SON DAKİKA

#Savunma Anlaşması

HABER DEĞER - Savunma Anlaşması haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Savunma Anlaşması haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Fuat Oktay’dan Mekke Anlaşması açıklaması: "Otomatik olarak savaşa dahil olunması söz konusu değil" Haber

Fuat Oktay’dan Mekke Anlaşması açıklaması: "Otomatik olarak savaşa dahil olunması söz konusu değil"

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın onaylanmasını uygun bulan kanun teklifinin TBMM Dışişleri Komisyonu’nda kabul edilmesinin ardından, Komisyon Başkanı ve AKP Ankara Milletvekili Fuat Oktay basın mensuplarına değerlendirmelerde bulundu. Komisyonda konuşma sürelerine sınırlama getirilmeden kapsamlı bir müzakere yürütüldüğünü belirten Oktay, teklifin komisyonda çoğunlukla kabul edildiğini bildirdi. "Bu bir savunma anlaşması, saldırı değil" Anlaşmanın genel gerekçesi ve maddeleri üzerine değerlendirmeler yapan Oktay, düzenlemenin mahiyetine ilişkin şu ifadeleri kullandı:"Bu bir savunma anlaşması, saldırı anlaşması değil. Aynı şekilde bu herhangi üçüncü bir ülkeye karşı yapılmış bir anlaşma değil. Diğer ülkelerin katılımına açık, çekirdek taraflar diye ifade edilen Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye’nin olduğu üç katılımcı ülke var." Pakistan ve Suudi Arabistan’ın iç onay süreçlerini tamamladığını belirten Oktay, kurulacak genel sekreteryanın merkezinin Suudi Arabistan’da olacağını, ilk genel sekreterin ise anlaşma çerçevesinde belirlenen bir Pakistan vatandaşı tarafından yürütüleceğini kaydetti. "Bölge sorunlarına kendimiz sahip çıkalım" Anlaşmayı bölgesel sahiplenme temelinde önemli bir açılım olarak nitelendiren Oktay, Libya, Suriye ve Azerbaycan örneklerine dikkat çekti. Geçmişte bu tür iş birliklerinden olumlu sonuçlar alındığını belirten Oktay, "Biz bölge ülkeleri olarak bölgedeki sorunlara kendimiz sahip çıkalım ve bu sorunların çıkarları çerçevesinde kendimiz çözüm üretelimBunun da zaten faydalarını göreceğiz. Bunu geçmişte hangi ülkelerle benzer boyutta çalışmalar yaptıysak, birliktelikleri yaptıysak hepsinden de olumlu sonuçlar aldık" dedi. "Otomatik olarak savaşa dahil olunması söz konusu değil" Anlaşmanın Türkiye’yi otomatik olarak bir savaşa veya askeri faaliyete sokup sokmayacağına yönelik tartışmalara net yanıt veren Oktay, şu vurguları yaptı:"Savaşa mı gideceğiz? Bir yere mi katılacağız, otomatik olarak bir yere dahil mi olacağız, müdahil mi olacağız?' Bu sorular tamamen yersiz sorular. Zaten buradaki tartışmalarda da Bakanlığımız ve yetkili kurumlarımızın cevaplarında da bunu net gördük. Çünkü bir oydaşma sonucunda, yani üç ülkenin evet dediği durumda bir harekete geçme mümkün. Öncesinde ciddi bir değerlendirme söz konusu. Yani Türkiye’nin bu boyutta baktığımızda evet demeyeceği hiçbir faaliyette bulunmayacağız" Oktay, anlaşmanın TBMM’nin savaş ilanı ve yurt dışına asker gönderilmesine ilişkin Anayasa’nın 92’nci maddesinden kaynaklanan yetkilerini hiçbir şekilde ortadan kaldırmadığını, Anayasal sürecin tamamen geçerliliğini koruduğunu ifade etti. "NATO’ya alternatif asla değil" Anlaşmanın NATO’ya alternatif oluşturup oluşturmadığı yönündeki sorulara da değinen Oktay, "NATO’ya bir alternatif mi oluşturuluyor? Asla değil" diyerek, düzenlemenin ülkelerin egemenliğine, toprak bütünlüğüne ve mevcut uluslararası anlaşmalarına halel getirmeyecek şekilde tasarlandığını söyledi. Temel amacın caydırıcılık ve bölgesel istikrar olduğunu belirtti. Açıklamada, "“İnşallah bu, bölgemizde istikrarın tekrardan temini noktasında yeni bir başlangıç olur, güçlü bir başlangıç olur. Buradaki amaç caydırıcılıktır. Buradaki amaç saldırı değildir. Ümit ediyoruz ki barışa ve bölgenin refahına, kalkınmasına vesile olan bir anlaşma olsun. Uygulamada bu yönde ilerlesin.” dedi. Muhalefet şerhlerinin iletilmesinin ardından komisyon raporunun tamamlanarak TBMM Başkanlığı’na sunulacağını belirten Oktay, Genel Kurul takviminin ise Meclis Başkanlığı ve Danışma Kurulu değerlendirmeleri sonucunda netleşeceğini kaydetti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

