SON DAKİKA

#Altın

HABER DEĞER - Altın haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Altın haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Trump’ın ateşkes kararı altın fiyatlarını uçurdu Haber

Trump’ın ateşkes kararı altın fiyatlarını uçurdu

ABD ile İran arasında son günlerde nispeten sakinleşen gerilim, Trump’ın “Bombardımanlara yeniden başlayabiliriz” açıklamasıyla yeniden tırmandı. Özellikle Hürmüz Boğazı çevresindeki belirsizlik ve petrol fiyatlarındaki yükseliş, yatırımcıları yeniden güvenli liman olarak görülen altına yöneltti. Ons altın yeniden 4.750 dolar sınırında Küresel piyasalarda ons altın, gün içinde yüzde 4’ten fazla yükselerek yeniden 4.750 dolar sınırına dayandı. Uzmanlar, ABD ile İran arasında yürütülen görüşmelerin sonuçsuz kalması ve ateşkesin sona ermesi halinde altının yeni rekor seviyeleri test edebileceğini belirtiyor. Piyasalarda oluşan panik havası nedeniyle yatırımcıların hisse senedi ve riskli varlıklardan çıkarak altın ve dolara yöneldiği ifade ediliyor. Gram altın 6.800 TL’yi aştı Uluslararası piyasalardaki yükselişin etkisi Türkiye’de de hissedildi. Gram altın sabah saatlerinde 6 bin 800 lira seviyesini aşarken, gün içinde 6 bin 812 liraya kadar yükseldi. Çeyrek altın ve Cumhuriyet altınında da dikkat çeken artışlar yaşandı. Kuyumcular, son haftalardaki en yoğun talebin yeniden altına yöneldiğini belirtiyor. “Krizin büyümesi halinde yeni rekorlar gelebilir” Ekonomistler, ateşkesin uzatılmaması ve bölgede yeniden bombardımanların başlaması halinde altın fiyatlarında yeni sıçramalar yaşanabileceğini söylüyor. Özellikle Çin ile İran arasında yaşandığı öne sürülen askeri sevkiyat geriliminin de piyasaları tedirgin ettiği belirtiliyor. Analistler, kısa vadede ons altında 4.800 doların, gram altında ise 7 bin liranın üzerinin yeniden gündeme gelebileceği uyarısında bulunuyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İsviçre’deki 6 ton altın için 20 yıllık savaş: Elazığlı iş insanı sessizliğini bozdu Haber

İsviçre’deki 6 ton altın için 20 yıllık savaş: Elazığlı iş insanı sessizliğini bozdu

Hastane odasında başlayan hikâye Bayrak’ın iddiasına göre süreç, 2005 yılında annesinin hastane odasında yaptığı açıklamayla başladı. Annesi, babasından kalan 6 sandık altının İsviçre’de bir bankada bulunduğunu söyledi. Bu bilgi üzerine Zürih’e giden Bayrak, altınları almak istedi ancak söz konusu varlıkların ülke dışına çıkarılmasına izin verilmediğini belirtti. Bunun üzerine hukuki süreç başlatıldı. “Büyükelçi evimde kaldı, söz verdi” Bayrak, dönemin İsviçre Ankara Büyükelçisi Raimund Kunz ile yaptığı görüşmeleri de ilk kez kamuoyuna açıkladı. İddiaya göre Kunz, önce İstanbul’da bir görüşme gerçekleştirdi, ardından Elazığ’a gelerek Bayrak’ın evinde konakladı. Bayrak, büyükelçinin kendisine şu sözleri verdiğini öne sürdü: “Devlet adına buradayım. Bu konuyu çözmek için bize güvenin ve sessiz kalın.” Bu sözler üzerine yıllarca beklediğini söyleyen Bayrak, “Ama hiçbir adım atılmadı” dedi. Bankalar değişti, mücadele yeniden başladı Sürecin, İsviçre’nin köklü bankalarından Credit Suisse’in çöküşü sonrası yeni bir boyut kazandığını belirten Bayrak, bankanın varlıklarının UBS’ye devredilmesiyle muhatabın değiştiğini söyledi. Bayrak, “Artık karşımızda UBS var. Ama herkes bilsin ki bu işin peşini bırakmayacağız” ifadelerini kullandı. “O varlıklar Elazığ’a gelecek” Mücadelesini kamuoyu önünde sürdüreceğini vurgulayan Bayrak, şu iddiayı dile getirdi: “Bu bir başlangıç. Tüm dünya bu süreci görecek. O varlıklar Elazığ’a gelecek, biz o altınları alacağız.” İddialar kanıtlanmayı bekliyor Söz konusu 6 ton altın iddiası resmi belgelerle doğrulanmış değil. Ancak Bayrak’ın yıllardır sürdürdüğü hukuki girişimler ve yaptığı açıklamalar, dosyanın yeniden gündeme gelmesine neden oldu. Uzmanlar, bu tür uluslararası miras ve banka varlıkları davalarının uzun ve karmaşık süreçler içerdiğine dikkat çekiyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Elazığlı iş insanın 6 ton altını İsviçre'de kaldı Haber

