SON DAKİKA

#Bölgesel Güvenlik

HABER DEĞER - Bölgesel Güvenlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bölgesel Güvenlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'dan şart: "ABD taahhütlerine dönerse adım atarız" Haber

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'dan şart: "ABD taahhütlerine dönerse adım atarız"

Bişkek'teki ŞİÖ Zirvesi'nde ABD ve Bölgesel Güvenlik Mesajları Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te gerçekleştirilen Şanghay İşbirliği Örgütünün (ŞİÖ) Devlet Başkanları Zirvesi'nde kriz ve güvenlik başlıkları ele alındı. Zirvede bölgedeki son gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD'nin ülkesine yönelik saldırılarını kınayarak bu hamlelerin ŞİÖ üyesine ve kadim bir medeniyete yöneltilmiş bir saldırı olduğunu vurguladı. Pakistan ve Katar’ın arabuluculuğunda yürütülen üç aylık müzakereler sonucunda "İslamabad Mutabakat Zaptı"na ulaşıldığını hatırlatan Pezeşkiyan, Washington yönetiminin bu belgedeki taahhütlerini ihlal ettiğini belirtti. ABD'nin kendi başkanının imzasını taşıyan anlaşmaya sadakatinin iki haftadan kısa sürdüğünü ve ardından aşırı taleplerde bulunmaya başladığını dile getiren Pezeşkiyan, bu ihlaller karşısında İran'ın "orantılı karşılık" vermek zorunda kaldığını ifade etti. "ABD taahhütlerine dönerse derhal adım atarız" Müzakere ve uzlaşı kapısının tamamen kapanmadığını, ancak topun Washington yönetiminde olduğunu belirten İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, net bir taahhüt çağrısında bulunarak şu ifadeleri kullandı: "ABD, taahhütlerine geri dönerse, İran İslam Cumhuriyeti de derhal adım atacaktır." İran, Lübnan, Gazze ve Batı Şeria'da yaşananların uluslararası hukuk kurallarının hiçe sayılmasından kaynaklandığını söyleyen Pezeşkiyan, güce ve baskıya dayalı bu yaklaşımların yalnızca ilgili bölgeleri değil, tüm dünya istikrarını tehdit ettiğini kaydetti. Yeni Güvenlik ve Parlamenter İş Birliği Önerileri Konuşmasında Şanghay İşbirliği Örgütü bünyesindeki kurumsal mekanizmaların güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Pezeşkiyan, "Terörizm, aşırılıkçılık ve yeni ortaya çıkan güvenlik tehditlerine karşı mücadele, örgütün kurumsal ve uzmanlık kapasitesinin güçlendirilmesini gerektirmektedir. İran, bu doğrultuda, ŞİÖ Stratejik Güvenlik Araştırmaları Merkezi'nin kurulmasını önermiştir. Bu merkez, üye ülkelerin bilimsel ve uzmanlık kapasitesinden yararlanarak yeni ortaya çıkan tehditlerin belirlenmesine, güvenlik alanındaki gelişmelerin değerlendirilmesine ve bölgesel güvenlik ile istikrarın güçlendirilmesine yönelik uzman tavsiyeleri sunulmasına katkı sağlayacaktır." dedi. Pezeşkiyan, ayrıca parlamentolar arası diyaloğu artırmak, yasama tecrübelerini paylaşmak ve üye ülkeler arasındaki iş birliğini derinleştirmek üzere ŞİÖ Üyesi Ülkelerin Parlamenterler Meclisi'nin oluşturulması girişimini katılımcılara sundu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bahçeli’den İsrail’e sert uyarı: “Türkiye’yi kışkırtmaktan vazgeçmelidir” Haber

