SON DAKİKA

#Avrupa

HABER DEĞER - Avrupa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Avrupa haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sırbistan'da savaş paniği: Üç komşu ülke bize saldırı hazırlığında Haber

Sırbistan'da savaş paniği: Üç komşu ülke bize saldırı hazırlığında

Orta Doğu’da ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan savaş dünya gündeminin merkezindeyken Avrupa’dan da dikkat çeken bir açıklama geldi. Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, ülkesinin komşuları Hırvatistan, Arnavutluk ve Kosova’nın Sırbistan’a karşı saldırı hazırlığında olduğunu öne sürdü. Vucic üç komşu ülkenin adını açıkladı Smederevska Palanka bölgesine yaptığı ziyaret sırasında konuşan Vucic, Sırbistan’ın güvenlik açısından ciddi bir tehdit altında olduğunu savundu. Hırvatistan, Arnavutluk ve Kosova’nın kendilerine yönelik askeri hazırlık içinde olduğunu iddia eden Vucic, bölgedeki gelişmeleri yakından takip ettiklerini söyledi. Vucic’e göre söz konusu ülkeler, Rusya ile Avrupa arasında yaşanabilecek olası bir gerilimin tırmanmasını bekliyor ve küresel kaos ortamının kendileri için bir fırsat yaratacağını düşünüyor. Sırbistan’ın hipersonik füzelere sahip olduğunu doğruladı Vucic konuşmasında Sırbistan’ın askeri kapasitesine de değindi. Daha önce gündeme gelen hipersonik balistik füzelere sahip oldukları yönündeki iddiaları doğrulayan Sırp lider, ülkesinin savunma gücünü artırmaya devam ettiğini söyledi. Vucic ayrıca Sırbistan’ın NATO’ya katılma gibi bir planı bulunmadığını da vurguladı. “İsrail ile karşılıklı silah ticareti yapıyoruz” dedi Sırbistan’ın İsrail ile askeri ilişkileri hakkında da konuşan Vucic, iki ülke arasında silah ticaretinin sürdüğünü belirtti. İsrail ile iyi ilişkiler içinde olduklarını söyleyen Vucic, karşılıklı olarak askeri ekipman satışının devam ettiğini ifade etti. Sırp lider, “Onlar bize silah satıyor, biz de onlara silah satıyoruz ve bu böyle devam edecek” dedi. Sırbistan ordusu modernize ediliyor Vucic, Sırbistan ordusunun modernizasyonu için İsrail’den bazı askeri sistemler satın aldıklarını da açıkladı. Bu sistemlerin ilerleyen dönemde kamuoyuna tanıtılacağını belirten Vucic, ülkesinin daha modern ve teknolojik bir ordu kurma hedefi olduğunu söyledi. “Görevim ülkeyi korumak” mesajı verdi Sırbistan’ın kimseye saldırma niyetinde olmadığını belirten Vucic, tüm adımların savunma amaçlı olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı Vucic, “Benim görevim ülkeyi korumak ve savunmasını güçlendirmek” ifadelerini kullandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Sanchez’ten savaş çıkışı: Dünyayı ateşe verenleri destekleyip sonra şikâyet edemezsiniz Haber

Sanchez’ten savaş çıkışı: Dünyayı ateşe verenleri destekleyip sonra şikâyet edemezsiniz

