SON DAKİKA

#Ankara Üniversitesi

HABER DEĞER - Ankara Üniversitesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ankara Üniversitesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eski TBMM başkanı Hüsamettin Cindoruk hayatını kaybetti Haber

Eski TBMM başkanı Hüsamettin Cindoruk hayatını kaybetti

Türk siyasetinin önemli isimlerinden Hüsamettin Cindoruk, bir süredir tedavi gördüğü hastanede 92 yaşında hayatını kaybetti. Vefat haberi, Milli Merkez tarafından yapılan açıklamayla duyuruldu. “Demokrasiye adanmış bir ömür” Milli Merkez tarafından yapılan açıklamada, Cindoruk’un yaşamı boyunca demokrasiye, hukukun üstünlüğüne ve Cumhuriyet değerlerine bağlı bir siyasetçi olduğu vurgulandı. Açıklamada, “Acımız büyüktür. Anısı kalplerimizde yaşayacaktır” ifadelerine yer verildi. Cenaze programı belli oldu Cindoruk’un cenazesinin, pazartesi günü İstanbul’daki Teşvikiye Camii’nde öğle namazının ardından kılınacak cenaze namazı sonrası Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedileceği bildirildi. Siyaset dünyasından taziye mesajları CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cindoruk’un vefatıyla ilgili yaptığı açıklamada, onun “hukuka ve demokratik siyaset geleneğine ömrünü adamış bir devlet insanı” olduğunu ifade etti. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu da yayımladığı mesajda, Cindoruk’un devletin üst makamlarında önemli görevler üstlendiğini belirterek başsağlığı dileklerini iletti. Siyasi kariyeri ve hayatı 1933 yılında İzmir’de doğan Cindoruk, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu ve avukatlık yaptı. Siyasi hayatına Demokrat Parti geleneğinde başlayan Cindoruk, Doğru Yol Partisi’nin kurucuları arasında yer aldı ve uzun yıllar genel başkanlığını yürüttü. 1991–1995 yılları arasında TBMM Başkanlığı görevini üstlenen Cindoruk, Süleyman Demirel’in Cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından bir süre parti genel başkanlığı görevini de yürüttü. Aynı süreçte Cumhurbaşkanı Vekilliği görevinde de bulundu. Merkez sağ siyasetin önemli isimlerinden biriydi Türk siyasetinde merkez sağın etkili figürlerinden biri olarak kabul edilen Cindoruk, özellikle darbe dönemlerinde demokratik meşruiyet vurgusuyla öne çıkan bir isim olarak hatırlanıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İlber Ortaylı yoğun bakımda: Ünlü tarihçi entübe edildi Haber

İlber Ortaylı yoğun bakımda: Ünlü tarihçi entübe edildi

Ünlü tarihçi ve akademisyen İlber Ortaylı’nın sağlık durumuna ilişkin açıklama ailesi tarafından yapıldı. Sosyal medya üzerinden yapılan duyuruda Ortaylı’nın 5 Mart’ta Koç Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırıldığı, yoğun bakımda tedavi gördüğü ve 8 Mart’tan itibaren entübe edildiği belirtildi. Açıklamada, sağlık durumunun stabil olduğu ifade edildi. Ciddi sağlık sorunlarıyla mücadele ediyor Ailesinin yaptığı açıklamaya göre Ortaylı’nın uzun süredir bazı kronik sağlık sorunlarıyla mücadele ettiği belirtildi. Verilen bilgilere göre: Ortaylı diyabet hastası Böbrek rahatsızlığı nedeniyle haftada üç gün diyaliz görüyor Bağışıklık sistemiyle ilgili immün tedavi alıyor Ayrıca ünlü tarihçinin Ocak ayında prostat ameliyatı geçirdiği de ifade edildi. Gazeteci Fatih Altaylı da Ortaylı’nın ciddi sağlık sorunlarıyla mücadele ettiğini yazdı. Osmanlı tarihi üzerine önemli çalışmalarıyla tanınıyor 21 Mayıs 1947’de Avusturya’nın Bregenz kentinde doğan Ortaylı, çocukluk yıllarında ailesiyle birlikte Türkiye’ye geldi ve eğitim hayatını Ankara’da sürdürdü. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun olan Ortaylı, akademik kariyerini tarih alanında sürdürdü ve özellikle: Osmanlı tarihi Türk modernleşmesi Avrupa-Osmanlı ilişkileri üzerine yaptığı çalışmalarla uluslararası alanda tanındı. Topkapı Sarayı Müdürlüğü yaptı Ortaylı, 2005–2012 yılları arasında Topkapı Sarayı Müzesi müdürlüğü görevini yürüttü. Bu dönemde müzenin uluslararası tanıtımı ve akademik çalışmalarına önemli katkılar sağladı. Televizyon programları, konferanslar ve kitaplarıyla geniş bir kitleye ulaşan Ortaylı, Türkiye’de popüler tarih anlatımının en bilinen isimlerinden biri olarak kabul ediliyor. Sağlık durumu yakından takip ediliyor Aile tarafından yapılan açıklamada Ortaylı’nın tedavisinin yoğun bakımda sürdüğü ve doktorların sağlık durumunu yakından takip ettiği belirtildi. Kamuoyunda geniş yankı uyandıran gelişmenin ardından akademi, kültür ve medya dünyasından birçok isim Ortaylı için geçmiş olsun mesajları paylaştı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kübra Güran Yiğitbaşı’nın yıllar önce Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ettiği teşekkür gündem oldu Haber