Bahçeli’den İsrail’e sert uyarı: “Türkiye’yi kışkırtmaktan vazgeçmelidir”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İsrail’in bölgedeki faaliyetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, Türkiye’nin terörle mücadeledeki kazanımlarının İsrail’in planlarını bozduğunu belirterek, “Terörsüz Türkiye’de alınan mesafe, terörsüz bölge yolunda yaşanan olumlu gelişmeler kaos ve çatışma ikliminden beslenen İsrail’in dengelerini sarsmış, oyunlarını bozmuştur. İsrail yönetiminin izlediği saldırgan ve yayılmacı siyaset, bütün bölgenin geleceğini tehdit eden başlıca güvenlik sorunlarından birine dönüşmüştür” ifadelerini kullandı. “Türkiye’nin sabrını sınamaktan vazgeçilmelidir” İsrail yönetiminin bölge ve dünya için bir tehdit kaynağı haline geldiğini vurgulayan Bahçeli, Türkiye’ye yönelik tutumun değişmesi gerektiğini şu sözlerle dile getirdi: “İsrail, mevcut yönetim eliyle yalnızca bölge için değil, bütün insanlık için bir tehdit kaynağı hâline gelmiştir. Türkiye’yi kışkırtmaktan, Türkiye’nin sabrını sınamaktan, ülkemizin millî güvenlik alanlarına dolaylı veya doğrudan müdahale anlamına gelebilecek teşebbüslerden ve Türkiye karşıtı çevreleri cesaretlendiren söylemlerden vazgeçilmelidir.” “Ankara Deklarasyonu ilan edilmelidir" Bölgesel güvenliğin sağlanması adına Türkiye’nin öncü olması gerektiğinin altını çizen Bahçeli, “Bölgesel barış ve güvenliği tehdit eden saldırgan politikaları karşısında İsrail’in uluslararası hukuk çerçevesinde etkisizleştirilmesi, ertelenemez bir zorunluluk haline gelmiştir. Türkiye tarafından bölgesel güvenlik anlayışına yön veren ilkeleri ortaya koyan, barış ve huzur iklimini merkeze alan ‘Ankara Deklarasyonu’ ilan edilmelidir” dedi. Ayrıca, çözüm sürecine dair somut bir mekanizma önerisinde bulunan Bahçeli, “Dünya Barış Konseyinden mülhem geçici bir ABD, Rusya, Çin ve AB’den oluşan Ortadoğu Barış Koalisyonu/Konseyi oluşturulmalı, süratle bölgede istikrar sağlanması hedeflenmelidir” şeklinde konuştu. Diplomatik baskı ve caydırıcılık vurgusu Diplomatik çağrıların tek başına yeterli olmadığını belirten MHP Lideri, baskı mekanizmalarının işletilmesi gerektiğini savundu: “Yaptırımların veya yalnızca diplomatik çağrıların tek başına kalıcı sonuç üretmediği dikkate alınarak ‘Kademeli Diplomatik Baskı ve Teşvik Mekanizması’ oluşturulmalıdır. ‘Barış için İsrail’in Çevrelenmesi’ politikası uygulanmalı ve başta bölge ülkeleri olmak üzere İsrail üzerinde siyasi ve ekonomik baskılar arttırılmalı, askeri caydırıcılık mekanizması etkinleştirilmelidir.” Türkiye’nin egemenlik hakları konusundaki kararlılığını yineleyen Bahçeli, uyarılarını şu net ifadelerle sonlandırdı: “Bir kez daha hatırlatalım. Türkiye egemenlik haklarına yönelik saldırılar karşısında kapı kapı dolaşacak bir aktör değildir. Türk milleti ayağa kalktığı zaman önünde durabilecek bir güç de yoktur.” haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

MSB'den Mekke Paktı değerlendirmesi: "NATO'ya alternatif değil" Haber

MSB'den Mekke Paktı değerlendirmesi: "NATO'ya alternatif değil"

