SON DAKİKA

#Deliller

HABER DEĞER - Deliller haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Deliller haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İBB davası tartışmaları büyüyor: Adalet Bakanı Gürlek’ten net mesaj Haber

İBB davası tartışmaları büyüyor: Adalet Bakanı Gürlek’ten net mesaj

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde devam eden İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasına ilişkin açıklamalarda bulundu. AK Parti TBMM Grup Toplantısı öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Gürlek, yargı sürecinin siyasi tartışmalardan uzak yürütülmesi gerektiğini belirterek mahkeme salonlarının siyaset arenası olmadığını söyledi. TRT’de canlı yayın çağrısına yanıt verdi MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin İBB davasının TRT’den canlı yayınlanması yönündeki çağrısına da değinen Gürlek, böyle bir uygulamanın mevcut yasalar çerçevesinde mümkün olmadığını ifade etti. Gürlek, davaların canlı yayınlanabilmesi için kanun değişikliğine ihtiyaç olduğunu belirterek “Kanun değişirse canlı yayın yapılabilir” dedi. Yargılama sürecinin devam ettiğini hatırlatan Gürlek, bu süreçte yargının bağımsızlığının korunmasının önemine dikkat çekti. “Mahkeme salonları siyaset arenası değildir” İBB davası sırasında yaşanan tartışmalara da değinen Gürlek, mahkeme salonlarında siyasi gösterilere izin verilemeyeceğini söyledi. Gürlek, mahkeme salonlarında herkesin sanık statüsünde olduğunu belirterek kişilerin görev veya unvanlarının yargılama açısından bir ayrıcalık oluşturmadığını ifade etti. Mahkemede hitapların da bu çerçevede yapıldığını belirten Gürlek, sanıklara isimleriyle hitap edildiğini ve resmi unvanların kullanılmadığını dile getirdi. “Mahkemede sadece yargılama yapılır” Yargı süreçlerinde telkin veya siyasi baskının kabul edilemeyeceğini vurgulayan Gürlek, mahkemelerin yalnızca dosyadaki deliller üzerinden karar verdiğini söyledi. Gürlek, yargılama sırasında selamlama konuşmaları yapılmasının veya siyasi mesajlar verilmesinin mahkeme düzenine uygun olmadığını ifade ederek bu tür davranışların yargıya da mahkeme düzenine de yakışmayacağını dile getirdi. “Mahkemeler delillere göre karar verir” Adalet Bakanı Gürlek, yargının bağımsızlığına vurgu yaparak hiçbir söylemin veya siyasi tartışmanın mahkemelerin kararlarını etkilemeyeceğini belirtti. Gürlek, mahkemelerin kararlarını yalnızca dosyada bulunan delillere ve hâkimlerin vicdani kanaatine göre verdiğini ifade etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Gürlek’ten İBB davası çıkışı: İsimleri kapatıp dosyaya baktık Haber

