SON DAKİKA

#Çatışmalar

HABER DEĞER - Çatışmalar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çatışmalar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Orta Doğu’da gerilim büyüyor: BAE’nin rolü tartışılıyor Haber

Orta Doğu’da gerilim büyüyor: BAE’nin rolü tartışılıyor

Orta Doğu’da bir aydan uzun süredir devam eden çatışmalar, yeni gelişmelerle daha da karmaşık bir hal alıyor. Bölgedeki dengeleri etkileyebilecek iddialar, uluslararası kamuoyunda yakından takip ediliyor. Wall Street Journal’da yer alan habere göre, Birleşik Arap Emirlikleri’nin Hürmüz Boğazı’nda yaşanan kriz nedeniyle ABD ve İsrail ile birlikte hareket edebileceği öne sürüldü. Haberde, BAE’nin mevcut politikasında değişime gidebileceği ve olası bir askeri girişime destek vermeye hazırlandığı iddialarına yer verildi. Hürmüz Boğazı merkezde Hürmüz Boğazı üzerinden enerji ve ticaret akışının aksaması, krizin temel başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. Boğazdaki geçişlerin sınırlanması, yalnızca bölgeyi değil küresel ekonomiyi de etkileyebilecek bir risk olarak değerlendiriliyor. Diplomasi ve askeri seçenekler tartışılıyor Haberde yer alan iddialara göre, BAE’nin Birleşmiş Milletler nezdinde girişimlerde bulunabileceği ve uluslararası bir koalisyon oluşturulması için temaslarını artırdığı ifade ediliyor. Aynı zamanda diplomatik yolların yeterli olmaması durumunda askeri seçeneklerin de masada tutulduğu belirtiliyor. Körfez ülkelerinde farklı yaklaşımlar Bölgedeki bazı ülkelerin, mevcut krizin diplomatik yollarla çözülmesi konusunda temkinli yaklaştığı, bazı aktörlerin ise daha sert adımların atılması gerektiğini savunduğu öne sürülüyor. Bu durum, bölge içinde farklı stratejilerin şekillendiğine işaret ediyor. Çatışmaların etkisi genişliyor ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan süreçte, İran’ın bölgedeki çeşitli hedeflere misillemeler yaptığı biliniyor. Bu karşılıklı adımların, çatışmanın daha geniş bir coğrafyaya yayılma riskini artırdığı değerlendiriliyor. Türkiye toplumu da dahil olmak üzere küresel kamuoyunun yakından izlediği gelişmelerde, tarafların atacağı adımların bölgesel ve ekonomik dengeler üzerinde belirleyici olması bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

“DEAŞ’ı kim yarattı?” iddiası: ABD’li eski yetkiliden çarpıcı açıklamalar Haber

“DEAŞ’ı kim yarattı?” iddiası: ABD’li eski yetkiliden çarpıcı açıklamalar

ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi’nin (NCTC) eski direktörü Joe Kent’in istifasının ardından yaptığı açıklamalar uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. 23 Mart 2026 itibarıyla basına yansıyan iddialara göre Kent, ABD’nin Orta Doğu politikalarına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Trump yönetiminin İran’a yönelik askeri adımlarını “vicdanen destekleyemediğini” belirterek görevinden ayrıldığını açıklayan Kent, sonrasında yaptığı açıklamalarda da benzer şekilde tartışma yaratacak ifadeler kullandı. Terör örgütleriyle ilgili iddialar gündemde Kent’in açıklamalarında, El Kaide ve DEAŞ gibi örgütlerle ilgili iddialar öne çıktı. Eski yetkilinin, bu yapıların oluşum süreçlerine dair ABD politikalarını eleştirdiği ve bazı süreçlerde Washington yönetiminin rol oynadığını öne sürdüğü aktarıldı. Bu ifadeler, uluslararası ilişkiler ve güvenlik politikaları açısından yeni bir tartışma başlattı. İstifa sonrası soruşturma süreci Öte yandan Joe Kent hakkında, istifasından önce başlatıldığı belirtilen bir soruşturmanın sürdüğü ifade edildi. Söz konusu soruşturmanın, basına bilgi sızdırma iddialarıyla bağlantılı olduğu bildirildi. Yetkililerden konuya ilişkin resmi ve kapsamlı bir değerlendirme yapılmazken, sürecin devam ettiği belirtildi. İddialar tartışma yarattı Kent’in açıklamaları, Orta Doğu’daki çatışmalar, terörle mücadele politikaları ve küresel güç dengeleri üzerine farklı yorumların yapılmasına neden oldu. Uzmanlar, bu tür iddiaların doğruluğunun bağımsız kaynaklar tarafından teyit edilmesinin önemine dikkat çekerken, açıklamaların uluslararası kamuoyunda etkisinin sürebileceği ifade ediliyor. Gelişmeler, bölgedeki mevcut gerilimle birlikte değerlendirildiğinde, küresel ölçekte yeni tartışmaların kapısını aralamış durumda. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Eski CIA analistinden dikkat çeken iddia: Bölgedeki gerilim Türkiye’yi de etkileyebilir! Haber

