SON DAKİKA

#Altın

HABER DEĞER - Altın haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Altın haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Enflasyon beklentisi alarm veriyor: Hanehalkı yüzde 48,81’de sabit kaldı Haber

Enflasyon beklentisi alarm veriyor: Hanehalkı yüzde 48,81’de sabit kaldı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) yayımladığı şubat ayı Hanehalkı Beklenti Anketi, enflasyon algısındaki katılığı ortaya koydu. Yurttaşların 12 ay sonrasına ilişkin yıllık enflasyon beklentisi bir önceki aya göre değişmeyerek yüzde 48,81 seviyesinde kaldı. Veriler, fiyat artışlarına ilişkin endişenin sürdüğünü gösterdi. Gıda ve enerji fiyatları beklentiyi belirliyor Ankete göre katılımcılar, son bir yılda fiyatı en fazla artan ve önümüzdeki dönemde de en çok artmasını bekledikleri kalemler olarak gıda ile yakıt-enerji grubunu öne çıkardı. Gıda fiyatlarının en fazla artacağını düşünenlerin oranı sınırlı bir gerilemeyle yüzde 41,1’e inse de bu kalem beklentilerin merkezinde yer almaya devam etti. Konut beklentisi geriledi, kur tahmini düştü Gelecek 12 ayda konut fiyatlarındaki artış beklentisi 3,82 puan düşerek yüzde 35,41’e geriledi. Aynı döneme ilişkin dolar/TL beklentisi de sınırlı bir düşüş gösterdi ve 51,56 TL olarak kaydedildi. Bu tablo, bazı varlık fiyatlarına ilişkin beklentilerde yavaşlama sinyali verirken genel enflasyon algısında değişim yaşanmadığını ortaya koydu. Yatırım tercihlerinde altın öne çıktı Hanehalkının yatırım eğilimlerinde ilk sırada altın yer aldı. “Altın alırım” diyenlerin oranı 2,7 puan artarak yüzde 55,5’e yükseldi. Gayrimenkul tercih edenlerin oranı ise yüzde 30’a geriledi. Bu sonuçlar, belirsizlik dönemlerinde güvenli liman arayışının sürdüğüne işaret etti. Piyasa ve reel sektörde beklenti daha düşük Sektörel enflasyon beklentileri verilerine göre piyasa katılımcılarının 12 ay sonrası enflasyon tahmini yüzde 22,10’a, reel sektörün beklentisi ise yüzde 32’ye geriledi. Böylece hanehalkı ile piyasa beklentileri arasındaki farkın devam ettiği görüldü. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Altın ve gümüşte sert çöküş: Güvenli liman neden bir anda sarsıldı? Haber

Altın ve gümüşte sert çöküş: Güvenli liman neden bir anda sarsıldı?

