Dünya Altın Konseyi raporu yayınlandı: 5 yıllık kritik tahminler
Dünya Altın Konseyi raporu yayınlandı: 5 yıllık kritik tahminler
Dünya Altın Konseyi'nin yayımladığı araştırma küresel finansta dengelerin değişeceğini ortaya koyarken, merkez bankası yöneticilerinin büyük çoğunluğu önümüzdeki 5 yıl içinde altının küresel rezervlerdeki payının artacağını, ABD dolarının ise payının azalacağını öngörüyor.
Haber Giriş Tarihi: 23.07.2026 12:04
Haber Güncellenme Tarihi: 23.07.2026 12:23
Kaynak:
Haber Merkezi
https://haberdeger.com/
Dünya Altın Konseyi (WGC) tarafından yayımlanan araştırma küresel finans sistemindeki yeni eğilimleri gözler önüne serdi. Merkez bankası yöneticilerinin yüzde 84'ü önümüzdeki 5 yıl içinde altının küresel rezervlerdeki payının rekor seviyeye ulaşacağını öngörürken, yüzde 74'ü ise ABD dolarının küresel rezervler içindeki payının bugünkü seviyenin altında kalacağını belirtti. Merkez bankalarının altına yönelik güçlü talebinin sürmesi beklenirken, ankete katılan rezerv yöneticilerinin yüzde 45'i kendi kurumlarının da gelecek 12 ayda altın rezervlerini artırmayı planladığını ifade etti. Bu oran, araştırma tarihindeki en yüksek seviye olarak kayıtlara geçti.
Kriz dönemleri ve jeopolitik riskler altını öne çıkarıyor
Merkez bankalarının altın tutma gerekçeleri arasında kriz dönemlerindeki güçlü performansı ilk sırada yer aldı. Katılımcıların yüzde 90'ı bu özelliği öne çıkarırken, uzun vadeli değer saklama aracı olması yüzde 84, portföy çeşitlendirmesi sağlaması ise yüzde 82 oranında tercih edildi. Özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki merkez bankaları, altının jeopolitik risklere karşı koruma sağlamasını kritik bir unsur olarak değerlendirirken, katılımcıların yüzde 93'ü halihazırda altın rezervi bulundurduğunu bildirdi.
Altın saklama stratejilerinde çeşitlilik artıyor
Araştırmada merkez bankalarının altın rezervlerini sakladıkları lokasyonlarda da çeşitliliğe yöneldiği görüldü. Son 12 ayda katılımcıların yüzde 9'u yurt içindeki altın depolama kapasitesini artırdığını, yüzde 10'u ise yurt dışındaki saklama lokasyonlarını çeşitlendirdiğini bildirdi. Gelecek dönemde en fazla tercih edilen yurt dışı saklama merkezi yüzde 57 ile İngiltere Merkez Bankası olurken, yurt içi depolama seçeneği yüzde 49 ile ikinci sırada yer aldı.
"Merkez bankaları yılda 1000 tonun üzerinde altın alıyor"
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Dünya Altın Konseyi Asya Pasifik Bölge Başkanı ve Küresel Merkez Bankaları Başkanı Shaokai Fan, araştırmanın faiz oranları, jeopolitik istikrarsızlık ve enflasyon endişelerinin belirleyici olmaya devam ettiğini gösterdiğini bildirdi. Doların küresel rezervlerdeki payının azalacağı beklentilerinin altının doların tamamen yerini alacağı anlamına gelmediğini vurgulayan Fan, şu değerlendirmelerde bulundu: "Merkez bankaları son 4 yılda toplu olarak yılda ortalama 1000 tonun üzerinde altın satın aldı. Bu miktar, önceki 10 yılın ortalama alım hızının oldukça üzerinde bulunuyor. Araştırma sonuçları, giderek daha oynak ve öngörülemez hale gelen küresel ortamda altının stratejik bir rezerv varlığı olarak üstlendiği rol sayesinde, resmi sektörün altın talebinin önümüzdeki dönemde de güçlü kalmaya devam edeceğine işaret ediyor."
