SON DAKİKA

#Altın

HABER DEĞER - Altın haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Altın haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Orta Doğu gerilimi piyasaları vurdu Haber

Orta Doğu gerilimi piyasaları vurdu

ABD Başkanı Donald Trump'ın "Misillemeyi ertele" yönündeki çağrısına rağmen İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun operasyon emrini vermesi, bölgede çatışmanın genişleyebileceğine dair endişeleri körükledi. Petrol fiyatlarında yükseliş Savaş haberlerinin ardından enerji piyasalarında sert bir yükseliş yaşandı. Geçen haftayı 92,80 dolar seviyesinde kapatan Brent petrolün varil fiyatı, yeni haftanın ilk işlemlerinde 96 doların üzerine çıktı. Uzmanlar, İsrail-İran arasındaki bu gerilimin, küresel petrol ticaretinin kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'ndaki enerji sevkiyatlarını tehdit etmesi durumunda fiyatlardaki artışın ivme kazanabileceği uyarısında bulunuyor. Altın ve küresel piyasalarda risk alarmı Jeopolitik risklerin artmasıyla birlikte yatırımcılar, güvenli liman olarak görülen altına yönelme eğilimi gösteriyor. Geçen hafta yüzde 4,7 değer kaybederek 4.328 dolardan kapanan ons altın, yeni haftaya dalgalı bir başlangıç yaparak ilk işlemlerde 4.300 dolar seviyesine gerilese de, Orta Doğu'daki gelişmelerin etkisiyle yönün yeniden yukarı dönebileceği değerlendiriliyor. Piyasalarda gözler, İran'ın bu saldırılara karşı vereceği olası yanıta çevrilmiş durumda; analistler yeni bir misilleme dalgasının emtia ve enerji fiyatlarında daha sert hareketlere neden olabileceğini belirtiyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ebola ve akıllı telefon ilişkisi açığa çıktı Haber

Ebola ve akıllı telefon ilişkisi açığa çıktı

Küresel teknoloji endüstrisinin kobalt, altın ve koltan gibi nadir madenlere olan devasa iştahı, dünyanın en büyük ikinci yağmur ormanı olan Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ndeki ormansızlaşmayı hızlandırıyor. Ancak bu yıkımın bedeli, sadece yok olan ağaçlar değil; bilim insanlarının "ekolojik bir saatli bomba" olarak nitelediği ölümcül Ebola virüsünün çok daha geniş kitlelere yayılması oluyor. Ormanlar yok oldukça virüs insana yaklaşıyor 1976 yılındaki keşfinden bu yana Ebola, yıllar boyunca izole ve kontrol edilebilir bir hastalık olarak kalmıştı. Ancak madencilik ve kerestecilik faaliyetleri ormanların derinliklerine daldıkça, virüsün ana taşıyıcısı olan yarasaların yaşam alanı daralıyor. Derin ormanlarda insanla teması olmayan bu yarasalar, ağaçların kesilmesiyle birlikte yerleşim yerlerine ve maden kamplarına daha yakın yaşamak zorunda kalıyor. Yapılan son bilimsel araştırmalar oldukça ürkütücü bir tabloyu ortaya koyuyor: Orta Afrika'daki her yüzde birlik orman kaybı, Ebola vakalarında yüzde 20 ila 40 arasında bir artışa neden oluyor. "İlkel madencilik" ekolojik yıkımı derinleştiriyor Kongo’daki bu ağaç kıyımının arkasında, modern küresel ekonominin temel taşı olan yarı iletkenler ve akıllı telefonlar yatıyor. Bölgedeki siyasi istikrarsızlık nedeniyle büyük şirketlerin işletemediği milyarlarca dolarlık maden rezervi, geçim sıkıntısı çeken yerel halkın "ilkel madencilik" yöntemleriyle ormanları delik deşik etmesine yol açıyor. Altın, koltan ve kobalt bulmak için balta girmemiş ormanlara giren binlerce insan, virüse karşı hiçbir bağışıklıkları olmadığı halde ormanın en derin merkezlerinde vahşi hayvanlarla temas kuruyor. Özellikle yasa dışı altın madenciliğinin kalbi sayılan Mongbwalu kasabasında ortaya çıkan son büyük salgın, bu maden sahalarının virüsün yayılımı için nasıl bir kuluçka merkezi haline geldiğini kanıtlıyor. Tek çözüm: Ekolojik yıkımı durdurmak Dünya genelinde tıp otoriteleri salgın başladıktan sonra aşı ve tedavi yöntemlerine odaklansa da, bilim insanları bu yaklaşımın yetersiz olduğu görüşünde. Standart testlerden ve mevcut aşılardan kaçabilen yeni Ebola türleri karşısında, virüs bir kez insan popülasyonuna sıçradığında yayılımı durdurmak imkansız hale geliyor. Uzmanlar, küresel pandemileri önlemenin tek yolunun virüsün insana geçişini sağlayan ekolojik tahribatı durdurmaktan geçtiğini vurguluyor. Bu durum, cebimizde taşıdığımız akıllı telefonların içindeki madenlerin hangi şartlarda çıkarıldığını ve Kongo Havzası'ndaki orman sağlığını korumanın, aslında küresel bir sağlık meselesi olduğunu açıkça gösteriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Tarihi "altın" krizi: Başbakan'dan "Almayın" çağrısı Haber

