine işaret eden sözler, komisyon salonunda kısa süreli bir sessizlik yarattı. “Sıkmam ben bu adamın elini” Bu sırada İYİ Parti Milletvekili Rıdvan Uz, Ersoy’un elini uzattığını fark edince “Sıkmam ben bu adamın elini” diyerek tepki gösterdi. Uz’un bu ifadesi, komisyon toplantısındaki kameralar tarafından kaydedildi. Görüntülerde Bakan Ersoy’un kısa süreli bir şaşkınlık yaşadığı ve elini geri çektiği görüldü. Kartalkaya Faciası'nın gölgesinde bütçe görüşmesi Protestonun nedeni, geçtiğimiz aylarda meydana gelen ve 36’sı çocuk 72 yurttaşın hayatını kaybettiği Kartalkaya Faciası oldu. Yangının ardından turizm tesislerine yönelik denetim eksiklikleri gündeme gelmiş, muhalefet partileri sorumluluğun Kültür ve Turizm Bakanlığı’nda olduğunu savunmuştu. Bakan Ersoy’un, yangınla ilgili açıklamalarında “incelemelerin sürdüğü” yönündeki ifadeleri, muhalefet tarafından “sorumluluktan kaçma” olarak değerlendirilmişti. Gerginlik sosyal medyada gündem oldu Komisyonda yaşanan olayın görüntüleri kısa sürede sosyal medyada yayıldı. Birçok yurttaş, Rıdvan Uz’un tavrını desteklerken, bazı kullanıcılar da Meclis’teki bu gerginliğin “siyasi nezaket sınırlarını zorladığını” savundu. Olay, “#KartalkayaFaciası” etiketiyle kısa sürede X’te (Twitter) en çok konuşulan başlıklardan biri haline geldi. Ne olmuştu? Kartalkaya’da çıkan büyük yangında, çocukların da aralarında bulunduğu 78 kişi yaşamını yitirmiş, çok sayıda kişi yaralanmıştı. Yangın sonrası tesisin ruhsat, yangın güvenliği ve tahliye protokollerinde ciddi eksikler tespit edilmiş; soruşturmalar sürerken kamuoyunda “ihmaller zinciri” tartışması başlamıştı.

"BU KANUNA DIŞ KÜRTLER DE DAHİL EDİLMELİDİR!" Haber

"BU KANUNA DIŞ KÜRTLER DE DAHİL EDİLMELİDİR!"

“Kürt kardeşlerimizi bu sofraya davet etmek Türkiye’nin geleceğini aydınlatır” Aydoğan Doğan, X hesabından paylaştığı makalesinde, yönetmeliğin ruhunda yer alan “kapsayıcılık” ilkesinin genişletilmesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bu yönetmelik Türk soylu yabancıları kucaklıyor, ancak Kürt kökenli yurttaşlarımızı ve İran, Irak, Suriye’deki Kürt kardeşlerimizi dışarıda bırakıyor. Oysa Kürtler, Anadolu’nun kadim kurucu unsurlarındandır. Onları bu kapsama dahil etmek, sadece yasal bir düzenleme değil, aynı zamanda bölgesel barışın da önünü açar.” Doğan, yönetmeliğin “Türk soylu” tanımının “Türkiye Cumhuriyeti’nin kültürel ve tarihi unsurlarını taşıyan halklar ve milletler” şeklinde değiştirilmesi gerektiğini savunarak, bunun hem hukuki eşitliği hem de toplumsal barışı güçlendireceğini söyledi. “Eşit yurttaşlık, barışın temelidir” Makalesinde, Cumhuriyet’in yurttaşlık anlayışına da atıfta bulunan Doğan, şu değerlendirmede bulundu: “Türkiye, çok kültürlü ve çok etnikli bir mozaiktir. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e miras kalan bu çeşitlilik, ‘yurttaşlık’ kavramını etnik kökenlerden bağımsız kılar. Ancak bu ilke, sadece kâğıt üzerinde değil, pratikte de hissedilmelidir. Toplumsal barışın anahtarı, herkesin eşit yurttaş olarak kabul edilmesidir.” Doğan, yönetmelikteki mevcut tanımın “barışın ruhuna aykırı” olduğunu belirterek, “Kürtleri dışarıda bırakmak, bu barışın temel taşlarından birini eksik bırakmaktır” ifadelerini kullandı. “Kapsayıcı bir vatandaşlık politikası bölgesel barışı güçlendirir” Eğitimci Doğan, yazısında yönetmeliğin revize edilmesinin sadece iç barış değil, bölgesel dayanışma açısından da kritik bir adım olacağını vurguladı: “İran, Irak ve Suriye’deki Kürt kardeşlerimizi bu kapsama dahil etmek, bizi yapay sınırlarla ayıran emperyalist politikalara karşı bir meydan okumadır. Bu, ayrılıkçı söylemleri zayıflatır, Türkiye’nin bölgesel liderliğini pekiştirir.” “Eşit yurttaşlık bir hak değil, zorunluluktur” Aydoğan Doğan, paylaşımını şu ifadelerle sonlandırdı: “Eşit yurttaşlık, sadece bir hak değil, bir zorunluluktur. Toplumsal barış, herkesin masada olduğu bir sofra kurmayı gerektirir. Kürt kardeşlerimizi bu sofraya davet etmek, Türkiye’nin geleceğini aydınlatacak en güçlü ışıktır. Yönetmelik değişikliği, barışın tam anlamıyla mimarı olabilir.” Barışın adresi kapsayıcılık Aydoğan Doğan’ın “Eşit Yurttaşlık ve Toplumsal Barış: Türk Soylu Yabancılar Yönetmeliği'nde Kürtlerin Yeri” başlıklı makalesi, hem hükümetin göç ve istihdam politikalarına hem de toplumsal barışın temellerine dair dikkat çeken bir çağrı niteliği taşıyor. Doğan, yazısında açıkça ifade ediyor: “Barış, herkesin eşit fırsatlara eriştiği bir ülkede mümkündür.”

