SON DAKİKA

#Birleşmiş Milletler

HABER DEĞER - Birleşmiş Milletler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Birleşmiş Milletler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Fahrettin Altun Vatikan Büyükelçisi olarak atandı Haber

Fahrettin Altun Vatikan Büyükelçisi olarak atandı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan 6 Mart 2026 tarihli ve 2026/67 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile çeşitli büyükelçilikler ve kamu kurumlarında yeni atamalar gerçekleştirildi. Karar kapsamında Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Başkanı Fahrettin Altun, Türkiye Cumhuriyeti’nin Vatikan nezdindeki büyükelçisi olarak atandı. Aynı karar doğrultusunda Birleşmiş Milletler Viyana Ofisi nezdinde Türkiye Daimi Temsilciliğine Mustafa Kibaroğlu, Gürcistan nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine Mustafa Türker Arı, Arnavutluk Cumhuriyeti nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine ise Barış Ceyhun Erciyes görevlendirildi. Altun: Türkiye’yi en iyi şekilde temsil edeceğim Fahrettin Altun, atamaya ilişkin yaptığı açıklamada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle göreve getirildiğini belirterek Türkiye’yi en iyi şekilde temsil etmek için çalışacağını ifade etti. Altun açıklamasında, Türkiye’nin diplomasi geleneğine uygun şekilde görevini yerine getireceğini belirterek Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’a teşekkür etti. Resmi Gazete’de çok sayıda atama ve görev değişikliği yer aldı Resmi Gazete’de yayımlanan karar kapsamında yalnızca büyükelçilik atamaları değil, birçok kamu kurumunda da görev değişiklikleri yapıldı. Diyanet İşleri Başkanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı ve çeşitli kamu kurumlarında yeni atamalar ve görevden almalar gerçekleştirildi. Karar doğrultusunda ayrıca birçok bakanlıkta Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Başkanlıklarına yeni isimler atanırken, bazı genel müdürlük ve yönetim kurulu üyeliklerinde de değişikliğe gidildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

BM alarm veriyor: Rekor borç krizi örgütü iflasın eşiğine getirdi Haber

BM alarm veriyor: Rekor borç krizi örgütü iflasın eşiğine getirdi

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in 28 Ocak’ta üye ülkelere gönderdiği mektup, örgütün içinde bulunduğu mali krizin boyutunu gözler önüne serdi. Guterres, BM’nin mevcut mali yapısıyla yoluna devam edemeyeceğini vurgulayarak, örgütün “kritik bir dönüm noktasında” olduğunu ifade etti. Mektupta, borç krizinin artık programların uygulanmasını doğrudan tehdit ettiği ve finansal çöküş riskinin her geçen gün arttığı uyarısı yer aldı. Borç yükü rekor seviyeye çıktı Guterres’in aktardığına göre Birleşmiş Milletler, 2025 yılını 1 milyar 568 milyon dolarlık ödenmemiş aidat borcuyla kapattı. Bu rakam, bir önceki yıla kıyasla yaklaşık iki kat artış anlamına geliyor. Genel Sekreter, bu gidişatın sürdürülemez olduğunu belirterek, borç krizinin yalnızca geçici bir nakit sıkışıklığı değil, yapısal bir sorun haline geldiğinin altını çizdi. En büyük borç ABD’den BM verilerine göre, örgüte en fazla aidat borcu bulunan ülke ABD oldu. Washington yönetiminin BM’ye olan borcu 2 milyar 196 milyon dolara ulaştı. ABD’yi 38 milyon dolarla Venezuela ve yaklaşık 20 milyon dolarla Meksika izledi. Guterres, aidat ödemelerinde ciddi bir iyileşme sağlanmaması halinde 2026 yılı program bütçesinin tam olarak uygulanamayacağını ve düzenli bütçe nakit akışının temmuz ayına kadar tamamen tükeneceğini belirtti. “Ya şimdi ya da hiç” uyarısı BM Genel Sekreteri Sözcü Yardımcısı Farhan Haq da düzenlenen basın toplantısında krizin ciddiyetini doğruladı. Haq, hem üye ülkelerin aidatlarını ödememesi hem de BM’nin kullanılmayan bütçe kalemleri için geri ödeme yükümlülüğünün örgütü sürdürülemez bir noktaya getirdiğini söyledi. “Faaliyetlerimizi sürdürmek için yeterli nakit rezervimiz ve likiditemiz yok” diyen Haq, bu uyarının bir abartı olmadığını özellikle vurguladı. BM sisteminin geleceği tartışılıyor Guterres, üye ülkelere yaptığı çağrıda iki seçenek sundu: Ya tüm üye devletler aidatlarını tam ve zamanında ödeyecek ya da Birleşmiş Milletler’in mali mevzuatı köklü biçimde yeniden ele alınacak. Aksi halde, örgütün yakın gelecekte ciddi bir finansal çöküşle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu. Uzmanlara göre bu tablo, küresel diplomasinin en önemli platformlarından biri olan BM’nin işleyişini ve uluslararası toplumun ortak hareket kapasitesini doğrudan etkileyebilecek nitelikte.

