İlham Ahmed SDG Feshi Sürecinin Şifrelerini Açıkladı
İlham Ahmed SDG Feshi Sürecinin Şifrelerini Açıkladı
İlham Ahmed, Ronahi TV'de Suriye'nin bütünlüğü ve Şam ile entegrasyonun önemini vurguladı. Devlet kurumlarına saldırıları reddeden Ahmed, barış için Abdullah Öcalan ile temas kurma girişimlerini ve mültecilerin dönüşü talebini paylaştı.
Haber Giriş Tarihi: 16.08.2026 18:23
Haber Güncellenme Tarihi: 16.08.2026 18:27
Kaynak:
Haber Merkezi
https://haberdeger.com/
Demokratik Suriye Meclisi Dış İlişkiler Sorumlusu İlham Ahmed, Ronahi TV ekranlarında Rojava ile Şam yönetimi arasındaki müzakereleri, sahada yaşanan gerilimleri ve ülkenin geleceğine dair öngörüleri içeren kapsamlı açıklamalarda bulundu. Suriye’nin siyasi birliğini ve entegrasyon sürecini merkeze alan İlham Ahmed, devlet kurumlarına yönelik provokatif eylemlerden kaçınılması gerektiğini vurgulayarak, Kuzey ve Doğu Suriye halkının Suriye’yi kendi devleti olarak benimsemesi ve yeniden inşasında aktif rol alması gerektiğinin altını çizdi.
Entegrasyon Vurgusu ve Devlete Bakış Açısı
Suriye iç savaşının başından bu yana fiili bir özerklik yapısıyla yönetilen Kuzey ve Doğu Suriye bölgesinin Şam ile kuracağı ilişki modeli, uzun süredir hem bölgesel hem de uluslararası dengeler açısından kritik bir gündem maddesi olmaya devam ediyor. İlham Ahmed, son dönemde hız kazanan diyalog arayışları ve entegrasyon eleştirilerine doğrudan yanıt verdi. Suriye’nin toprak bütünlüğü ve siyasal geleceğinin kapsayıcı bir ortak akılla şekillenmesi gerektiğini belirten Ahmed, tüm yurttaşların Suriye'yi kendi vatanı ve devleti olarak görmesinin zorunluluğuna dikkat çekti.
Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin taleplerinin ayrılıkçılık temelinde yükselmediğini, aksine yerinden yönetim ilkelerine dayalı demokratik bir anayasal düzen hedeflediğini hatırlatan Ahmed, Şam ile entegrasyonun bir teslimiyet değil, ortak bir geleceğin inşası olarak ele alınması gerektiğini ifade etti.
Devlet Kurumlarına Yönelik Eylemler ve Bayrak Gerilimi
Bölgede son dönemde tırmanan gerilimlere ve bazı merkezlerde yaşanan protesto gösterilerine değinen İlham Ahmed, Suriye bayrağının indirilmesi ve valilik binalarına yönelik saldırılara çok net bir dille karşı çıktı. Hiçbir gerekçenin devlet kurumlarına yönelik fiziki veya sembolik saldırıları meşru kılamayacağını belirten Ahmed, bu tür girişimlerin entegrasyon sürecini baltalamak isteyen provokatif odaklar tarafından körüklendiğini dile getirdi.
Suriye’nin resmi sembollerine ve kamu binalarına saygı gösterilmesinin önemine işaret eden Ahmed, provokasyonların toplumsal huzuru bozmayı ve Şam ile yürütülmeye çalışılan müzakere zeminini dinamitlemeyi amaçladığını ifade etti. Bölgedeki sivil halkın ve kanaat önderlerinin sağduyulu davranması gerektiğini belirten diplomat, kurumların korunmasının aslında kamu düzeninin ve toplumsal barışın korunması anlamına geldiğini hatırlattı.
İmralı Teması ve Çözüm Arayışları
Bölgedeki son askeri ve siyasi saldırı dalgasının yarattığı kriz ortamında yürütülen diplomatik temaslara da değinen İlham Ahmed, tansiyonun düşürülmesi ve bölgesel barışın sağlanması adına İmralı Cezaevi’nde bulunan Abdullah Öcalan ile iletişim kurma ve görüşme girişiminde bulunduklarını kamuoyu ile paylaştı.
Kürt sorununun barışçıl çözümü ve bölgesel istikrar arayışlarında Öcalan’ın siyasi etkisine işaret eden Ahmed, çatışmaların derinleşmesini engellemek için her türlü barışçıl temas kanalını denediklerini belirtti. Ahmed, diyalog arayışlarının yalnızca askeri çatışmaları durdurmakla kalmayıp, Ortadoğu genelinde halkların ortak yaşam iradesini güçlendirecek bir vizyonu beslediğini savundu.
