SON DAKİKA

#Birleşmiş Milletler

HABER DEĞER - Birleşmiş Milletler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Birleşmiş Milletler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AK Parti Sözcüsü Çelik: "Gazze'de soykırım yapan ordunun ahlaklı olduğuna inanacak kimse yok" Haber

AK Parti Sözcüsü Çelik: "Gazze'de soykırım yapan ordunun ahlaklı olduğuna inanacak kimse yok"

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun "İsrail ordusu dünyanın en ahlaklı ordusudur" ifadelerine sert tepki gösteren Çelik, Gazze’de yaşananların dünyanın en büyük suçu olduğunu vurguladı. "Netanyahu'nun sözleri dünyanın en büyük yalanıdır" İsrail Başbakanı Netanyahu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan açıklamalarını ve İsrail ordusuna yönelik "dünyanın en ahlaklı ordusu" nitelemesini değerlendiren Çelik, bu iddiaları "dünyanın en büyük yalanı" olarak nitelendirdi. Çelik, şunları kaydetti: "Yeryüzünde, Gazze'de soykırım gerçekleştiren o ordunun ahlaklı bir ordu olduğuna inanacak hiç kimse yoktur. Gazze'de gerçekleştirilen soykırım, İran'a yapılan saldırı, Lübnan'da gerçekleştirilen katliamlar, dünyanın en ahlaksız, en vicdansız, en büyük suçunu teşkil eden eylemlerdir. Netanyahu'nun açıklamasının değersizliği ve niteliksizliği, her türlü ahlaki değerden yoksun olduğu net bir şekilde görülüyor." "İşgalci ve yayılmacı olan Netanyahu hükümetidir" İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin Kudüs’e dair ifadeleri üzerinden Türkiye’ye yöneltilen "işgalcilik" suçlamalarına da yanıt veren Ömer Çelik, gerçek işgalcinin İsrail yönetimi olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "İşgalcilik, fetihçilik, başka ülkelerin toprağına göz dikmek, Netanyahu hükümetiyle özdeştir. Gazze'yi işgal ediyor, Batı Şeria'da yeni yerleşim yerleri ilan ederek Filistinlilerin topraklarını gasp ediyor. Litani nehrine kadar Lübnan'ı işgal etti. Şimdi bize işgalcilik ve yayılmacılık suçlaması yapıyor. Türkiye’nin Filistin konusundaki görüşü açık ve nettir; Birleşmiş Milletler kararları çerçevesinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletini savunuyoruz." ABD'nin İsrail politikasına ilişkin değerlendirme ABD'den İsrail'in politikalarına karşı gelen tepkilerin bir "politika değişikliği" olarak yorumlanıp yorumlanamayacağı sorusuna Çelik şu yanıtı verdi: "Tam bir politika değişikliğinden bahsedemeyiz ama doğru sesler yükseliyor. Ancak bu henüz bir politika değişikliğine tekabül etmiyor. Burada esas olan, İsrail'in bu eylemlerinin mutlak surette, kesin bir şekilde durdurulmasına dönük adım atılmasıdır. Ancak o zaman politika değişikliğinden söz edebiliriz." Basın mensuplarına yönelik şiddete tepki CHP miting ve toplantılarında basın mensuplarına yönelik gerçekleşen fiziki saldırılara da değinen Çelik, gazetecilere yönelik şiddetin kabul edilemez olduğunu belirtirken, "Bu öncelikle ahlaki bir sorundur. Basın mensuplarına saldırıların sadece CHP'nin mitinglerinde meydana gelmesi düşündürücüdür. Parti hukuku gereği gereğinin yapılması icap ederdi; yapılmaması bu şiddetin teşvik edildiği anlamına geliyor. Buna karşı daha güçlü bir duruş sergileyeceğimizden hiç kuşkunuz olmasın." dedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İsrail Gazze'yi ablukaya aldı Haber