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, Bakanlıkta gerçekleştirilen haftalık bilgilendirme toplantısında iç ve dış güvenlik gündemine dair önemli başlıkları paylaştı. Çerçeve Yasa çalışmaları "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında Meclis'ten geçen düzenlemeye değinen Bakanlık, konuyla ilgili olarak, "(Çerçeve yasa) Bakanlığımızca, Kanun’un 8’inci maddesinin uygulanmasına yönelik olarak devletimizin ilgili kurumlarıyla tam bir uyum ve koordinasyon içerisinde gerekli çalışmalara başlanmıştır" açıklamasında bulundu. Operasyonların kararlılıkla sürdüğü belirtilirken, son bir hafta içerisinde 3 PKK'lı teröristin daha teslim olduğu açıklandı. Sınır güvenliği verilerini de paylaşan MSB, "Son bir hafta içerisinde hudutlardan yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 1’i terör örgütü mensubu 499 kişi yakalandı, 716 kişi ise hududu geçemeden engellendi. 1 Ocak'tan bugüne sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 7 bin 942 oldu, engellenen kişi sayısı da 45 bin 518’e ulaştı" bilgilerini aktardı. Mekke Ortak Savunma Anlaşması hakkında bilgilendirme Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında 7 Ağustos 2026 tarihinde imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na ilişkin detaylar kamuoyuyla paylaşıldı. Bakanlık, anlaşmanın amacını ve niteliğini şu sözlerle açıkladı: "Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında 7 Ağustos 2026 tarihinde imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, üç ülke arasındaki mevcut dostluk ve kardeşlik ilişkilerinin savunma ve güvenlik alanında daha kurumsal ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmasını amaçlamaktadır. Anlaşmanın temel hedefi; bölgesel güvenlik ve istikrara katkı sağlamak, ülkelerimiz arasındaki askeri iş birliğini geliştirmek ve muhtemel krizlere karşı ortak hareket kabiliyetini güçlendirmektir. Söz konusu anlaşma savunma amaçlı olup herhangi bir ülkeyi ortak düşman ya da hasım olarak tanımlamamaktadır. Mekke Ortak Savunma Anlaşması, NATO’ya alternatif veya rakip bir yapı olmayıp bölgesel güvenlik ve istikrara katkı sağlayarak uluslararası güvenlik mimarisini tamamlayıcı bir mekanizma olarak değerlendirilmektedir. Mekanizmanın olgunlaşmasıyla birlikte, gerekli mutabakatın sağlanması halinde diğer ülkelerin katılımı da değerlendirilebilecektir. Nihai hedefimiz, barış döneminde etkin şekilde işleyen, muhtemel krizlere hazırlıklı ve ihtiyaç halinde somut askeri destek sağlayabilen kurumsal bir mekanizma oluşturmaktır." İsrail'e sert tepki Bölgesel barışın önündeki engellere değinen Bakanlık, İsrail'in saldırılarına ilişkin değerlendirmesinde, "Bölgede kalıcı barış ve istikrarın sağlanması, İsrail’in Gazze ve Lübnan’daki işgal ve saldırılarına son vermesiyle mümkündür. Ancak İsrail, Birleşmiş Milletler raporlarına da yansıyan ve Gazze’deki insani krizi derinleştiren saldırılarını sürdürmektedir. İsrail’in 15 maddelik Gazze Planı’nı da reddetmesi, bölgesel yayılmacı politika izlediğinin bir diğer göstergesi olmuştur" ifadelerine yer verdi. Yalova'daki F-16 kazası Yalova'daki askeri uçak kazasına dair son durumu aktaran MSB, şu bilgileri paylaştı: "18’inci Ana Üs Komutanlığı/Yalova’da 2026 yılı Hava Harp Okulu Öğrenci Seçme Uçuşları kapsamında eğitim uçuşu gerçekleştiren Hava Kuvvetlerimize ait bir adet F-16 uçağımız kırıma uğramıştır. Fırlatma koltuğuyla uçaktan ayrılan pilotumuzun sağlık durumu iyidir. Kırımın nedeni yapılacak detaylı inceleme sonucu belirlenecektir. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, hudutlarımızı ‘Hudut Namustur’ anlayışıyla; her türlü hava ve arazi şartlarında 7 gün 24 saat esasına göre büyük bir özveri ve kararlılıkla korumaktadır. Bu kapsamda; hudut karakolları ve üs bölgelerimizde birlik veya personel azaltılması söz konusu değildir." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'Mekke Anlaşması' mesajı: "Hiçbir ülkeyi hedef almıyoruz" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'Mekke Anlaşması' mesajı: "Hiçbir ülkeyi hedef almıyoruz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İngilizce ve Arapça olarak yayımlanan kapsamlı mülakatında, Suudi Arabistan ile geliştirilen stratejik ilişkiler ve bölgesel güvenlik mimarisine yönelik önemli değerlendirmelerde bulunuldu. Suudi Arabistan ile ilişkilerin ortak tarih, kardeşlik bağları ve karşılıklı çıkarlar temelinde yürütüldüğünü belirten Erdoğan, yakalanan ivmeden duyulan memnuniyeti dile getirdi. "Anlaşma hiçbir ülkeyi hedef almıyor" Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın konjonktürel bir gerilimin ürünü olmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Şartı’nın 51’inci maddesindeki savunma hakkını teyit eden anlaşmanın niteliğini şu sözlerle aktardı: "Bu anlaşma ile hiçbir ülkeyi hedef almıyoruz, amaç sadece bölge huzuru, istikrarı ve halklarımızın refahı. Anlaşma maddelerinde de açık, net ifade edildiği gibi burada esas olan, taraflardan herhangi birinin güvenliğine yönelik bir tehdidin diğer taraflarca da ortak bir güvenlik meselesi olarak değerlendirilmesidir. Ancak bunu yalnızca askerî bir hüküm şeklinde değerlendirmemek gerekir. Anlaşmanın asıl amacı caydırıcılığı güçlendirmek, tarafların güvenliğini karşılıklı dayanışma anlayışı içerisinde tahkim etmek ve bölgesel istikrarı korumaktır." "Vizyonumuz bölgedeki bütün ülkeleri kapsamak" Anlaşmanın üç ülkeyle sınırlı kalmayarak zamanla büyümesini hedeflediklerini dile getiren Erdoğan, "Nitekim bizim vizyonumuz üç ülkeyle sınırlı kalmayarak daha da büyümek ve mümkünse bir gün bölgedeki bütün ülkelerin bu çatının altında toplanmasını sağlamaktır. Bu, bölgeye kalıcı istikrarı getirecek en önemli adım olacaktır" diyerek ittifakın kapsayıcı yapısına dikkat çekti. Mekke'de ortaya çıkan üçlü mekanizmanın stratejik bir iradenin ürünü olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Bölgemizin huzurunu, refahını ve istikrarını amaçlayan bütün kardeş ülkelerin katılımına açıktır" ifadelerini kullandı. Hürmüz Boğazı ve küresel güvenlik vurgusu Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelere de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, boğazın küresel enerji arzı ve uluslararası ticaret açısından kritik bir atardamar olduğunu belirtti. Temennilerinin gerilimin bir an önce sona ermesi ve bölgenin güvenli ve kesintisiz ticarete dönmesi olduğunu ifade eden Erdoğan, "Böylesine kritik bir su yolunun güvenliği konusunda bölge ülkelerinin sorumluluğu büyük. Biz, bölgesel sahiplenmenin ve ortak güvenlik anlayışının güçlendirilmesinin, Hürmüz Boğazı’nın istikrarına önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz" değerlendirmesinde bulundu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Yardımcısı'ndan 'Mekke Paktı' açıklaması:  "NATO'ya alternatif değil" Haber

