SON DAKİKA

#Çin

HABER DEĞER - Çin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çin haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çin, Rusya ve Kuzey Kore hattı yeni bir stratejik cephe mi oluşturuyor? Haber

Çin, Rusya ve Kuzey Kore hattı yeni bir stratejik cephe mi oluşturuyor?

Son yıllarda küresel jeopolitik dengeler hızla değişirken, Çin, Rusya ve Kuzey Kore arasındaki ilişkiler yeni bir güvenlik mimarisinin habercisi olarak değerlendiriliyor. Özellikle Rusya’nın Ukrayna savaşı sonrası Kuzey Kore ile geliştirdiği askeri iş birliği ve Çin’in bu dengeyi koruma çabası, yalnızca kara ve deniz değil, uzay ve teknoloji alanlarında da yeni bir rekabet sürecini tetikliyor. Uzmanlara göre bu üçlü yapı, gelecekteki savaşların doğasını köklü biçimde değiştirebilir. Rusya-Kuzey Kore ittifakı güçleniyor Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 2024 yılında Pyongyang’a yaptığı ziyaret ve Kim Jong Un ile imzaladığı kapsamlı stratejik ortaklık anlaşması, iki ülke arasında fiili bir askeri ittifakın başlangıcı olarak değerlendiriliyor. Kuzey Kore’nin Rusya’ya sağladığı topçu mühimmatı, füze sistemleri ve asker desteği, Ukrayna savaşında doğrudan etkili oldu. İstihbarat raporlarına göre Pyongyang, Rusya’nın cephede kullandığı mühimmatın yaklaşık yarısını sağladı. Kuzey Kore sahada deneyim kazanıyor Rusya’ya gönderilen binlerce Kuzey Kore askeri, modern savaş teknikleri konusunda sahada doğrudan deneyim kazanıyor. Bu askerler insansız hava araçları kullanımı, elektronik harp ve topçu koordinasyonu gibi alanlarda eğitim alarak ülkeye geri dönüyor. Bu durum, Kuzey Kore’nin klasik ve sınırlı görülen askeri yapısını daha modern ve esnek bir yapıya dönüştürmesine olanak sağlıyor. Ayrıca Ukrayna sahası, Pyongyang için adeta bir “canlı test laboratuvarı” işlevi görüyor. Teknoloji transferi hız kazanıyor Analizlere göre Rusya, Kuzey Kore’ye uydu teknolojileri, elektronik harp sistemleri ve gelişmiş savunma ekipmanları konusunda destek sağlıyor. Bu iş birliği, Pyongyang’ın gözetleme kapasitesini artırırken aynı zamanda düşman uydularına karşı saldırı yeteneklerini geliştirmesine zemin hazırlıyor. Kuzey Kore lideri Kim Jong Un’un düşman uydularını hedef alabilecek sistemlerin geliştirilmesini onaylaması, uzayın artık doğrudan askeri rekabet alanı haline geldiğini gösteriyor. Çin denge politikası izliyor Çin, Kuzey Kore’nin tamamen Rusya’ya yakınlaşmasını engellemek için diplomatik ve ekonomik ilişkilerini yeniden güçlendirme yoluna gidiyor. Üst düzey temasların artması ve ticaretin pandemi öncesi seviyelere yaklaşması, Pekin’in Pyongyang üzerindeki etkisini koruma çabasını yansıtıyor. Ancak bu durum, Çin’in Kuzey Kore üzerindeki baskı kapasitesini de sınırlıyor. Çünkü aşırı baskı, Pyongyang’ın tamamen Moskova’ya yönelmesine neden olabilir. Savaş riski küreselleşiyor Uzmanlara göre Kore Yarımadası’nda çıkabilecek bir savaş artık yalnızca Kuzey ve Güney Kore arasında kalmayacak. Rusya ve Çin’in doğrudan ya da dolaylı müdahalesi, çatışmayı küresel bir krize dönüştürebilir. Bu senaryoda yalnızca konvansiyonel güçler değil, nükleer silahlar ve uzay tabanlı sistemler de devreye girebilir. Bu da modern savaşın çok katmanlı ve kontrol edilmesi zor bir yapıya evrilmesine neden oluyor. Yeni savaş doktrini şekilleniyor Çin, Rusya ve Kuzey Kore’nin stratejik yakınlaşması, savaşın artık tek bir alanda değil; uzay, siber alan ve fiziksel cephelerin eş zamanlı kullanıldığı bir modele dönüştüğünü gösteriyor. Bu yeni doktrinde amaç, doğrudan çatışmadan ziyade karşı tarafın iletişim, istihbarat ve koordinasyon altyapısını çökertmek. Bu nedenle uzay sistemleri, modern savaşın en kritik bileşenlerinden biri haline geliyor. Güç dengesi yeniden kuruluyor Ortaya çıkan tablo, Çin’in uzay stratejisiyle sınırlı olmayan, çok daha geniş bir güç mücadelesine işaret ediyor. Rusya’nın askeri deneyimi, Kuzey Kore’nin agresif kapasitesi ve Çin’in stratejik denge politikası birleştiğinde, dünya yeni ve daha karmaşık bir güvenlik dönemine giriyor. Bu süreçte uzay, yalnızca keşif alanı değil; küresel güç rekabetinin en kritik sahalarından biri olarak öne çıkıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Çin’in uzay stratejisinin gerçek amacı ne? Haber

