Libya iki aile arasında paylaşılıyor: Perde arkasında neler oluyor?
Libya iki aile arasında paylaşılıyor: Perde arkasında neler oluyor?
Middle East Eye tarafından yayımlanan kapsamlı bir analize göre, ABD yönetimi, iç savaşla parçalanmış Libya’yı ülkenin en güçlü iki ailesi üzerinden yeniden yapılandırmayı hedefleyen geniş çaplı bir plan üzerinde çalışıyor. Bu plan, özellikle İran savaşı sonrası yükselen enerji fiyatlarının küresel dengeleri zorladığı bir dönemde hız kazanmış durumda.
Haber Giriş Tarihi: 06.05.2026 10:12
Haber Güncellenme Tarihi: 06.05.2026 10:23
Kaynak:
Haber Merkezi
https://haberdeger.com/
ABD’li ve Arap kaynaklara göre hazırlanan bu güç paylaşımı modeli, Batı Libya’daki Abdul Hamid Dbeibah ailesi ile Doğu Libya’daki Halife Haftar ailesini aynı çatı altında birleştirmeyi amaçlıyor.
Bu süreçte ABD’nin temel motivasyonunun enerji olduğu belirtiliyor. Afrika’nın en büyük petrol rezervlerine sahip Libya’da petrol gelirleri hızla artarken, Amerikan enerji şirketlerinin yeniden ülkeye yöneldiği ifade ediliyor. Nitekim Libya Ulusal Petrol Kurumu’nun verilerine göre, ülkenin petrol gelirleri yıl başına kıyasla üç kat artarak milyarlarca dolara ulaştı.
Yeni Liderlik Senaryosu: Dbeibeh ve Haftar Aileleri
ABD’nin planında en dikkat çekici unsur, mevcut siyasi liderlerin yerine daha genç ve Washington’la uyumlu isimlerin getirilmesi. Buna göre, mevcut başbakanın yerine İbrahim Dbeibah’ın geçmesi, doğuda ise Saddam Haftar’ın devlet başkanı olarak öne çıkarılması hedefleniyor.
35 yaşındaki Saddam Haftar’ın, babası Halife Haftar’ın yerini alabilecek en güçlü adaylardan biri olduğu ve son dönemde Türkiye dahil olmak üzere eski rakiplerle ilişkilerini geliştirdiği belirtiliyor. Aynı zamanda ABD istihbarat çevreleriyle temaslarının da bu yükselişte rol oynadığı ifade ediliyor. Bu süreçte ABD Başkanı Donald Trump’ın Afrika özel temsilcisi Massad Boulos’un aktif rol oynadığı ve Türkiye ile birlikte diplomatik zemini şekillendirmeye çalıştığı vurgulanıyor.
2011’de Muammar Gaddafi’nin devrilmesinden bu yana Libya, fiilen ikiye bölünmüş durumda. Trablus merkezli hükümet uluslararası tanınırlığa sahipken, doğuda Haftar güçleri hakimiyetini sürdürüyor.
Ancak Batılı yetkililere göre, uluslararası toplum Libya’da demokratik seçim sürecine olan inancını büyük ölçüde kaybetmiş durumda. Bunun yerine daha “pragmatik” bir yaklaşım olarak, güçlü aileler üzerinden istikrar sağlama fikri öne çıkıyor.
Bu yaklaşım Libya içinde ciddi eleştirilere yol açıyor. Bazı istihbarat verilerine göre planın Libya halkını tamamen dışladığını ve ülkenin kaynaklarının elit gruplar arasında paylaştırılmasına yol açabileceğini savunuyor. Özellikle Trablus ve Misrata gibi bölgelerde bu tür bir anlaşmaya karşı güçlü bir toplumsal tepki oluşabileceği belirtiliyor.
Enerji Krizi ve Libya’nın Rolü
ABD’nin Libya’ya yönelik ilgisinin bir diğer nedeni ise küresel enerji dengeleri. İran savaşı nedeniyle petrol fiyatlarının yükselmesi, alternatif enerji kaynaklarını daha kritik hale getirmiş durumda.
ABD’li enerji devleri Chevron ve ExxonMobil, Libya’da yeniden faaliyet göstermeye hazırlanıyor. Libya’nın günlük petrol üretimi son dönemde 1.2 milyon varile ulaşarak son 10 yılın en yüksek seviyesine çıktı. Ancak Libya’nın kısa vadede Körfez ülkelerinin yerini alabilecek bir üretim kapasitesine ulaşması gerçekçi değil. Ülkenin altyapısının eski olması, siyasi bölünmüşlük ve kurumsal zayıflık bu hedefin önündeki en büyük engeller arasında.
Türkiye, Rusya ve Bölgesel Dengeler
Libya’daki güç mücadelesi yalnızca iç dinamiklerle sınırlı olmaktan çoktan çıktı. Türkiye, Rusya, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi aktörler uzun süredir ülkedeki farklı tarafları destekliyor.
Son dönemde dikkat çeken gelişmelerden biri ise Türkiye ile Mısır arasında Libya konusunda yumuşama yaşanması. Bu durum, ABD’nin planının uygulanabilirliğini artıran faktörlerden biri olarak görülüyor.
Öte yandan Washington’un, doğu Libya’da etkili olan Rus varlığını zayıflatmak için bu süreci fırsata çevirmek istediği de değerlendiriliyor.