Eski CIA analistinden dikkat çeken iddia: Bölgedeki gerilim Türkiye’yi de etkileyebilir!

ABD-İsrail-İran hattında süren çatışmalar küresel gündemin merkezinde yer alırken, eski CIA analisti Larry Johnson’ın yaptığı değerlendirmeler dikkat çekti. CNN Türk’e konuşan Johnson, bölgedeki gelişmelerin yalnızca mevcut ülkelerle sınırlı kalmayabileceğini öne sürdü. Orta Doğu’daki gerilim genişleme riski taşıyor Johnson, İsrail’in bölgedeki politikalarını değerlendirirken, Orta Doğu’da süren çatışmaların daha geniş bir coğrafyaya yayılma ihtimaline işaret etti. Bölgedeki askeri ve siyasi gelişmelerin yalnızca İran ve çevresiyle sınırlı kalmayabileceğini ifade eden Johnson, bu sürecin farklı ülkeleri de etkileyebileceğini dile getirdi. İdeolojik yaklaşım vurgusu Açıklamasında İsrail’in güvenlik politikalarına ve ideolojik yaklaşımına da değinen Johnson, bölgedeki stratejik hedeflerin yalnızca askeri değil, aynı zamanda ideolojik bir çerçevede şekillendiğini savundu. Bu durumun çatışmaları daha karmaşık hale getirdiğini belirtti. Savaşın süresi ve ekonomik etkiler Johnson’a göre mevcut çatışma kısa vadede sona ermeyebilir. Savaşın en az birkaç ay sürebileceğini öne süren analist, özellikle enerji hatları ve Hürmüz Boğazı üzerinden küresel ekonomi üzerinde ciddi etkiler oluşabileceğini ifade etti. Artan petrol fiyatları ve ticaret akışındaki risklerin, dünya ekonomisinde yeni dalgalanmalara yol açabileceği belirtiliyor. ABD iç siyasetine dair tartışmalar Johnson, ABD iç siyasetinde de bu savaşın farklı tartışmaları beraberinde getirdiğini savundu. Bazı iddiaların kamuoyunda konuşulmaya devam ettiğini belirten analist, bu sürecin yalnızca dış politika değil, iç politika açısından da etkiler doğurabileceğini ifade etti. Uzman görüşleri tartışma yaratıyor Johnson’ın açıklamaları uluslararası kamuoyunda farklı yorumlara neden olurken, uzmanlar bu tür değerlendirmelerin kişisel görüş niteliği taşıdığına dikkat çekiyor. Bölgedeki gelişmelerin seyrine ilişkin kesin öngörülerde bulunmanın ise mevcut koşullarda zor olduğu ifade ediliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Altın fiyatlarında dalgalı seyir sürüyor: Gram altın yeniden yükselişte Haber

