SON DAKİKA

#Beyaz Saray

HABER DEĞER - Beyaz Saray haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Beyaz Saray haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Rusya ile Ukrayna arasında geçici ateşkes mutabakatı imzalandı Haber

Rusya ile Ukrayna arasında geçici ateşkes mutabakatı imzalandı

Ukrayna'nın güneyinde sıcak çatışma hattında bulunan Oleşki kenti özelinde Rusya ve Ukrayna makamları arasında geçici bir bölgesel ateşkes kararı alındı. 29 Ekim 2026 tarihi itibarıyla başlayacak ateşkes süresince, insani krizin derinleştiği bölgeye temel ihtiyaç malzemelerinin ulaştırılması ve güvenli koridor üzerinden sivil tahliyelerinin gerçekleştirilmesi hedefleniyor. Melania Trump özel arabuluculuk üstlendi Sürece ilişkin detayları duyuran Beyaz Saray, söz konusu mutabakatın ABD Başkanı Donald Trump'ın eşi Melania Trump'ın doğrudan yürüttüğü temaslar sonucunda sağlandığını açıkladı. Süreçte özel arabulucu sıfatıyla yer aldığını ve taraflarla doğrudan görüşmeler gerçekleştirdiğini belirten Melania Trump, kentin içinde bulunduğu insani tabloyu şu sözlerle özetledi: "Oleşki'deki durum çok vahim. Şehir felaketin eşiğinde bir ön cephe bölgesi. Kentte kalan nüfus ağırlıklı olarak acil tıbbi müdahaleye, ilaca, gıdaya ve temiz suya ihtiyaç duyan yaşlı sakinlerden oluşuyor. Her iki ülkeden askeri olmayan sivil liderler, Oleşki sakinlerini evlerinde ziyaret etmek ve ihtiyaç duydukları yardım düzeyini belirlemek için birlikte çalışacak. Tahliye edilmek isteyen sakinlere tercih ettikleri varış noktasına göre destek ve ulaşım sağlanacak. Bazılarının Rusya'ya, bazılarının ise Ukrayna'ya gitmek isteyeceğini tahmin ediyorum." Tahliye operasyonlarının ve insani yardım dağıtımının tarafsızlığını teminat altına almak amacıyla ABD basınından medya ekiplerinin de sahada görev yapacağı ifade edildi. Savaş öncesinde yaklaşık 24 bin nüfusa sahip olan Oleşki kenti, Kahovka Barajı'nın yıkılması sürecinde alanının yüzde 90'ının sular altında kalmasıyla büyük yıkıma uğramıştı. Ön cephe hattında sıkışan kentte, büyük bölümü yaşlı vatandaşlar ile yaklaşık 50 çocuktan oluşan 1700 ila 2 bin civarında sivilin mahsur kaldığı tahmin ediliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Trump skandal kararı onayladı: Nidal Hasan'ın infazı canlı yayınlanacak Haber

Trump skandal kararı onayladı: Nidal Hasan'ın infazı canlı yayınlanacak

Washington hattında askeri adalet ve insan hakları tartışmalarını alevlendiren karara ABD yönetiminin en üst kademesinden destek geldi. Teksas'taki Fort Hood Üssü'nde gerçekleştirdiği silahlı saldırıda 13 askeri personeli katleden ve 32 kişiyi yaralayan Nidal Hasan'ın idam yöntemi ve yayınlanma biçimi, uluslararası toplumun tepkisini çekti. Trump: "Nasıl öldüğü umurumda değil" ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'in infazın kamuoyuna açık şekilde ve canlı yayınla gerçekleştirileceğini duyurmasının ardından, ABD Başkanı Donald Trump da kararın arkasında durdu. Beyaz Saray bahçesinde basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Trump, canlı yayın kararını bizzat onaylayıp onaylamadığına ilişkin soruya sert bir tonla yanıt verdi: "Elbette onayladım. Adam delinin teki. Nasıl öleceği umurumda değil, yeter ki ölsün." Askeri jüri tarafından ölüm cezasına çarptırılan Hasan'ın 3 Aralık tarihinde kurşuna dizilerek infaz edilmesi planlanıyor. Savunma Bakanı Hegseth: "Toplum sonuçlarını görmeli" İnfazın canlı yayımlanması yaklaşımını savunan Savunma Bakanı Pete Hegseth ise kamuoyuna açık infazın bir caydırıcılık mesajı taşıdığını ileri sürdü. İnsanların süreci izleyebilmesinin sağlanacağını belirten Hegseth, "Karar kamuoyuna açık olacak. Çünkü toplumun bu tür ağır suçların ne kadar ciddi sonuçları olduğunu bizzat gözleriyle görmesi gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu. ABD tarihinde 90 yıl sonra bir ilk Söz konusu infaz kararı uygulandığı takdirde ABD, 1936 yılından bu yana ilk kez kamuya açık bir infaz senaryosuna sahne olacak. Ülkedeki son halka açık infaz, 1936 yılında Kentucky eyaletinde tecavüz suçundan mahkum edilen Rainey Bethea'nın asılmasıyla gerçekleşmişti. Öte yandan Birleşmiş Milletler (BM) kanadından karara çok sert tepki geldi. BM yetkilileri, Teksas'taki Fort Hood Üssü saldırganının halka açık şekilde kurşuna dizilerek idam edilmesi ve bunun canlı yayımlanması ihtimalini "iğrenç" ve insanlık dışı bir adım olarak nitelendirdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Trump'tan medya ambargosu: 3 yayın organını yasakladı Haber