Çin’den İran’ın egemenliğine saygı çağrısı Haber

Çin’den İran’ın egemenliğine saygı çağrısı

Çin, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi’nde (BMİHK) İran’daki insan hakları durumunun ele alındığı özel oturumda, İran’ın egemenliğine ve iç işlerine saygı gösterilmesi çağrısında bulundu. Çin: İnsan hakları bahanesiyle müdahaleye karşıyız Çin’in BM Cenevre Ofisi ve İsviçre’deki diğer uluslararası kuruluşlar nezdindeki Daimi Temsilcisi Jia Guide, toplantıda yaptığı konuşmada, her ülkenin insan haklarını kendi koşulları doğrultusunda geliştirme hakkına sahip olduğunu söyledi. Jia, Çin’in insan hakları gerekçesiyle başka ülkelerin iç işlerine karışılmasına, belirli ülkelere yönelik özel mekanizmalar oluşturulmasına ve çifte standartlara karşı olduğunu ifade etti. “İran’daki gelişmeler iç meseledir” Jia Guide, İran’da yaşanan olayların ülkenin iç işi olduğunu belirterek, bu konudaki kararların İran halkı tarafından verilmesi gerektiğini vurguladı. BM Şartı ve uluslararası hukuk vurgusu Çinli diplomat, Pekin yönetiminin BM Şartı’nın amaç ve ilkelerine bağlı kaldığını, uluslararası ilişkilerde güç kullanımına veya güç kullanma tehdidine karşı olduklarını dile getirdi. Uluslararası topluma çağrı Jia Guide, uluslararası toplumu İran’ın egemenliğine, güvenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı göstermeye davet ederek, bu çerçevede İran hükümeti ve halkının ulusal istikrarı koruma ve meşru haklarını savunma çabalarının desteklenmesi gerektiğini söyledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Trump'tan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a davet! Haber

Trump'tan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a davet!

Gazze için atılan adımda Ankara’ya özel bir rol teklif edildi. ABD Başkanı Donald Trump, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı Gazze Barış Kurulu’nda kurucu üye olarak yer almaya davet etti. Davet, Gazze’de çatışmaların sona erdirilmesi ve bölgenin yeniden inşasına yönelik uluslararası bir girişim kapsamında yapıldı. Birleşmiş Milletler kararı süreci resmileştirdi Konuya ilişkin açıklama, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran tarafından yapıldı. Duran, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2803 sayılı kararıyla, ABD Başkanı Trump tarafından açıklanan “Gazze İhtilafını Sona Erdirmek için Kapsamlı Plan”ın desteklenmesinin kararlaştırıldığını bildirdi. Gazze için Barış Kurulu ve organları oluşturuluyor Açıklamaya göre söz konusu karar çerçevesinde, Gazze’de güvenliğin sağlanması ve yeniden imar sürecinden sorumlu olacak Barış Kurulu ve bağlı organların tesis edilmesi planlanıyor. Kurulun, hem güvenlik hem de insani yardım ve yeniden yapılanma başlıklarında yetkili olacağı belirtildi. Trump’tan Erdoğan’a resmî mektup gönderildi Burhanettin Duran’ın aktardığı bilgilere göre, ABD Başkanı Donald Trump, 16 Ocak 2026 tarihinde Barış Kurulu’nun kurucu başkanı sıfatıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan’a resmî bir mektup gönderdi. Mektupta, Erdoğan’ın Gazze Barış Kurulu’nda kurucu üye olarak yer alması yönünde davet iletildi. Gözler Ankara’nın vereceği yanıtta Gazze’ye ilişkin uluslararası girişimde Türkiye’ye önerilen bu rol, diplomasi çevrelerinde dikkat çekici bir adım olarak değerlendiriliyor. Davetin ardından gözler, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türkiye’nin Barış Kurulu’na katılım konusunda vereceği karara çevrildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Çin ve Kanada başbakanları Beijing’de bir araya geldi Haber