Altın fiyatlarında dalgalı seyir sürüyor: Gram altın yeniden yükselişte

Altın fiyatları, küresel gelişmelerin etkisiyle yön arayışını sürdürüyor. Dün sert düşüş yaşayan gram altın, yeni güne yükselişle başlayarak yeniden yukarı yönlü hareket etti. Sabah saatlerinde gram altın 6 bin 670 lira seviyesinde işlem görürken, çeyrek ve Cumhuriyet altınında da benzer bir hareketlilik gözlendi. Gram altın yeniden yükselişe geçti Dün ons altındaki gerilemeye paralel olarak yüzde 3’ün üzerinde değer kaybeden gram altın, günü 6 bin 624 liradan tamamladı. Yeni güne yükselişle başlayan altın, sabah saatlerinde yüzde 0,7 artışla 6 bin 670 lira seviyesine çıktı. Aynı saatlerde çeyrek altın 11 bin 830 liradan, Cumhuriyet altını ise 46 bin 780 liradan satılıyor. Orta Doğu gerilimi fiyatları etkiliyor Altın fiyatlarındaki dalgalanmanın arkasında küresel jeopolitik gelişmeler bulunuyor. Özellikle Orta Doğu’da devam eden çatışmalar, piyasalarda risk algısını artırırken yatırımcıların yönünü doğrudan etkiliyor. ABD, İsrail ve İran hattındaki gerilimin sürmesi, güvenli liman olarak görülen altına olan ilgiyi canlı tutarken, aynı zamanda piyasalarda dalgalanmayı da artırıyor. Petrol ve enflasyon baskısı belirleyici oluyor Artan petrol fiyatlarıyla birlikte küresel enflasyon baskısının güçlenebileceği endişesi, merkez bankalarının faiz politikalarına dair beklentileri de değiştiriyor. Bu durum, altın fiyatları üzerinde hem yukarı hem aşağı yönlü baskı oluşturuyor. Özellikle ABD Merkez Bankası başta olmak üzere büyük merkez bankalarının daha sıkı para politikası izleyebileceği beklentisi, altın üzerinde baskı yaratmaya devam ediyor. Ons altın da toparlanma sinyali verdi Altının ons fiyatı da düşüş serisinin ardından sınırlı bir toparlanma gösterdi. Dün sert düşüşle kapanan ons altın, yeni günde yüzde 0,8 artışla 4 bin 689 dolar seviyesine yükseldi. Analistler, piyasalarda yönün büyük ölçüde jeopolitik gelişmelere bağlı olduğunu belirtirken, özellikle Orta Doğu’dan gelecek haber akışının fiyatlar üzerinde belirleyici olacağını vurguluyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İsraillilerin telefonlarına tehdit mesajı iddiası: “Karanlık günler sizi bekliyor” Haber

İsraillilerin telefonlarına tehdit mesajı iddiası: “Karanlık günler sizi bekliyor”

Ortadoğu’da İran ile İsrail arasında devam eden çatışmalar sürerken yeni bir siber operasyon iddiası ortaya atıldı. İran’a yakın kaynaklarda yer alan bilgilere göre, İran Devrim Muhafızları imzasıyla İsrail’de çok sayıda kişinin cep telefonuna tehdit içerikli kısa mesajlar gönderildi. Mesajların İbranice yazıldığı ve sert ifadeler içerdiği ileri sürüldü. Mesajlarda sert ifadeler yer aldı İddiaya göre gönderilen mesajlarda dini ve sembolik göndermelerin bulunduğu ifadeler kullanıldı. Mesajın başlangıcında “Hayber fatihinin adıyla” ifadesinin yer aldığı ve İsrail’e yönelik tehdit içerikli sözlerin yazıldığı aktarıldı. Mesajda “Bu halktan geriye tek bir kişi kalsa bile seni asasıyla boğacaktır” şeklinde ifadelerin yer aldığı öne sürüldü. “Ölmek isteyeceksiniz ama ölemeyeceksiniz” mesajı Mesajın devamında ise daha ağır tehditlerin bulunduğu iddia edildi. Gönderilen kısa mesajda “Allah’ın izniyle size karanlık günler getireceğiz. Ölmek isteyeceksiniz ama ölemeyeceksiniz” sözlerinin yer aldığı belirtildi. Mesajın sonunda ise “İran İslam Devrim Muhafızları” imzasının bulunduğu ifade edildi. Siber operasyon ihtimali konuşuluyor Kısa sürede çok sayıda telefona ulaştığı iddia edilen mesajların planlı bir siber operasyon olabileceği değerlendiriliyor. Bazı yorumlarda bu mesajların İran Devrim Muhafızları’nın siber birimleri tarafından gönderilmiş olabileceği ileri sürüldü. Ancak söz konusu mesajların kaç kişiye ulaştığı ya da hangi yöntemle gönderildiğine ilişkin resmi bir doğrulama yapılmış değil. Benzer bir siber hamle daha önce de yaşanmıştı Geçmişte İsrail’in İran’daki bazı dijital platformlara sızarak kullanıcıların telefonlarına toplu bildirim gönderdiği iddiaları da gündeme gelmişti. ABD merkezli Wall Street Journal’ın haberine göre İsrail’in, İran’da kullanılan bir namaz vakti uygulamasına sızarak milyonlarca kullanıcıya mesaj gönderdiği öne sürülmüştü. Bölgedeki çatışmalar sürüyor ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı saldırıların ardından bölgede çatışmalar devam ediyor. İran ise İsrail’in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu bazı bölge ülkelerindeki hedeflere saldırılar düzenlediğini açıkladı. İranlı yetkililer, saldırılarda binlerce sivil yapının zarar gördüğünü ve çok sayıda kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Erdoğan’ın savaş uyarısı gündemde: Hürmüz krizi küresel enerji piyasalarını sarstı Haber

