Bazen bir kitaptan bahsetmeye niyetlenirsiniz ama laf döner dolaşır, o kitabın arkasındaki ruha, o ruhu taşıyan insana gelir dayanır. Hüseyin Dedekargınoğlu’nun yeni eseri “Kemlik Bizden Kerem Sizden Hâl Erenler Hâlidir” elime ulaştığında da aynen böyle oldu. Amacım sıradan bir kitap tanıtımı yazmaktı aslında. Fakat söz konusu kişi hem Alevi-Bektaşi dünyasının hürmet ettiği bir mürşit hem de benim hayatımda, kalemimde izleri olan bir insan olunca, bir kaç kifayetsiz kelam etmeden geçemedim.
Hüseyin Dede’yi Alevi-Bektaşi kamuoyunda bilmeyen, tanımayan pek azdır. O, kökleri on üçüncü yüzyıla, Anadolu’nun ulu erenlerinden Dede Garkın’a dayanan bir ocakzade. Malatya Yazıhan’ın Dedekargın köyünden süzülüp gelen o kadim birikimin, mürşitlik makamındaki günümüz temsilcisi. Ancak Hüseyin Dede’yi sadece klasik bir inanç önderi olarak tanımlamak ona da, onun o engin birikimine de haksızlık olur.
Sizlere onu yalnızca dedelik yönüyle anlatmayacağım. Çünkü o, geleneğin kültürel kodlarını akademi dünyasına taşıyan, eli kalem tutan o müstesna değerlerimizden.
İtiraf edeyim; ocaklara, yola dair yazdıklarımı, henüz hamken tutar Hüseyin Dede’ye gönderirim. “Dedem, bir göz at hele, nasıl olmuş?” derim. Sağ olsun alır o metni, tabiri caizse hallaç pamuğu gibi atar! Detaycıdır, tavizsizdir. "Yazılan şey belgedir, yarınlara kalacaktır, yanlış aktaramazsın" der. Yeri gelir tatlı sert bir öğretmen gibi azarlar, yeri gelir en doğrusuna ulaşana kadar o metnin peşini bırakmaz. Küçük bir alıntı metni sonuna kadar sorgular: “sen bu bilgiyi nerden aldın” der ve kaynağını mutlaka öğrenir. Bir akademisyen titizliğiyle iğdiş eder yazdıklarınızı. Ama günün sonunda elinizde ışıl ışıl, sapasağlam bir metin kalır.
Onun konuşmalarında, yazılarında içi boş hamasetten tek bir kırıntı bulamazsınız. Boş konuşmaz; ne söylerse mutlaka belgesine, ilmi verisine, tarihsel hakikatine dayandırır. Tam bir tarihçi titizliğiyle çalışır. İşte bu yüzden üniversitelerin, araştırma merkezlerinin, bakanlıkların sempozyumlarında, panellerinde her zaman onur konuğudur. Ya o derin birikimiyle bir bildiri sunar ya da o bilge kelamıyla açılış konuşmasını yapar.
Sözlü kültürü kalbinde yaşatırken, yazın dünyasına da kıymetli miraslar bırakır. Daha önce kaleme aldığı “Dede Gargın Süreğinde Cem” ve “Âşıkların Dilinde Dede Garkın” kitaplarının yanına, şimdi de bu harika eseri ekledi. Rıza Yıldırım’ın önsözünü yazdığı ve Hüseyin Dede’nin kendi gerekçeleriyle giriş yaptığı “Kemlik Bizden Kerem Sizden Hâl Erenler Hâlidir” on yedi bölümden oluşuyor. Çeşitli platformlarda çıkan yazıları "tekrara düşmesin" diye adeta bir elekten geçirip sunmuş bizlere. Yolun ve erkânın inceliklerini, Dede Garkın ve Hacı Bektaş ocaklarının Alevilikteki o merkezi yerini akademik bir disiplin ve inançsal bir samimiyetle harmanlamış. Aleviliği anlamak isteyen herkes için tam bir başucu kaynağı.