Elazığlı iş insanın 6 ton altını İsviçre'de kaldı

Elazığlı iş insanı Sait Ali Bayrak’ın, babasından miras kaldığını iddia ettiği ve Credit Suisse’te bulunduğu öne sürülen 6 ton altını geri alma mücadelesi büyüyor. Yıllardır süren süreç, yalnızca hukuki değil aynı zamanda diplomatik bir meseleye dönüşmüş durumda. Yıllar sonra gelen itiraf süreci başlattı İddiaya göre süreç, 2005 yılında Bayrak’ın annesinin ağır hastalığı sırasında yaptığı açıklamayla başladı. Annenin, İsviçre’de bir kasada aileye ait varlıkların bulunduğunu söylemesi üzerine yıllardır saklanan sır ortaya çıktı. Bu bilginin, babası Hasan Bayrak tarafından “40 yaşına gelmeden söylenmemesi” yönünde tembihlendiği ifade edildi. 6 ton altın ve gizemli belgeler Yaklaşık 31 yıl önce Türkiye’den çıkarıldığı öne sürülen altınların, İsviçre’de bir bankada tutulduğu iddia ediliyor. Almanca belgelerle desteklendiği belirtilen bu mirasın güncel değerinin 2 milyar doların üzerinde olduğu öne sürülüyor. “Türkiye’ye götüreceğim” dedi, süreç kilitlendi Zürih’te banka yetkilileriyle görüşen Bayrak’ın, varlıkları Türkiye’ye getirmek istediğini belirtmesi üzerine İsviçre tarafının buna sıcak bakmadığı iddia edildi. Banka yetkililerinin, altının ülke dışına çıkarılmaması yönünde öneriler sunduğu, hatta ailenin İsviçre’ye yerleşmesini teklif ettiği öne sürüldü. Bayrak ise bu teklifi reddederek hakkını Türkiye’de kullanmak istediğini ifade etti. Diplomatik boyuta taşındı Süreç zamanla diplomatik bir boyut kazandı. İddialara göre İsviçre Büyükelçisi konuyu görüşmek üzere Elazığ’a giderek aileyle temas kurdu. Dosyanın, dönemin hükümet yetkililerine kadar ulaştığı belirtiliyor. 60’tan fazla avukat süreci takip ediyor Bayrak ailesi, İsviçre bankasının “zaman aşımı” ve “kaynak ispatı” gibi gerekçelerine karşı hukuki mücadele yürütüyor. Sürecin bugün 60’tan fazla avukat tarafından takip edildiği ifade ediliyor. Uluslararası finans dünyasında dikkat çeken bu dosya, hem hukuki boyutu hem de iddiaların büyüklüğü nedeniyle tartışılmaya devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Mart ayı enflasyonu açıklandı Haber

Mart ayı enflasyonu açıklandı

Mart ayına ilişkin enflasyon rakamları açıklandı. TÜİK'in açıkladığı Tüketici Fiyat Endeksi verilerine göre enflasyon Mart ayında yıllık yüzde 30,87 arttı, aylık yüzde 1,94 arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) bugün, yılın üçüncü enflasyon verilerini oluşturacak olan Mart ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. TÜFE'deki (2025=100) değişim 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 1,94 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 10,04 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 30,87 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 32,82 artış olarak gerçekleşti. En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun yıllık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 32,36 artış, ulaştırmada yüzde 34,35 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 42,06 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana harcama gruplarının yıllık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde 8,25, ulaştırmada 5,45 ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda 6,04 yüzde puan oldu. Tüfe gıda ve alkolsüz içeceklerde aylık yüzde 1,80 arttı En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun aylık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 1,80 artış, ulaştırmada yüzde 4,52 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 1,91 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana grupların aylık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde 0,46, ulaştırmada 0,75 ve konutta 0,22 yüzde puan oldu. Endekste kapsanan 174 alt sınıftan (Amaca Göre Bireysel Tüketim Sınıflaması-COICOP 2018 5'li Düzey) 2026 yılı Mart ayı itibarıyla, 40 alt sınıfın endeksinde düşüş gerçekleşirken, 7 alt sınıfın endeksinde değişim olmadı. 127 alt sınıfın endeksinde ise artış gerçekleşti. Özel kapsamlı tüfe göstergesi (b) yıllık yüzde 30,11 arttı, aylık yüzde 1,45 arttı İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE'deki değişim, 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 1,45 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 8,03 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 30,11 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 32,50 artış olarak gerçekleşti.