Erdoğan’ın savaş uyarısı gündemde: Hürmüz krizi küresel enerji piyasalarını sarstı

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan çatışmaların büyümesi, dünya enerji piyasalarında ciddi bir sarsıntıya yol açtı. İran’ın karşı saldırılarının ardından Hürmüz Boğazı’nın gemi geçişlerine kapanması, küresel petrol ve doğalgaz arzını doğrudan etkileyen kritik bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Bu gelişmeler, çatışmanın ilk günlerinde yaptığı açıklamada savaşın küresel etkilerine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın uyarılarını yeniden gündeme taşıdı. Hürmüz Boğazı kapanınca enerji arzı daraldı Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla birlikte dünya piyasasından yaklaşık 110 milyar metreküplük doğalgaz arzı çekildiği belirtiliyor. Aynı zamanda küresel enerji piyasalarından günlük yaklaşık 20 milyon varil petrol çekilmiş oldu. Boğaz üzerinden dünya petrol tüketiminin ve LNG ticaretinin yaklaşık yüzde 20’si taşınıyor. Uzmanlara göre alternatif rotalarla yalnızca 5 milyon varillik sevkiyat telafi edilebiliyor. Bu gelişmeler enerji piyasalarında ciddi dalgalanmaları beraberinde getirdi. Doğalgaz fiyatları yüzde 68 yükseldi Avrupa’nın en büyük doğalgaz ticaret merkezi olan Hollanda merkezli TTF piyasasında doğalgaz fiyatları kısa sürede sert yükseldi. 27 Şubat’ta megavatsaat başına yaklaşık 32 avro seviyesinde olan doğalgaz fiyatı, 3 Mart itibarıyla yüzde 68 artarak 52 avronun üzerine çıktı. Aynı dönemde Avrupa’daki doğalgaz depolama tesislerinin doluluk oranı da hızla geriledi. Gas Infrastructure Europe verilerine göre depoların doluluk oranı yüzde 30’un altına düştü. Petrol için 150 dolar senaryosu konuşuluyor Savaşın başlamasından bu yana Brent petrolün varil fiyatı yüzde 13’ten fazla artarak 85 doların üzerine çıktı. Uzmanlar Hürmüz Boğazı’nın uzun süre kapalı kalması halinde petrol fiyatlarının 100 ila 150 dolar seviyesine kadar çıkabileceğini değerlendiriyor. Boğazdaki tanker trafiği de neredeyse durma noktasına geldi. Sevkiyatın askıya alınmasının ardından gemi trafiğinin yüzde 90 oranında azaldığı, Basra Körfezi’nde 150’den fazla petrol tankerinin demirlediği bildirildi. Çatışmalar sırasında bazı tankerlerin hasar gördüğü ve iki denizcinin hayatını kaybettiği belirtilirken, bölgede yaklaşık 20 bin denizci ve 15 bin kruvaziyer yolcusunun mahsur kaldığı ifade ediliyor. Enerji krizi ekonomileri etkileyebilir Enerji piyasalarındaki dalgalanmaların dünya ekonomisinde ciddi sonuçlar doğurabileceği değerlendiriliyor. Türkiye’de enerji bağımlılığı nedeniyle cari açığın yüzde 7 ila 18 arasında artabileceği, enflasyonun 5 ila 10 puan yükselmesinin ve ekonomik büyümenin yüzde 1 ila 2 oranında yavaşlamasının mümkün olduğu belirtiliyor. Avrupa’da gaz ve yakıt fiyatlarının yükselmesi nedeniyle ekonomik büyümenin yaklaşık yüzde 1 oranında yavaşlayabileceği ifade ediliyor. Çin ve Hindistan gibi büyük enerji ithalatçısı ülkelerin de krizden ciddi şekilde etkilenebileceği değerlendiriliyor. Erdoğan: Böyle bir belirsizliği hiçbir ülke taşıyamaz Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, çatışmaların ilk günlerinde yaptığı açıklamada savaşın ekonomik ve jeopolitik sonuçlarına dikkat çekmişti. Erdoğan açıklamasında şu ifadeleri kullanmıştı: “Gerekli müdahalede bulunulmazsa çatışma sürecinin bölgesel ve küresel güvenlik açısından çok ciddi neticeleri olacaktır. Böyle bir tablonun ortaya çıkaracağı ekonomik ve jeopolitik belirsizlikleri hiçbir ülke taşıyamaz. Bu nedenle yangının daha fazla büyümeden söndürülmesi şarttır.” haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Siyasette sınır ötesi gerilim Haber

