SON DAKİKA

#Birleşmiş Milletler

HABER DEĞER - Birleşmiş Milletler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Birleşmiş Milletler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TBMM Genel Kurulu'nda KKTC ambargo önergesi kararı çıktı Haber

TBMM Genel Kurulu'nda KKTC ambargo önergesi kararı çıktı

Annan Planı referandumu eleştirisi Meclis Genel Kurulu'nda Yeni Yol Grubu adına söz alan İstanbul Milletvekili Mustafa Kaya, 2004 Annan Planı referandum sürecini eleştirerek, "Kabul edin, 2004 Annan referandumunda tuzağa düştünüz. Orada söylediğiniz üç tane şey vardı: 'Çözümsüzlük çözüm değildir.' 'Kazan kazan politikasını işleteceğiz.' ve 'Türkiye masadan kaçan taraf olmayacak.' dediniz. Aradan şu kadar sene geçti, o gün sizin Türkiye'ye, daha doğrusu, Türkiye olarak Kıbrıs Türk halkına 'Evet' deyin, buradan kazançlı çıkacaksınız.' mesajı vermiş olmanıza rağmen bugün Avrupa Birliği, Güney Kıbrıs'ı 'Kıbrıs Cumhuriyeti' adı altında Avrupa Birliği'ne üye yaptı ve bugün biz maalesef bu izolasyonlarla karşı karşıya kaldık" dedi. Kaya ayrıca, "Ercan Havaalanı'nın uluslararası uçuşlara açılacağına dair söz verdiler, yerine getirmediler. '259 milyon euro hibe yardım yapılacak.' dediler, bunları yerine getirmediler. Yunanistan ve Güney Kıbrıs şu anda Avrupa Birliği'nin önünde bir ayak bağına dönüştü ve Türkiye'nin Avrupa'yla olan ilişkilerini zehirlemeye devam ediyor" ifadelerini kullandı. BM ve AB'nin rolü tartışması İYİ Parti Grubu adına konuşan Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği'nin rolünü eleştirerek, "Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin adaya gelmesiyle, yeni temsilciler atanmasıyla veya yeniden müzakere masaları kurulmasıyla Kıbrıs meselesinin çözüleceğini düşünmek gerçekçi değildir. Birleşmiş Milletler bugüne kadar hangi uluslararası krizi çözmüştür; Gazze'yi mi çözmüştür, Ukrayna savaşını mı bitirmiştir, İran merkezli krizleri mi sona erdirmiştir?" diye konuştu. Türkeş Taş, "Avrupa Birliği'nin Kıbrıs'a temsilci ataması da kabul edilemez. Çünkü Avrupa Birliği bu meselenin hakemi değil, maalesef tarafıdır. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ni üye yaparak zaten taraf olmuştur. Taraf olan bir yapının arabulucu veya temsilci sıfatıyla sürece dahil edilmesi hukuken de siyaseten de doğru değildir" dedi. Kıbrıs ekonomisi ve halkların iradesi DEM Parti Muş Milletvekili Sezai Temelli, sorunun çözümünün halkların iradesine saygı duymaktan geçtiğini belirterek, "Bir Kıbrıs meselesi var ve bu meselenin çözüme kavuşamamış olmasının birçok nedeni var. Bu meseleyi çözebilmek için öncelikle her şeyden önce halkların kendi kaderini tayin hakkı konusunda tartışmasız bir anlayışı ortaya koymalıyız. Dolayısıyla Kıbrıs'ta yaşayan halkların kendi öz iradelerine gereken saygıyı göstermek zorundayız" dedi. Temelli, "Kıbrıs ekonomisine baktığımızda aslında biz Kıbrıs'la yaptığımız ilişkilerde yoksulluk ihraç ediyoruz, yoksulluk ithal ediyoruz. Kıbrıs ekonomisi denince aklımıza kumar kapitalizmi, bahis kapitalizmi geliyor. Oysa Doğu Akdeniz ve Akdeniz, Avrupa ve Kuzey Afrika hinterlandında önemli bir merkez olma özelliğini taşıyor" ifadelerini kullandı. İktidarın Kıbrıs politikasına eleştiri CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Avrupa Parlamentosu raporunu eleştirerek, "Bu raporu yazanlar, ülkemize ve kahraman ordumuza dil uzatmak yerine önce Kıbrıs Türkü'nün egemenliğini, hakkını, hukukunu, bağımsızlığını ve eşit statüsünü tanımalıdır" dedi. Çakırözer, "Yirmi dört yıllık AKP iktidarı ise izlediği basiretsiz politikalar yüzünden Kıbrıs Türkü'nün hakkını koruyamamaktadır. 