“Eski” ama yeni yönetim... “Eski” ama yeni teknik kadro... Transferler...
İyi bir sezon başlangıcı, Şampiyonlar Ligi bileti...
Arada Gençlerbirliği yol kazası ama evinde saha ve seyirci avantajıyla favori Fenerbahçe.
Yeni teknik kadro... Özellikle Trossard ve Vlahoviç olmak üzere transferler.
İyi bir sezon başlangıcı, UEFA Avrupa Ligi bileti...
Arada Alanya yol kazası fakat hiç de yabana atılır olmayan Beşiktaş. Varsın Kadıköy olsun ki Kadıköy’de eski Kadıköy değildi.
Derbi, iki takımın bu sezon için en önemli “test” başlangıcı olacaktı.
Beşiktaş maça daha iyi başladı, daha iyi oynadı. 15 dakika içinde Ederson’u iki kez tehdit etti. Fenerbahçe rakip kaleye gitmekte zorlandı.
Bir gol atılacaksa, oyun Beşiktaş atar dedi ama Fenerbahçe kısmetliydi. Taç atışı, karambol, savunma hatası ve Skriniar golü. Böyle bir maçta skor avantajından daha iyisi kolayına düşünülemezdi.
Golü yemesine rağmen konuk takım oyununu hiç bozmadı, Trossard-Rıdvan Yılmaz iş birliğinde Rıdvan’ın golüyle eşitliği getirdi skora.
Devre Beşiktaş’ın oyun üstünlüğüne karşın 1-1 bitti.
İsmail Kartal ikinci devreye İrfan Can Kahveci değişikliğiyle başladı. İrfan Can istenileni verememişti. Ama oyuna girecek olan oyuncu Kerem Aktürkoğlu mu olmalıydı? Zira Beşiktaş’ın orta saha üstünlüğü açık ve barizdi. Guendouzi ve Kante’ye destek gerekti ama İsmail Kartal Kerem dedi.
Italiano da ilk devrenin yıldızlarından Rıdvan Yılmaz’ı yanına aldı, Outtara’yı oyuna attı. Rıdvan hücumda iyiydi. Muriç rakip ceza sahasında topla buluşamazken Rıdvan ev sahibinin ceza sahasında dört kez topla buluşmuş ve bir gol atmıştı. Fakat Greenwood savunmasında sıkıntı yaşamıştı. İtalyan sorunu böylece çözmüş olmalıydı.
Değişikliklerle Fenerbahçe devreye hızlı başladı. Ancak rüzgâr kısa sürdü, Beşiktaş toparladı. Sonra Olaitan-Salih Özcan-Orkun Kökçü üçlüsüyle istediği oyunu oynadı. Kante-Guendouzi ikilisi çaresiz kaldı. Beşiktaş orta sahasına Trossard ve Vlahoviç büyük destek verdi. Diğer oyuncular hata yapmadı. Öyle ki Muriç’in ceza sahası dışından attığı şut haricinde kaleci Nübel’e iş düşmedi. Buna karşın diğer kaleci Ederson, takımını oyunda tutan futbolcu oldu.
Oldu ama nereye kadar? Geçen hafta Vlahoviç’e penaltıyı ikram eden Orkun Kökçü derbide de gol ikram etti, Beşiktaş hak ettiği maçta 3 puanla evine döndü.
OYUNCULAR
Beşiktaş orta sahası; Olaitan-Salih-Orkun çok iyi oynadı. Trossard ve Rıdvan çok faydalı oldu. Vlahoviç müthiş bir profesyonellik sergiledi, eşleşmede Skriniar’ın hakkından geldi.Diğer futbolcular da görevini tam yaptı.
Bir oyuncu seçmek gerekse Olaitan bir adım öne çıktı.
Ederson Fenerbahçe’nin en iyisiydi. Kante çalışkan fakat Guendouzi yetersiz kaldı. Muriç ve Greenwood etkili olamadı. Oğuz Aydın tutuk kalırken Kerem yerden kalkamadı.
TEKNİK DİREKTÖRLER
Günün ve belki de haftanın en formsuzlarından biriydi İsmail Kartal. İrfan Can Kahveci-Kerem Aktürkoğlu değişikliğiyle risk aldı ama sonuç alamadı. Kaderine razı bir teknik adam olarak maçı seyretti.
Maçın ve belki de haftanın yıldızıydı Vincenzo Italiano. İlk devre oyununa ve golüne rağmen Rıdvan Yılmaz’ı kenara alması taktik plan aklıydı. Hep oyunun içinde kaldı. Taktik planlarını sürekli tazeledi maç içinde.
Ayrıca böylesine istekli, diri ve güçlü bir takım oluşturması da takdire şayan.
Ancak İtalyan teknik adamın takım savunması problemi var. Bu orta sahaya rağmen savunma problemi ilginç. Bu maçta hiç sıkıntı yaşamadı denirse... Fenerbahçe çok etkisizdi.
PLANLAMA
Atladığım bir nokta olmuş Fenerbahçe orta sahası. Kante, Guendouzi, İsmail Yüksek kalmış orta sahada. Dördüncü adam Bartuğ Elmaz.
35’lik Kante ve Guendouzi ile sezon kolay bitmez herhalde.
Buna karşın Başkan Yıldırım, 6 derbi ve 8 UCL maçı ile toplam 14 maç ve bu takım onu oynar düşüncesinde. Sezon bize gösterecek sonucu.
Bir de yabancı kuralı nedeniyle Talisca’nın gönderilmesi. Müthiş bir sezon başı yapan Brezilyalı birçok maçtan sonra gündeme gelebilir.
Beşiktaş planlamayı iyi yapmış görünüyor. Belki de en iyi yapan takım bu sezon.
HAKEM-VAR YÖNETİMİ
Süper Lig’in en büyük problemi... Bu sezon başı da hiç iyi olmadı. Bu durumdan en çok şikâyetçi olan kulüpler, her nedense MHK ve TFF’yi hiç eleştirmiyor.
