SON DAKİKA

#Beslenme

HABER DEĞER - Beslenme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Beslenme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ramazan sofralarının vazgeçilmez lezzeti: Pastırma Haber

Ramazan sofralarının vazgeçilmez lezzeti: Pastırma

Pastırma yüzyıllardır Anadolu mutfağının önemli bir parçası Pastırmanın kökeni Orta Asya Türklerine kadar uzanıyor. Etin uzun yolculuklarda bozulmadan saklanabilmesi için geliştirilen kurutma ve baharatlama yöntemi zamanla Anadolu’da farklı bir kimlik kazandı. Özellikle Kayseri, bugün pastırmanın üretim merkezi olarak öne çıkıyor. Kurutma, presleme ve çemenleme aşamalarından geçen et, karakteristik tadını bu geleneksel üretim sürecinden alıyor. Ramazan sofralarında neden bu kadar tercih ediliyor? Pastırma, kısa sürede pişmesi ve yoğun aroma sağlaması nedeniyle iftar hazırlıklarında pratik bir seçenek sunuyor. Sahurda yumurtayla birlikte tüketildiğinde uzun süre tokluk hissi sağlıyor. Aynı zamanda az miktarda kullanılsa bile yemeğin lezzetini belirgin şekilde artırması, pastırmayı ekonomik ve işlevsel bir malzeme haline getiriyor. Pastırmalı tarifler sofralarda çeşitlilik yaratıyor Ramazan boyunca pastırma; sahanda yumurta, kuru fasulye, börek, makarna ve hatta pide gibi birçok tarifte kullanılıyor. Pastırmalı humus ve pastırmalı güveç gibi modern yorumlar da son yıllarda popülerlik kazanmış durumda. Şefler, pastırmanın tuzlu ve baharatlı yapısının bakliyat ve yumurta ile dengeli bir uyum oluşturduğunu belirtiyor. Pastırmalı sebzeli omlet Malzemeler: 2 yumurta, 4-5 dilim pastırma, 1 avuç ıspanak veya kabak, az zeytinyağı Yapılışı: Sebzeleri kısa süre sotele. Yumurtayı ekle, üzerine pastırmaları yerleştir. Düşük ateşte pişir. Sahur için tok tutan ama ağır olmayan bir seçenek. Pastırmalı yoğurtlu kabak salatası Malzemeler: 2 kabak, yoğurt, sarımsak, 3 dilim pastırma Yapılışı: Kabakları rendeleyip sotele. Yoğurtla karıştır. Ayrı tavada pastırmayı kısa süre çıtırlaştırıp üzerine ekle. İftar için hafif ve protein destekli bir meze. Pastırmalı mercimek salatası Malzemeler: Haşlanmış yeşil mercimek, domates, yeşillik, 4 dilim pastırma, limon Yapılışı: Tüm malzemeleri karıştır. Pastırmayı küçük parçalar halinde ekle. Lif ve protein dengesi sayesinde doyurucu ama hafif. Pastırmalı fırın sebze tabağı Malzemeler: Patlıcan, kabak, biber, 5 dilim pastırma, zeytinyağı Yapılışı: Sebzeleri fırınla. Son 5 dakikada pastırmayı ekle. Kalorisi düşük, aroması yüksek bir ana yemek alternatifi. Beslenme ipucu Pastırma yoğun tuz içerdiği için az miktarda kullanmak, bol sebze ve bakliyatla dengelemek en sağlıklı yöntem. Hafif tariflerde pastırma genelde “lezzet verici” olarak kullanılıyor. İstersen sana pastırmalı sahur menüsü, fit tarifler ya da Ramazan için 3 günlük pastırmalı menü planı da hazırlayabilirim. Yüksek protein ve enerji kaynağı Beslenme uzmanlarına göre pastırma, yüksek protein içeriği sayesinde kas onarımı ve enerji ihtiyacına katkı sağlıyor. Demir ve B vitaminleri bakımından zengin olan pastırma, özellikle yoğun tempoda çalışanlar için destekleyici bir besin olarak değerlendiriliyor. Ancak yüksek tuz oranı nedeniyle ölçülü tüketilmesi öneriliyor. Geleneksel üretim turizmle de buluşuyor Kayseri’de pastırma üretimi yalnızca gıda sektörü değil, gastronomi turizmi açısından da önemli bir değer taşıyor. Kentte düzenlenen festivaller ve üretim tesislerine yapılan ziyaretler, pastırmanın kültürel miras niteliğini güçlendiriyor. Yerel üreticiler, coğrafi işaretli ürünlerin uluslararası pazarda daha fazla yer bulmasını hedefliyor. Pastırma, hem tarihsel kökleri hem de modern mutfaktaki kullanım alanlarıyla Ramazan sofralarının güçlü simgelerinden biri olmaya devam ediyor. Geleneksel tariflerden yenilikçi mutfak denemelerine kadar geniş bir yelpazede kullanılan bu lezzet, Türkiye toplumunun gastronomi hafızasında önemli bir yer tutuyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ramazan’da sağlıklı oruç: Sahurdan iftara doğru beslenme rehberi Haber