Altında sert düşüş: Kritik eşik kırıldı mı? Haber

Altında sert düşüş: Kritik eşik kırıldı mı?

Küresel piyasalarda altın fiyatlarında dikkat çeken düşüş devam ediyor. 23 Mart 2026 itibarıyla ons altın, geçtiğimiz hafta yüzde 10’un üzerinde değer kaybederek uzun yılların en sert düşüşlerinden birini yaşadıktan sonra yeni haftaya da satıcılı başladı. Jeopolitik gerilimlere rağmen yaşanan bu gerileme, piyasalarda farklı senaryoları gündeme taşıdı. ABD ile İran arasında artan tansiyon ve enerji piyasalarındaki yükselişin, normal şartlarda güvenli liman talebini artırması beklenirken, altın fiyatlarının düşüş yönünde hareket etmesi dikkat çekti. Brent petrol fiyatlarının 110 dolar seviyesinin üzerinde kalması da piyasalardaki baskıyı artıran unsurlar arasında yer aldı. Teknik seviyeler bir bir kırıldı Analistler, ons altında önemli teknik seviyelerin aşağı yönlü kırıldığına dikkat çekiyor. 50 ve 100 günlük hareketli ortalamaların bulunduğu 5.055 ve 4.665 dolar seviyelerinin altına inilmesi, satış baskısının derinleşmesine neden oldu. Bu gelişme, kısa vadede aşağı yönlü hareketin devam edebileceğine dair beklentileri güçlendirdi. Yeni hedef seviyeler gündemde Uzmanlara göre altının bu seviyelerin altında kalıcılık göstermesi halinde, bir sonraki kritik eşik olarak 200 günlük ortalamanın bulunduğu 4.135 dolar seviyesi öne çıkıyor. Bu durum, piyasalarda daha geniş bir düzeltme ihtimalini gündeme taşıyor. Gram altın da geriliyor Ons altındaki düşüş, iç piyasaya da yansıdı. Güncel verilere göre ons altın yaklaşık 4.376 dolar seviyesinde işlem görürken, gram altın ise 6.227 TL civarında seyrediyor. Altın fiyatlarındaki bu geri çekilme, yatırımcıların yön arayışını sürdürdüğünü gösterirken, önümüzdeki süreçte küresel gelişmelerin fiyatlar üzerindeki belirleyici etkisinin devam etmesi bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Enflasyon beklentisi alarm veriyor: Hanehalkı yüzde 48,81’de sabit kaldı Haber

Enflasyon beklentisi alarm veriyor: Hanehalkı yüzde 48,81’de sabit kaldı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) yayımladığı şubat ayı Hanehalkı Beklenti Anketi, enflasyon algısındaki katılığı ortaya koydu. Yurttaşların 12 ay sonrasına ilişkin yıllık enflasyon beklentisi bir önceki aya göre değişmeyerek yüzde 48,81 seviyesinde kaldı. Veriler, fiyat artışlarına ilişkin endişenin sürdüğünü gösterdi. Gıda ve enerji fiyatları beklentiyi belirliyor Ankete göre katılımcılar, son bir yılda fiyatı en fazla artan ve önümüzdeki dönemde de en çok artmasını bekledikleri kalemler olarak gıda ile yakıt-enerji grubunu öne çıkardı. Gıda fiyatlarının en fazla artacağını düşünenlerin oranı sınırlı bir gerilemeyle yüzde 41,1’e inse de bu kalem beklentilerin merkezinde yer almaya devam etti. Konut beklentisi geriledi, kur tahmini düştü Gelecek 12 ayda konut fiyatlarındaki artış beklentisi 3,82 puan düşerek yüzde 35,41’e geriledi. Aynı döneme ilişkin dolar/TL beklentisi de sınırlı bir düşüş gösterdi ve 51,56 TL olarak kaydedildi. Bu tablo, bazı varlık fiyatlarına ilişkin beklentilerde yavaşlama sinyali verirken genel enflasyon algısında değişim yaşanmadığını ortaya koydu. Yatırım tercihlerinde altın öne çıktı Hanehalkının yatırım eğilimlerinde ilk sırada altın yer aldı. “Altın alırım” diyenlerin oranı 2,7 puan artarak yüzde 55,5’e yükseldi. Gayrimenkul tercih edenlerin oranı ise yüzde 30’a geriledi. Bu sonuçlar, belirsizlik dönemlerinde güvenli liman arayışının sürdüğüne işaret etti. Piyasa ve reel sektörde beklenti daha düşük Sektörel enflasyon beklentileri verilerine göre piyasa katılımcılarının 12 ay sonrası enflasyon tahmini yüzde 22,10’a, reel sektörün beklentisi ise yüzde 32’ye geriledi. Böylece hanehalkı ile piyasa beklentileri arasındaki farkın devam ettiği görüldü. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Altın ve gümüşte sert çöküş: Güvenli liman neden bir anda sarsıldı? Haber