Göçmenlerin Geri Dönüşü ve İnsani Krizin Çözümü
Suriye’de on yılı aşkın süredir devam eden krizin en ağır faturasını sivillerin ödediğini vurgulayan İlham Ahmed, yerinden edilmiş milyonlarca insanın durumunu gündeme taşıdı. Ahmed, hem ülke içinde göç etmek zorunda kalan yurttaşların hem de başta komşu ülkeler olmak üzere yurt dışına sığınan tüm Suriyeli mültecilerin artık güvenli bir şekilde evlerine dönme zamanının geldiğini belirtti.
Geri dönüşlerin sürdürülebilir olması için gerekli güvenlik ve altyapı koşullarının oluşturulmasının zorunlu olduğunu kaydeden Ahmed, bu meselenin salt bir siyasi pazarlık konusu yapılamayacak kadar acil ve insani bir nitelik taşıdığını söyledi. Özerk Yönetim’in bu süreçte uluslararası kurumlar ve merkezi yönetimle iş birliği yapmaya hazır olduğunu belirten Ahmed, demografik yapının korunması ve mülk güvenliğinin sağlanmasının entegrasyonun temel şartları arasında yer aldığını kaydetti.
Şam’ın Yaklaşımına Eleştiri ve Kadının Rolü
Şam yönetimi ile yürütülen temasların önündeki engellere de değinen Ahmed, merkezi hükümetin zihniyet dönüşümü konusundaki tutumunu eleştirdi. Özellikle kadının toplumsal ve siyasal alandaki rolü konusunda Şam’ın son derece dar, geleneksel ve merkeziyetçi bir perspektife sıkışıp kaldığını belirtti.
Kuzey ve Doğu Suriye modelinin en belirgin dinamiğinin kadın özgürlüğü ve eş başkanlık sistemi gibi eşitlikçi mekanizmalar olduğunu hatırlatan Ahmed, kadın haklarının ve toplumsal temsiliyetin pazarlık konusu yapılamayacağını dile getirdi. Şam’ın eski yönetim anlayışında ısrar etmesinin toplumsal uzlaşıyı zorlaştırdığına işaret eden Ahmed, buna rağmen bireysel olarak kendisine verilecek her türlü sorumluluğu topluma hizmet bilinciyle üstlenmeye hazır olduğunu belirterek kapsayıcı liderlik mesajı verdi.
İlham Ahmed, dış müdahalelerden bağımsız bir iç barışın ancak Suriyelilerin kendi aralarında geliştireceği doğrudan diyalogla mümkün olabileceğini ifade etti. Suriye’nin yeniden inşası, anayasa reformu ve kaynakların adil paylaşımı konularında merkezi ve yerel dinamiklerin ortak bir akılda buluşması gerektiğini vurgulayan diplomat, Şam ile yürütülecek yapıcı temasların tüm Suriye halklarının ortak geleceği için vazgeçilmez olduğunu sözlerine ekledi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
İlham Ahmed SDG Feshi Sürecinin Şifrelerini Açıkladı
İlham Ahmed, Ronahi TV'de Suriye'nin bütünlüğü ve Şam ile entegrasyonun önemini vurguladı. Devlet kurumlarına saldırıları reddeden Ahmed, barış için Abdullah Öcalan ile temas kurma girişimlerini ve mültecilerin dönüşü talebini paylaştı.
Demokratik Suriye Meclisi Dış İlişkiler Sorumlusu İlham Ahmed, Ronahi TV ekranlarında Rojava ile Şam yönetimi arasındaki müzakereleri, sahada yaşanan gerilimleri ve ülkenin geleceğine dair öngörüleri içeren kapsamlı açıklamalarda bulundu. Suriye’nin siyasi birliğini ve entegrasyon sürecini merkeze alan İlham Ahmed, devlet kurumlarına yönelik provokatif eylemlerden kaçınılması gerektiğini vurgulayarak, Kuzey ve Doğu Suriye halkının Suriye’yi kendi devleti olarak benimsemesi ve yeniden inşasında aktif rol alması gerektiğinin altını çizdi.
Entegrasyon Vurgusu ve Devlete Bakış Açısı
Suriye iç savaşının başından bu yana fiili bir özerklik yapısıyla yönetilen Kuzey ve Doğu Suriye bölgesinin Şam ile kuracağı ilişki modeli, uzun süredir hem bölgesel hem de uluslararası dengeler açısından kritik bir gündem maddesi olmaya devam ediyor. İlham Ahmed, son dönemde hız kazanan diyalog arayışları ve entegrasyon eleştirilerine doğrudan yanıt verdi. Suriye’nin toprak bütünlüğü ve siyasal geleceğinin kapsayıcı bir ortak akılla şekillenmesi gerektiğini belirten Ahmed, tüm yurttaşların Suriye'yi kendi vatanı ve devleti olarak görmesinin zorunluluğuna dikkat çekti.
Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin taleplerinin ayrılıkçılık temelinde yükselmediğini, aksine yerinden yönetim ilkelerine dayalı demokratik bir anayasal düzen hedeflediğini hatırlatan Ahmed, Şam ile entegrasyonun bir teslimiyet değil, ortak bir geleceğin inşası olarak ele alınması gerektiğini ifade etti.
