SON DAKİKA

#Cezaevleri

HABER DEĞER - Cezaevleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cezaevleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yeni İnfaz Düzenlemesi geliyor: "Genel Af Değil, Reformist Bir Adım" Haber

Yeni İnfaz Düzenlemesi geliyor: "Genel Af Değil, Reformist Bir Adım"

"Cezaevlerindeki Kalabalıklaşma Sorunu İçin Çalışılıyor" Türkiye Basın Federasyonu tarafından düzenlenen Anadolu Sohbetleri programına katılarak gazetecilerin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, cezaevlerindeki yoğunluk ve yeni infaz düzenlemesine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Cezaevlerindeki hükümlü sayısının 440 bini geçtiğine dikkat çeken Uçum, kalabalıklaşma sorununu gidermek amacıyla Adalet Bakanlığı ve kurulun yoğun bir çalışma yürüttüğünü belirterek konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı: "440'ı geçti cezaevlerindeki hükümlü sayısı. Cezaevleri açısından bir kalabalıklaşma sorunumuz var arkadaşlar. Bu kalabalıklaşma sorununu gidermek için Adalet Bakanlığımızın çok yoğun çalışmaları var. Bu Politikalar Kurulumuzla birlikte yaptıkları çalışmalar da var." Terörsüz Türkiye süreciyle bağlantılı özel yasanın başka düzenlemelere emsal teşkil etmemesi gerektiğinin altını çizen Uçum, söz konusu yasadan tamamen bağımsız olarak genel bir infaz hukuku düzenlemesi üzerinde çalışıldığını açıklayarak şunları kaydetti: "Bu kanundan tamamen bağımsız olarak. Bu kanun hiçbir şeye emsal olmasın arkadaşlar. Bu kanun özel bir kanun, kendine özgü bir kanun, asla emsal olabilecek bir kanun değil. Ama genel olarak bir infaz hukuku düzenlemesi üzerinde çalışılıyor. Bu çok önemli." "Mahkumlar İçin Adil, Mağdurlar İçin Tatminkâr Bir Sistem" Düzenlemenin genel af anlamına gelip gelmediği sorulan Uçum, bunun bir infaz hukuku düzenlemesi olduğunu vurgulayarak yeni sistemin temel ilkesini şu sözlerle açıkladı: "İlkemiz şu: Mahkumlar için adil, mağdurlar için tatminkâr bir infaz sistemine geçiyoruz. Ne mağdurları tatmin etmek konusunda bir zararlandırıcı sonuç doğuracak ne de adil infaz sistemini ihlal edecek uygulamalar yapacağız." İnfaz süresi ve parametrelerine ilişkin iyileştirmelerin gündemde olabileceğini belirten Uçum, "Bu genel bir infaz hukuku düzenlemesi. Burada da yine iyileştirmeler olabilir. Sürelerle ilgili olabilir vesaire. Ama buna ilişkin çalışmaları, parametrelerini Adalet Bakanlığımız zaten çok çalıştı, kurullar çok çalışma yaptı. Önümüzdeki dönemde infaz hukukuna ilişkin reformist bakış açısıyla bunu gündeme getireceğiz" dedi. FETÖ ve Diğer Terör Örgütleri İçin İstisnalar Korunacak Yeni infaz düzenlemesinin kapsamına ve terör suçlarını kapsayıp kapsamayacağına değinen Uçum, genel bir düzenleme yapılsa bile bazı istisnaların olacağını ifade etti. Özellikle FETÖ ve diğer terör örgütleri konusundaki devlet hassasiyetlerinin ciddiyetle devam ettiğini vurgulayan Uçum şu değerlendirmelerde bulundu: "Birincisi infaz hukuku düzenlemesi, yani genel düzenleme olsa bile birtakım istisnalar olur değerli arkadaşlar. Özellikle FETÖ ve diğer terör örgütleriyle ilgili devletin hassasiyetleri çok ciddi biçimde devam ediyor. Bu konuda bazı istisnaların korunması beklenir. Suçlar bakımından da istisnalar olabilir. Yani toplumu ciddi biçimde rahatsız eden suçlarla ilgili düzenlemelerde farklı uygulamalar olabilir." Çalışmaların henüz teknik aşamada olduğunu ve somut metin ortaya çıktığında kapsamın daha net tartışılabileceğini belirten Uçum, "Bunlar somut olarak ortaya çıktığında tartışılır. Çünkü bu o kadar teknik, zor ki şu anda bunlara ilişkin somut unsurları ifade etmek çok zor. Ama dediğim gibi FETÖ ve benzeri terör örgütlerine ilişkin istisnalar, kısıtlar konabilir" diye konuştu. Selahattin Demirtaş'ın Durumu ve Sürece Yönelik Değerlendirmeler Selahattin Demirtaş'ın süreçten yararlanıp yararlanamayacağına yönelik soruları da yanıtlayan Uçum, Demirtaş'ın yargılandığı davadan ceza aldığını hatırlatarak, ilgili süreç tamamlandıktan sonra başvuruda bulunmasını engelleyen bir durum olmadığını ifade etti. Uçum konuyla ilgili şunları söyledi: "Şimdi Selahattin Demirtaş sonuçta yargılandığı davadan bir ceza aldı. Cezası infaz edildi. Eğer bu yasayla ilgili Resmi Gazete'de değişme, Meclis Başkanlığı'nın teyidine ilişkin karar ilan edildikten sonra altı aylık süre başladıktan sonra başvurmak isterse başvurmasını sınırlayan bir engel yok. Ama başvuru yaptığında mahkeme dediğim konularda bunun başvurusunu değerlendirecek. Yani örgütsel bakımdan kapsama giriyor mu, kişi bakımından kapsama giriyor mu, suç bakımından kapsama giriyor mu, istisna suçlardan mı değil mi, onlara göre değerlendirecektir. Nihayetinde oradaki kararı ilgili mahkeme verecektir." Demirtaş'ın sürece destek veren açıklamalarını pozitif bir tutum olarak değerlendiren Uçum, buna karşın Milli Güvenlik Kurulu kararlarına yönelik yaklaşımını ise eleştirdi. PKK ile diğer terör örgütlerinin şartlarının niteliksel ve niceliksel açıdan çok farklı olduğunu belirten Uçum, makro ve mikro süreçler arasındaki farka dikkat çekerek devletin koşullara göre farklı yöntemler izleyebileceğini sözlerine ekledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Sağlık ve hak örgütlerinden çağrı: Yüksek güvenlikli cezaevleri kapatılsın Haber