Altın ve gümüşte sert çöküş: Güvenli liman neden bir anda sarsıldı?

Ocak ayı boyunca yatırımcıların küresel belirsizlikten kaçış adresi olan altın ve gümüş, 30 Ocak sonrası sert bir satış dalgasıyla karşı karşıya kaldı. Asya piyasalarında spot altın yüzde 9’u aşan düşüşle ons başına 4.403 dolara, gümüş ise yüzde 15’in üzerinde kayıpla 72 doların altına geriledi. Böylece altın, 1983’ten bu yana en sert günlük düşüşünü yaşadı. Rekor rallinin ardından sert fren Değerli metallerdeki bu ani geri çekilme, haftalar süren hızlı yükselişin ardından geldi. Ocak sonunda altın 5.500 doların, gümüş ise 120 doların üzerine çıkarak tüm zamanların zirvelerini görmüştü. Ancak bu yükselişin önemli bir bölümü, yoğun spekülatif işlemler ve kaldıraçlı pozisyonlarla desteklenmişti. Uzmanlara göre düşüş, bu aşırı birikimin kısa sürede boşalmasıyla hızlandı. Fed hamlesi ve dolar etkisi Piyasalardaki yön değişiminde ABD Merkez Bankası’na ilişkin gelişmeler de etkili oldu. ABD Başkanı Donald Trump’ın eski Fed yöneticisi Kevin Warsh’ı başkanlığa aday göstermesi, piyasalarda Fed’in bağımsızlığına dair endişeleri azalttı. Bu gelişme doların güçlenmesine yol açarken, doların değer kazanması altın ve gümüş üzerinde aşağı yönlü baskı yarattı. Jeopolitik riskler azaldı ama yeterli mi? Hafta sonu ABD–İran hattında tansiyonun kısmen düşmesi de satışları tetikleyen faktörler arasında yer aldı. Ancak analistlere göre jeopolitik risklerin tamamen ortadan kalktığını söylemek mümkün değil. Risk algısındaki sınırlı yumuşama, yaşanan sert düşüşü tek başına açıklamaya yetmiyor. Asıl neden: Spekülasyon ve kaldıraçlı işlemler Piyasa uzmanları, düşüşün arkasındaki temel nedenin aşırı spekülasyon olduğuna dikkat çekiyor. Son haftalarda altın ve gümüşte yoğun şekilde kaldıraçlı işlem yapılması, satış başladığında zincirleme bir çözülmeye yol açtı. Kâr satışları devreye girince düşüş kartopu gibi büyüdü ve fiyatlar kısa sürede sert şekilde geri çekildi. Temel göstergeler hâlâ güçlü Uzmanlara göre fiyatlardaki bu gerileme, uzun vadeli görünümde köklü bir değişim anlamına gelmiyor. G-7 ülkelerinde sürdürülemez borç seviyeleri, küresel ticaret riskleri ve büyük para birimlerine olan güvensizlik, altın ve gümüşü orta ve uzun vadede destekleyen faktörler olmaya devam ediyor. Bu nedenle piyasada yaşanan hareket, daha çok “temizlenme” süreci olarak yorumlanıyor. Küçük yatırımcıyı nasıl etkiler? Türkiye’de altın, birçok yurttaş için birikim ve değer koruma aracı olmayı sürdürüyor. Uzmanlara göre fiziki altınla uzun vadeli birikim yapan hanehalkı, bu tür kısa vadeli sert dalgalanmalardan sınırlı etkileniyor. Altın takı ve fiziki birikim, günlük fiyat hareketlerinden ziyade uzun vadeli eğilimlere bağlı kalmaya devam ediyor. Gümüş ve petrolde eş zamanlı düşüş Gümüşteki kaybın altına kıyasla daha sert olmasında Çin kaynaklı satışların etkili olduğu belirtiliyor. Aynı dönemde küresel piyasalarda petrol fiyatları da yüzde 5’in üzerinde geriledi. Enerji ve emtia piyasalarındaki bu eş zamanlı düşüş, yatırımcıların riskli pozisyonları azaltma eğilimini güçlendirdi. Uzmanlara göre değerli metallerde yaşanan bu sert geri çekilme, yükseliş trendinin tamamen sona erdiği anlamına gelmiyor. Aksine, spekülatif fazlalığın temizlenmesinin ardından altın ve gümüşte yeniden dengelenme ve alım fırsatları gündeme gelebilir. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Altın durdurulamıyor: Rekor üstüne rekor, piyasalarda güvenli liman kaçışı Haber