Çin’in uzay stratejisinin gerçek amacı ne?

Küresel rekabet atmosferin ötesine taşınırken, Çin’in uzay politikaları giderek daha fazla mercek altına alınıyor. ABD ile süregelen rekabet, klasik savaş anlayışının ötesine geçerek uydu sistemleri, siber kapasite ve elektronik harp üzerinden şekilleniyor. Uzmanlara göre bugün “uzay savaşı” denildiğinde kastedilen, lazerli çatışmalardan çok, kritik altyapıların kontrolüne dayalı teknolojik üstünlük yarışı. Çin uzayı klasik bir keşif alanı olarak görmüyor Çin Halk Kurtuluş Ordusu bünyesinde oluşturulan Stratejik Destek Gücü, uzay, siber ve elektronik harp alanlarını tek merkezde topluyor. Bu yapı, Çin’in uzayı askeri planlamanın ayrılmaz bir parçası haline getirdiğini açık biçimde ortaya koyuyor. Modern orduların iletişim, istihbarat ve navigasyon sistemlerinin büyük ölçüde uydulara bağlı olması, bu alanı son derece kritik hale getiriyor. Bu nedenle uzayda üstünlük, doğrudan yeryüzündeki askeri ve siyasi gücü etkileyen bir faktör olarak değerlendiriliyor. Anti-uydu teknolojileri, sistemleri etkisiz hale getirmeye odaklanıyor Çin, 2007 yılında gerçekleştirdiği testle bir meteoroloji uydusunu imha ederek anti-uydu kapasitesini göstermişti. Bu test uluslararası alanda ciddi endişelere yol açarken, uzayda oluşan enkaz sorunu da gündeme gelmişti. Ancak günümüzde yaklaşım değişmiş durumda. Fiziksel imha yerine; elektronik karıştırma (jamming), sinyal kesme, lazerle sensör körleme ve siber müdahaleler gibi yöntemler ön plana çıkıyor. Bu teknikler hem daha düşük maliyetli hem de saldırının kaynağını gizleme avantajı sağladığı için tercih ediliyor. ABD ile Çin arasındaki rekabet uzay teknolojileri üzerinden yeni bir boyuta taşınıyor United States ile Çin arasındaki rekabet, yalnızca ekonomi ya da kara ve deniz gücüyle sınırlı kalmıyor. NASA ve Çin Ulusal Uzay İdaresi arasındaki dolaylı yarış, Ay görevlerinden uydu ağlarına kadar geniş bir alanda sürüyor. ABD’nin United States Space Force’u kurarak uzayı resmi bir askeri alan olarak tanımlaması, Çin’in de bu alandaki yatırımlarını hızlandırmasına neden oldu. Böylece iki ülke arasında görünmeyen ama sürekli devam eden bir rekabet ortaya çıktı. Mevcut uluslararası hukuk uzaydaki yeni tehditleri düzenlemekte yetersiz kalıyor 1967 tarihli Outer Space Treaty, uzayın barışçıl kullanımını esas alsa da günümüz teknolojik gelişmelerine tam anlamıyla yanıt veremiyor. Antlaşma, kitle imha silahlarını yasaklıyor ancak anti-uydu sistemleri ya da elektronik harp faaliyetleri gibi modern tehditleri açıkça kapsamıyor. Bu boşluk, büyük güçlerin gri alanlarda hareket etmesine ve açık bir çatışma ilan edilmeden rekabet yürütmesine zemin hazırlıyor. Uzayda doğrudan savaş ihtimali düşük olsa da görünmeyen bir mücadele çoktan başlamış durumda Uzmanlara göre kısa vadede uzayda klasik anlamda silahlı çatışmalar beklenmiyor. Ancak bu durum rekabetin olmadığı anlamına gelmiyor. Bugün uzayda yürütülen mücadele; uyduların devre dışı bırakılması, GPS sinyallerinin bozulması ve iletişim ağlarının kesintiye uğratılması gibi yöntemlerle sürdürülüyor. Bu nedenle uzay, sessiz ama son derece etkili bir mücadele alanı haline gelmiş durumda. Çin’in uzay stratejisi, kriz anlarında üstünlük kurmaya dayanıyor Çin’in yaklaşımı, doğrudan bir savaş başlatmaktan ziyade, olası bir küresel kriz durumunda kritik sistemleri kontrol edebilecek kapasiteyi inşa etmeye odaklanıyor. Bu çerçevede uzay, yalnızca bilimsel keşiflerin değil, aynı zamanda küresel güç dengelerinin yeniden şekillendiği stratejik bir alan olarak öne çıkıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Orta Doğu’da dolar krizi: ABD, Irak’ın 500 milyon dolarını durdurdu Haber