Ne oldu? Hakem-VAR kendi başına bir kurum mu oldu?
Maç yönetimi ve pozisyon yorumlarım aşağıda.
Haftaya genel bakış;
BU KADAR ÇABUK...
Geçen hafta, Başakşehir-Kasımpaşa maçının hakemi Halil Umut Meler için “Halil Hoca, son zamanlarda görmediğimiz ve özlediğimiz bir hakem performansına imza attı. Meler’i bu hâliyle büyük maçlarda ve derbilerde görmek iyi olur” demiştim.
Bu kadar çabuk olacağı kimin aklına gelirdi ki... Halil Umut Meler, Fenerbahçe-Beşiktaş derbisinin hakemi oldu.
...
Aziz Yıldırım: Gerekiyorsa lig bir yıl ertelensin.
...
Galatasaray’ı geçersen şampiyon olursun;
Sergen Yalçın: İki camianın da bilmesi gereken çok önemli bir şey var. Fenerbahçe ve Beşiktaş birbirlerinin rakibi değiller. Onu bilmesi lazım iki tarafın da. İkisinin de rakibi Galatasaray. Galatasaray'ı geçersen şampiyon olursun.
...
Trabzon ile Fatih Tekke’nin yolları ayrıldı. Amed SF mağlubiyeti sonrasında yönetim ve Fatih Tekke ortaklaşa almış kararı.
İstifa ve dönüş sonrası “kristal çatladı bir kere” demiştim.
...
Samsun galibiyeti sonrası Archie Brown, derbi öncesi Beşiktaş’a, “Kadıköy’e hoş geldiniz, umarım hazırsınızdır” paylaşımı yapmıştı.
Bu paylaşım Orkun Kökçü’ye sorulunca cevap “Biz o toplara girmiyoruz” oldu.
...
Derbi sonunda Orkun Kökçü ve arkadaşları haklı çıktı. Archie ve arkadaşları oldukça iyi bir ev sahipliği yaptı, konuk mutlu ayrıldı.
...
Gaziantep, teknik direktör Mirel Radoi ile yolları ayırdı.
Trabzon, Fatih Tekke ile yolları ayırdı.
Samsun teknik direktörü topun ağzında...
Değirmen öğütüyor yine.
...
PSG, Monaco’ya yenildi, 3 hafta sonunda 2 puanda kaldı.
Mourinholu Real Madrid, Real Betis’e 1-0 yenildi. Mbappe’nin penaltıyı atamadığı maçın en iyisi Arda Güler’di ama Bay Mourinho çocuğu 65’te oyundan aldı. Sakatlık yoksa ilginç.
04.09.2026/Cuma
OSİMHENLİ VE OSİMHENSİZ...
İSTANBUL BAŞAKŞEHİR FK-GALATASARAY AŞ: 2-3
Goller: Şahmuradov (66-P), Sanchez (76’)/Osimhen (16’), Torreira (71’), Sara (90+1’)
Kırmızı kart (Umut Bozok (79’, Başakşehir)
Nuri Şahin (Maç sonu, Başakşehir TD)
Genel değerlendirme “Osimenli ve Osimensiz Galatasaray” oldu... Bakalım;
33 Dakika, Osimhen çıkana kadar...
Galatasaray müthiş başladı, dakika dolmadan Batrakov’un pasında Osimhen müsait pozisyonu kaleciye teslim etti. Ardından bir tane daha kaçırdı. 16’da attı. Üst direğe çarpan top içeriden sahaya döndü, golü VAR verdi.
Sonra yine kaçırdı Osimhen. Batrakov’a at diye bir pas verdi fakat genç Rus’ta kaçırdı.
Sözün kısası konuk takım yarım saatte 5 yapabilir ve Şampiyonlar Ligi öncesi aktif dinlenmeye çekilebilirdi. Olmadı, skor kısır kaldı.
Futbolcuları böylesine ağır eleştirmek istemem ama bu 33 dakikalık bölümde Leroy Aziz Sane oyunda yoktu. Galatasaray 10 kişi oynadı oyunu ama Osimhen 3 kişilik oynayınca Sane aranmadı.
33. Dakika...
Muhtemelen kasık çekmesi nedeniyle Osimhen oyundan çıktı, Barış Alper Yılmaz girdi. Girdi sözün gelişi. O da hiç katkı veremedi, Galatasaray devreyi 9 kişiyle tamamladı.
Bir talihsizlik daha; Lemina çıktı, ikinci devreye Okan Buruk Abdülkerim Bardakçı ile başladı. Abdülkerim’de Sane ve Barış gibi oyuna giremeyince Galatasaray 8 kişi kaldı âdeta.
Öyle olunca Nuri Şahin yüklendi, Sallai’nin sakar penaltısıyla ev sahibi eşitliği buldu. Oyun dönmüştü, Başakşehir bu maçı büyük ihtimalle kazanır, en azından yenilmezdi.
68. Dakika...
Oyuna bir “klas” geldi, Sane çıktı, yeni transfer Rafael Leao girdi. Leao, Barış’ı da oyuna kattı biraz. Abdülkerim’de hata yapmayınca Galatasaray tekrar hakimiyeti aldı ve “Leao-Barış-Torreira-Jakobs-Torreira” ile bir Barca golü atarak yeniden öne geçti.
Bu defa Sanchez’in sakarlığı kendi kalesine gol getirdi ve 2-2 oldu ancak günün iyilerindenGabriel Sara, sarı kırmızı taraftarın çok özlediği frikik golüyle 3 puanı aldı.
Maçın yıldızı oynadığı yarım saat ile Osimhen’di. Fakat yıldızlığa Leao da ortak oldu. Torreira ve Sara’da iyiydi. Batrakov’da kötü değildi lakin hocası onu oyundan aldı.