İsrail Gazze'yi ablukaya aldı

The Times of Israel gazetesinin aktardığı bilgilere göre, İsrail Savunma Bakanlığına bağlı İşgal Altındaki Topraklarda Hükümet Faaliyetleri Koordinatörlüğü (COGAT), Kerem Ebu Salim ve Refah Sınır Kapısı dahil olmak üzere bölgeye açılan tüm geçiş noktalarının ikinci bir emre kadar kapatıldığını duyurdu. İnsani yardım ve ablukanın etkisi COGAT, bu kapatma kararının Gazze'deki insani durumu olumsuz etkilemeyeceğini savunarak, bölgeye giren gıda miktarının Birleşmiş Milletler verilerine göre nüfusun beslenme ihtiyacının üzerinde olduğunu iddia etti. Ancak Filistinli yetkililer, İsrail'in ateşkes anlaşması kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini; gıda, tıbbi malzeme, insani yardım ve altyapı malzemelerinin girişine izin vermeyerek ablukayı sürdürdüğünü belirtiyor. Ekim 2025'ten bu yana süregelen ağır tablo Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasına rağmen, devam eden saldırılar ve sıkı abluka nedeniyle Gazze’deki yaşam koşulları her geçen gün daha da ağırlaşıyor. Ateşkesin başladığı 10 Ekim 2025'ten bu yana bölgede 951 kişi hayatını kaybederken 2 bin 984 kişi yaralandı, enkaz altından ise 782 kişinin cansız bedenine ulaşıldı. İsrail’in Ekim 2023’ten bu yana gerçekleştirdiği toplam saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 72 bin 961’e, yaralı sayısı ise 173 bin 92’ye ulaşmış durumda; ayrıca enkaz altında hala binlerce cenazenin bulunduğu rapor ediliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Almanya, İsrail’e verdiği destek nedeniyle BM Güvenlik Konseyi üyeliğini kaybetti Haber

Almanya, İsrail’e verdiği destek nedeniyle BM Güvenlik Konseyi üyeliğini kaybetti

BM Güvenlik Konseyi geçici üyeliği için "Batı Avrupa ve diğerleri" grubundan aday olan Almanya, Portekiz ve Avusturya ile girdiği yarışı kaybederek ilk turda elendi. 1990'dan bu yana bir ilk: Seçimi kaybettiler 1990'daki yeniden birleşme sonrasında geçici üyelik için girdiği tüm seçimleri kazanan Almanya, bu kez 193 üyeli BM Genel Kurulu’nda gerekli çoğunluğu sağlayamadı. Oylama sonucunda Portekiz 134, Avusturya 131 oy alarak koltukların sahibi olurken, Almanya yalnızca 105 oyda kalarak daha ilk turda yarış dışı kaldı. Berlin'de soğuk duş etkisi yaratan bu sonuç, Almanya'nın uluslararası arenadaki geleneksel seçilme başarısını da sona erdirdi. Bakan Wadephul’un New York mesaisi sonuçsuz kaldı Oylama öncesinde bizzat New York’a giderek destek turlarına çıkan ve kararsız ülkeleri ikna etmeye çalışan Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, tüm girişimlerine rağmen beklenen desteği bulamadı. Wadephul, sonucu "gerçek bir hayal kırıklığı ve acı bir yenilgi" olarak tanımlarken, Başbakan Friedrich Merz ise "Hedefimize ulaşamadık" açıklamasını yaptı. Almanya’nın en köklü gazetelerinden Bild ise manşetine "Federal Hükümet için büyük bir utanç" başlığını taşıyarak durumun ciddiyetine dikkat çekti. İsrail'e sağlanan silah ve siyasi desteğin yansıması Seçim sonuçlarında, Alman hükümetinin Orta Doğu politikasının belirleyici olduğu değerlendiriliyor. Başbakan Merz’in, "İsrail Devleti'nin varlığına olan bağlılığımız, ülkemiz temelinin tartışılmaz parçasıdır" sözleri ve hükümetin silah teslimatları konusundaki kararlılığı, uluslararası toplumda tepkiyle karşılanmıştı. Özellikle eski Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock'un, Ukrayna konusundaki sert söylemlerine rağmen İsrail'in hastane saldırılarını dahi savunan tutumu, BM üyeleri arasında Almanya'ya yönelik bir tepki birikmesine yol açtı. Aynı oylamada Afrika grubundan Zimbabve 182, Latin Amerika-Karayipler grubundan ise Trinidad ve Tobago 181 oy alarak rakiplerini geride bıraktı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Pekin’den dünyaya "BM Şartı" uyarısı: Güvenlik Konseyi'nin devre dışı bırakılmasına karşı çıkın Haber

