SON DAKİKA

#Dava

HABER DEĞER - Dava haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dava haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Antalya Büyükşehir Belediyesi soruşturmasında iddianame tamamlandı Haber

Antalya Büyükşehir Belediyesi soruşturmasında iddianame tamamlandı

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı, Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturmasını tamamladı. Soruşturma kapsamında hazırlanan 702 sayfalık iddianame, Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. 41 şüpheli hakkında dava yolu açıldı Başsavcılık açıklamasına göre, 5 Temmuz 2025’te tutuklanan Muhittin Böcek, oğlu Mustafa Gökhan Böcek, eski Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan ile bazı iş insanlarının da aralarında bulunduğu toplam 41 şüpheli hakkında soruşturma işlemleri tamamlandı. Birden fazla ağır suçlama yöneltildi İddianamede şüpheliler hakkında zincirleme suç hükümleri kapsamında “icbar suretiyle irtikap”, “haksız mal edinme”, “nüfuz ticareti”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması”, “nitelikli dolandırıcılık” ve “iftira” suçlamaları yer aldı. Bu aşamada tespit edilen 26 eylem için hukuki değerlendirme yapıldığı bildirildi. Böcek ve yakınları için ayrı ayrı ceza talepleri İddianamede Muhittin Böcek’in, zincirleme şekilde “icbar suretiyle irtikap”, “haksız mal edinme” ve “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması” suçlarından cezalandırılması istendi. Oğlu Mustafa Gökhan Böcek hakkında ise “yardım eden” sıfatıyla irtikap, nüfuz ticareti ve malvarlığı aklama suçlarından ceza talep edildi; ayrıca “suçu meslek edinen kişi” olarak değerlendirilmesi istendi. Eski İl Emniyet Müdürü İlker Arslan için de malvarlığı aklama ve haksız mal edinme suçlamaları yöneltildi. Müsadere talebi dikkat çekti İddianamede, şüphelilere ait el konulan yaklaşık 170 milyon 83 bin lira nakit mevduat ile toplam değeri 258 milyon 600 bin lira olarak belirtilen 10 daire, 5 araç, 5 iş yeri, 1 Rolex marka saat ve cep telefonunun müsaderesi (devlete aktarılması) talep edildi. Dosya mahkemede 702 sayfalık iddianamenin, Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’ne 2026/23 iddianame değerlendirme numarasıyla tevzi edildiği bildirildi. Mahkemenin iddianameyi kabul etmesi halinde sanıklar önümüzdeki süreçte hâkim karşısına çıkacak.

“TRT incinmiş!”: 1 TL’lik dava Meclis’ten çıktı Haber

“TRT incinmiş!”: 1 TL’lik dava Meclis’ten çıktı

Burhanettin Bulut, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’ndaki konuşmalarında Türkiye Radyo Televizyon Kurumu’nin yayın tercihlerini eleştirmesinin ardından, kurum yönetiminin kendisi hakkında 1 TL’lik manevi tazminat davası açtığını açıkladı. Bulut, davanın eleştiriyi bastırma girişimi olduğunu savundu. “Kamu yayıncısı eleştiriye açık olmak zorunda” Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Bulut, TRT’nin özel bir kanal olmadığını, 86 milyonun vergileriyle ayakta duran bir kamu yayıncısı olduğunu vurguladı. Bulut, “Kamu yayıncısı olmanın doğal sonucu eleştiriye açık olmaktır” diyerek davaya tepki gösterdi. 10 Kasım vurgusu ve çifte standart eleştirisi Bulut, komisyon konuşmasında TRT’nin 10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü’nde eğlence programı yayımlamasını eleştirdiğini hatırlattı. “Bu sözlerin neresinde hakaret var?” diyen Bulut, aynı durumun muhalif kanallar için geçerli olması halinde Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’ün ağır yaptırımlar uygulayacağını savunarak çifte standarda işaret etti. “Dava gerçeği örtemez” CHP’li yönetici, açılan davanın TRT’nin itibarını kurtarmayacağını belirterek, “Aksine, eleştiriden bu kadar rahatsız olunması söylenenlerin yerindeliğinin kanıtıdır” dedi. Bulut, “Benim görevim susmak değil; konuşmak, sorgulamak ve halk adına hesap sormaktır” ifadelerini kullandı. Bulut’a göre tartışmanın özü 1 TL’lik bir dava değil; kamu yayıncılığının tarafsızlığı ve hesap verebilirliği. CHP’li isim, “TRT’nin itibarını düşürenler, TRT’yi tarafsızlıktan uzaklaştıranlardır” diyerek eleştirisini sürdürdü.