Fakat Hüseyin Dede’nin beni en çok etkileyen yönü tüm bunların da ötesinde: O, tam bir zarafet ve denge insanıdır.
Aleviliğin kamusal alandaki temsilini öyle bir zarafetle yapar ki, onu takım elbisesiz, kravatsız gören pek yoktur. Farklı inançlar, mezhepler ve kesimler arasında hep bir gönül köprüsü kurar. Siyasetçiler günlük çıkar hesaplarının, oy kaygılarının peşinde koşarken; o, tüm siyasi partilere eşit mesafede duran vakur duruşunu asla bozmaz. Meseleyi günlük siyasetin çok üstünde, toplumsal mutabakat ve kültürel hakikat düzleminde ele alır. Adı hiçbir siyasi ikballe anılmaz ama rüştünü ve liyakatini ispatladığı için en üst makamlarda, diplomatik zeminlerde Alevi toplumunu kemal-i hürmetle temsil eder.
Nitekim Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın onun için özel bir vefa programı düzenlemesi ve hayatını belgeselleştirmesi, bu emeğin ve duruşun ne kadar kıymetli bir karşılık bulduğunun göstergesidir.
Sözün özü; Hüseyin Dedekargınoğlu, sözlü geleneğin nefesini akademinin ışığıyla buluşturan, toprağımızın yetiştirdiği can bir bilgedir. Kaleme aldığı bu yeni eser de sadece bir araştırma kitabı değil; tarihsel derinliği, kültürel katmanları ve toplumsal yansımalarıyla bizi kendi özümüze çıkaran bir yolculuktur.
Emeğine, kalemine, yürütmüş olduğu yola sağlık Hüseyin Dede... Hakk, hizmetini kabul eylesin.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Soner Erdoğan
Kemlik Bizden Kerem Sizden: Hâl Erenler Hâlidir
Bazen bir kitaptan bahsetmeye niyetlenirsiniz ama laf döner dolaşır, o kitabın arkasındaki ruha, o ruhu taşıyan insana gelir dayanır. Hüseyin Dedekargınoğlu’nun yeni eseri “Kemlik Bizden Kerem Sizden Hâl Erenler Hâlidir” elime ulaştığında da aynen böyle oldu. Amacım sıradan bir kitap tanıtımı yazmaktı aslında. Fakat söz konusu kişi hem Alevi-Bektaşi dünyasının hürmet ettiği bir mürşit hem de benim hayatımda, kalemimde izleri olan bir insan olunca, bir kaç kifayetsiz kelam etmeden geçemedim.
Hüseyin Dede’yi Alevi-Bektaşi kamuoyunda bilmeyen, tanımayan pek azdır. O, kökleri on üçüncü yüzyıla, Anadolu’nun ulu erenlerinden Dede Garkın’a dayanan bir ocakzade. Malatya Yazıhan’ın Dedekargın köyünden süzülüp gelen o kadim birikimin, mürşitlik makamındaki günümüz temsilcisi. Ancak Hüseyin Dede’yi sadece klasik bir inanç önderi olarak tanımlamak ona da, onun o engin birikimine de haksızlık olur.
Sizlere onu yalnızca dedelik yönüyle anlatmayacağım. Çünkü o, geleneğin kültürel kodlarını akademi dünyasına taşıyan, eli kalem tutan o müstesna değerlerimizden.
İtiraf edeyim; ocaklara, yola dair yazdıklarımı, henüz hamken tutar Hüseyin Dede’ye gönderirim. “Dedem, bir göz at hele, nasıl olmuş?” derim. Sağ olsun alır o metni, tabiri caizse hallaç pamuğu gibi atar! Detaycıdır, tavizsizdir. "Yazılan şey belgedir, yarınlara kalacaktır, yanlış aktaramazsın" der. Yeri gelir tatlı sert bir öğretmen gibi azarlar, yeri gelir en doğrusuna ulaşana kadar o metnin peşini bırakmaz. Küçük bir alıntı metni sonuna kadar sorgular: “sen bu bilgiyi nerden aldın” der ve kaynağını mutlaka öğrenir. Bir akademisyen titizliğiyle iğdiş eder yazdıklarınızı. Ama günün sonunda elinizde ışıl ışıl, sapasağlam bir metin kalır.