Trump'tan medya ambargosu: 3 yayın organını yasakladı

Trump'tan sosyal medyada radikal karar ABD Başkanı Donald Trump, ana akım medya kuruluşlarıyla uzun süredir devam eden gerilimi zirveye taşıyacak çok sert ve radikal bir karara imza attı. Sosyal medya hesabı üzerinden kamuoyuna duyuruda bulunan Trump; CNN, MS NOW ve Politico'nun Beyaz Saray'a erişiminin ve akreditasyonlarının engellendiğini açıkladı. Söz konusu yayın organlarını sürekli olarak kurgu ve yalan haber üretmekle suçlayan Trump, özellikle Politico hakkında dikkat çeken iddialarda bulundu. Trump, Politico'nun ayakta kalabilmek amacıyla önceki Joe Biden yönetimi döneminde ABD hükümetinden yasa dışı yollarla 8 milyon dolarlık abonelik desteği aldığını öne sürdü. "Yalan haber yapan diğer kurumlar da yasaklanacak" Alınan kararın derhal yürürlüğe girdiğini vurgulayan ABD Başkanı Donald Trump, basın etiği ve habercilik anlayışına ilişkin sert eleştirilerde bulundu. Medya organlarının haber yaparken belirli sınırara uyması gerektiğinin altını çizen Trump, şu ifadeleri kullandı: "Medya organları; ABD Başkanı'nı, Trump yönetimini veya Amerika Birleşik Devletleri'ni haberleştirirken sürekli kurgu ve yalan haber yazamamalı. Yalan haber yapan diğer medya organları da yakında yasaklanacaktır." Basın özgürlüğü ile taraflı yayın tartışmalarını yeniden alevlendiren bu hamlenin ardından, Beyaz Saray ile ana akım medya arasındaki gerilimin nasıl bir boyuta evrileceği uluslararası kamuoyunda yakından takip ediliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Washington'dan Filistin'e siyasi veto: BM kürsüsü Abbas'a kapandı Haber

Washington'dan Filistin'e siyasi veto: BM kürsüsü Abbas'a kapandı

Washington ile Ramallah hatlarında ipler koptu Washington ve Ramallah arasındaki diplomatik gerilim tırmanmaya devam ediyor. ABD, önümüzdeki hafta gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nda dünya liderlerine seslenmesi beklenen Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın vize başvurusuna onay vermedi. The Times of Israel'in ABD'li ve Filistinli kaynaklara dayandırdığı bilgilere göre Abbas, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da New York'taki fiziki kürsüde yer alamayacak ve oturuma video konferans yoluyla katılacak. Filistinli heyete "terör" kılıfıyla vize engeli Vize krizinden yalnızca Mahmud Abbas değil, BM Genel Kurulu için ABD'ye gitmeye hazırlanan diğer Filistinli diplomatlar ve yetkililer de etkilendi. Konuyu değerlendiren bir Filistinli yetkili, kendisine yöneltilen vize reddinin gerekçesi olarak yasaların "Herhangi bir zamanda terör faaliyetlerinde bulunan veya bir terör örgütüyle bağlantısı olan kişilere vize verilmesini yasaklayan 212(a)(3)(B) maddesi" gösterildiğini dile getirdi. Abbas'ın başvurusunun da aynı gerekçeyle mi reddedildiği henüz netlik kazanmadı Beyaz Saray'dan yaptırım ve baskı hamlesi Yaşanan diplomatik krizin ardından ABD Dışişleri Bakanlığı da resmi bir açıklama yayımladı. Açıklamada, Filistin yönetiminin "Reform yapmadığı, taahhütlere aykırı davrandığı ve barış zeminini baltalayan faaliyetlerini sürdürdüğü" öne sürülerek, Filistinli yetkililere yönelik vize yasaklarını içeren yaptırım kararlarının uzatılacağı duyuruldu. Bakanlık metninde doğrudan Mahmud Abbas'ın vize alamamasıyla ilgili detaylara değinilmemesi dikkat çekti. Hatırlanacağı üzere ABD'nin geçen yıl devreye soktuğu benzer vize engellemeleri yüzünden Filistin Devlet Başkanı Abbas BM Genel Kurulu'na katılamamış, salona yalnızca video mesaj göndererek seslenebilmişti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