AK Parti Sözcüsü Çelik'ten MYK sonrası sert açıklamalar: "Fon şeytanlarının üzerine gidiyoruz" Haber

AK Parti Sözcüsü Çelik'ten MYK sonrası sert açıklamalar: "Fon şeytanlarının üzerine gidiyoruz"

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısı esnasında basın mensuplarının karşısına geçti. Çelik, fon soruşturmalarından yeni kanun tekliflerine, Türkiye-Irak ilişkilerinden Mekke Savunma Anlaşması'na kadar pek çok başlıkta açıklamalarda bulundu. "Siyasi himayeyle iddiaların örtbas edilmesine müsaade etmeyiz" Fon soruşturmalarında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kararlı bir irade ortaya koyduğunu belirten Ömer Çelik, meşru yatırımcı ile usulsüzlük yapanların titizlikle ayrıldığını ifade etti: "Fon meselesinde Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu iradeyle birlikte çalışmalar hızlı bir şekilde yürüyor. Bizim fon dolandırıcıları, 'fon şeytanları' dediğimiz bu yolsuzlukları yapanların üzerine gidilmesi konusunda yüksek bir iradeyle kararlı ve tavizsiz bir şekilde hareket ediliyor. Bu ‘fon şeytanları’ dediğimiz kişilerle meşru yatırımcıyı, hassasiyetle birbirinden ayırıyoruz. Türkiye'nin bu konular tartışılırken sermaye piyasalarına zarar verecek, Türk ekonomisine zarar verecek birtakım yaklaşımların, değerlendirmelerin doğru olmadığını ifade ediyoruz. Ama bunun yanı sıra bu fon şeytanlarının, üzerine gidilmesi konusundaki kararlılığımızı, bu mekanizmalarla ifade etmeye devam ediyoruz. Herhangi bir siyasi linç kampanyasıyla kimseyi mahkum ettirmeyiz ama herhangi bir siyasi himaye ile de herhangi bir iddianın örtbas edilmesine müsaade etmeyiz." Çelik, devletin tüm denetim kurumları, maliye ve yargı organlarıyla görevinin başında olduğunu, hem çalınan paraların geri alınması hem de sorumluların cezalandırılması için sürecin titizlikle yürütüldüğünü aktardı. Sermaye piyasaları için yeni düzenleme komisyonda kabul edildi Fon mağduriyetlerinin giderilmesi ve caydırıcılığın artırılması için yasal adımların atıldığını duyuran Çelik, Sermaye Piyasası Kanunu'nda kalıcı değişiklikler öngören taslak çalışmaların sürdüğünü söyledi: "Ödemelerin hukuki güvenceye kavuşturulması önemli. Bu çerçevede teklif edilen kanun, Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edildi. Görüşülecek muhtemelen bu hafta. Aynı zamanda yaptırım ve cezaların caydırıcılığının artırılmasına dönük ve sermaye piyasası kanununda kalıcı ve kapsamlı değişiklikleri öngören bir taslak çalışması üzerinde de çalışmalar devam ediyor. Birinci olarak kanun teklifi ile tasfiyesine karar verilen yatırım fonlarından bu düzenlemenin yayımı tarihinde tasfiyesi tamamlanmış olanların adil, şeffaf ve etkin bir şekilde tasfiyesi amaçlanıyor. Ayrıca bu fonların mal varlığından hukuka aykırı olarak çıkarılan değerlerin geri kazanılması hedefleniyor. Fon kayıp ve zararının sorumlulardan tahsili hedefleniyor ve geri kazanılan değerlerin bu fon payı sahibine ödenmesi şeklindeki usul ve esasları düzenleyecek. Bu fon şeytanlığının üzerine sonuna kadar gideceğiz. Kime yakın, kime uzak, kim nerede duruyor, hangi makam sahibi bunların hiçbirinin önemi yok. Gerçek sonuna kadar açığa çıkacak ve yanlış yapanlardan bunun hesabı en güçlü şekilde sorulacak." Irak hükümetindeki Türkmen Bakan gelişmesine dair açıklama Irak'ın toprak bütünlüğü ve Türkmenlerin yönetimdeki temsili konusuna değinen AK Parti Sözcüsü, Irak Başbakanı Ali Zeydi'nin kapsayıcı tutumunu takdir ettiklerini dile getirdi: "Irak'ın