Başakşehir’de, Lemina’nın sakatlanmasından sonra Şahmuradov alan buldu ve öne çıktı.
Nuri Şahin iyi bir gününde değildi. Sane, Barış ve Abdülkerim’e rağmen puan çıkaramadı.
Okan Buruk’un da iyi olduğu söylenemezdi. Oyun içinde skor üstünlüğüne rağmen verilen o pozisyonlar, UCL öncesi soru işaretleri oluşturdu.
Buruk, yine şaşırtmadı ve Leao ile başlamadı. Osimhen’in yerine de cesaret gösterip Deniz Gül’ü almalıydı.
Barış Alper Yılmaz ve Abdülkerim Bardakçı ile Sane sorunu artık acil çözüm bekliyor.Oynatarak kazanırım düşüncesi sonuç vermiyor. Sabırsız Galatasaray taraftarı bir anda bu oyuncuları çizebilir ve bu işten kimse kazançlı çıkmaz.
Hakem-VAR yönetimi; sezonun en kötü performansı olabilir. Keşke maç hakemsiz oynansaydı. Ya da Nuri Şahin ile Okan Buruk ortaklaşa yönetseydi.
05.09.2026/Cumartesi
Erzurumspor-Konyaspor: 1-0
Yaşı ilerliyor ama golleri durmuyor... Eren Tozlu, zorlu bir kafa vuruşuyla golü attı, takımına 3 puanı getirdi.
Mısırlı Mustafa Muhammed takviyesine rağmen Konya, haftayı puansız kapattı.
06.09.2026/Pazar
Kasımpaşa-Amed SF: 2-2
Paşa, Güven Yalçın ve Benedyczak ile 2-0 öne geçti fakat Amed SF Orban ile beraberliği elde etti.
Amed sağlam görünürken sezon Kasımpaşa için hiç de kolay geçmeyecek.
Çorum FK-Eyüpspor: 3-0
Çorum çok efektif oynadı, Kyziridis, Borza ve Mahmic’in golleriyle net bir galibiyet aldı. Ben, bu ligi kolayına bırakmam mesajını verdi.
Eyüp bu sezon da sıçrayabilecek mi? Hep birlikte göreceğiz.
Kocaelispor-Samsunspor: 1-0
Eksik kadrosuyla zor günlerden geçen Samsun, oldukça iyi oynadı, puan ve puanları da hak etti fakat ev sahibi yine tek atışla kazandı, sıralamada üçüncü basamağa oturdu.
FIRTINA ESTİ...
TRABZONSPOR AŞ-GENÇLERBİRLİĞİ:
Goller: Onuachu (5’ ve 22’), Salah (14’-P), Muçi (59’), Dju (78)
Teknik direktörsüz Trabzon, Hüseyin Çimşir ile çıktı maça. Suskun Onuachu erken işbaşı yapınca ev sahibi rahatladı. Ardından Salah’ın penaltısı ve Onuachu’nun ikinci golü gelince maç bitti. Trabzon çok rahat kazandı.
İstatistik olarak Gençlerbirliği, rakibinden aşağı kalmadı fakat sonuç inanılmaz fark olarak yansıdı tabelaya.
Metin Diyadin, Trabzon’u tebrik etmekle birlikte hakem Çağdaş Altay’ı suçladı. Diyadin’e göre hakem maçı 10 dakikada bitirmişti.
Zor günlerden sonra gelen bu farklı galibiyet Trabzon’u elbette çok rahatlattı. Ancak bu maç kimseyi aldatmamalı.
Şüphesiz Onuachu ve Salah galibiyete büyük katkı verdi fakat ben Aral Şimşir’i çok beğendim.
07.09.2026/Pazartesi
Rizespor-Alanyaspor: 0-1
Deplasmandan 6 puan çıkaran Rize evinde henüz kazanamadı. Yine iyi oynayan taraftı ama üretemedi, gol atamadı. Tek golü Ariss kendi kalesine attı.
Göztepe-Gaziantep FK: 2-4
İzmirli sezona iyi başlamamıştı fakat evinde 4 yemek kimsenin düşündüğü bir durum değildi. Konuk takım isabetli bütün şutlarında gol buldu ve devreyi 4-0 önde kapadı. Golleri Halil Dervişoğlu, Abena ve Kozlowski (2) attı.
Ogün Bayrak’ın kırmızısına rağmen Göztepe 2 gol (Juan, 52’ ve 90+3’-P) attı ama puana yetmedi. Maçın en iyisi Arda Okan Kurtuluş oldu lakin çocuğun çabası takımına puan getirmedi.
Haftanın Maçı;
Fenerbahçe-Beşiktaş (1-2)
Haftanın Takımı;
Beşiktaş
Haftanın İyi Takımları;
Galatasaray
Gaziantep
Haftanın Performansı;
Vincenzo Italiano (BJK TD)
Haftanın Futbolcusu;
Olaitan (BJK)
Haftanın Golü;
Torreira (GS)
Haftanın Asisti;
Trossard (BJK)
Orkun Kökçü (BJK)
Haftanın Demeci;
Aziz Yıldırım: Beni konuşturmayın...
Aziz Yıldırım maç sonunda konuştu. Lakin başkanın eski agresif tutumu ve sinirliliği kalmamış. Hakem şikâyetine karşın TFF/MHK konusunda dikkatliydi başkan.
Haftanın Sorusu;
“tff.org” sitesinde VAR hakemlerinin ismi neden yazılmıyor?
Haftanın Hatası;
Başakşehir lehine çalınan penaltı ve çıkan sarı kart.
Skriniar ve Vlahoviç’in kırmızı kart görmeden maçı tamamlaması.
Haftanın Güzelliği;
Okan Buruk’un taç kararına itiraz etmesi ve atışı Başakşehir’in kullanacağını söylemesi.
Haftanın Çirkinliği;
Skriniar-Vlahoviç gerginliği.