Ramazan’da sağlıklı oruç: Sahurdan iftara doğru beslenme rehberi

1 Mart’ta başlayacak Ramazan Ayı’nda oruç tutan yurttaşlar için beslenme düzeni günlük yaşam kalitesini doğrudan etkiliyor. Gün doğumundan gün batımına kadar süren açlık ve susuzluk sürecine vücudu hazırlamak için sahurda doğru gıdalar tercih etmek, iftarda ise mideyi yormadan dengeli öğünler oluşturmak gerekiyor. Sağlık sorunu olanlar ya da düzenli ilaç kullananların ise oruç öncesinde doktor görüşü alması öneriliyor. Sahurda uzun süre tok tutan besinler öne çıkıyor Sahur, gün boyunca enerjiyi korumanın en önemli basamağı olarak görülüyor. Protein ve lif açısından zengin yumurta, yoğurt, peynir, tam tahıllar, baklagiller ve yulaf gibi besinler sindirimi yavaşlatarak tokluk süresini uzatıyor. Su içeriği yüksek meyve ve sebzeler de susuzluk hissini azaltmaya yardımcı oluyor. İşlenmiş, aşırı tuzlu ve şekerli gıdalar ise hem susuzluğu artırdığı hem de kan şekerinde dalgalanma yarattığı için sınırlandırılmalı. Sahurda ağır ve yağlı yemeklerden kaçınmak, hem sindirim hem de uyku kalitesi açısından önem taşıyor. İftarda mideyi yormayan dengeli başlangıç öneriliyor Uzun saatler aç kalan bedenin ani ve ağır yemeklerle zorlanmaması gerektiği belirtiliyor. Orucu su ve hurma gibi hafif bir başlangıçla açmak, ardından çorba ve salata gibi kolay sindirilen besinlerle devam etmek öneriliyor. Ana öğünde protein kaynakları (et, tavuk, balık veya baklagiller), sebze yemekleri, tam tahıllar ve yoğurt gibi ürünlerle dengeli bir tabak oluşturulması vücudun ihtiyaçlarını karşılıyor. Aşırı yağlı, kızartılmış ve şekerli yiyecekler hazımsızlık, kilo artışı ve ani enerji düşüşüne yol açabiliyor. Su tüketimi ve yaşam alışkanlıkları belirleyici Uzmanlar, iftar ile sahur arasındaki sürede su tüketiminin zamana yayılması gerektiğini vurguluyor. Kafeinli içeceklerin susuzluğu artırabileceği belirtilirken, hafif egzersiz, yürüyüş ve stres azaltıcı aktivitelerin enerji seviyesini korumaya yardımcı olduğu ifade ediliyor. Yeterli uyku ve porsiyon kontrolü de Ramazan boyunca sağlıklı kalmanın temel unsurları arasında yer alıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

85,5 yıllık rekor: Hong Kong’un uzun yaşam sırrı ne? Haber

85,5 yıllık rekor: Hong Kong’un uzun yaşam sırrı ne?