Zeren’in KYK yurdundaki ölümünde kamu görevlileri 2 yıl sonra hâkim karşısında Haber

Zeren’in KYK yurdundaki ölümünde kamu görevlileri 2 yıl sonra hâkim karşısında

Aydın’da 25 Ekim 2023’te meydana gelen ve üniversite öğrencisi Zeren Ertaş’ın hayatını kaybettiği asansör faciasına ilişkin adli süreçte yeni bir aşamaya geçildi. Özel firma çalışanlarının yargılandığı dosyanın ardından, asansörün denetim ve idari sorumluluğundan sorumlu kamu görevlileri hakkında açılan dava, aradan geçen iki yılın sonunda görülebildi. Kamu denetimi yargı önünde Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada; dönemin Gençlik ve Spor İl Müdürü C.F., Yurt Müdürü E.Ç. ile M.B., A.K. ve M.Y. isimli kamu görevlileri “taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçlamasıyla yargılanıyor. Savcılık, sanıklar için 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası talep ediyor. Ancak duruşmaya hiçbir sanığın katılmaması dikkat çekti. Bilirkişi raporu yok, duruşma ertelendi Mahkeme heyeti, olayda idari sorumluluğun kapsamını belirleyecek kritik bilirkişi raporunun henüz dosyaya girmediğini bildirdi. Bu gerekçeyle dava, 12 Şubat 2026 tarihine ertelendi. Böylece, olayın üzerinden neredeyse 2,5 yıl geçmiş olacak. Facianın arka planı Adnan Menderes Üniversitesi son sınıf öğrencisi Zeren Ertaş, Güzelhisar KYK Kız Öğrenci Yurdu’nda 16 kişilik asansörde yaşanan arıza sırasında kabinin ani şekilde kayması üzerine çıkmak isterken, duvar ile kabin arasına sıkışarak yaşamını yitirmişti. Özel firma davasında ‘iyi hâl’ indirimi Dosyanın ilk aşamasında, asansörün bakımını yapan özel firmanın yetkilileri yargılanmış; firma sahibi Mustafa Büyükyapıcı’ya verilen 6 yıl 8 ay hapis cezası “geleceği üzerindeki etkileri” gerekçesiyle 5 yıl 6 ay 20 güne indirilmişti. Aynı dosyada yargılanan mühendisler de aldıkları cezelerin ardından tahliye edilmişti. Aile bu kararları istinafa taşımıştı. Ailenin adalet çağrısı Duruşma salonunda müşteki olarak bulunan anne Serpil Ertaş ve baba Akın Ertaş, ertelemelerin yarattığı yıpranmaya dikkat çekti. Baba Ertaş, “Artık sonuç almak istiyoruz; devletin bize sahip çıkmasını bekliyoruz” derken, anne Ertaş “Her duruşmada yeni bir erteleme yaşıyoruz, çok yoruldum” sözleriyle tepki gösterdi. Zeren Ertaş’ın ölümünde kamu denetiminin payını ortaya koyması beklenen dava, teknik raporların tamamlanmasıyla 2026 kışında yeniden görülecek. Ailenin talebi ise değişmedi: “Suçluların en ağır şekilde cezalandırılması.”

