SON DAKİKA

#Savunma Anlaşması

HABER DEĞER - Savunma Anlaşması haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Savunma Anlaşması haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dışişleri Bakanı Fidan'dan "Mekke İttifakı" açıklaması: "Genişlemek üzere kurulmuştur" Haber

Dışişleri Bakanı Fidan'dan "Mekke İttifakı" açıklaması: "Genişlemek üzere kurulmuştur"

İstanbul'da kritik güvenlik zirvesi Mekke Ortak Savunma Anlaşması çerçevesinde oluşturulan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi’nin ilk toplantısı İstanbul’da yapıldı. Toplantıya Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ile Pakistan ve Suudi Arabistan’dan üst düzey yetkililer katıldı. Toplantının ardından değerlendirmelerde bulunan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bölge ülkelerinin güvenlik ve istikrar için ortak hareket etmesinin acil bir ihtiyaç haline geldiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: "Bölge ülkelerinin güvenlik, istikrar, refah ve kalıcı barış için ortak hareket etmeleri ve bu yönde attıkları adımları kurumsal bir nitelik kazandırmaları acil bir ihtiyaç haline gelmiştir. Bu anlaşmayla bölgemize yeni bir güvenlik ve iş birliği mimarisinin test edilmesi süreci böylece başlamıştır." Üç ülkenin dışişleri, savunma bakanları ve genel kurmay başkanlarından oluşan komiteye Türkiye olarak ev sahipliği yaptıklarını aktaran Fidan, anlaşmanın uygulanmasına yönelik somut adımların ele alındığını ve kurumsal yapının oluşturulması için çalışmaların başlatıldığını bildirdi. Toplantıda ittifakın resmi adı üzerinde mutabık kalındığını açıklayan Fidan, "Her şeyden önce ittifakımızın resmi adı üzerinde mutabık kaldık: Mekke Savunma İttifakı" dedi. "İttifak savunma temellidir ve bölgemizdeki tüm devletlere açıktır" Kurulan yapının tamamen savunma temelli olduğunun altını çizen Hakan Fidan, ittifakın dayandığı temel ilkeleri ve genişleme stratejisini şu sözlerle özetledi: "Bu ittifak savunma temellidir. İttifak, devletlerin egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı ile içişlerine müdahale etmeme gibi uluslararası hukuk ilkelerine dayanmaktadır. İttifakın herhangi bir devlete karşı olmadığını aksine bu temel ilkelere yad eden bölgemizdeki tüm devletlere açık olduğunu bir kez daha vurguluyoruz. İttifakın genişlemesi konusunda hemfikiriz ama tabii bu da süreç içerisinde olacaktır. Bu ittifakla bölgede giderek daha büyük bir istikrarın oluşacağını, belirsizliğin azalacağını göreceğiz." "Bu Netanyahu tehdidiyle uluslararası sistem savaşmalıdır" Konuşmasında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu sert sözlerle hedef alan Dışişleri Bakanı Fidan, Netanyahu'nun küresel güvenlik açısından büyük bir tehdit oluşturduğunu belirtti. Uluslararası toplumun harekete geçmesi gerektiğini vurgulayan Fidan, şu değerlendirmelerde bulundu: "İnsanlığın, uluslararası toplumun ve güvenliğin ortak düşmanı haline gelmiş Netanyahu, ciddiye alınacak bir insan değildir. Netanyahu, onun mentalitesi ve onunla beraber hareket eden soykırımcı kitle sadece Türkiye için değil, bütün küresel güvenlik için bir tehdit oluşturmaktadır. Filistinli kanı dökmekten, Müslüman kanı dökmekten zevk alan bu caninin artık durdurulması gerekiyor. Bu Netanyahu tehdidiyle uluslararası sistem savaşmalıdır. Benim mesajım bu." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Trump, Mekke Savunma Anlaşması'nı destekledi Haber

