Dünyanın bu en zorlu liginde atılmadık gol, kırılmadık rekor bırakmamıştı.
Neredeyse tüm Liverpool taraftarını camiye götürecekti.
Ama orada -ve Şampiyonlar Ligi’nde- artık ona yer yoktu. Körfeze, Amerika’ya ya da alt liglerden birine gidecekti.
Beşiktaş ile adı geçti Trabzon’a geldi.
Geldiği gün lige damga vuracağını gösterdi. Galatasaray maçında, Premier Lig gollerinden bir kesit sundu. Liverpool kariyerinin başlangıcında Arsenal’e attığı golün aynısını attı.
Takımını şampiyonluk yarışında tutar ve hele de şampiyon olursa ikinci bir Hagi vakasını yaşatabilir.
...
19.09.2026/Cumartesi
SALAH RESİTALİ
TRABZONSPOR AŞ-GALATASARAY AŞ: 4-0
Goller: Muhammed Salah (4’, 44’ ve 80’), Saviola (39’)
Maç yazılarımı “tek başlıkla” yazıyorum lakin bu maç “çok başlığı” gerektirdi.
TEKNİK DİREKTÖR
Trabzon yeni teknik direktörü Thomas Reis ile çıktı maça, farklı kazandı. Reis’e övgüler düzüldü. Ancak bir Galatasaray galibiyetiyle lig bitmez.
Reis, Samsun’dan beğendiğim bir hocaydı ama ayrılmak zorunda kaldı. Gittiği yer Ludogorets oldu. Sürpriz bir şekilde Trabzon’a geldi ama elinde sihirli değnek yoktu.
Reis, 4 Nisan 2026 tarihindeki Fatih Tekke oyun planı ve taktiği ile oynadı. O maçı da ev sahibi 2-1 kazanmıştı. Bu defa her şey çok daha iyi gelişti, fark geldi.
Reis’in sihirli değneği yoktu ama Salah’ı vardı.
BİR FUTBOLCU
Bazen çok futbolcu... Bazı maçlarda tek futbolcu. Salah’ın Premier Lig’den ayrılışının en önemli sebebi, oyunun artık sadece hücum kısmını oynamasıydı. Bu durum, o seviyeler için fazla lükstü.
Süper Lig’de arkadaşları Salah’ın yerine de koşarsa Salah bu oyunu hep oynayacaktır, alan bulduğu sürece.
İşte burada Reis’in tercihi önemliydi. Onuachu yerine daha çok koşan Franculino...
FUTBOLCULAR
Onana, Savic ve Fabinho çok profesyonel bir derbi maçı oynadı. Melih Kabasakal sahanın en çalışkanlarından biriydi. Saviola oldukça klastı. Diğer futbolcular da görevini layığıyla yerine getirdi.
TARAFTAR
Uğurcan Çakır protestoları haricinde çok iyiydi. Takımına büyük destek veren tribünler haftayı keyifle noktaladı.
SONUÇ ve DİKKAT
Trabzon, çok parlak bir galibiyet aldı, Karadeniz’i aydınlattı. Süper Lig’de taşları yeniden dağıttı.
Ancak Reis ve Trabzon camiası bu maçın büyüsüne kapılmamalı. Kapılırsa sonuç hiç iyi olmaz.
Çünkü Trabzon, Süper Lig’in kalan maçlarında ve Avrupa’da asla böyle bir rakip bulamayacaktır. Hiç kimse, önde baskı çabasıyla arkada böyle boş alanlar bırakmayacaktır.
Galatasaray cephesine gelindiğinde
KARBON KÂĞIDI /FOTOKOPİ
Geçen sezon oynanan Trabzon maçı...
Yine geçen sezon oynanan Şampiyonlar Ligi deplasman maçları; özellikle Juventus ve Liverpool...
Birkaç sezon önce Avrupa Ligi’nde Prag faciası.
Bu sezon Lizbon’da Sporting travması.
Aynı oyunlar, farklı mağlubiyetler.
SORU
Galatasaray neden golü yediği anda bu derece dağılıyor?
Çünkü futbolcular mutlu değil. Önceki sezonlarda olduğu gibi oynanan oyundan keyif alamıyorlar. Fena halde yorgunlar. Golü yedikleri anda altından kalkamayacaklarını ve/veya çok zor kalkacaklarını biliyorlar.
KADRO
Son dört yılın şampiyonunun ilk 11’i hâlâ ligin en iyi kadrolarından biri. Ama kulübe katkısı, kulübe de oyuncu olsa da olmasa da yok denecek kadar az.
Galatasaray teknik yönetiminin en büyük sorunu ligi ve Şampiyonlar Ligi’ni 13-14 futbolcuyla götürme çabası. Olmayacağı geçen sezonun son düzlüğünde görüldü.
BİR FUTBOLCU
Osimhen gerçekten “çok futbolcu.” Ancak bu maçta Osimhen’in oynadığını ve hatta 2 gol attığını düşünelim. Buna rağmen, maçın başında yediği golden sonra Galatasaray bu maçı kazanırdı diyecek bir Allah kulu çıkar mı?
TEKNİK DİREKTÖR
Okan Buruk için “doymuş/özgüven patlaması/ciddiyet/rehavet” gibi saçmalıklara girmeyeceğim. Öyle olsa Ancelotti, Mourinho gibiler teknik direktörlük yapmaz, Messi, Ronaldo ve Salah gibiler top oynamazdı.
Buruk’un sorunu, moda deyimle mental yorgunluk olabilir. Ben sürmenaj ve/veya müzmin yoğunluk diyorum.
Bir diğer sorun da kendini geliştirememek ve maçları tek bir oyun planı üzerinden oynamak olabilir. Ve tabii oyuna müdahale ve oyuncu değişikliklerini zamanında yapamamak...