Gürlek’ten İBB davası çıkışı: İsimleri kapatıp dosyaya baktık

Adalet Bakanı Akın Gürlek, gazetecilerle bir araya geldiği iftar buluşmasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ilişkin yolsuzluk davası hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Gürlek, soruşturma sürecinde kişilerin makamı, adı ya da siyasi konumunun değil, dosyadaki suç iddialarının ve delillerin esas alındığını belirterek, “Dosyaya şahısların isimlerini kapatıp baktık” ifadelerini kullandı. İBB davasına ilişkin değerlendirmesinde ortada yolsuzluk, dolandırıcılık ve ihaleye fesat karıştırma iddiaları bulunduğunu söyleyen Gürlek, savcılık makamının görevinin kişi odaklı değil, suç olup olmadığına bakmak olduğunu vurguladı. Belediye başkanı, sanatçı ya da herhangi bir toplumsal konumun savcılık açısından belirleyici olmadığını söyleyen Gürlek, “Biz suç var mı yok mu buna bakarız” dedi. Soruşturmanın merkezinde somut deliller var Gürlek, dava dosyasındaki delillerin büyük bölümünün somut nitelik taşıdığını ifade etti. Bu kapsamda MASAK raporları, tanık beyanları, etkin pişmanlık ifadeleri, para hareketleri ile HTS ve baz istasyonu kayıtlarının soruşturmanın temel dayanakları arasında yer aldığını söyledi. Savcılık görevini o dönemde hukuka uygun biçimde yaptığını belirten Gürlek, vicdanen de rahat olduğunu dile getirdi. “Cumhuriyet savcısı makam ya da unvana bakmaz” Siyasi tartışmaların yargı süreçlerine gölge düşürmemesi gerektiğini söyleyen Gürlek, Cumhuriyet savcısının görevini yürütürken kişinin ismine, görevine ya da siyasi kimliğine göre hareket etmeyeceğini belirtti. Kendi şahsının tartışmanın merkezine çekilmesini doğru bulmadığını söyleyen Gürlek, bunun savunma stratejisinin bir parçası olarak üretildiğini ima etti. İddianame sonrası gözler 19 Mart’taki duruşmada İBB davasında yargılamanın 19 Mart’ta başlayacağını belirten Gürlek, dosyanın çok sanıklı yapısına dikkat çekti. Yaklaşık 406 sanığın bulunduğu davada, yargılamanın uzman bir heyet tarafından yürütüleceğini söyledi. Sürecin ne kadar sürede tamamlanacağına ilişkin net bir takvim vermeyen Gürlek, bunun mahkeme heyetinin yönetiminde ilerleyeceğini kaydetti. Yargı paketi, çocuk suçları ve boşanma davaları da gündemdeydi İftar buluşmasında yalnızca İBB davası değil, 12. Yargı Paketi, terörsüz Türkiye süreci, boşanma davaları, çocuk suçları ve yargılamaların hızlandırılması başlıkları da ele alındı. Gürlek, özellikle uzun süren davalar nedeniyle yurttaşların adalete güven sorunu yaşadığını ifade ederek, “Alo Adalet” hattı ve hedef süre denetimi gibi yeni uygulamalarla yargının daha hızlı işlemesini hedeflediklerini söyledi. Çocukların işlediği ağır suçlara ilişkin cezaları yetersiz bulduğunu da açıkça dile getiren Gürlek, öğretmen Fatma Nur Çelik cinayeti gibi olayların ardından çocuk failler için daha ağır yaptırımların gündeme alınacağını belirtti. Çekişmeli boşanma davalarında ise boşanma kararının daha hızlı kesinleşmesini sağlayacak yeni bir arabuluculuk modeli üzerinde çalışıldığını söyledi. İktidar yargıda hız, muhalefet siyasallaşma tartışması diyor Gürlek’in açıklamaları, İBB davasının yalnızca hukuki değil, siyasi etkileri bakımından da tartışılmaya devam edeceğini gösterdi. İktidar cephesi dosyadaki suç iddiaları ve delillerin soruşturmayı meşru kıldığını savunurken, muhalefet ise davanın siyasal boyutuna dikkat çekmeyi sürdürüyor. Bu tablo içinde gözler şimdi hem 19 Mart’taki duruşmaya hem de yargı paketine ilişkin somut düzenlemelere çevrilmiş durumda. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Garipoğlu soruşturmasında şoför itirafçı oldu, 25 kişilik ünlü listesi savcılıkta Haber

Garipoğlu soruşturmasında şoför itirafçı oldu, 25 kişilik ünlü listesi savcılıkta

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran uyuşturucu soruşturmasında yeni bir aşamaya geçildi. Soruşturmanın merkezindeki firari iş insanı Kasım Garipoğlu’nun şoförü olduğu belirtilen ve tutuklu bulunan İsmail Ahmet Akçay’ın, cezaevinde karar değiştirerek itirafçı olmak istediği öğrenildi. Cezaevinde karar değiştirdi Soruşturma kapsamında daha önce gözaltına alınan ve ardından tutuklanan Akçay’ın, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak amacıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurduğu belirtildi. Akçay’ın bu adımı, dosyanın seyrini kökten değiştirebilecek nitelikte değerlendiriliyor. “25 kişilik ünlü listesi var” iddiası Gazeteci Mustafa Kadir Mercan’ın haberine göre, Akçay’ın avukatı Doğukan Toktaş, müvekkilinin savcılıkla iş birliği yapmaya hazır olduğunu doğruladı. Toktaş, Akçay’ın savcılığa sunmak üzere “partilere katıldığı öne sürülen 25 kişilik bir ünlü isim listesi” bulunduğunu ileri sürdü. İddialar savcılığa sunulacak Akçay’ın, söz konusu listede çok sayıda dizi oyuncusu ve kamuoyunda tanınan isimlerin yer aldığını iddia ederek, bu bilgileri savcılıkla paylaşacağını ifade ettiği belirtildi. Listede yer aldığı öne sürülen isimlere ilişkin herhangi bir resmi doğrulama bulunmadığı vurgulandı. Soruşturmada ikinci dalga beklentisi Savcılığın, sunulacağı belirtilen listeyi incelemeye almasıyla birlikte soruşturmanın genişleyebileceği ve yeni gözaltıların gündeme gelebileceği kulislerde konuşuluyor. Yetkililer, sürecin hukuki çerçevede ve deliller doğrultusunda ilerleyeceğini belirtiyor.

