SON DAKİKA

Barış Sürecine Karşı Yeni Algı Savaşı: Mazlum Abdi İmralı'ya Gitti mi?

Darka Mazi'nin analizinde, SDG lideri Mazlum Abdi'nin gizlice İmralı'ya götürülerek Öcalan ile görüştüğü ve devletle PKK arasında gizli bir süreç işletildiği iddia edildi. Bu iddialar örgüt tabanında huzursuzluk ve güven krizi yarattı.

Haber Giriş Tarihi: 16.05.2026 12:21
Haber Güncellenme Tarihi: 16.05.2026 12:28
Kaynak: Haber Merkezi
https://haberdeger.com/
Barış Sürecine Karşı Yeni Algı Savaşı: Mazlum Abdi İmralı'ya Gitti mi?

Ortadoğu’daki yeni dengeler, PKK’nin silahlı mücadele stratejisindeki dönüşüm, Ankara’nın güvenlik eksenli yeni yaklaşımı ve Suriye sahasında oluşan fiili tablo… Bütün bunlar son aylarda Kürt siyasi çevrelerinde yoğun bir tartışmayı beraberinde getiriyor. Özellikle PKK’ya yakın çevrelerde “devletle perde arkasında görüşmeler yapıldığı”, “İmralı merkezli yeni bir sürecin işletildiği” ve “bazı kritik isimlerin gizlice Türkiye’ye getirildiği” yönündeki söylentiler artık daha yüksek sesle konuşuluyor.

Bu tartışmayı yeniden alevlendiren ise Barzani çizgisine yakınlığıyla bilinen Darka Mazi sitesinin yayınladığı dikkat çekici analiz oldu. Söz konusu yazıda yalnızca devlet ile PKK arasında temaslar olduğu iddia edilmedi. En önemli olan husus şu ki; SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi’nin İmralı’ya götürüldüğü, PKK yöneticilerinin Abdullah Öcalan ile görüştüğü ve kamuoyundan gizlenen yeni bir “süreç mimarisi” kurulduğu öne sürüldü.

Bu iddialar bölgede neden bu kadar yankı uyandırdı? Daha önemlisi, bu söylemler gerçekten bir bilgi sızması mı?

PKK tabanında neden huzursuzluk var?

Son dönemde özellikle Avrupa’daki PKK çevrelerinde ve Suriye’nin kuzeyindeki bazı yapılarda dikkat çekici bir sorgulama ortaya çıktı. Örgütün yıllardır sürdürdüğü “direniş” söylemi ile sahadaki pratik arasında ciddi bir mesafe oluştuğu düşünülüyor. Özellikle Türkiye içinde çatışma yoğunluğunun azalması, örgütün klasik askeri stratejisinin geri plana itilmesi ve diplomatik-siyasi temasların öne çıkması bazı kesimlerde “ne karşılığında” sorusunu doğurdu. Darka Mazi tam da bu psikolojik kırılma alanına oynuyor.

Yazının merkezindeki temel tez şu: PKK kitlesi büyük bir dönüşüme hazırlanıyor ancak bu dönüşüm doğrudan “geri çekilme” ya da “tasfiye” olarak sunulamayacağı için kamuoyuna kontrollü biçimde servis edilen “gizli görüşmeler”, “devletin muhatap alması” ve “Öcalan’ın barış mimarı rolü” üzerinden yeni bir algı inşa ediliyor.

Bu nedenle Darka Mazi’ye göre son dönemde bazı medya çıkışları tesadüf değil.

Özellikle Yeni Yaşam gazetesinde Dr. Hayri Hazargöl imzasıyla yayımlanan yazı bu açıdan kritik görülüyor. Yazıda “devlet yetkilileri ile Kandil temsilcileri arasında görüşmeler olduğu” imasında bulunulması, ardından bu bölümün PKK medyasına yakın isimler tarafından dolaşıma sokulması dikkat çekti. Burada asıl önemli olan, iddianın doğruluğundan çok, neden şimdi dolaşıma sokulduğu sorusu.

“Mazlum Abdi İmralı’ya götürüldü” iddiası neden kritik?

Darka Mazi’nin en sansasyonel iddiası ise Mazlum Abdi ile ilgiliydi.

Haber sitesine göre SDG lideri daha önce gizlice İmralı’ya götürüldü ve Abdullah Öcalan ile görüştü. Aynı şekilde bazı PKK yöneticilerinin de benzer temaslar gerçekleştirdiği ileri sürüldü. Ancak bu iddiaları doğrulayan bağımsız hiçbir resmi açıklama bulunmuyor. Bununla birlikte, iddianın zamanlaması dikkat çekici.

