SON DAKİKA

Kürtler Eşit Yurttaşlık Talep Ederken, DEM Parti LGBT Dayatıyor

DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca'nın LGBT savunuculuğu yönündeki paylaşımı, Kürt seçmen ve muhafazakar tabanda tepkiyle karşılandı. Bu durum, partinin temel siyasi hedefleri ile sosyolojik gerçeklikleri arasında tartışma yarattı.

Haber Giriş Tarihi: 29.06.2026 16:05
Haber Güncellenme Tarihi: 29.06.2026 16:44
Kaynak: Haber Merkezi
https://haberdeger.com/
Kürtler Eşit Yurttaşlık Talep Ederken, DEM Parti LGBT Dayatıyor

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin Milletvekili Perihan Koca’nın sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı “LGBT için tüm bedelleri öderiz” yönündeki paylaşım, Kürt siyaseti ve tabanında uzun süredir içten içe büyüyen bir fay hattını yeniden harekete geçirdi. Kimlik siyaseti, anadil hakkı, yerel yönetimler, kayyum politikaları ve statü gibi yapısal ve tarihsel sorunların çözümünü bekleyen geniş Kürt kamuoyu, milletvekillerinin ve parti vitrininin "LGBT" gündemini bu derece radikal ve öncelikli bir sahiplenmeyle savunmasını sert bir şekilde eleştiriyor. Kürt sosyolojisinin muhafazakar, dindar ve geleneksel kodları ile Partinin LGBT gündemi derin bir öncelik tartışmasına dönüştü.

Perihan Koca’nın LGBT Açıklaması

Perihan Koca’nın “tüm bedelleri ödemeye hazırız” vurgusu, Kürt seçmende ve kanaat önderlerinde bir "temsiliyet krizi" duygusu yarattı. Tepkilerin temel motivasyonunu, Kürt halkının ağır bedeller ödeyerek sürdürdüğü kimlik ve varlık mücadelesinin, LGBT gibi tartışmalarla önemsizleştiği iddia edildi.

İşsizlik, anadil eğitimi, cezaevlerindeki siyasi tutukluların durumu, seçilmiş belediye başkanlarının yerine kayyum atanması ve Kürt sorununun demokratik çözümü gibi devasa yapısal krizler yaşanırken, partinin enerjisini ve söylemini bu alana kaydırması "hedef sapması" olarak nitelendiriliyor.

Neden Absürt Karşılanıyor?

Kürt toplumu, modernleşme ve kentsel dönüşüm süreçlerine rağmen aile bağlarının, dini değerlerin ve geleneksel ahlak normlarının güçlü olduğu bir sosyolojik yapıya sahiptir. Bölgede hem İslami muhafazakarlık hem de aşiret/aile hiyerarşisi, toplumsal düzenin ve dayanışmanın ana omurgasını oluşturur.

Bu bağlamda, LGBT hareketinin teorik ve pratik söylemleri, Kürt toplumunun kolektif hafızası ve değer yargıları tarafından yabancı ve hatta "ithal" bir ajanda olarak görülmektedir. Diğer taraftan Kürt halkı, ulusal ve demokratik hakları için mücadele eden onurlu bir topluluktur. Kendi dilini, kültürünü ve statüsünü korumaya çalışırken, marjinal sol çevrelerden devşirilen kimlik politikalarının Kürt siyasetinin ana gündemi haline getirilmesi, halkın gerçeklerinden kopuk olunduğunun en net göstergesidir.

Kürt sosyolojisinde bu gündemin "absürt" karşılanmasının temel nedeni, toplumsal hayatta karşılığı olmayan, tabanın gündelik yaşam mücadelesine değmeyen ve halkın kültürel dokusuyla açıkça çelişen bir konunun, partinin en üst perdeden savunduğu bir "vazgeçilmez" haline getirilmesidir.