Kübra Güran Yiğitbaşı’nın yıllar önce Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ettiği teşekkür gündem oldu

Cumhurbaşkanı kararıyla Adalet ve İçişleri bakanlıklarında yapılan görev değişiklikleri kapsamında Afyonkarahisar Valisi Kübra Güran Yiğitbaşı, İçişleri Bakan Yardımcılığı görevine atandı. Atamanın ardından Yiğitbaşı’nın eğitim hayatı, akademik çalışmaları ve kamu görevleri merak konusu oldu. Akademiden kamu yönetimine uzanan kariyer 1979 yılında Ankara’da doğan Yiğitbaşı, liseyi Ankara Tevfik İleri İmam Hatip Lisesi’nde tamamladı. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü’nden mezun olan Yiğitbaşı, İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde Uygulamalı Psikoloji alanında yüksek lisans yaptı. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nde doktora çalışmasını tamamlayan Yiğitbaşı, aynı üniversitede araştırma görevlisi, öğretim üyesi ve doçent olarak görev aldı. İletişim etiği, medya ve çocuk, araştırmacı gazetecilik gibi alanlarda dersler verdi ve çeşitli idari görevler üstlendi. Belgesel, kitap ve medya çalışmaları Yiğitbaşı’nın 15 Temmuz temalı “Kalplerin Direnişi” belgeseli uluslararası film festivallerinde gösterilirken TRT Belgesel’de yayımlandı. “Çocuk Yayınları ve Dışa Açılım” adlı kitabı yayımlanan Yiğitbaşı ayrıca “Dijital Çağda E-beveynlik” programının hazırlanmasına katkı sundu. 2019 yılında Basın İlan Kurumu Genel Kurulu temsilciliğine atandı. Bakan yardımcılığından valiliğe 2021 yılında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı olarak görevlendirilen Yiğitbaşı, kadın kooperatifleri, şiddetle mücadele ve aile politikalarına yönelik çalışmalarda yer aldı. 12 Mayıs 2022 tarihli kararnameyle Afyonkarahisar Valisi olarak atanan Yiğitbaşı, Türkiye’nin ilk başörtülü valisi olarak göreve başladı ve yaklaşık dört yıl bu görevi yürüttü. Yeni görev ve gündeme gelen açıklamalar İçişleri Bakan Yardımcılığı görevine atanmasının ardından Yiğitbaşı’nın geçmişte yaptığı bazı açıklamalar da yeniden sosyal medyada paylaşıldı. Akademik kariyerinden kamu yönetimine uzanan süreçte farklı görevler üstlenen Yiğitbaşı’nın evli ve üç çocuk annesi olduğu biliniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Yılın kelimesini halk seçecek: TDK 2025 adaylarını açıkladı Haber

Yılın kelimesini halk seçecek: TDK 2025 adaylarını açıkladı

Türk Dil Kurumu, dilin toplumsal dönüşümlerle kurduğu bağı görünür kılmak amacıyla yürüttüğü “Yılın Kelimesi/Kavramı” çalışmasında 2025 adaylarını açıkladı. Oylama, TDK’nin resmî internet sitesi üzerinden halkın katılımına açıldı. TDK ve Ankara Üniversitesi ortaklığı 2025 Yılının Kelimesi/Kavramı süreci, TDK ile Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi İletişim Araştırmaları ve Uygulama Merkezi (İLAUM) iş birliğiyle yürütüldü. Değerlendirme Kurulu, yurttaşlardan gelen önerileri inceleyerek beş kavramı finale taşıdı. 2025’in kelime adayları Bu yılın adayları, dijitalleşme, ahlaki duyarlılık, çevresel sorunlar ve toplumsal dönüşüm başlıklarını yansıtıyor: Dijital vicdan: Gerçek hayatta sorumluluk almadan, sosyal medyada paylaşımlar ve beğeniler yoluyla vicdani rahatlama sağlama hâli. Vicdani körlük: Ağır zulüm ve adaletsizlikler karşısında bireylerin ve toplumların ahlaki duyarlılığını yitirerek kayıtsızlaşması. Çorak: Kısır toprak anlamının ötesinde; manevi dünyanın kuruması ve iklim kriziyle bağlantılı susuzluk gibi geniş bir anlam alanı. Eylemsiz merhamet: İyi niyete rağmen duygusal farkındalık ile somut sorumluluk alma arasındaki boşluk. Tek tipleşme: Dil, düşünce, estetik ve mekân tercihlerinde bireylerin birbirine benzemesi. Oylama takvimi Halk oylaması 22–28 Aralık 2025 tarihleri arasında yapılacak. Katılımcılar, 28 Aralık saat 17.30’a kadar TDK’nin resmî sitesinden oy kullanabilecek. Sonuçlar, oylamanın ardından kamuoyuyla paylaşılacak. TDK’den vurgu Yetkililer, seçilecek kelimenin yalnızca dilsel bir tercih değil, 2025’in toplumsal ruhunu yansıtan bir gösterge olacağını belirtiyor.

