Cumhurbaşkanı Yardımcısı'ndan 'Mekke Paktı' açıklaması: "NATO'ya alternatif değil"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı'ndan 'Mekke Paktı' açıklaması: "NATO'ya alternatif değil"
Suudi Arabistan'da imzalanan Mekke Anlaşması'na ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, yapının herhangi bir ittifaka alternatif olmadığını vurguladı. "İslami NATO" yakıştırmasını doğru bulmadığını belirten Yılmaz, olası genişleme adımlarının üç ülkenin ortak kararıyla şekilleneceğini söyledi.
Haber Giriş Tarihi: 08.08.2026 13:40
Haber Güncellenme Tarihi: 08.08.2026 14:24
Kaynak:
Haber Merkezi
https://haberdeger.com/
CNN Türk canlı yayınında gündemi değerlendiren Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın bölgesel ve küresel istikrar açısından kritik bir adım olduğunu ifade etti. Çevrenin bir ateş çemberi olduğuna dikkat çeken Yılmaz, nükleer gücü ve nüfusuyla Pakistan, enerji ve finans alanındaki ağırlığıyla Suudi Arabistan, sanayi ve savunma gücüyle Türkiye'nin birbirini tamamlayan unsurlar olduğunu kaydetti.
"Caydırıcı bir mekanizma, hiçbir ülkeye tehdit değil"
Anlaşmanın herhangi bir tarafa karşı tehdit oluşturmadığını vurgulayan Yılmaz, uygulamanın NATO'ya ya da mevcut diğer ittifaklara alternatif bir yapı olmadığının altını çizdi. Sistemin gerilimleri önlemeye yönelik caydırıcı bir mekanizma olduğunu belirten Yılmaz, Tahran yönetimine yönelik eleştirilere de değinerek, "Kesinlikle İran'a karşı bir yapılanma olarak bunu görmemek gerekir. Bu nereden gelirse gelsin oluşabilecek risklere karşı caydırıcı bir mekanizma" dedi.
"İslami NATO" tanımına tepki
Anlaşmanın diğer ülkelere açık olup olmadığına ilişkin konuşan Yılmaz, Mısır'ın katılımı ihtimaline değinerek, "Genişlemenin seyrini üç ülkenin ortak tutumu belirleyecek. Mısır çok değerli bir ülke, çok önemli bir güç. Önümüzdeki süreçlerde yeni katılımlar da olabilir ama bunu üç ülke birlikte değerlendirerek kararlaştıracak" ifadelerini kullandı. Uluslararası basında yer alan "İslami NATO" ve "Sünni ittifakı" nitelendirmelerine karşı çıkan Yılmaz, "Doğru bulmuyorum açıkçası. İsmi neyse onunla bakmak lazım. Bu Mekke Antlaşması ve bir bölgesel güvenlik anlaşması. İslam dünyasının ciddi bir güvenlik ihtiyacı içinde olduğunu görüyoruz. Bu yapılanma inşallah daha fazla huzura vesile olur" değerlendirmesinde bulundu.
Bölgesel projeler için iş birliği vurgusu
Milli muharip uçak KAAN ve benzeri yüksek maliyetli savunma projelerinde Suudi Arabistan ile ortaklık veya finansal katkı sağlanıp sağlanamayacağı sorusuna Yılmaz, "Kesinlikle olabilir, neden olmasın. Bu tür projelerde platformlar oluşturmak ve olabildiğince çok dost ve kardeş ülkeyi bu sürece dahil etmek çok anlamlı. KAAN da başka projeler de olabilir" yanıtını verdi.