2004 Annan Planı referandumunda çözüm iradesini ortaya koyan taraf Kıbrıs Türk halkı olmasına rağmen Avrupa Birliği 'hayır' diyen Rum tarafını tam üyelikle ödüllendirdi. Aradan tam yirmi yıl geçti. KKTC üzerindeki haksız ve hukuksuz ambargolar hâlâ kaldırılmış değil. Bunun birinci suçlusu sorumsuzca ve çifte standartlı Avrupa Birliği ise diğer ana sorumlusu da bu haksızlığa göz yuman, bu rezaleti engelleyemeyen ve sesini çıkaramayan AKP iktidarıdır" diye konuştu. Tanınma ve güvenlik tartışması AK Parti Konya Milletvekili Orhan Erdem ise "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti dediniz mi bütün partilerin hassasiyeti var. Ancak geldiğimiz noktada dünyanın hâline baktığımızda tanınma mı önemli, güvenlik mi? Tabii ki tanınsın ancak bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti dünyadaki en güvenli adalardan biri" dedi. Erdem, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, güvenlik açısından hiç kimsenin yanına dahi dokunamayacağı Türkiye'nin garantörlüğündeki bir ülkedir, bu çok önemlidir, tanınmanın da ötesindedir gelinen noktada" ifadelerini kullandı. Erdem ayrıca, "2004'te İslam İşbirliği Teşkilatına 'Kıbrıs Türk Devleti' adıyla üye olması, 2012'de Ekonomik İşbirliği Teşkilatında yer alması, 2022 yılında Türk Devletleri Teşkilatında anayasal adıyla yer alınması ve 2024 yılında Azerbaycan Millî Meclisi'nin KKTC'ye dostluk grubu kurmasının önemli gelişmeler olduğunu" söyledi. Mavi vatan ve büyükelçilik tartışması Görüşmeler sırasında söz alan İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Türk Cumhuriyetlerinin Güney Kıbrıs Rum Kesimi'nde büyükelçilik açmasını eleştirerek, "Türk cumhuriyetleri ne yazık ki Güney Kıbrıs Rum Kesimi'ni tanıdılar, orada büyükelçilikler açtılar. Yıllardır mavi vatan dedik durduk, mavi vatanda şimdi Rumlar NAVTEX ilan ettiler. Bizim mavi vatan tezlerimizin olduğu yerlerde Rumlar sondaj yapıyor" dedi. Çömez, "Kıbrıs meselesinde önemli irtifa kaybediyoruz. Oraya kurduğunuz saraycıklarla veya yaptığınız altyapı yatırımlarıyla değil, diplomatik gücünüzle Kıbrıs meselesine sahip çıkın" ifadelerini kullandı. AK Parti Konya Milletvekili Orhan Erdem ise Çömez'e, "İngiliz Valisi'nin bulduğu bir binada mı cumhurbaşkanlığına devam etsin Kuzey Kıbrıs? Bir tütün fabrikasında mı Meclisi olmalı? Kurumları olmayan bir devlet olur mu?" sözleriyle karşılık verdi. Çömez ise karşılıklı tartışmada, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti coğrafyasında yapılan bütün binaları ve devlet kurumlarını memnuniyetle karşılarız. Ben sadece bunlarla övünülmesini eleştiriyorum. Türk cumhuriyetleri Güney Kıbrıs Rum Kesimi'nde büyükelçilik açtı, neden engel olamadınız? Madem orası mavi vatan, neden oradaki gemilerimizi geri çektiniz?" diye sordu. Erdem de "Mavi vatanı da devreye koyan bizim dönemdir. Eskiden mavi vatan mı vardı?" yanıtını verdi. Hükümetten kararlılık mesajı AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül söz alarak, "Kıbrıs Dostluk Grubu Başkanı olarak da parlamenter diplomasi anlamında sürekli biz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeyiz, onları asla yalnız bırakmadık, bırakmıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti'nin güçlü desteğiyle oraya yakışır kurumlarıyla ve mekânlarıyla bununla gurur duymamız lazım çünkü biz orada geçici değiliz" dedi. Gül ayrıca, "Mavi vatanda da tüm sondaj gemilerimiz bugün Karadeniz'de. Karadeniz de mavi vatandır. Yeni keşiflerle beraber yine Doğu Akdeniz'de, Kıbrıs'ta sondaj çalışmalarımız elbette devam edecek, Somali'de de devam ediyor. Bizim hiçbir iddiamızdan vazgeçmemiz mümkün değil. Kıbrıs Türkü egemen, eşit bir devlet oluncaya kadar onların yanında olmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Kurumsal binalar ve adli sorunlar eleştirisi Yeni Yol Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen ise KKTC'ye desteğin binalarla sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin sadece Cumhurbaşkanlığı değil, sair kurumsal binalara da kavuşması övünç duyulacak bir şeydir ama biz doğrusu Türkiye Cumhuriyeti devletinin Kıbrıs'a vereceği desteğin binalardan önce orada hukukun, ahlakın, düzenin egemen olmasını sağlamasını beklerdik" dedi. Ekmen, "Bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde milletvekilleri siyaset eliyle üretilen fuhuş çetelerinin hesabını sormaktadır. Bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Türk mafyasının bir arka bahçesine dönüştürülmüştür. Biz bunlarla ilgili adli ve siyasi tedbirlerin öncelikle alınmasını beklerken yapılan binalarla övünülmesi kabul edilecek bir durum değildir" ifadelerini kullandı. Oylama sonucunda muhalefetin önerisi iktidar blokunun oylarıyla reddedildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