Sallai üzerinden bir okuma yapmak gerekirse, oyuncu çok iyi niyetli, özverili ve çalışkan. Lakin bir o kadar sakar ve sağ bek mevkiinde pozisyon alma becerisi sıfır. Israrla bağırıyor çocuk benden sağ bek olmaz diye.
FUTBOLCULAR
Uğurcan Çakır sadece -4 kez- top topladı. Eleştirmek için söylemiyorum, oyunun cilvesi diyorum. Salah, bu gollerin onlarcasını Premier Lig’de attı. Saviola çok klas vurdu.
Savunma dörtlüsü döküldü. En büyük sorun, ne zamandır savunmanın bir liderinin olmaması olsa gerek.
Torreira çok yalnız kaldı. Sara ve Yunus Akgün’ün yardımı olmadı.
Deniz Gül çabaladı ama sorun onluk değildi zaten.
Leao ikinci bir Sane krizi yaşattı, rekor sayıda top ezdi. Sane, yine çok top ezmesine karşın ikinci devre skora itiraz eden tek oyuncu oldu.
Deniz Gül’ün yerine 46’da oyuna giren Barış Alper Yılmaz istekli göründü ama etkili olamadı.
Hakem-VAR... Aslında yok.
Batuhan Kolak ve hakem yönetimi, böylesine kolay geçen bir maçın nasıl kötü yönetilebileceğinin örnekliğini verdi.
Pozisyon analizlerim aşağıda.
MAÇ öncesi yazı hazırlığımda başlığım “Leao Salah’a Karşı” idi. Salah beni yanıltmadı ama Rafael Leao tam bir hayal kırıklığı oldu.
Hafta içi;
Trabzon yönetimi garip işlere imza atmaya devam etti. Transfer sonrası teşekkür ettiği Uğurcan Çakır’a tavır olur şey değil doğrusu. Başkan ve yönetimin aldığı karar gereğince Trabzon-Galatasaray maçına Uğurcan Çakır’ın ailesinden hiç kimse stada alınmayacak.
Bir yönetimin bir futbolcuya karşı bu tavrının nedeni ne olabilir ki?
...
Başkan Ertuğrul Doğan, Galatasaray maçı öncesi yine ilginç açıklamalar yaptı. Galatasaray ile bir sorunlarının olmadığını dile getiren başkan, Galatasaray’ın yanlış yaptığını söyledi. Ardından “Galatasaray’ı yeneceklerini” söyledi. Tabii hakem hataları olmazsa...
...
Başkan ve yöneticilerin kavgası alışılagelmiş bir şey olup çoğu zaman kayıkçı kavgasıdır veumurumda değildir ama camiaları birbirine düşürmek, Trabzon-Galatasaray dostluğuna zarar vermek kimsenin hakkı da haddi de olmamalı.
...
Arada FB Başkanı Aziz Yıldırım da Galatasaray’ı Ali Sami Yen’de yeneceklerini iddia etti.
GS-FB derbisi ekim ayının sonlarında oynanacak. Başkan, sabırsızlıkla bu derbiyi bekliyor olmalı.
Avrupa macerası;
Beşiktaş, Avrupa Ligi maçında konuk ettiği Marsilya karşısından parlak bir zafer elde etti. İlhan Fakılı, Cerny, Murillo ve Ernest Poku’nun golleriyle rakibini 4-1 yendi.
Marsilya ilk devre oldukça iyi görünürken ikinci devre dağıldı. Üstüne hadsizlik yapıp “Barcelona oyunu” oynamaya kalkınca Kara Kartal cezayı fena kesti.
Beşiktaş’ta bütün futbolcular iyi oynarken Olaitan, İlhan Fakılı, Cerny, Salih Özcan öne çıkan oyuncular oldu.
Teknik Direktör Italiano-Beşiktaş uyumu her geçen biraz daha yükseğe çıkıyor. İtalyan hoca, oyunu okumada da çok başarılı. İkinci devre Marsilya’yı sahadan sildi takım.
Bir tebrikte Önder Özen’e olsa gerek. Bir anlamda “Futbol Direktörü” olarak bu takımı kuran adam denilebilir kendisine. Vallahi helal olsun.
18.09.2026/Cuma
Kasımpaşa-Konyaspor: 0-0
Açılış maçı fena değildi ama taraflar gol bulamayınca maç 0-0 bitti. Misafir takım daha iyi oynayan taraftı.
19.09.2026/Cumartesi
Çorumspor-Alanyaspor: 1-2
Ev sahibi kazanmayı ve puan almayı çok istedi lakin karşıda Pereira’nın takımı vardı. Makouta’nın yıldızlaştığı maçta Alanya kazanmayı bildi.
Makouta bir gol atarken galibiyeti getiren gol genç Arda Usluoğlu’ndan geldi. Çorum’un golünü Ramirez attı.
Kocaelispor-Gaziantep FK: 2-0
İlk devresi vasat geçen maçın ikinci yarısı oldukça hareketliydi. Her iki tarafta gol pozisyonu yakaladı. Ev sahibi Berkan Kutlu’nun -kısmet golü, kaleci elinden kaçırdı topu- ve Agyei’ningüzel golüyle kazandı.
Başakşehir-Gençlerbirliği: 4-0
Goller: Olsen (9’), Şahmuradov (33’ ve 65’), Selke (53’-P)
Olsen’den sonra golcü Şahmuradov da söz alınca maç erken bitti. Gençlerbirliği, hocasıyla birlikte fazlasıyla formsuzdu.
Başakşehir, Amed yenilgisini telafi ederken Gençlerbirliği ve Metin Diyadin için zor günler başladı.