Altın durdurulamıyor: Rekor üstüne rekor, piyasalarda güvenli liman kaçışı

Piyasalar güne sert yükselişle başladı Küresel piyasalarda jeopolitik ve ekonomik risklerin artması, yatırımcı davranışlarını belirgin biçimde etkiledi. ABD Merkez Bankası’nın faizleri sabit tutması ve enflasyonun yüzde 2 hedefinin üzerinde seyrettiğini vurgulaması, güvenli liman talebini artırdı. Bu atmosferde altın ve gümüşte art arda rekorlar kırıldı. Ons altında tarihi seviye görüldü ABD dolarındaki değer kaybının da etkisiyle ons altın gün içinde 5 bin 598,29 dolara kadar yükselerek tüm zamanların en yüksek seviyesini gördü. Ons altın, sabah saatlerinde önceki güne göre yaklaşık yüzde 3 artışla 5 bin 540 dolar bandında işlem gördü. Gram altın Türkiye’de rekor tazeledi Küresel fiyatlardaki yükseliş iç piyasaya da güçlü biçimde yansıdı. Gram altın 7 bin 816 liraya çıkarak tarihi zirvesini gördü. Sabah saatlerinde gram altın, yüzde 3’ü aşan yükselişle 7 bin 733 lira seviyelerinde seyretti. ABD borcu ve ticaret sistemi endişesi öne çıkıyor Marex analisti Edward Meir, artan ABD borcu ve küresel ticaret sisteminin ABD merkezli yapıdan bölgesel bloklara ayrılma ihtimalinin yatırımcıları altına yönelttiğini ifade etti. Bu sürecin, güvenli liman talebini kalıcı biçimde güçlendirdiğine dikkat çekti. Altın artık sadece kriz aracı olarak görülmüyor OCBC analistlerine göre altın, yalnızca kriz dönemlerinde ya da enflasyona karşı korunma amacıyla değil; farklı makroekonomik koşullarda portföy çeşitlendirmesi sağlayan güçlü bir değer saklama aracı olarak konumlanıyor. Bu yaklaşım, talebin geniş bir yatırımcı kitlesine yayılmasına neden oluyor. 2026 rallisi sürüyor ancak düzeltme riski masada 2025 yılında yüzde 64 değer kazanan altın, 2026’da da yükselişini sürdürerek yıl başından bu yana yüzde 28,5’in üzerinde getiri sağladı. IG analisti Tony Sycamore, yükselişin parabolik bir görünüme büründüğünü ve kısa vadede düzeltme ihtimalinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti. Buna karşın 2026 boyunca temel dinamiklerin altını desteklemeye devam etmesi bekleniyor. Jeopolitik tansiyon risk algısını yükseltiyor ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a nükleer silahlar konusunda anlaşma çağrısı yapması ve taraflar arasında sertleşen açıklamalar, piyasalarda risk algısını artırdı. Bu gelişmeler, yatırımcıların güvenli limanlara yönelmesinde etkili oldu. Fed kararı ve Tether hamlesi fiyatları destekledi ABD Merkez Bankası’nın faizleri sabit tutması ve enflasyonun hedefin üzerinde kalmaya devam ettiğini vurgulaması, altın fiyatlarını destekleyen unsurlar arasında yer aldı. Ayrıca Tether’in yatırım portföyünün yüzde 10–15’ini fiziki altına ayırma planları da yükselişi güçlendirdi. Gümüşte de tarihi zirve kaydedildi Altınla birlikte gümüş de güçlü bir ralli yaşadı. Ons gümüş 119,42 dolara çıkarak tarihi zirvesini gördü. Sabah saatlerinde yüzde 1’e yakın artışla 117 dolar bandında işlem gören gümüşün, yıl başından bu yana getirisi yüzde 65’i aştı. Piyasalarda yaşanan bu hareketlilik, 2026 boyunca emtia fiyatlarının ve güvenli liman arayışının Türkiye toplumu da dahil olmak üzere küresel ölçekte gündemin üst sıralarında kalacağını gösteriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.