CHP’li Şile Belediyesi’ne 2. dalga operasyon: 22 kişi gözaltında Haber

CHP’li Şile Belediyesi’ne 2. dalga operasyon: 22 kişi gözaltında

İstanbul’da CHP’li belediyelere yönelik soruşturmalar kapsamında Şile Belediyesi bir kez daha gündemde. Daha önce belediye başkanının da aralarında bulunduğu isimlerin tutuklandığı dosyada bu sabah ikinci dalga operasyon gerçekleştirildi. İkinci dalga operasyon sabah saatlerinde yapıldı İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Şile Belediyesi’ne yönelik operasyon düzenledi. Operasyonda 23 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. 22 kişi gözaltına alındı, biri zaten tutukluydu Yetkililerden edinilen bilgilere göre, gözaltı kararı verilen kişilerden birinin başka bir dosya kapsamında halen tutuklu olduğu belirtildi. Kalan 22 kişi ise polis ekiplerince gözaltına alındı. İlk operasyonda belediye başkanı tutuklanmıştı Şile Belediyesi’ne yönelik soruşturmanın ilk ayağı 10 Temmuz’da yapılmıştı. Bu kapsamda “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “irtikap”, “rüşvet” ve “ihaleye fesat karıştırma” iddialarıyla aralarında Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı’nın da bulunduğu 6 kişi gözaltına alınmış, ardından tutuklanmıştı. Soruşturma çok yönlü sürdürülüyor Savcılık kaynakları, dosyanın kapsamının genişletildiğini ve yeni deliller doğrultusunda soruşturmanın derinleştirildiğini bildirdi. Gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemleri devam ederken, yeni adli adımların da gündeme gelebileceği ifade ediliyor. Şile Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturma, ikinci dalga operasyonla birlikte daha da genişlerken, sürecin siyasi ve hukuki yansımalarının önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor.

Uyuşturucu soruşturmasında sarsıcı gelişme: Mehmet Akif Ersoy tutuklandı Haber

Uyuşturucu soruşturmasında sarsıcı gelişme: Mehmet Akif Ersoy tutuklandı

Soruşturmanın ilk bulguları tutuklama kararına yol açtı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında 9 Aralık’ta gözaltına alınan gazeteci Mehmet Akif Ersoy ve beraberindeki sekiz kişi, emniyet işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Savcılık, gizli tanık ifadeleri, iletişim kayıtları ve şüpheli beyanlarını değerlendirerek Ersoy ile birlikte dört kişi hakkında tutuklama talebinde bulundu. Sulh Ceza Hakimliği gece saatlerinde verdiği kararla Ersoy’un da aralarında bulunduğu dört şüpheliyi cezaevine gönderdi. Savcılık yazısında suçlamalar ayrıntılı şekilde sıralandı Soruşturma dosyasına giren tutuklama talep yazısında, şüphelilerin kendi evlerinde uyuşturucu kullanılmasına yer ve imkân sağladıkları, kadınlara uyuşturucu temin ettikleri ve sonrasında ikiden fazla kişinin yer aldığı cinsel ilişkilerin gerçekleştiği iddia edildi. Mehmet Akif Ersoy hakkında ayrıca bu ortamlar üzerinden “maddi ve sektörel menfaat sağlama” iddiası yer aldı. Savcılık, gizli tanık anlatımları ile şüpheli ifadeleri arasındaki kişi ve mekân uyumuna dikkat çekerek “kuvvetli suç şüphesinin” bulunduğunu vurguladı. Dört kişi tutuklandı, dört kişi adli kontrolle serbest bırakıldı Hakimlik, Mehmet Akif Ersoy, Mustafa Manaz, Ufuk Tetik ve Ebru Gülan hakkında tutuklama kararı verdi. Elif Kılınç, Gizem Aybaktı, Dilara Yıldız ve Buse Öztay ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Savcılık, delillerin tamamen toplanmamış olmasını ve şüphelilerin delillere etki edebileceği ihtimalini tutuklamanın gerekçesi olarak gösterdi. Soruşturmanın geçmişi gözaltı sürecini aydınlatıyor Soruşturma kapsamında ilk olarak televizyon spikerleri Ela Rumeysa Cebeci, Hande Sarıoğlu ve Meltem Acet gözaltına alınmış, ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı. Ardından 9 Aralık Salı günü gazeteci Mehmet Akif Ersoy, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından evinde gözaltına alınmıştı. Savcılık, toplam sekiz kişi için gözaltı kararı vermişti. Soruşturma, evlerde yapılan aramalar, teknik takipler ve uyuşturucu kullanımına ilişkin deliller doğrultusunda genişletildi. Habertürk görevden uzaklaştırdı ve açıklama yaptı TMSF, Ersoy’un Habertürk TV Genel Yayın Yönetmenliği görevine son verdi. Kanal tarafından yapılan açıklamada soruşturmanın selameti için Ersoy’un görevinden uzaklaştırıldığı belirtildi. Habertürk, soruşturmanın tamamlanmasını beklediklerini ifade ederek kamuoyunu bilgilendirdi. Mehmet Akif Ersoy’un Kariyeri kamuoyundaki etkisini büyütüyor 1985 doğumlu gazeteci, savaş muhabirliğinden uluslararası temsilciliklere uzanan kariyeriyle tanınıyor. Libya’dan Yemen’e, Kahire’den Şam’a uzanan pek çok kritik noktada görev yapan Ersoy, Kaddafi ile ölümünden önce yaptığı röportajla da dünya basınında dikkat çekmişti. 2017’den bu yana Habertürk’te çalışan Ersoy, geçtiğimiz yıl Genel Yayın Yönetmenliği görevine getirilmişti. Hakkındaki iddialar ve tutuklama kararı, Türkiye toplumunda geniş yankı uyandırdı.