New York Belediye Başkanı Mamdani: "Netanyahu savaş suçlusudur" Haber

New York Belediye Başkanı Mamdani: "Netanyahu savaş suçlusudur"

New York Belediye Başkanı Zohran Kwame Mamdani sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu Filistin halkına karşı işlenen suçların sorumlusu olarak gösterdi. Her sonbaharda Birleşmiş Milletler Genel Kurulu için New York'u ziyaret eden Netanyahu'nun durumu hakkında konuşan Mamdani, hukuk departmanıyla yapılan değerlendirmeler sonucunda yerel yönetim olarak UCM'nin tutuklama kararını uygulama yetkilerinin bulunmadığını netleştirdi. "Netanyahu New York'ta hoş karşılanmamaktadır" Mamdani açıklamasında, "Benjamin Netanyahu, Filistin halkına karşı işlenen korkunç bir soykırımın mimarı ve bir savaş suçlusudur. 73 binden fazla insanın öldürülmesinden, hastanelerin ve insani yardım yollarının hedef alınmasından sorumludur. Bu bombaların bedelini Amerikalılar olarak biz ödüyoruz" ifadelerini kullandı. Yönetiminin, Netanyahu'nun New York'a gelmesi halinde kentin UCM'nin tutuklama kararını uygulayıp uygulayamayacağını değerlendirdiğini belirten Mamdani, sonuç olarak bu kararı uygulayacak bağımsız hukuki yetkiye sahip olmadıklarının açık olduğunu vurguladı. Federal hükümetin bu yetkiye sahip olduğunu belirten Mamdani, federal hükümete UCM'ye katılarak bu tutuklama kararını uygulama çağrısında bulundu. Mamdani, "Şunu da açıkça ifade etmek istiyorum: Benjamin Netanyahu New York'ta hoş karşılanmamaktadır; hakkında savaş suçu iddiaları bulunan diğer hiçbir kişi de hoş karşılanmamaktadır. Soykırımı tek başımıza durduramayabiliriz. Ancak sessizliğimizin yeni bir silaha dönüşüp dönüşmeyeceğine karar verebilir ve elimizdeki tüm araçları kullanarak bütün insanların insanlığını ve onurunu savunabiliriz" dedi. İsrail'den sert tepki İsrail'in Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Danny Danon ise Mamdani'nin açıklamalarına tepki göstererek, "Artık bu kan iftiralarına son verin" dedi. Danon, "Siz Hamas'ın propagandasına hizmet etmek için değil, New Yorklulara hizmet etmek için seçildiniz. İşinizi yapın" ifadeleriyle tepkisini dile getirdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Srebrenitsa Soykırımı’nın 31. yılı: 10 kurban daha uğurlanıyor Haber