Ocak ayı boyunca yatırımcıların küresel belirsizlikten kaçış adresi olan altın ve gümüş, 30 Ocak sonrası sert bir satış dalgasıyla karşı karşıya kaldı. Asya piyasalarında spot altın yüzde 9’u aşan düşüşle ons başına 4.403 dolara, gümüş ise yüzde 15’in üzerinde kayıpla 72 doların altına geriledi. Böylece altın, 1983’ten bu yana en sert günlük düşüşünü yaşadı. Rekor rallinin ardından sert fren Değerli metallerdeki bu ani geri çekilme, haftalar süren hızlı yükselişin ardından geldi. Ocak sonunda altın 5.500 doların, gümüş ise 120 doların üzerine çıkarak tüm zamanların zirvelerini görmüştü. Ancak bu yükselişin önemli bir bölümü, yoğun spekülatif işlemler ve kaldıraçlı pozisyonlarla desteklenmişti. Uzmanlara göre düşüş, bu aşırı birikimin kısa sürede boşalmasıyla hızlandı. Fed hamlesi ve dolar etkisi Piyasalardaki yön değişiminde ABD Merkez Bankası’na ilişkin gelişmeler de etkili oldu. ABD Başkanı Donald Trump’ın eski Fed yöneticisi Kevin Warsh’ı başkanlığa aday göstermesi, piyasalarda Fed’in bağımsızlığına dair endişeleri azalttı. Bu gelişme doların güçlenmesine yol açarken, doların değer kazanması altın ve gümüş üzerinde aşağı yönlü baskı yarattı. Jeopolitik riskler azaldı ama yeterli mi? Hafta sonu ABD–İran hattında tansiyonun kısmen düşmesi de satışları tetikleyen faktörler arasında yer aldı. Ancak analistlere göre jeopolitik risklerin tamamen ortadan kalktığını söylemek mümkün değil. Risk algısındaki sınırlı yumuşama, yaşanan sert düşüşü tek başına açıklamaya yetmiyor. Asıl neden: Spekülasyon ve kaldıraçlı işlemler Piyasa uzmanları, düşüşün arkasındaki temel nedenin aşırı spekülasyon olduğuna dikkat çekiyor. Son haftalarda altın ve gümüşte yoğun şekilde kaldıraçlı işlem yapılması, satış başladığında zincirleme bir çözülmeye yol açtı. Kâr satışları devreye girince düşüş kartopu gibi büyüdü ve fiyatlar kısa sürede sert şekilde geri çekildi. Temel göstergeler hâlâ güçlü Uzmanlara göre fiyatlardaki bu gerileme, uzun vadeli görünümde köklü bir değişim anlamına gelmiyor. G-7 ülkelerinde sürdürülemez borç seviyeleri, küresel ticaret riskleri ve büyük para birimlerine olan güvensizlik, altın ve gümüşü orta ve uzun vadede destekleyen faktörler olmaya devam ediyor. Bu nedenle piyasada yaşanan hareket, daha çok “temizlenme” süreci olarak yorumlanıyor. Küçük yatırımcıyı nasıl etkiler? Türkiye’de altın, birçok yurttaş için birikim ve değer koruma aracı olmayı sürdürüyor. Uzmanlara göre fiziki altınla uzun vadeli birikim yapan hanehalkı, bu tür kısa vadeli sert dalgalanmalardan sınırlı etkileniyor. Altın takı ve fiziki birikim, günlük fiyat hareketlerinden ziyade uzun vadeli eğilimlere bağlı kalmaya devam ediyor. Gümüş ve petrolde eş zamanlı düşüş Gümüşteki kaybın altına kıyasla daha sert olmasında Çin kaynaklı satışların etkili olduğu belirtiliyor. Aynı dönemde küresel piyasalarda petrol fiyatları da yüzde 5’in üzerinde geriledi. Enerji ve emtia piyasalarındaki bu eş zamanlı düşüş, yatırımcıların riskli pozisyonları azaltma eğilimini güçlendirdi. Uzmanlara göre değerli metallerde yaşanan bu sert geri çekilme, yükseliş trendinin tamamen sona erdiği anlamına gelmiyor. Aksine, spekülatif fazlalığın temizlenmesinin ardından altın ve gümüşte yeniden dengelenme ve alım fırsatları gündeme gelebilir. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Altın durdurulamıyor: Rekor üstüne rekor, piyasalarda güvenli liman kaçışı Haber