20.09.2026/Pazar
GOL OLUP YAĞMAKSA...
FENERBAHÇE AŞ-EYÜPSPOR: 8-0
Greenwood (5’-P ve 80’), Muriç (7’, 21’, 47’ ve 55’), Guendouzi (38’), İrfan Can Kahveci (45+1’)
Maça penaltıyla başlayan Fenerbahçe 10 dakika içinde skoru 2-0’a getirip maçı bitirdi. Sonrası sarı lacivertliler için tam bir keyif ve antrenmandı.
Kosovalı Vedat Muriç gole doyamadı, çıkana kadar attı. İsmail Kartal, 69’da oyundan almasaydı daha da atacaktı herhalde.
8-0’lık maçın tekniği taktiği konuşulmazdı fakat konuk takımın da Ederson’un kalesine 6 isabetli şut atması ilginçti.
Üzerindeki baskıyı atan Fenerbahçe millî araya moralli ve huzurlu girdi.
İlk hafta yazılarımda Eyüp’ün işinin çok zor olduğunu yazmıştım. Bu sezon muhtemelen ilk veda Eyüpspor’dan gelecek gibi.
Erzurumspor-Samsunspor: 1-0
İşi çok zor olan bir takım da şüphesiz Samsunspor. Kırmızı beyazlılar devre arasına kadar idare edip takviye yapmazsa bir şok yaşanabilir.
Erzurum, lige tutunma yolunda gayretli. Cardoso’nun golüyle 3 puanı cebe attı.
DİYARBAKIR’DAN ÇIKIŞ YOK
AMED SPORTİF FAALİYETLER-BEŞİKTAŞ AŞ: 3-2
Goller: Orban (13’), Dia Saba (22’), Furkan Soyalp (59’)/Vlahoviç (55’), Orkun Kökçü (90+8’-P)
Kırmızı kart: Cisse (84’, Amed)
Besnik Hasi (Amed TD)
Amed, Erzurum galibiyetiyle başlamıştı ama fazla dikkat çekmemişti. Ancak ardından Trabzon ve farklı Başakşehir galibiyetleriyle “ne oluyor orada” dedirtmişti.
Amed SF, iyi bir takım kurmuş. Başa da ince bir taktisyen Besnik Hasi getirilmiş.
Kosovalı hoca, Amed’i tam bir takım hâline getirmiş.
Beşiktaş, iyi başlamış ve son olarak Marsilya galibiyetiyle zirve yapmıştı. Galatasaray’ın kaybettiği hafta siyah beyazlılar için liderlik haftası olabilirdi.
Olabilirdi ama ev sahibi de bu maçtan sonra liderlik koltuğuna oturabilirdi.
Amed SF çok iyi başladı maça. Sıkı savunma... Evelemeden gevelemeden rakip kaleye gitme... Bu oyunda top kaybı ihtimali yüksek ama takım bunu göze almış. Çünkü gittiğinde karşı kalede çıngar çıkarıyor. Nitekim Orban ve Dia Saba ile ceza sahası dışından 2 gol attı ev sahibi. Kaçanlar da cabası.
Kara Kartal’a nazar değmiş olmalı. Ligin en iyi orta saha ikilisi; Olaitan ve Salih Özcan ilk devre oyunda yok gibiydi. İkili çalışmayınca Orkun Kökçü de etkisiz kaldı. Orta saha böyle olunca Beşiktaş’ın oyunu çöktü. Üstüne savunma ve Nübel’in çaresiz kalışıyla devre 2-0 bitti.
İkinci devreye Beşiktaş Olaitan, Poku ve Djalo’yu çıkarıp Miretti, Emirhan Topçu ve Cerny ile başladı. Amed, Khalil’in yerine Cisse’yi aldı oyuna. Miretti’nin iyi oyunu Orkun ve Vlahoviç’i de oyuna kattı, konuk takım baskıyı kurdu fakat pozisyonlar yine ev sahibinden geldi.
Yine de Vlahoviç golüyle Beşiktaş farkı bire indirdi ama Nübel-Salih Özcan hatasında Furkan Soyalp skoru 3-1’e taşıdı. Ancak bu bölümde Orban ve Ballet, net pozisyonları gole çevirse Beşiktaş ağır bir mağlubiyetle dönerdi İstanbul’a.
60’tan sonra Orban ve Dia Saba’nın -tabiri caizse- pili bitince, Samuel Ballet’in de etkisi azalınca, Beşiktaş oyunu rakip ceza sahasına yıktı. Hasi’nin hatası oyuncu değişikliklerini geç yapması oldu ki takım çok zorlandı. Cisse de atılınca son dakikalar geçmek bilmedi Amed için. Ancak Beşiktaş’ın penaltı golü geç geldi ve 3 puanı alan Amed, millî ara öncesi liderliği kaptı.
Amed SF’de Orban, Ballet ve oyun aklı Dia Saba müthiş oynadı. Bir de gol atan Furkan Soyalp çok çalıştı. Tandemde Dellova ve Bates büyük mücadele verdi. Bütün bunlarla birlikte maça sağ bek başlayan, Cisse ile açığa geçen ve tekrar sağ beke dönen Kraniqi’yi çok beğendim.
Beşiktaş’ta ikinci devre oyuna giren Miretti çok iyi oynadı. Yine ikinci devre Orkun ve Vlahoviç oldukça etkili oynadı.
Hakem-VAR... MHK ve TFF büyük sorunumuzdu zaten. Hızla daha kötüye gidiyor.
Göztepe-Rizespor: 2-2
Göztepe, Stoilov ile sözleşme uzattı ama yine kazanamadı. Maçın başında Arda Okan Kurtuluş ile öne geçen savunmasıyla maruf ev sahibi Olawoyin ve Doicaru gollerine engel olamadı. Göztepe, beraberliği son dakikada Efkan Bekiroğlu’nun penaltısı ile kurtardı.
