SON DAKİKA

#Çin

HABER DEĞER - Çin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çin haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kılıçdaroğlu: "Mekke İttifakı İran'sız olmaz" Haber

Kılıçdaroğlu: "Mekke İttifakı İran'sız olmaz"

Bolu Abant’ta düzenlenen kampta basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, piyasalardaki usulsüzlüklere değinerek, "Özellikle eski bir bakanın borsadaki grubundan büyük pay kapması gibi gelişen olaylar aslında siyasetin kirlilikten arınmasının problemi olacak. Artık bu ülkede siyasi ahlak kanunu veya siyasi etik kanunu çıkması gerekiyor" dedi. İktidara çağrıda bulunan CHP Lideri, "AK Parti, gerçekten 'AK' Parti olmak istiyorsa gelsin el birliğiyle parlamentodan, hatta oy birliğiyle bir yasa çıkaralım. Bunun adı Siyasi Etik Yasası mı olur, Siyasi Ahlak Yasası mı olur? Belli kuralları getirelim ama bu kuralların mutlaka yaptırımları da olmalı" ifadelerini kullandı. Numan Kurtulmuş'a tepki TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un tutumunu eleştiren Kılıçdaroğlu, "Numan Bey Meclis’in ayıbını örtemez. Çok sayıdaki milletvekili Meclis’te olmadığı halde sahte oy pusulası gönderiyorsa ve Meclis Başkanı sesini çıkarmıyorsa o koltukta bir gün bile oturmaması lazım. Sahte oy pusulası gönderen milletvekillerine tek kelime etmeyen bir Meclis Başkanından ülkeye hayır gelmez. Eğer gerçekten ülke kirlilikten arınacaksa önce o başkandan arınmalı" diye konuştu. Yerel yönetimler ve sistem tartışmaları Yerel yönetimlerdeki müdahalelere de tepki gösteren Kılıçdaroğlu, "Halkın vermediği yetkiyi ayak oyunlarıyla almak ayıptır. Bir belediyeyi bir parti kazanmışsa en azından CHP'li birisinin gelmesi ve orada başkanlık görevini sürdürmesi gerekir. Ayak oyunlarıyla, para vererek insanların iradelerini satın alarak kendinize yeni başkan seçiyorsunuz. Bunun adı siyasal ayıptır" dedi. Adaylık tartışmalarının ekonomik krizin üstünü örtmek için kullanıldığını savunan Kılıçdaroğlu, "Ben Cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışmalarını ekonomideki kötü gidişin örtülmesi olarak görüyorum. Memleket yangın yerine dönmüş, biz kim gelecek onu tartışıyoruz. Cumhurbaşkanı adayını tartışmak yerine rejimi tartışmak lazım. Bir ülke bir kişiye teslim edilir mi? Bu sistem nereye götürecek Türkiye'yi?" değerlendirmesinde bulundu. İstanbul İl Başkanlığı süreci hakkında da konuşan Kılıçdaroğlu, mahkeme kararı nedeniyle bekletilen görev için İstanbul il başkanını yaklaşık bir ay önce belirlediklerini ve Parti Meclisi yönetim kurulunda karar çıktığını ifade etti. Muhalefetin iş birliği yapmasının zorunlu olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, "Türk siyasetçisi sonuç almak istiyorsa mutlaka iş birliği yapmak zorunda. Yüzde 51'i tek başınıza alma şansınız yoksa iş birliği yapacaksınız. Ancak iktidar olduktan sonra çatışma yaşanmaması için neyi nasıl yapacağımızı önceden masaya koymalıyız" dedi. "Mekke İttifakı İran'sız olmaz" Bölgesel gelişmelere ve dış politikaya da değinen Kılıçdaroğlu, Mekke İttifakı'nın İran'sız olamayacağını belirterek, "İran göz ardı edilerek bölgede bir anlaşma yapılması kolay değil. Türkiye bir savaşın içine çekilirse çok büyük bir tehlike olur. Çünkü Şii-Sünni ayrışması bölgedeki en büyük risktir. Dışişlerindeki bürokratların bunu dikkate alacağını düşünüyorum" uyarısında bulundu. Doğu Akdeniz politikasını desteklediklerini aktaran Kılıçdaroğlu, "Kıbrıs Barış Harekâtı Türkiye’nin ufkunu açtı. Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon yatakları üzerinde hakkımız var. Libya ile yapılan anlaşma Türkiye’nin hem Doğu Akdeniz’de hem Ege’de haklarına sahip olmasının yolunu açtı" diyerek "KKTC" yerine doğrudan "Kıbrıs Türk Cumhuriyeti" denmesi gerektiğini dile getirdi. Dünyadaki küresel dengelere dikkat çeken Kılıçdaroğlu, "ABD kendi içine ve Çin'e odaklandığı için NATO'nun gücü giderek zayıflıyor. Trump NATO'yu parçaladı. ABD'nin egemenliği nereye kadar sürer bilemiyoruz ama Çin sel gibi geliyor" sözleriyle değerlendirmelerini tamamladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