Orta Doğu’da dolar krizi: ABD, Irak’ın 500 milyon dolarını durdurdu

Wall Street Journal’ın ABD’li ve Iraklı yetkililere dayandırdığı haberine göre, sevkiyatın Irak Merkez Bankası’na ulaştırılması planlanıyordu. Ancak Washington yönetimi, paranın İran’a yakın silahlı grupların eline geçebileceği gerekçesiyle transferi engelledi. Bağdat’a ikinci dolar şoku Bu karar, şubat ayından bu yana Irak’a yapılacak dolar sevkiyatlarında yaşanan ikinci büyük gecikme oldu. Irak Merkez Bankası’na yönelik dolar transferlerinin yavaşlaması, ülkede ciddi bir likidite krizine yol açabileceği endişesini artırdı. ABD’li yetkililer, kısıtlamanın geçici olduğunu savunsa da, Irak yönetimi kararın piyasalar üzerindeki etkisinden endişe ediyor. Askeri programlara da fren Kararın yalnızca para transferiyle sınırlı kalmadığı, bazı terörle mücadele ve askeri eğitim programlarına sağlanan finansmanın da geçici olarak durdurulduğu belirtildi. Bu gelişme, Irak ile ABD arasındaki ilişkilerde yeni bir gerilim başlığı olarak değerlendiriliyor. BAE’den “döviz takas hattı” önerisi Krizin ardından Birleşik Arap Emirlikleri’nden dikkat çekici bir öneri geldi. BAE’li yetkililerin, olası bir likidite krizine karşı ABD ile bir “döviz takas hattı” kurulmasını gündeme getirdiği öne sürüldü. Böylece Körfez ülkelerinin dolara daha kolay ve düşük maliyetle erişmesi hedefleniyor. Ancak şu ana kadar Washington’a resmi bir başvuru yapılmadığı ifade edildi. Dolar yerine yuan mı kullanılacak? Haberde, bazı BAE’li yetkililerin, dolar rezervlerinin azalması halinde petrol satışlarında ve uluslararası işlemlerde Çin yuanının ya da başka para birimlerinin kullanılabileceğini söylediği de aktarıldı. Yetkililer, bölgede yaşanan gerilimin ve Donald Trump yönetiminin İran’a yönelik sert politikalarının, Körfez ülkelerini alternatif para arayışına ittiğini savunuyor. Uzmanlar, ABD’nin Irak’a yönelik dolar kısıtlamasının sürmesi halinde, Orta Doğu’da enerji ticaretinde doların hakimiyetinin ilk kez ciddi biçimde tartışılabileceğini belirtiyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Trump’ın ateşkes kararı altın fiyatlarını uçurdu Haber

