SON DAKİKA

Mütevazılık ve Kibir

Yazının Giriş Tarihi: 18.01.2026 11:40
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.01.2026 12:08

Mütevazı olmak artık çok kolay bir şey değil. Çünkü sadece insanlarla değil, eşyalarla da kendimizi anlatmaya çalışıyoruz. Sahip olduklarımızın bizi tanımladığı bir çağdayız. Günümüzde mütevazı olmak ifadesi aklıma direkt olarak minimalizm felsefesini getiriyor. Çünkü bu felsefede, eşyalarda olduğu gibi karakteristik özelliklerde de gösterişsiz bir durum söz konusu. İhtiyaçtan fazlasının gösterişe girdiğini düşünüyorum -ki elbette ben de ihtiyaç fazlası çok şeye sahibim..- bu metinde çokça yararlanacağım Fumio Sasaki’nin Sadeleş Rahatla adlı kitabında Sasaki şöyle diyor: "Kız arkadaşımla havalı bir biçimde film izleyebilirdim, deri ikili koltuğum olsaydı. (Filmi izlerken kolumu omzuna atabilirdim.) Yerden tavana kadar uzanan kitaplıklarım olursa herhalde çok zeki biri gibi görünebilirdim. Şahane bir çatı katı dairem olsaydı, arkadaşlarıma parti verebilirdim. Dergilerde resimlerini gördüğüm bütün evlerde bunlar vardı ve bendeyse hiçbiri yoktu. Bunlara bir sahip olsaydım, insanlar beni fark edecekti." Günümüzde mütevazı olabilmek ile aramıza giren bir sürü tetikleyici var. Sürekli bir gösteriş ile kendimizi kanıtlama çabası içerisindeyiz. Sahip olduklarımızın toplamını bizim değerimiz sanıyoruz.

Sasaki bize ve kendine şu soruyu soruyor: "İhtiyacımız olmadığı halde neden bu kadar çok şeye sahibiz? Amaç ne?" ve ardından ekliyor "Bence cevap çok net: Biz kendi kıymetimizi, kendi değerimizi diğerlerine aktarmaya çalışıyoruz. Sahip olduğumuz nesnelerden faydalanarak insanlara ne kadar değerli olduğumuzu anlatıyoruz." Bu nesnelere sahip olmanın bir diğer getirisi ise elbette ki kibir oluyor. ‘Ben önemliyim’ mesajını bu nesnelerle iletmeye çalışıyoruz. Psikoloji biliminde kibrin çoğu zaman sağlam bir benlikten değil, tam tersine kırılgan bir özdeğer duygusundan doğduğu söylenir. İnsan kendini içten içe yeterli hissetmediğinde, bunu dışarıdan telafi etmeye çalışır. Kibir kendini kıyaslama eylemini yaratır. Ve insan kendini kıyaslama ‘hastalığına’ bir kez yakalandı mı ne kadar iyi olursa olsun ‘dahasını’ bulacaktır.

Kişiliğimizi inşa etme yolunda kibir çok büyük bir engeldir. Kibir duygusunu barındırmaya devam ettiğimiz sürece başkalarının ne düşündüğü her zaman en önemlisi olacaktır, bu da kendimizi tanıyabilme yolundaki en büyük yokuşlardan biridir, çünkü başkalarının ne düşündüğünü önemsemeyen birisi kendisini herkesten üstün tutma gayretinde olmayacaktır. Her ne kadar etraflıca düşününce amacına hizmet etmiyor gibi hissetsem de (zira tanrıdan sonraki en büyük güç bir kişiye atfediliyor..) kibir konusunda eskiler şöyle bir söz söyler: "Mağrur olma padişahım senden büyük Allah var!"

Mütevazılığın anlayış ve hoşgörüyü de beraberinde getirdiğini düşünüyorum ve bu konuya da Stoa felsefesi ve Stoacı İmparator Marcus Aurelius anlayışıyla değineceğim. Stoacı bakış açısında hoşgörünün büyük bir önemi vardır. Hoşgörü öğretisi kötü bir etkileşimde bulunduğumuzu düşündüğümüz insanlara sinirlenmemeyi öğütler. Çünkü o insanın başından neler geçtiğini, hayatının görmediğimiz kısmında neler yaşamış olabileceğini bilemeyiz. Karşımızdaki insanın davranışlarını kontrol edemeyiz ama o davranışlara nasıl tepki verebileceğimizi kontrol edebiliriz. Kıymetli olan sorunlar karşısında hiddet yerine hoşgörü ve alçakgönüllülüğü tercih edebilmektir. Kötülüğe kötülükle cevap vermek, kısasa kısas yapmak problemleri ortadan kaldırmayacağı gibi yeni problemlerin doğmasına sebep olur. Aurelius Kendime Düşünceler’inde şöyle der: "İntikam almanın en iyi yolu intikam alınacak kişiye benzememektir." Bu söz bugün trafikte, sosyal medyada ya da en basit tartışmalarda bile hâlâ geçerli. Kötülüğe kötülükle karşılık vermek problemleri çözmez, sadece yenilerini ekler. Belki de mütevazılık, kendimizi küçültmek değil; olduğumuz yeri doğru bilmekle ilgilidir. Kibirle büyümek yerine, farkındalıkla derinleşmek. Sahip olduklarımızdan çok, nasıl bir insan olduğumuza bakabilmek.

Ve belki asıl mesele şu soruda gizlidir: Başkasının gözünde değerli görünmek, insanın kendine yetmesi için yeterli mi?

Metnimi oluştururken zihnimin bir köşesinden ses tellerimle maddi dünyaya kavuşan Güncel Gürsel Artıkay'dan Kibir şarkısı da değerli okurlara armağanımdır.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.