OECD'den Türkiye için yeni rapor: Enflasyonda düşüş beklentisi sürüyor Haber

OECD'den Türkiye için yeni rapor: Enflasyonda düşüş beklentisi sürüyor

Büyüme tahminlerinde aşağı yönlü revizyon Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), küresel ekonomik gelişmeler ve jeopolitik riskler doğrultusunda hazırladığı ara dönem Ekonomik Görünüm raporunu kamuoyuyla paylaştı. "Arka Arkaya Şoklarla Başa Çıkmak" adını taşıyan raporda, Türkiye ekonomisinin performansına yönelik güncel öngörülere yer verildi. Geçtiğimiz yıl yüzde 3,7 oranında büyüme kaydeden Türkiye için daha evvel paylaşılan büyüme beklentileri bu dönemde aşağı çekildi. Buna göre büyüme oranı bu yıl için 0,4 puanlık azalışla yüzde 2,7 seviyesine gerilerken, önümüzdeki yıl için ise 0,2 puanlık düşüşle yüzde 3,6 olarak belirlendi. Dezenflasyon süreci ve para politikası vurgusu Raporda, ülkede hâlâ hissedilen enerji ve maliyet baskılarına karşın dezenflasyon sürecinin kararlılıkla süreceği sinyali verildi. Enflasyon oranlarının gerileme eğilimini sürdüreceği öngörülen çalışmada, tüketici enflasyonunun bu yılın sonunda yüzde 31,5 düzeyine, gelecek yıl ise yüzde 24,7 seviyesine ineceği tahmin edildi. Kurum, söz konusu enflasyon düşüşüyle birlikte para politikasında yaşanacak gevşemenin ekonomik büyüme dinamiklerini destekleyeceğini kaydetti. Küresel ekonomide jeopolitik riskler Küresel iktisadi görünümün şekillenmesinde Orta Doğu'daki çatışmaların ve bu krizlere kalıcı çözüm bulunup bulunamayacağının belirleyici olmaya devam ettiği ifade edildi. Arz zincirlerinin jeopolitik gerilimler, aşırı hava olayları ve ticaret kısıtlamaları yüzünden zorlandığı belirtilirken, yapay zeka sektörüne yapılan devasa yatırımların üretim ve ticareti canlı tuttuğu aktarıldı. Birçok devlette uzun vadeli faiz oranlarının son 15 yılın en yüksek noktasına tırmandığına dikkat çekilerek, küresel büyüme beklentisinin bu yıl için yüzde 2,9'a çıkarıldığı, gelecek yıl için ise yüzde 3 olarak güncellendiği duyuruldu. OECD verilerinde ülkeler arasındaki ekonomik ayrışmalar da net bir şekilde gözler önüne serildi. Yıl genelinde en yüksek büyüme oranına yüzde 7,8 ile Hindistan'ın ulaşacağı, bu ülkeyi yüzde 5,2 ile Endonezya'nın izleyeceği öngörüldü. ABD'nin yüzde 2,2, Çin'in yüzde 4,5 ve Avro Bölgesi'nin yüzde 1 oranında büyüyeceği tahmin edilirken, petrol üretim ve ihracatındaki azalmalar nedeniyle Suudi Arabistan ekonomisinin yüzde 1,8 oranında küçüleceği öngörüldü. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