Trump’ın ateşkes kararı altın fiyatlarını uçurdu

ABD ile İran arasında son günlerde nispeten sakinleşen gerilim, Trump’ın “Bombardımanlara yeniden başlayabiliriz” açıklamasıyla yeniden tırmandı. Özellikle Hürmüz Boğazı çevresindeki belirsizlik ve petrol fiyatlarındaki yükseliş, yatırımcıları yeniden güvenli liman olarak görülen altına yöneltti. Ons altın yeniden 4.750 dolar sınırında Küresel piyasalarda ons altın, gün içinde yüzde 4’ten fazla yükselerek yeniden 4.750 dolar sınırına dayandı. Uzmanlar, ABD ile İran arasında yürütülen görüşmelerin sonuçsuz kalması ve ateşkesin sona ermesi halinde altının yeni rekor seviyeleri test edebileceğini belirtiyor. Piyasalarda oluşan panik havası nedeniyle yatırımcıların hisse senedi ve riskli varlıklardan çıkarak altın ve dolara yöneldiği ifade ediliyor. Gram altın 6.800 TL’yi aştı Uluslararası piyasalardaki yükselişin etkisi Türkiye’de de hissedildi. Gram altın sabah saatlerinde 6 bin 800 lira seviyesini aşarken, gün içinde 6 bin 812 liraya kadar yükseldi. Çeyrek altın ve Cumhuriyet altınında da dikkat çeken artışlar yaşandı. Kuyumcular, son haftalardaki en yoğun talebin yeniden altına yöneldiğini belirtiyor. “Krizin büyümesi halinde yeni rekorlar gelebilir” Ekonomistler, ateşkesin uzatılmaması ve bölgede yeniden bombardımanların başlaması halinde altın fiyatlarında yeni sıçramalar yaşanabileceğini söylüyor. Özellikle Çin ile İran arasında yaşandığı öne sürülen askeri sevkiyat geriliminin de piyasaları tedirgin ettiği belirtiliyor. Analistler, kısa vadede ons altında 4.800 doların, gram altında ise 7 bin liranın üzerinin yeniden gündeme gelebileceği uyarısında bulunuyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Trump’tan İran’a yeni ültimatom: Ateşkesi uzatmayacağız Haber

Trump’tan İran’a yeni ültimatom: Ateşkesi uzatmayacağız

Donald Trump, CNBC’ye verdiği röportajda, iki haftalık ateşkesin süresi dolmak üzereyken İran’a yönelik sert mesajlar verdi. Trump, ateşkesin uzatılması ihtimaline ilişkin soruya, “Bunu istemiyorum. O kadar vaktimiz yok” yanıtını verdi. Trump, Washington yönetiminin müzakerelerde güçlü bir konumda olduğunu savunarak, İran’ın anlaşma dışında bir seçeneği kalmadığını söyledi. “Ordumuz bombardıman için hazır bekliyor” Donald Trump, Pakistan’ın başkenti İslamabad’da yapılması planlanan görüşmelerden sonuç çıkmaması halinde askeri operasyonların yeniden başlayacağını belirtti. Trump, “Yeniden bombalamaya başlayacağımızı tahmin ediyorum. Ordumuz başlamak için çok hevesli ve hazır bekliyor” ifadelerini kullandı. ABD Başkanı, İran’ın müzakere sürecini zaman kazanmak için kullandığını ve ateşkesi askeri kapasitesini yeniden toplamak amacıyla değerlendirdiğini öne sürdü. “Bu dolaylı bir rejim değişikliği” Donald Trump, İran’ın deniz ve hava kuvvetlerinin büyük ölçüde etkisiz hale getirildiğini iddia etti. Trump, “Onların deniz kuvvetlerini, hava kuvvetlerini ve liderlerini ortadan kaldırdık” derken, İran’daki mevcut yönetimin fiilen değiştiğini savundu. “Adını ne koyarsanız koyun, bu bir rejim değişikliğidir. Bunu açıkça yapacağımı söylememiştim ama dolaylı yoldan bunu gerçekleştirdim” dedi. Çin’e de mesaj verdi Trump, ABD güçlerinin İran’a gitmekte olan bir gemiye el koyduğunu ve gemide Çin’den gönderilen “uygunsuz bir hediye” bulunduğunu ileri sürdü. ABD Başkanı, bu gelişme nedeniyle Xi Jinping yönetimine de tepki göstererek, Çin ile İran arasındaki askeri temaslardan rahatsız olduğunu söyledi. Trump, “Çin Devlet Başkanı ile bir anlayış birliğine vardığımızı sanıyordum, bu yüzden şaşırdım” ifadelerini kullandı. Gözler İslamabad’daki görüşmelerde ABD ile İran arasında ikinci tur görüşmelerin bugün İslamabad’da yapılması bekleniyor. Ancak İran tarafı henüz heyet gönderip göndermeyeceğini açıklamadı. ABD heyetine JD Vance’ın başkanlık edeceği belirtilirken, İran’ın görüşmelere katılıp katılmayacağı konusundaki belirsizlik sürüyor. Trump’ın açıklamaları, ateşkesin sona ermesine saatler kala bölgede yeni bir çatışma ihtimalini güçlendirdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Çin: Japonya geçmişiyle yüzleşmeli, provokasyondan kaçınmalı Haber

