Lübnan-İsrail toplantısının arka planı: İran savaşı ve Hizbullah’a baskı
Lübnan-İsrail toplantısının arka planı: İran savaşı ve Hizbullah’a baskı
ABD’de yapılması planlanan Lübnan-İsrail askerî toplantısının, İran’a karşı savaşın yeniden başlaması ihtimali karşısında Hizbullah’ı olası bir cepheden uzak tutma ve Lübnan’daki güvenlik düzenini yeniden şekillendirme hesabı taşıdığı değerlendiriliyor.
Haber Giriş Tarihi: 19.10.2026 11:13
Haber Güncellenme Tarihi: 19.10.2026 11:17
Kaynak:
Haber Merkezi
https://haberdeger.com/
El-Ahbar, 20 Ekim’de ABD’nin Tampa kentinde yapılması planlanan Lübnan-İsrail askerî toplantısının, İran’a yönelik savaşın sürdüğü bölgesel koşullardan bağımsız olmadığını yazdı. Gazeteye göre toplantı, ertelenen bir görüşmenin yeniden yapılmasının ötesinde, ABD’nin Lübnan’daki güvenlik düzenini yeniden şekillendirme ve Hizbullah üzerindeki baskıyı artırma çabasının parçası.
Cumhurbaşkanı Jozef Aun, Lübnan’ın toplantıya askerî heyetle katılacağını ve İsrail’in tırmanışı durdurmasının gündeme getirileceğini açıkladı. ABD’nin toplantıya siyasi bir ismin de katılması önerisine yanıtı henüz netleşmedi. Washington, görüşmeyi iki ordu arasında doğrudan koordinasyon ve çerçeve anlaşmasının güvenlik-askerî mekanizmalarının ele alınacağı bir platform olarak görüyor; siyasi müzakere yürütülmesi beklenmiyor.
Toplantının İsrail seçimlerinden yaklaşık bir hafta önceye alınması dikkat çekiyor. İsrail tarafı daha önce görüşmeye karşı çıkmış, ABD’nin Beyrut Büyükelçisi Michael Issa da seçimlerden önce toplantıya gerek olmadığını söylemişti. Buna karşın İsrail’in tutumunda bir değişiklik görülmüyor. Başbakan Benyamin Netanyahu, Lübnan hükümetinin Hizbullah’ı silahsızlandırma kapasitesini sorguladı; Hizbullah silah bırakana kadar İsrail’in güvenlik kuşağında kalacağını ve nihai hedeflerinin Hizbullah’ı ortadan kaldırmak olduğunu söyledi.
Toplantının İran savaşıyla bağlantısı
El-Ahbar, mevcut bilgilerle toplantının bölgesel bir askerî planla doğrudan bağlantılı olduğu sonucuna varılamayacağını, ancak zamanlamanın Lübnan dosyasını aşan hesaplarla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Gazeteye konuşan kaynaklara göre ABD ve İsrail, İran’la çatışmanın yeniden başlaması halinde cephelerin aynı anda açılmasını önlemeye veya Hizbullah’ın savaşa katılma ihtimalini azaltmaya çalışabilir.
Bu yaklaşımın amacı Lübnan’ın istikrarını gözetmekten çok, İran’a karşı operasyonlarda serbest hareket etmek ve kuzey cephesindeki baskıyı sınırlamak olabilir. Ancak Hizbullah’ın olası bir çatışmanın dışında kalmasının yalnızca talep edilerek güvence altına alınamayacağı da vurgulanıyor.
İç baskı ve olası çatışmaya katılım uyarısı
Lübnan cephesini çatışmanın dışında tutma girişimleri diplomatik temaslarla sınırlı kalmayabilir. Lübnan ordusuna yönelik baskılar, silahların devletin elinde toplanması, kaçakçılığın önlenmesi ve para hareketlerinin denetlenmesi talepleri Hizbullah’ın hareket alanını daraltma çabaları olarak değerlendiriliyor.
El-Ahbar, Daher el-Beydar’da durdurulan kamyonla ilgili güvenlik ve yargı sürecinin de orduyla Hizbullah’ı karşı karşıya getirebilecek adımlar için kullanılabileceğini yazdı.
Bir hükümet yetkilisi, ABD’den ve Batılı-Arap ülkelerinden Lübnan’a iletilen mesajların ortak noktasının, ülkeyi İsrail ile İran arasında çıkabilecek bir çatışmaya katılmaması konusunda uyarmak olduğunu söyledi. Yetkiliye göre Washington’dan Jozef Aun ve Nevvaf Selam’a iletilen mesajda, Hizbullah’ın savaşa katılması halinde İsrail’in “tüm kısıtlamaları aşan” geniş ve ağır bir karşılık vereceği belirtildi. Mesajı ABD’nin Beyrut Büyükelçisi Neda Muavved’in iletmiş olabileceği kaydedildi.
