Suriye, Mekke Savunma Paktı’na Katılmayı Değerlendiriyor
Suriye, Mekke Savunma Paktı’na Katılmayı Değerlendiriyor
Suriye Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın kurduğu Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na katılma ihtimalini değerlendirdiklerini açıkladı. Bakan Şeybani, 20 yıl sonra gerçekleştirdiği Pakistan ziyaretinde temaslarda bulundu.
Haber Giriş Tarihi: 23.08.2026 01:00
Haber Güncellenme Tarihi: 23.08.2026 01:06
Kaynak:
Haber Merkezi
https://haberdeger.com/
Suriye Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani, Şam yönetiminin Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında kurulan yeni savunma ittifakına katılma ihtimalini masaya yatırdığını ve konuyu çok yönlü olarak değerlendirdiğini açıkladı. Pakistan’ın başkenti İslamabad’a gerçekleştirdiği kritik ziyaret kapsamında değerlendirmelerde bulunan Bakan Şeybani, Şam’ın henüz kesin bir karar almadığını ancak imzacı ülkelerin bölgesel dengeler açısından hayati aktörler olduğunu vurguladı. Suriye yönetiminin bu adımı, bölgede değişen jeopolitik dengeler ve devam eden İsrail saldırıları karşısında yeni bir güvenlik şemsiyesi arayışı olarak yorumlanıyor.
İslamabad’da 20 Yıl Sonra Bir İlk
Bakan Şeybani’nin Pakistan temasları, yaklaşık yirmi yıl aradan sonra bir Suriye Dışişleri Bakanı tarafından bu ülkeye yapılan ilk resmi ziyaret olma niteliğini taşıyor. Ziyaret aynı zamanda, 2024 yılı sonunda Beşar Esad rejiminin devrilmesinin ardından tesis edilen yeni Suriye yönetiminin İslamabad ile üst düzeydeki ilk doğrudan diplomatik teması oldu.
İslamabad’daki görüşmeler son derece yoğun bir diplomasi trafiğine sahne oldu. Şeybani; Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı İshak Dar ile Genelkurmay Başkanı Mareşal Asım Münir ile bir araya geldi. Heyetler arası görüşmelerde savunma iş birliği, ikili ticaret hacminin artırılması, askeri eğitim protokolleri ve geniş kapsamlı bölgesel güvenlik meseleleri ayrıntılı şekilde ele alındı. Pakistanlı yetkililer, Suriye’nin istikrarının tüm bölge barışı için kilit önemde olduğunu vurgularken, Şam ile ilişkileri her alanda ilerletme kararlılığını dile getirdi.
Ortak Caydırıcılık
Suriye’nin dahil olmayı tartıştığı Mekke Ortak Savunma Anlaşması, 7 Ağustos tarihinde Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından Mekke’de imzalanmıştı.
İttifakın temel taşı, üye ülkelerden birine yapılacak silahlı bir saldırının tüm üyelere yapılmış sayılacağını öngören kolektif savunma maddesine dayanıyor. Bölgesel caydırıcılığı artırmayı ve askeri kapasiteyi birleştirmeyi hedefleyen pakt; askeri eğitim programları, ortak lojistik operasyonlar ve istihbarat paylaşımı alanlarında kapsamlı iş birliği maddeleri içeriyor. Anlaşmanın metninde genişleme mekanizmasına ve gelecekteki üye kabul süreçlerine dair tüm detaylar henüz kamuoyuyla paylaşılmamış olsa da paktın genişlemesi fikri şimdiden yankı uyandırmış durumda. Nitekim Şam yönetiminin yanı sıra Kahire’nin de bu güvenlik mimarisine ilgi duyduğu ve gelişmeleri yakından takip ettiği biliniyor.
İsrail Saldırıları ve Şam’ın Güvenlik Arayışı
Şam’ın Mekke Paktı’na yönelik ilgisi, Suriye sahasında tırmanan askeri gerilim ve devam eden İsrail hava harekâtlarının gölgesinde şekilleniyor. İsrail’in işgal altındaki Golan Tepeleri’ndeki kontrol alanını fiilen genişletmesi ve Suriye topraklarına yönelik aralıksız bombardımanları, Şam’ı güçlü bir kolektif savunma mekanizmasına yönelten temel etken olarak öne çıkıyor.