Siyasette sınır ötesi gerilim

DEM Parti, 20 Ocak 2026 Salı günü Türkiye Büyük Millet Meclisi grup toplantısını Mardin’in Nusaybin ilçesinde gerçekleştirdi. Suriye sınır hattında yapılan toplantıda, bölgedeki çatışmalar ve Kürt yurttaşların durumu gündeme taşındı. Toplantının ana başlıklarından biri, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin SDG/YPG’ye ilişkin sözleri oldu. Grup toplantısı sınır hattında yapıldı DEM Parti, Suriye’de devam eden çatışmalara dikkat çekmek amacıyla grup toplantısını sınır hattına yakın bir noktada düzenledi. Nusaybin’de yapılan toplantıya parti eş genel başkanları ve milletvekilleri katıldı. Parti yetkilileri, bölgedeki gelişmelerin yalnızca sınırın ötesini değil, Türkiye toplumunu da doğrudan etkilediğini vurguladı. Bahçeli’nin sözleri tartışmayı büyüttü MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM’de yaptığı konuşmada SDG/YPG’nin Kürt yurttaşları temsil etmediğini savunarak, örgütü terör yapısı olarak nitelendirdi. Bahçeli, Kürt yurttaşlar ile SDG/YPG arasında net bir ayrım yapılması gerektiğini ifade etti. Bu açıklamalar, siyasette yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Bakırhan’dan çok sert yanıt geldi DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Bahçeli’nin sözlerine Nusaybin’de sert ifadelerle yanıt verdi. Bakırhan, “Kimin kimi temsil ettiğine siz karar veremezsiniz. Sana mı soracağız kimin kimi temsil ettiğini? SDG bal gibi Kürtleri temsil ediyor” diyerek, özerk yönetimin bölgede yaşayan tüm halkların iradesini yansıttığını savundu. Bakırhan, temsil tartışmalarının halkın rızasıyla belirlenmesi gerektiğini vurguladı. Tartışma siyaset gündeminin üst sıralarına taşındı DEM Parti’nin Nusaybin’de yaptığı açıklamalarla birlikte, SDG’nin temsiliyeti ve Suriye’deki siyasi yapı Türkiye siyasetinde yeniden tartışma konusu oldu. Açıklamalar, Kürt yurttaşların temsili, sınır ötesi gelişmeler ve Türkiye’nin bölge politikası başlıklarını yeniden gündemin merkezine taşıdı. Tartışmanın önümüzdeki günlerde de siyasi polemiklere konu olması bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Suriye ordusundan Halep’te “hedef listesi” kararı: Şeyh Maksud sakinlerine tahliye çağrısı Haber

Suriye ordusundan Halep’te “hedef listesi” kararı: Şeyh Maksud sakinlerine tahliye çağrısı

Suriye’de merkezi yönetim ile Özerk Yönetim güçleri arasındaki gerilim Halep’te yeni bir aşamaya taşındı. Suriye Arap Ordusu Operasyonlar Komutanlığı, Şeyh Maksud mahallesinde planlanan askeri operasyon kapsamında hedef alınacak noktaların kamuoyuna önceden açıklanacağını bildirdi. Açıklama, sivillerin bölgeden ayrılması çağrısıyla birlikte yapıldı. Hedefler televizyon ve sosyal medya üzerinden duyurulacak Resmî haber ajansı SANA’da yayımlanan bildiride, operasyonun “şeffaflığı” ve sivil kayıpların önlenmesi gerekçesiyle hedef alınacak bina ve koordinatların devlet televizyonu Suriye el-İhbariye ile sosyal medya platformlarından ilan edileceği belirtildi. Ordu, yayımlanacak listelerde yer alan noktalardan yurttaşların “derhal uzaklaşması” çağrısında bulundu. Şeyh Maksud’da gerilim tırmanıyor Açıklama, Halep’in kuzeyinde son günlerde artan çatışmaların ardından geldi. Suriye ordusu ile Özerk Yönetime bağlı İç Güvenlik Güçleri arasındaki karşılıklı suçlamalar sürerken, sahadan gelen sivil kayıp bilgileri ise çelişkili. İnsani kriz derinleşiyor, yerinden edilenlerin sayısı artıyor Bölgede Salı gününden bu yana süren çatışmalar nedeniyle yaklaşık 140 bin yurttaşın evlerini terk ettiği bildiriliyor. Buna karşın mahallelerde hâlâ on binlerce sivilin mahsur kaldığı, su, gıda ve sağlık hizmetlerine erişimin ciddi biçimde kısıtlandığı ifade ediliyor. Uluslararası tepkiler ve çağrılar sürüyor Halep’teki gelişmelere ilişkin uluslararası aktörlerden itidal ve ateşkes çağrıları gelirken, sahadaki askeri hareketlilik insani tabloyu daha da ağırlaştırma riski taşıyor. Bölgedeki yurttaşlar için güvenli tahliye koridorlarının açılıp açılmayacağı ise belirsizliğini koruyor.

