SON DAKİKA

#Badem

HABER DEĞER - Badem haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Badem haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Diyet uzmanından sahur uyarısı Haber

Diyet uzmanından sahur uyarısı

Diyet Uzmanı Esra Meltem Karahan, Ramazan'da sahurun önemine vurgu yaparak, “Uykuya yenilmeyin, sahuru ihmal etmeyin" dedi. Özel Keşan Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Esra Meltem Karahan, Ramazan ayında sağlıklı beslenme konusunda açıklamada bulunurken, sahurun önemine dikkat çekti. Karahan, konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: “Sahura kalkmak gün içerisindeki açlıktan ve sıvı kaybından en az etkilenmenizi ve daha enerjik bir gün geçirmenizi sağlayacaktır. Sakın uykuya yenilmeyin ve sahuru geçiştirmeyin. Ramazan ayında sahura kalkmadan oruç tutamayanlar, güzel sahur sofraları hazırlayanlar olduğu gibi, uykusundan vazgeçemeyip iftar ile ya da sadece sahurda su içerek oruç tutanların sayısı da azımsanmayacak kadar çok. Peki, uykudan az da olsa fedakârlık edip sahura kalkarak oruç tutmak gerçekten önemli mi? Evet. Bu 30 günlük sürede her gün aynı enerjiyle günü bitirmek, günlük aktiviteleri keyifle yerine getirmek, sağlığınızdan ödün vermemek istiyorsanız sahuru ihmal etmeyin. Günlük hayatınızdaki az ve sık beslenme kuralını uyarlayarak gün içerisinde alamadığınız besin öğesi ihtiyaçlarınızı dengeli bir şekilde sağlayabilirsiniz. Ramazanda sağlıklı beslenmeye giden yol az önce söylediğim gibi “sahur” dan geçiyor. Ortalama 13 saatlik bir sürede oruç tuttulduğu için gün içerisinde kan şekeri düşebiliyor. Eğer kişiler sahura da kalkmıyor ise kan şekerinin düşüşü günün erken saatlerinde başlayıp, daha düşük değerlere ulaşabiliyor. Bu da gün içerisinde halsizlik, yorgunluk, uyku hali ve enerji düşüklüğü ile sonuçlanabiliyor. Sahura kalkarak gün içerisindeki kan şekeri düşüklüğü, yorgunluk, halsizlik, sindirim zorlukları, mide ve bağırsaklarda aşırı gaz birikimi, ani tansiyon yükselmesi, vücudun susuz kalması gibi bir çok durumu engellemiş olursunuz. Sahurda tercih edilen yiyeceklerde en az sahura kalkmak kadar önemlidir. Genel olarak midede uzun süre kalarak tok kalmanızı sağlayacak, kan şekerinde ani değişiklik yaratmayacak ve sıvı dengesini sağlayacak besinler seçilmelidir. SAHUR SEÇİMLERİ NASIL OLMALI? Yeniden uykuya geçişe uygun olmalı, Gün boyu tok kalmanıza yardım etmeli, Tuz oranı yüksek olmamalı, Yeterli sıvıyı içermeli, Yeterli lifi sağlamalı, Protein, karbonhidrat ve yağ içeren besinlerden oluşmalı, Vitamin ve mineral alımını desteklemeli, Kolay hazırlanabilir ve pratik yenebilir olmalı. Sahurda yapılacak güzel bir kahvaltı, bir gün sonrasının orucuna hazırlık için idealdir. İftarda olduğu gibi sahurda da ağır ve yağlı yiyeceklerden kaçınmalıyız. Peynir, yumurta, süt, lifli gıdalar, ideal bir sahur sofrası için yeterlidir. Susuzluğu arttıracağı için sahurda zeytin yerine 4-5 ceviz veya 10-15 badem fındık gibi seçimler, 1-2 tatlı kaşığı zeytinyağı daha iyi bir tercih olarak karşımıza çıkar. Ana yemek tercih edilirse; kıymalı veya tavuklu sebze yemekleri, baklagiller, bulgur, kepekli makarna, mercimek ve bulgur eklenmiş tahıllı çorbalar tercih edilebilir. Sıvı desteği için; şekersiz komposto, ayran, bitki çayları, şekersiz limonata, bol su ve maden suyu seçilebilir. SAHUR İÇİN ÖRNEK MENÜLER Örnek Menü-1: 1 bardak süt, 1-2 dilim çavdar veya tam buğday ekmeği, 1 dilim az tuzlu peynir, 1 haşlanmış yumurta, yeşillik, 2-3 ceviz, 1 porsiyon meyve, 2-3 bardak su Örnek Menü-2: 1 kase sebze çorbası, 1 küçük tabak kıymalı makarna, 1 kase yoğurt, yeşillik, 1 porsiyon meyve, 2-3 bardak su. Örnek Menü-3: 1 bardak ayran, sebzeli menemen, 1-2 dilim çavdar veya tam buğday ekmeği, yeşillik, 1 porsiyon meyve, 10-15 tane badem-fındık, 2 -3 bardak su.”