Tarihi "altın" krizi: Başbakan'dan "Almayın" çağrısı

Orta Doğu'da tırmanan ABD-İsrail geriliminin Hürmüz Boğazı'ndaki ticareti felç etmesi, dünya genelinde enerji krizlerini beraberinde getirirken Hindistan'da beklenmedik bir çağrıya dönüştü. Petrol ihtiyacının yüzde 85'ini dışarıdan karşılayan ve artan enerji maliyetleriyle boğuşan Hindistan'da Başbakan Narendra Modi, düğünler ve kültürel miras olarak büyük önem taşıyan altın alımlarına karşı halkı fedakarlığa davet etti. Modi, "Ülkenin çıkarları doğrultusunda, bir yıl boyunca evde etkinlikler olsa bile altın takı satın almamaya karar vermemiz gerekiyor" dedi. Hükümetten çifte darbe: İthalat vergisi fırladı Başbakan'ın sözlü çağrısıyla yetinmeyen Yeni Delhi yönetimi, üç gün içinde altın ithalat vergilerini yüzde 6'dan yüzde 15'e yükselterek sektöre ikinci bir darbe vurdu. Altın, ülkenin ithalat faturasının yaklaşık yüzde 9'unu oluşturuyor ve 31 Mart'ta sona eren mali yılda tam 72 milyar dolarlık değerli metal ithal edildi. Ancak petrol gibi zaruri bir ihtiyaç olmaması ve ithalatın büyük oranda dolar ile yapılarak rupiye değer kaybettirmesi, altını hükümetin hedef tahtasına oturttu. "Sorumlu yaşamak da vatanseverliktir" Açıklamalarında ekonomik tabloya dikkat çeken Modi, "Vatanseverlik yalnızca sınırda hayatını feda etme isteği değildir. Bu zamanlarda, sorumlu yaşamak ve günlük hayatımızda ülkeye karşı görevlerimizi yerine getirmekle ilgilidir" diyerek halktan toplu taşıma kullanmalarını, evden çalışmalarını ve zorunlu olmayan yurt dışı seyahatlerini iptal etmelerini istedi. Kuyumcular isyanda: "Covid'den daha kötü" Modi'nin bu tarihi çağrısı ve getirilen vergiler, altın sektöründe şok etkisi yarattı. Dünyadaki altının yaklaşık yüzde 11'ine sahip olduğu tahmin edilen Hindistanlı kadınların alışveriş alışkanlıklarının değişmesi ihtimali piyasaları tedirgin ediyor. Yeni Delhi merkezli kuyumcu Sanjeev Agarwal durumu "Mücevher sektörü için bu, Covid döneminden daha kötü" sözleriyle özetlerken, Shweta Gupta isimli bir diğer esnaf "Sadece iki ay olsaydı idare edebilirdik ama tam bir yıl çok fazla. Personelimizin maaşını nasıl ödeyeceğiz?" diyerek isyan etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