İtalya’dan kalma bir hesap mı bu.
Skriniar bu defa çetin cevize denk geldi. Vlahoviç el hareketinin haricinde çok profesyoneldi.
Haftanın Gafı;
“Takdir hakkı kullanılacaksa -örneğin- Trabzonspor-Diyarbakırspor maçında Trabzon’dan yana değil Diyarbakır’dan yana kullanılacak.”
(İbrahim Hacıosmanoğlu; yanılmıyorsam TFF başkanı. Başkan bunu iki yıl önce söylemişama zihniyet bu işte.)
Düşünce;
Hakemler bu kadar “kötüyse” MHK ve TFF bundan bağımsız olamaz.
Ancak kulüpler ve camialar canları yandığında konuşunca bu iş düzelmez. Ne demişti Erden Timur; “Herkes için adalet...”
Konu o, bu, şu değil... Hakemlerin yeteneksiz ve yetersiz olması...
...
Galatasaray camiasının aklı, gözü, kulağı Osimhen’den gelecek haberde.
Osimhen’e geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Galatasaray için UCL öncesi ayrıca önemli Nijeryalı.
Gerçekten üzgünüm ama bir maç ancak bu kadar savruk, bu kadar başıbozuk, bu kadar kötü yönetilebilir. Bunun için özel eğitim almak gerek sanki...
Başakşehir’in penaltısı; sahada iyi bir hakem olsa ve o hakem sahada pozisyona penaltı dese kimsenin bir şey deme hakkı olmaz gerçekten. Pozisyonda Sallai sakar iken Fayzullaev cin gibiydi. Kadir Bey, tamam, penaltı dedin ama o sarı kart ne? Çünkü pozisyonda ihlal varsa dikkatsiz müdahaleden söz edilebilir ancak.
Sara ya da Sanchez’in geçerli sayılmayan golü; bir kere o kadar uzun süre akılları karıştırdı. Pozisyonun ilk tekrarında ben, Torreira ve Sallai’yi ofsayt gördüm fakat kimseye müdahaleleri yoktu. Bu iki futbolcunun haricinde Torreira’nın önündeki Kharebashvili kaleye en yakın oyuncu gibiydi. Ama yapacak bir şey yoktu. Ofsayt çizgisi kimseyi ikna etmese de teknolojiye güvenmek zorundayız. Lakin sorun teknolojiden öte; TFF, MHK ve hakemler maalesef.
Galatasaray’ın iptal edilen penaltısında Leao’nun çok ince ofsaytı vardı.
Umut Bozok’un kırmızısı... Zaten vücut diliyle kararı Umut’un kendisi verdi.
Ama asıl mesele doğrudan sonuca etki etse de bunlar değildi. Yönetim anlayışıydı. Kadir Sağlam, maçı oynatmamak kararındaydı ki tam 29 faul çaldı. Oysa bu yönetimi gayet kolay bu maçta iyi bir hakem en fazla 15 faul çalardı.
Nitekim hakem yönetimi herkesi kızdırdı, Nuri Şahin kırmızı gördü. Galatasaray’dan yönetici Metin Öztürk sert açıklamalar taptı.
Halil Umut Meler-Tomasz Kwıatkowski; Fenerbahçe-Beşiktaş
Meler, geçen haftanın iyilerinden ve TFF’nin en elit hakemi. Var’da da UEFA’nın gözde Polonyalılarından Kwıatkowski. Daha ne yapsın TFF/MHK? Amma ve de lakin;
Meler, hatalarına karşın -hiç kolay değildi fakat- Skriniar ve Vlahoviç’i oyundan atsaydı iyi bir maç yönetmiş sayılırdı ama olmadı. Ayrıca 36 faule engel olmamak da önemli bir kusurdu.
Hakemin ilk hatası ilk devre de Skriniar ve Guendouzi’ye sarı kartları çıkarmamak oldu.
Maçın başında Fenerbahçe’nin penaltı beklentisinde top Beşiktaşlı futbolcunun omuz-üst kol bölgesinde göründü. Bu hâliyle devam fakat görüntü çok net değildi.
Vlahoviç’in golle sonuçlanan atağında düdüğü çok erken çalması en büyük hatalardan biriydi. Pozisyon bittikten sonra çal, vermeyeceksen yine verme. Futbolun doğasında gol daha uygun karardı.
Kerem Aktürkoğlu-Salih Özcan; penaltı pozisyonu. Hiçbir şey yoksa bile bir şey var gibi bir pozisyon. Ama “gibiyle” penaltı kararı verilemez. Hem bu maçta Kerem’in ayakta durmaya ya mecali yoktu ya da isteği. Futbolun doğasında penaltı çok ağır bir karar olurdu, devam daha doğruydu.
Çağdaş Altay; Trabzon-Gençlerbirliği
Metin Diyadin hakemden çok şikâyetçi oldu ama maç asla Altay üzerinden konuşulamazdı.
Ümit Öztürk; Göztepe-Gaziantep
Genel anlamda başarılıydı Öztürk. Hele de böylesi ortam ve günlerde.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Yüksel Durak
TARAFTARIN GÖZÜNDEN SÜPER LİG
4. HAFTA, 4-7 Eylül 2026
ŞAMPİYON TÜRKİYE
“Nerede o ‘Eski Kadıköy’ günleri?”
“Bizim Çocuklar” bir kez daha Avrupa şampiyonu oldu.
Zorlu bir süreç sonunda finalde, dünya 1 numarası İtalya’yı 3-2 yenerek şampiyon oldu.
“Filenin Sultanları” diye güzel bir unvan da vermiştik onlara.
Onlar bir kere daha bizi sevindirdiler, mutlu ettiler, gururlandırdılar.
Emeği geçen herkes binlerce teşekkürü fazlasıyla hak etti.