Haftanın Maçı;
Amed SF-Beşiktaş (3-2)
Haftanın Takımı;
Amed SF
Haftanın İyi Takımları;
Trabzonspor
Haftanın Futbolcusu;
Muhammed Salah (Trabzon)
Dia Saba (Amed)
Haftanın Golü;
Orban (Amed)
Saviola (Trabzon)
Haftanın Asisti;
Alperen Babacan (Bursaspor)
(Haftanın asisti 1. Lig’den geldi)
Haftanın Demeci;
“4 gol yemeseydik Trabzon’dan puan alırdık” (Sosyal medyadan bir GS taraftarı şakası)
Haftanın Soru İşareti;
Galatasaray savunması
Haftanın Hatası;
Ali Şansalan (Amed-BJK hakemi)
Batuhan Kolak (Trabzon-GS hakemi)
Düşünce;
Futbolcuların maç seyretmediğini düşünüyorum ve ispatlayamam ama iddia ediyorum.
Lakin teknik direktörler de izlemiyor olmalı.
Dünya Kupası birkaç ay önce oynandı yahu!
Trabzon-Ferençvaroş maçı ise çok daha yakın.
Öylesine bir fıkra;
Cehennemde yeni işe başlayan bir zebaniye kıdemli bir zebani cehennemi gezdirmektedir. Gezerlerken yanlarında ülke adları yazan kocaman kazanlar görürler. Her kazanın başında da içerideki günahkârlar dışarı çıkmasın diye bekleyen zebaniler vardır. Yeni zebani bir kazanın başında iki zebani dikildiğini görür ve bu hangi kazan diye sorar. Kıdemli zebaniAlman kazanı der;
“Almanlar birlik olup tırmanmaya çalışırlar, bu iki zebani de tırmananı hemen aşağı çeker.”
Amerika, Fransa ve başka kazanlarda da benzeri bir durum vardır. Ancak ileride bir kazan vardır ki etrafında hiç zebani yoktur.
Yeni zebani şaşkınlıkla sorar;
“Yahu bu kazanda niye hiç görevli zebani yok? Burası boş mu, ya içeridekiler kaçarsa...”
“O Türklerin kazanı. Oraya zebani koymaya gerek yok; çünkü içlerinden biri tam çıkmayı başaracak gibi olduğunda, diğerleri hemen ayağından tutup içeri çeker, kimse dışarı çıkamaz” der kıdemli zebani.
Kolak maça fena başlamadı ama kısa süre içinde maçı Savic ile birlikte yönetmeye başladı. Onana ve Savic’in zaman geçirme eylemlerine kayıtsız kaldı. Yine de idare ederdi fakat o pozisyonlar;
Tartışmasız... 69. dakika... Sane’nin verilmiş sadakası vardı herhalde. Savic net kırmızı olmalıydı. Kolak pozisyonu görme açısından tam yerindeydi ama sarıyla geçti. VAR’dakiİspanyol ne yapıyordu, bilmiyorum.
Tartışmasız... 84. dakika... Ozan Tufan’da şanslıymış. Kolak yine görmedi, sarıyla geçti. İspanyol bu defa harekete geçti. Ugochukwu da net kırmızıydı.
Bu iki pozisyonu sarıyla geçmek/geçiştirmek çok büyük hataydı maalesef.
Ali Şansalan-Guillermo Cuadra; Amed-Beşiktaş
Şansalan’da fena başlamadı ancak Amedli Khalil’e gösterdiği sarı karttan sonra zemberek boşaldı. Bay Şansalan, son dakikadaki penaltıyı da kaçırdı ama İspanyol kendisini kurtardı.
Lakin Bates-Vlahovic pozisyonunda devam kararı haftanın en kritik hatalarından biriydi. Karar penaltı olmalıydı. Kriterler, kurallar... Hemen herkes penaltı, Bates’e kırmızı kart dedi. Futbolun doğasına göre; bir ikili mücadele var ve Vlahovic önceliği alınca Bates faul yaptı. Penaltı tamam ama itiş-kakış nedeniyle kırmızı olmaz diyorum ben.
Ama kurallar? Değiştirelim şu kuralları ve eskisi gibi basit hâle getirelim.
Cisse’nin 2 sarısı da doğru karardı. Ancak ilave edilen 6 dakika sürenin 14 dakikayı bulması ilginçti.
Bay Sağlam, maçın başında penaltıyı kaçırdı fakat VAR imdada yetişti. Sonrasında hakeme de gerek kalamadı zaten.
Maçın son bölümünde Lukaku’ya çıkan kart kırmızı olsa hayır demezdim.
Oğuzhan Çakır-Erkan Engin; Göztepe-Rize
Arda Okan Kurtuluş’un golü, kurallara ve onlarca kritere göre ofsayt. Yardımcı hakem kaçırsa bile VAR kaçırmamalıydı.
Futbolun doğasına göre pozisyon net gol.
Oğuzhan Çakır gayet iyi bir performans gösterdi.
Alper Akarsu (Çorum-Alanya) ve Abdullah Buğra Taşkınsoy (Erzurum-Samsun) iyi maç yönetti. Derbide eleştirilere maruz kalan Halil Umut Meler (Kocaeli-Gaziantep) harika bir maç çıkardı, haftanın hakemi performansı sergiledi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Yüksel Durak
CEZAYI SALAH KESTİ
TARAFTARIN GÖZÜNDEN SÜPER LİG
6. HAFTA, 18-20 Eylül 2026
“Premier Lig esintisi”
O, Premier Lig efsanesiydi.