Şeybani’nin Pakistan ziyareti öncesinde İsrail, Halep yakınlarındaki Ebu Zuhur Hava Üssü’ne hava saldırısı düzenlemişti. Tel Aviv yönetimi bu saldırıyı, bahsi geçen askeri üsse Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarının konuşlanmasını engellemek amacıyla gerçekleştirdiğini iddia etmişti. İsrail Başbakanlık Ofisi, iki ülke arasında güvenlik konusunda bir statükonun var olduğunu öne sürerek Şam’ın İdlib bölgesindeki üssü Türk ordusuna açarak bu durumu ihlal etme eşiğine geldiğini savunmuştu.
Şam İddiaları Reddetti: Öncelik İsrail Saldırılarının Durdurulması
Suriye Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani, İsrail’in Ebu Zuhur Askeri Havaalanı’na ilişkin iddialarını kesin bir dille yalanladı. Üste Türkiye ile herhangi bir askeri konuşlanma koordinasyonunun bulunmadığını ve Türk askeri üssü kurulmasının söz konusu olmadığını belirten Şeybani, tesisin büyük ölçüde boş olduğunu ve yalnızca yeniden inşa çalışmalarının yürütüldüğünü açıkladı.
İslamabad’daki temasları sırasında basına konuşan Suriye Dışişleri Bakanı, İsrail’i yayılmacı emeller gütmekle ve işgal altındaki Golan Tepeleri’ni düzenleyen 1974 Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması’nı açıkça çiğnemekle suçladı. İsrail ile stratejik bir güvenlik düzenlemesi veya ateşkes uzlaşısı konuşmanın mevcut şartlarda tamamen yersiz olduğunu ifade eden Şeybani, sahadaki saldırılar aralıksız sürerken böyle bir diyaloğun başlayamayacağını, Şam’ın öncelikli hedefinin bu askeri operasyonları ve egemenlik ihlallerini derhal durdurmak olduğunu kaydetti.
Şam’ın Mekke Savunma Paktı’na katılım sürecini resmileştirmesi halinde, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’dan oluşan üçlü güvenlik hattı doğrudan Akdeniz ve Levant havzasına uzanacak. Bu gelişmenin, Ortadoğu’daki askeri dengeleri kökten değiştirebileceği ve İsrail’in bölgedeki tek taraflı operasyonel hareket alanını ciddi biçimde sınırlandırabileceği değerlendiriliyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Suriye, Mekke Savunma Paktı’na Katılmayı Değerlendiriyor
Suriye Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın kurduğu Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na katılma ihtimalini değerlendirdiklerini açıkladı. Bakan Şeybani, 20 yıl sonra gerçekleştirdiği Pakistan ziyaretinde temaslarda bulundu.
Suriye Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani, Şam yönetiminin Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında kurulan yeni savunma ittifakına katılma ihtimalini masaya yatırdığını ve konuyu çok yönlü olarak değerlendirdiğini açıkladı. Pakistan’ın başkenti İslamabad’a gerçekleştirdiği kritik ziyaret kapsamında değerlendirmelerde bulunan Bakan Şeybani, Şam’ın henüz kesin bir karar almadığını ancak imzacı ülkelerin bölgesel dengeler açısından hayati aktörler olduğunu vurguladı. Suriye yönetiminin bu adımı, bölgede değişen jeopolitik dengeler ve devam eden İsrail saldırıları karşısında yeni bir güvenlik şemsiyesi arayışı olarak yorumlanıyor.
İslamabad’da 20 Yıl Sonra Bir İlk
Bakan Şeybani’nin Pakistan temasları, yaklaşık yirmi yıl aradan sonra bir Suriye Dışişleri Bakanı tarafından bu ülkeye yapılan ilk resmi ziyaret olma niteliğini taşıyor. Ziyaret aynı zamanda, 2024 yılı sonunda Beşar Esad rejiminin devrilmesinin ardından tesis edilen yeni Suriye yönetiminin İslamabad ile üst düzeydeki ilk doğrudan diplomatik teması oldu.
İslamabad’daki görüşmeler son derece yoğun bir diplomasi trafiğine sahne oldu. Şeybani; Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı İshak Dar ile Genelkurmay Başkanı Mareşal Asım Münir ile bir araya geldi. Heyetler arası görüşmelerde savunma iş birliği, ikili ticaret hacminin artırılması, askeri eğitim protokolleri ve geniş kapsamlı bölgesel güvenlik meseleleri ayrıntılı şekilde ele alındı. Pakistanlı yetkililer, Suriye’nin istikrarının tüm bölge barışı için kilit önemde olduğunu vurgularken, Şam ile ilişkileri her alanda ilerletme kararlılığını dile getirdi.