bütünlüğü konusunda Cumhurbaşkanımızın yıllardır verdiği bir mücadele var. Buradaki önemli başlıklardan bir tanesi Irak'taki Türkmen kardeşlerimizin kendilerine hak ettikleri yeri bulabilmeleriydi. Sayın Irak Başbakanı Ali Zeydi bu çerçevede son derece kapsayıcı çalışmalar ortaya koyuyor. Hem terörsüz bölge konusunda Sayın Başbakanın çok doğru yaklaşımları olduğunu görüyoruz hem de bütünsel, herkesi kapsayan hükümet modelinin ortaya çıkması konusunda son derece doğru yaklaşımları var. Bu çerçevede Irak Türkmen Cephesi Başkanı Muhammed Saman Ağa'nın Irak hükümetinde devlet bakanlığı görevine seçilmesini son derece olumlu bir adım olarak değerlendiriyoruz." Bölgesel krizler Ve "Terörsüz Türkiye" süreci Orta Doğu'da tırmanan gerilime dikkat çeken Çelik, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik adımları, Gazze, Batı Şeria, Lübnan ve Suriye'deki askeri hareketliliklerin arkasında büyük bir siyasi projenin olduğunu belirtti. "Terörsüz Türkiye" ve terörsüz bölge hedefinde kararlı olduklarını belirten Çelik, süreçteki dalgalanmalara ilişkin şu açıklamada bulundu: "Zaman zaman ‘Terörsüz Türkiye’ ve terörsüz bölge ile ilgili aksamalar olduğuna dair birtakım yaklaşımlar ortaya çıkıyor. Bunlar inişli çıkışlı süreçlerdir, doğrusal süreçler değildir. Bazen bir ayda gidemediğiniz ilerlemeyi, bir günde elde edersiniz. Bazen tersi olur. O sebeple önemli olan buradaki çalışmaların doğru yapılmasıdır. Biz çok sayıda olumsuz cümle, negatif yaklaşım görüyoruz. Tek tek bunlara cevap vermeye kalksak odağımızı kaybederiz. Odağımız 'Terörsüz Türkiye' ve terörsüz bölgenin hedefine ulaşmasıdır. O yüzden odağımızdan ayrılmamalıyız." "Mekke İttifakı NATO'ya alternatif değildir" TBMM'ye sevk edilen Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na ilişkin kamuoyunda yürütülen tartışmalara ve eleştirilere yanıt veren Çelik, anayasal süreçlerin tam olarak işletileceğini vurguladı: "Anlaşma, Meclis’e sevk edildi. Fakat şimdiye kadar bu konuda bir çok provokasyon yapıldı ve yalan söylendi. Önce bunun NATO’ya alternatif olup olmadığı sorgulandı. Bu anlaşmanın NATO’ya alternatif olmadığını, tam tersine uluslararası güvenlik mimarisinin tamamlayıcı bir mekanizması olduğunu ifade ettik. NATO üyesi pek çok ülkenin de güvenlik mimarisinin tamamlayıcısı olarak içinde bulunduğu başka anlaşmalar var. Anlaşmayı da aynı şekilde düşünmek lazım. Anlaşma kapsamında askeri destek, kuvvet konuşlandırması ve diğer unsurların Meclis’in onayı olmadan hükümetimiz tarafından hayata geçirilmeye çalışıldığına dair bir yalan siyaseti de dolaşıma sokuldu. Böyle bir şey söz konusu değil. Meclis’in onayı ve anayasal süreçler dahilinde bu anlaşma Türkiye tarafından işletilecektir. Başka ülkelerin de anlaşmaya katılması, bu anlaşmanın prensipleri açısından kıymetli olacaktır. Bazı çevreler henüz bilgi sahibi olmadan bunu eksen kayması, kontrolsüz ve onaysız asker gönderme mekanizması olarak değerlendirdiler. Bunlar asılsızdır, kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri'nin her türlü yurt dışı görevi Meclis’in iradesine, Anayasamızın 92'nci maddesine ve milli egemenlik ilkelerimize tam bir bağlılıkla gerçekleşmektedir. Bundan sonra da böyle olacaktır." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Mekke İttifakı Anlaşması TBMM'ye sunuldu: Türkiye Suudi Arabistan'a askeri destekte bulunacak mı? Haber

Mekke İttifakı Anlaşması TBMM'ye sunuldu: Türkiye Suudi Arabistan'a askeri destekte bulunacak mı?