Trump, Mekke Savunma Anlaşması'nı destekledi

ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social hesabı üzerinden gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın imzalanmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Trump, şu ifadeleri kullandı: "Bu, Orta Doğu'nun nasıl bir araya geldiğini ve ülkelerin nihayet kendilerini daha anlamlı bir şekilde nasıl savunabileceklerini gösteriyor. Anlaşmaya taraf üç ulusun büyük liderlerini tebrik ediyorum." Trump, söz konusu anlaşmayı "Büyük, cesur ve önemli bir ilk adım" olarak nitelendirdi. Kuzey Kore hakkında açıklamalar Paylaşımının devamında Kuzey Kore lideri Kim Jong-Un ile ilişkilerine değinen Trump, Güney Kore ile ortak askeri tatbikatlara katılınmasından duyduğu rahatsızlığı belirtti. Söz konusu tatbikatların maliyetli olduğunu ve büyük kısmının ABD tarafından karşılandığını vurgulayan Trump, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bu tatbikatlar ayrıca benim görev dönemimde tehditkar olmayan ve saygılı davranan bir ülkeye tamamen uygunsuz ve düşmanca bir sinyal gönderiyor." Güney Kore ve ABD’nin 17-27 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştireceği Ulchi Özgürlük Kalkanı Tatbikatı'na atıfta bulunan Trump, iptal etmek için geç kalındığını belirterek, "Savaş Bakanı Pete Hegseth'e ortak askeri tatbikatları önemli ölçüde azaltması talimatını verdim" dedi. Trump ayrıca, Güney Kore yönetiminin İran'ın nükleerden arındırılması sürecinde ABD'ye destek vermediğini de hatırlattı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'Mekke Anlaşması' mesajı: "Hiçbir ülkeyi hedef almıyoruz" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'Mekke Anlaşması' mesajı: "Hiçbir ülkeyi hedef almıyoruz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İngilizce ve Arapça olarak yayımlanan kapsamlı mülakatında, Suudi Arabistan ile geliştirilen stratejik ilişkiler ve bölgesel güvenlik mimarisine yönelik önemli değerlendirmelerde bulunuldu. Suudi Arabistan ile ilişkilerin ortak tarih, kardeşlik bağları ve karşılıklı çıkarlar temelinde yürütüldüğünü belirten Erdoğan, yakalanan ivmeden duyulan memnuniyeti dile getirdi. "Anlaşma hiçbir ülkeyi hedef almıyor" Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın konjonktürel bir gerilimin ürünü olmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Şartı’nın 51’inci maddesindeki savunma hakkını teyit eden anlaşmanın niteliğini şu sözlerle aktardı: "Bu anlaşma ile hiçbir ülkeyi hedef almıyoruz, amaç sadece bölge huzuru, istikrarı ve halklarımızın refahı. Anlaşma maddelerinde de açık, net ifade edildiği gibi burada esas olan, taraflardan herhangi birinin güvenliğine yönelik bir tehdidin diğer taraflarca da ortak bir güvenlik meselesi olarak değerlendirilmesidir. Ancak bunu yalnızca askerî bir hüküm şeklinde değerlendirmemek gerekir. Anlaşmanın asıl amacı caydırıcılığı güçlendirmek, tarafların güvenliğini karşılıklı dayanışma anlayışı içerisinde tahkim etmek ve bölgesel istikrarı korumaktır." "Vizyonumuz bölgedeki bütün ülkeleri kapsamak" Anlaşmanın üç ülkeyle sınırlı kalmayarak zamanla büyümesini hedeflediklerini dile getiren Erdoğan, "Nitekim bizim vizyonumuz üç ülkeyle sınırlı kalmayarak daha da büyümek ve mümkünse bir gün bölgedeki bütün ülkelerin bu çatının altında toplanmasını sağlamaktır. Bu, bölgeye kalıcı istikrarı getirecek en önemli adım olacaktır" diyerek ittifakın kapsayıcı yapısına dikkat çekti. Mekke'de ortaya çıkan üçlü mekanizmanın stratejik bir iradenin ürünü olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Bölgemizin huzurunu, refahını ve istikrarını amaçlayan bütün kardeş ülkelerin katılımına açıktır" ifadelerini kullandı. Hürmüz Boğazı ve küresel güvenlik vurgusu Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelere de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, boğazın küresel enerji arzı ve uluslararası ticaret açısından kritik bir atardamar olduğunu belirtti. Temennilerinin gerilimin bir an önce sona ermesi ve bölgenin güvenli ve kesintisiz ticarete dönmesi olduğunu ifade eden Erdoğan, "Böylesine kritik bir su yolunun güvenliği konusunda bölge ülkelerinin sorumluluğu büyük. Biz, bölgesel sahiplenmenin ve ortak güvenlik anlayışının güçlendirilmesinin, Hürmüz Boğazı’nın istikrarına önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz" değerlendirmesinde bulundu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Tel Aviv alarmda: Eski İstihbarat Başkanı'ndan Türkiye uyarısı Haber