Devlet Kurumlarına Yönelik Eylemler ve Bayrak Gerilimi
Bölgede son dönemde tırmanan gerilimlere ve bazı merkezlerde yaşanan protesto gösterilerine değinen İlham Ahmed, Suriye bayrağının indirilmesi ve valilik binalarına yönelik saldırılara çok net bir dille karşı çıktı. Hiçbir gerekçenin devlet kurumlarına yönelik fiziki veya sembolik saldırıları meşru kılamayacağını belirten Ahmed, bu tür girişimlerin entegrasyon sürecini baltalamak isteyen provokatif odaklar tarafından körüklendiğini dile getirdi.
Suriye’nin resmi sembollerine ve kamu binalarına saygı gösterilmesinin önemine işaret eden Ahmed, provokasyonların toplumsal huzuru bozmayı ve Şam ile yürütülmeye çalışılan müzakere zeminini dinamitlemeyi amaçladığını ifade etti. Bölgedeki sivil halkın ve kanaat önderlerinin sağduyulu davranması gerektiğini belirten diplomat, kurumların korunmasının aslında kamu düzeninin ve toplumsal barışın korunması anlamına geldiğini hatırlattı.
İmralı Teması ve Çözüm Arayışları
Bölgedeki son askeri ve siyasi saldırı dalgasının yarattığı kriz ortamında yürütülen diplomatik temaslara da değinen İlham Ahmed, tansiyonun düşürülmesi ve bölgesel barışın sağlanması adına İmralı Cezaevi’nde bulunan Abdullah Öcalan ile iletişim kurma ve görüşme girişiminde bulunduklarını kamuoyu ile paylaştı.
Kürt sorununun barışçıl çözümü ve bölgesel istikrar arayışlarında Öcalan’ın siyasi etkisine işaret eden Ahmed, çatışmaların derinleşmesini engellemek için her türlü barışçıl temas kanalını denediklerini belirtti. Ahmed, diyalog arayışlarının yalnızca askeri çatışmaları durdurmakla kalmayıp, Ortadoğu genelinde halkların ortak yaşam iradesini güçlendirecek bir vizyonu beslediğini savundu.
Göçmenlerin Geri Dönüşü ve İnsani Krizin Çözümü
Suriye’de on yılı aşkın süredir devam eden krizin en ağır faturasını sivillerin ödediğini vurgulayan İlham Ahmed, yerinden edilmiş milyonlarca insanın durumunu gündeme taşıdı. Ahmed, hem ülke içinde göç etmek zorunda kalan yurttaşların hem de başta komşu ülkeler olmak üzere yurt dışına sığınan tüm Suriyeli mültecilerin artık güvenli bir şekilde evlerine dönme zamanının geldiğini belirtti.
Geri dönüşlerin sürdürülebilir olması için gerekli güvenlik ve altyapı koşullarının oluşturulmasının zorunlu olduğunu kaydeden Ahmed, bu meselenin salt bir siyasi pazarlık konusu yapılamayacak kadar acil ve insani bir nitelik taşıdığını söyledi. Özerk Yönetim’in bu süreçte uluslararası kurumlar ve merkezi yönetimle iş birliği yapmaya hazır olduğunu belirten Ahmed, demografik yapının korunması ve mülk güvenliğinin sağlanmasının entegrasyonun temel şartları arasında yer aldığını kaydetti.
Şam’ın Yaklaşımına Eleştiri ve Kadının Rolü
Şam yönetimi ile yürütülen temasların önündeki engellere de değinen Ahmed, merkezi hükümetin zihniyet dönüşümü konusundaki tutumunu eleştirdi. Özellikle kadının toplumsal ve siyasal alandaki rolü konusunda Şam’ın son derece dar, geleneksel ve merkeziyetçi bir perspektife sıkışıp kaldığını belirtti.
Kuzey ve Doğu Suriye modelinin en belirgin dinamiğinin kadın özgürlüğü ve eş başkanlık sistemi gibi eşitlikçi mekanizmalar olduğunu hatırlatan Ahmed, kadın haklarının ve toplumsal temsiliyetin pazarlık konusu yapılamayacağını dile getirdi. Şam’ın eski yönetim anlayışında ısrar etmesinin toplumsal uzlaşıyı zorlaştırdığına işaret eden Ahmed, buna rağmen bireysel olarak kendisine verilecek her türlü sorumluluğu topluma hizmet bilinciyle üstlenmeye hazır olduğunu belirterek kapsayıcı liderlik mesajı verdi.
İlham Ahmed, dış müdahalelerden bağımsız bir iç barışın ancak Suriyelilerin kendi aralarında geliştireceği doğrudan diyalogla mümkün olabileceğini ifade etti. Suriye’nin yeniden inşası, anayasa reformu ve kaynakların adil paylaşımı konularında merkezi ve yerel dinamiklerin ortak bir akılda buluşması gerektiğini vurgulayan diplomat, Şam ile yürütülecek yapıcı temasların tüm Suriye halklarının ortak geleceği için vazgeçilmez olduğunu sözlerine ekledi.
En Çok Okunan Haberler