Orta Doğu ve Güney Asya'daki jeopolitik dengeleri yakından ilgilendiren önemli bir güvenlik paktında yeni bir hukuki aşamaya geçildi. Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında akdedilen Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın onaylanmasına ilişkin kanun teklifi TBMM Başkanlığı’na sunuldu. Mekke İttifakı 7 Ağustos'ta imzalanmıştı Üç ülke arasındaki güvenlik ve savunma iş birliğini kapsayan pakt, 7 Ağustos 2026 tarihinde Mekke'de atılan imzalarla resmiyet kazanmıştı. Bölgesel krizler ve özellikle Yemen'deki Husilerin Suudi Arabistan topraklarına yönelik artan saldırılarının ardından imzacı ülkeler, Riyad yönetimine sağlanacak askeri desteğin kapsamını ve yasal altyapısını netleştirmek üzere koordinasyonu artırdı. Türk askeri Suudi Arabistan'a Gidecek mi? Milli Savunma Bakanlığı (MSB), anlaşma çerçevesinde mutabık kalınan askeri kuvvet ve yeteneklerin Suudi Arabistan'a sağlanması ile konuşlandırılmasına dair tedbirlerin görüşüldüğünü kamuoyuna duyurmuştu. Bakanlık açıklamasında, "Ülkemiz tarafından sağlanabilecek askerî kuvvet ve yeteneklere ilişkin süreç, Anayasamız ve ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda yürütülecektir" ifadelerine yer verilmişti. Yasalaşma ve tezkere süreci nasıl işleyecek? Türkiye’nin yurt dışına asker gönderebilmesi için iki aşamalı bir hukuki prosedürün tamamlanması gerekiyor. İlk olarak Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na ilişkin kanun teklifinin Meclis Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşması, ardından da Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarının Suudi Arabistan’a gönderilmesine izin veren Cumhurbaşkanlığı tezkeresinin TBMM onayından geçmesi öngörülüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

TBMM’de yeni hafta başlıyor: Meclis gündeminde hangi kritik konular var? Haber

TBMM’de yeni hafta başlıyor: Meclis gündeminde hangi kritik konular var?

TBMM Genel Kurulu, Plan ve Bütçe Komisyonu ile KİT Komisyonu’nda bu hafta kritik dosyalar ele alınacak. Türk Kızılay Kanunu Teklifi’nin önüne alınması beklenen "Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi", Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararıyla tasfiyesi kararlaştırılan fonlardaki mağduriyetleri gidermeyi ve usulsüzlük yapan sorumlulardan hesap sormayı amaçlıyor. Fon mağdurlarına ara ödeme ve TMSF yetkisi Genel Kurul gündeminin üst sırasına taşınan kanun teklifi uyarınca; fonlardan hukuka aykırı şekilde aktarılan değerlerin geri kazanılması, zararların sorumlu portföy yönetim şirketlerinden tahsili ve hak sahiplerine ödenmesi için idari mekanizma kurulacak. Teklife göre net yatırım tutarı 1 milyon TL’nin altında olan yatırımcılara bu tutara kadar, 1 milyon TL ve üzerinde olanlara ise en fazla 1 milyon TL ara ödeme yapılabilecek. Suça konu malvarlıklarına el konulabilecek ve TMSF kayyum olarak atanarak söz konusu varlıkları dava sonucunu beklemeden satabilecek veya tasfiye edebilecek. 2027 merkezi yönetim bütçe maratonu başlıyor Meclis’te mali takvimin en önemli başlığı olan 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi, 2025 Yılı Kesin Hesap Kanunu Teklifi ve Sayıştay raporlarının görüşme maratonu start alıyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 21 Ekim Çarşamba günü saat 14.30'da Plan ve Bütçe Komisyonu’nda 2027 yılı bütçesinin ayrıntılarına dair kapsamlı sunum yapacak. Komisyon üyelerinin değerlendirme hazırlıkları için verilecek bir haftalık aranın ardından, 27 Ekim Salı günü bütçenin geneli üzerindeki görüşmelere geçilecek ve bakanlık bütçeleri bir ay boyunca ele alınacak. Mekke anlaşması Meclis gündemindeki bir diğer sıcak başlık ise Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 7 Ağustos 2026 tarihinde imzalandığı duyurulan Mekke Ortak Savunma Anlaşması oldu. Anlaşmanın TBMM tarafından henüz onaylanmadan sahada uygulamaya sokulmasının Anayasa’ya aykırılık teşkil ettiğini savunan muhalefet partileri, Türkiye’nin Yemen coğrafyasındaki çatışmalara ve Batı imalatı bölgesel tasarımlara çekilmek istendiği uyarısında bulunarak teklifin reddedilmesini talep ediyor. İktidar kanadı ise Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın konuya ilişkin TBMM Genel Kurulu’nda bilgilendirme yapabileceğini bildirdi. Ayrıca KİT Komisyonu’nda İller Bankası, TOKİ, Toprak Mahsulleri Ofisi, Türkiye Şeker Fabrikaları ve ÇAYKUR’un bilanço hesapları incelenecek. Salı ve çarşamba günleri ise siyasi partilerin grup toplantıları gerçekleştirilecek. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Hakan Fidan Mekke Anlaşması'nı açıkladı: "Bu bir saldırı değil, savunma anlaşmasıdır" Haber