Ahmet Taner Kışlalı suikastının üzerinden 26 yıl geçti: Aydınlanmanın ışığı sönmedi Haber

Ahmet Taner Kışlalı suikastının üzerinden 26 yıl geçti: Aydınlanmanın ışığı sönmedi

Bir Cumhuriyet aydınının hikayesi 10 Temmuz 1939’da Tokat’ın Zile ilçesinde dünyaya gelen Ahmet Taner Kışlalı, öğretmen bir annenin ve banka memuru bir babanın oğlu olarak büyüdü. Çocuk yaşlarda disiplinli bir eğitim anlayışıyla yetişti; gençlik yıllarında Galatasaray Lisesi yerine ailesinin yanında kalmayı seçti. Eğitimine Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde devam eden Kışlalı, öğrencilik döneminde gazeteciliğe adım attı; Yeni Gün Gazetesi’nde spor muhabirliğiyle başlayan meslek hayatı kısa sürede yazı işleri müdürlüğüne uzandı. Paris’ten meclise uzanan bir yol 1967’de kazandığı bursla Fransa’ya giden Kışlalı, Paris Hukuk Fakültesi’nde “Modern Türkiye’de Siyasi Güçler” adlı teziyle doktora yaptı. Fransa’da tanıştığı Nicole (Nilgün) ile evlenip yurda döndü. 1972’de doçent unvanını alan Kışlalı, 1977 seçimlerinde CHP İzmir Milletvekili olarak Meclis’e girdi. Bir yıl sonra Bülent Ecevit’in kurduğu 42. Hükümet’te Kültür Bakanı oldu. Görev süresince kültürel kalkınmayı devlet politikası haline getirmeye çalıştı, “Ulusal Kültür Dergisi”ni yayımlattı. Akademiye dönüş ve trajik kayıplar 12 Eylül 1980 darbesi sonrası siyasetten uzaklaşarak akademiye dönen Kışlalı, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde siyaset bilimi dersleri verdi. Bu yıllarda geçirdiği trafik kazasında eşi Nilgün Kışlalı’yı kaybetti, iki kızıyla yaşam mücadelesini sürdürdü. 1988’de profesörlük unvanını aldı, ardından Cumhuriyet Gazetesi’nde “Haftaya Bakış” köşesinde yazmaya başladı. Demokrasi, laiklik ve Atatürkçülük savunusu Kışlalı, yazılarında her zaman laik, demokratik ve sosyal hukuk devleti ilkelerini savundu. Atatürkçü Düşünce Derneği ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği gibi sivil örgütlerde aktif rol aldı; Anadolu’da sayısız konferansa katılarak “aydınlanmanın Anadolu’daki sesi” olarak anıldı. 1993 yılında Fransa tarafından Ulusal Liyakat Nişanı ile onurlandırıldı. 21 Ekim 1999: Karanlığın hedefi 21 Ekim 1999 sabahı, Kışlalı Cumhuriyet’e gönderdiği son yazısını faksladıktan kısa süre sonra Ankara’daki evinin önünde bombalı saldırıya uğradı. Arabasında bulunan paketi eline aldığı sırada meydana gelen patlamada ağır yaralandı; tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Cenazesi, on binlerin katıldığı törenle Ankara Karşıyaka Mezarlığı’na defnedildi. Bir aydının ardından 26 yıl Kışlalı’nın suikastının üzerinden 26 yıl geçti, ancak onu susturmak isteyenlerin hedef aldığı aydınlanma mücadelesi hâlâ sürüyor. Cumhuriyet yazarı olarak kaleme aldığı son satırlarda “Karanlığa teslim olmayacağız” diyen Kışlalı, ölümünden sonra Sertel Demokrasi Ödülü’ne layık görüldü. Anısı yaşıyor Bugün, Ahmet Taner Kışlalı adı; üniversite anfilerinde, meydanlarda ve aydınlanma mücadelesi veren gençlerin dilinde yeniden yankılanıyor. 26 yıl önce susturulan bir ses, hâlâ aynı cümleyle hatırlanıyor: “Bilgiyle, cesaretle ve inançla yürüyen bir halkı hiçbir karanlık durduramaz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.