Suriye ve Irak'taki istikrarın Türkiye'nin güvenliğiyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Yılmaz, Suriye'nin yeniden yapılanması sürecinde atılacak adımların bölge genelinde olumlu yansımaları olacağını ifade etti. Pakistan'ın nükleer kapasitesine dair soru üzerine ise Yılmaz, ordular ve askeri yapılar arasında tecrübe paylaşımı, standartları yakınlaştırma ve birlikte çalışabilirliği artırıcı süreçlerin yürütüleceğini kaydetti.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı'ndan 'Mekke Paktı' açıklaması: "NATO'ya alternatif değil"
Suudi Arabistan'da imzalanan Mekke Anlaşması'na ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, yapının herhangi bir ittifaka alternatif olmadığını vurguladı. "İslami NATO" yakıştırmasını doğru bulmadığını belirten Yılmaz, olası genişleme adımlarının üç ülkenin ortak kararıyla şekilleneceğini söyledi.
CNN Türk canlı yayınında gündemi değerlendiren Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın bölgesel ve küresel istikrar açısından kritik bir adım olduğunu ifade etti. Çevrenin bir ateş çemberi olduğuna dikkat çeken Yılmaz, nükleer gücü ve nüfusuyla Pakistan, enerji ve finans alanındaki ağırlığıyla Suudi Arabistan, sanayi ve savunma gücüyle Türkiye'nin birbirini tamamlayan unsurlar olduğunu kaydetti.
"Caydırıcı bir mekanizma, hiçbir ülkeye tehdit değil"
Anlaşmanın herhangi bir tarafa karşı tehdit oluşturmadığını vurgulayan Yılmaz, uygulamanın NATO'ya ya da mevcut diğer ittifaklara alternatif bir yapı olmadığının altını çizdi. Sistemin gerilimleri önlemeye yönelik caydırıcı bir mekanizma olduğunu belirten Yılmaz, Tahran yönetimine yönelik eleştirilere de değinerek, "Kesinlikle İran'a karşı bir yapılanma olarak bunu görmemek gerekir. Bu nereden gelirse gelsin oluşabilecek risklere karşı caydırıcı bir mekanizma" dedi.
"İslami NATO" tanımına tepki
Anlaşmanın diğer ülkelere açık olup olmadığına ilişkin konuşan Yılmaz, Mısır'ın katılımı ihtimaline değinerek, "Genişlemenin seyrini üç ülkenin ortak tutumu belirleyecek. Mısır çok değerli bir ülke, çok önemli bir güç. Önümüzdeki süreçlerde yeni katılımlar da olabilir ama bunu üç ülke birlikte değerlendirerek kararlaştıracak" ifadelerini kullandı. Uluslararası basında yer alan "İslami NATO" ve "Sünni ittifakı" nitelendirmelerine karşı çıkan Yılmaz, "Doğru bulmuyorum açıkçası. İsmi neyse onunla bakmak lazım. Bu Mekke Antlaşması ve bir bölgesel güvenlik anlaşması. İslam dünyasının ciddi bir güvenlik ihtiyacı içinde olduğunu görüyoruz. Bu yapılanma inşallah daha fazla huzura vesile olur" değerlendirmesinde bulundu.
Bölgesel projeler için iş birliği vurgusu
Milli muharip uçak KAAN ve benzeri yüksek maliyetli savunma projelerinde Suudi Arabistan ile ortaklık veya finansal katkı sağlanıp sağlanamayacağı sorusuna Yılmaz, "Kesinlikle olabilir, neden olmasın. Bu tür projelerde platformlar oluşturmak ve olabildiğince çok dost ve kardeş ülkeyi bu sürece dahil etmek çok anlamlı. KAAN da başka projeler de olabilir" yanıtını verdi.
Suriye ve Irak'taki istikrarın Türkiye'nin güvenliğiyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Yılmaz, Suriye'nin yeniden yapılanması sürecinde atılacak adımların bölge genelinde olumlu yansımaları olacağını ifade etti. Pakistan'ın nükleer kapasitesine dair soru üzerine ise Yılmaz, ordular ve askeri yapılar arasında tecrübe paylaşımı, standartları yakınlaştırma ve birlikte çalışabilirliği artırıcı süreçlerin yürütüleceğini kaydetti.
haberdeger.com
Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist
En Çok Okunan Haberler