Dünyanın bu en zorlu liginde atılmadık gol, kırılmadık rekor bırakmamıştı.
Neredeyse tüm Liverpool taraftarını camiye götürecekti.
Ama orada -ve Şampiyonlar Ligi’nde- artık ona yer yoktu. Körfeze, Amerika’ya ya da alt liglerden birine gidecekti.
Beşiktaş ile adı geçti Trabzon’a geldi.
Geldiği gün lige damga vuracağını gösterdi. Galatasaray maçında, Premier Lig gollerinden bir kesit sundu. Liverpool kariyerinin başlangıcında Arsenal’e attığı golün aynısını attı.
Takımını şampiyonluk yarışında tutar ve hele de şampiyon olursa ikinci bir Hagi vakasını yaşatabilir.
...
19.09.2026/Cumartesi
SALAH RESİTALİ
TRABZONSPOR AŞ-GALATASARAY AŞ: 4-0
Goller: Muhammed Salah (4’, 44’ ve 80’), Saviola (39’)
Kırmızı kart: Lesley Ugochukwu (GS, 87’), Okan Buruk (GS TD, 70’)
Maç yazılarımı “tek başlıkla” yazıyorum lakin bu maç “çok başlığı” gerektirdi.
TEKNİK DİREKTÖR
Trabzon yeni teknik direktörü Thomas Reis ile çıktı maça, farklı kazandı. Reis’e övgüler düzüldü. Ancak bir Galatasaray galibiyetiyle lig bitmez.
Reis, Samsun’dan beğendiğim bir hocaydı ama ayrılmak zorunda kaldı. Gittiği yer Ludogorets oldu. Sürpriz bir şekilde Trabzon’a geldi ama elinde sihirli değnek yoktu.
Reis, 4 Nisan 2026 tarihindeki Fatih Tekke oyun planı ve taktiği ile oynadı. O maçı da ev sahibi 2-1 kazanmıştı. Bu defa her şey çok daha iyi gelişti, fark geldi.
Reis’in sihirli değneği yoktu ama Salah’ı vardı.
BİR FUTBOLCU
Bazen çok futbolcu... Bazı maçlarda tek futbolcu. Salah’ın Premier Lig’den ayrılışının en önemli sebebi, oyunun artık sadece hücum kısmını oynamasıydı. Bu durum, o seviyeler için fazla lükstü.
Süper Lig’de arkadaşları Salah’ın yerine de koşarsa Salah bu oyunu hep oynayacaktır, alan bulduğu sürece.
İşte burada Reis’in tercihi önemliydi. Onuachu yerine daha çok koşan Franculino...
FUTBOLCULAR
Onana, Savic ve Fabinho çok profesyonel bir derbi maçı oynadı. Melih Kabasakal sahanın en çalışkanlarından biriydi. Saviola oldukça klastı. Diğer futbolcular da görevini layığıyla yerine getirdi.
TARAFTAR
Uğurcan Çakır protestoları haricinde çok iyiydi. Takımına büyük destek veren tribünler haftayı keyifle noktaladı.
SONUÇ ve DİKKAT
Trabzon, çok parlak bir galibiyet aldı, Karadeniz’i aydınlattı. Süper Lig’de taşları yeniden dağıttı.
Ancak Reis ve Trabzon camiası bu maçın büyüsüne kapılmamalı. Kapılırsa sonuç hiç iyi olmaz.
Çünkü Trabzon, Süper Lig’in kalan maçlarında ve Avrupa’da asla böyle bir rakip bulamayacaktır. Hiç kimse, önde baskı çabasıyla arkada böyle boş alanlar bırakmayacaktır.
Galatasaray cephesine gelindiğinde
KARBON KÂĞIDI /FOTOKOPİ
Geçen sezon oynanan Trabzon maçı...
Yine geçen sezon oynanan Şampiyonlar Ligi deplasman maçları; özellikle Juventus ve Liverpool...
Birkaç sezon önce Avrupa Ligi’nde Prag faciası.
Bu sezon Lizbon’da Sporting travması.
Aynı oyunlar, farklı mağlubiyetler.
SORU
Galatasaray neden golü yediği anda bu derece dağılıyor?
Çünkü futbolcular mutlu değil. Önceki sezonlarda olduğu gibi oynanan oyundan keyif alamıyorlar. Fena halde yorgunlar. Golü yedikleri anda altından kalkamayacaklarını ve/veya çok zor kalkacaklarını biliyorlar.
KADRO
Son dört yılın şampiyonunun ilk 11’i hâlâ ligin en iyi kadrolarından biri. Ama kulübe katkısı, kulübe de oyuncu olsa da olmasa da yok denecek kadar az.
Galatasaray teknik yönetiminin en büyük sorunu ligi ve Şampiyonlar Ligi’ni 13-14 futbolcuyla götürme çabası. Olmayacağı geçen sezonun son düzlüğünde görüldü.
BİR FUTBOLCU
Osimhen gerçekten “çok futbolcu.” Ancak bu maçta Osimhen’in oynadığını ve hatta 2 gol attığını düşünelim. Buna rağmen, maçın başında yediği golden sonra Galatasaray bu maçı kazanırdı diyecek bir Allah kulu çıkar mı?
TEKNİK DİREKTÖR
Okan Buruk için “doymuş/özgüven patlaması/ciddiyet/rehavet” gibi saçmalıklara girmeyeceğim. Öyle olsa Ancelotti, Mourinho gibiler teknik direktörlük yapmaz, Messi, Ronaldo ve Salah gibiler top oynamazdı.
Buruk’un sorunu, moda deyimle mental yorgunluk olabilir. Ben sürmenaj ve/veya müzmin yoğunluk diyorum.