Bilim insanları açıkladı: Sofranızda eksik olan 7 besin sağlığınızı sessizce etkiliyor olabilir Haber

Bilim insanları açıkladı: Sofranızda eksik olan 7 besin sağlığınızı sessizce etkiliyor olabilir

İnsanlık tarihinin belki de en fazla gıda seçeneğine sahip olunan döneminde, hangi besinlere öncelik verilmesi gerektiği giderek daha karmaşık hale geliyor. Bu soruya yanıt arayan araştırmacılar, 1.000’den fazla gıdayı çiğ halleriyle analiz ederek günlük besin ihtiyaçlarını en iyi karşılayan seçenekleri sıraladı. Ortaya çıkan liste, kalp sağlığından bağışıklığa kadar birçok alanda etkili olabilecek yedi besine dikkat çekiyor. Kalp ve bağırsak dostu bir kuruyemiş: Badem Tekli doymamış yağ asitleri ve E vitamini açısından zengin olan badem, “kötü” kolesterolü düşürüp “iyi” kolesterolü artırabilmesiyle kardiyovasküler sağlıkla ilişkilendiriliyor. Yapılan araştırmalarda düzenli badem tüketen yetişkinlerin kolesterol seviyelerinin gerilediği, bağırsak sağlığının iyileştiği ve vücutta ödemin azaldığı gözlendi. Ayrıca bağırsak hücrelerini besleyen bütirat seviyesinin yükselmesi, besin emiliminin daha verimli hale gelmesine katkı sağlayabiliyor. Damarları koruyan yapraklı sebze: Pazı Antioksidan betalain içeren pazı, sinir sistemini yaşlanmanın etkilerine karşı korumaya yardımcı olabilecek nöroprotektif özellikler barındırıyor. Uzmanlara göre içerdiği nitratlar, dolaşım sağlığını destekleyen nitrik oksit üretimini artırarak kan basıncını düşürmeye ve kan akışını iyileştirmeye katkı sunabiliyor. Lif, magnezyum ve K vitamini bakımından da güçlü olan pazının fazla pişirilmeden tüketilmesi öneriliyor. Besin yoğunluğu yüksek bir yeşil: Su teresi B ve C vitaminleri başta olmak üzere kalsiyum, magnezyum ve demir içeren su teresi; bağışıklık sistemini destekleyen lutein ve beta-karoten gibi bileşikler barındırıyor. Düzenli tüketiminin ödemi azaltabileceği ve sağlıksız kolesterol seviyelerini düşürebileceği ifade ediliyor. Ayrıca bazı araştırmalar, doğal bir bileşik olan fenetil izotiyosiyanat sayesinde kanserli hücrelerin büyümesini yavaşlatma potansiyeline işaret ediyor. Çoğu zaman çöpe giden güçlü besin: Pancar yaprakları Genellikle yalnızca kökü tüketilen pancarın yaprakları da kalsiyum, demir ve B grubu vitaminleri açısından oldukça zengin. Araştırmalar, bu yaprakların antioksidan aktivite göstererek DNA’yı oksidatif hasara karşı korumaya yardımcı olabileceğini ortaya koyuyor. Bununla birlikte bilim insanları, elde edilen bulguların daha kapsamlı insan çalışmalarıyla desteklenmesi gerektiğini vurguluyor. Küçük ama etkisi büyük: Chia tohumları Lif, protein ve omega-3 yağ asitleri içeren chia tohumları kalp sağlığını desteklemekten kan basıncını düşürmeye kadar birçok yararla ilişkilendiriliyor. Ancak uzmanlar, bu tohumların bütün halde tüketildiğinde besin değerinin tam olarak emilemeyebileceğine dikkat çekiyor. Öğütülerek tüketildiğinde omega yağlarının daha erişilebilir hale geldiği belirtiliyor. Beyni koruyabilecek bir atıştırmalık: Kabak çekirdeği Çoklu doymamış ve tekli doymamış yağ asitleri bakımından zengin olan kabak çekirdeği, kalp sağlığını destekleyen bileşikler içeriyor. Araştırmalar, sinir sistemini toksik maddelerin olası zararlarına karşı korumaya yardımcı olabileceğini ve bilişsel işlevlerde iyileşme sağlayabileceğini gösteriyor. Kavrulma işleminin bazı antioksidanları daha biyoyararlı hale getirebildiği de ifade ediliyor. Doğada kolayca bulunabilen şifa kaynağı: Karahindiba yaprakları Bahar aylarında yaygın olarak bulunan karahindiba yaprakları; fenolik asitler, flavonoidler ve A, C, E, K vitaminleriyle mineraller açısından zengin bir içerik sunuyor. Ödem karşıtı ve potansiyel koruyucu etkileri olduğu belirtilen bu yapraklar, salatalardan çorbalara kadar pek çok yemekte değerlendirilebiliyor. Beslenme uzmanları, tek bir “mucize gıda” yerine çeşitliliğin önemine dikkat çekiyor. Dengeli ve farklı besin gruplarını içeren bir beslenme düzeni, Türkiye toplumunda giderek artan kronik hastalık risklerine karşı koruyucu bir adım olarak görülüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.