Srebrenitsa Soykırımı’nın 31. yılı: 10 kurban daha uğurlanıyor

Katledilen binlerce kurbandan kimlik tespiti yapılan 10’u daha, bugün Potoçari Anıt Mezarlığı’nda gerçekleştirilen cenaze töreniyle toprağa veriliyor. 31 yıldır dinmeyen acı 11 Temmuz 1995 tarihinde, Ratko Mladiç komutasındaki Sırp birlikleri tarafından gerçekleştirilen soykırımın acısı, aradan geçen 31 yıla rağmen tazeliğini koruyor. Potoçari Anıt Merkezi'nde düzenlenen anma törenine; Türkiye başta olmak üzere pek çok ülkeden devlet yetkilileri, büyükelçiler, soykırım kurbanlarının aileleri ve binlerce katılımcı akın etti. 10 yeni defin ile toplam sayı 6 Bin 782 oldu Kimlik tespiti tamamlanan ve ailelerinin onayı alınan 10 kurbanın defniyle birlikte Potoçari Anıt Mezarlığı'ndaki defin sayısı 6 bin 782’ye yükseldi. Hâlâ 1000'den fazla kurbanın cenazesine ise ulaşılamadığı belirtiliyor. Bugün toprağa verilen kurbanlar arasında en genç isim 20 yaşındaki Senad Jusic, en yaşlı isim ise 56 yaşındaki Ramo Dautovic oldu. Bugün defnedilen diğer isimler ise şöyle: Muriz Barakovic, Hamed Music, Ramo Alic, Muhidin Osmanovic, Huso Cerimovic, Nuko Nukic, Ahmet Guster ve Asım Kunic. 11 Temmuz 1995: Srebrenitsa'da ne olmuştu? Tarihe kara bir leke olarak geçen Srebrenitsa katliamı, bir dizi sistematik insan hakları ihlali ve uluslararası koruma zafiyetiyle gerçekleşmişti. 11 Temmuz 1995'te Srebrenitsa, Sırp güçlerinin eline geçmiş, Birleşmiş Milletler bünyesinde görev yapan Hollandalı barış gücü askerlerine sığınan sivil Boşnaklar, güvenli bölge vaadine rağmen Sırp askerlerine teslim edilmişti. Kadın ve çocukların ayrılmasının ardından, yaşları 12 ile 77 arasında değişen en az 8 bin 372 Boşnak erkek; ormanlık alanlarda, fabrikalarda ve depolarda sistematik bir şekilde katledildi. Failler, izlerini gizlemek amacıyla kurbanları toplu mezarlara gömdü. Savaş sonrasında başlatılan arama çalışmalarıyla, bu mezarların parçalanıp farklı yerlere taşındığı tespit edildi. Bugün gerçekleştirilen tören, bu acının unutulmaması ve adaletin tecellisi için küresel çapta verilen bir mesaj olma niteliğini taşıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kongo’da Ebola mücadelesine karanlık sabotaj Haber

