Hz. Hüseyin, İslâm Peygamberi olan Hz. Muhammed’in, “cennet gençlerinin efendisi” ifadesiyle müjdelediği torunudur. Peygamber soyunun varisi olan Hz. Hüseyin, Kufe’ye gitmek için yola çıktı. Kufe, Hz. Ali’nin halifeliği döneminde İslâm’ın başkentiydi. Ancak Kufe halkı Hz. Ali’yi yalnız bırakmıştı.
İmam Hüseyin de bu şehre doğru ilerlerken uyarılmıştı. Çünkü atası yalnız bırakıldığı gibi kendisinin de yalnız bırakılacağı düşüncesi hakimdi. Hatta Ehl-i Beyt şairlerinden olan Ferezdak, Kufeliler için, “Dilleri seninle ama kılıçları sana karşı” ifadesini kullanmıştı.
İmamlık vazifesiyle müjdelenmiş ve Hak katında değerli olan Hz. Hüseyin, elbette bu husustan haberdardı. Bugün yapmış olduğu kıyam, bazı çevreler tarafından siyasi olarak düşünülse de O’nun tek bir amacı vardı: Dedesi Muhammed’in dinini tekrardan ayağa kaldırmakla birlikte İslâm’ın mazlumun yanında duruşunu, adaleti ve birliği sağlayan duyguları tekrardan inşa etmekti.
Bugün bizler Hz. Hüseyin’in mesajından ne anlamalıyız peki? Şunu kendimize sorabiliriz: “Bugün hakikati savunmak için kendi canımızdan vazgeçebiliyor muyuz?”
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Songül Kayar
Hz. Hüseyin’in Hakikat Yolculuğu
Hz. Hüseyin, İslâm Peygamberi olan Hz. Muhammed’in, “cennet gençlerinin efendisi” ifadesiyle müjdelediği torunudur. Peygamber soyunun varisi olan Hz. Hüseyin, Kufe’ye gitmek için yola çıktı. Kufe, Hz. Ali’nin halifeliği döneminde İslâm’ın başkentiydi. Ancak Kufe halkı Hz. Ali’yi yalnız bırakmıştı.
İmam Hüseyin de bu şehre doğru ilerlerken uyarılmıştı. Çünkü atası yalnız bırakıldığı gibi kendisinin de yalnız bırakılacağı düşüncesi hakimdi. Hatta Ehl-i Beyt şairlerinden olan Ferezdak, Kufeliler için, “Dilleri seninle ama kılıçları sana karşı” ifadesini kullanmıştı.
İmamlık vazifesiyle müjdelenmiş ve Hak katında değerli olan Hz. Hüseyin, elbette bu husustan haberdardı. Bugün yapmış olduğu kıyam, bazı çevreler tarafından siyasi olarak düşünülse de O’nun tek bir amacı vardı: Dedesi Muhammed’in dinini tekrardan ayağa kaldırmakla birlikte İslâm’ın mazlumun yanında duruşunu, adaleti ve birliği sağlayan duyguları tekrardan inşa etmekti.
Bugün bizler Hz. Hüseyin’in mesajından ne anlamalıyız peki? Şunu kendimize sorabiliriz: “Bugün hakikati savunmak için kendi canımızdan vazgeçebiliyor muyuz?”