Uzmanlara göre, Libya’da iki güçlü ailenin uzlaşması kısa vadede istikrar sağlayabilir. Ancak bu modelin uzun vadede sürdürülebilir olup olmadığı büyük bir soru işareti.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Libya iki aile arasında paylaşılıyor: Perde arkasında neler oluyor?
Middle East Eye tarafından yayımlanan kapsamlı bir analize göre, ABD yönetimi, iç savaşla parçalanmış Libya’yı ülkenin en güçlü iki ailesi üzerinden yeniden yapılandırmayı hedefleyen geniş çaplı bir plan üzerinde çalışıyor. Bu plan, özellikle İran savaşı sonrası yükselen enerji fiyatlarının küresel dengeleri zorladığı bir dönemde hız kazanmış durumda.
ABD’li ve Arap kaynaklara göre hazırlanan bu güç paylaşımı modeli, Batı Libya’daki Abdul Hamid Dbeibah ailesi ile Doğu Libya’daki Halife Haftar ailesini aynı çatı altında birleştirmeyi amaçlıyor.
Bu süreçte ABD’nin temel motivasyonunun enerji olduğu belirtiliyor. Afrika’nın en büyük petrol rezervlerine sahip Libya’da petrol gelirleri hızla artarken, Amerikan enerji şirketlerinin yeniden ülkeye yöneldiği ifade ediliyor. Nitekim Libya Ulusal Petrol Kurumu’nun verilerine göre, ülkenin petrol gelirleri yıl başına kıyasla üç kat artarak milyarlarca dolara ulaştı.
Yeni Liderlik Senaryosu: Dbeibeh ve Haftar Aileleri
ABD’nin planında en dikkat çekici unsur, mevcut siyasi liderlerin yerine daha genç ve Washington’la uyumlu isimlerin getirilmesi. Buna göre, mevcut başbakanın yerine İbrahim Dbeibah’ın geçmesi, doğuda ise Saddam Haftar’ın devlet başkanı olarak öne çıkarılması hedefleniyor.
35 yaşındaki Saddam Haftar’ın, babası Halife Haftar’ın yerini alabilecek en güçlü adaylardan biri olduğu ve son dönemde Türkiye dahil olmak üzere eski rakiplerle ilişkilerini geliştirdiği belirtiliyor. Aynı zamanda ABD istihbarat çevreleriyle temaslarının da bu yükselişte rol oynadığı ifade ediliyor. Bu süreçte ABD Başkanı Donald Trump’ın Afrika özel temsilcisi Massad Boulos’un aktif rol oynadığı ve Türkiye ile birlikte diplomatik zemini şekillendirmeye çalıştığı vurgulanıyor.
2011’de Muammar Gaddafi’nin devrilmesinden bu yana Libya, fiilen ikiye bölünmüş durumda. Trablus merkezli hükümet uluslararası tanınırlığa sahipken, doğuda Haftar güçleri hakimiyetini sürdürüyor.
Ancak Batılı yetkililere göre, uluslararası toplum Libya’da demokratik seçim sürecine olan inancını büyük ölçüde kaybetmiş durumda. Bunun yerine daha “pragmatik” bir yaklaşım olarak, güçlü aileler üzerinden istikrar sağlama fikri öne çıkıyor.
Bu yaklaşım Libya içinde ciddi eleştirilere yol açıyor. Bazı istihbarat verilerine göre planın Libya halkını tamamen dışladığını ve ülkenin kaynaklarının elit gruplar arasında paylaştırılmasına yol açabileceğini savunuyor. Özellikle Trablus ve Misrata gibi bölgelerde bu tür bir anlaşmaya karşı güçlü bir toplumsal tepki oluşabileceği belirtiliyor.
Enerji Krizi ve Libya’nın Rolü
ABD’nin Libya’ya yönelik ilgisinin bir diğer nedeni ise küresel enerji dengeleri. İran savaşı nedeniyle petrol fiyatlarının yükselmesi, alternatif enerji kaynaklarını daha kritik hale getirmiş durumda.
ABD’li enerji devleri Chevron ve ExxonMobil, Libya’da yeniden faaliyet göstermeye hazırlanıyor. Libya’nın günlük petrol üretimi son dönemde 1.2 milyon varile ulaşarak son 10 yılın en yüksek seviyesine çıktı. Ancak Libya’nın kısa vadede Körfez ülkelerinin yerini alabilecek bir üretim kapasitesine ulaşması gerçekçi değil. Ülkenin altyapısının eski olması, siyasi bölünmüşlük ve kurumsal zayıflık bu hedefin önündeki en büyük engeller arasında.
Türkiye, Rusya ve Bölgesel Dengeler
Libya’daki güç mücadelesi yalnızca iç dinamiklerle sınırlı olmaktan çoktan çıktı. Türkiye, Rusya, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi aktörler uzun süredir ülkedeki farklı tarafları destekliyor.
Son dönemde dikkat çeken gelişmelerden biri ise Türkiye ile Mısır arasında Libya konusunda yumuşama yaşanması. Bu durum, ABD’nin planının uygulanabilirliğini artıran faktörlerden biri olarak görülüyor.
Öte yandan Washington’un, doğu Libya’da etkili olan Rus varlığını zayıflatmak için bu süreci fırsata çevirmek istediği de değerlendiriliyor.
Uzmanlara göre, Libya’da iki güçlü ailenin uzlaşması kısa vadede istikrar sağlayabilir. Ancak bu modelin uzun vadede sürdürülebilir olup olmadığı büyük bir soru işareti.
En Çok Okunan Haberler