Kongo’da Ebola mücadelesine karanlık sabotaj

Birleşmiş Milletler (BM), yardım çalışanlarını hedef alan saldırıların kontrol altına alınamadığını ve bu durumun salgının yayılmasını hızlandırdığını raporladı. Hayat kurtaran ekiplere saldırı BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) tarafından paylaşılan veriler, krizin vahametini gözler önüne seriyor. Ituri, Kuzey Kivu ve Güney Kivu eyaletlerinde görev yapan Ebola ile mücadele personeli ve diğer yardım çalışanlarına yönelik şu ana kadar 76 saldırı düzenlendi. Şiddet olayları sonucunda 45 sağlık çalışanı yaralandı. Saldırıların son örneği ise geçtiğimiz Pazartesi günü Kuzey Kivu'nun Butembo kentinde yaşandı. Kimliği belirsiz kişi veya gruplar tarafından Ebola tedavi merkezine düzenlenen baskında, tesisin bir bölümü ateşe verildi. "Salgının kontrolü sekteye uğruyor" OCHA, sağlık çalışanlarına yönelik bu sistematik saldırıların, Ebola ile mücadeledeki "vakaların tespit edilmesi, temaslıların izlenmesi ve hayat kurtarıcı tedavinin sunulması" gibi kritik süreçleri felç ettiğini vurguladı. BM yetkilileri, insani yardım personeli için güvenli bir ortam sağlanmadığı sürece salgının yıkıcı etkisinin artacağı uyarısında bulunarak, şu açıklamayı yaptı: "Sağlık çalışanlarının, tedavi tesislerinin ve müdahale ekiplerinin korunması yönündeki çağrımızı yineliyoruz. Güvenli bir ortam sağlanmadığı takdirde, hayat kurtarıcı tedavinin sunulmasına yönelik çabalar ciddi şekilde sekteye uğrayacaktır." Mücadelede güven krizi Saldırıların ardındaki nedenler arasında, bölgedeki dezenformasyon ve halkın salgın yönetimine karşı duyduğu güvensizlik öne çıkıyor. BM ve ortakları, endişeleri gidermek ve yanlış bilgileri çürütmek adına toplum liderleri, yerel yetkililer ve sivil toplum kuruluşlarıyla temaslarını artırarak, sahadaki operasyonel meşruiyeti tesis etmeye çalışıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Afganistan'da göç dalgası: 1 ayda 76 Binden fazla kişi geri döndü Haber

Afganistan'da göç dalgası: 1 ayda 76 Binden fazla kişi geri döndü

Hükümet yetkilileri, geri dönen mültecilere yönelik kapsamlı bir insani yardım seferberliği başlatıldığını açıkladı. Geri dönüşlere acil destek programı Afganistan hükümeti sözcü yardımcısı Hamdullah Fıtrat, salı günü yaptığı açıklamada geri dönüş sürecinin detaylarını paylaştı. Fıtrat, ülkeye giriş yapan 76.181 kişinin temel ihtiyaçlarının karşılandığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Geri dönenlerin tamamına gıda yardımı, içme suyu, tıbbi hizmetler ile geldikleri eyaletlere ücretsiz ulaşım dahil temel insani yardım sağlandığını belirtti." Beş yılda 8 Milyon dönüş Geri dönüş hareketliliğine ilişkin daha geniş bir perspektif sunan İdari İşlerden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mevlevi Abdul Selam Hanefi, Birleşmiş Milletler (BM) temsilcileriyle Kabil'de bir araya geldi. Hanefi, Ağustos 2021’den bu yana kaydedilen toplam geri dönüş rakamını şu sözlerle açıkladı: "Hükümetin Ağustos 2021'de iktidara gelmesinden bu yana 8 milyondan fazla mültecinin Afganistan'a geri döndüğünü söyledi." Bu veriler, bölgedeki mülteci hareketliliğinin son yıllarda ciddi bir ivme kazandığını gösteriyor. BM Kalkınma Programı ve BM Mülteciler Yüksek Komiserliği ile yapılan üst düzey görüşmede, geri dönenlerin topluma entegrasyonu ve sürdürülebilir yaşam koşullarının oluşturulması konuları masaya yatırıldı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Wuhan, Dünya gençliğini buluşturuyor Haber