Bir diğer sorun da kendini geliştirememek ve maçları tek bir oyun planı üzerinden oynamak olabilir. Ve tabii oyuna müdahale ve oyuncu değişikliklerini zamanında yapamamak...
Sallai üzerinden bir okuma yapmak gerekirse, oyuncu çok iyi niyetli, özverili ve çalışkan. Lakin bir o kadar sakar ve sağ bek mevkiinde pozisyon alma becerisi sıfır. Israrla bağırıyor çocuk benden sağ bek olmaz diye.
FUTBOLCULAR
Uğurcan Çakır sadece -4 kez- top topladı. Eleştirmek için söylemiyorum, oyunun cilvesi diyorum. Salah, bu gollerin onlarcasını Premier Lig’de attı. Saviola çok klas vurdu.
Savunma dörtlüsü döküldü. En büyük sorun, ne zamandır savunmanın bir liderinin olmaması olsa gerek.
Torreira çok yalnız kaldı. Sara ve Yunus Akgün’ün yardımı olmadı.
Deniz Gül çabaladı ama sorun onluk değildi zaten.
Leao ikinci bir Sane krizi yaşattı, rekor sayıda top ezdi. Sane, yine çok top ezmesine karşın ikinci devre skora itiraz eden tek oyuncu oldu.
Deniz Gül’ün yerine 46’da oyuna giren Barış Alper Yılmaz istekli göründü ama etkili olamadı.
Hakem-VAR... Aslında yok.
Batuhan Kolak ve hakem yönetimi, böylesine kolay geçen bir maçın nasıl kötü yönetilebileceğinin örnekliğini verdi.
Pozisyon analizlerim aşağıda.
MAÇ öncesi yazı hazırlığımda başlığım “Leao Salah’a Karşı” idi. Salah beni yanıltmadı ama Rafael Leao tam bir hayal kırıklığı oldu.
Hafta içi;
Trabzon yönetimi garip işlere imza atmaya devam etti. Transfer sonrası teşekkür ettiği Uğurcan Çakır’a tavır olur şey değil doğrusu. Başkan ve yönetimin aldığı karar gereğince Trabzon-Galatasaray maçına Uğurcan Çakır’ın ailesinden hiç kimse stada alınmayacak.
Bir yönetimin bir futbolcuya karşı bu tavrının nedeni ne olabilir ki?
...
Başkan Ertuğrul Doğan, Galatasaray maçı öncesi yine ilginç açıklamalar yaptı. Galatasaray ile bir sorunlarının olmadığını dile getiren başkan, Galatasaray’ın yanlış yaptığını söyledi. Ardından “Galatasaray’ı yeneceklerini” söyledi. Tabii hakem hataları olmazsa...
...
Başkan ve yöneticilerin kavgası alışılagelmiş bir şey olup çoğu zaman kayıkçı kavgasıdır veumurumda değildir ama camiaları birbirine düşürmek, Trabzon-Galatasaray dostluğuna zarar vermek kimsenin hakkı da haddi de olmamalı.
...
Arada FB Başkanı Aziz Yıldırım da Galatasaray’ı Ali Sami Yen’de yeneceklerini iddia etti.
GS-FB derbisi ekim ayının sonlarında oynanacak. Başkan, sabırsızlıkla bu derbiyi bekliyor olmalı.
Avrupa macerası;
Beşiktaş, Avrupa Ligi maçında konuk ettiği Marsilya karşısından parlak bir zafer elde etti. İlhan Fakılı, Cerny, Murillo ve Ernest Poku’nun golleriyle rakibini 4-1 yendi.
Marsilya ilk devre oldukça iyi görünürken ikinci devre dağıldı. Üstüne hadsizlik yapıp “Barcelona oyunu” oynamaya kalkınca Kara Kartal cezayı fena kesti.
Beşiktaş’ta bütün futbolcular iyi oynarken Olaitan, İlhan Fakılı, Cerny, Salih Özcan öne çıkan oyuncular oldu.
Teknik Direktör Italiano-Beşiktaş uyumu her geçen biraz daha yükseğe çıkıyor. İtalyan hoca, oyunu okumada da çok başarılı. İkinci devre Marsilya’yı sahadan sildi takım.
Bir tebrikte Önder Özen’e olsa gerek. Bir anlamda “Futbol Direktörü” olarak bu takımı kuran adam denilebilir kendisine. Vallahi helal olsun.
18.09.2026/Cuma
Kasımpaşa-Konyaspor: 0-0
Açılış maçı fena değildi ama taraflar gol bulamayınca maç 0-0 bitti. Misafir takım daha iyi oynayan taraftı.
19.09.2026/Cumartesi
Çorumspor-Alanyaspor: 1-2
Ev sahibi kazanmayı ve puan almayı çok istedi lakin karşıda Pereira’nın takımı vardı. Makouta’nın yıldızlaştığı maçta Alanya kazanmayı bildi.
Makouta bir gol atarken galibiyeti getiren gol genç Arda Usluoğlu’ndan geldi. Çorum’un golünü Ramirez attı.
Kocaelispor-Gaziantep FK: 2-0
İlk devresi vasat geçen maçın ikinci yarısı oldukça hareketliydi. Her iki tarafta gol pozisyonu yakaladı. Ev sahibi Berkan Kutlu’nun -kısmet golü, kaleci elinden kaçırdı topu- ve Agyei’ningüzel golüyle kazandı.
Başakşehir-Gençlerbirliği: 4-0
Goller: Olsen (9’), Şahmuradov (33’ ve 65’), Selke (53’-P)
Olsen’den sonra golcü Şahmuradov da söz alınca maç erken bitti. Gençlerbirliği, hocasıyla birlikte fazlasıyla formsuzdu.
Başakşehir, Amed yenilgisini telafi ederken Gençlerbirliği ve Metin Diyadin için zor günler başladı.