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, Orta Doğu’daki savaşın büyümesine karşı en sert siyasi çıkışlardan birini yaptı. Katıldığı bir etkinlikte konuşan Sanchez, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını destekleyen sağ ve aşırı sağ çevreleri hedef aldı. İspanya’nın bu savaşı desteklemediğini açık biçimde ortaya koyan Sanchez, yangını çıkaranlarla aynı çizgide duranların sonrasında yaşanan sonuçlardan yakınamayacağını söyledi. Sanchez savaş destekçilerine açık mesaj verdi Pedro Sanchez, Valladolid’de düzenlenen siyasi etkinlikte yaptığı konuşmada, hükümetin halkı İran savaşının etkilerinden korumak için devletin tüm imkânlarını kullanacağını söyledi. Aynı konuşmada sağ ve aşırı sağ partilere seslenen Sanchez, bombalamaları destekleyenlerin daha sonra ortaya çıkan krizden şikâyet etmesinin siyasi tutarsızlık olduğunu savundu. Avrupa basınına yansıyan konuşmasında Sanchez’in, “Bombardımanları başlatanları destekleyip sonra sonuçlarından yakınamazsınız” çizgisinde sert ifadeler kullandığı aktarıldı. “Ateşe körükle gidip sonra yanıyoruz diyemezsiniz” Sanchez’in en dikkat çeken çıkışı, savaş yanlısı tutuma yönelik kullandığı benzetme oldu. İspanya Başbakanı, hem çatışmayı büyüten tarafları destekleyip hem de sonrasında ekonomik ve siyasi sonuçlardan şikâyet etmenin kabul edilemeyeceğini söyledi. Sanchez, en doğru ve en az maliyetli yolun savaşa karşı çıkmak ve çatışmanın bir an önce sona ermesini sağlamak olduğunu vurguladı. Madrid, Washington’ın baskısına rağmen geri adım atmadı Sanchez’in bu çıkışı, Donald Trump ile Madrid yönetimi arasındaki son gerilimin ardından geldi. Reuters’a göre Trump, İspanya’nın İran’a yönelik saldırılarda Endülüs’teki Moron de la Frontera ve Rota üslerinin kullanılmasına izin vermemesine tepki göstermiş, Madrid’i işbirliği yapmamakla suçlamıştı. Buna karşılık İspanya hükümeti, ülkenin ABD-İsrail saldırılarına ortak olmayacağını ve dış baskıyla pozisyon değiştirmeyeceğini duyurmuştu. İspanya’nın çizgisi: Savaşa değil uluslararası hukuka destek Sanchez daha önce de sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada İran savaşı karşısındaki tutumlarının net olduğunu söylemiş, “derhal gerilimin düşürülmesini ve uluslararası hukuka tam saygı gösterilmesini” talep etmişti. Reuters’ın derlediği uluslararası tepkilere göre İspanya yönetimi, ABD ve İsrail’in saldırılarının ardından diplomasinin yeniden devreye girmesi gerektiğini savunan başlıca Avrupa hükümetleri arasında yer aldı. Sanchez, Madrid’in değerlerine ve çıkarlarına aykırı bir savaşa yalnızca misilleme korkusuyla ortak olmayacağını da vurguladı. Sanchez’in sözleri Avrupa’daki ayrışmayı da görünür kıldı İspanya Başbakanı’nın açıklamaları, Avrupa’da İran savaşı konusunda oluşan görüş ayrılıklarını da yeniden görünür hale getirdi. Bazı Batılı hükümetler İran’ın misillemelerini öne çıkarırken, Madrid yönetimi çatışmanın bizzat büyütülmesine karşı pozisyon aldı. Sanchez’in sözleri, yalnızca iç politikadaki sağ ve aşırı sağa değil, aynı zamanda savaşı meşrulaştırmaya çalışan Atlantik çizgisine karşı da açık bir siyasi itiraz olarak yorumlandı. Bu çıkış, İspanya’nın mevcut krizde kendisini diplomasi ve uluslararası hukuk ekseninde konumlandırdığını bir kez daha ortaya koydu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Türkçe’nin “TOEFL”ı geliyor Haber