Cumhurbaşkanı Yardımcısı'ndan 'Mekke Paktı' açıklaması:  "NATO'ya alternatif değil"

CNN Türk canlı yayınında gündemi değerlendiren Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın bölgesel ve küresel istikrar açısından kritik bir adım olduğunu ifade etti. Çevrenin bir ateş çemberi olduğuna dikkat çeken Yılmaz, nükleer gücü ve nüfusuyla Pakistan, enerji ve finans alanındaki ağırlığıyla Suudi Arabistan, sanayi ve savunma gücüyle Türkiye'nin birbirini tamamlayan unsurlar olduğunu kaydetti. "Caydırıcı bir mekanizma, hiçbir ülkeye tehdit değil" Anlaşmanın herhangi bir tarafa karşı tehdit oluşturmadığını vurgulayan Yılmaz, uygulamanın NATO'ya ya da mevcut diğer ittifaklara alternatif bir yapı olmadığının altını çizdi. Sistemin gerilimleri önlemeye yönelik caydırıcı bir mekanizma olduğunu belirten Yılmaz, Tahran yönetimine yönelik eleştirilere de değinerek, "Kesinlikle İran'a karşı bir yapılanma olarak bunu görmemek gerekir. Bu nereden gelirse gelsin oluşabilecek risklere karşı caydırıcı bir mekanizma" dedi. "İslami NATO" tanımına tepki Anlaşmanın diğer ülkelere açık olup olmadığına ilişkin konuşan Yılmaz, Mısır'ın katılımı ihtimaline değinerek, "Genişlemenin seyrini üç ülkenin ortak tutumu belirleyecek. Mısır çok değerli bir ülke, çok önemli bir güç. Önümüzdeki süreçlerde yeni katılımlar da olabilir ama bunu üç ülke birlikte değerlendirerek kararlaştıracak" ifadelerini kullandı. Uluslararası basında yer alan "İslami NATO" ve "Sünni ittifakı" nitelendirmelerine karşı çıkan Yılmaz, "Doğru bulmuyorum açıkçası. İsmi neyse onunla bakmak lazım. Bu Mekke Antlaşması ve bir bölgesel güvenlik anlaşması. İslam dünyasının ciddi bir güvenlik ihtiyacı içinde olduğunu görüyoruz. Bu yapılanma inşallah daha fazla huzura vesile olur" değerlendirmesinde bulundu. Bölgesel projeler için iş birliği vurgusu Milli muharip uçak KAAN ve benzeri yüksek maliyetli savunma projelerinde Suudi Arabistan ile ortaklık veya finansal katkı sağlanıp sağlanamayacağı sorusuna Yılmaz, "Kesinlikle olabilir, neden olmasın. Bu tür projelerde platformlar oluşturmak ve olabildiğince çok dost ve kardeş ülkeyi bu sürece dahil etmek çok anlamlı. KAAN da başka projeler de olabilir" yanıtını verdi. Suriye ve Irak'taki istikrarın Türkiye'nin güvenliğiyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Yılmaz, Suriye'nin yeniden yapılanması sürecinde atılacak adımların bölge genelinde olumlu yansımaları olacağını ifade etti. Pakistan'ın nükleer kapasitesine dair soru üzerine ise Yılmaz, ordular ve askeri yapılar arasında tecrübe paylaşımı, standartları yakınlaştırma ve birlikte çalışabilirliği artırıcı süreçlerin yürütüleceğini kaydetti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kılıçdaroğlu'ndan 'Terörsüz Türkiye' sürecine destek: "Terörün bitmesi ve üniter devlet yapısı kırmızı çizgimizdir" Haber

Kılıçdaroğlu'ndan 'Terörsüz Türkiye' sürecine destek: "Terörün bitmesi ve üniter devlet yapısı kırmızı çizgimizdir"

