SON DAKİKA

İslamofobi Britanya Milliyetçiliğinin Merkezine Yerleşiyor

Mariya Rehan'ın The New Arab'daki analizine göre, İngiltere'de yükselen aşırı sağ hareketler İslamofobiyi yeni milliyetçiliğin merkezi yapmış durumda. İslam karşıtlığının ana akıma taşındığı ve nefret suçlarının arttığı vurgulanıyor.

Haber Giriş Tarihi: 24.05.2026 22:34
Haber Güncellenme Tarihi: 24.05.2026 22:44
Kaynak: Haber Merkezi
https://haberdeger.com/
İslamofobi Britanya Milliyetçiliğinin Merkezine Yerleşiyor

The New Arab gazetesinde Mariya Rehan imzasıyla yayımlanan “İslamofobi İngiliz Milliyetçiliğinin Merkezi Bir Parçası Haline Nasıl Geldi?” başlıklı analiz, son yıllarda İngiltere’de yükselen aşırı sağ hareketlerin artık doğrudan İslam karşıtlığı üzerinden yeni bir “Britanya milliyetçiliği” inşa ettiğini savunuyor. Yazıya göre özellikle son dönemde Londra başta olmak üzere birçok şehirde düzenlenen aşırı sağ yürüyüşlerinde Müslüman karşıtı sloganlar, cami hedef göstermeleri ve göçmen karşıtı çağrılar daha görünür hale geldi.

Analizde, İngiliz milliyetçiliğinin klasik muhafazakâr çerçevesinin değiştiği ve bunun yerini giderek daha sert bir kültürel kimlik siyasetine bıraktığı belirtiliyor. Yazara göre bugün İngiltere’de “Britanyalı olmak “İslam’a karşı durmak” üzerinden tanımlanmaya başlanıyor. Özellikle sosyal medya üzerinden örgütlenen aşırı sağ grupların Müslümanları “ulusal kimliğe tehdit” olarak göstermesi, toplumda yeni bir kutuplaşma yaratıyor.

Mariya Rehan’ın analizinde dikkat çekilen en önemli noktalardan biri ise aşırı sağ söylemlerin artık marjinal çevrelerden çıkıp ana akım siyasete yaklaşması. Yazıda, geçmişte yalnızca radikal grupların kullandığı bazı ifadelerin bugün televizyon tartışmalarında, siyasi kampanyalarda ve medya dilinde daha sık görülmeye başladığı ifade ediliyor. Bu durumun, İslamofobiyi sıradanlaştırdığı ve kamuoyunda “normal” bir refleks haline getirdiği vurgulanıyor.

Analize göre İngiltere’de özellikle Gazze savaşı sonrası oluşan atmosfer de Müslüman topluluklara yönelik baskıyı artırdı. Filistin yanlısı gösterilerin ardından Müslüman toplulukların daha yoğun biçimde hedef gösterildiği, bazı medya organlarının protestoları “ulusal güvenlik tehdidi” diliyle sunduğu belirtiliyor. Bu atmosferin, aşırı sağ grupların propaganda alanını genişlettiği savunuluyor.

Yazıda ayrıca İngiltere’de son yıllarda Müslümanlara yönelik nefret suçlarının arttığına dikkat çekiliyor. İngiliz Parlamentosu’nda yapılan tartışmalarda da Müslüman toplumun kendisini giderek daha fazla dışlanmış hissettiği belirtilmişti. Özellikle Müslüman kadınlara yönelik sözlü saldırılar, çevrimiçi nefret kampanyaları ve dini kimlik üzerinden yapılan ayrımcı söylemler kamuoyunda tartışma yaratıyor.

Analiz, İngiliz medyasının rolüne de özel bir bölüm ayırıyor. Sağ eğilimli bazı gazetelerin yıllardır Müslümanları güvenlik tehdidi veya “uyumsuz topluluk” olarak resmetmesinin bugün ortaya çıkan atmosferin temelini oluşturduğu ifade ediliyor. Akademik çalışmalarda da İngiliz medyasının İslam ve Müslümanları çoğu zaman olumsuz bir çerçevede sunduğu yönünde eleştiriler yer alıyor.

Yazının sonunda ise İngiltere’de yükselen yeni milliyetçilik anlayışının ülkenin çok kültürlü yapısını da tehdit ettiği vurgulanıyor. Mariya Rehan’a göre İslamofobinin siyasal merkeze taşınması, uzun vadede toplumsal birlik yerine daha sert bir iç gerilim üretebilir. Analiz, Britanya’daki kimlik krizinin giderek daha fazla “kime karşı olunacağı” üzerinden şekillendiğini ve bunun demokratik düzen açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini savunuyor.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.