Wuhan, Dünya gençliğini buluşturuyor

"Daha İyi Bir Dünya İçin Kalkınmanın Odağındaki Gençler" temasıyla düzenlenen 2026 Dünya Gençlik Kalkınma Forumu, 120’den fazla ülkeden 500’ü aşkın katılımcıyı bir araya getirerek sürdürülebilir bir gelecek vizyonunu tartışmaya açtı. Küresel sorunlara genç bakış açısı Birleşmiş Milletler kuruluşları ve uluslararası gençlik örgütlerinin desteğiyle gerçekleşen forum, gençlerin küresel kalkınmadaki rolünü güçlendirmeyi hedefliyor. Etkinlik kapsamında düzenlenen oturumlarda; yaratıcı ekonomi, trend kültür, yapay zekanın gençlerin güçlendirilmesindeki etkisi, gönüllülük faaliyetleri ve yoksullukla mücadele gibi kritik başlıklar masaya yatırıldı. Fransa, Brezilya, Almanya, Avustralya, Kenya ve Çin gibi farklı coğrafyalardan gelen temsilciler, iklim yönetişimi, inovasyon ve girişimcilik alanlarında gençlerin liderlik ettiği projeleri uluslararası arenada tanıtma fırsatı buldu. Yeni nesil kalkınma raporu Forumun dikkat çeken bir diğer gelişmesi ise Xinhua Haber Ajansı’nın düşünce kuruluşu Xinhua Enstitüsü tarafından yayımlanan özel rapor oldu. "Yeni Dönemde Sergiledikleri Azimle Küresel Olarak Katkı Sağlayan Çinli Gençler" başlıklı rapor, gençlerin toplumsal dönüşümdeki dinamizmine ve Çin'in bu süreçteki katkılarına ışık tuttu. BM 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi ve Çin’in öne sürdüğü Küresel Kalkınma İnisiyatifi ile paralel bir çizgide ilerleyen forum, gençlerin gücünü küresel sorunların çözümünde birleştirerek ortak bir kalkınma platformu oluşturmayı amaçlıyor. Etkinlik, Çin Gençlik Federasyonu, BM Çin Temsilciliği ve organizasyon komitesinin iş birliğiyle, genç nesillerin dünya üzerindeki etki alanını genişletmeye devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev: "Türk Dünyası 21. yüzyılın jeopolitik güç merkezlerinden birine dönüşüyor" Haber

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev: "Türk Dünyası 21. yüzyılın jeopolitik güç merkezlerinden birine dönüşüyor"

Bölgedeki barış sürecine ve iş birliği adımlarına değinen Aliyev, "Ailemiz olan Türk dünyası 21. yüzyılın nüfuzlu jeopolitik güç merkezlerinden birine dönüşüyor" değerlendirmesinde bulundu "Azerbaycan toprak bütünlüğünü tamamen tesis etti" Mesajında Azerbaycan'ın bağımsızlığını kazandıktan sonra karşı karşıya kaldığı zorluklara ve mücadele sürecine değinen Cumhurbaşkanı Aliyev, 2020 yılındaki 2. Karabağ Savaşı ve 2023'teki antiterör operasyonları neticesinde ülkesinin toprak bütünlüğünün ve egemenliğinin tamamen yeniden tesis edildiğini vurguladı. Aliyev, böylece yaklaşık 30 yıldır uygulanamayan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarının Azerbaycan tarafından hayata geçirildiğinin altını çizdi. Güney Kafkasya'da yeni dönem Bölgede kalıcı barış ve istikrarın tesisi yönünde kararlı bir politika izlediklerini belirten Aliyev, geçen yıl Washington'da ABD Başkanı Donald Trump'ın şahitliğinde Azerbaycan ve Ermenistan liderleri arasında imzalanan ortak bildiri ve barış anlaşmasının Güney Kafkasya'daki durumu tamamen değiştirdiğini ifade etti. Aliyev "Bu kapsamda hayata geçirilmekte olan Zengezur Koridoru hem Azerbaycan'ın ana karası ile Nahçıvan'ı birbirine bağlayacak hem de Orta Koridor'un temel unsurlarından biri haline gelecektir." değerlendirmesinde bulundu. Türk dünyasının yükselen gücü Azerbaycan'ın yalnızca bölgenin değil, tüm Avrasya'nın güvenilir bir iş birliği alanına dönüşmesi için çalıştığını vurgulayan İlham Aliyev, Türk dünyasıyla dayanışmanın önemini şu sözlerle yineledi: "Ailemiz olan Türk dünyası 21. yüzyılın nüfuzlu jeopolitik güç merkezlerinden birine dönüşüyor. Türk dünyasıyla dayanışma ve iş birliğinin güçlendirilmesi, uluslararası iş birliği açısından özel önem taşımaktadır." Yeni Azerbaycan Partisi (YAP) tarafından düzenlenen "Küresel Güvenliğe Bölgesel Katkı: Güney Kafkasya'da Barış İnşası" temalı konferansa Türkiye başta olmak üzere pek çok ülkeden üst düzey yetkililer ve uluslararası uzmanlar katılım sağlıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.