Hakan Fidan Mekke Anlaşması'nı açıkladı: "Bu bir saldırı değil, savunma anlaşmasıdır"

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Macaristan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Anita Orban ile ortak basın toplantısı düzenleyerek bölgesel ve uluslararası gündeme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Açıklamalarının odağında yer alan Mekke Anlaşması'na dair tartışmalara netlik kazandıran Fidan, anlaşmanın mahiyetine ve işleyişine dair detayları paylaştı. "Bir müttefikiniz saldırıya uğrarsa yanında olmanız gerekiyor" Mekke Anlaşması'nın niteliği gereği bir saldırı paktı değil, tamamen savunma temelli bir iş birliği olduğunu belirten Bakan Fidan, Türkiye'nin dış politikadaki angajmanlarına açıklık getirdi. Anlaşmanın işleyiş mekanizmasını anlatan Fidan, şu ifadeleri kullandı: "Mekke Anlaşması bir savunma anlaşması. Bu anlaşmaya taraf olan ülke saldırıya uğradığı zaman siz savunması için yanında olursunuz. Türkiye, başka bir ülkenin toprağına askeri güç gönderip orada bir saldırı yapmayacak. Mekke savunma anlaşmasında ortaya konduğu gibi, bir müttefikiniz saldırıya uğrarsa onun yanında olmanız gerekiyor." Anlaşmanın yasal onay süreci hakkında da bilgi veren Hakan Fidan, hazırlıkların son aşamaya geldiğini belirtti. Konuya ilişkin gerekli çalışmaların nihayete erdiğini kaydeden Fidan, "Anlaşmanın Meclis'e gönderilmesi için gerekli çalışmalar nihayete ermiş durumda. Dün Cumhurbaşkanımıza da nihai arzımızı bu konuda yaptık" diyerek metnin en kısa sürede Meclis'e sevk edileceğini bildirdi. Karadeniz'de çatışma cephesi uyarısı Toplantıda Rusya-Ukrayna Savaşı ve Karadeniz'deki güvenlik mimarisine de değinen Dışişleri Bakanı Fidan, bölgesel istikrarın korunması gerektiğinin altını çizdi. Karadeniz havzasında gerilimin tırmanmaması gerektiğine işaret eden Fidan, "Karadeniz'in yeni bir çatışma cephesine dönüşmesine asla izin vermememiz gerekiyor" diyerek diplomatik çözüm ve diyalog çağrısını yürüttü. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kılıçdaroğlu'ndan fon krizi çıkışı: "Siyasal iktidar bu yolsuzluğu biliyordu" Haber

Kılıçdaroğlu'ndan fon krizi çıkışı: "Siyasal iktidar bu yolsuzluğu biliyordu"