Şok ses kayıtları ortaya çıktı: Güllü’nün kızı tırla yurt dışına mı kaçacak? Haber

Şok ses kayıtları ortaya çıktı: Güllü’nün kızı tırla yurt dışına mı kaçacak?

Tır kasasında kaçış planı Yalova’da evinin altıncı katından düşerek yaşamını yitiren ünlü sanatçının ölümündeki sır perdesi aralanmaya çalışırken, dosyaya giren yeni deliller olayın seyrini tamamen değiştirdi. Savcılık tarafından incelenen ses kayıtlarında, Tuğyan Ülkem Gülter’in bir arkadaşıyla yaptığı konuşmada pasaportsuz bir şekilde tır kasasında Fransa’ya ya da Gürcistan’a gitme planları yaptığı öne sürüldü. Sen Fransa’ya nasıl gideceğini anladın değil mi pasaportsuz tırla ve Fransa’ya da gidebiliriz Gürcistan hakkımız da duruyor şeklindeki ifadeler, soruşturmanın cinayet şüphesiyle derinleştirilmesine neden oldu. Savcılıkta seni yakacağım Soruşturma dosyasındaki bir diğer çarpıcı detay ise Gülter ile arkadaşı Bircan Dülger arasında geçtiği iddia edilen gerilimli konuşmalar oldu. Kayıtlarda Dülger’in arkadaşına yönelik bu işte suçum yok ama yanacağım belli yarın savcılıkta seni yakacağım Tuğyan diyerek tehditvari konuştuğu ve bildiklerini anlatacağı yönünde sinyaller verdiği belirtildi. Bu diyaloglar, olayın basit bir kaza olmayabileceği yönündeki kuşkuları artırdı. Annesinin ölmesini istemiş İddialar sadece kaçış planlarıyla sınırlı kalmadı ve Tuğyan Ülkem Gülter’in annesi hayattayken arkadaşına attığı mesajlarda beni bu kadından kurtar annem ölsün ifadelerini kullandığı tespit edildi. Ayrıca sanatçının menajeri Ferdi Aydın da Gülter’in bir yakın arkadaşına annesini öldürdüğünü itiraf ettiğini ve keşke annemi böyle öldürmeseydim kemikleri parçalandı üzüldüm dediğini iddia ederek sürecin bir kaza değil cinayet olabileceği ihtimalini güçlendirdi. Çok yönlü inceleme sürüyor Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada tanık ifadeleri ve dijital materyaller titizlikle incelenmeye devam ediyor. Hayatını kaybeden sanatçının kanında yüksek oranda alkol tespit edilmesine rağmen ölümün kesin nedeninin belirlenmesi için adli tıp raporu ve ortaya çıkan yeni delillerin bütüncül bir şekilde değerlendirildiği bildirildi. Türkiye halkının yakından takip ettiği olayda gözler savcılığın vereceği karara çevrildi.

Narin davasında sessizlik bozuldu: Müebbet alan amca tek ismi işaret etti! Haber

Narin davasında sessizlik bozuldu: Müebbet alan amca tek ismi işaret etti!

Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde 2024 yılında kaybolduktan sonra cansız bedeni derede bulunan 9 yaşındaki Narin Güran’ın cinayetine ilişkin davada verilen ağırlaştırılmış müebbet cezaları Yargıtay’a taşınırken, cezaevinde bulunan amca Salim Güran ilk kez konuştu. Güran, kardeşi aracılığıyla yayınladığı mesajda “Bu dava bitmedi, katil bellidir” diyerek Nevzat Bahtiyar’ı işaret etti. Dava Yargıtay aşamasında: Ağırlaştırılmış müebbet kararları masada Narin Güran cinayetinde anne Yüksel Güran, amca Salim Güran ve ağabey Enes Güran, “iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet cezası almıştı. Sanıklardan Nevzat Bahtiyar’a ise “delilleri yok etme” suçundan 4 yıl 6 ay hapis verilmişti. Mahkeme, olayın planlı şekilde işlendiğini ve sanıkların birlikte hareket ettiğini karara bağlamıştı. Ailelerin ve avukatların itirazı üzerine dosya Yargıtay’a taşındı. Cezaevinden gelen mesaj: “Susmayacağız, gerçek ortaya çıkacak” Eski muhtar olan ve olay tarihinde tutuklanan amca Salim Güran, sessizliğini bozarak cezaevinden mesaj gönderdi. Güran, paylaşımında “Bizi yalnız bırakmayan herkese teşekkür ederim. Deliller katilin kim olduğunu kabak gibi ortaya koyuyor. Biz kanımızın son damlasına kadar mücadele edeceğiz, susmayacağız” ifadelerini kullandı. Mesaj, kardeşi tarafından sosyal medya üzerinden paylaşıldı. Nevzat Bahtiyar iddiası: ‘Deliller ona işaret ediyor’ çıkışı Güran, olayda suçlandığı iddiaları reddederken tüm okları Nevzat Bahtiyar’a çevirdi. Mahkeme gerekçeli kararında tüm sanıkların birlikte hareket ettiği belirtilmişti ancak Salim Güran, “asıl failin saklandığını” ve dosyanın yeniden incelenmesi gerektiğini savunuyor. Aile, hem adli tıp raporları hem de telefon kayıtlarının yeniden araştırılmasını talep ediyor. Ailenin çağrısı: ‘Narin için adalet bitmedi’ Güran ailesi, Yargıtay sürecine dair “Son nefesimize kadar adalet arayacağız” açıklamasında bulundu. Dava sürecini yakından takip eden yurttaşlar ve kadın örgütleri de “çocuk cinayetlerinde cezasızlık kabul edilemez” diyerek sürecin kamuoyu baskısıyla takip edilmesi gerektiğini vurguluyor. Narin Güran cinayeti, Türkiye toplumunda infial yaratan çocuk cinayetleri arasında yer almaya devam ederken, Yargıtay’ın vereceği karar davanın seyrini belirleyecek.

İmamoğlu ailesine ‘yolsuzluk’ soruşturması: Baba ve oğul Emniyet’te ifade veriyor Haber

İmamoğlu ailesine ‘yolsuzluk’ soruşturması: Baba ve oğul Emniyet’te ifade veriyor

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü “çıkar amaçlı suç örgütü” soruşturması kapsamında bugün yeni bir gelişme yaşandı. Ekrem İmamoğlu’nun babası Hasan İmamoğlu ve oğlu Selim İmamoğlu, saat 10.15’te İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne giderek ifade işlemleri için hazır bulundu. İfade alma süreci 11.47’de resmen başladı. Soruşturmanın başlığı: ‘Rüşvet ve malvarlığı aklama’ iddiası Başsavcılık, iki ismin dosyada yer alan deliller nedeniyle ifadeye çağrıldığını açıklarken, şu bilgiyi paylaştı: “İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ne yönelik soruşturma kapsamında, şüpheliler Hasan İmamoğlu ve Selim İmamoğlu hakkında ‘rüşvet’ ve ‘suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’ suçlarından savunmaları alınmak üzere talimat verilmiştir.” Ekrem İmamoğlu hala tutuklu CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, İBB’ye yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklu bulunuyor. Aynı zamanda kendisi hakkında “casusluk” başlığıyla yürütülen ayrı bir soruşturma kapsamında da tutuklama kararı verilmişti. Süreç nasıl ilerleyecek? Baba ve oğulun ifade işlemlerinin bugün tamamlanması bekleniyor. Savcılık, ek deliller doğrultusunda tutuklama ya da adli kontrol kararı talep edebilir. Soruşturmada yeni isimlerin ifadeye çağrılacağı iddia ediliyor

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.