14 milyon liralık "kamu görevlisi" vurgunu: 10 ilde 22 tutuklama Haber

14 milyon liralık "kamu görevlisi" vurgunu: 10 ilde 22 tutuklama

Adana Emniyet Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, telefonla ulaştıkları vatandaşları kamu görevlisi oldukları yalanıyla korkutup dolandıran bir çeteyi takibe aldı. Teknik ve fiziki takip neticesinde şebekenin, aralarında yabancı uyrukluların da bulunduğu 14 kişiyi altın, nakit para ve döviz alarak toplam 14 milyon lira zarara uğrattığı saptandı. Eş zamanlı baskınlarla 28 gözaltı Soruşturmayı derinleştiren polis, Adana ile birlikte İstanbul, Ankara, İzmir, Mersin ve Şanlıurfa'nın da aralarında bulunduğu 10 farklı ildeki adreslere eş zamanlı baskınlar düzenledi. Operasyonda 28 şüpheli yakalanırken, ekiplerin titiz çalışması sayesinde dolandırılmak üzere olan 25 vatandaşın daha mağduriyeti son anda önlendi. Adliyeye sevk edilen zanlılardan 22'si mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Kripto cüzdanlara ve taşınmazlara el konuldu Suç gelirlerine yönelik yürütülen incelemelerde şebekenin mali trafiği de ortaya çıkarıldı. Mahkeme kararıyla, şüphelilere ait olduğu belirlenen ve içerisinde yaklaşık 20 milyon lira bakiye bulunan 23 adet kripto cüzdanı ile 1 arsaya tedbir amacıyla el konuldu. Vurgun sonrası çorba keyfi kamerada Soruşturma dosyasına giren güvenlik kamerası görüntüleri ise pes dedirtti. Görüntülerde şüphelilerin mağdurların yanına gittiği anların yanı sıra, dolandırıcılık eylemlerini gerçekleştirdikten sonra bir restoranda çorba içerek kutlama yaptıkları anlar saniye saniye kaydedildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Altın için çarpıcı tahmin: 8 bin dolar senaryosu Haber

Altın için çarpıcı tahmin: 8 bin dolar senaryosu

Küresel piyasalarda jeopolitik gerilimler ve ekonomik belirsizlikler etkisini artırırken, altın fiyatlarına ilişkin dikkat çeken bir analiz yayımlandı. Alman bankacılık devi Deutsche Bank, altının yeni dönemde daha güçlü bir rol üstlenebileceğini belirterek uzun vadeli yükseliş beklentisini ortaya koydu. Altın çağı başladı Bankanın raporunda, küresel ekonomide uzun süredir devam eden “ılımlı dönem”in sona erdiği ve daha dalgalı bir sürece girildiği vurgulandı. Bu yeni dönemde altının öneminin artacağına işaret edilerek “altın çağının başladığı” değerlendirmesi yapıldı. Raporda, değişen küresel güç dengeleriyle birlikte altının yalnızca bir yatırım aracı değil, aynı zamanda stratejik bir rezerv unsuru haline geldiği ifade edildi. 8 bin dolar senaryosu Deutsche Bank analizine göre, özellikle gelişmekte olan ülkelerin rezerv tercihlerinde altına yönelmesi halinde fiyatlar önümüzdeki 5 yıl içinde 8 bin dolara kadar yükselebilir. Bu senaryonun gerçekleşmesi için altının merkez bankası rezervlerindeki payının yüzde 40 seviyesine ulaşması gerektiği belirtildi. Dolar gerilerken altın güçleniyor Raporda, merkez bankası rezervlerinde doların payının yüzde 60 seviyelerinden yüzde 40’a gerilediği, altının payının ise yaklaşık üç kat artarak yüzde 30’a ulaştığı bilgisi paylaşıldı. Bu değişimde jeopolitik riskler ve küresel güç dengelerindeki dönüşümün belirleyici olduğu vurgulandı. Gelişmekte olan ülkeler alımda Analize göre, özellikle gelişmekte olan ülkelerin artan altın alımları fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor. Küresel rezerv yapısında yaşanan bu dönüşümün önümüzdeki dönemde daha da hızlanabileceği ifade ediliyor. Yeni finansal düzenin ana unsuru olabilir Deutsche Bank analistleri, altının dolara bağımlılığın azaldığı yeni bir küresel finansal sistemde “dengeleyici” rol üstlenebileceğini belirtiyor. Küresel ticaret ve güvenlik ilişkilerinin çeşitlenmesiyle birlikte altının “güvenli liman” özelliğinin daha da güçleneceği öngörülüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Trump’ın ateşkes kararı altın fiyatlarını uçurdu Haber