CHP Grubu'nun değerlendirme toplantısında milletvekillerine hitap eden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin temel sorunlarına değinerek CHP'nin her zaman halkın, yoksulların ve tasarruf sahiplerinin haklarını savunacağını vurguladı. Konuşmasında borsa ve fon krizine geniş yer veren Kılıçdaroğlu, yaşananların organize bir soygun düzeni olduğunu ifade etti. "Bakan biliyordu ama önlem alınmadı" Hazine ve Maliye Bakanı'nın 4 Kasım 2025 tarihinde Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği Kongresi'nde fonlar üzerinden manipülasyon yapıldığını açıkça dile getirdiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, üzerinden aylar geçmesine rağmen somut bir adım atılmadığını söyledi. Kılıçdaroğlu, "Manipülasyon yapıldığını, yolsuzluk yapıldığını ilk itiraf eden kişi Hazine ve Maliye Bakanı. Ne zaman söylemiş? 4 Kasım 2025'te. Yani yaklaşık 10-11 ay önce... 'Biliyorum' diyor, 'duymadım' demiyor. O zaman soruyoruz: Madem biliyordun, neden olayın üzerine gitmedin? Seni hangi güç engelledi?" diyerek tepki gösterdi. "455 bin vatandaşın parası risk altında" Borsa ve fonlardaki manipülasyonlar nedeniyle tekil olarak 455 bin 748 vatandaşın birikiminin risk altında olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, devletin denetim mekanizmalarının ve kurumların bu süreçte görevini yapmadığını vurguladı. Siyasetçi ile bürokrasinin iç içe geçtiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, "Siyasetçiyle bürokrasi iç içe geçerse, liyakat dediğimiz kavram unutulursa artık ortada bir devlet krizi var demektir. Devlet yönetilmiyor demektir" ifadelerini kullandı. Vurgunun parasal boyutuna da değinen Kılıçdaroğlu, 28 Ağustos ile 22 Eylül arasında fonlardaki çıkış tutarının 538 milyar lira olduğunu belirterek, "Bu milletin vergilerinden, birikimlerinden ödersen burnundan getiririz, kimse kusura bakmasın! Bunu yaptırmayız sana! Ama 'Soyguncuları yakalayıp oradan parayı alacağım, bunlara vereceğim' dersen bir şey söylemiyoruz" dedi. Mekke İttifakı ve dış politika soruları Konuşmasında Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na da değinen Kılıçdaroğlu, anlaşmanın detaylarının kamuoyuyla ve Meclis ile paylaşılması gerektiğini belirtti. Kılıçdaroğlu şu soruları yöneltti: "Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın tam metni nedir ve Türkiye hangi askerî yükümlülükleri üstlenmiştir? Türkiye açısından otomatik bir askerî yükümlülük doğurmakta mıdır bu? Yarın İran'la Suudi Arabistan çatıştı, biz şimdi İran'a savaş mı açacağız? Suudi Arabistan'ın Husilerle çatışmasında verilecek Türk desteğinin sınırı nedir?" Sözlerinin sonunda siyasi ahlak yasasının bir an önce çıkarılması gerektiğine işaret eden Kılıçdaroğlu, "Soygunu yapanın partisine bakmayacağız, kimliğine bakmayacağız, yaşına boyuna bakmayacağız, uğraştığı işine bakmayacağız. Kim soygunu yapıyorsa gelip bu ülkede hesabını verecek kardeşim" diyerek kararlılık mesajı verdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Newsweek röportajı: "İsrail'de Türkiye'yi tehdit kaynağı gösteren bir söylem körükleniyor" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Newsweek röportajı: "İsrail'de Türkiye'yi tehdit kaynağı gösteren bir söylem körükleniyor"