Pekin’den dünyaya "BM Şartı" uyarısı: Güvenlik Konseyi'nin devre dışı bırakılmasına karşı çıkın

Küresel krizlerin tırmandığı bir dönemde Çin, Birleşmiş Milletler’in merkezi rolünün korunması adına diplomatik girişimlerini hızlandırdı. Aynı zamanda Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi Siyasi Bürosu Üyesi olan Dışişleri Bakanı Wang Yi, New York'taki BM Genel Merkezi'nde düzenlenen üst düzey BMGK açık oturumuna başkanlık etti. BM Şartı’nın temel amaç ve ilkelerinin korunması ile küresel sistemin güçlendirilmesinin masaya yatırıldığı bu kritik oturumun ardından Wang, geniş kapsamlı bir basın toplantısı düzenledi. "Güvenlik Konseyi bazen resmin dışında kalıyor" Çin'in, Güvenlik Konseyi’nin işlevselliğini artırmaya yönelik çözüm önerilerini paylaşan Wang Yi, BMGK'nin 80 yılı aşkın bir süredir küresel güvenlik mekanizmasının merkezinde yer aldığını ve uluslararası barışı koruma konusunda birincil sorumluluğa sahip olduğunu hatırlattı. Ancak konseyin mevcut performansına yönelik özeleştiride de bulunan Bakan, "Son yıllarda küresel ölçekteki önemli ve kritik sorunlar söz konusu olduğunda, Güvenlik Konseyi'nin zaman zaman resmin dışında kaldığını ve etkisizleştiğini ne yazık ki kabul etmek zorundayız. Dolayısıyla genel anlamda BM'yi yeniden canlandırmak ve eski gücüne kavuşturmak istiyorsak, işe öncelikle Güvenlik Konseyi'ni yeniden harekete geçirerek başlamamız gerekiyor." dedi. Üyelere "bencil çıkar ve bloklaşma" uyarısı Güvenlik Konseyi'nin yeniden işlevsel hale gelebilmesi için tüm üye ülkelere büyük sorumluluk düştüğünü belirten Wang Yi; barışın korunmasının asli görev olarak benimsenmesi, BM Şartı’na tam riayet edilmesi ve küresel adaletin savunulması gerektiğini dile getirdi. Konsey üyelerinin kendi bencil çıkarları doğrultusunda hareket etmekten kaçınmasının altını çizen Wang, uluslararası sistemi felç eden blok cepheleşmelerinin yaratılmaması gerektiği konusunda uyarıda bulundu. "Afrika’ya yapılan tarihi adaletsizlik giderilmeli" BM bünyesinde yapılması planlanan reformlara da değinen Çin Dışişleri Bakanı, küresel temsiliyet adaleti için sesini duyuramayan ülkelere alan açılması gerektiğini söyledi. Gelişmekte olan ülkeler ile küçük ve orta ölçekli devletlerin karar alma mekanizmalarındaki ağırlığının artırılmasının önemine dikkat çeken Wang Yi, bu reformlar kapsamında özellikle Afrika kıtasının geçmişten bu yana maruz kaldığı tarihsel adaletsizliğin ivedilikle telafi edilmesi gerektiğinin net bir şekilde altını çizdi. "Tek taraflı zorbalığa geçit verilmemeli" Dünya genelinde uluslararası hukuku hiçe sayan eğilimlere karşı ortak duruş çağrısını yineleyen Wang, küresel barışın reçetesinin çok taraflılık olduğunu belirtti. Uluslararası toplumun, Güvenlik Konseyi'ni devre dışı bırakmayı hedefleyen her türlü tek taraflı eyleme karşı tek vücut halinde hareket etmesi gerektiğini kaydeden Çinli Bakan, bu kararlılık sağlandığı takdirde tek taraflı zorbalıkların dünyada hiçbir zemin bulamayacağını ve hiçbir meşruiyet zemini kazanamayacağını ifade etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bakan Murat Kurum Kopenhag'da: COP31 hazırlıkları için Avustralya ile kritik zirve Haber

Bakan Murat Kurum Kopenhag'da: COP31 hazırlıkları için Avustralya ile kritik zirve

