SON DAKİKA

#Anti-Emperyalist

HABER DEĞER - Anti-Emperyalist haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Anti-Emperyalist haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Aydoğan Doğan : 100 yıllık emperyalist parantez kapanıyor! Haber

Aydoğan Doğan : 100 yıllık emperyalist parantez kapanıyor!

İnsan hakları aktivisti ve siyasetçi Aydoğan Doğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Ortadoğu’daki son gelişmeleri yalnızca güncel bir kriz olarak değil, tarihsel bir dönüm noktası olarak değerlendirdi. Doğan’ın özellikle anti-emperyalist vurgular içeren açıklamaları, bölgedeki gelişmelere farklı bir perspektiften bakılması gerektiği yönünde tartışmaları yeniden alevlendirdi. Doğan’dan dikkat çeken paylaşım Doğan paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “1918’de emperyalizm zulmü karşısında halklar susturulmuştu. 2026’da İran o sessizliği parçaladı! Evet 100 yıllık reklam arası bitti. Şimdi hesaplaşma zamanı!!! Teşekkürler İran ” Bu sözler, özellikle tarihsel göndermeleri ve güçlü siyasi dili nedeniyle kısa sürede geniş bir etkileşim aldı. 1918’de emperyalizm zulmü karşısında halklar susturulmuştu. 2026’da İran o sessizliği parçaladı! Evet 100 yıllık reklam arası bitti. Şimdi hesaplaşma zamanı!!! Teşekkürler İran — Aydoğan Doğan (@Aydogan0658) April 8, 2026 “1918: Emperyalist düzenin kuruluş momenti” Doğan’a göre 1918 yılı, yalnızca Birinci Dünya Savaşı’nın sonu değil, aynı zamanda yeni bir küresel düzenin başlangıcıydı. Bu dönemde Ortadoğu’nun yeniden şekillendirildiğini vurgulayan Doğan, Osmanlı coğrafyasının parçalanmasıyla birlikte bölgenin Batılı güçlerin nüfuz alanlarına ayrıldığını ifade etti. Ona göre bu süreçte yerel halkların iradesi büyük ölçüde bastırıldı ve bölge dış müdahalelere açık hale getirildi. “100 yıllık parantez: Bağımlılık ve sessizlik” Aydoğan Doğan, 1918 sonrasında oluşan düzenin yalnızca askeri değil, ekonomik ve kültürel boyutlarıyla da sürdürüldüğünü belirtti. Ekonomik bağımlılık ilişkileri, siyasal vesayet mekanizmaları ve kültürel hegemonya üzerinden bölgenin uzun süre kontrol altında tutulduğunu savunan Doğan, bu süreci “100 yıllık bir suskunluk ve bağımlılık dönemi” olarak tanımladı. “2026: Sessizliğin bozulduğu an” Doğan, günümüzde yaşanan gelişmeleri ise bu uzun döneme karşı bir kırılma olarak yorumladı. İran’ın son dönemdeki tutumunu daha geniş bir tarihsel bağlamda ele alan Doğan’a göre, bölgesel aktörler artık daha bağımsız hareket ediyor ve tek kutuplu dünya düzeni sorgulanıyor. Bu çerçevede 2026 yılını, “sessizliğin bozulduğu moment” olarak nitelendirdi. Anti-emperyalist perspektif: “Hesaplaşma zamanı” Doğan’ın açıklamalarında anti-emperyalist yaklaşım belirgin bir şekilde öne çıkıyor. Ona göre mevcut süreçte halklar yeniden tarih sahnesine çıkarken, bölgesel güçler de daha bağımsız bir çizgi izliyor. Bu gelişmeleri “hesaplaşma zamanı” olarak tanımlayan Doğan, bunun yalnızca askeri değil, aynı zamanda ideolojik ve ekonomik bir mücadele olduğuna dikkat çekti. Tartışmalar sürüyor Aydoğan Doğan’ın açıklamaları kamuoyunda farklı tepkilere neden oldu. Bir kesim bu değerlendirmeleri güçlü bir anti-emperyalist duruş olarak desteklerken, bazı çevreler ise bölgedeki gelişmelerin çok daha karmaşık dinamikler içerdiğini ve farklı jeopolitik riskler barındırdığını savunuyor. Doğan’ın çıkışı, Ortadoğu’daki gelişmelerin yalnızca güncel bir kriz değil, aynı zamanda tarihsel bir dönüşüm olarak ele alınabileceği yönündeki tartışmaları yeniden gündeme taşımış durumda. Önümüzdeki süreçte bu değerlendirmelerin ne ölçüde karşılık bulacağı ise bölgedeki gelişmelerle birlikte daha net ortaya çıkacak. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Şimşirgil’den İsrail’e Övgü Haber