Altın durdurulamıyor: Rekor üstüne rekor, piyasalarda güvenli liman kaçışı

Piyasalar güne sert yükselişle başladı Küresel piyasalarda jeopolitik ve ekonomik risklerin artması, yatırımcı davranışlarını belirgin biçimde etkiledi. ABD Merkez Bankası’nın faizleri sabit tutması ve enflasyonun yüzde 2 hedefinin üzerinde seyrettiğini vurgulaması, güvenli liman talebini artırdı. Bu atmosferde altın ve gümüşte art arda rekorlar kırıldı. Ons altında tarihi seviye görüldü ABD dolarındaki değer kaybının da etkisiyle ons altın gün içinde 5 bin 598,29 dolara kadar yükselerek tüm zamanların en yüksek seviyesini gördü. Ons altın, sabah saatlerinde önceki güne göre yaklaşık yüzde 3 artışla 5 bin 540 dolar bandında işlem gördü. Gram altın Türkiye’de rekor tazeledi Küresel fiyatlardaki yükseliş iç piyasaya da güçlü biçimde yansıdı. Gram altın 7 bin 816 liraya çıkarak tarihi zirvesini gördü. Sabah saatlerinde gram altın, yüzde 3’ü aşan yükselişle 7 bin 733 lira seviyelerinde seyretti. ABD borcu ve ticaret sistemi endişesi öne çıkıyor Marex analisti Edward Meir, artan ABD borcu ve küresel ticaret sisteminin ABD merkezli yapıdan bölgesel bloklara ayrılma ihtimalinin yatırımcıları altına yönelttiğini ifade etti. Bu sürecin, güvenli liman talebini kalıcı biçimde güçlendirdiğine dikkat çekti. Altın artık sadece kriz aracı olarak görülmüyor OCBC analistlerine göre altın, yalnızca kriz dönemlerinde ya da enflasyona karşı korunma amacıyla değil; farklı makroekonomik koşullarda portföy çeşitlendirmesi sağlayan güçlü bir değer saklama aracı olarak konumlanıyor. Bu yaklaşım, talebin geniş bir yatırımcı kitlesine yayılmasına neden oluyor. 2026 rallisi sürüyor ancak düzeltme riski masada 2025 yılında yüzde 64 değer kazanan altın, 2026’da da yükselişini sürdürerek yıl başından bu yana yüzde 28,5’in üzerinde getiri sağladı. IG analisti Tony Sycamore, yükselişin parabolik bir görünüme büründüğünü ve kısa vadede düzeltme ihtimalinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti. Buna karşın 2026 boyunca temel dinamiklerin altını desteklemeye devam etmesi bekleniyor. Jeopolitik tansiyon risk algısını yükseltiyor ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a nükleer silahlar konusunda anlaşma çağrısı yapması ve taraflar arasında sertleşen açıklamalar, piyasalarda risk algısını artırdı. Bu gelişmeler, yatırımcıların güvenli limanlara yönelmesinde etkili oldu. Fed kararı ve Tether hamlesi fiyatları destekledi ABD Merkez Bankası’nın faizleri sabit tutması ve enflasyonun hedefin üzerinde kalmaya devam ettiğini vurgulaması, altın fiyatlarını destekleyen unsurlar arasında yer aldı. Ayrıca Tether’in yatırım portföyünün yüzde 10–15’ini fiziki altına ayırma planları da yükselişi güçlendirdi. Gümüşte de tarihi zirve kaydedildi Altınla birlikte gümüş de güçlü bir ralli yaşadı. Ons gümüş 119,42 dolara çıkarak tarihi zirvesini gördü. Sabah saatlerinde yüzde 1’e yakın artışla 117 dolar bandında işlem gören gümüşün, yıl başından bu yana getirisi yüzde 65’i aştı. Piyasalarda yaşanan bu hareketlilik, 2026 boyunca emtia fiyatlarının ve güvenli liman arayışının Türkiye toplumu da dahil olmak üzere küresel ölçekte gündemin üst sıralarında kalacağını gösteriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Petrolün gölgesinden çıkan yeni cephe: Kritik mineraller savaşın yeni nedeni olabilir Haber

Petrolün gölgesinden çıkan yeni cephe: Kritik mineraller savaşın yeni nedeni olabilir

Bugüne kadar dünya savaşlarından bölgesel çatışmalara kadar pek çok gerilimin merkezinde petrol yer aldı. Ancak son yıllarda yaşanan gelişmeler, küresel rekabetin ağırlık merkezinin kritik minerallere kaydığına işaret ediyor. Venezuela, Ukrayna ve Grönland gibi örnekler, maden zenginliği yüksek bölgelerde tansiyonun neden arttığını gözler önüne seriyor. Venezuela örneği petrolden fazlasını anlatıyor Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya yönelik iddialar ve tartışmalar ilk bakışta ülkenin devasa petrol rezervleriyle ilişkilendirilse de uzmanlar asıl meselenin petrolden çok daha geniş bir kaynak seti olduğunu vurguluyor. Venezuela, yeni nesil teknoloji ürünleri için hayati önemde olan ve “mavi altın” olarak anılan koltan başta olmak üzere; lityum, nikel, bakır ve altın açısından da dünyanın en zengin ülkeleri arasında yer alıyor. Petrol hemen sahneden inmiyor Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Gürkan Kumbaroğlu, petrolün kısa vadede önemini yitireceği yönündeki öngörülerin gerçekleşmediğini belirtiyor. Elektrikli araçlara geçiş hedeflerinin özellikle ABD ve Avrupa’da revize edildiğini hatırlatan Kumbaroğlu, petrol talebinin sanıldığı kadar hızlı düşmediğini ve bu nedenle petrol temelli rekabetin bir süre daha süreceğini ifade ediyor. Elektrikli araç hedefleri geri çekiliyor Avrupa Birliği’nin içten yanmalı motorlara yönelik sert takviminde esnemeye gitmesi ve ABD’de elektrikli araç kullanımına ilişkin beklentilerin aşağı yönlü güncellenmesi, petrolün küresel denklemdeki yerini koruduğunu gösteriyor. Bu tablo, enerji güvenliği ve kaynak rekabetinin çok katmanlı bir hale geldiğini ortaya koyuyor. Yeni teknolojinin kalbi: Nadir topraklar Kumbaroğlu’na göre asıl kırılma noktası, ileri teknolojinin olmazsa olmazı olan nadir toprak elementleri ve kritik mineraller. Yapay zekâdan savunma sanayisine, yenilenebilir enerjiden uzay teknolojilerine kadar geniş bir alanda bu minerallere bağımlılık artıyor. Büyük güçler için bu kaynaklar artık ekonomik bir avantajdan çok stratejik bir zorunluluk olarak görülüyor. Türkiye için kritik eşik Türkiye’de yayımlanan “Kritik ve Stratejik Madenler Raporu”nda 37 maddenin kritik, bunlardan 8’inin yüksek öneme sahip olduğu belirtiliyor. Lityum, bakır, demir, alüminyum, manganez, çinko, gümüş ve titanyum gibi madenlerde yaşanabilecek tedarik kesintilerinin, güvenlik ve ekonomi açısından ciddi riskler doğurabileceği vurgulanıyor. Uzmanlar, arz çeşitliliği, uluslararası iş birlikleri ve tedarik zinciri güvenliğinin titizlikle planlanması gerektiğinin altını çiziyor. Petrolün tamamen devre dışı kalmadığı ancak kritik minerallerin küresel güç mücadelesinde yeni bir cephe açtığı bu dönemde, ülkelerin maden politikaları önümüzdeki yılların en belirleyici başlıklarından biri olmaya aday görünüyor.