Bir yıldız; voleybolun “Messi’si” Melisa Vargas... O gurur ve mutluluk gözyaşlarıyla nasıl da bizim çocuğumuz olduğunu cümle âleme gösterdi.
O zaman;
“Ne mutlu Türküm diyene” ve “Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür” (Anayasa 66. Madde) diyelim.
Bu sadece bir zafer, bir tarih değil... Sürdürülebilir başarı örnekliği...
05.09.2026/Cumartesi
TEST MAÇI, PSİKOLOJİK ÜSTÜNLÜK
FENERBAHÇE AŞ-BEŞİKTAŞ AŞ: 1-2
Goller: Skriniar (26’)/Rıdvan Yılmaz (38’), Vlahoviç (73’)
“Eski” ama yeni yönetim... “Eski” ama yeni teknik kadro... Transferler...
İyi bir sezon başlangıcı, Şampiyonlar Ligi bileti...
Arada Gençlerbirliği yol kazası ama evinde saha ve seyirci avantajıyla favori Fenerbahçe.
Yeni teknik kadro... Özellikle Trossard ve Vlahoviç olmak üzere transferler.
İyi bir sezon başlangıcı, UEFA Avrupa Ligi bileti...
Arada Alanya yol kazası fakat hiç de yabana atılır olmayan Beşiktaş. Varsın Kadıköy olsun ki Kadıköy’de eski Kadıköy değildi.
Derbi, iki takımın bu sezon için en önemli “test” başlangıcı olacaktı.
Beşiktaş maça daha iyi başladı, daha iyi oynadı. 15 dakika içinde Ederson’u iki kez tehdit etti. Fenerbahçe rakip kaleye gitmekte zorlandı.
Bir gol atılacaksa, oyun Beşiktaş atar dedi ama Fenerbahçe kısmetliydi. Taç atışı, karambol, savunma hatası ve Skriniar golü. Böyle bir maçta skor avantajından daha iyisi kolayına düşünülemezdi.
Golü yemesine rağmen konuk takım oyununu hiç bozmadı, Trossard-Rıdvan Yılmaz iş birliğinde Rıdvan’ın golüyle eşitliği getirdi skora.
Devre Beşiktaş’ın oyun üstünlüğüne karşın 1-1 bitti.
İsmail Kartal ikinci devreye İrfan Can Kahveci değişikliğiyle başladı. İrfan Can istenileni verememişti. Ama oyuna girecek olan oyuncu Kerem Aktürkoğlu mu olmalıydı? Zira Beşiktaş’ın orta saha üstünlüğü açık ve barizdi. Guendouzi ve Kante’ye destek gerekti ama İsmail Kartal Kerem dedi.
Italiano da ilk devrenin yıldızlarından Rıdvan Yılmaz’ı yanına aldı, Outtara’yı oyuna attı. Rıdvan hücumda iyiydi. Muriç rakip ceza sahasında topla buluşamazken Rıdvan ev sahibinin ceza sahasında dört kez topla buluşmuş ve bir gol atmıştı. Fakat Greenwood savunmasında sıkıntı yaşamıştı. İtalyan sorunu böylece çözmüş olmalıydı.
Değişikliklerle Fenerbahçe devreye hızlı başladı. Ancak rüzgâr kısa sürdü, Beşiktaş toparladı. Sonra Olaitan-Salih Özcan-Orkun Kökçü üçlüsüyle istediği oyunu oynadı. Kante-Guendouzi ikilisi çaresiz kaldı. Beşiktaş orta sahasına Trossard ve Vlahoviç büyük destek verdi. Diğer oyuncular hata yapmadı. Öyle ki Muriç’in ceza sahası dışından attığı şut haricinde kaleci Nübel’e iş düşmedi. Buna karşın diğer kaleci Ederson, takımını oyunda tutan futbolcu oldu.
Oldu ama nereye kadar? Geçen hafta Vlahoviç’e penaltıyı ikram eden Orkun Kökçü derbide de gol ikram etti, Beşiktaş hak ettiği maçta 3 puanla evine döndü.
OYUNCULAR
Beşiktaş orta sahası; Olaitan-Salih-Orkun çok iyi oynadı. Trossard ve Rıdvan çok faydalı oldu. Vlahoviç müthiş bir profesyonellik sergiledi, eşleşmede Skriniar’ın hakkından geldi.Diğer futbolcular da görevini tam yaptı.
Bir oyuncu seçmek gerekse Olaitan bir adım öne çıktı.
Ederson Fenerbahçe’nin en iyisiydi. Kante çalışkan fakat Guendouzi yetersiz kaldı. Muriç ve Greenwood etkili olamadı. Oğuz Aydın tutuk kalırken Kerem yerden kalkamadı.
TEKNİK DİREKTÖRLER
Günün ve belki de haftanın en formsuzlarından biriydi İsmail Kartal. İrfan Can Kahveci-Kerem Aktürkoğlu değişikliğiyle risk aldı ama sonuç alamadı. Kaderine razı bir teknik adam olarak maçı seyretti.
Maçın ve belki de haftanın yıldızıydı Vincenzo Italiano. İlk devre oyununa ve golüne rağmen Rıdvan Yılmaz’ı kenara alması taktik plan aklıydı. Hep oyunun içinde kaldı. Taktik planlarını sürekli tazeledi maç içinde.
Ayrıca böylesine istekli, diri ve güçlü bir takım oluşturması da takdire şayan.
Ancak İtalyan teknik adamın takım savunması problemi var. Bu orta sahaya rağmen savunma problemi ilginç. Bu maçta hiç sıkıntı yaşamadı denirse... Fenerbahçe çok etkisizdi.
PLANLAMA
Atladığım bir nokta olmuş Fenerbahçe orta sahası. Kante, Guendouzi, İsmail Yüksek kalmış orta sahada. Dördüncü adam Bartuğ Elmaz.
35’lik Kante ve Guendouzi ile sezon kolay bitmez herhalde.