CHP'nin 38. Olağan Kurultayı hakkında alınan mutlak butlan kararının ardından yeniden Genel Başkanlık görevine gelen Kemal Kılıçdaroğlu, çözüm sürecine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. 2013 yılındaki ilk çözüm sürecinde de sürece destek verdiklerini hatırlatan Kılıçdaroğlu, sürecin gizli kapaklı yürütülmeyerek Meclis'e getirilmesi yönündeki o dönemki önerilerinin bugün kabul gördüğünü belirtti. Gerçekçi bir çözüm mimarisi için dört boyut Sorunun çözüm adresinin TBMM olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, gerçekçi bir çözüm mimarisinin en az dört boyutu içermesi gerektiğini belirterek şu önerilerde bulundu: "Bir, terör örgütünün doğrulanabilir biçimde silahsızlanması ve örgütsel tasfiyesi. İki, Türkiye'nin bütün yurttaşlarını kapsayan demokratik ve hukuki reformların yapılması. Üç, Irak ve Suriye'deki bağlantılı silahlı yapıların geleceğini kapsayan bölgesel güvenlik düzenlemesinin hayata geçirilmesi. Ve dört dış güçlerin vekil yapılanmalar üzerinden müdahalesini sınırlayacak bir egemenlik stratejisinin oluşturulması. Bu dört boyut her aşamada dikkate alınmak zorundadır." Türkiye'nin kendi iç barışını kurarken dış politik hesaplara karşı da dikkatli olması gerektiğine işaret eden Kılıçdaroğlu, meselenin yalnızca bir güvenlik başlığı ya da örgütün silah bırakmasından ibaret olmadığını ifade etti. "Terörün bitmesi Türkiye için tarihsel bir fırsattır" Terörün sona ermesinin Türkiye için tarihi bir fırsat olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, sürecin Cumhuriyet'in kurucu ilkeleri ve Meclis'in meşruiyeti çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: "Bu süreç ancak cumhuriyetin kurucu ilkeleriyle Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin demokratik meşruiyeti, hukuk devleti, eşit yurttaşlık, üniter yapıyla, üretken kalkınmayla ve bağımsız dış politika iradesiyle başarıya ulaşabilir. Çünkü bugün konuştuğumuz mesele Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında Türkiye'nin nasıl bir ülke olacağı meselesidir. Bu gerçeği unutmamak gerekiyor. Bu nedenle asıl soru şudur; terör sonrasında nasıl bir Türkiye kurulacaktır? Silahların susması kendi başına kalıcı bir barışa dönüşecek midir? İşte onu yapabilecek vizyona ve iradeye sahip olan parti Cumhuriyet Halk Partisi'dir." "Sürecin tüm aşamaları TBMM Merkezli yürütülmeli" Farklı toplumsal aidiyetlerin çatışma alanı olmaktan çıkarılıp ortak güvence altına alınması gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, çağrısını şu sözlerle netleştirdi: "Çağrımız çok açık. Sürecin tüm aşamaları TBMM merkezli yürütülmeli. Çerçeve yasa açık hukuk ilkelerinin ürünü olmalı. Bu ülkeyi kuran parti olarak sorumluluğumuzu biliyoruz. Ülkemizin, bölgemizin huzuru açıkladığım çerçeve içinde bir çözüm Türkiye'yi rahatlatacaktır." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Türkiye ve Mısır'dan savunma sanayisinde stratejik iş birliği Haber