ABD’de yayın yapan Newsweek dergisinin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan; Suriye’den "Terörsüz Türkiye" sürecine, Rusya-Ukrayna Savaşı’ndan İsrail ile ilişkilere kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu. Suriye’nin egemenliği, toprak bütünlüğü ve toplumsal birliğinin korunması gerektiğini belirten Erdoğan, ülkedeki tüm silahlı unsurların merkezi devlet yapısı altında bütünleşmesinin zaruri olduğunu kaydetti. "Terörsüz Türkiye stratejik bir hedeftir" "Terörsüz Türkiye" sürecinin Türkiye açısından bir takvim meselesinden öte stratejik bir hedef olduğunu belirten Erdoğan, PKK’nın fesih ve silah bırakma yönündeki kararlarının önemli bir eşik olduğunu söyledi. Asıl önemli olanın alınan kararların sahada eksiksiz uygulanması olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Örgütün bütün unsurlarıyla silah bırakması, illegal yapının tasfiye edilmesi ve bu sürecin devletimizin ilgili kurumlarınca tespit ve teyit edilmesi gerekiyor" dedi. Suriye’deki gelişmeleri de aynı anlayışla takip ettiklerini belirten Erdoğan, "Bu sürecin eşit vatandaşlık temelinde ilerlemesini, Kürtler dahil bütün Suriye halkının kendisini daha emniyetli, daha özgür ve daha müreffeh hissedeceği bir düzenin kurulmasını destekliyoruz. Suriye’nin birliği güçlendikçe bölgemizin güvenliği de güçlenecektir" değerlendirmesinde bulundu. İran’daki gelişmeler sırasında PKK/PJAK’ın ortaya çıkan şartlardan yararlanma girişimlerini de yakından takip ettiklerini söyleyen Erdoğan, etnik ve mezhebi fay hatlarının harekete geçirilmesinin uzun süreli istikrarsızlığa yol açabileceğini ifade ederek, "Kürtler, bizim kardeşlerimiz. Bin yıldır beraber, iç içe yaşıyoruz" dedi ve Türkiye’nin ölçüsünün etnik kimlik değil, terör, şiddet ve milli güvenliğe yönelik tehditler olduğunu belirtti. Rusya-Ukrayna Savaşı ve Mekke Ortak Savunma Anlaşması Rusya-Ukrayna Savaşı'nın daha geniş bir coğrafyaya yayılma riskini göz ardı etmediklerini dile getiren Erdoğan, Türkiye’nin önceliğinin savaşın yeni ülkelere sıçramasını önlemek olduğunu söyledi. Gerekli siyasi iradenin ortaya konulması durumunda Türkiye’nin yeniden müzakere masasının kurulmasına ve barışın önünün açılmasına katkı sağlamaya hazır olduğunu vurgulayan Erdoğan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na ilişkin ise, "Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı İran’a, İsrail’e veya herhangi bir üçüncü ülkeye karşı kurulmuş bir ittifak olarak değerlendirmek doğru olmaz. Bu anlaşma daha güvenli, barışçıl ve müreffeh bir geleceğin inşası için üstlendiğimiz müşterek sorumluluğun bir ifadesidir" ifadelerini kullandı. "İsrail'de Türkiye'yi tehdit kaynağı sunmaya dönük söylem körükleniyor" İsrail yönetimiyle birçok konuda ciddi görüş ayrılıkları bulunduğunu belirten Erdoğan, son dönemde İsrail’de Türkiye’ye yönelik söylemlere değinerek, "Son dönemde İsrail’de Türkiye’yi yeni bir tehdit kaynağı olarak sunmaya dönük hatalı bir söylem körükleniyor. Bu söylemin İsrail’deki iç siyasi süreç ve seçim atmosferiyle bağlantılı olduğunu değerlendiriyoruz" dedi. Türkiye’nin İsrail halkıyla veya herhangi bir toplumla husumeti olmadığını ifade eden Erdoğan, "İtirazımız, uluslararası hukuka aykırı gördüğümüz politikalara ve bölgemizde istikrarsızlığı derinleştiren adımlaradır" şeklinde konuştu. İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırıları ve Yunanistan ile yaptığı savunma anlaşmasına ilişkin de soruyu yanıtlayan Erdoğan, Türkiye’nin dış politikasını kaçınılmaz savaş senaryoları üzerinden kurmadığını belirtti. Erdoğan, "İsrail’in uluslararası hukuku ve yerleşik kuralları hiçe sayan saldırıları, Suriye’nin egemenliğine açıkça zarar veriyor ve bölgede istikrarın tesisini güçleştiriyor" diyerek, varsayımsal bir askeri çatışmanın sonuçlarını tartışmak yerine böyle bir ihtimalin ortaya çıkmasını önleyecek diplomasiye yoğunlaşmanın daha doğru olacağını vurguladı. ABD ile ilişkilere de değinen Erdoğan, Washington’daki muhataplarının ABD yönetimi olduğunu ve Başkan Donald Trump ile doğrudan görüştüklerini kaydetti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Dışişleri Bakanı Fidan'dan "Mekke İttifakı" açıklaması: "Genişlemek üzere kurulmuştur" Haber

Dışişleri Bakanı Fidan'dan "Mekke İttifakı" açıklaması: "Genişlemek üzere kurulmuştur"