Çin ve Kanada başbakanları Beijing’de bir araya geldi

Çin Başbakanı Li Qiang, başkent Beijing’de Kanada Başbakanı Mark Carney ile bir araya geldi. Görüşmede Çin-Kanada ilişkilerinin mevcut durumu, ekonomik işbirliği ve küresel platformlarda ortak hareket etme imkanları masaya yatırıldı. Li Qiang: İlişkiler istikrarlı şekilde gelişmeli Başbakan Li Qiang, iki tarafın ortak çabaları sayesinde ikili ilişkilerde son dönemde iyileşme yaşandığını belirterek, Çin-Kanada ilişkilerinin sağlıklı ve istikrarlı biçimde gelişmesinin her iki ülkenin ortak çıkarlarına hizmet ettiğini söyledi. Li, Çin’in Kanada ile siyasi güveni artırmaya, diyalog ve temasları güçlendirmeye, fikir ayrılıklarını yöneterek ortak noktalara odaklanmaya hazır olduğunu vurguladı. Çin ve Kanada ekonomilerinin birbirini tamamlayıcı nitelikte olduğuna dikkat çeken Li Qiang, hükümetler arası diyalog mekanizmalarının yeniden canlandırılmasıyla ticaret hacminin artırılabileceğini ifade etti. Çinli lider ayrıca Kanadalı şirketleri Çin’e yatırım yapmaya davet ederken, Kanada’dan da Çinli firmalara adil ve ayrımcı olmayan bir ticaret ortamı sunulması beklentisini dile getirdi. Çin’in Birleşmiş Milletler, Dünya Ticaret Örgütü, G20 ve APEC gibi platformlarda Kanada ile işbirliğini güçlendirmeye kararlı olduğunu söyledi. Carney: Tek Çin ilkesine bağlıyız Kanada Başbakanı Mark Carney ise Kanada’nın, Çin Halk Cumhuriyeti’ni tanıyan ilk Batılı ülkelerden biri olduğunu hatırlatarak, Ottawa yönetiminin “Tek Çin” ilkesine bağlılığını sürdürdüğünü vurguladı. Carney, Kanada’nın Çin ile karşılıklı saygı temelinde diyaloğu artırmaya; ticaret, enerji, yeşil ekonomi, tarım ve kültür gibi alanlarda işbirliğini geliştirmeye hazır olduğunu belirtti. Çinli şirketlerin Kanada’ya yatırım yapmasını memnuniyetle karşılayacaklarını ifade eden Carney, çok taraflı ticaret sistemi ve küresel barışın korunması konusunda Çin ile eşgüdümü artırmak istediklerini söyledi. İşbirliği anlaşmaları imzalandı Görüşmenin ardından iki ülke arasında ticaret, gümrük, enerji, mühendislik, kültür ve kamu güvenliği başta olmak üzere çeşitli alanları kapsayan bir dizi işbirliği anlaşması imzalandı. Mark Carney, Beijing temasları kapsamında ayrıca Çin Ulusal Halk Meclisi Daimi Komitesi Başkanı Zhao Leji ile de bir görüşme gerçekleştirdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Çin’den Yemen mesajı: Egemenliğe ve toprak bütünlüğüne tam saygı şart Haber

