Hepimizin yakından şahit olduğu üzere, son zamanlarda haber manşetlerini meşgul eden ve ardı arkası kesilmeyen uyuşturucu soruşturmaları gündemimizin merkezinde yer alıyor. Basına yansıyan ve Türkiye’nin de gündemine oturan bu soruşturmaların başrolünde ünlü isimlerin yer alması ise magazinsel bir skandaldan çok, toplumsal çürümenin önemli bir işareti olarak ele alınmalı.
Bu soruşturmalarda adı geçenlerin sayısı bir hayli fazla ve her geçen gün listeye yeni isimler ekleniyor. Ancak burada sorulması gereken asıl soru “kimler” değil, “neden” olmalıdır.
Elbette bu soruya verilebilecek birçok yanıt mevcut. Ancak en olası nedenlere değinecek olursak, madde kullanımının günümüzde birçok birey arasında normalleştirilmiş ve yaygın bir “eğlence” aracı haline gelmiş olmasından söz edebiliriz. Bir diğer açıdan bakıldığında ise bu tablo, toplumun ünlülere yüklediği kusursuz olma beklentisinin yarattığı baskının bir sonucu olarak da değerlendirilebilir.
Bugün geldiğimiz noktada, ekranlarda görmekten keyif aldığımız ve zamanla bizler için idolleşen bir ismin böyle bir soruşturmada karşımıza çıkması an meselesi gibi duruyor. Tüm bu gelişmeler ise toplum olarak bizi farkında olmadan bir normalleşme sürecine sürüklüyor. Ancak unutmamak gerekir ki madde kullanımının yaygınlaşması ve severek takip ettiğimiz ünlüler arasında normalleştirilmesi, onun taşıdığı tehlikeyi azaltmıyor.
Bu noktada asıl mesele, bu konunun gündemde ne kadar süreyle kalacağı ve ardından ne gibi yaptırımların uygulanacağıdır. Uyuşturucu meselesi, yalnızca bireysel hatalar ya da skandallar üzerinden ele alınamayacak kadar ciddi ve hassas bir konudur. Kalıcı bir çözüm için, bireylere değil sorunun kendisine odaklanmalıyız.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Hazal Bilgen
Ünlüler Gündemi ve Uyuşturucu Gerçeği
Hepimizin yakından şahit olduğu üzere, son zamanlarda haber manşetlerini meşgul eden ve ardı arkası kesilmeyen uyuşturucu soruşturmaları gündemimizin merkezinde yer alıyor. Basına yansıyan ve Türkiye’nin de gündemine oturan bu soruşturmaların başrolünde ünlü isimlerin yer alması ise magazinsel bir skandaldan çok, toplumsal çürümenin önemli bir işareti olarak ele alınmalı.
Bu soruşturmalarda adı geçenlerin sayısı bir hayli fazla ve her geçen gün listeye yeni isimler ekleniyor. Ancak burada sorulması gereken asıl soru “kimler” değil, “neden” olmalıdır.
Elbette bu soruya verilebilecek birçok yanıt mevcut. Ancak en olası nedenlere değinecek olursak, madde kullanımının günümüzde birçok birey arasında normalleştirilmiş ve yaygın bir “eğlence” aracı haline gelmiş olmasından söz edebiliriz. Bir diğer açıdan bakıldığında ise bu tablo, toplumun ünlülere yüklediği kusursuz olma beklentisinin yarattığı baskının bir sonucu olarak da değerlendirilebilir.
Bugün geldiğimiz noktada, ekranlarda görmekten keyif aldığımız ve zamanla bizler için idolleşen bir ismin böyle bir soruşturmada karşımıza çıkması an meselesi gibi duruyor. Tüm bu gelişmeler ise toplum olarak bizi farkında olmadan bir normalleşme sürecine sürüklüyor. Ancak unutmamak gerekir ki madde kullanımının yaygınlaşması ve severek takip ettiğimiz ünlüler arasında normalleştirilmesi, onun taşıdığı tehlikeyi azaltmıyor.
Bu noktada asıl mesele, bu konunun gündemde ne kadar süreyle kalacağı ve ardından ne gibi yaptırımların uygulanacağıdır. Uyuşturucu meselesi, yalnızca bireysel hatalar ya da skandallar üzerinden ele alınamayacak kadar ciddi ve hassas bir konudur. Kalıcı bir çözüm için, bireylere değil sorunun kendisine odaklanmalıyız.