Çünkü son aylarda Ankara ile Şam arasında yeniden başlayan diplomatik trafik, Suriye’nin kuzeyindeki SDG yapılanmasının geleceğini doğrudan etkiliyor. Türkiye uzun süredir SDG’yi PKK’nın uzantısı olarak tanımlıyor. Tam da bu nedenle bazı çevreler, Ankara’nın doğrudan olmasa bile dolaylı kanallar üzerinden SDG ile temas arayışında olabileceğini düşünüyor.

Ancak burada dikkat çekici olan nokta şu: Darka Mazi’nin iddiaları sadece “görüşme” iddiası içermiyor. Aynı zamanda PKK’nin tabanına yönelik ciddi bir meşruiyet sorgulaması da üretiyor. Yazı boyunca verilen temel mesaj şu: “Ortada açıklanmayan pazarlıklar var ve halk kandırılıyor.” Bu söylem doğrudan örgüt içi güven krizini derinleştirmeyi hedefleyen bir dil taşıyor.

Darka Mazi kimlerin pozisyonunu temsil ediyor?

Kürt siyasetini yakından takip eden çevrelerde Darka Mazi uzun süredir “anti-PKK” yayın çizgisiyle biliniyor. Site özellikle Kandil yönetimine yönelik sert eleştirileriyle öne çıkıyor. Buna karşılık PKK’ya yakın çevreler ise Darka Mazi’yi “Barzani çizgisinin medya aparatı” olmakla suçluyor.

Bir tarafta PKK’nın bölgesel etkisinin azaltılması gerektiğini düşünen çizgiler, diğer tarafta ise “tasfiye” söylemine karşı direnen yapılar bulunuyor. Özellikle Irak Kürdistanı merkezli siyasi dengeler düşünüldüğünde, PKK’nın bölgesel etkinliğinin sınırlandırılması birçok aktör açısından stratejik önem taşıyor.

Bu nedenle süreç yalnızca Türkiye-PKK ilişkisi üzerinden öte; Erbil, Kandil, Şam, Washington ve hatta Tel Aviv ekseninde okunuyor.

Süreç tartışmalarının arkasında Ortadoğu dengeleri mi var?

Darka Mazi yazısında özellikle İran ve İsrail vurgusu yapıyor. Bu da önemli. Çünkü bölgede bugün yaşanan güç mücadelesinde Kürt meselesi artık yalnızca Türkiye’nin iç güvenlik başlığı değil. İran-İsrail gerilimi, Suriye’nin yeniden şekillenmesi, ABD’nin bölgedeki askeri varlığı ve Irak’taki kırılgan denge Kürt aktörleri doğrudan etkiliyor.

Özellikle İran’ın zayıflaması ihtimali ya da bölgesel savaş senaryoları birçok aktörü yeni pozisyonlar almaya itiyor. Ankara da bu süreçte hem iç güvenlik risklerini minimize etmek hem de Suriye dosyasını yeniden dizayn etmek istiyor olabilir.

Bu nedenle bazı gözlemciler, “yeni çözüm süreci” benzeri bir yapının klasik 2013-2015 modelinden çok farklı ilerlediğini düşünüyor. Daha kontrollü, daha gizli ve daha güvenlik merkezli bir çerçeve oluştuğu yorumları yapılıyor. Ancak şu ana kadar tüm bu tartışmaların büyük bölümü iddia düzeyinde.

Bilgi savaşı mı, gerçek sızıntı mı?

Bugün Kürt siyasi alanında yalnızca silahlı ya da diplomatik mücadele yürümüyor. Aynı zamanda yoğun bir medya ve algı savaşı yaşanıyor.

Darka Mazi’nin yazısı da bu savaşın bir parçası gibi görünüyor.

Çünkü yazı PKK tabanında güvensizlik üretmeye çalışıyor. “Teslimiyet”, “gizli pazarlık”, “halk kandırılıyor” ve “barış tiyatrosu” gibi ifadeler Kürt toplumu içindeki psikolojik kırılmaları büyütmeyi hedefleyen bir dil taşımaktadır.

Öte yandan PKK’ye yakın çevrelerin son dönemde “devlet bizi muhatap alıyor” vurgusunu artırması da dikkat çekiyor. Bu durum, örgütün tabanını yeni döneme hazırlama çabası olarak yorumlanıyor. Fakat tüm bu tartışmaların merkezinde şunu beyan etmemiz gerekiyor: Bu çerçevede Darka Mazi’nin son çıkışının da “süreci başlamadan zehirleme” girişimidir.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.