ABD itiraf etti: Uzaya silah konuşlandırılmış Haber

ABD itiraf etti: Uzaya silah konuşlandırılmış

"Yörüngedeki silah ABD güçlerini korumak için gerekli" Uzaydaki askeri rekabet her geçen gün tırmanırken ABD'den stratejik bir itiraf geldi. ABD Hava Kuvvetleri Bakanı Troy Meink, yörüngeye silah konuşlandırıldığını ilk kez kamuoyuna duyurdu. Yörüngedeki silahın ABD güçlerini "düşmanların" olası saldırılarından korumak amacıyla hayata geçirildiğini savunan Meink, geliştirilen sistemin teknik yetenekleri veya ne zaman yörüngeye yerleştirildiği konusunda ise bilgi vermekten kaçındı. Rusya ve Çin'in uzaydaki askeri çalışmalarına karşılık kapasitelerini artırdıklarını belirten ABD Uzay Kuvvetleri, uzay kontrolünün rekabet ve üstünlük alanı olduğuna dikkat çekti. Kuvvet yetkilileri tarafından yapılan açıklamada, "Uzay kontrolü, uzay alanında rekabet etmek ve kontrol sağlamak için gerekli görev alanlarını kapsar. Bunun için gerektiğinde rakiplerin kabiliyetlerini bozma, zayıflatma ve hatta yok etme amacıyla kinetik ve kinetik olmayan yöntemler kullanır" ifadelerine yer verildi. Washington yönetimi; Çin’in uzay ve karşı-uzay kabiliyetleri geliştirdiğini, Rusya’nın ise uzayı doğrudan bir savaş alanı olarak gördüğünü savunuyor. Trump’ın Kararnamesi Atılan bu adımın arkasında ABD Başkanı Donald Trump’ın geçtiğimiz yıl imzaladığı kritik başkanlık kararnamesi bulunuyor. Trump yönetimi, uzay tabanlı yeteneklerin ve önleyici füzelerin, ülkeyi hava kaynaklı tehditlerden korumayı hedefleyen "Altın Kubbe" savunma sisteminin en kilit parçası olduğunu savunuyor. İmzalanan kararname ile ABD Uzay Kuvvetleri'nin yalnızca pasif bir varlık koruma gücü olmaktan çıkıp, gerektiğinde aktif saldırı kapasitesine de sahip olması öngörülmüş; bu durum uzay tabanlı savunma ve önleyici sistemlerin geliştirilmesinin önünü tamamen açmıştı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Nepal felaketinde can kaybı artmaya devam ediyor Haber

Nepal felaketinde can kaybı artmaya devam ediyor

Güney Asya'nın dağlık coğrafyasında yer alan Nepal, Rasuwa ve Nuwakot bölgelerini esir alan asrın en büyük doğa felaketlerinden biriyle sarsılıyor. Bölgeden yükselen son resmi verilere göre hayatını kaybedenlerin sayısı 270'e yükselirken, sahadan gelen bilgiler felaketin boyutunun ciddiyetini koruduğunu gösteriyor. Olayın hemen ardından başlatılan incelemelerde, ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi (USGS) ile Uluslararası Dağlık Kalkınma Merkezi uzmanları sismik hareketliliğin kaynağını netleştirdi. Başlangıçta geleneksel bir deprem zannedilen 5,2 büyüklüğündeki sarsıntının, devasa bir buzul kütlesinin yerinden koparak çökmesi sonucu meydana geldiği kesinleşti. Dağlık kesimden aşağıya doğru hızla yuvarlanan buz kütlelerinin tetiklediği çığ ve sonrasında gelen yoğun çamur dalgası, nehir yataklarını taşırdı ve güzergah üzerindeki yerleşim yerleri ile kamu yapılarını tamamen haritadan sildi. 826 kişiden haber alınamıyor Nepal Ulusal Afet Riskini Azaltma ve Yönetim Kurumu tarafından yapılan açıklamada, felaket bölgesinde 826 kişiye henüz ulaşılamadığı duyuruldu. Çin devlet televizyonu CCTV'nin aktardığı bilgilere göre, sınırın Tibet tarafında da hissedilen felakette kaybolan kişilerden 260'ının yabancı uyruklu olduğu tespit edildi. Nepal Turizm Kurulu ve ilgili dışişleri temsilciliklerinden derlenen verilere göre, metrelerce kalınlıktaki çamur tabakasının altında kaldığı değerlendirilen kayıp turistler 179 Hindistan vatandaşı, 65 ABD vatandaşı, 53 Ukrayna vatandaşı, 51 Malezya vatandaşı, 35 Avustralya vatandaşı, 33 İngiltere vatandaşı, 25 Kanada vatandaşı olduğu açıklandı. Havadan ve karadan yoğun kurtarma operasyonu Felaket bölgesinde mahsur kalan vatandaşları kurtarmak ve kayıp kişilere ulaşmak amacıyla geniş çaplı bir operasyon yürütülüyor. Nepal Polis Departmanı sahaya 4 bin 50 personel sevk ederken, Nepal Ordusu da son derece çetin hava ve coğrafi koşullara rağmen askeri helikopterlerle havadan tahliye çalışmalarına hız katmış durumda. Yürütülen bu operasyonlar sayesinde şu ana kadar sel sularının ve çamurun ortasında mahsur kalan 100'ü aşkın kişinin güvenli alanlara nakledildiği bildirildi. Yıkımın en ağır şekilde hissedildiği Rasuwa ve Nuwakot hatlarında arama kurtarma faaliyetleri aralıksız sürdürülüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.