SON DAKİKA

Kürd ve Türk Milliyetçiliği; Örtüşen ve Ayrışan Yönleri

Yazının Giriş Tarihi: 01.02.2026 10:18
Yazının Güncellenme Tarihi: 01.02.2026 10:19

Türk milliyetçiliği 1908'den itibaren askeri darbe ile iktidar oldu ve Osmanlı halkını felakete sürükledi, ülkeyi böldü, soykırımlara imza attı.
1918'de Osmanlı ve iktidardaki İttihatçılar da yenildi, Kemalizm o günden itibaren kuluçkaya yattı.

Neo İttihatçılar yani Kemalistler, Müslüman çoğunluk ile Kürdleri hayal kırıklığına uğrattı.
Bu iki kesim kendi evinde Kemalizme esir düştü, Türkçülük tahakküm aracı olarak kullanıldı, aydınlatmacı düşünce ile topluma müdahale edildi, acılar yaşandı.

AKP iktidarı ile beraber Kemalizm; Türkçülük ve İslamcılığı da bünyesine alarak güçlendi, yeniden doğdu diyebiliriz.
Müslüman çoğunluğun saf değiştirmesiyle Kürdler en zayıf dönemlerini yaşamaya başladı.
Buna Kurdî taraf adına siyaset yapanların yetersizliği de eklenince durum daha da vahim bir hal aldı.

Türk ve Kürd milliyetçiliği bir kaç yönden farklıdır, başlıca farklılıklar şunlardır:

Türk milliyetçiliği inkârcıdır, 100 yıldır Türkiye'de Kürd olmadığı tezi resmî devlet politikasıdır.

Kürdler kimseyi inkâr etmemiştir, bu da ezilen ve ezen milliyetçiliğinin farkı olabilir.

Saîd'i Kurdî hazretleri milliyetçiliği müspet/faydalı ve menfi/zararlı (ırkçılık ve faşizm gibi) olarak ikiye ayırır.

Âlimler de milliyetçiliğin 20'den fazla çeşidini izah edip, sadece bir iki tanesini zararlı ve haram görmüşlerdir ki ırkçılık ve faşizm en fazla bilinenleri.

Kişi ailesini, akrabasını, memleketini, kavmini sevebilir ve bundan dolayı kinanamaz.
Bunlar fıtri şeyler ve milliyetçiliğin de zeminini oluşturur.
Belli bir toprak parçası üzerinde, ortak ideal ve meşru menfaatler etrafında bir araya gelmenin en makul yolları bir iki tanedir.

Özgür ve refah içindeki toplumlarda bu görevi devlet hukuka riayet ederek yerine getirir, vatandaş da normal zamanda vergi ile mali, savaş durumunda mali ve bedeni olarak görevini yapar, buna yurtseverlik de deniliyor.
Kürdler bu imkandan yoksun olduğundan...

Kürtler özgür ve dünyaya egemen sistem (BM) tarafından (devlet olarak) kabul görmedikleri için müspet milliyetçi olmak zorundadırlar.
Buradaki ölçü İyilik (özgürlük ve adalet) için yardımlaşma ve diğer insanları ve haklarını inkâr etmemektir.

Güney Kürdistan ile Türkiye'nin bu konuda kıyaslanması önemlidir.

Güney Kürdistan'da tek dil yok, tüm toplulukların dili eğitim dilidir.
Kimsenin varlığı inkâr edilmediği gibi, bu nedenle baskı da görmüyor.
Türkiye'de Türkçe dışında resmî ve eğitim dili yoktur (İngilizce hariç)

Türkiye Bayrak ve Ordu Türk'e ait kabul edilir (Türk Bayrağı ve Türk Ordusu), Güney Kürdistan'da ise Kürdistan Bayrağı, Kürdistan Ordusu (Peşmerge) kavramı vardır.
Kurumlar da ilginç; Türk (iye) Tabipler Birliği vs
Türkiye Barolar Birliği vs ise aykırı olarak duruyor.

Egemen ve devlet destekli Türkçülük ile Türklük, Kürdlerin özgürlüğü için uygun bir vasıta olan ve tüm farklı sesleri, renkleri ihata eden Kürdistan milliyetçiliği aynı şey değildir.
Türklük, başkasını yutarak (asimilasyon) büyürken, Kürdlük kimseyi yutmuyor.

Diyebiliriz ki şu anda KDP'ler ve müttefiki partiler dışında modern anlamda Kürdistan milliyetçisi partiler yoktur.
DEM, HÜDA-PAR vd ideolojik partilerdir ve ideolojileri Kürdistan'dan da önce gelir.

Müspet Milliyetçi Kürdler ise Rojava ve Güney Kürdistan'ı PKK ve KDP'den bağışık olarak savunuyor, milleti ve toprağı esas alıyor.
Aynı zamanda Kürtlerin hataları varsa, onu da kabul etmek müspet milliyetçiliğin gereğidir.
Katkı olursa sevinirim.
Allah'a emanet olunuz.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.