Keçiören Belediyesi neden çalışmıyor? Haber

Keçiören Belediyesi neden çalışmıyor?

Vatandaş tepkili: “Sesimizi duyan yok” 2025 yılı itibarıyla sosyal medya platformları ve şikayet sitelerinde Keçiören Belediyesi'ne yönelik eleştiriler dikkat çekici biçimde arttı. İlçede yaşayan vatandaşlar, temel belediyecilik hizmetlerinin aksadığını savunuyor. Özellikle X platformunda yapılan paylaşımlar ve şikayet portallarındaki yorumlar, belediyeye duyulan memnuniyetsizliği gözler önüne seriyor. Keçiören’de şikayet listesi kabarıyor! Vatandaşların en çok şikayet ettiği konular ise şu şekilde sıralanıyor: Başıboş hayvanlar Bağlum başta olmak üzere pek çok mahallede başıboş köpek sayısının arttığı belirtiliyor. Özellikle çocuklara ve yaşlılara yönelik saldırı riskleri sosyal medyada sıkça gündeme geliyor. Belediyenin hayvanları toplayıp kısa süreli barınak sürecinin ardından tekrar sokağa bıraktığı iddiaları, çözüm arayışlarını daha da yoğunlaştırıyor. Öte yandan yaz aylarında artış gösteren sivrisinek ve haşere sorunu da Keçiören’in farklı mahallelerinde yaşam kalitesini düşüren önemli bir çevre problemi olarak dikkat çekiyor. İlaçlama çalışmalarının yetersiz kaldığı belirtilirken, vatandaşlar özellikle akşam saatlerinde cam ve kapılarını açamaz hale geldiklerini ifade ediyor. Altyapı ve yol sorunları Hisar Mahallesi’nde yağış sonrası oluşan su birikintileri ve göletler, altyapının yetersizliğini gözler önüne seriyor. Selçuklu Caddesi sakinleri ise, defalarca ilettikleri hız kesici kasis taleplerinin karşılanmadığını belirtiyor. Bozuk yollar, asfalt eksiklikleri ve kaldırım çalışmaları da şikayet listesinde yer alıyor. Temizlik ve çevre kirliliği Keçiören içerisinden geçen derenin özellikle yaz aylarında yaydığı kötü koku nedeniyle çevre sakinleri yürüyüş yollarını kullanamadıklarını belirtiyor. Aynı şekilde, çöp toplama hizmetlerinde düzensizlik yaşandığı, konteynerlerin günlerce dolu kaldığı yönünde çok sayıda yorum yapılıyor. İletişim eksikliği ve geri dönüş sorunu Belediyeye yapılan bireysel başvurulara geç ya da hiç dönüş yapılmadığı, vatandaşların taleplerinin dikkate alınmadığı yönünde eleştiriler öne çıkıyor. Sosyal medya üzerinden yapılan geri bildirimlerin de çoğu zaman cevapsız bırakıldığı ifade ediliyor. “Belediyecilik bu değil” Vatandaşlar, temel hizmetlerin aksamasını “ihmal” olarak değerlendiriyor ve belediyecilik anlayışının şeffaf, hızlı ve çözüm odaklı olması gerektiğini vurguluyor. Sorunların uzun süredir çözüme kavuşturulmaması ise, “Belediye çalışmıyor” yorumlarını beraberinde getiriyor. Keçiören halkı çözüm bekliyor Keçiören Belediyesi’nden beklenti net: sokaklar daha güvenli, yollar daha sağlam, çevre daha temiz ve iletişim daha etkin olsun. Vatandaşlar, yetkililerden somut adımlar atılmasını ve mahallelerde gözle görülür bir iyileşme sağlanmasını talep ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.