Türkçe’nin “TOEFL”ı geliyor

Türkçenin uluslararası alanda daha güçlü bir konuma taşınması amacıyla yeni bir dil sınavı sistemi devreye alınıyor. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından geliştirilen Türkçe Dil Yeterlikleri e-Sınavı (TÜRKÇEDİL), İngilizce için uygulanan TOEFL ve IELTS benzeri bir sistemle yabancı uyrukluların Türkçe dil becerilerini ölçmeyi hedefliyor. İlk sınavın 25 Nisan 2026 tarihinde yapılacağı duyuruldu. Türkçe dil yeterliği uluslararası standartlarda ölçülecek Milli Eğitim Bakanlığı Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından geliştirilen sınav, Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen bireylerin dil yeterliğini belgelendirmeyi amaçlıyor. Sınav sistemi, Avrupa Ortak Dil Referans Çerçevesi (CEFR) ile uyumlu olarak hazırlandı. 16 yaş ve üzerindeki adaylar için hazırlanan TÜRKÇEDİL sınavı, A1’den C1 seviyesine kadar Türkçe dil becerilerini değerlendirecek. Başvurular 16 Mart’ta başlıyor Bilgisayar tabanlı olarak gerçekleştirilecek sınav için başvurular 16 Mart’ta başlayacak ve 10 Nisan’a kadar devam edecek. Adaylar başvurularını çevrim içi olarak turkcedil.meb.gov.tr adresi üzerinden yapabilecek. İlk uygulama 25 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirilecek. Dört temel dil becerisi ölçülecek TÜRKÇEDİL sınavı toplam 180 dakika sürecek ve iki bölümden oluşacak. İlk bölümde okuma ve konuşma, ikinci bölümde ise dinleme ve yazma becerileri ölçülecek. Okuma ve dinleme testleri çoktan seçmeli sorulardan oluşurken, konuşma ve yazma bölümlerinde adayların açık uçlu sorulara cevap vermesi gerekecek. Uluslararası kalite onayı aldı Sınavın ölçme ve değerlendirme kalitesi, Avrupa Dil Sınavları Uygulayıcıları Derneği (ALTE) tarafından verilen Q-Mark kalite belgesiyle onaylandı. Bu belge, sınavın uluslararası standartlara uygun hazırlandığını gösteriyor. TÜRKÇEDİL’in özellikle yurt dışındaki Türkiye Maarif Vakfı ve Milli Eğitim Vakfı okullarında eğitim gören öğrenciler için Türkçe yeterliğinin belgelendirilmesinde önemli rol oynaması bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Liverpool zaferi sonrası dikkat çeken polemik: Uğurcan Çakır’dan Hacıosmanoğlu’na temkinli mesaj Haber

Liverpool zaferi sonrası dikkat çeken polemik: Uğurcan Çakır’dan Hacıosmanoğlu’na temkinli mesaj

UEFA Şampiyonlar Ligi son 16 turu ilk maçında Galatasaray, İstanbul’da ağırladığı Liverpool’u 1-0 mağlup ederek rövanş öncesi önemli bir avantaj elde etti. Maçın ardından Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun yaptığı açıklamalar spor gündeminde geniş yankı uyandırırken Galatasaray kalecisi Uğurcan Çakır’dan dikkat çeken bir yanıt geldi. Hacıosmanoğlu’nun sözleri gündem oldu Karşılaşmayı tribünden takip eden TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, maçın ardından yaptığı açıklamada Galatasaray’ın turu geçeceğine inandığını dile getirdi. Hacıosmanoğlu, sarı-kırmızılı ekibin performansını değerlendirirken “O kesin ya, sıradaki rakip gelsin” sözleriyle iddialı bir mesaj verdi. Bu sözler kısa sürede futbol kamuoyunda tartışma konusu oldu. Uğurcan Çakır’dan temkinli yaklaşım Galatasaray’ın kalecisi Uğurcan Çakır ise Hacıosmanoğlu’nun açıklamalarına daha temkinli bir yaklaşım sergiledi. Beyaz TV’ye konuşan Çakır, önemli bir galibiyet aldıklarını ancak tur için henüz hiçbir şeyin kesin olmadığını vurguladı. Çakır, takım arkadaşlarını ve teknik ekibi tebrik ederek taraftara teşekkür etti ve şu ifadeleri kullandı: “Önemli bir galibiyet aldık ama şimdi bunu unutup cumartesi günkü Başakşehir maçına hazırlanacağız.” “Maçlar oynanmadan kazanılmıyor” Hacıosmanoğlu’nun sözleri kendisine hatırlatıldığında Uğurcan Çakır, futbolun doğası gereği hiçbir sonucun önceden garanti olmadığını belirtti. Çakır, “Maçlar oynanmadan kazanılmıyor ama temennisi güzel. İnşallah orada da turu geçen taraf biz oluruz” diyerek rövanş öncesi temkinli bir mesaj verdi. Takımın odağı lig maçında Uğurcan Çakır, takımın şu anki önceliğinin Süper Lig’de oynanacak Başakşehir karşılaşması olduğunu ifade etti. Sarı-kırmızılı ekip önce lig maçına odaklanacak, ardından Liverpool ile oynanacak rövanş mücadelesi için hazırlıklarını sürdürecek. Galatasaray, Şampiyonlar Ligi’nde elde ettiği bu galibiyetle Avrupa’da tur umutlarını güçlendirmiş durumda. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