Toplantının gündemi de Lübnan’ın taleplerinden çok güvenlik düzenlemelerinin uygulanmasına odaklanıyor. ABD, iki ordu arasında doğrudan ve ortak koordinasyon mekanizmaları kurulmasını; silahların devletin elinde toplanması dosyasının ve “deneme bölgeleri” uygulamasının toplantıda ele alınmasını istiyor. Böylece tartışmanın, İsrail saldırılarının durdurulması talebinden Lübnan’ın yükümlülük üstleneceği uygulama düzenlemelerine kaydırılması hedefleniyor. (YDH)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Lübnan-İsrail toplantısının arka planı: İran savaşı ve Hizbullah’a baskı
ABD’de yapılması planlanan Lübnan-İsrail askerî toplantısının, İran’a karşı savaşın yeniden başlaması ihtimali karşısında Hizbullah’ı olası bir cepheden uzak tutma ve Lübnan’daki güvenlik düzenini yeniden şekillendirme hesabı taşıdığı değerlendiriliyor.
El-Ahbar, 20 Ekim’de ABD’nin Tampa kentinde yapılması planlanan Lübnan-İsrail askerî toplantısının, İran’a yönelik savaşın sürdüğü bölgesel koşullardan bağımsız olmadığını yazdı. Gazeteye göre toplantı, ertelenen bir görüşmenin yeniden yapılmasının ötesinde, ABD’nin Lübnan’daki güvenlik düzenini yeniden şekillendirme ve Hizbullah üzerindeki baskıyı artırma çabasının parçası.
Cumhurbaşkanı Jozef Aun, Lübnan’ın toplantıya askerî heyetle katılacağını ve İsrail’in tırmanışı durdurmasının gündeme getirileceğini açıkladı. ABD’nin toplantıya siyasi bir ismin de katılması önerisine yanıtı henüz netleşmedi. Washington, görüşmeyi iki ordu arasında doğrudan koordinasyon ve çerçeve anlaşmasının güvenlik-askerî mekanizmalarının ele alınacağı bir platform olarak görüyor; siyasi müzakere yürütülmesi beklenmiyor.
Toplantının İsrail seçimlerinden yaklaşık bir hafta önceye alınması dikkat çekiyor. İsrail tarafı daha önce görüşmeye karşı çıkmış, ABD’nin Beyrut Büyükelçisi Michael Issa da seçimlerden önce toplantıya gerek olmadığını söylemişti. Buna karşın İsrail’in tutumunda bir değişiklik görülmüyor. Başbakan Benyamin Netanyahu, Lübnan hükümetinin Hizbullah’ı silahsızlandırma kapasitesini sorguladı; Hizbullah silah bırakana kadar İsrail’in güvenlik kuşağında kalacağını ve nihai hedeflerinin Hizbullah’ı ortadan kaldırmak olduğunu söyledi.
Toplantının İran savaşıyla bağlantısı
El-Ahbar, mevcut bilgilerle toplantının bölgesel bir askerî planla doğrudan bağlantılı olduğu sonucuna varılamayacağını, ancak zamanlamanın Lübnan dosyasını aşan hesaplarla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Gazeteye konuşan kaynaklara göre ABD ve İsrail, İran’la çatışmanın yeniden başlaması halinde cephelerin aynı anda açılmasını önlemeye veya Hizbullah’ın savaşa katılma ihtimalini azaltmaya çalışabilir.
Bu yaklaşımın amacı Lübnan’ın istikrarını gözetmekten çok, İran’a karşı operasyonlarda serbest hareket etmek ve kuzey cephesindeki baskıyı sınırlamak olabilir. Ancak Hizbullah’ın olası bir çatışmanın dışında kalmasının yalnızca talep edilerek güvence altına alınamayacağı da vurgulanıyor.
İç baskı ve olası çatışmaya katılım uyarısı
Lübnan cephesini çatışmanın dışında tutma girişimleri diplomatik temaslarla sınırlı kalmayabilir. Lübnan ordusuna yönelik baskılar, silahların devletin elinde toplanması, kaçakçılığın önlenmesi ve para hareketlerinin denetlenmesi talepleri Hizbullah’ın hareket alanını daraltma çabaları olarak değerlendiriliyor.
El-Ahbar, Daher el-Beydar’da durdurulan kamyonla ilgili güvenlik ve yargı sürecinin de orduyla Hizbullah’ı karşı karşıya getirebilecek adımlar için kullanılabileceğini yazdı.
Bir hükümet yetkilisi, ABD’den ve Batılı-Arap ülkelerinden Lübnan’a iletilen mesajların ortak noktasının, ülkeyi İsrail ile İran arasında çıkabilecek bir çatışmaya katılmaması konusunda uyarmak olduğunu söyledi. Yetkiliye göre Washington’dan Jozef Aun ve Nevvaf Selam’a iletilen mesajda, Hizbullah’ın savaşa katılması halinde İsrail’in “tüm kısıtlamaları aşan” geniş ve ağır bir karşılık vereceği belirtildi. Mesajı ABD’nin Beyrut Büyükelçisi Neda Muavved’in iletmiş olabileceği kaydedildi.
Toplantının gündemi de Lübnan’ın taleplerinden çok güvenlik düzenlemelerinin uygulanmasına odaklanıyor. ABD, iki ordu arasında doğrudan ve ortak koordinasyon mekanizmaları kurulmasını; silahların devletin elinde toplanması dosyasının ve “deneme bölgeleri” uygulamasının toplantıda ele alınmasını istiyor. Böylece tartışmanın, İsrail saldırılarının durdurulması talebinden Lübnan’ın yükümlülük üstleneceği uygulama düzenlemelerine kaydırılması hedefleniyor. (YDH)
En Çok Okunan Haberler