Türkiye ve Mısır'dan savunma sanayisinde stratejik iş birliği

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ve Mısır Savunma ve Askeri Üretim Bakanı Korgeneral Eşref Salim Zahir, iki ülke arasındaki savunma sanayisi iş birliğinin yol haritasını çizecek önemli bir niyet mektubuna imza attı. Ortak kabiliyet geliştirme hedefi Savunma Sanayii Başkanlığı'nda gerçekleşen heyetler arası görüşmelerde, iki ülkenin savunma sanayisi kapasitelerinin nasıl birleştirilebileceği ve ortak üretim imkanları detaylı bir şekilde masaya yatırıldı. Görüşmelerin ardından sosyal medya hesabından bir açıklama yapan Başkan Haluk Görgün, atılan bu adımın bölgesel güvenlik için kritik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. "Bölgesel güvenliğe katkı sağlayacak" İmzalanan niyet mektubunun, iki ülke arasındaki savunma sanayisi iş birliğinin gelecekteki çerçevesini belirlediğine işaret eden Görgün, şu ifadeleri kullandı: "Türkiye ile Mısır arasında savunma sanayisi alanında geliştirilecek iş birliklerinin, bölgesel güvenliğe ve karşılıklı kapasite gelişimine katkı sunacağına inanıyorum." Bu iş birliği adımı; ortak üretim projeleri, teknoloji transferi ve savunma sanayisi kabiliyetlerinin geliştirilmesi başlıklarını içeriyor. Ankara ve Kahire arasındaki bu yeni dönem savunma stratejisi, iki ülkenin bölgesel savunma politikalarında daha yakın bir koordinasyon içinde hareket edeceğinin sinyali olarak değerlendiriliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Trump'ın Ankara programı netleşti: İlk durak Anıtkabir ve Beştepe Haber

Trump'ın Ankara programı netleşti: İlk durak Anıtkabir ve Beştepe

Yaklaşık 32 ülkenin devlet ve hükümet başkanını ağırlayacak olan başkentte, zirvenin en çok dikkat çeken ismi olan ABD Başkanı Donald Trump’ın programı da netlik kazandı. Yaklaşık bin kişilik dev bir heyetle Ankara'ya çıkarma yapmaya hazırlanan Trump'ın ziyareti, hem ikili ilişkiler hem de bölgesel güvenlik stratejileri açısından "kritik" bir öneme sahip. İlk durak Anıtkabir, ardından Beştepe 7 Temmuz tarihinde Ankara'ya iniş yapacak olan ABD Başkanı Trump, başkentteki temaslarına Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün ebedi istirahatgahı olan Anıtkabir'i ziyaret ederek başlayacak. Anıtkabir ziyaretinin ardından Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne geçecek olan Trump, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından düzenlenecek resmi bir törenle karşılanacak. Karşılama töreninde, Külliye girişinde Trump’ın makam aracına atlı birliklerin eşlik edeceği belirtiliyor. Resmi karşılamanın akabinde liderler, baş başa görüşme ve heyetler arası toplantılarla ikili gündemi değerlendirecekler. Masadaki kritik başlıklar: F-35 ve savunma sanayii Erdoğan ve Trump arasındaki görüşmelerde, Türk-Amerikan ilişkilerinin geleceğini şekillendirecek çok önemli savunma projeleri masaya yatırılacak. Özellikle Türkiye'nin milli muharip uçağı KAAN için F-110 motorlarının tedariki ve Ankara'nın F-35 programına yeniden dahil olması gibi teknik ve stratejik konuların görüşmelerin merkezinde olması bekleniyor. Bunun yanı sıra Suriye sahasındaki gelişmeler ve Gazze'deki insani durum, masadaki diğer hayati başlıklar arasında. Görüşmelerin ardından liderlerin çeşitli mutabakat metinlerini imzalaması ve ortak bir basın açıklaması yapması planlanıyor. Savunma Sanayii Forumu'nda dev şirketler buluşacak Zirve ile eş zamanlı olarak düzenlenecek Savunma Sanayii Forumu, Ankara’nın küresel savunma sektöründeki ağırlığını bir kez daha gösterecek. ATO Congresium'da gerçekleştirilecek forumun açılışını Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile NATO Genel Sekreteri Mark Rutte yapacak. İsveçli Saab, Avrupalı Airbus ve Amerikalı Northrop Grumman gibi havacılık ve uzay sanayisinin dünya devlerini Türk şirketleriyle buluşturacak olan etkinlikte, stratejik iş birliği anlaşmalarının imzalanması öngörülüyor. Trump’ın "NATO bütçesi" çıkışı Zirve öncesinde sosyal medya hesapları üzerinden NATO üyelerine yönelik sert eleştirilerini sürdüren ABD Başkanı Trump, ittifakın bütçe dağılımındaki adaletsizliğe dikkat çekti. 2014-2025 yılları arasında ABD'nin 999 milyar dolarlık devasa bir harcama yaptığını hatırlatan Trump, özellikle Almanya ve diğer bazı üyelerin bütçe paylarının "çok düşük" kaldığını savundu. Trump, "Karşılıklı bir ilişki ortada yokken, ABD'nin bu tek taraflı yolda tek başına ilerlemeye devam etmesi tam bir saçmalık. Onlar bizim yanımızda durmadılar!" şeklindeki sert çıkışlarıyla, Ankara'daki zirvenin "bütçe yük paylaşımı" tartışmalarına sahne olacağının sinyallerini verdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İran Ordusu'ndan ABD'ye rest: "Hürmüz Boğazı kırmızı çizgimizdir" Haber