"Sol-Sosyalist İdeoloji" ve "Geleneksel Taban" Çatışması

Perihan Koca krizi, aslında DEM Parti ve selefi olan HDP/BDP çizgisinde yaşanan ilk kırılma değil. Kürt siyasi hareketi, 1990'lardan bu yana Türkiye sol hareketiyle kurduğu ittifaklar (HDK - Halkların Demokratik Kongresi modeli) üzerinden evrensel sol söylemleri bünyesine entegre etmeye çalıştı. Ancak bu durum, partinin tavanı ile dindar-muhafazakar tabanı arasında her zaman gizli ya da açık çatışmalara yol açtı.

Geçmiş dönemlerde dindar Kürt kimliğiyle siyaset yapan Altan Tan gibi isimler, partinin marjinal sol grupların ve LGBT derneklerinin etkisi altına girmesini defaatle eleştirmiş ve bu durumun partiyi Kürt halkının ana gövdesinden kopardığını belirterek yollarını ayırmıştı. Benzer şekilde, muhafazakar tabanı konsolide etmek için vitrine çıkarılan isimler ile partinin radikal sol kanadı arasındaki ideolojik makas hiçbir zaman tam anlamıyla kapatılamadı.

Bölgedeki yerel yönetimlerde (belediyelerde) eşcinsellik veya LGBT temalı paneller, etkinlikler düzenlenmesi ya da sembollerin öne çıkarılması, geçmişte de dindar Kürt çevrelerinde ve sivil toplum kuruluşlarında (STK) infial yaratmıştı. Halk, oylarını kimlik bilinci ve yerel hizmet için verdiğini hatırlatarak, belediyelerin bu tür ideolojik misyonlar üstlenmesine sert tepki göstermişti.

Öncelikli Meselelerin Gölgede Kalması

Kürt kamuoyunun en çok içerlediği konulardan biri de statü, özerklik, anadil hakkı ve adil bir barış gibi stratejik hedeflerin popülist ve dönemsel kimlik tartışmalarının gölgesinde kalmasıdır.

Seçmen, partinin meclis kürsüsünü ve uluslararası platformları Kürt halkının kolektif haklarını savunmak için bir kaldıraç olarak kullanmasını beklerken, enerjinin bu tarz iç tartışmalarla tüketilmesini kabul edilemez buluyor.

Perihan Koca’nın çıkışı ve sonrasında gelişen süreç, DEM Parti’nin önünde duran en büyük stratejik paradoksu bir kez daha gözler önüne serdi: Türkiye partisi olma iddiasındaki radikal sol bileşenler ile partinin asıl oy deposu olan muhafazakar/geleneksel Kürt halkı arasındaki denge nasıl kurulacak?

Siyaset bilimciler ve bölgeyi yakından tanıyan analistler, bu tür açıklamaların partiye faturasının ağır olabileceğine dikkat çekiyor. Kürt muhafazakarlığının alternatif arayışında olduğu, bölgede Hüda-Par gibi yapıların varlığını tahkim etmeye çalıştığı ya da seçmenin sandığa gitmeyerek tepki gösterdiği bir dönemde, halkın sinir uçlarına dokunan açıklamalar ısrarla sürdürülüyor. Eğer parti yönetimi, tabandan yükselen bu haklı ve sosyolojik çığlığı duymazdan gelmeye devam ederse ciddi toplumsal risklerle karşı karşıya kalacaktır.

Perihan Koca’nın sosyal medyada yarattığı infial, basit bir "ifade özgürlüğü" ya da "insan hakları" savunuculuğu parantezine alınamayacak kadar derin toplumsal dinamiklere sahip. Kürt kamuoyu, kendi sosyolojisinin, inançlarının ve en önemlisi de ağır bedellerle bugüne getirdiği siyasi mücadelesinin, halktan kopuk ideolojik fantezilere kurban edilmesini istemiyor.

Kürt siyasi hareketinin aktörleri, meclisteki koltuklarını borçlu oldukları halkın gerçek acılarına, yoksulluğuna, statü talebine ve kimlik mücadelesine odaklanmadığı sürece; tabanla olan bu sosyolojik ve siyasi yarılmanın derinleşmesi kaçınılmaz görünmektedir.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.