ABD’den Netanyahu ve Bennett’e mesaj: Türkiye’yi hedef almak size pahalıya patlayabilir Haber

ABD’den Netanyahu ve Bennett’e mesaj: Türkiye’yi hedef almak size pahalıya patlayabilir

ABD’de yayımlanan analizler ve bazı siyasetçilerin açıklamaları, İsrail’de Türkiye’ye yönelik sert söylemlerin uluslararası alanda tartışma yarattığını ortaya koydu. Özellikle eski İsrail Başbakanı Naftali Bennett’in Türkiye’yi “yeni İran” olarak nitelendiren sözleri ABD’de tepkiyle karşılandı. Analistlere göre Türkiye’yi İran’la aynı kategoriye yerleştirmek hem gerçekçi değil hem de İsrail açısından stratejik hatalara yol açabilecek bir yaklaşım olabilir. ABD basınından “yanlış hesaplama” uyarısı ABD merkezli analizlerde Türkiye’nin bölgedeki rolünün İran ile kıyaslanmasının ciddi bir yanlış değerlendirme olduğu ifade edildi. Uzmanlar, Türkiye’nin İran gibi silahlı grupları destekleyen veya bölgesel vekâlet savaşları yürüten bir politika izlemediğini belirtti. Analizlerde ayrıca Türkiye’yi “varoluşsal bir tehdit” olarak göstermeninin İsrail açısından tehlikeli bir siyasi söylem olabileceği vurgulandı. Uzmanlara göre bu tür bir yaklaşım hem bölgesel dengeleri yanlış okumaya hem de stratejik hatalara yol açabilir. “Türkiye yeni İran değildir” tepkisi ABD Temsilciler Meclisi üyesi Anna Paulina Luna da Bennett’in sözlerine açık şekilde karşı çıktı. Sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada Luna, Türkiye’nin İran ile kıyaslanamayacağını belirterek “Türkiye yeni İran değildir” ifadelerini kullandı. Luna ayrıca ABD’nin Türkiye ile ilişkilerini geliştirmeye devam etmesi gerektiğini vurgulayarak Ankara ile stratejik iş birliğinin önemine dikkat çekti. NATO vurgusu Washington’da gündem oldu ABD’de Cumhuriyetçi siyasetçi ve eski Kongre üyesi Marjorie Taylor Greene de İsrail’deki söylemlere tepki gösteren isimler arasında yer aldı. Greene yaptığı açıklamada Türkiye’nin NATO üyesi olduğunu hatırlatarak bu gerçeğin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. Greene, Türkiye’nin NATO içinde önemli bir askeri kapasiteye sahip olduğunu belirterek “Türkiye NATO üyesi bir ülke. Herkes uyansın” sözleriyle dikkat çekti. Türkiye’nin bölgesel gücü vurgulandı ABD’de yapılan değerlendirmelerde Türkiye’nin jeopolitik konumuna da dikkat çekildi. Analistlere göre Türkiye hem NATO’nun ikinci büyük ordusuna sahip olması hem de Avrupa ile Orta Doğu arasında stratejik bir konumda bulunması nedeniyle bölgesel dengelerde kritik bir rol oynuyor. Bu nedenle Türkiye’yi yeni bir düşman veya “yeni İran” olarak göstermeye yönelik söylemlerin hem gerçekçi olmadığı hem de bölgesel siyasette riskli sonuçlar doğurabileceği belirtiliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Dünyanın “süper gıda” olarak tanımladığı sebze neden Türkiye’de tüketilmiyor? Haber

Dünyanın “süper gıda” olarak tanımladığı sebze neden Türkiye’de tüketilmiyor?