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Dünya Altın Konseyi raporu yayınlandı: 5 yıllık kritik tahminler
Dünya Altın Konseyi'nin yayımladığı araştırma küresel finansta dengelerin değişeceğini ortaya koyarken, merkez bankası yöneticilerinin büyük çoğunluğu önümüzdeki 5 yıl içinde altının küresel rezervlerdeki payının artacağını, ABD dolarının ise payının azalacağını öngörüyor.
Dünya Altın Konseyi (WGC) tarafından yayımlanan araştırma küresel finans sistemindeki yeni eğilimleri gözler önüne serdi. Merkez bankası yöneticilerinin yüzde 84'ü önümüzdeki 5 yıl içinde altının küresel rezervlerdeki payının rekor seviyeye ulaşacağını öngörürken, yüzde 74'ü ise ABD dolarının küresel rezervler içindeki payının bugünkü seviyenin altında kalacağını belirtti. Merkez bankalarının altına yönelik güçlü talebinin sürmesi beklenirken, ankete katılan rezerv yöneticilerinin yüzde 45'i kendi kurumlarının da gelecek 12 ayda altın rezervlerini artırmayı planladığını ifade etti. Bu oran, araştırma tarihindeki en yüksek seviye olarak kayıtlara geçti.
Kriz dönemleri ve jeopolitik riskler altını öne çıkarıyor
Merkez bankalarının altın tutma gerekçeleri arasında kriz dönemlerindeki güçlü performansı ilk sırada yer aldı. Katılımcıların yüzde 90'ı bu özelliği öne çıkarırken, uzun vadeli değer saklama aracı olması yüzde 84, portföy çeşitlendirmesi sağlaması ise yüzde 82 oranında tercih edildi. Özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki merkez bankaları, altının jeopolitik risklere karşı koruma sağlamasını kritik bir unsur olarak değerlendirirken, katılımcıların yüzde 93'ü halihazırda altın rezervi bulundurduğunu bildirdi.
Altın saklama stratejilerinde çeşitlilik artıyor
Araştırmada merkez bankalarının altın rezervlerini sakladıkları lokasyonlarda da çeşitliliğe yöneldiği görüldü. Son 12 ayda katılımcıların yüzde 9'u yurt içindeki altın depolama kapasitesini artırdığını, yüzde 10'u ise yurt dışındaki saklama lokasyonlarını çeşitlendirdiğini bildirdi. Gelecek dönemde en fazla tercih edilen yurt dışı saklama merkezi yüzde 57 ile İngiltere Merkez Bankası olurken, yurt içi depolama seçeneği yüzde 49 ile ikinci sırada yer aldı.
"Merkez bankaları yılda 1000 tonun üzerinde altın alıyor"
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Dünya Altın Konseyi Asya Pasifik Bölge Başkanı ve Küresel Merkez Bankaları Başkanı Shaokai Fan, araştırmanın faiz oranları, jeopolitik istikrarsızlık ve enflasyon endişelerinin belirleyici olmaya devam ettiğini gösterdiğini bildirdi. Doların küresel rezervlerdeki payının azalacağı beklentilerinin altının doların tamamen yerini alacağı anlamına gelmediğini vurgulayan Fan, şu değerlendirmelerde bulundu: "Merkez bankaları son 4 yılda toplu olarak yılda ortalama 1000 tonun üzerinde altın satın aldı. Bu miktar, önceki 10 yılın ortalama alım hızının oldukça üzerinde bulunuyor. Araştırma sonuçları, giderek daha oynak ve öngörülemez hale gelen küresel ortamda altının stratejik bir rezerv varlığı olarak üstlendiği rol sayesinde, resmi sektörün altın talebinin önümüzdeki dönemde de güçlü kalmaya devam edeceğine işaret ediyor."
haberdeger.com
Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist
En Çok Okunan Haberler