Çin’den Yemen mesajı: Egemenliğe ve toprak bütünlüğüne tam saygı şart

Çin’in Birleşmiş Milletler Daimi Temsilci Yardımcısı Sun Lei, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ndeki oturumda Yemen’e ilişkin önemli mesajlar verdi. Sun Lei, Konsey kararlarının yanlış yorumlanmaması ya da kötüye kullanılmaması gerektiğini belirterek, Yemen’in egemenliği, güvenliği ve toprak bütünlüğüne tam saygı gösterilmesi çağrısında bulundu. BMGK kararına çekimser kalan ülkelerden biri Çin oldu BMGK, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Husilerin Kızıldeniz’de ticaret gemilerine yönelik saldırılarına ilişkin Konsey’e düzenli rapor sunma yükümlülüğünü 15 Temmuz 2026’ya kadar uzatan karar tasarısını kabul etti. Oylamada Çin ve Rusya çekimser kalırken, Konsey’in diğer üyeleri tasarıya destek verdi. Yemen’deki kriz Gazze ile bağlantılı Konsey’de yaptığı konuşmada Sun Lei, Yemen ve Kızıldeniz’de yaşanan gelişmelerin Gazze’deki çatışmalarla yakından bağlantılı olduğuna dikkat çekti. Çinli diplomat, Gazze’de ilk aşama ateşkes anlaşmasının eksiksiz uygulanması, kalıcı ateşkesin sağlanması ve iki devletli çözümün hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Sun Lei, Filistin meselesine kapsamlı, adil ve kalıcı bir çözüm bulunmadan bölgesel istikrarın sağlanamayacağını ifade etti. “Yemen’de insani durum hızla kötüleşiyor” Sun Lei, Yemen’de güvenlik durumunun uzun süredir son derece kırılgan olduğunu, barış sürecinin tıkandığını ve silahlı çatışmaların devam ettiğini söyledi. Ülkedeki insani koşulların hızla kötüleştiğine işaret eden Çinli temsilci, özellikle Yemen’in güneyinde son günlerde yaşanan gelişmelerin krizi daha da karmaşık hale getirdiğini dile getirdi. Siyasi diyalog ve bölgesel sorumluluk çağrısı Çin, Yemen’deki tüm taraflara anlaşmazlıkların siyasi diyalog yoluyla çözülmesi çağrısında bulundu. Sun Lei, barış ve istikrarın yeniden tesis edilebilmesi için uygun koşulların oluşturulması gerektiğini belirterek, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi bölgesel aktörlerin yanı sıra uluslararası toplumun da siyasi çözüm sürecinde yapıcı rol üstlenmesini desteklediklerini söyledi. Husilere Kızıldeniz çağrısı Sun Lei, ayrıca Husilere yönelik bir çağrıda bulunarak, uluslararası hukuka uygun şekilde Kızıldeniz’deki tüm ülkelerin ticaret gemilerinin seyrüsefer haklarına saygı gösterilmesi ve bölgedeki deniz yollarının güvenliğinin korunması gerektiğini vurguladı. Çin’in bu açıklamaları, Yemen krizinde askeri adımlar yerine egemenlik, siyasi çözüm ve bölgesel istikrar vurgusunu öne çıkaran yaklaşımını bir kez daha ortaya koydu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Trump’tan dünyaya rest: ABD 66 uluslararası örgütten çekiliyor Haber

Trump’tan dünyaya rest: ABD 66 uluslararası örgütten çekiliyor

ABD Başkanı Donald Trump, göreve gelişinin ikinci döneminde dış politikada sert bir yön değişikliğine daha imza attı. İmzalanan başkanlık kararnamesiyle ABD’nin, 66 uluslararası örgütteki üyeliği ve bu kuruluşlara sağlanan mali katkıları sonlandırma süreci başlatıldı. Beyaz Saray, kararın “ABD’nin egemenliği ve ekonomik çıkarlarını koruma” amacı taşıdığını savundu. 31 BM kuruluşu ve 35 BM dışı yapı kapsamda Kararnameye göre, 31 Birleşmiş Milletler kuruluşu ile 35 BM dışı uluslararası yapıdan çekilme işlemleri “en kısa sürede” tamamlanacak. Çekilme kararı; çevre, iklim krizi, toplumsal cinsiyet eşitliği ve demokratikleşme alanlarında faaliyet yürüten pek çok kurumu doğrudan etkiliyor. Beyaz Saray: Vergi mükelleflerinin parası boşa harcanıyor Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, söz konusu örgütlerin ABD’nin ulusal güvenliğine, ekonomik refahına ve siyasi egemenliğine aykırı faaliyetler yürüttüğü öne sürüldü. Açıklamada, “Amerikan yurttaşlarının vergileri, etkisiz ya da ABD karşıtı gündemlere aktarılıyor” denildi. Rubio: ABD karşıtı ve müsrif yapılar ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da kararı savunarak, çekilinen kurumları “ABD karşıtı, gereksiz ve israf niteliğindeki örgütler” olarak tanımladı. Rubio, Washington’un başka uluslararası kuruluşlardan çekilme ihtimalini de değerlendirdiğini açıkladı. İklim ve demokrasi kurumları listede ABD’nin çekildiği kuruluşlar arasında İklim Değişikliği Hükümetlerarası Paneli (IPCC) ile demokratik geçiş süreçlerini destekleyen Uluslararası Demokrasi ve Seçim Yardım Enstitüsü (IDEA) de bulunuyor. Ayrıca BM Ekonomik ve Sosyal İşler Dairesi ile BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi de karardan etkilenecek yapılar arasında yer alıyor. Trump çizgisi net: “Az ver, çok al” dönemi Trump, ikinci başkanlık döneminde ABD’nin “çok para ödediği ama karşılığında az kazandığı” tüm uluslararası mekanizmalara mesafeli yaklaşacağını daha önce de dile getirmişti. Bu yaklaşım, NATO’dan ticaret anlaşmalarına kadar birçok alanda ABD lehine yeniden müzakere baskısı olarak kendini göstermişti. DSÖ ve UNESCO’dan sonra yeni kopuş Trump yönetimi, Ocak 2025’te göreve geldikten sonra Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve UNESCO gibi önemli uluslararası kurumlardan da çekilmişti. Son karar, ABD’nin çok taraflı küresel sistemden kademeli kopuşunun sürdüğünü gösteriyor.