Son yıllarda sağlıklı beslenme trendlerinin merkezine yerleşen kale sebzesi, dünya genelinde “süper gıda” olarak anılıyor. Vitamin ve mineral bakımından oldukça zengin olan bu yeşil yapraklı bitki, özellikle Avrupa ve ABD’de mutfakların vazgeçilmezleri arasına girdi. Ancak aynı sebze Türkiye’de henüz geniş bir tüketim alışkanlığı oluşturabilmiş değil. Kale sebzesi vitamin deposu olarak görülüyor Uluslararası beslenme araştırmalarına göre kale, kalori başına düşen vitamin ve mineral miktarı bakımından en zengin sebzelerden biri olarak gösteriliyor. Tek bir porsiyon kale, günlük A, C ve K vitamini ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılayabilecek düzeyde besin değeri barındırıyor. Uzmanlar ayrıca kale sebzesinin içerdiği kalsiyum miktarının bazı ölçümlerde sütten daha yüksek olabildiğini belirtiyor. Bunun yanında magnezyum ve potasyum gibi önemli mineraller açısından da güçlü bir kaynak olarak değerlendiriliyor. Antioksidan bakımından güçlü Kale, yalnızca vitamin ve mineraller açısından değil, aynı zamanda antioksidan bileşikler bakımından da dikkat çekiyor. İçeriğinde bulunan quercetin ve kaempferol gibi flavonoller, hücreleri oksidatif strese karşı koruyabilen güçlü bileşikler arasında gösteriliyor. Bu nedenle kale sebzesi, özellikle sporcuların ve sağlıklı beslenmeye önem veren kişilerin diyet listelerinde sıkça yer alıyor. Türkiye’de üretim ve tüketim sınırlı Dünya genelinde popülerliği artmasına rağmen kale sebzesinin Türkiye’de üretimi ve tüketimi oldukça sınırlı. Bu sebze genellikle az sayıda üretici tarafından yetiştiriliyor ve daha çok büyük şehirlerdeki bazı özel marketlerde satışa sunuluyor. Tarım uzmanlarına göre Türkiye’nin iklim koşulları kale yetiştiriciliği için oldukça uygun olsa da iç pazarda talebin düşük olması üretimin yaygınlaşmasını engelliyor. Uzmanlar, besin değeri yüksek sebzelerin tüketiminin artırılmasının dengeli ve sağlıklı beslenme açısından önemli olduğunu vurguluyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Erdoğan’ın savaş uyarısı gündemde: Hürmüz krizi küresel enerji piyasalarını sarstı Haber

Erdoğan’ın savaş uyarısı gündemde: Hürmüz krizi küresel enerji piyasalarını sarstı

