Adalet Bakanı Akın Gürlek, İBB’ye ilişkin yolsuzluk davasında soruşturmanın kişiler üzerinden değil, dosyadaki suç iddiaları ve somut deliller üzerinden yürütüldüğünü söyledi. Gürlek, “İddianamedeki delillerin çoğu somut deliller” dedi.
Haber Giriş Tarihi: 06.03.2026 11:39
Haber Güncellenme Tarihi: 06.03.2026 11:42
Kaynak:
Haber Merkezi
https://haberdeger.com/
Adalet Bakanı Akın Gürlek, gazetecilerle bir araya geldiği iftar buluşmasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ilişkin yolsuzluk davası hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Gürlek, soruşturma sürecinde kişilerin makamı, adı ya da siyasi konumunun değil, dosyadaki suç iddialarının ve delillerin esas alındığını belirterek, “Dosyaya şahısların isimlerini kapatıp baktık” ifadelerini kullandı.
İBB davasına ilişkin değerlendirmesinde ortada yolsuzluk, dolandırıcılık ve ihaleye fesat karıştırma iddiaları bulunduğunu söyleyen Gürlek, savcılık makamının görevinin kişi odaklı değil, suç olup olmadığına bakmak olduğunu vurguladı. Belediye başkanı, sanatçı ya da herhangi bir toplumsal konumun savcılık açısından belirleyici olmadığını söyleyen Gürlek, “Biz suç var mı yok mu buna bakarız” dedi.
Soruşturmanın merkezinde somut deliller var
Gürlek, dava dosyasındaki delillerin büyük bölümünün somut nitelik taşıdığını ifade etti. Bu kapsamda MASAK raporları, tanık beyanları, etkin pişmanlık ifadeleri, para hareketleri ile HTS ve baz istasyonu kayıtlarının soruşturmanın temel dayanakları arasında yer aldığını söyledi. Savcılık görevini o dönemde hukuka uygun biçimde yaptığını belirten Gürlek, vicdanen de rahat olduğunu dile getirdi.
“Cumhuriyet savcısı makam ya da unvana bakmaz”
Siyasi tartışmaların yargı süreçlerine gölge düşürmemesi gerektiğini söyleyen Gürlek, Cumhuriyet savcısının görevini yürütürken kişinin ismine, görevine ya da siyasi kimliğine göre hareket etmeyeceğini belirtti. Kendi şahsının tartışmanın merkezine çekilmesini doğru bulmadığını söyleyen Gürlek, bunun savunma stratejisinin bir parçası olarak üretildiğini ima etti.
İddianame sonrası gözler 19 Mart’taki duruşmada
İBB davasında yargılamanın 19 Mart’ta başlayacağını belirten Gürlek, dosyanın çok sanıklı yapısına dikkat çekti. Yaklaşık 406 sanığın bulunduğu davada, yargılamanın uzman bir heyet tarafından yürütüleceğini söyledi. Sürecin ne kadar sürede tamamlanacağına ilişkin net bir takvim vermeyen Gürlek, bunun mahkeme heyetinin yönetiminde ilerleyeceğini kaydetti.
Yargı paketi, çocuk suçları ve boşanma davaları da gündemdeydi
İftar buluşmasında yalnızca İBB davası değil, 12. Yargı Paketi, terörsüz Türkiye süreci, boşanma davaları, çocuk suçları ve yargılamaların hızlandırılması başlıkları da ele alındı. Gürlek, özellikle uzun süren davalar nedeniyle yurttaşların adalete güven sorunu yaşadığını ifade ederek, “Alo Adalet” hattı ve hedef süre denetimi gibi yeni uygulamalarla yargının daha hızlı işlemesini hedeflediklerini söyledi.
Çocukların işlediği ağır suçlara ilişkin cezaları yetersiz bulduğunu da açıkça dile getiren Gürlek, öğretmen Fatma Nur Çelik cinayeti gibi olayların ardından çocuk failler için daha ağır yaptırımların gündeme alınacağını belirtti. Çekişmeli boşanma davalarında ise boşanma kararının daha hızlı kesinleşmesini sağlayacak yeni bir arabuluculuk modeli üzerinde çalışıldığını söyledi.