İstanbul'da kritik güvenlik zirvesi Mekke Ortak Savunma Anlaşması çerçevesinde oluşturulan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi’nin ilk toplantısı İstanbul’da yapıldı. Toplantıya Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ile Pakistan ve Suudi Arabistan’dan üst düzey yetkililer katıldı. Toplantının ardından değerlendirmelerde bulunan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bölge ülkelerinin güvenlik ve istikrar için ortak hareket etmesinin acil bir ihtiyaç haline geldiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: "Bölge ülkelerinin güvenlik, istikrar, refah ve kalıcı barış için ortak hareket etmeleri ve bu yönde attıkları adımları kurumsal bir nitelik kazandırmaları acil bir ihtiyaç haline gelmiştir. Bu anlaşmayla bölgemize yeni bir güvenlik ve iş birliği mimarisinin test edilmesi süreci böylece başlamıştır." Üç ülkenin dışişleri, savunma bakanları ve genel kurmay başkanlarından oluşan komiteye Türkiye olarak ev sahipliği yaptıklarını aktaran Fidan, anlaşmanın uygulanmasına yönelik somut adımların ele alındığını ve kurumsal yapının oluşturulması için çalışmaların başlatıldığını bildirdi. Toplantıda ittifakın resmi adı üzerinde mutabık kalındığını açıklayan Fidan, "Her şeyden önce ittifakımızın resmi adı üzerinde mutabık kaldık: Mekke Savunma İttifakı" dedi. "İttifak savunma temellidir ve bölgemizdeki tüm devletlere açıktır" Kurulan yapının tamamen savunma temelli olduğunun altını çizen Hakan Fidan, ittifakın dayandığı temel ilkeleri ve genişleme stratejisini şu sözlerle özetledi: "Bu ittifak savunma temellidir. İttifak, devletlerin egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı ile içişlerine müdahale etmeme gibi uluslararası hukuk ilkelerine dayanmaktadır. İttifakın herhangi bir devlete karşı olmadığını aksine bu temel ilkelere yad eden bölgemizdeki tüm devletlere açık olduğunu bir kez daha vurguluyoruz. İttifakın genişlemesi konusunda hemfikiriz ama tabii bu da süreç içerisinde olacaktır. Bu ittifakla bölgede giderek daha büyük bir istikrarın oluşacağını, belirsizliğin azalacağını göreceğiz." "Bu Netanyahu tehdidiyle uluslararası sistem savaşmalıdır" Konuşmasında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu sert sözlerle hedef alan Dışişleri Bakanı Fidan, Netanyahu'nun küresel güvenlik açısından büyük bir tehdit oluşturduğunu belirtti. Uluslararası toplumun harekete geçmesi gerektiğini vurgulayan Fidan, şu değerlendirmelerde bulundu: "İnsanlığın, uluslararası toplumun ve güvenliğin ortak düşmanı haline gelmiş Netanyahu, ciddiye alınacak bir insan değildir. Netanyahu, onun mentalitesi ve onunla beraber hareket eden soykırımcı kitle sadece Türkiye için değil, bütün küresel güvenlik için bir tehdit oluşturmaktadır. Filistinli kanı dökmekten, Müslüman kanı dökmekten zevk alan bu caninin artık durdurulması gerekiyor. Bu Netanyahu tehdidiyle uluslararası sistem savaşmalıdır. Benim mesajım bu." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Trump, Mekke Savunma Anlaşması'nı destekledi Haber

Trump, Mekke Savunma Anlaşması'nı destekledi

ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social hesabı üzerinden gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın imzalanmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Trump, şu ifadeleri kullandı: "Bu, Orta Doğu'nun nasıl bir araya geldiğini ve ülkelerin nihayet kendilerini daha anlamlı bir şekilde nasıl savunabileceklerini gösteriyor. Anlaşmaya taraf üç ulusun büyük liderlerini tebrik ediyorum." Trump, söz konusu anlaşmayı "Büyük, cesur ve önemli bir ilk adım" olarak nitelendirdi. Kuzey Kore hakkında açıklamalar Paylaşımının devamında Kuzey Kore lideri Kim Jong-Un ile ilişkilerine değinen Trump, Güney Kore ile ortak askeri tatbikatlara katılınmasından duyduğu rahatsızlığı belirtti. Söz konusu tatbikatların maliyetli olduğunu ve büyük kısmının ABD tarafından karşılandığını vurgulayan Trump, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bu tatbikatlar ayrıca benim görev dönemimde tehditkar olmayan ve saygılı davranan bir ülkeye tamamen uygunsuz ve düşmanca bir sinyal gönderiyor." Güney Kore ve ABD’nin 17-27 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştireceği Ulchi Özgürlük Kalkanı Tatbikatı'na atıfta bulunan Trump, iptal etmek için geç kalındığını belirterek, "Savaş Bakanı Pete Hegseth'e ortak askeri tatbikatları önemli ölçüde azaltması talimatını verdim" dedi. Trump ayrıca, Güney Kore yönetiminin İran'ın nükleerden arındırılması sürecinde ABD'ye destek vermediğini de hatırlattı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.