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan çatışmaların büyümesi, dünya enerji piyasalarında ciddi bir sarsıntıya yol açtı. İran’ın karşı saldırılarının ardından Hürmüz Boğazı’nın gemi geçişlerine kapanması, küresel petrol ve doğalgaz arzını doğrudan etkileyen kritik bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Bu gelişmeler, çatışmanın ilk günlerinde yaptığı açıklamada savaşın küresel etkilerine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın uyarılarını yeniden gündeme taşıdı. Hürmüz Boğazı kapanınca enerji arzı daraldı Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla birlikte dünya piyasasından yaklaşık 110 milyar metreküplük doğalgaz arzı çekildiği belirtiliyor. Aynı zamanda küresel enerji piyasalarından günlük yaklaşık 20 milyon varil petrol çekilmiş oldu. Boğaz üzerinden dünya petrol tüketiminin ve LNG ticaretinin yaklaşık yüzde 20’si taşınıyor. Uzmanlara göre alternatif rotalarla yalnızca 5 milyon varillik sevkiyat telafi edilebiliyor. Bu gelişmeler enerji piyasalarında ciddi dalgalanmaları beraberinde getirdi. Doğalgaz fiyatları yüzde 68 yükseldi Avrupa’nın en büyük doğalgaz ticaret merkezi olan Hollanda merkezli TTF piyasasında doğalgaz fiyatları kısa sürede sert yükseldi. 27 Şubat’ta megavatsaat başına yaklaşık 32 avro seviyesinde olan doğalgaz fiyatı, 3 Mart itibarıyla yüzde 68 artarak 52 avronun üzerine çıktı. Aynı dönemde Avrupa’daki doğalgaz depolama tesislerinin doluluk oranı da hızla geriledi. Gas Infrastructure Europe verilerine göre depoların doluluk oranı yüzde 30’un altına düştü. Petrol için 150 dolar senaryosu konuşuluyor Savaşın başlamasından bu yana Brent petrolün varil fiyatı yüzde 13’ten fazla artarak 85 doların üzerine çıktı. Uzmanlar Hürmüz Boğazı’nın uzun süre kapalı kalması halinde petrol fiyatlarının 100 ila 150 dolar seviyesine kadar çıkabileceğini değerlendiriyor. Boğazdaki tanker trafiği de neredeyse durma noktasına geldi. Sevkiyatın askıya alınmasının ardından gemi trafiğinin yüzde 90 oranında azaldığı, Basra Körfezi’nde 150’den fazla petrol tankerinin demirlediği bildirildi. Çatışmalar sırasında bazı tankerlerin hasar gördüğü ve iki denizcinin hayatını kaybettiği belirtilirken, bölgede yaklaşık 20 bin denizci ve 15 bin kruvaziyer yolcusunun mahsur kaldığı ifade ediliyor. Enerji krizi ekonomileri etkileyebilir Enerji piyasalarındaki dalgalanmaların dünya ekonomisinde ciddi sonuçlar doğurabileceği değerlendiriliyor. Türkiye’de enerji bağımlılığı nedeniyle cari açığın yüzde 7 ila 18 arasında artabileceği, enflasyonun 5 ila 10 puan yükselmesinin ve ekonomik büyümenin yüzde 1 ila 2 oranında yavaşlamasının mümkün olduğu belirtiliyor. Avrupa’da gaz ve yakıt fiyatlarının yükselmesi nedeniyle ekonomik büyümenin yaklaşık yüzde 1 oranında yavaşlayabileceği ifade ediliyor. Çin ve Hindistan gibi büyük enerji ithalatçısı ülkelerin de krizden ciddi şekilde etkilenebileceği değerlendiriliyor. Erdoğan: Böyle bir belirsizliği hiçbir ülke taşıyamaz Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, çatışmaların ilk günlerinde yaptığı açıklamada savaşın ekonomik ve jeopolitik sonuçlarına dikkat çekmişti. Erdoğan açıklamasında şu ifadeleri kullanmıştı: “Gerekli müdahalede bulunulmazsa çatışma sürecinin bölgesel ve küresel güvenlik açısından çok ciddi neticeleri olacaktır. Böyle bir tablonun ortaya çıkaracağı ekonomik ve jeopolitik belirsizlikleri hiçbir ülke taşıyamaz. Bu nedenle yangının daha fazla büyümeden söndürülmesi şarttır.” haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Honda Civic modelleri güvenlik riski nedeniyle geri çağrılıyor Haber

Honda Civic modelleri güvenlik riski nedeniyle geri çağrılıyor

Tekerlek bağlantı sistemindeki teknik sorun risk oluşturdu Honda, üretim kaynaklı teknik bir problem nedeniyle Honda Civic modelleri için Avrupa genelinde geri çağırma süreci başlattı. Avrupa Komisyonu kayıtlarına yansıyan bildirimde, bazı araçlarda tekerlek somunlarının gerekli tork değerinde sıkılmadığı ve bunun güvenlik riski oluşturduğu belirtildi. Yüksek hızda kontrol kaybı riski bulundu Teknik incelemelerde özellikle belirli tekerlek yapısına sahip araçlarda somunların zamanla gevşeyebileceği ifade edildi. Uzmanlar, bu durumun araç hareket halindeyken tekerleğin yerinden çıkmasına, kontrol kaybına ve kazalara yol açabileceği uyarısında bulundu. Geri çağırma Avrupa’nın birçok ülkesini kapsıyor Süreç Almanya, Fransa, Portekiz, İsveç, Slovakya ve İngiltere’yi kapsıyor. İngiltere’de 2017–2021 yılları arasında üretilen yaklaşık 46 bin Civic modelinin etkilendiği tahmin edilirken, diğer ülkelerle birlikte toplam sayının yüz binlere ulaşabileceği belirtiliyor. Servis kontrolleri ücretsiz yapılacak Honda, araç sahipleriyle iletişime geçileceğini ve yetkili servislerde gerekli kontrollerin ücretsiz gerçekleştirileceğini açıkladı. Sorun tespit edilmesi halinde teknik düzeltmelerin de ücretsiz yapılacağı bildirildi. Araç sahipleri şasi numarasıyla kontrol yapabilecek Şirket, sürücülerin resmi internet sitesi üzerinden şasi numarasıyla araçlarının geri çağırma kapsamında olup olmadığını öğrenebileceğini duyurdu. Uzmanlar, tekerlek ve bağlantı sistemlerine ilişkin teknik uyarıların dikkate alınmasının hayati önem taşıdığını vurguluyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Dijital oyun yasası masada: Sektör temsilcilerinden uyarı geldi Haber