Tel Aviv alarmda: Eski İstihbarat Başkanı'ndan Türkiye uyarısı

Türkiye'nin bölgesel denklemde ağırlığını artırması ve stratejik hamleler yapması Tel Aviv yönetiminde dikkatle takip ediliyor. Konuya ilişkin İsrail basınına yansıyan değerlendirmelerde, Ankara'nın artan gücüne karşı Tel Aviv'in rehavete kapılmaması gerektiği vurgulandı. Suriye'de değişen dengeler İsrail'de yayımlanan "Maariv" gazetesine demeç veren Eski İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Meir Ben-Shabbat, Türkiye'nin Orta Doğu'nun lider gücü olmak adına bölgesel değişimlerden yararlandığını ifade etti. Baas rejiminin çöküşü ve İran'ın askeri varlığının sahadan çekilmesinin ardından Türkiye'nin Suriye'de başat aktör konumuna yükseldiğini belirten Ben-Shabbat, konuya ilişkin şu değerlendirmede bulundu: "Ankara, yeni Suriye ordusunu finanse edip eğiterek, enerji ve ulaşım altyapısı kurarak ve daha pek çok hamleyle bölgedeki yerini daha da sağlamlaştırıyor." Mekke Anlaşması Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 7 Ağustos tarihinde imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na da dikkat çeken Ben-Shabbat, bu ittifakın Washington'a tam bağımlı olmaksızın karşılıklı savunma ve bölgesel istikrar hedeflediğini, aynı zamanda Türkiye'yi diplomatik ve askeri liderlik konumuna taşıdığını kaydetti. Öte yandan, Türkiye'nin Mavi Vatan doktrini çerçevesindeki Doğu Akdeniz hedeflerinin; İsrail'in Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile kurduğu ittifaklar ile Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru (IMEC) gibi projelerle çeliştiğini savunan Ben-Shabbat, bu durumun kalıcı deniz yetki alanı ve egemenlik sürtüşmelerine zemin hazırladığını dile getirdi. "Türkiye ile İran bir tutulmamalı" İsrail'in güvenlik politikalarında Türkiye ile İran'ı aynı kefeye koymaması gerektiğini belirten Ben-Shabbat, her iki ülkenin farklı dinamiklere sahip olduğunu ifade etti. Tel Aviv'in güvenlik marjlarını koruması gerektiğini belirten Ben-Shabbat, şu uyarılarda bulundu: "Güvenliğimizi başka herhangi bir tarafın ellerine bırakmamalıyız. Güvenlik marjlarımızı korumalı, somut kazanımları şu ya da bu kağıt parçasıyla değiş tokuş etmemeli ve bir anlaşmanın her an geri alınabilir olduğunu anlamalıyız." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Yardımcısı'ndan 'Mekke Paktı' açıklaması:  "NATO'ya alternatif değil" Haber

Cumhurbaşkanı Yardımcısı'ndan 'Mekke Paktı' açıklaması:  "NATO'ya alternatif değil"

CNN Türk canlı yayınında gündemi değerlendiren Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın bölgesel ve küresel istikrar açısından kritik bir adım olduğunu ifade etti. Çevrenin bir ateş çemberi olduğuna dikkat çeken Yılmaz, nükleer gücü ve nüfusuyla Pakistan, enerji ve finans alanındaki ağırlığıyla Suudi Arabistan, sanayi ve savunma gücüyle Türkiye'nin birbirini tamamlayan unsurlar olduğunu kaydetti. "Caydırıcı bir mekanizma, hiçbir ülkeye tehdit değil" Anlaşmanın herhangi bir tarafa karşı tehdit oluşturmadığını vurgulayan Yılmaz, uygulamanın NATO'ya ya da mevcut diğer ittifaklara alternatif bir yapı olmadığının altını çizdi. Sistemin gerilimleri önlemeye yönelik caydırıcı bir mekanizma olduğunu belirten Yılmaz, Tahran yönetimine yönelik eleştirilere de değinerek, "Kesinlikle İran'a karşı bir yapılanma olarak bunu görmemek gerekir. Bu nereden gelirse gelsin oluşabilecek risklere karşı caydırıcı bir mekanizma" dedi. "İslami NATO" tanımına tepki Anlaşmanın diğer ülkelere açık olup olmadığına ilişkin konuşan Yılmaz, Mısır'ın katılımı ihtimaline değinerek, "Genişlemenin seyrini üç ülkenin ortak tutumu belirleyecek. Mısır çok değerli bir ülke, çok önemli bir güç. Önümüzdeki süreçlerde yeni katılımlar da olabilir ama bunu üç ülke birlikte değerlendirerek kararlaştıracak" ifadelerini kullandı. Uluslararası basında yer alan "İslami NATO" ve "Sünni ittifakı" nitelendirmelerine karşı çıkan Yılmaz, "Doğru bulmuyorum açıkçası. İsmi neyse onunla bakmak lazım. Bu Mekke Antlaşması ve bir bölgesel güvenlik anlaşması. İslam dünyasının ciddi bir güvenlik ihtiyacı içinde olduğunu görüyoruz. Bu yapılanma inşallah daha fazla huzura vesile olur" değerlendirmesinde bulundu. Bölgesel projeler için iş birliği vurgusu Milli muharip uçak KAAN ve benzeri yüksek maliyetli savunma projelerinde Suudi Arabistan ile ortaklık veya finansal katkı sağlanıp sağlanamayacağı sorusuna Yılmaz, "Kesinlikle olabilir, neden olmasın. Bu tür projelerde platformlar oluşturmak ve olabildiğince çok dost ve kardeş ülkeyi bu sürece dahil etmek çok anlamlı. KAAN da başka projeler de olabilir" yanıtını verdi. Suriye ve Irak'taki istikrarın Türkiye'nin güvenliğiyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Yılmaz, Suriye'nin yeniden yapılanması sürecinde atılacak adımların bölge genelinde olumlu yansımaları olacağını ifade etti. Pakistan'ın nükleer kapasitesine dair soru üzerine ise Yılmaz, ordular ve askeri yapılar arasında tecrübe paylaşımı, standartları yakınlaştırma ve birlikte çalışabilirliği artırıcı süreçlerin yürütüleceğini kaydetti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Prens Selman, Kaşıkçı cinayeti sonrası ilk kez Washington yolcusu Haber

