Middle East Eye analizine göre, Lübnan elitlerinin İsrail ile ilişkileri manda dönemine uzanıyor. Son dönemde Antoun Sehnaoui ve Joseph Aoun'un hamleleri, bölgedeki normalleşme tartışmalarını ve iç gerilimi yeniden gündeme taşıdı.
Haber Giriş Tarihi: 01.08.2026 09:11
Haber Güncellenme Tarihi: 01.08.2026 09:15
Kaynak:
Haber Merkezi
https://haberdeger.com/
Middle East Eye’da yer alan bir analiz yazısı, Lübnan’daki siyasi ve finansal seçkinlerin Siyonist hareket ve İsrail yönetimiyle kurduğu ilişkilerin yeni bir olgu olmadığını, aksine İsrail'in kuruluşunun öncesine kadar uzanan köklü bir geçmişe sahip olduğunu ortaya koyuyor. Son dönemde Lübnanlı iş insanı Antoun Sehnaoui’nin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile akşam yemeğinde bir araya gelmesi ve Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun’un Washington temaslarındaki açıklamaları, Lübnan kamuoyunda normalleşme söylemlerinin yeniden ivme kazandığına işaret ediyor.
Lübnanlı bankacı ve film yapımcısı Antoun Sehnaoui’nin Washington’da Netanyahu ile bir araya gelmesi, Lübnan elitlerinin İsrail ile temas kurma çabalarının son örneği olarak öne çıkıyor. Amerika Birleşik Devletleri’ne yerleşen Sehnaoui, İsrail yanlısı kültürel faaliyetleri finanse etmekle ve Lübnan kanunlarına göre yasak olmasına rağmen İsrail yetkilileriyle gayriresmî diplomatik kanallar yürütmekle eleştiriliyor. Öte yandan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun’un Washington ziyaretinde İsrail ile olan düşmanlık halini sona erdirme yönündeki ifadeleri, ülkedeki silahsızlanma ve egemenlik tartışmalarını doğrudan İsrail’in söylemleriyle hizaladığı gerekçesiyle değerlendiriliyor.
Lübnanlı elitlerin Siyonist hareketle ilişkileri, İsrail devleti kurulmadan ve Lübnan bağımsızlığını kazanmadan önceki manda yönetimi yıllarına dayanıyor. Siyonist liderler, bölgedeki izolasyonlarını kırmak adına Beyrut’taki bazı gazeteleri finanse etmiş ve özellikle Maruni elitlerle azınlık ittifakı mantığı üzerinden yakın ilişkiler geliştirmiştir. Dönemin Lübnan Cumhurbaşkanı Emile Edde ve Maruni Patriği Antoine Arida gibi isimlerin yanı sıra Sünni, Dürzi ve Şii toprak sahibi ailelerin de Siyonist kuruluşlara toprak satışı ve su kaynaklarının paylaşımı konularında temaslarda bulunduğu ifade ediliyor. Bu ilişki ağı, mezhepsel sınırları aşarak güvenlik, ekonomi ve siyasi nüfuz ekseninde şekillenmiştir.
1975 iç savaşı ve İsrail’in 1982’deki Lübnan işgali sonrasında imzalanan 17 Mayıs Anlaşması, Lübnan elitlerinin İsrail ile kurduğu açık ittifakın zirve noktasıydı. Ancak o dönemdeki halk direnişi ve bölgesel konjonktür bu anlaşmanın uygulanmasını engellemişti. Günümüzde ise Sovyetler Birliği’nin dağılması, Oslo sonrası Filistin yönetimi ve birçok Arap ülkesinin İsrail ile İbrahimi Anlaşmalar veya gizli diplomasi yoluyla ilişkileri normalleştirmesi, Lübnan üzerindeki siyasi baskıyı hiç olmadığı kadar artırıyor. Bölgesel konjonktürün İsrail lehine değiştiği bu dönemde, Lübnan’daki anti-normalleşme yanlıları ile elit kesimin entegrasyon arayışları arasındaki gerilim tırmanmaya devam ediyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Lübnan Elitlerinin Siyonizmle Köklü İlişkisi
Middle East Eye analizine göre, Lübnan elitlerinin İsrail ile ilişkileri manda dönemine uzanıyor. Son dönemde Antoun Sehnaoui ve Joseph Aoun'un hamleleri, bölgedeki normalleşme tartışmalarını ve iç gerilimi yeniden gündeme taşıdı.