Fransa çalkalanıyor: Élysée Sarayı’nda içeriden hırsızlık iddiası Haber

Fransa çalkalanıyor: Élysée Sarayı’nda içeriden hırsızlık iddiası

Fransa kamuoyu, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda patlak veren hırsızlık skandalıyla sarsıldı. Savcılığın açıklamasına göre, Élysée koleksiyonuna ait çok sayıda değerli sofra ve dekoratif eşya uzun süredir kayıptı. Eşyaların, sarayda görev yapan bir gümüş sofra sorumlusunun kişisel alanlarında bulunması soruşturmanın seyrini değiştirdi. Yaklaşık 100 parça kayıp, hepsi geri alındı Savcılık, kaybolan eserler arasında bakır tencereler, Sèvres Porselen Fabrikası üretimi porselenler, René Lalique imzalı bir figür ve Baccarat şampanya kadehlerinin bulunduğunu duyurdu. Tüm parçaların soruşturma kapsamında geri alındığı bildirildi. İlk değerlendirmelere göre toplam değer 15 bin ila 40 bin avro arasında. Açık artırma izi soruşturmayı derinleştirdi Skandal, bir saray görevlisinin kayıp eşyaları bildirmesiyle ortaya çıktı. Ardından Sèvres yetkilileri, kendilerine ait bazı parçaların internet üzerinden açık artırmaya çıkarıldığını fark etti. Halka satılmayan, üzerinde Hava Kuvvetleri damgası bulunan tabak ve kül tablaları da bu şekilde tespit edildi. Şüphe ‘argentier’e yöneldi Soruşturma, sarayın gümüş ve sofra takımlarından sorumlu özel görevli grubu olan argentierlerden birine odaklandı. Savcılığa göre şüpheli, uzun süredir azalan envanterlerden sorumluydu ve çevrim içi açık artırma şirketi yöneticisi olan partneriyle birlikte yaşıyordu. Kayıp eşyaların bir kısmı bu evde ele geçirildi. Gözaltı, dava ve olası cezalar Şüpheli ile partneri gözaltına alındıktan sonra hâkim karşısına çıkarıldı. Çalıntı eşyaları satın aldığı öne sürülen üçüncü bir kişi hakkında da dava açıldı. Sanıklar, Şubat sonunda yapılacak duruşmaya kadar adli kontrolle serbest bırakıldı; açık artırma sitelerini kullanmaları ve görev yerlerine gitmeleri yasaklandı. Suçlamalar arasında “taşınır kültürel miras hırsızlığı” ve nitelikli suç eşyası satın alma bulunuyor. Bu suçlar için 10 yıla kadar hapis ve 150 bin avroya kadar para cezası öngörülüyor. UNESCO vurgusu ve yeni personel arayışı Élysée Sarayı, Fransız sofra kültürünün UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras listesinde yer aldığını hatırlattı. Skandalın ardından sarayda argentier pozisyonu için yeni personel arayışına başlandığı da bildirildi. Olay, son aylarda Louvre Müzesi ve Paris Doğa Tarihi Müzesi’ndeki hırsızlık vakalarının ardından geldi. Savcılık, Élysée’deki olayın dışarıdan değil “içeriden” gerçekleştirildiğini özellikle vurguluyor.

