İsrail’den Trump’a sert yanıt: "Lübnan’da kalmak için izne ihtiyacımız yok"
İsrail’den Trump’a sert yanıt: "Lübnan’da kalmak için izne ihtiyacımız yok"
ABD Başkanı Donald Trump’ın, İsrail’in Lübnan’ın güneyindeki askerlerini geri çekeceğine dair beklentisini açıklamasının ardından Tel Aviv'den yanıt gecikmedi.
Haber Giriş Tarihi: 09.07.2026 09:09
Haber Güncellenme Tarihi: 09.07.2026 10:23
Kaynak:
Haber Merkezi
https://haberdeger.com/
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, ülkesinin askeri kararları konusunda Washington’dan bağımsız bir tutum sergilediğini ortaya koydu.
"Kimseden izin almaya ihtiyacımız yok"
Ankara'daki 36. NATO Zirvesi sırasında İsrail’in Lübnan’dan çekilme niyetine dair beklentisini dile getiren Trump’a karşı, İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz yazılı bir açıklama yaptı. Katz, İsrail'in bölgedeki askeri varlığını şu sözlerle savundu: "Lübnan'a girmek için kimseden izin istemedik ve Lübnan'da kalmak için de kimseden izin almaya ihtiyacımız yok."
Bakan Katz, bölgedeki işgali İsrail vatandaşlarını koruma amacıyla gerçekleştirdiklerini öne sürerek, "Hizbullah Lübnan genelinde silahsızlandırılana ve kuzey sakinlerine yönelik tehdit ortadan kaldırılana kadar Lübnan'daki güvenlik şeridinde kalmaya ve gerektiği kadar bu şeridin içerisinden faaliyet göstermeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Müzakerelerde "teslimiyet" tartışması
ABD arabuluculuğunda 14 ve 23 Nisan tarihlerinde başlayan görüşmeler, İsrail ile Lübnan arasındaki diplomatik süreçte yeni bir dönem başlatmıştı. Washington’daki toplantılar, "1993 yılından bu yana en üst düzey doğrudan görüşme" olarak kayıtlara geçse de, Lübnan iç siyasetinde ciddi bir bölünmeye neden oldu.
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve Başbakan Nevvaf Selam, görüşmeleri "kanın durdurulması ve kalıcı çözüm" için tek seçenek olarak değerlendirirken, Hizbullah ve ona yakın çevreler doğrudan temasları "teslimiyet" olarak nitelendirerek sürece şiddetle karşı çıkıyor. 26 Haziran'da imzalanan "çerçeve anlaşması" ile resmiyet kazanan süreçte, Trump'ın tarafları yakın gelecekte Beyaz Saray'da ağırlama planı ise tarafların sahada sergilediği sert tavırlar nedeniyle belirsizliğini koruyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
İsrail’den Trump’a sert yanıt: "Lübnan’da kalmak için izne ihtiyacımız yok"
ABD Başkanı Donald Trump’ın, İsrail’in Lübnan’ın güneyindeki askerlerini geri çekeceğine dair beklentisini açıklamasının ardından Tel Aviv'den yanıt gecikmedi.
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, ülkesinin askeri kararları konusunda Washington’dan bağımsız bir tutum sergilediğini ortaya koydu.
"Kimseden izin almaya ihtiyacımız yok"
Ankara'daki 36. NATO Zirvesi sırasında İsrail’in Lübnan’dan çekilme niyetine dair beklentisini dile getiren Trump’a karşı, İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz yazılı bir açıklama yaptı. Katz, İsrail'in bölgedeki askeri varlığını şu sözlerle savundu: "Lübnan'a girmek için kimseden izin istemedik ve Lübnan'da kalmak için de kimseden izin almaya ihtiyacımız yok."
Bakan Katz, bölgedeki işgali İsrail vatandaşlarını koruma amacıyla gerçekleştirdiklerini öne sürerek, "Hizbullah Lübnan genelinde silahsızlandırılana ve kuzey sakinlerine yönelik tehdit ortadan kaldırılana kadar Lübnan'daki güvenlik şeridinde kalmaya ve gerektiği kadar bu şeridin içerisinden faaliyet göstermeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Müzakerelerde "teslimiyet" tartışması
ABD arabuluculuğunda 14 ve 23 Nisan tarihlerinde başlayan görüşmeler, İsrail ile Lübnan arasındaki diplomatik süreçte yeni bir dönem başlatmıştı. Washington’daki toplantılar, "1993 yılından bu yana en üst düzey doğrudan görüşme" olarak kayıtlara geçse de, Lübnan iç siyasetinde ciddi bir bölünmeye neden oldu.
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve Başbakan Nevvaf Selam, görüşmeleri "kanın durdurulması ve kalıcı çözüm" için tek seçenek olarak değerlendirirken, Hizbullah ve ona yakın çevreler doğrudan temasları "teslimiyet" olarak nitelendirerek sürece şiddetle karşı çıkıyor. 26 Haziran'da imzalanan "çerçeve anlaşması" ile resmiyet kazanan süreçte, Trump'ın tarafları yakın gelecekte Beyaz Saray'da ağırlama planı ise tarafların sahada sergilediği sert tavırlar nedeniyle belirsizliğini koruyor.
haberdeger.com
Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist
En Çok Okunan Haberler