Çin’e bağlı özel idari bölge olan Hong Kong, yaklaşık 85,5 yıllık yaşam beklentisiyle dünyanın en uzun yaşam süresine sahip yerleri arasında gösteriliyor. Uzmanlar bu tabloyu tek bir faktörle açıklamak yerine sağlık sistemi, şehir planlaması, beslenme alışkanlıkları ve yaşam tarzının birleşimiyle değerlendiriyor. Bölgedeki beslenme kültürü büyük ölçüde Kanton mutfağına dayanıyor. Sebze, deniz ürünleri, pirinç ve etin dengeli şekilde tüketildiği bu mutfakta porsiyonların küçük, pişirme yöntemlerinin ise çoğunlukla buharda veya kısa süreli olduğu dikkat çekiyor. Hong Kong’da et tüketiminin görece yüksek olmasına rağmen işlenmiş gıda, şekerli içecek ve aşırı yağ tüketiminin sınırlı olması, araştırmalarda sık vurgulanan unsurlar arasında yer alıyor. Uzun yaşamın bir diğer belirleyicisi güçlü sağlık altyapısı olarak öne çıkıyor. Evrensel sağlık hizmetlerine erişimin yüksek olması, erken teşhis oranlarının artması ve yaşlı nüfusa yönelik bakım sistemlerinin yaygınlığı, kronik hastalıkların yönetimini kolaylaştırıyor. Kentte düzenli yürüyüş, toplu taşıma kullanımı ve yoğun şehir yaşamı nedeniyle fiziksel hareketin gündelik hayatın parçası olması da yaşam süresini etkileyen faktörlerden biri kabul ediliyor. Araştırmalar, Hong Kong’daki uzun ömrün yalnızca beslenme tercihiyle açıklanamayacağını gösteriyor. Düşük sigara kullanımı, sosyal bağların güçlü olması, eğitim düzeyi ve gelir artışı gibi sosyoekonomik unsurların da belirleyici olduğu ifade ediliyor. Uzmanlara göre bölge, “mavi bölgeler” tartışmalarının ötesinde, modern kent yaşamında uzun ömrün nasıl mümkün olabileceğine dair önemli bir örnek sunuyor. Sonuç olarak Hong Kong modeli, yüksek yaşam beklentisinin tek bir diyet ya da tek bir alışkanlıktan değil; dengeli beslenme, erişilebilir sağlık hizmetleri ve aktif şehir yaşamının birleşiminden doğduğunu ortaya koyuyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Z kuşağı aptallaşıyor mu? Haber

Z kuşağı aptallaşıyor mu?

Yüzyıllık yükselişin ardından IQ verilerinde dikkat çeken bir kırılma yaşandığı öne sürülüyor. Nörobilim alanında çalışmalarıyla bilinen Jared Cooney Horvath, yaptığı değerlendirmede tarihte ilk kez çocukların ebeveynlerinden daha düşük bilişsel kapasiteye sahip olabileceğini söyledi. Bu açıklama, 20. yüzyıl boyunca her neslin bir öncekinden daha yüksek IQ skorlarına ulaştığını gösteren “Flynn Etkisi”nin tersine dönmüş olabileceği tartışmasını yeniden gündeme taşıdı. Flynn etkisinin 2010 sonrası zayıfladığı belirtiliyor. James R. Flynn tarafından ortaya konan ve uzun yıllar boyunca IQ skorlarındaki artışı tanımlayan Flynn Etkisi, eğitim seviyesinin yükselmesi, şehirleşme, beslenme koşullarının iyileşmesi ve karmaşık problem çözme gerektiren yaşam biçimleriyle ilişkilendirilmişti. Ancak bazı Batı ülkelerinde 2010 yılından itibaren yapılan ölçümlerde IQ skorlarında düşüş eğilimi gözlemlendiği bildiriliyor. Özellikle sözel muhakeme, dikkat ve soyut akıl yürütme alanlarında gerileme olduğu ifade ediliyor. Dijitalleşmenin bilişsel süreçleri etkilediği iddia ediliyor. Uzmanlara göre ekran süresinin artması, sosyal medya kullanımının yaygınlaşması ve kısa içerik tüketim alışkanlıklarının derin okuma ve uzun süreli odaklanma becerilerini zayıflatabileceği öne sürülüyor. Bununla birlikte araştırmacılar, bu durumun “zeka kaybı” anlamına gelmeyebileceğini, bilişsel becerilerin farklı alanlara kayıyor olabileceğini belirtiyor. Eğitim ve yaşam tarzındaki değişimlerin rolü araştırılıyor. Pandemi sürecinde uzaktan eğitime geçilmesi, fiziksel aktivite azlığı, uyku düzenindeki bozulmalar ve beslenme alışkanlıkları da olası faktörler arasında gösteriliyor. Bilim insanları, IQ testlerinin belirli bilişsel alanları ölçtüğünü ve insan zekâsının çok boyutlu bir yapıya sahip olduğunu hatırlatıyor. Horvath’ın açıklamaları, yeni kuşakların zihinsel kapasitesine ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirirken, uzmanlar kesin yargılardan kaçınılması gerektiğini vurguluyor. Flynn Etkisi’nin gerçekten tersine dönüp dönmediği sorusu ise kapsamlı ve uzun vadeli araştırmalarla netlik kazanacak. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Uzmanlar en sağlıklı ekmeği açıkladı: Tansiyon dostu ekmek seçildi Haber