ABD müdahalesi Türkiye siyasetinde ortak tepki yarattı Haber

ABD müdahalesi Türkiye siyasetinde ortak tepki yarattı

ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’ya yönelik operasyonu Türkiye siyasetinde geniş yankı uyandırdı. İktidar ve muhalefet partileri, farklı gerekçelerle de olsa açıklamalarında egemenlik, uluslararası hukuk ve halk iradesi vurgusunda birleşti. Partilerin açıklamalarında ağırlıklı olarak uluslararası hukukun ihlali, egemenlik hakkı, emperyalizm ve halk iradesi vurguları öne çıktı. Yapılan değerlendirmelerde, müdahalenin yalnızca Venezuela’yı değil, küresel düzeni ilgilendiren sonuçlar doğurabileceği ifade edildi. AK Parti (Adalet ve Kalkınma Partisi) Parti Sözcüsü Ömer Çelik, ABD’nin müdahalesini uluslararası hukuku ve siyasi meşruiyeti ihlal eden bir eylem olarak nitelendirdi. Çelik, “Siyasi tapu yalnızca ve yalnızca o ülkenin halkına aittir” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sessizliği kamuoyunda tartışma yaratırken, parti açıklamalarında egemenlik vurgusu öne çıktı. BBP (Büyük Birlik Partisi) Genel Başkan Mustafa Destici, operasyonu “hukuk dışı” ve “küresel zorbalık” olarak tanımlayarak ABD’yi “eşkıyalık ve haydutluk”la suçladı. CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) Genel Başkan Özgür Özel, müdahaleyi “emperyalist işgal” olarak nitelendirdi, Erdoğan’ın sessizliğini eleştirdi ve geçmişteki Maduro desteğini hatırlattı. Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, jeopolitik hesapların faturasının halka kesildiğini söyledi. Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, “Güç değil hukuk kazanmalıdır” diyerek egemenlik ihlaline dikkat çekti. CTP (Cumhuriyetçi Türk Partisi – Kıbrıs) Merkezi Yürütme Kurulu açıklamasında, müdahalenin uluslararası hukuka aykırı olduğu belirtilerek halkların kaderinin zorla tayin edilemeyeceği vurgulandı. DEM Parti Dış İlişkiler Komisyonu Eşsözcüleri Ebru Günay ve Berdan Öztürk, operasyonu egemenlik gaspı olarak tanımladı. Açıklamada, müdahalenin tüm bölgeyi tehdit ettiği ve halk iradesini hedef aldığı belirtildi. DEVA Partisi Genel Başkan Ali Babacan, devletlerin eşitliği ilkesinin açık biçimde çiğnendiğini vurguladı. DP (Demokrat Parti) Genel Başkan Gültekin Uysal, saldırının ve Maduro’nun kaçırılmasının iktidar için “bir turnusol testi” olduğunu söyleyerek hükümetin sessizliğini eleştirdi. DSP (Demokratik Sol Parti) Demokrat Sol Parti Genel Başkanı Önder Aksakal, Venezuela’ya yönelik ABD müdahalesinin uluslararası hukuk kapsamında meşru olmadığını vurguladı. Birleşmiş Milletler’in kurucu üyelerinden birine karşı bu yöntemin uygulanmasının, bundan sonra hiçbir devletin güvende olmadığını gösterdiği ifade edildi. EHP (Emekçi Hareket Partisi) Parti yönetimi, müdahaleyi küresel bir tehdit olarak nitelendirerek AKP iktidarına sert eleştiriler yöneltti. EMEP (Emek Partisi) Parti yönetimi, saldırının hedefinin Venezuela’nın enerji kaynakları olduğunu belirtti. “Barbarlık yenilecek, direnen halklar kazanacak” ifadeleri kullanıldı. ESP (Ezilenlerin Sosyalist Partisi) Saldırıya karşı sol partilerle ortak açıklamada yer aldı. Gelecek Partisi Genel Başkan Ahmet Davutoğlu, bu tür müdahalelerin dünyayı kalıcı çatışmalara sürükleyebileceği uyarısında bulundu. HÜDA-PAR Parti yönetimi, operasyonun arkasında Venezuela’nın doğal kaynaklarının bulunduğunu savunarak işgal vurgusu yaptı. İYİ Parti Genel Başkan Musavat Dervişoğlu, otoriterliğin ya da yozlaşmanın dış müdahaleyi meşrulaştıramayacağını belirterek ABD’nin yöntemini sert sözlerle eleştirdi. MHP (Milliyetçi Hareket Partisi) Genel Başkan Devlet Bahçeli, müdahaleyi hukuksuz bir darbe girişimi olarak nitelendirdi ve 15 Temmuz’la kıyasladı. Saadet Partisi Genel Başkan Mahmut Arıkan, operasyonu “açık bir emperyal saldırı” olarak tanımladı ve halk iradesine bomba yağdırılamayacağını söyledi. SMF, TÖP, THK Bu yapılar, sol partilerle birlikte ortak açıklamalarda yer alarak müdahaleyi küresel tehdit olarak niteledi. Sol Parti Saldırıyı “emperyalist haydutluk” olarak tanımladı ve “Yankee Go Home” çağrısı yaptı. TDP (Toplumcu Demokrasi Partisi – Kıbrıs) Emperyalist saldırganlığı sert biçimde kınadı, yaptırımların sivilleri hedef aldığına dikkat çekti. TİP (Türkiye İşçi Partisi) ABD Ankara Büyükelçiliği önünde protesto düzenledi. Açıklamada, hedefin Venezuela’nın doğal kaynakları olduğu vurgulandı. TKP (Türkiye Komünist Partisi) Genel Sekreter Kemal Okuyan, saldırıyı pervasız bir emperyalist hamle olarak nitelendirdi ve dayanışma çağrısı yaptı. Vatan Partisi Saldırıyı kınayarak sol partilerle ortak tepki gösterdi. Yeşil Sol Parti Müdahaleyi doğal varlıkların yağmalanması ve rejim değişikliği dayatması olarak tanımladı. Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Fatih Erbakan, operasyonu açık işgal olarak nitelendirdi ve emperyalizme karşı net tutum çağrısı yaptı. Zafer Partisi Genel Başkan Ümit Özdağ, müdahalenin uluslararası hukuku ihlal ettiğini belirterek, bunun küresel çatışmaları tetikleyebileceği uyarısında bulundu.