Onun konuşmalarında, yazılarında içi boş hamasetten tek bir kırıntı bulamazsınız. Boş konuşmaz; ne söylerse mutlaka belgesine, ilmi verisine, tarihsel hakikatine dayandırır. Tam bir tarihçi titizliğiyle çalışır. İşte bu yüzden üniversitelerin, araştırma merkezlerinin, bakanlıkların sempozyumlarında, panellerinde her zaman onur konuğudur. Ya o derin birikimiyle bir bildiri sunar ya da o bilge kelamıyla açılış konuşmasını yapar.
Sözlü kültürü kalbinde yaşatırken, yazın dünyasına da kıymetli miraslar bırakır. Daha önce kaleme aldığı “Dede Gargın Süreğinde Cem” ve “Âşıkların Dilinde Dede Garkın” kitaplarının yanına, şimdi de bu harika eseri ekledi. Rıza Yıldırım’ın önsözünü yazdığı ve Hüseyin Dede’nin kendi gerekçeleriyle giriş yaptığı “Kemlik Bizden Kerem Sizden Hâl Erenler Hâlidir” on yedi bölümden oluşuyor. Çeşitli platformlarda çıkan yazıları "tekrara düşmesin" diye adeta bir elekten geçirip sunmuş bizlere. Yolun ve erkânın inceliklerini, Dede Garkın ve Hacı Bektaş ocaklarının Alevilikteki o merkezi yerini akademik bir disiplin ve inançsal bir samimiyetle harmanlamış. Aleviliği anlamak isteyen herkes için tam bir başucu kaynağı.
Fakat Hüseyin Dede’nin beni en çok etkileyen yönü tüm bunların da ötesinde: O, tam bir zarafet ve denge insanıdır.
Aleviliğin kamusal alandaki temsilini öyle bir zarafetle yapar ki, onu takım elbisesiz, kravatsız gören pek yoktur. Farklı inançlar, mezhepler ve kesimler arasında hep bir gönül köprüsü kurar. Siyasetçiler günlük çıkar hesaplarının, oy kaygılarının peşinde koşarken; o, tüm siyasi partilere eşit mesafede duran vakur duruşunu asla bozmaz. Meseleyi günlük siyasetin çok üstünde, toplumsal mutabakat ve kültürel hakikat düzleminde ele alır. Adı hiçbir siyasi ikballe anılmaz ama rüştünü ve liyakatini ispatladığı için en üst makamlarda, diplomatik zeminlerde Alevi toplumunu kemal-i hürmetle temsil eder.
Nitekim Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın onun için özel bir vefa programı düzenlemesi ve hayatını belgeselleştirmesi, bu emeğin ve duruşun ne kadar kıymetli bir karşılık bulduğunun göstergesidir.
Sözün özü; Hüseyin Dedekargınoğlu, sözlü geleneğin nefesini akademinin ışığıyla buluşturan, toprağımızın yetiştirdiği can bir bilgedir. Kaleme aldığı bu yeni eser de sadece bir araştırma kitabı değil; tarihsel derinliği, kültürel katmanları ve toplumsal yansımalarıyla bizi kendi özümüze çıkaran bir yolculuktur.
Emeğine, kalemine, yürütmüş olduğu yola sağlık Hüseyin Dede... Hakk, hizmetini kabul eylesin.
Künye:
Kitap: Kemlik Bizden Kerem Sizden: Hâl Erenler Hâlidir
Yazar: Hüseyin DEDEKARGINOĞLU
Yayınevi: Altınordu Yayınları