Prens Selman, Kaşıkçı cinayeti sonrası ilk kez Washington yolcusu

Kaşıkçı gölgesinden sonra ilk temas ABD istihbaratı, Kaşıkçı cinayetinin Veliaht Prens’in bilgisi dahilinde gerçekleştiğini öne sürmüş; Selman ise operasyonu emretmediğini ancak ülkenin fiili lideri olarak “siyasi sorumluluğu” kabul ettiğini söylemişti. Aradan geçen yedi yılın ardından bu ziyaret, iki başkent arasında “sayfa çevirildiği” mesajı olarak değerlendiriliyor. Savunma anlaşması Washington–Riyad hattının kilidi Ziyaretin en kritik başlılarından biri, ABD ile Suudi Arabistan arasında uzun süredir müzakere edilen güvenlik anlaşması. Riyad, Pentagon’un resmî güvenlik garantisini içeren kapsamlı bir savunma paktı istiyor. Ancak Washington, bu paketin şartını “Suudi Arabistan’ın İsrail ile ilişkileri normalleştirmesi” olarak ortaya koyuyor. Suudi tarafı ise İsrail’den Filistin devletine yönelik bağlayıcı taahhüt bekliyor. Netanyahu hükümetinin buna sıcak bakmaması süreci çıkmaza sokuyor. Bu nedenle Trump’ın Katar’da yaptığına benzer bir başkanlık kararnamesiyle daha sınırlı bir taahhüt vermesi en olası senaryo olarak görülüyor. Nükleer enerji pazarlığı: Uranyum krizi Prens Selman’ın ABD gündeminde bir diğer kritik başlık sivil nükleer program. Suudi Arabistan, Vision 2030 hedefleri kapsamında ABD’den nükleer teknoloji transferi istiyor. Ancak Washington’ın şartları ağır: Uranyum zenginleştirilmeyecek Kullanılmış yakıt yeniden işlenmeyecek Riyad bu kısıtlamaları kabul etmiyor. Bu nedenle masadan ya bir “ilerleme açıklaması” ya da kısmi bir anlaşma çıkması bekleniyor. Yapay zekâ ve çip teknolojisi yarışı Görüşmenin ekonomik boyutundaysa Suudi Arabistan’ın yapay zekâ ekosistemine giriş planı öne çıkıyor. Prens Selman: ABD’li teknoloji devleriyle ortaklık, Veri merkezi yatırımları, Yüksek kapasiteli yapay zekâ çiplerine erişim konularında anlaşmalar arıyor. Riyad’ın hedefi, BAE’nin hızla büyüyen teknoloji gücüyle rekabet edebilmek ve bölgenin veri merkezi üssü haline gelmek. Washington ve Riyad’dan “zorunlu uzlaşma” beklentisi Diplomatik çevreler, iki tarafın da beklentilerinin yüksek olduğuna ancak şartların sert olduğuna dikkat çekiyor. Son değerlendirmelere göre: “Taraflar masadan istediklerinin tamamını alamayacak ama ilişkileri yeniden yapılandıracak orta yol bulunacak.” Bu ziyaret, hem Ortadoğu dengeleri hem de ABD–Suudi ilişkileri açısından son yılların en kritik diplomatik adımlarından biri olarak görülüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.