Kulisleri sarsan iddia: Washington’dan Ankara’ya uzanan teklif Haber

Kulisleri sarsan iddia: Washington’dan Ankara’ya uzanan teklif

ABD’nin askeri operasyonunun ardından Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro ve eşi Cilia Flores’in New York’a götürülmesiyle birlikte, Washington–Caracas hattında yürütülen görüşmelere dair yeni ayrıntılar gün yüzüne çıktı. ABD basını, süreç öncesinde Maduro’ya sunulan bir “çıkış senaryosu”na dikkat çekti. New York Times: Aralık ayında teklif yapıldı New York Times’ın Amerikalı ve Venezuelalı kaynaklara dayandırdığı haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump aralık ayının sonunda Maduro’ya iktidarı bırakması halinde Türkiye’ye gitmesini içeren bir teklif sundu. Haberde, bu senaryoda Maduro’ya yurtdışında “rahat bir yaşam” vadedildiği, ancak teklifin reddedildiği aktarıldı. Cumhuriyetçi Senatör’den dikkat çeken sözler Air Force One’da Trump’la birlikte bulunan Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, iddiaya ilişkin yaptığı değerlendirmede, Maduro’nun yakalanmadan önce farklı bir tercih yapabileceğini savundu. Graham, “Şu anda Türkiye’de olabilirdi, ama New York’ta. Trump ona bir çıkış yolu sundu; reddetti” ifadelerini kullandı. Resmî açıklama yok Türkiye seçeneğine dair iddialar gündem yaratırken, Ankara’dan ya da Washington’dan konuya ilişkin resmî bir doğrulama veya yalanlama gelmedi. Washington Post: Türkiye daha önce de gündemdeydi Washington Post, kasım ayı sonunda yayımladığı bir haberde, olası bir sürgün senaryosunda Türkiye’nin seçenekler arasında yer aldığını yazmıştı. Aynı haberde, böyle bir anlaşmanın Maduro’nun ABD’ye iade edilmeyeceğine dair güvence içerebileceği ileri sürülmüştü. “Erdoğan’a güveniyor” değerlendirmesi Washington Post’a konuşan Beyaz Saray’a yakın bir kaynak, Türkiye seçeneğini “Maduro’nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a güvendiği” şeklinde yorumladı. Johns Hopkins Üniversitesi’nden araştırmacı Lisel Hintz ise Ankara’nın böyle bir hamleyi dış politika dengeleri açısından fırsat olarak görebileceğini savundu. Türkiye–Venezuela hattı Son yıllarda Türkiye ile Venezuela arasında özellikle madencilik ve enerji alanlarında işbirliği dikkat çekiyor. İki ülke arasında altın, petrol ve doğalgaz başlıklarında yapılan anlaşmalar, bu temasların arka planını oluşturan unsurlar arasında yer alıyor.