Gürlek’in açıklamaları, İBB davasının yalnızca hukuki değil, siyasi etkileri bakımından da tartışılmaya devam edeceğini gösterdi. İktidar cephesi dosyadaki suç iddiaları ve delillerin soruşturmayı meşru kıldığını savunurken, muhalefet ise davanın siyasal boyutuna dikkat çekmeyi sürdürüyor. Bu tablo içinde gözler şimdi hem 19 Mart’taki duruşmaya hem de yargı paketine ilişkin somut düzenlemelere çevrilmiş durumda.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Gürlek’ten İBB davası çıkışı: İsimleri kapatıp dosyaya baktık
Adalet Bakanı Akın Gürlek, İBB’ye ilişkin yolsuzluk davasında soruşturmanın kişiler üzerinden değil, dosyadaki suç iddiaları ve somut deliller üzerinden yürütüldüğünü söyledi. Gürlek, “İddianamedeki delillerin çoğu somut deliller” dedi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, gazetecilerle bir araya geldiği iftar buluşmasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ilişkin yolsuzluk davası hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Gürlek, soruşturma sürecinde kişilerin makamı, adı ya da siyasi konumunun değil, dosyadaki suç iddialarının ve delillerin esas alındığını belirterek, “Dosyaya şahısların isimlerini kapatıp baktık” ifadelerini kullandı.
İBB davasına ilişkin değerlendirmesinde ortada yolsuzluk, dolandırıcılık ve ihaleye fesat karıştırma iddiaları bulunduğunu söyleyen Gürlek, savcılık makamının görevinin kişi odaklı değil, suç olup olmadığına bakmak olduğunu vurguladı. Belediye başkanı, sanatçı ya da herhangi bir toplumsal konumun savcılık açısından belirleyici olmadığını söyleyen Gürlek, “Biz suç var mı yok mu buna bakarız” dedi.
Soruşturmanın merkezinde somut deliller var
Gürlek, dava dosyasındaki delillerin büyük bölümünün somut nitelik taşıdığını ifade etti. Bu kapsamda MASAK raporları, tanık beyanları, etkin pişmanlık ifadeleri, para hareketleri ile HTS ve baz istasyonu kayıtlarının soruşturmanın temel dayanakları arasında yer aldığını söyledi. Savcılık görevini o dönemde hukuka uygun biçimde yaptığını belirten Gürlek, vicdanen de rahat olduğunu dile getirdi.
“Cumhuriyet savcısı makam ya da unvana bakmaz”
Siyasi tartışmaların yargı süreçlerine gölge düşürmemesi gerektiğini söyleyen Gürlek, Cumhuriyet savcısının görevini yürütürken kişinin ismine, görevine ya da siyasi kimliğine göre hareket etmeyeceğini belirtti. Kendi şahsının tartışmanın merkezine çekilmesini doğru bulmadığını söyleyen Gürlek, bunun savunma stratejisinin bir parçası olarak üretildiğini ima etti.
İddianame sonrası gözler 19 Mart’taki duruşmada
İBB davasında yargılamanın 19 Mart’ta başlayacağını belirten Gürlek, dosyanın çok sanıklı yapısına dikkat çekti. Yaklaşık 406 sanığın bulunduğu davada, yargılamanın uzman bir heyet tarafından yürütüleceğini söyledi. Sürecin ne kadar sürede tamamlanacağına ilişkin net bir takvim vermeyen Gürlek, bunun mahkeme heyetinin yönetiminde ilerleyeceğini kaydetti.
Yargı paketi, çocuk suçları ve boşanma davaları da gündemdeydi
İftar buluşmasında yalnızca İBB davası değil, 12. Yargı Paketi, terörsüz Türkiye süreci, boşanma davaları, çocuk suçları ve yargılamaların hızlandırılması başlıkları da ele alındı. Gürlek, özellikle uzun süren davalar nedeniyle yurttaşların adalete güven sorunu yaşadığını ifade ederek, “Alo Adalet” hattı ve hedef süre denetimi gibi yeni uygulamalarla yargının daha hızlı işlemesini hedeflediklerini söyledi.
Çocukların işlediği ağır suçlara ilişkin cezaları yetersiz bulduğunu da açıkça dile getiren Gürlek, öğretmen Fatma Nur Çelik cinayeti gibi olayların ardından çocuk failler için daha ağır yaptırımların gündeme alınacağını belirtti. Çekişmeli boşanma davalarında ise boşanma kararının daha hızlı kesinleşmesini sağlayacak yeni bir arabuluculuk modeli üzerinde çalışıldığını söyledi.
İktidar yargıda hız, muhalefet siyasallaşma tartışması diyor
Gürlek’in açıklamaları, İBB davasının yalnızca hukuki değil, siyasi etkileri bakımından da tartışılmaya devam edeceğini gösterdi. İktidar cephesi dosyadaki suç iddiaları ve delillerin soruşturmayı meşru kıldığını savunurken, muhalefet ise davanın siyasal boyutuna dikkat çekmeyi sürdürüyor. Bu tablo içinde gözler şimdi hem 19 Mart’taki duruşmaya hem de yargı paketine ilişkin somut düzenlemelere çevrilmiş durumda.
haberdeger.com
Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist
En Çok Okunan Haberler