Dijital oyun yasası masada: Sektör temsilcilerinden uyarı geldi

Türkiye’de dijital oyunlara yönelik yeni yasal düzenleme tartışmaları sürerken, Türkiye Oyun Geliştiricileri Derneği (TOGED) sürece ilişkin kapsamlı bir açıklama yayımladı. Açıklamada kamu kurumları, sektör paydaşları, akademisyenler ve uluslararası oyun platformlarıyla görüşmelerin sürdüğü belirtilirken, yasa taslağının sektöre etkilerine dair değerlendirmeler paylaşıldı. BTK’da geniş katılımlı toplantı yapıldı 17 Şubat’ta Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ev sahipliğinde düzenlenen toplantıya bakanlık temsilcileri, yatırım fonları, hukukçular ve çok sayıda yerli oyun geliştiricisi katıldı. Tencent ve Moonton gibi uluslararası yayıncıların da yer aldığı görüşmede, yasa metninin güncel hali detaylı şekilde ele alındı. Üç ana başlık: Temsilcilik, ebeveyn kontrolü ve yaş derecelendirme TOGED açıklamasında taslağın temel çerçevesinin Türkiye’de temsilci bulundurulması, etkin ebeveyn kontrolü mekanizması kurulması ve sağlıklı bir yaş derecelendirme sisteminin oluşturulması başlıkları etrafında şekillendiği belirtildi. Dernek, bu adımların doğru uygulanması halinde çocukların korunması ve dijital okuryazarlığın güçlendirilmesine katkı sunabileceğini vurguladı. PEGI’nin tanınması gündemde Toplantıda Avrupa’daki sektör temsilcileriyle yürütülen temaslar da paylaşıldı. Türkiye’nin Avrupa’daki oyun derecelendirme sistemi olan PEGI’yi resmen tanımasının sağlayacağı avantajlar dile getirilirken, bu sürecin yönetmelik düzeyinde resmileşmesinin pratik faydalarına dikkat çekildi. Belirsiz yetki maddesine itiraz Dernek, yasa taslağına sonradan eklenen ve kamu kurumlarına geniş yetki alanı tanıyabileceği belirtilen maddeye itiraz etti. Açıklamada, tanımı net olmayan düzenlemelerin oyun içeriklerine müdahale riskini doğurabileceği, bunun da geliştiriciler ve platformlar açısından uygulanması güç sonuçlar yaratabileceği ifade edildi. Platformların Türkiye’den çekilme riski tartışıldı TOGED, oyunların büyük yazılım projeleri olduğunu ve içerik değişikliği taleplerinin hızlı şekilde uygulanmasının çoğu zaman mümkün olmadığını belirtti. Belirsiz yükümlülüklerin artması halinde bazı platformların Türkiye pazarına yönelik faaliyetlerini sonlandırma riskinin doğabileceği değerlendirmesine yer verildi. Süreç izlenecek, müzakereler sürecek Yetkililerin söz konusu maddeyi yeniden değerlendireceği bilgisinin paylaşıldığı açıklamada, TOGED’in yasa taslağının hazırlık sürecini yakından takip etmeye ve uluslararası paydaşlardan gelen geri bildirimleri kurumlarla paylaşmaya devam edeceği bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.