20.09.2026/Pazar
GOL OLUP YAĞMAKSA...
FENERBAHÇE AŞ-EYÜPSPOR: 8-0
Greenwood (5’-P ve 80’), Muriç (7’, 21’, 47’ ve 55’), Guendouzi (38’), İrfan Can Kahveci (45+1’)
Maça penaltıyla başlayan Fenerbahçe 10 dakika içinde skoru 2-0’a getirip maçı bitirdi. Sonrası sarı lacivertliler için tam bir keyif ve antrenmandı.
Kosovalı Vedat Muriç gole doyamadı, çıkana kadar attı. İsmail Kartal, 69’da oyundan almasaydı daha da atacaktı herhalde.
8-0’lık maçın tekniği taktiği konuşulmazdı fakat konuk takımın da Ederson’un kalesine 6 isabetli şut atması ilginçti.
Üzerindeki baskıyı atan Fenerbahçe millî araya moralli ve huzurlu girdi.
İlk hafta yazılarımda Eyüp’ün işinin çok zor olduğunu yazmıştım. Bu sezon muhtemelen ilk veda Eyüpspor’dan gelecek gibi.
Erzurumspor-Samsunspor: 1-0
İşi çok zor olan bir takım da şüphesiz Samsunspor. Kırmızı beyazlılar devre arasına kadar idare edip takviye yapmazsa bir şok yaşanabilir.
Erzurum, lige tutunma yolunda gayretli. Cardoso’nun golüyle 3 puanı cebe attı.
DİYARBAKIR’DAN ÇIKIŞ YOK
AMED SPORTİF FAALİYETLER-BEŞİKTAŞ AŞ: 3-2
Goller: Orban (13’), Dia Saba (22’), Furkan Soyalp (59’)/Vlahoviç (55’), Orkun Kökçü (90+8’-P)
Kırmızı kart: Cisse (84’, Amed)
Besnik Hasi (Amed TD)
Amed, Erzurum galibiyetiyle başlamıştı ama fazla dikkat çekmemişti. Ancak ardından Trabzon ve farklı Başakşehir galibiyetleriyle “ne oluyor orada” dedirtmişti.
Amed SF, iyi bir takım kurmuş. Başa da ince bir taktisyen Besnik Hasi getirilmiş.
Kosovalı hoca, Amed’i tam bir takım hâline getirmiş.
Beşiktaş, iyi başlamış ve son olarak Marsilya galibiyetiyle zirve yapmıştı. Galatasaray’ın kaybettiği hafta siyah beyazlılar için liderlik haftası olabilirdi.
Olabilirdi ama ev sahibi de bu maçtan sonra liderlik koltuğuna oturabilirdi.
Amed SF çok iyi başladı maça. Sıkı savunma... Evelemeden gevelemeden rakip kaleye gitme... Bu oyunda top kaybı ihtimali yüksek ama takım bunu göze almış. Çünkü gittiğinde karşı kalede çıngar çıkarıyor. Nitekim Orban ve Dia Saba ile ceza sahası dışından 2 gol attı ev sahibi. Kaçanlar da cabası.
Kara Kartal’a nazar değmiş olmalı. Ligin en iyi orta saha ikilisi; Olaitan ve Salih Özcan ilk devre oyunda yok gibiydi. İkili çalışmayınca Orkun Kökçü de etkisiz kaldı. Orta saha böyle olunca Beşiktaş’ın oyunu çöktü. Üstüne savunma ve Nübel’in çaresiz kalışıyla devre 2-0 bitti.
İkinci devreye Beşiktaş Olaitan, Poku ve Djalo’yu çıkarıp Miretti, Emirhan Topçu ve Cerny ile başladı. Amed, Khalil’in yerine Cisse’yi aldı oyuna. Miretti’nin iyi oyunu Orkun ve Vlahoviç’i de oyuna kattı, konuk takım baskıyı kurdu fakat pozisyonlar yine ev sahibinden geldi.
Yine de Vlahoviç golüyle Beşiktaş farkı bire indirdi ama Nübel-Salih Özcan hatasında Furkan Soyalp skoru 3-1’e taşıdı. Ancak bu bölümde Orban ve Ballet, net pozisyonları gole çevirse Beşiktaş ağır bir mağlubiyetle dönerdi İstanbul’a.
60’tan sonra Orban ve Dia Saba’nın -tabiri caizse- pili bitince, Samuel Ballet’in de etkisi azalınca, Beşiktaş oyunu rakip ceza sahasına yıktı. Hasi’nin hatası oyuncu değişikliklerini geç yapması oldu ki takım çok zorlandı. Cisse de atılınca son dakikalar geçmek bilmedi Amed için. Ancak Beşiktaş’ın penaltı golü geç geldi ve 3 puanı alan Amed, millî ara öncesi liderliği kaptı.
Amed SF’de Orban, Ballet ve oyun aklı Dia Saba müthiş oynadı. Bir de gol atan Furkan Soyalp çok çalıştı. Tandemde Dellova ve Bates büyük mücadele verdi. Bütün bunlarla birlikte maça sağ bek başlayan, Cisse ile açığa geçen ve tekrar sağ beke dönen Kraniqi’yi çok beğendim.
Beşiktaş’ta ikinci devre oyuna giren Miretti çok iyi oynadı. Yine ikinci devre Orkun ve Vlahoviç oldukça etkili oynadı.
Hakem-VAR... MHK ve TFF büyük sorunumuzdu zaten. Hızla daha kötüye gidiyor.
Göztepe-Rizespor: 2-2
Göztepe, Stoilov ile sözleşme uzattı ama yine kazanamadı. Maçın başında Arda Okan Kurtuluş ile öne geçen savunmasıyla maruf ev sahibi Olawoyin ve Doicaru gollerine engel olamadı. Göztepe, beraberliği son dakikada Efkan Bekiroğlu’nun penaltısı ile kurtardı.