Buna karşın Başkan Yıldırım, 6 derbi ve 8 UCL maçı ile toplam 14 maç ve bu takım onu oynar düşüncesinde. Sezon bize gösterecek sonucu.
Bir de yabancı kuralı nedeniyle Talisca’nın gönderilmesi. Müthiş bir sezon başı yapan Brezilyalı birçok maçtan sonra gündeme gelebilir.
Beşiktaş planlamayı iyi yapmış görünüyor. Belki de en iyi yapan takım bu sezon.
HAKEM-VAR YÖNETİMİ
Süper Lig’in en büyük problemi... Bu sezon başı da hiç iyi olmadı. Bu durumdan en çok şikâyetçi olan kulüpler, her nedense MHK ve TFF’yi hiç eleştirmiyor.
Ne oldu? Hakem-VAR kendi başına bir kurum mu oldu?
Maç yönetimi ve pozisyon yorumlarım aşağıda.
Haftaya genel bakış;
BU KADAR ÇABUK...
Geçen hafta, Başakşehir-Kasımpaşa maçının hakemi Halil Umut Meler için “Halil Hoca, son zamanlarda görmediğimiz ve özlediğimiz bir hakem performansına imza attı. Meler’i bu hâliyle büyük maçlarda ve derbilerde görmek iyi olur” demiştim.
Bu kadar çabuk olacağı kimin aklına gelirdi ki... Halil Umut Meler, Fenerbahçe-Beşiktaş derbisinin hakemi oldu.
...
Aziz Yıldırım: Gerekiyorsa lig bir yıl ertelensin.
...
Galatasaray’ı geçersen şampiyon olursun;
Sergen Yalçın: İki camianın da bilmesi gereken çok önemli bir şey var. Fenerbahçe ve Beşiktaş birbirlerinin rakibi değiller. Onu bilmesi lazım iki tarafın da. İkisinin de rakibi Galatasaray. Galatasaray'ı geçersen şampiyon olursun.
...
Trabzon ile Fatih Tekke’nin yolları ayrıldı. Amed SF mağlubiyeti sonrasında yönetim ve Fatih Tekke ortaklaşa almış kararı.
İstifa ve dönüş sonrası “kristal çatladı bir kere” demiştim.
...
Samsun galibiyeti sonrası Archie Brown, derbi öncesi Beşiktaş’a, “Kadıköy’e hoş geldiniz, umarım hazırsınızdır” paylaşımı yapmıştı.
Bu paylaşım Orkun Kökçü’ye sorulunca cevap “Biz o toplara girmiyoruz” oldu.
...
Derbi sonunda Orkun Kökçü ve arkadaşları haklı çıktı. Archie ve arkadaşları oldukça iyi bir ev sahipliği yaptı, konuk mutlu ayrıldı.
...
Gaziantep, teknik direktör Mirel Radoi ile yolları ayırdı.
Trabzon, Fatih Tekke ile yolları ayırdı.
Samsun teknik direktörü topun ağzında...
Değirmen öğütüyor yine.
...
PSG, Monaco’ya yenildi, 3 hafta sonunda 2 puanda kaldı.
Mourinholu Real Madrid, Real Betis’e 1-0 yenildi. Mbappe’nin penaltıyı atamadığı maçın en iyisi Arda Güler’di ama Bay Mourinho çocuğu 65’te oyundan aldı. Sakatlık yoksa ilginç.
04.09.2026/Cuma
OSİMHENLİ VE OSİMHENSİZ...
İSTANBUL BAŞAKŞEHİR FK-GALATASARAY AŞ: 2-3
Goller: Şahmuradov (66-P), Sanchez (76’)/Osimhen (16’), Torreira (71’), Sara (90+1’)
Kırmızı kart (Umut Bozok (79’, Başakşehir)
Nuri Şahin (Maç sonu, Başakşehir TD)
Genel değerlendirme “Osimenli ve Osimensiz Galatasaray” oldu... Bakalım;
33 Dakika, Osimhen çıkana kadar...
Galatasaray müthiş başladı, dakika dolmadan Batrakov’un pasında Osimhen müsait pozisyonu kaleciye teslim etti. Ardından bir tane daha kaçırdı. 16’da attı. Üst direğe çarpan top içeriden sahaya döndü, golü VAR verdi.
Sonra yine kaçırdı Osimhen. Batrakov’a at diye bir pas verdi fakat genç Rus’ta kaçırdı.
Sözün kısası konuk takım yarım saatte 5 yapabilir ve Şampiyonlar Ligi öncesi aktif dinlenmeye çekilebilirdi. Olmadı, skor kısır kaldı.
Futbolcuları böylesine ağır eleştirmek istemem ama bu 33 dakikalık bölümde Leroy Aziz Sane oyunda yoktu. Galatasaray 10 kişi oynadı oyunu ama Osimhen 3 kişilik oynayınca Sane aranmadı.
33. Dakika...
Muhtemelen kasık çekmesi nedeniyle Osimhen oyundan çıktı, Barış Alper Yılmaz girdi. Girdi sözün gelişi. O da hiç katkı veremedi, Galatasaray devreyi 9 kişiyle tamamladı.
Bir talihsizlik daha; Lemina çıktı, ikinci devreye Okan Buruk Abdülkerim Bardakçı ile başladı. Abdülkerim’de Sane ve Barış gibi oyuna giremeyince Galatasaray 8 kişi kaldı âdeta.
Öyle olunca Nuri Şahin yüklendi, Sallai’nin sakar penaltısıyla ev sahibi eşitliği buldu. Oyun dönmüştü, Başakşehir bu maçı büyük ihtimalle kazanır, en azından yenilmezdi.
68. Dakika...
Oyuna bir “klas” geldi, Sane çıktı, yeni transfer Rafael Leao girdi. Leao, Barış’ı da oyuna kattı biraz. Abdülkerim’de hata yapmayınca Galatasaray tekrar hakimiyeti aldı ve “Leao-Barış-Torreira-Jakobs-Torreira” ile bir Barca golü atarak yeniden öne geçti.