İran Ordusu'ndan ABD'ye rest: "Hürmüz Boğazı kırmızı çizgimizdir"

Fars Haber Ajansı tarafından servis edilen açıklamada, ABD'nin bölgedeki "güvenlik işlerine" karışmasına veya "düzeni bozucu" herhangi bir girişimine karşı İran'ın en sert şekilde karşılık vereceği vurgulandı. Bahreyn Toplantısı sonrası gerilim arttı Söz konusu uyarı, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın (CENTCOM) Bahreyn'in başkenti Manama'da düzenlediği bölgesel güvenlik toplantısının hemen ardından geldi. 11 ülkenin üst düzey askeri yetkililerinin katıldığı bu toplantıda, bölgedeki güvenlik ortamı ve Hürmüz Boğazı'ndan ticari geçişlerin güvenliği gibi kritik konular ele alınmıştı. Ancak İran, bu toplantı sonrası bölgedeki askeri hareketliliğe doğrudan tepki gösterdi. Hürmüz Boğazı İran'ın egemenlik alanı Karargah tarafından yapılan açıklamada, Hürmüz Boğazı’nın stratejik önemine dikkat çekilerek, "Boğazın güvenliği ve istikrarının korunması İran Silahlı Kuvvetleri için bir kırmızı çizgidir" denildi. Boğazın İran’ın egemenlik alanı içinde olduğu belirtilerek, ABD’nin buradaki varlığı ulusal egemenliğe bir tehdit olarak tanımlandı. ABD’ye ait insanlı ve insansız savaş uçaklarının Boğaz üzerindeki uçuşlarının bölgesel güvenliği tehlikeye attığı ifade edildi. Seyir protokollerine kesin uyarı İran Silahlı Kuvvetleri, bölgedeki ticari gemiler ve petrol tankerleri için de yeni kurallar hatırlattı. Açıklamada, tüm gemilerin İran tarafından belirlenen rotaları kullanmakla yükümlü olduğu belirtilerek belirlenen güzergahlara uyulmaması veya seyir protokollerinin ihlal edilmesi durumunda, İran Silahlı Kuvvetleri'nin "derhal ve kararlı" şekilde müdahale edeceği kaydedildi. Bu tür ihlallerin, ilgili gemilerin güvenliğini doğrudan tehlikeye atacağı vurgulandı. "Hiçbir Tedbirden Kaçınmayacağız" Açıklamanın sonunda, İran’ın bölgedeki haklarını koruma konusundaki kararlılığına dair şu keskin ifadelere yer verildi: "İran, Hürmüz Boğazı'ndaki egemenlik haklarını koruma konusunda, ABD ordusu ve onun destekçileri tarafından gerçekleştirilebilecek her türlü ihlal ve saldırıyı bertaraf etmek için gerekli gördüğü hiçbir tedbirden kaçınmayacaktır." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.