Çin: Japonya geçmişiyle yüzleşmeli, provokasyondan kaçınmalı

Çin’den Japonya’ya “tarihsel sorumluluk” hatırlatması Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Japonya’nın İkinci Dünya Savaşı dönemindeki geçmişine işaret ederek, bölgedeki ülkeler karşısında tarihsel sorumluluk taşıdığını vurguladı. Açıklamada, Japonya’nın askeri hamlelerle öne çıkmak yerine geçmişiyle yüzleşmesi ve güvenlik politikalarında daha dikkatli davranması gerektiği ifade edildi. “Asya-Pasifik’in ihtiyacı barış” mesajı Pekin yönetimi, ABD ve Filipinler’in öncülüğünde gerçekleştirilen tatbikata ilişkin değerlendirmesinde, tek taraflı askeri güç kullanımının zararlarının artık açıkça görüldüğünü belirtti. Çin, Asya-Pasifik bölgesinin en büyük ihtiyacının barış ve istikrar olduğunu vurgulayarak, dış güçlerin dahil olduğu askeri faaliyetlerin bölünme ve cepheleşmeyi artırabileceği uyarısında bulundu. Tatbikata geniş katılım dikkat çekti 20 Nisan-8 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen Balikatan tatbikatı, Güney Çin Denizi çevresinde gerçekleştiriliyor. Tatbikata: ABD ve Filipinler’in yanı sıraAvustralya, Yeni Zelanda, Fransa ve Kanada katılırken, Japonya da 3 savaş gemisi, 2 uçak ve 1400 personelle bugüne kadarki en geniş katılımını sağladı. Tayvan Boğazı gerilimi tırmandırdı Öte yandan, Japonya’ya ait bir savaş gemisinin tatbikat öncesi Tayvan Boğazı’ndan geçmesi, Çin’in tepkisini daha da artırdı. Pekin yönetimi bu geçişi, egemenlik ve güvenliğe yönelik bir tehdit olarak değerlendirerek Tokyo’ya diplomatik kanallardan protesto iletti. Son dönemde Japonya’nın Tayvan’a yönelik olası askeri müdahaleyi gündeme getiren açıklamaları da Çin ile ilişkilerde tansiyonu yükseltti. Pekin, bu tür adımların bölgesel istikrarı zedeleyebileceği uyarısını yinelerken, taraflara itidal ve diyalog çağrısı yaptı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

ABD ablukasına rağmen Çin tankeri Hürmüz’den geçti Haber

ABD ablukasına rağmen Çin tankeri Hürmüz’den geçti

Denizcilik verilerine göre “Rich Starry” isimli tanker, ablukanın başlamasının ardından Körfez’den çıkış yapan ilk gemi oldu. Yaklaşık 250 bin varil metanol taşıdığı belirtilen geminin, yükünü Hamriyah Limanı’ndan aldığı aktarıldı. Uluslararası veriler doğruladı Geçiş, LSEG, MarineTraffic ve Kpler gibi uluslararası denizcilik veri platformları tarafından doğrulandı. Bu durum, söz konusu hareketin küresel ölçekte yakından izlendiğini ortaya koydu. Çin’den “itidal” çağrısı Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun, Hürmüz Boğazı’nda güvenliğin sağlanmasının uluslararası toplumun ortak çıkarı olduğunu vurguladı. Guo, tüm taraflara sükunet çağrısı yaparak Çin’in süreçte “olumlu ve yapıcı rol” üstlenmeye devam edeceğini ifade etti. ABD ablukası yürürlükte CENTCOM tarafından yapılan açıklamada, İran limanlarına giren ve çıkan tüm gemilere yönelik ablukanın “tarafsız şekilde” uygulanacağı duyuruldu. Ablukanın, Basra Körfezi ve Umman Körfezi dahil geniş bir alanı kapsadığı belirtildi. Küresel enerji hattında kritik gerilim Dünya petrol ticaretinin önemli bir bölümünün geçtiği Hürmüz Boğazı’nda yaşanan bu gelişme, enerji güvenliği ve uluslararası ticaret açısından yeni riskleri beraberinde getiriyor. Uzmanlar, bölgedeki her hareketin küresel piyasaları doğrudan etkileyebileceğine dikkat çekiyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Çin’den Amerika Birleşik Devletleri’ne abluka resti: İran’la ticaretimize karışmayın Haber