İran’dan ABD’nin Venezuela saldırısına uluslararası hukuk vurgulu kınama Haber

İran’dan ABD’nin Venezuela saldırısına uluslararası hukuk vurgulu kınama

Saldırının ardından İran Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, ABD’nin Venezuela’ya yönelik askeri müdahalesinin uluslararası hukuku ve Birleşmiş Milletler Şartı’nı ihlal ettiği ifade edildi. Açıklamada, saldırının bölgesel ve küresel barış açısından ciddi riskler barındırdığı vurgulandı. BM Şartı’na aykırılık vurgusu yapıldı Bakanlık açıklamasında, ABD’nin Venezuela’ya yönelik silahlı saldırısının Birleşmiş Milletler Şartı’nda yer alan amaç ve ilkelere açıkça aykırı olduğu belirtildi. Bu çerçevede BM’ye çağrı yapılarak, söz konusu saldırının net biçimde kınanması istendi. Egemenliğe müdahale istikrarsızlık uyarısı getirdi İran Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin BM üyesi bağımsız bir devlete yönelik askeri müdahalesinin bölgesel istikrarsızlığı derinleştireceği uyarısında bulundu. Açıklamada, bu tür girişimlerin yalnızca hedef alınan ülkeyi değil, geniş coğrafyayı etkileyen sonuçlar doğuracağı ifade edildi. Uluslararası barış ve güvenlik tehlikede Açıklamanın devamında, söz konusu saldırının bölgesel ve uluslararası barış ile güvenliğin ihlali anlamına geldiği vurgulandı. İran, uluslararası toplumu egemenlik ilkesine saygı ve çatışmaların diplomatik yollarla çözümü konusunda sorumluluk almaya çağırdı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.