Siyasette yargı fırtınası: Demirtaş hakkında 7 yıla kadar hapis istemi Haber

Siyasette yargı fırtınası: Demirtaş hakkında 7 yıla kadar hapis istemi

Mersin’de açılan dosyada talep edilen ceza siyasetin gündemine oturdu Mersin 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında savcılık, zincirleme şekilde “Cumhurbaşkanına hakaret” gerekçesiyle 1 yıl 3 aydan 7 yıla kadar hapis cezası istedi. Dava, Demirtaş’ın Mersin ve Diyarbakır’daki konuşmalarına dayandırıldı ve iki dosyanın birleştirilmesine karar verildi. Savcılık, zincirleme suç değerlendirmesiyle üst sınırı işaret etti Esasa ilişkin mütalaada, isnat edilen fiillerin zincirleme suç kapsamında değerlendirilmesi gerektiği savunuldu. Savcılık makamı, bu gerekçeyle Demirtaş hakkında üst sınırı zorlayan bir talepte bulundu. Ankara ve Mardin’deki ifadeleri kapsayan dosyaların birleştirilmesi talebi ise mahkeme tarafından reddedildi. Müşteki taraf daha ağır yaptırım istedi, savunma süre talep etti Duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi ile bağlanan müşteki avukatı, zincirleme suç yerine her bir eylem için ayrı ayrı cezalandırma talep etti. Demirtaş’ın avukatı ise mütalaaya karşı savunma hazırlamak üzere süre istedi; mahkeme bu talebi kabul etti. Mahkeme, tutukluluğun sürmesine karar verdi Halen Edirne F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunan Demirtaş duruşmaya katılmadı. Hakim, mevcut halin devamına hükmetti; sanığın bir sonraki celsede hazır bulunmaması halinde “susma hakkını kullandığının kabul edileceği” ihtarında bulunuldu. Dava 6 Ocak’a ertelendi. Dosya, ifade özgürlüğü ve siyaset-yargı ilişkisini yeniden tartışmaya açtı Karar sürecinin, yalnızca bireysel bir yargılama değil; siyaset, ifade özgürlüğü ve yargının sınırlarının toplum nezdinde yeniden tartışılacağı bir eşik oluşturduğu yorumları yapılıyor. Gözler şimdi bir sonraki duruşmaya ve mahkemenin vereceği kritik karara çevrildi.

CHP’de “mutlak butlan” davasına ret: Şimdi ne olacak, istinafta süreç nasıl şekillenecek? Haber

CHP’de “mutlak butlan” davasına ret: Şimdi ne olacak, istinafta süreç nasıl şekillenecek?

Cumhuriyet Halk Partisi’nin 4-5 Kasım 2023’te yapılan 38. Olağan Kurultayı ve 6 Nisan 2025’teki 21. Olağanüstü Kurultayı’na ilişkin açılan “mutlak butlan” davalarında beklenen karar açıklandı. Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi, birleşen altı dosya hakkında “konusuz kaldığı” ve “husumet yokluğu” gerekçesiyle ret kararı verdi. Bu karar, hem parti içi tartışmalara hem de Türkiye siyasetindeki dengelere doğrudan etki edecek yeni bir süreci başlattı. Mahkeme kararının anlamı: Kurultay sonuçları geçerli kalmaya devam edecek Hukuk çevreleri kararı, CHP’nin mevcut yönetiminin görevine devam etmesi anlamına geldiği yönünde yorumluyor. Avukat Ali Kemal Atçeken, kararın “davacıların aktif husumet ehliyetine sahip olmadıkları” gerekçesine dayandığını belirterek, “Bu karar, davaya konu edilen kurultayların tüm sonuçlarıyla geçerli kalmaya devam edeceği anlamına geliyor. Yani mevcut genel başkan ve kurullar görevlerine devam edecek” dedi. Mahkeme böylece, davacı tarafın kurultay iptali talebini esastan incelemeden reddetmiş oldu. Ancak kararın istinafa taşınması durumunda, süreç farklı bir yöne evrilebilir. Davacılar kararı istinafa taşıyor: Dava yeniden görülebilir mi? Davacı taraf avukatı Onur Yusuf Üregen, kararın ardından “Süreci istinafa taşıyacağız. Bu kararı beklemiyorduk, hukuki yollara başvurmaya devam edeceğiz” açıklamasında bulundu. Avukat Atçeken ise, istinaf sürecinin iki haftalık bir süre içinde başlatılabileceğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “İstinaf mahkemesi, dosyayı esastan inceleyip davacı taleplerini reddedebilir ya da yerel mahkeme yerine geçerek talepleri kısmen kabul edebilir. Ayrıca eksik inceleme tespit edilirse, karar kaldırılıp dava yeniden görülebilir. Bu durumda süreç sıfırdan başlar.” Bu karar emsal olur mu? Gelecekteki kurultay davaları etkilenebilir Kararın, benzer nitelikteki parti içi davalar açısından da önemli bir hukuki örnek teşkil edip etmeyeceği tartışılıyor. Atçeken’e göre, “Mahkeme kararları ancak İstinaf ve Yargıtay denetiminden geçip kesinleştiğinde emsal niteliği kazanır. Eğer bu karar kesinleşirse, ilerideki benzer davalarda aynı gerekçeler dayanak gösterilebilir.” Bu durum, yalnızca CHP açısından değil, tüm siyasi partilerin iç hukuk süreçleri bakımından da önem taşıyor. Zira “aktif husumet” ve “konusuz kalma” gerekçeleri, parti içi davalarda sıkça tartışılan iki temel kavram. CHP yönetimi açısından tablo net: Kurultay sonuçları geçerli CHP yönetimi, mahkemenin kararını “kurultay iradesinin tescili” olarak değerlendiriyor. Atçeken, “Bu karar, kurultayın tüm sonuçlarıyla birlikte geçerliliğini koruduğu anlamına gelir. Dolayısıyla parti yönetiminin ek bir hukuki adım atmasına gerek yok” diyerek, mevcut yapının yasal çerçevede devam edeceğini vurguladı. Ancak hukukçular, sürecin istinafta farklı bir sonuca ulaşma ihtimaline de dikkat çekiyor. Türkiye toplumunun yakından takip ettiği bu dava, yalnızca bir partinin iç meselesi olmaktan çıkıp, siyasi meşruiyet ve kurumsal hukuk tartışmalarının merkezine yerleşmiş durumda.