Çin’den Amerika Birleşik Devletleri’ne abluka resti: İran’la ticaretimize karışmayın

Çin ile Amerika Birleşik Devletleri arasında gerilim tırmanıyor. ABD’nin İran’a yönelik olası deniz ablukası planları sonrası Pekin’den dikkat çeken bir açıklama geldi. Çin, İran ile ticari ilişkilerinin süreceğini açıkça ilan etti. “İç işlerimize karışmayın” mesajı Çinli yetkililer, ABD’nin bölgedeki hamlelerine tepki göstererek, İran ile yapılan ticaret anlaşmalarının egemenlik meselesi olduğunu vurguladı. Açıklamada, bu ilişkilere dış müdahalenin kabul edilmeyeceği ifade edildi. Enerji ve ticaret hattı kritik Çin’in İran ile yürüttüğü ticaretin önemli bir kısmı enerji kaynaklarına dayanıyor. Özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleşen petrol taşımacılığı, Pekin için stratejik önem taşıyor. ABD’nin abluka planı tartışma yarattı ABD yönetiminin İran limanlarını hedef alabilecek bir deniz ablukası planı, yalnızca bölgesel değil küresel ölçekte de tepki çekiyor. Çin’in sert çıkışı, bu planın uluslararası arenada daha fazla tartışılacağını gösteriyor. Küresel güçler karşı karşıya Uzmanlara göre ABD ile Çin arasında artan bu gerilim, sadece bölgesel bir kriz değil, aynı zamanda küresel güç dengelerini etkileyebilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Gözler diplomatik adımlarda Önümüzdeki süreçte tarafların nasıl adımlar atacağı ve gerilimin diplomasiyle mi yoksa daha sert hamlelerle mi şekilleneceği merak konusu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Donald Trump’ın abluka tehdidi sonrası Çin devreye girdi Haber

Donald Trump’ın abluka tehdidi sonrası Çin devreye girdi

Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasındaki gerilim tırmanırken, Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’na yönelik deniz ablukası tehdidi uluslararası dengeleri harekete geçirdi. Bu gelişme üzerine Çin yönetimi devreye girerek taraflara sakinlik çağrısında bulundu. Çin’den “itidal” mesajı Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun, yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı’nın açık ve güvenli kalmasının uluslararası toplumun ortak çıkarı olduğunu söyledi. Jiakun, “Tüm taraflar gerilimi tırmandıracak adımlardan kaçınmalı” ifadelerini kullandı. ABD’nin abluka planı tansiyonu yükseltti Washington yönetiminin İran limanlarına yönelik deniz ablukası planı ve bazı gemileri hedef alabileceği yönündeki açıklamalar, bölgedeki gerilimi zirveye taşıdı. İran ise bu tür bir adımı “ateşkes ihlali” olarak değerlendireceğini duyurdu. Küresel enerji hattı risk altında Dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek bir kriz, küresel enerji piyasalarında ciddi dalgalanmalara yol açabilir. Bu nedenle bölgedeki gelişmeler dünya ekonomisi açısından kritik önemde görülüyor. Çin iş birliğine hazır Pekin yönetimi, enerji arz güvenliğinin korunması için tüm taraflarla iş birliğine hazır olduğunu açıkladı. Bu çağrı, küresel aktörlerin krizin büyümesini istemediği şeklinde yorumlandı. Müzakereler tıkandı, gerilim sürüyor Pakistan’da yürütülen ABD-İran görüşmelerinin sonuçsuz kalmasının ardından taraflar arasında sert açıklamalar devam ederken, bölgede askeri hareketlilik de dikkat çekiyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.