Emine Erdoğan, 'Tıp ve Kültür-Sanat Sempozyumu'nda konuştu
Emine Erdoğan, 'Tıp ve Kültür-Sanat Sempozyumu'nda konuştu
Emine Erdoğan, “Tıp ve Kültür-Sanat Sempozyumu”nda yaptığı konuşmada, dijitalleşen dünyada tıbbın mekanikleştiğine dikkat çekerek, teknolojinin ancak insanî değerlerle birleştiğinde gerçek şifa üretebileceğini vurguladı.
Haber Giriş Tarihi: 13.01.2026 20:37
Haber Güncellenme Tarihi: 13.01.2026 20:45
Kaynak:
Haber Merkezi
https://haberdeger.com/
Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’nde düzenlenen “Tıp ve Kültür-Sanat Sempozyumu'na katıldı. Program kapsamında hazırlanan “Kadın Eliyle Taşa İşlenen Şifa – Darüşşifaların Banileri ve Çiçeklerin Dili” sergisini gezen Erdoğan, eserler hakkında bilgi aldı.
Konuşmasına sempozyumu düzenleyen Sağlık Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu ve emeği geçen herkese teşekkür ederek başlayan Emine Erdoğan, programın insan merkezli sağlık anlayışına ve “Sağlıklı Türkiye Yüzyılı” vizyonuna güçlü katkılar sunacağını ifade etti.
“Bu toprakların hekimleri, yalnızca hastalıkları değil, insanı iyileştirmeyi hedefledi.”
Erdoğan, hekimlerin tarih boyunca tıbbı yalnızca teknik bir alan olarak değil; sanat, irfan ve ahlak ekseninde bir şifa anlayışı olarak ele aldığını vurguladı. Darüşşifaların bu yaklaşımın kurumsallaşmış hali olduğunu belirterek, onları medeniyetin şefkat abideleri olarak tanımladı.
Anadolu’da Selçuklu’dan Osmanlı’ya uzanan sağlık geleneğine dikkat çeken Emine Erdoğan, tedavinin sanat ve maneviyatla iç içe yürütüldüğünü anlattı.
Öne çıkan uygulamalar şunlar oldu:
Hastalara makamlara göre musiki dinletilmesi
Bahçelerde lale, sümbül, karanfil ve gül yetiştirilmesi
Gül suyu, su sesi, kuş sesleri ve Kur’an tilaveti ile ruhsal destek
Mimariyle huzur veren avlular, havuzlar ve şadırvanlar
“Fiziksel mekân, başlı başına bir afiyet atmosferine dönüştürülüyordu.”
Konuşmasında günümüz dünyasına da güçlü bir eleştiri yönelten Emine Erdoğan, dijital dönüşümün tıbbı giderek mekanikleştirdiğini söyledi.
“Semptomlar ölçülüyor, tahliller yapılıyor; fakat insan manzaraları gözden kaçıyor.”
Modern tıbbın performansa indirgenmesini eleştiren Erdoğan, umudun, tesellinin, duanın ve inancın iyileştirici gücünün dışlandığını ifade etti.
Hekim-hasta ilişkisinin yalnızca muayene odasıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Emine Erdoğan, asıl buluşmanın “mana ikliminde” gerçekleştiğini söyledi.
“Teknolojinin sunduğu imkânları, insani bir dokunuşla genişletecek her yaklaşım, hem tıbbın hem de insanlığın geleceği için vazgeçilmezdir.”
Bilim ile sanatın birbirine rakip değil, tamamlayıcı olduğunu belirten Emine Erdoğan, modern dünyada disiplinlerin parçalanmasının bütüncül bakışı zayıflattığını dile getirdi.
İbn-i Sina örneğini hatırlatan Erdoğan, onu büyük bir hekim yapan unsurun çok yönlü düşünce yapısı olduğuna dikkat çekti.
“Pozitif bilimlerle sanat arasındaki uçurumu kapatmanın yolu, disiplinler arası çalışmalardır.”
Programda; bilim insanları, akademisyenler ve sanatçılar bir araya gelirken, müzik dinletileri ve video gösterimiyle sempozyum sona erdi. Emine Erdoğan, etkinliğin tüm insanlığa şifa getirecek yeni bir yolculuğun başlangıcı olmasını temenni etti.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Emine Erdoğan, 'Tıp ve Kültür-Sanat Sempozyumu'nda konuştu
Emine Erdoğan, “Tıp ve Kültür-Sanat Sempozyumu”nda yaptığı konuşmada, dijitalleşen dünyada tıbbın mekanikleştiğine dikkat çekerek, teknolojinin ancak insanî değerlerle birleştiğinde gerçek şifa üretebileceğini vurguladı.
Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’nde düzenlenen “Tıp ve Kültür-Sanat Sempozyumu'na katıldı. Program kapsamında hazırlanan “Kadın Eliyle Taşa İşlenen Şifa – Darüşşifaların Banileri ve Çiçeklerin Dili” sergisini gezen Erdoğan, eserler hakkında bilgi aldı.
Konuşmasına sempozyumu düzenleyen Sağlık Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu ve emeği geçen herkese teşekkür ederek başlayan Emine Erdoğan, programın insan merkezli sağlık anlayışına ve “Sağlıklı Türkiye Yüzyılı” vizyonuna güçlü katkılar sunacağını ifade etti.
Erdoğan, hekimlerin tarih boyunca tıbbı yalnızca teknik bir alan olarak değil; sanat, irfan ve ahlak ekseninde bir şifa anlayışı olarak ele aldığını vurguladı. Darüşşifaların bu yaklaşımın kurumsallaşmış hali olduğunu belirterek, onları medeniyetin şefkat abideleri olarak tanımladı.
Anadolu’da Selçuklu’dan Osmanlı’ya uzanan sağlık geleneğine dikkat çeken Emine Erdoğan, tedavinin sanat ve maneviyatla iç içe yürütüldüğünü anlattı.
Öne çıkan uygulamalar şunlar oldu:
Hastalara makamlara göre musiki dinletilmesi
Bahçelerde lale, sümbül, karanfil ve gül yetiştirilmesi
Gül suyu, su sesi, kuş sesleri ve Kur’an tilaveti ile ruhsal destek
Mimariyle huzur veren avlular, havuzlar ve şadırvanlar
Konuşmasında günümüz dünyasına da güçlü bir eleştiri yönelten Emine Erdoğan, dijital dönüşümün tıbbı giderek mekanikleştirdiğini söyledi.
Modern tıbbın performansa indirgenmesini eleştiren Erdoğan, umudun, tesellinin, duanın ve inancın iyileştirici gücünün dışlandığını ifade etti.
Hekim-hasta ilişkisinin yalnızca muayene odasıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Emine Erdoğan, asıl buluşmanın “mana ikliminde” gerçekleştiğini söyledi.
Bilim ile sanatın birbirine rakip değil, tamamlayıcı olduğunu belirten Emine Erdoğan, modern dünyada disiplinlerin parçalanmasının bütüncül bakışı zayıflattığını dile getirdi.
İbn-i Sina örneğini hatırlatan Erdoğan, onu büyük bir hekim yapan unsurun çok yönlü düşünce yapısı olduğuna dikkat çekti.
Programda; bilim insanları, akademisyenler ve sanatçılar bir araya gelirken, müzik dinletileri ve video gösterimiyle sempozyum sona erdi. Emine Erdoğan, etkinliğin tüm insanlığa şifa getirecek yeni bir yolculuğun başlangıcı olmasını temenni etti.
En Çok Okunan Haberler