Middle East Eye’da yer alan bir analiz yazısı, Lübnan’daki siyasi ve finansal seçkinlerin Siyonist hareket ve İsrail yönetimiyle kurduğu ilişkilerin yeni bir olgu olmadığını, aksine İsrail'in kuruluşunun öncesine kadar uzanan köklü bir geçmişe sahip olduğunu ortaya koyuyor. Son dönemde Lübnanlı iş insanı Antoun Sehnaoui’nin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile akşam yemeğinde bir araya gelmesi ve Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun’un Washington temaslarındaki açıklamaları, Lübnan kamuoyunda normalleşme söylemlerinin yeniden ivme kazandığına işaret ediyor.
Lübnanlı bankacı ve film yapımcısı Antoun Sehnaoui’nin Washington’da Netanyahu ile bir araya gelmesi, Lübnan elitlerinin İsrail ile temas kurma çabalarının son örneği olarak öne çıkıyor. Amerika Birleşik Devletleri’ne yerleşen Sehnaoui, İsrail yanlısı kültürel faaliyetleri finanse etmekle ve Lübnan kanunlarına göre yasak olmasına rağmen İsrail yetkilileriyle gayriresmî diplomatik kanallar yürütmekle eleştiriliyor. Öte yandan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun’un Washington ziyaretinde İsrail ile olan düşmanlık halini sona erdirme yönündeki ifadeleri, ülkedeki silahsızlanma ve egemenlik tartışmalarını doğrudan İsrail’in söylemleriyle hizaladığı gerekçesiyle değerlendiriliyor.
Lübnanlı elitlerin Siyonist hareketle ilişkileri, İsrail devleti kurulmadan ve Lübnan bağımsızlığını kazanmadan önceki manda yönetimi yıllarına dayanıyor. Siyonist liderler, bölgedeki izolasyonlarını kırmak adına Beyrut’taki bazı gazeteleri finanse etmiş ve özellikle Maruni elitlerle azınlık ittifakı mantığı üzerinden yakın ilişkiler geliştirmiştir. Dönemin Lübnan Cumhurbaşkanı Emile Edde ve Maruni Patriği Antoine Arida gibi isimlerin yanı sıra Sünni, Dürzi ve Şii toprak sahibi ailelerin de Siyonist kuruluşlara toprak satışı ve su kaynaklarının paylaşımı konularında temaslarda bulunduğu ifade ediliyor. Bu ilişki ağı, mezhepsel sınırları aşarak güvenlik, ekonomi ve siyasi nüfuz ekseninde şekillenmiştir.
1975 iç savaşı ve İsrail’in 1982’deki Lübnan işgali sonrasında imzalanan 17 Mayıs Anlaşması, Lübnan elitlerinin İsrail ile kurduğu açık ittifakın zirve noktasıydı. Ancak o dönemdeki halk direnişi ve bölgesel konjonktür bu anlaşmanın uygulanmasını engellemişti. Günümüzde ise Sovyetler Birliği’nin dağılması, Oslo sonrası Filistin yönetimi ve birçok Arap ülkesinin İsrail ile İbrahimi Anlaşmalar veya gizli diplomasi yoluyla ilişkileri normalleştirmesi, Lübnan üzerindeki siyasi baskıyı hiç olmadığı kadar artırıyor. Bölgesel konjonktürün İsrail lehine değiştiği bu dönemde, Lübnan’daki anti-normalleşme yanlıları ile elit kesimin entegrasyon arayışları arasındaki gerilim tırmanmaya devam ediyor.
En Çok Okunan Haberler