CHP’nin “Kurultay Davası”nda karar çıktı: Mahkeme davayı reddetti Haber

CHP’nin “Kurultay Davası”nda karar çıktı: Mahkeme davayı reddetti

CHP’de kritik duruşma: “Mutlak butlan” tartışması CHP’nin 4-5 Kasım 2023’teki 38. Olağan Kurultayı ve 6 Nisan 2025’teki 21. Olağanüstü Kurultayı, “şaibe, usulsüzlük ve delege iradesinin sakatlanması” iddialarıyla mahkemeye taşınmıştı. Davanın beşinci duruşması bugün sabah 10.00’da Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesinde başladı. Duruşmada davacı vekili Av. Onur Yusuf Üregen, “Kurultay mutlak butlanla batıldır. Hukuken korunabilir bir sonuç ortaya çıkmamıştır. CHP yönetimi tedbiren görevden uzaklaştırılmalıdır,” şeklinde konuştu. Ancak CHP’nin avukatı Çağlar Çağlayan, tüm yargı kararlarının davanın reddini gerektirdiğini belirterek, “Yargıtay, AYM ve YSK kararları bu davanın reddini açıkça söylüyor. Davacılar, parti üyesi dahi değildir. Kurultay iptal edilse bile delegeler değiştiği için davanın konusuz kalması gerekir,” ifadelerini kullandı. Mahkeme kararını açıkladı: “Dava konusuz kaldı” Mahkeme, yapılan değerlendirmelerin ardından kararını açıkladı: “Davanın konusuz kalması nedeniyle reddine karar verilmiştir.” Bu kararla birlikte CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in liderliği resmen tescillenmiş oldu. Mahkeme ayrıca “parti yönetiminin görevden alınması veya kayyum atanması” yönündeki talepleri de reddetti. CHP cephesinde rahatlama Kararın açıklanmasının ardından CHP Genel Merkezi’nde rahatlama havası hâkim oldu. Parti kaynakları, kararın “beklenen bir sonuç” olduğunu belirterek, “Türk hukuk sistemi, siyasi mühendislik çabalarına geçit vermedi” değerlendirmesinde bulundu. Özgür Özel’e yakın isimler ise, kararın “parti içi birlik ve istikrar” açısından kritik olduğunu vurguladı. Davanın geçmişi 4-5 Kasım 2023: CHP 38. Olağan Kurultayı’nda Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu’nu geride bırakarak genel başkan seçildi. 6 Nisan 2025: 21. Olağanüstü Kurultay düzenlendi. Sonrasında: Bazı delegeler, “kurultaylarda hile ve baskı yapıldığı” iddiasıyla dava açtı. Birleştirilmiş dava: Tüm başvurular Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde birleştirildi. 24 Ekim 2025: Beşinci duruşmada mahkeme davanın reddine karar verdi. Ne anlama geliyor? “Mutlak butlan” iddiasının reddedilmesi, CHP’nin mevcut yönetiminin hukuken meşru olduğunun teyidi anlamına geliyor. Eğer dava kabul edilseydi, kurultaylar yok hükmünde sayılacak ve parti yönetiminin değişmesi gündeme gelebilecekti. Ancak mahkemenin kararıyla, CHP’de olası bir yargı krizi veya kayyum tartışması da tamamen sona ermiş oldu.