Tek taraflı ateşkes ilanı: Şam, SDG’ye Halep’ten çekilmesi için 6 saat süre verdi Haber

Tek taraflı ateşkes ilanı: Şam, SDG’ye Halep’ten çekilmesi için 6 saat süre verdi

Suriye’de merkezi yönetim ile Kürtlerin öncülüğündeki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında günlerdir süren çatışmaların ardından Şam yönetimi, Halep’in bazı mahallelerinde geçici ateşkes duyurdu. Savunma Bakanlığı, ateşkesin sivillerin korunması ve yeni bir askeri tırmanışın önlenmesi amacıyla ilan edildiğini açıkladı. Ateşkes 03.00’te başladı, çekilme için 09.00 sınırı kondu Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Şeyh Maksud, Eşrefiye ve Beni Zeyd çevresinde yerel saatle 03.00’ten itibaren geçerli olmak üzere ateşkes uygulandığı belirtildi. Açıklamada, SDG unsurlarının sabah 09.00’a kadar bu mahalleleri terk etmesi gerektiği vurgulandı. Çatışmalar can kaybı ve yerinden edilmeyi artırdı Halep’te son günlerde yoğunlaşan çatışmalarda en az 21 kişinin yaşamını yitirdiği bildirildi. Şam yönetiminin siviller için tahliye çağrısı yapmasının ardından çatışmaların şiddetlendiği, çok sayıda yurttaşın evlerini terk etmek zorunda kaldığı ifade ediliyor. Taraflar sivilleri ve altyapıyı hedef almakla suçlaşıyor Şam yönetimi ile SDG, ambulans ekipleri ve hastaneler dahil olmak üzere sivil mahallelerin ve altyapının kasıtlı olarak hedef alındığı iddiaları üzerinden karşılıklı suçlamalarda bulunuyor. SDG’ye bağlı iç güvenlik birimleri ise Şam güçlerine ait iki zırhlı aracın imha edildiğini ve karşı tarafa kayıplar verdirildiğini öne sürdü. Valilikten “saf değiştirme” açıklaması geldi Halep Valisi Azzam el-Garib, perşembe akşamı yaptığı açıklamada, çok sayıda SDG mensubunun saf değiştirdiğini ya da bölgeden kaçtığını, güvenlik güçlerinin mahallelere konuşlanmaya hazırlandığını söyledi. Siyasi süreçte tıkanma çatışmaları derinleştirdi Çatışmalar, Şam yönetimi ile SDG arasında yürütülen siyasi müzakerelerin tıkandığı bir dönemde yaşanıyor. Geçici Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara liderliğindeki yönetim, mart ayında SDG ile 2025 sonuna kadar Suriye ordusuna entegrasyon konusunda anlaşmaya varmıştı. Ancak entegrasyonun yöntemi ve komuta yapısı başlıklarında uzlaşı sağlanamaması, sahadaki gerilimi yeniden tırmandırdı. Türkiye faktörü ve bölgesel arka plan Türkiye, SDG çatısı altındaki YPG’yi PKK’nın Suriye kolu olarak tanımlıyor ve bu yapıyı ulusal güvenliğine tehdit olarak görüyor. Ankara, geçmiş yıllarda Suriye’nin kuzeyinde YPG/SDG hedeflerine yönelik askeri operasyonlar yürütmüştü. PKK, Türkiye’nin yanı sıra Avrupa Birliği ve ABD dahil birçok ülke tarafından terör örgütü kabul ediliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.