ABD'den İran'a Nükleer Tesis tehdidi: "Kazma Dağı'nı çok yakında vurabiliriz" Haber

ABD'den İran'a Nükleer Tesis tehdidi: "Kazma Dağı'nı çok yakında vurabiliriz"

Trump'tan Tahran'a nükleer tesis uyarısı ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da basın mensuplarına yaptığı değerlendirmelerde Tahran yönetimiyle yaşanan gerilimi artıracak açıklamalarda bulundu. Washington yönetiminin, İran'ın yüksek derecede zenginleştirilmiş uranyum stokunun bir kısmını taşıdığını iddia ettiği Natanz zenginleştirme tesisi yakınlarındaki 'Kazma Dağı' (Pickaxe Mountain) yer altı nükleer tesisinin hedef alınabileceğini belirtti. Bölgeye yönelik olası bir askeri operasyon sinyali veren Trump, "Kazma Dağı'nı çok yakında vurabiliriz" dedi. İran ile yaşanan gerilimin tam kapsamlı bir savaş niteliği taşımadığını savunan Trump, durumu "aralıklı askeri çatışma" olarak tanımlayarak şu ifadeleri kullandı: "Buna askeri çatışma diyorum çünkü bizim için önemsiz bir mesele, büyük bir şey değil. Saldırılarımızı aralıklı olarak düzenliyoruz. Şu anda savaşmadığımız bir gerçek, ortada bir çatışma yok." Hedefteki Kazma Dağı'nın stratejik önemi Uluslararası savunma uzmanları ve istihbarat raporlarına göre, İran'ın "Kolang Dağı" olarak da adlandırdığı Kazma Dağı tesisi, sağlam kayalıkların yaklaşık 90 ila 137 metre derinliğine inşa edilmiş devasa bir tünel kompleksinden oluşuyor. Tahran yönetiminin, geçmişte bombalanan açık hava nükleer tesislerinin ardından elinde kalan gelişmiş santrifüjleri ve zenginleştirilmiş uranyum stoklarını korumak amacıyla bu yüksek korunaklı yer altı sığınağına taşıdığı iddia ediliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Pentagon'da neler oluyor? ABD Kara Kuvvetleri Sekreteri istifa etti Haber

Pentagon'da neler oluyor? ABD Kara Kuvvetleri Sekreteri istifa etti

Hegseth ile yaşanan temel görüş ayrılıkları ABD'nin İran'la sürdürdüğü savaş ve Orta Doğu'ya sevk edilen binlerce asker nedeniyle hassas bir süreçten geçtiği dönemde, Pentagon'un üst kademesinde kriz yaşandı. ABD Kara Kuvvetleri Sekreteri Dan Driscoll, Savunma Bakanı Pete Hegseth ile aylardır süregelen anlaşmazlıkların ardından istifasını sundu. Reuters'ın servis ettiği bilgilere göre, Driscoll ile Hegseth arasındaki çatışmanın merkezinde ordunun dönüşümü ve savaşa hazırlık kapasitesi yer aldı. Driscoll, ordu dönüşüm sürecinden sorumlu generallerin Savunma Bakanı Hegseth tarafından tasfiye edilmesinin yapısal çalışmaları sekteye uğrattığını savundu. Buna karşılık, Pentagon'dan yetkililer Hegseth'in Driscoll'ı bürokrasi içinde bir rakip ve tehdit olarak gördüğünü belirtti. Ancak Driscoll'ın ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ile yakın ilişkisinin, bu aşamaya kadar olası bir müdahaleyi engellediği ifade edildi. Orgeneral George'un tasfiyesi süreci hızlandırdı İki isim arasındaki gerilimin kopma noktasına gelmesinde, Nisan ayında ABD Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanı Orgeneral Randy George'un görevden alınması etkili oldu. Savaş operasyonlarının yoğun şekilde devam ettiği bir süreçte gerçekleşen bu hamle, Driscoll kanadında rahatsızlık yarattı. George'un tasfiyesinin ardından ordunun en üst düzey üniformalı makamına kalıcı bir atamanın yapılmamış olması da eleştiri konusu oldu. Gelişmelerin ardından Başkan Donald Trump, Driscoll'ın istifasını onayladı. Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly, yayımladığı veda mesajında Driscoll'ın operasyonlardaki rolüne, ordunun vuruş kapasitesine yaptığı katkılara ve Rusya-Ukrayna müzakerelerindeki görevlerine dikkat çekti. Hegseth döneminde art arda yaşanan bu üst düzey ayrılıklar, Washington'daki askeri komuta kademesindeki istikrarsızlığı gözler önüne serdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.