Bu defa Sanchez’in sakarlığı kendi kalesine gol getirdi ve 2-2 oldu ancak günün iyilerindenGabriel Sara, sarı kırmızı taraftarın çok özlediği frikik golüyle 3 puanı aldı.
Maçın yıldızı oynadığı yarım saat ile Osimhen’di. Fakat yıldızlığa Leao da ortak oldu. Torreira ve Sara’da iyiydi. Batrakov’da kötü değildi lakin hocası onu oyundan aldı.
Başakşehir’de, Lemina’nın sakatlanmasından sonra Şahmuradov alan buldu ve öne çıktı.
Nuri Şahin iyi bir gününde değildi. Sane, Barış ve Abdülkerim’e rağmen puan çıkaramadı.
Okan Buruk’un da iyi olduğu söylenemezdi. Oyun içinde skor üstünlüğüne rağmen verilen o pozisyonlar, UCL öncesi soru işaretleri oluşturdu.
Buruk, yine şaşırtmadı ve Leao ile başlamadı. Osimhen’in yerine de cesaret gösterip Deniz Gül’ü almalıydı.
Barış Alper Yılmaz ve Abdülkerim Bardakçı ile Sane sorunu artık acil çözüm bekliyor.Oynatarak kazanırım düşüncesi sonuç vermiyor. Sabırsız Galatasaray taraftarı bir anda bu oyuncuları çizebilir ve bu işten kimse kazançlı çıkmaz.
Hakem-VAR yönetimi; sezonun en kötü performansı olabilir. Keşke maç hakemsiz oynansaydı. Ya da Nuri Şahin ile Okan Buruk ortaklaşa yönetseydi.
05.09.2026/Cumartesi
Erzurumspor-Konyaspor: 1-0
Yaşı ilerliyor ama golleri durmuyor... Eren Tozlu, zorlu bir kafa vuruşuyla golü attı, takımına 3 puanı getirdi.
Mısırlı Mustafa Muhammed takviyesine rağmen Konya, haftayı puansız kapattı.
06.09.2026/Pazar
Kasımpaşa-Amed SF: 2-2
Paşa, Güven Yalçın ve Benedyczak ile 2-0 öne geçti fakat Amed SF Orban ile beraberliği elde etti.
Amed sağlam görünürken sezon Kasımpaşa için hiç de kolay geçmeyecek.
Çorum FK-Eyüpspor: 3-0
Çorum çok efektif oynadı, Kyziridis, Borza ve Mahmic’in golleriyle net bir galibiyet aldı. Ben, bu ligi kolayına bırakmam mesajını verdi.
Eyüp bu sezon da sıçrayabilecek mi? Hep birlikte göreceğiz.
Kocaelispor-Samsunspor: 1-0
Eksik kadrosuyla zor günlerden geçen Samsun, oldukça iyi oynadı, puan ve puanları da hak etti fakat ev sahibi yine tek atışla kazandı, sıralamada üçüncü basamağa oturdu.
FIRTINA ESTİ...
TRABZONSPOR AŞ-GENÇLERBİRLİĞİ:
Goller: Onuachu (5’ ve 22’), Salah (14’-P), Muçi (59’), Dju (78)
Teknik direktörsüz Trabzon, Hüseyin Çimşir ile çıktı maça. Suskun Onuachu erken işbaşı yapınca ev sahibi rahatladı. Ardından Salah’ın penaltısı ve Onuachu’nun ikinci golü gelince maç bitti. Trabzon çok rahat kazandı.
İstatistik olarak Gençlerbirliği, rakibinden aşağı kalmadı fakat sonuç inanılmaz fark olarak yansıdı tabelaya.
Metin Diyadin, Trabzon’u tebrik etmekle birlikte hakem Çağdaş Altay’ı suçladı. Diyadin’e göre hakem maçı 10 dakikada bitirmişti.
Zor günlerden sonra gelen bu farklı galibiyet Trabzon’u elbette çok rahatlattı. Ancak bu maç kimseyi aldatmamalı.
Şüphesiz Onuachu ve Salah galibiyete büyük katkı verdi fakat ben Aral Şimşir’i çok beğendim.
07.09.2026/Pazartesi
Rizespor-Alanyaspor: 0-1
Deplasmandan 6 puan çıkaran Rize evinde henüz kazanamadı. Yine iyi oynayan taraftı ama üretemedi, gol atamadı. Tek golü Ariss kendi kalesine attı.
Göztepe-Gaziantep FK: 2-4
İzmirli sezona iyi başlamamıştı fakat evinde 4 yemek kimsenin düşündüğü bir durum değildi. Konuk takım isabetli bütün şutlarında gol buldu ve devreyi 4-0 önde kapadı. Golleri Halil Dervişoğlu, Abena ve Kozlowski (2) attı.
Ogün Bayrak’ın kırmızısına rağmen Göztepe 2 gol (Juan, 52’ ve 90+3’-P) attı ama puana yetmedi. Maçın en iyisi Arda Okan Kurtuluş oldu lakin çocuğun çabası takımına puan getirmedi.
Haftanın Maçı;
Fenerbahçe-Beşiktaş (1-2)
Haftanın Takımı;
Beşiktaş
Haftanın İyi Takımları;
Galatasaray
Gaziantep
Haftanın Performansı;
Vincenzo Italiano (BJK TD)
Haftanın Futbolcusu;
Olaitan (BJK)
Haftanın Golü;
Torreira (GS)
Haftanın Asisti;
Trossard (BJK)
Orkun Kökçü (BJK)
Haftanın Demeci;
Aziz Yıldırım: Beni konuşturmayın...