Şimşirgil’den İsrail’e Övgü

Tarihçi-yazar Ahmet Şimşirgil, X (Twitter) hesabından yaptığı ve İran liderliğine ilişkin “kullanım süresi bitti”, “ortadan kaldırıldı”, “bedelini ödüyor” gibi ifadeler içeren paylaşımıyla kamuoyunda geniş bir tartışma başlattı. Paylaşımın, somut delile dayanmayan iddialar içerdiği ve kolektif suçlama iması taşıdığı yönünde eleştiriler öne çıktı. “Sert eleştiri mi, meşruiyet atfı mı?” tartışması Şimşirgil’in paylaşımında yer alan ifadelerin, bir dış politika eleştirisinin ötesine geçerek şiddeti meşrulaştıran ve dini-siyasi kimlikler üzerinden genelleyici bir çerçeve kuran bir dil taşıdığı ileri sürüldü. Özellikle “bedelini ödüyor” ifadesinin, bir suikast veya ortadan kaldırılma iddiasına meşruiyet atfı içerdiği yönünde yorumlar yapıldı. Paylaşımda dile getirilen “ortadan kaldırıldı” iddiasının ise bağımsız kaynaklarla doğrulanmadığı vurgulandı. Hukukçular TCK 216’yı işaret ediyor Ceza hukuku uzmanları, tartışmanın ifade özgürlüğü sınırları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ifade özgürlüğünü güvence altına alırken, nefret söylemi ve düşmanlığa tahrik içeren ifadelerin koruma kapsamında olmadığına dikkat çekiliyor. Bu bağlamda, Türk Ceza Kanunu’nun 216. maddesi kapsamında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığının hukuki incelemeye konu olabileceği ifade ediliyor. Uzmanlara göre; kanıta dayanmayan ortadan kaldırılma iddiası, toplulukları kriminalize eden genellemeler ve cezalandırma iması taşıyan dil, kamu barışını bozma tehlikesi bakımından tartışmalı bir zemin oluşturuyor. Yıllarca İsrail'in projelerine destek vermek ve İslam dünyasını mahvetmek için uğraştı. Şimdi destek verdikleri tarafından öldürüldüğü bildiriliyor. Bir süredir kullanım süresinin bittiği anlaşılıyordu. Hamaney muhtemelen ortadan kaldırıldı. İran yıllarca zalimlere verdiği… https://t.co/Dlw8qY0pUh — Ahmet Şimşirgil (@ahmetsimsirgil) February 28, 2026 Sosyal medyada yoğun tepki X platformunda çok sayıda kullanıcı paylaşımı eleştirerek şu değerlendirmelerde bulundu: “Ölüm ve ‘ortadan kaldırılma’ imaları gazetecilik ya da tarihçilik değildir.” “Bir halkı ‘bedel ödeyen’ diye hedef göstermek ifade özgürlüğü olamaz.” “Bu dil dış politika analizi değil, düşmanlaştırmadır.” “Anti-emperyalist söylemle emperyalist şiddeti meşrulaştırmak çelişkidir.” Bazı kullanıcılar ise savcılıkların re’sen inceleme başlatması çağrısında bulundu. İfade özgürlüğü ve hukuk devleti vurgusu Tartışma, Türkiye’nin hukuk devleti ilkesi ve laiklik vurgusu çerçevesinde de ele alınıyor. Uzmanlar, eleştirinin demokratik bir hak olduğunu; ancak eleştirinin toplulukları hedef alan, şiddeti ima eden ya da meşrulaştıran bir dile dönüşmesi halinde hukuki sorumluluk doğurabileceğini belirtiyor. Sonuç olarak, Şimşirgil’in paylaşımı; sert eleştiri sınırlarını aşıp aşmadığı, nefret söylemi ve kamu barışı açısından risk oluşturup oluşturmadığı yönüyle hukuki ve toplumsal tartışmanın merkezinde yer alıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.