Sağlık ve hak örgütlerinden çağrı: Yüksek güvenlikli cezaevleri kapatılsın

Aralarında Türk Tabipleri Birliği (TTB), İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV)'nin de bulunduğu sağlık, hukuk ve insan hakları örgütleri, S tipi, Y tipi ve yüksek güvenlikli cezaevlerinin kapatılması için ortak açıklama yaptı. Açıklama, TTB Genel Merkezi'nde düzenlenen basın toplantısıyla kamuoyuna duyuruldu. Salonun arkasına, bu talebi yansıtan “S Tipi, Y Tipi ve Yüksek Güvenlikli Hapishaneler Kapatılsın” yazılı pankart asıldı. “Cezaevleri cezalandırma aracı haline geldi” TTB Başkanı Prof. Dr. Alpay Azap, söz konusu cezaevi modellerinin, mahpusları bedensel, ruhsal ve sosyal açıdan izole eden yapılar haline geldiğini belirtti. Bu cezaevlerinin, bireyleri kişiliksizleştirme, güçsüzleştirme ve insanlıktan uzaklaştırma amacıyla kullanıldığını vurgulayan Azap, şunları söyledi: “Bu yapılar, insan hakları ihlallerinin yoğunlaştığı mekânlara dönüşmüştür.” Avrupa'nın en yüksek mahpus oranı Türkiye’de Azap, Avrupa Konseyi’nin 2022 verilerine göre, Türkiye’nin her 100 bin kişide 355 mahpus oranıyla Avrupa’nın en yüksek cezaevi nüfusuna sahip ülkesi olduğunu belirtti. Avrupa ortalamasının 117 olduğunu hatırlatan Azap, şunları söyledi: 2020–2023 yılları arasında yapılan infaz düzenlemeleriyle yaklaşık 200 bin kişi tahliye edilse de, bu düzenlemelerin siyasi mahpusları kapsam dışı bıraktığını vurguladı. 2020’den bu yana toplam 93 yeni cezaevi açıldığını, sadece 2024’te 12 yeni cezaevinin daha planlandığını söyledi. Yüksek güvenlikli cezaevlerinde mahpusların büyük çoğunluğunun, 12-13 metrekarelik hücrelerde tek başına tutulduğunu belirten Azap, şu ayrıntıları paylaştı: Pencerelerin demir ve çelik ağlarla kapatıldığı, doğal ışık ve hava akışının engellendiği, Hücrelerde ve havalandırma alanlarında kameraların bulunduğu, Elektronik kapı sistemlerinin acil durumlarda ciddi risk oluşturduğu, Mahpusların, günde sadece 1,5 saat havalandırmaya çıkarıldığı, ancak bu alanların da kafes benzeri yapılarla sınırlandığı... Bu koşulların, mahpuslarda duygu durum bozukluklarından kansere kadar birçok sağlık sorununa yol açtığını ifade etti. “Açlık grevlerine yol açıyor” Azap, infaz yasasının eşitlik ilkesine aykırı uygulandığını, siyasi tutukluların tahliye edilmediğini ve hak arayışlarının cezalandırıldığını belirtti. Bu durumun, birçok tutsağı süresiz açlık grevine ittiğini, grevde olanların sağlık durumlarının ise kritik seviyeye ulaştığını vurguladı. “Bu cezaevleri, mahpusları yaşam haklarını tehdit eden koşullara mecbur bırakıyor.” Kampüs cezaevleri personeli de izole ediyor Ayrıca, kampüs tipi cezaevlerinin şehir merkezlerinden uzak inşa edildiğine dikkat çeken Azap, bu durumun mahpusların aile ve avukatlarıyla iletişimini zorlaştırdığını ifade etti. Cezaevi personelinin de lojman, okul ve market gibi alanlarla izole edildiğini, bunun ise mesleki tükenmişlik yarattığını belirtti. TTB, İHD, TİHV, ÖHD, SES, TUHAD-FED ve TAYAD, ortak açıklamayla şu talepleri dile getirdi: Yeni yüksek güvenlikli cezaevi projeleri durdurulmalı Mevcut S, Y tipi ve yüksek güvenlikli cezaevleri kapatılmalı İnsan haklarına uygun, adil yargılamanın esas alındığı bir hukuk sistemi inşa edilmeli “Cezaevleri, toplumu kontrol etme ve cezalandırma aracı olmaktan çıkarılmalı; özgürlük ve adalet temelinde bir sistem kurulmalıdır.” Hazırladığım bu versiyonu bir haber sitesinde, dergide veya raporda rahatlıkla kullanabilirsin. İstersen kısa sosyal medya metni ya da görsel başlık da hazırlayabilirim. Yardımcı olayım mı? ,

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.