Dünya genelinde iklim kriziyle mücadele ve sürdürülebilirlik politikalarının şekilleneceği Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) için hazırlık çalışmaları küresel ölçekte hız kazandı. Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da gerçekleştirilecek dev organizasyon öncesinde, uluslararası temaslarını yoğunlaştıran Bakan Murat Kurum, Danimarka'da kritik bir iklim diplomasisi gerçekleştirdi. Antalya zirvesi öncesi güçlü eş güdüm Bakan Murat Kurum, Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen’ın ev sahipliğindeki kahvaltı programında, zirvenin müzakere süreçlerini yürütecek olan Avustralya heyetiyle bir araya geldi. Görüşmede, Antalya'da gerçekleştirilecek COP31 zirvesinin teknik, lojistik ve stratejik hazırlıkları masaya yatırıldı. Emisyon azaltım hedefleri, yeşil enerji dönüşümü ve gelişmekte olan ülkelere yönelik iklim finansmanı gibi kritik başlıkların ele alındığı toplantıda, iki ülkenin zirve sürecinde tam bir koordinasyon içinde hareket etmesi kararlaştırıldı. "Ortak vizyonla ilerlemeyi sürdürüyoruz" Görüşmenin detaylarına ve iklim diplomasisinin önemine ilişkin sosyal medya hesabı üzerinden resmi bir açıklama paylaşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "COP31 Başkanlığımızda müzakereleri birlikte yürüteceğimiz Avustralya heyeti ile kahvaltıda buluştuk. Antalya'da ev sahipliğini yapacağımız büyük zirveye ilişkin hazırlıklarımızı ve bundan sonraki süreçte atacağımız stratejik adımları detaylıca ele aldık. Küresel iklim diplomasisinde güçlü bir eş güdüm ve ortak vizyonla ilerlemeyi kararlılıkla sürdürüyoruz. Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Sayın Chris Bowen'a nazik daveti ve yapıcı misafirperverliği için teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İsrail’den New York Times tepkisi: Cinsel istismar iddiaları dünyayı ayağa kaldırdı Haber

İsrail’den New York Times tepkisi: Cinsel istismar iddiaları dünyayı ayağa kaldırdı

ABD merkezli New York Times gazetesinde, Pulitzer ödüllü gazeteci Nicholas Kristof imzasıyla yayımlanan analiz, İsrail ve uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Yazıda, İsrail askerleri ve cezaevi personelinin, Batı Şeria ile Gazze’den alınan tutuklulara yönelik yaygın ve organize bir cinsel şiddet politikası izlediği iddia edildi. "Organize devlet politikası" suçlaması Nicholas Kristof, yazısını hazırlarken Batı Şeria’daki mağdur tanıklıkları, insan hakları kuruluşlarının saha raporları ve Birleşmiş Milletler’in (BM) verilerine dayandığını belirtti. İddiaya göre, sorgu süreçlerinde ve gözaltı merkezlerinde uygulanan cinsel şiddet münferit olaylar değil; korkutma ve yıldırma amacıyla uygulanan "organize bir devlet politikası" haline gelmiş durumda. BM uzmanlarından "yapısal ihlal" uyarısı Söz konusu iddialar, Birleşmiş Milletler uzmanlarının geçtiğimiz ay yayımladığı raporlarla da paralellik gösteriyor. BM uzmanları, cinsel şiddetin İsrail işgal mekanizmasının "merkezi ve yapısal bir unsuru" haline geldiğine dair ciddi endişelerini paylaşmıştı. Raporda, Filistinli tutuklulara yönelik bu ihlallerin sistematik bir karakter kazandığı savunulmuştu. İsrail’den çok sert yalanlama İsrail Dışişleri Bakanlığı, iddiaların ardından yayımladığı resmi açıklamada New York Times’ı ve gazeteci Kristof’u hedef aldı. Suçlamaların gerçekle hiçbir bağının olmadığını savunan Bakanlık, yazının İsrail’in uluslararası itibarını zedelemeye yönelik ağır bir karalama kampanyasının parçası olduğunu ileri sürdü. Tel Aviv yönetimi, güvenlik güçlerinin hukuk çerçevesinde hareket ettiğini savunarak, iddiaları "kesin bir dille" reddetti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.