Aziz Yıldırım maç sonunda konuştu. Lakin başkanın eski agresif tutumu ve sinirliliği kalmamış. Hakem şikâyetine karşın TFF/MHK konusunda dikkatliydi başkan.
Haftanın Sorusu;
“tff.org” sitesinde VAR hakemlerinin ismi neden yazılmıyor?
Haftanın Hatası;
Başakşehir lehine çalınan penaltı ve çıkan sarı kart.
Skriniar ve Vlahoviç’in kırmızı kart görmeden maçı tamamlaması.
Haftanın Güzelliği;
Okan Buruk’un taç kararına itiraz etmesi ve atışı Başakşehir’in kullanacağını söylemesi.
Haftanın Çirkinliği;
Skriniar-Vlahoviç gerginliği.
İtalya’dan kalma bir hesap mı bu.
Skriniar bu defa çetin cevize denk geldi. Vlahoviç el hareketinin haricinde çok profesyoneldi.
Haftanın Gafı;
“Takdir hakkı kullanılacaksa -örneğin- Trabzonspor-Diyarbakırspor maçında Trabzon’dan yana değil Diyarbakır’dan yana kullanılacak.”
(İbrahim Hacıosmanoğlu; yanılmıyorsam TFF başkanı. Başkan bunu iki yıl önce söylemişama zihniyet bu işte.)
Düşünce;
Hakemler bu kadar “kötüyse” MHK ve TFF bundan bağımsız olamaz.
Ancak kulüpler ve camialar canları yandığında konuşunca bu iş düzelmez. Ne demişti Erden Timur; “Herkes için adalet...”
Konu o, bu, şu değil... Hakemlerin yeteneksiz ve yetersiz olması...
...
Galatasaray camiasının aklı, gözü, kulağı Osimhen’den gelecek haberde.
Osimhen’e geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Galatasaray için UCL öncesi ayrıca önemli Nijeryalı.
Öne çıkan
HAKEM KARARLARI
Kadir Sağlam-Manuel Schuttengruber; Başakşehir-Galatasaray
Gerçekten üzgünüm ama bir maç ancak bu kadar savruk, bu kadar başıbozuk, bu kadar kötü yönetilebilir. Bunun için özel eğitim almak gerek sanki...
Başakşehir’in penaltısı; sahada iyi bir hakem olsa ve o hakem sahada pozisyona penaltı dese kimsenin bir şey deme hakkı olmaz gerçekten. Pozisyonda Sallai sakar iken Fayzullaev cin gibiydi. Kadir Bey, tamam, penaltı dedin ama o sarı kart ne? Çünkü pozisyonda ihlal varsa dikkatsiz müdahaleden söz edilebilir ancak.
Sara ya da Sanchez’in geçerli sayılmayan golü; bir kere o kadar uzun süre akılları karıştırdı. Pozisyonun ilk tekrarında ben, Torreira ve Sallai’yi ofsayt gördüm fakat kimseye müdahaleleri yoktu. Bu iki futbolcunun haricinde Torreira’nın önündeki Kharebashvili kaleye en yakın oyuncu gibiydi. Ama yapacak bir şey yoktu. Ofsayt çizgisi kimseyi ikna etmese de teknolojiye güvenmek zorundayız. Lakin sorun teknolojiden öte; TFF, MHK ve hakemler maalesef.
Galatasaray’ın iptal edilen penaltısında Leao’nun çok ince ofsaytı vardı.
Umut Bozok’un kırmızısı... Zaten vücut diliyle kararı Umut’un kendisi verdi.
Ama asıl mesele doğrudan sonuca etki etse de bunlar değildi. Yönetim anlayışıydı. Kadir Sağlam, maçı oynatmamak kararındaydı ki tam 29 faul çaldı. Oysa bu yönetimi gayet kolay bu maçta iyi bir hakem en fazla 15 faul çalardı.
Nitekim hakem yönetimi herkesi kızdırdı, Nuri Şahin kırmızı gördü. Galatasaray’dan yönetici Metin Öztürk sert açıklamalar taptı.
Halil Umut Meler-Tomasz Kwıatkowski; Fenerbahçe-Beşiktaş
Meler, geçen haftanın iyilerinden ve TFF’nin en elit hakemi. Var’da da UEFA’nın gözde Polonyalılarından Kwıatkowski. Daha ne yapsın TFF/MHK? Amma ve de lakin;
Meler, hatalarına karşın -hiç kolay değildi fakat- Skriniar ve Vlahoviç’i oyundan atsaydı iyi bir maç yönetmiş sayılırdı ama olmadı. Ayrıca 36 faule engel olmamak da önemli bir kusurdu.
Hakemin ilk hatası ilk devre de Skriniar ve Guendouzi’ye sarı kartları çıkarmamak oldu.
Maçın başında Fenerbahçe’nin penaltı beklentisinde top Beşiktaşlı futbolcunun omuz-üst kol bölgesinde göründü. Bu hâliyle devam fakat görüntü çok net değildi.
Vlahoviç’in golle sonuçlanan atağında düdüğü çok erken çalması en büyük hatalardan biriydi. Pozisyon bittikten sonra çal, vermeyeceksen yine verme. Futbolun doğasında gol daha uygun karardı.
Kerem Aktürkoğlu-Salih Özcan; penaltı pozisyonu. Hiçbir şey yoksa bile bir şey var gibi bir pozisyon. Ama “gibiyle” penaltı kararı verilemez. Hem bu maçta Kerem’in ayakta durmaya ya mecali yoktu ya da isteği. Futbolun doğasında penaltı çok ağır bir karar olurdu, devam daha doğruydu.
Çağdaş Altay; Trabzon-Gençlerbirliği
Metin Diyadin hakemden çok şikâyetçi oldu ama maç asla Altay üzerinden konuşulamazdı.
Ümit Öztürk; Göztepe-Gaziantep
Genel anlamda başarılıydı Öztürk. Hele de böylesi ortam ve günlerde.