Ortak Caydırıcılık
Suriye’nin dahil olmayı tartıştığı Mekke Ortak Savunma Anlaşması, 7 Ağustos tarihinde Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından Mekke’de imzalanmıştı.
İttifakın temel taşı, üye ülkelerden birine yapılacak silahlı bir saldırının tüm üyelere yapılmış sayılacağını öngören kolektif savunma maddesine dayanıyor. Bölgesel caydırıcılığı artırmayı ve askeri kapasiteyi birleştirmeyi hedefleyen pakt; askeri eğitim programları, ortak lojistik operasyonlar ve istihbarat paylaşımı alanlarında kapsamlı iş birliği maddeleri içeriyor. Anlaşmanın metninde genişleme mekanizmasına ve gelecekteki üye kabul süreçlerine dair tüm detaylar henüz kamuoyuyla paylaşılmamış olsa da paktın genişlemesi fikri şimdiden yankı uyandırmış durumda. Nitekim Şam yönetiminin yanı sıra Kahire’nin de bu güvenlik mimarisine ilgi duyduğu ve gelişmeleri yakından takip ettiği biliniyor.
İsrail Saldırıları ve Şam’ın Güvenlik Arayışı
Şam’ın Mekke Paktı’na yönelik ilgisi, Suriye sahasında tırmanan askeri gerilim ve devam eden İsrail hava harekâtlarının gölgesinde şekilleniyor. İsrail’in işgal altındaki Golan Tepeleri’ndeki kontrol alanını fiilen genişletmesi ve Suriye topraklarına yönelik aralıksız bombardımanları, Şam’ı güçlü bir kolektif savunma mekanizmasına yönelten temel etken olarak öne çıkıyor.
Şeybani’nin Pakistan ziyareti öncesinde İsrail, Halep yakınlarındaki Ebu Zuhur Hava Üssü’ne hava saldırısı düzenlemişti. Tel Aviv yönetimi bu saldırıyı, bahsi geçen askeri üsse Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarının konuşlanmasını engellemek amacıyla gerçekleştirdiğini iddia etmişti. İsrail Başbakanlık Ofisi, iki ülke arasında güvenlik konusunda bir statükonun var olduğunu öne sürerek Şam’ın İdlib bölgesindeki üssü Türk ordusuna açarak bu durumu ihlal etme eşiğine geldiğini savunmuştu.
Şam İddiaları Reddetti: Öncelik İsrail Saldırılarının Durdurulması
Suriye Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani, İsrail’in Ebu Zuhur Askeri Havaalanı’na ilişkin iddialarını kesin bir dille yalanladı. Üste Türkiye ile herhangi bir askeri konuşlanma koordinasyonunun bulunmadığını ve Türk askeri üssü kurulmasının söz konusu olmadığını belirten Şeybani, tesisin büyük ölçüde boş olduğunu ve yalnızca yeniden inşa çalışmalarının yürütüldüğünü açıkladı.
İslamabad’daki temasları sırasında basına konuşan Suriye Dışişleri Bakanı, İsrail’i yayılmacı emeller gütmekle ve işgal altındaki Golan Tepeleri’ni düzenleyen 1974 Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması’nı açıkça çiğnemekle suçladı. İsrail ile stratejik bir güvenlik düzenlemesi veya ateşkes uzlaşısı konuşmanın mevcut şartlarda tamamen yersiz olduğunu ifade eden Şeybani, sahadaki saldırılar aralıksız sürerken böyle bir diyaloğun başlayamayacağını, Şam’ın öncelikli hedefinin bu askeri operasyonları ve egemenlik ihlallerini derhal durdurmak olduğunu kaydetti.
Şam’ın Mekke Savunma Paktı’na katılım sürecini resmileştirmesi halinde, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’dan oluşan üçlü güvenlik hattı doğrudan Akdeniz ve Levant havzasına uzanacak. Bu gelişmenin, Ortadoğu’daki askeri dengeleri kökten değiştirebileceği ve İsrail’in bölgedeki tek taraflı operasyonel hareket alanını ciddi biçimde sınırlandırabileceği değerlendiriliyor.
En Çok Okunan Haberler