Uzmanlar en sağlıklı ekmeği açıkladı: Tansiyon dostu ekmek seçildi

Lif, tansiyon kontrolünde kilit rol oynuyor Beslenme uzmanı Alexander Leritz, tahıllardaki lifin kan basıncını destekleyici etkisine dikkat çekerek, lifin damar fonksiyonlarını iyileştirdiğini, iştahı düzenlediğini ve kilo kontrolüne yardımcı olduğunu belirtiyor. Araştırmalar, lif alımını artırmanın tansiyonu düşürmenin etkili yollarından biri olduğunu gösteriyor. Önerilen günlük lif miktarı: Kadınlar: en az 28 gram Erkekler: en az 38 gram Bir dilim ekmekte ideal lif miktarı Beslenme uzmanı Vicki Klimantiris, ekmek seçerken etikete bakmanın önemini vurguluyor: “Bir dilim ekmek en az 3–5 gram lif içermeli.” Filizlenmiş tam tahıllı ekmek neden öne çıkıyor? Uzmanlara göre bu ekmek türü: Magnezyum gibi tansiyonu düzenleyen minerallerden zengin Daha düşük sodyum içeriyor Yüksek lif sayesinde sindirimi ve tokluk hissini destekliyor Beslenme uzmanı Rachelle Ajemera, filizlenmiş tam tahıllı ekmeğin düşük glisemik indekse sahip olduğunu, bu sayede kan şekerinde ani yükselmelere yol açmadığını belirtiyor. Bir dilim filizlenmiş tam tahıllı ekmeğin ortalama besin değeri Kalori: 80 Karbonhidrat: 15 g Lif: 3–5 g Protein: 4 g Yağ: 0,5 g Sodyum: 75 mg Magnezyum: 26 mg Ekşi maya güçlü bir alternatif Filizlenmiş tam tahıllı ekmek ilk sırada yer alsa da, ekşi mayalı tam buğday ekmeği de tansiyon dostu seçenekler arasında. Klimantiris’e göre ekşi maya fermantasyonu, kan damarlarını gevşetebilen peptitler üreterek kan basıncını destekleyebiliyor. Tansiyon için doğru ekmek nasıl seçilmeli? Uzmanların ortak önerisi: Lifi yüksek, Sodyumu düşük, Tam tahıl veya filizlenmiş tahıl içeren ürünleri tercih etmek. Bu özellikleriyle filizlenmiş tam tahıllı ekmek ve ekşi mayalı tam buğday ekmeği, tansiyon kontrolünde en sağlıklı seçenekler olarak öne çıkıyor. haberdeger.com ​​​​​​​Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.