CHP’de kritik gün: “Mutlak butlan” davası başladı! Haber

CHP’de kritik gün: “Mutlak butlan” davası başladı!

Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) siyasi dengeleri sarsabilecek “mutlak butlan” davasının beşinci duruşması bugün Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde başladı. 38. Olağan Kurultay ile 21. Olağanüstü Kurultay’ın iptali istemiyle açılan dava, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in genel başkanlığını da doğrudan etkileyecek bir süreç olarak görülüyor. Yoğun güvenlik, yüksek katılım Sabahın erken saatlerinden itibaren Dışkapı Adliyesi önünde yoğun bir kalabalık oluştu. Partililer, delegeler, basın mensupları ve gözlemciler duruşmayı izlemek için adliyeye akın etti. Yoğun ilgi nedeniyle duruşma Z-10 numaralı büyük salonda yapılıyor. Adliye çevresinde güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarıldı. Dava neyi kapsıyor? Dava, CHP’li eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ve bir grup delegenin başvurusuyla açıldı. Davacılar, 38. Olağan Kurultay ve 21. Olağanüstü Kurultay süreçlerinde partinin tüzüğünün ihlal edildiğini, delegelerin baskı ve usulsüz yönlendirmelerle oy kullandığını öne sürüyor. Dilekçede, mevcut yönetimin “kurultay iradesini organize bir biçimde ortadan kaldırdığı”, “parti içi demokrasinin yok edildiği” ve bu nedenle söz konusu kurultayların “mutlak butlan” kapsamında yok hükmünde sayılması gerektiği savunuluyor. Üç olasılık masada Yargı çevreleri ve siyaset kulislerinde bugünkü duruşmadan üç olasılığın çıkabileceği konuşuluyor: ⚖️ Kurultayların iptali: Mahkeme, davacıların iddialarını haklı bulursa 38. ve 21. kurultayların iptaline karar verebilir. Bu durumda CHP yönetimi ve Özgür Özel’in genel başkanlığı düşebilir. ????️ Davanın reddi: Mahkeme, usul yönünden veya delil yetersizliği gerekçesiyle davayı reddedebilir. Böyle bir karar, Özgür Özel liderliğindeki yönetimin meşruiyetini güçlendirir. ⏳ Ek süre kararı: Mahkeme, yeni delillerin değerlendirilmesi için bilirkişi incelemesi veya ek süre talep edebilir. Bu durumda karar sonraki celseye ertelenir ve belirsizlik sürer. “CHP’de yargı krizi” tartışması Dava, yalnızca partinin iç işleyişini değil, Türkiye’de siyasi partilerde yargı denetiminin sınırlarını da yeniden gündeme taşıdı. CHP içinde bazı isimler davayı “parti içi demokrasi arayışı” olarak görürken, bazıları ise “yargı eliyle siyasete müdahale” olarak değerlendiriyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.