Altın 2026’ya rekor beklentilerle giriyor: Dev bankalar tahminlerini yukarı çekti Haber

Altın 2026’ya rekor beklentilerle giriyor: Dev bankalar tahminlerini yukarı çekti

2025 yılında jeopolitik gerilimler, merkez bankalarının yoğun alımları ve ABD para politikasındaki gevşeme sinyalleriyle tarihi bir performans sergileyen altın, yatırımcıların 2026 projeksiyonlarında da güçlü görünümünü koruyor. Küresel bankalar ve piyasa analistleri, yeni yılda altının seyrine ilişkin güncel tahminlerini paylaşırken, güvenli liman talebinin süreceği görüşü öne çıkıyor. Altın 45 yılın zirvesini aştı 2025 boyunca yaklaşık yüzde 63 değer kazanan altın, eylül ayında enflasyona göre düzeltilmiş tarihi zirvesini aşarak ekim başında ons başına 4 bin dolar seviyesinin üzerine çıktı. Bu yükselişte, yatırımcıların altına dayalı ETF’lere yönelmesi ve merkez bankalarının hızlanan alımları belirleyici oldu. Gümüş, performansıyla dikkat çekti Altındaki yükselişe gümüş de eşlik etti. Gümüş fiyatları 2025’i yüzde 140’ı aşan bir artışla tamamladı. Sanayi talebindeki artış, arz sıkışıklığı ve spekülatif işlemler bu yükselişte etkili oldu. Dünya Altın Konseyi Baş Stratejisti John Reade, piyasadaki tabloyu “kariyerim boyunca benzeri görülmemiş” sözleriyle değerlendirdi. 2026’da altın için genel beklenti: Yükseliş sürer mi? Analistlere göre mevcut makroekonomik koşullar korunursa, altındaki yukarı yönlü eğilim 2026’da da devam edebilir. Faiz indirimleri, doların zayıflaması ve jeopolitik belirsizlikler, altını destekleyen ana faktörler olarak öne çıkıyor. Dev bankaların 2026 altın tahminleri JP Morgan Küresel Emtia Stratejisi Başkanı Natasha Kaneva, yükselişin doğrusal olmayacağını ancak temel dinamiklerin güçlü kaldığını belirterek, 2026 sonunda ons altının 5 bin dolara yaklaşabileceğini ifade etti. Goldman Sachs, temel senaryosunda altının Aralık 2026’ya kadar yüzde 14 artışla ons başına 4 bin 900 dolara yükseleceğini öngördü ve yatırımcı talebinin yukarı yönlü risk oluşturduğunu vurguladı. Morgan Stanley, artış hızının daha sınırlı olabileceğini ancak faiz indirimleri ve zayıf doların fiyatları destekleyeceğini belirtti. Banka, 2026’nın dördüncü çeyreğinde ons fiyatını 4 bin 800 dolar seviyesinde görüyor. UBS, beklentisini yukarı yönlü revize ederek 2026’nın ilk üç çeyreği için 5 bin dolar hedefi koydu. Son çeyrekte ise sınırlı bir düzeltme ihtimaline dikkat çekti. Bank of America ve HSBC, elverişli koşullar altında altının 2026’da 5 bin dolar seviyesini test edebileceği görüşünde birleşti. Analistler ne diyor? Capital.com Kıdemli Piyasa Analisti Kyle Rodda, yükselişin arkasında faiz indirim beklentileri, jeopolitik riskler ve küresel mali belirsizliklerin bulunduğunu belirtti. Rodda’ya göre teknik göstergeler zaman zaman aşırı alıma işaret etse de, temel dinamikler altın lehine çalışıyor. KCM Trade Global Baş Analisti Tim Waterer ise merkez bankalarının dolardan uzaklaşarak altına yönelmesinin sürdüğünü vurgulayarak, faiz indirimleri ve küresel riskler nedeniyle altının 2026’da da yatırımcılar için cazibesini koruyacağını ifade etti. Küresel bankaların güncel tahminleri, 2026 yılında altın piyasasında dalgalanmalar yaşansa bile ana yönün yukarı olmaya devam edebileceğine işaret ediyor. Jeopolitik belirsizlikler ve para politikasındaki gevşeme sinyalleri sürdükçe, altın yatırımcıların güvenli limanı olmaya devam edecek gibi görünüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.