Trump’ın ateşkes kararı altın fiyatlarını uçurdu

ABD ile İran arasında son günlerde nispeten sakinleşen gerilim, Trump’ın “Bombardımanlara yeniden başlayabiliriz” açıklamasıyla yeniden tırmandı. Özellikle Hürmüz Boğazı çevresindeki belirsizlik ve petrol fiyatlarındaki yükseliş, yatırımcıları yeniden güvenli liman olarak görülen altına yöneltti. Ons altın yeniden 4.750 dolar sınırında Küresel piyasalarda ons altın, gün içinde yüzde 4’ten fazla yükselerek yeniden 4.750 dolar sınırına dayandı. Uzmanlar, ABD ile İran arasında yürütülen görüşmelerin sonuçsuz kalması ve ateşkesin sona ermesi halinde altının yeni rekor seviyeleri test edebileceğini belirtiyor. Piyasalarda oluşan panik havası nedeniyle yatırımcıların hisse senedi ve riskli varlıklardan çıkarak altın ve dolara yöneldiği ifade ediliyor. Gram altın 6.800 TL’yi aştı Uluslararası piyasalardaki yükselişin etkisi Türkiye’de de hissedildi. Gram altın sabah saatlerinde 6 bin 800 lira seviyesini aşarken, gün içinde 6 bin 812 liraya kadar yükseldi. Çeyrek altın ve Cumhuriyet altınında da dikkat çeken artışlar yaşandı. Kuyumcular, son haftalardaki en yoğun talebin yeniden altına yöneldiğini belirtiyor. “Krizin büyümesi halinde yeni rekorlar gelebilir” Ekonomistler, ateşkesin uzatılmaması ve bölgede yeniden bombardımanların başlaması halinde altın fiyatlarında yeni sıçramalar yaşanabileceğini söylüyor. Özellikle Çin ile İran arasında yaşandığı öne sürülen askeri sevkiyat geriliminin de piyasaları tedirgin ettiği belirtiliyor. Analistler, kısa vadede ons altında 4.800 doların, gram altında ise 7 bin liranın üzerinin yeniden gündeme gelebileceği uyarısında bulunuyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İsviçre’deki 6 ton altın için 20 yıllık savaş: Elazığlı iş insanı sessizliğini bozdu Haber

İsviçre’deki 6 ton altın için 20 yıllık savaş: Elazığlı iş insanı sessizliğini bozdu

Hastane odasında başlayan hikâye Bayrak’ın iddiasına göre süreç, 2005 yılında annesinin hastane odasında yaptığı açıklamayla başladı. Annesi, babasından kalan 6 sandık altının İsviçre’de bir bankada bulunduğunu söyledi. Bu bilgi üzerine Zürih’e giden Bayrak, altınları almak istedi ancak söz konusu varlıkların ülke dışına çıkarılmasına izin verilmediğini belirtti. Bunun üzerine hukuki süreç başlatıldı. “Büyükelçi evimde kaldı, söz verdi” Bayrak, dönemin İsviçre Ankara Büyükelçisi Raimund Kunz ile yaptığı görüşmeleri de ilk kez kamuoyuna açıkladı. İddiaya göre Kunz, önce İstanbul’da bir görüşme gerçekleştirdi, ardından Elazığ’a gelerek Bayrak’ın evinde konakladı. Bayrak, büyükelçinin kendisine şu sözleri verdiğini öne sürdü: “Devlet adına buradayım. Bu konuyu çözmek için bize güvenin ve sessiz kalın.” Bu sözler üzerine yıllarca beklediğini söyleyen Bayrak, “Ama hiçbir adım atılmadı” dedi. Bankalar değişti, mücadele yeniden başladı Sürecin, İsviçre’nin köklü bankalarından Credit Suisse’in çöküşü sonrası yeni bir boyut kazandığını belirten Bayrak, bankanın varlıklarının UBS’ye devredilmesiyle muhatabın değiştiğini söyledi. Bayrak, “Artık karşımızda UBS var. Ama herkes bilsin ki bu işin peşini bırakmayacağız” ifadelerini kullandı. “O varlıklar Elazığ’a gelecek” Mücadelesini kamuoyu önünde sürdüreceğini vurgulayan Bayrak, şu iddiayı dile getirdi: “Bu bir başlangıç. Tüm dünya bu süreci görecek. O varlıklar Elazığ’a gelecek, biz o altınları alacağız.” İddialar kanıtlanmayı bekliyor Söz konusu 6 ton altın iddiası resmi belgelerle doğrulanmış değil. Ancak Bayrak’ın yıllardır sürdürdüğü hukuki girişimler ve yaptığı açıklamalar, dosyanın yeniden gündeme gelmesine neden oldu. Uzmanlar, bu tür uluslararası miras ve banka varlıkları davalarının uzun ve karmaşık süreçler içerdiğine dikkat çekiyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.