Haftanın Maçı;
Amed SF-Beşiktaş (3-2)
Haftanın Takımı;
Amed SF
Haftanın İyi Takımları;
Trabzonspor
Haftanın Futbolcusu;
Muhammed Salah (Trabzon)
Dia Saba (Amed)
Haftanın Golü;
Orban (Amed)
Saviola (Trabzon)
Haftanın Asisti;
Alperen Babacan (Bursaspor)
(Haftanın asisti 1. Lig’den geldi)
Haftanın Demeci;
“4 gol yemeseydik Trabzon’dan puan alırdık” (Sosyal medyadan bir GS taraftarı şakası)
Haftanın Soru İşareti;
Galatasaray savunması
Haftanın Hatası;
Ali Şansalan (Amed-BJK hakemi)
Batuhan Kolak (Trabzon-GS hakemi)
Düşünce;
Futbolcuların maç seyretmediğini düşünüyorum ve ispatlayamam ama iddia ediyorum.
Lakin teknik direktörler de izlemiyor olmalı.
Dünya Kupası birkaç ay önce oynandı yahu!
Trabzon-Ferençvaroş maçı ise çok daha yakın.
Öylesine bir fıkra;
Cehennemde yeni işe başlayan bir zebaniye kıdemli bir zebani cehennemi gezdirmektedir. Gezerlerken yanlarında ülke adları yazan kocaman kazanlar görürler. Her kazanın başında da içerideki günahkârlar dışarı çıkmasın diye bekleyen zebaniler vardır. Yeni zebani bir kazanın başında iki zebani dikildiğini görür ve bu hangi kazan diye sorar. Kıdemli zebaniAlman kazanı der;
“Almanlar birlik olup tırmanmaya çalışırlar, bu iki zebani de tırmananı hemen aşağı çeker.”
Amerika, Fransa ve başka kazanlarda da benzeri bir durum vardır. Ancak ileride bir kazan vardır ki etrafında hiç zebani yoktur.
Yeni zebani şaşkınlıkla sorar;
“Yahu bu kazanda niye hiç görevli zebani yok? Burası boş mu, ya içeridekiler kaçarsa...”
“O Türklerin kazanı. Oraya zebani koymaya gerek yok; çünkü içlerinden biri tam çıkmayı başaracak gibi olduğunda, diğerleri hemen ayağından tutup içeri çeker, kimse dışarı çıkamaz” der kıdemli zebani.
Öne çıkan
HAKEM KARARLARI
Batuhan Kolak-Guillermo Cuadra (İspanyol); Trabzon-Galatasaray
Kolak maça fena başlamadı ama kısa süre içinde maçı Savic ile birlikte yönetmeye başladı. Onana ve Savic’in zaman geçirme eylemlerine kayıtsız kaldı. Yine de idare ederdi fakat o pozisyonlar;
Tartışmasız... 69. dakika... Sane’nin verilmiş sadakası vardı herhalde. Savic net kırmızı olmalıydı. Kolak pozisyonu görme açısından tam yerindeydi ama sarıyla geçti. VAR’dakiİspanyol ne yapıyordu, bilmiyorum.
Tartışmasız... 84. dakika... Ozan Tufan’da şanslıymış. Kolak yine görmedi, sarıyla geçti. İspanyol bu defa harekete geçti. Ugochukwu da net kırmızıydı.
Bu iki pozisyonu sarıyla geçmek/geçiştirmek çok büyük hataydı maalesef.
Ali Şansalan-Guillermo Cuadra; Amed-Beşiktaş
Şansalan’da fena başlamadı ancak Amedli Khalil’e gösterdiği sarı karttan sonra zemberek boşaldı. Bay Şansalan, son dakikadaki penaltıyı da kaçırdı ama İspanyol kendisini kurtardı.
Lakin Bates-Vlahovic pozisyonunda devam kararı haftanın en kritik hatalarından biriydi. Karar penaltı olmalıydı. Kriterler, kurallar... Hemen herkes penaltı, Bates’e kırmızı kart dedi. Futbolun doğasına göre; bir ikili mücadele var ve Vlahovic önceliği alınca Bates faul yaptı. Penaltı tamam ama itiş-kakış nedeniyle kırmızı olmaz diyorum ben.
Ama kurallar? Değiştirelim şu kuralları ve eskisi gibi basit hâle getirelim.
Cisse’nin 2 sarısı da doğru karardı. Ancak ilave edilen 6 dakika sürenin 14 dakikayı bulması ilginçti.
Kadir Sağlam-Ferenc Karako (Macar); Fenerbahçe-Eyüp
Bay Sağlam, maçın başında penaltıyı kaçırdı fakat VAR imdada yetişti. Sonrasında hakeme de gerek kalamadı zaten.
Maçın son bölümünde Lukaku’ya çıkan kart kırmızı olsa hayır demezdim.
Oğuzhan Çakır-Erkan Engin; Göztepe-Rize
Arda Okan Kurtuluş’un golü, kurallara ve onlarca kritere göre ofsayt. Yardımcı hakem kaçırsa bile VAR kaçırmamalıydı.
Futbolun doğasına göre pozisyon net gol.
Oğuzhan Çakır gayet iyi bir performans gösterdi.
Alper Akarsu (Çorum-Alanya) ve Abdullah Buğra Taşkınsoy (Erzurum-Samsun) iyi maç yönetti. Derbide eleştirilere maruz kalan Halil Umut Meler (Kocaeli-Gaziantep) harika bir maç çıkardı, haftanın hakemi performansı sergiledi.