SON DAKİKA

#Devrim Muhafızları

HABER DEĞER - Devrim Muhafızları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Devrim Muhafızları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İran Hürmüz Boğazı’nı yeniden kapattı Haber

İran Hürmüz Boğazı’nı yeniden kapattı

İran ile ABD arasında ateşkes sonrası başlayan kırılgan süreçte tansiyon yeniden yükseldi. İran Devrim Muhafızları Ordusu, Hürmüz Boğazı’nın yeniden kapatıldığını ve bölgenin tamamen İran kontrolüne geçtiğini duyurdu. İran tarafı, kararın gerekçesi olarak ABD’nin daha önce verilen sözleri yerine getirmemesini ve Hürmüz çevresindeki askeri ve ekonomik ablukayı sürdürmesini gösterdi. İran boğazı dün açmıştı İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, dün yaptığı açıklamada, Lübnan’daki ateşkes süreci boyunca Hürmüz Boğazı’nın tüm ticari gemilerin geçişine açık olacağını duyurmuştu. Arakçi, İran Limanlar ve Denizcilik Teşkilatı’nın belirlediği rota üzerinden tüm ticari gemilerin boğazdan güvenli şekilde geçebileceğini söylemişti. Bu açıklama, bölgede savaşın ardından ekonomik normalleşme sürecinin başlayabileceği yönünde yorumlanmıştı. Trump’tan teşekkür, ardından abluka mesajı Ancak İran’ın Hürmüz Boğazı’nı açma kararının ardından ABD Başkanı Donald Trump’tan gelen açıklamalar, yeni krizin önünü açtı. Trump, ilk etapta İran’a teşekkür ederek boğazın açık tutulmasını memnuniyetle karşıladığını söyledi. Ancak kısa süre sonra yaptığı ikinci açıklamada, İran ile tam bir anlaşmaya varılıncaya kadar Hürmüz çevresindeki ABD ablukasının süreceğini ifade etti. Trump’ın bu çıkışı, Tahran’da Washington’un ateşkes ve normalleşme yönündeki sözlerinden geri adım attığı şeklinde yorumlandı. Devrim Muhafızları: “Hürmüz yeniden tam kontrol altında” Trump’ın açıklamalarının ardından İran Devrim Muhafızları Ordusu, Hürmüz Boğazı’nın yeniden kapatıldığını açıkladı. Yapılan açıklamada, “ABD’nin taahhütlerini ihlal etmesi ve ablukayı sürdürmesi nedeniyle Hürmüz Boğazı yeniden tam kontrol altına alınmıştır” denildi. İran yönetiminin, ticari gemilerin geçişine yönelik yeni kısıtlamalar getirip getirmeyeceği henüz netleşmedi. Ancak boğazın yeniden kapatılması, enerji piyasalarında ve küresel deniz ticaretinde yeni bir kriz ihtimalini gündeme taşıdı. Yeni müzakere tarihi krizden hemen önce açıklanmıştı Hürmüz Boğazı’ndaki yeni gerilimden kısa süre önce, ABD ile İran arasındaki ikinci tur müzakerelerin tarihi açıklanmıştı. İranlı ve ABD’li heyetlerin, 20 Nisan Pazartesi günü Pakistan’ın başkenti İslamabad’da yeniden bir araya geleceği duyurulmuştu. Tarafların savaş sonrası ateşkesin kalıcı hale getirilmesi, İran’ın nükleer programı ve ABD’nin İran’a yönelik ekonomik yaptırımları gibi başlıkları masaya yatırması bekleniyor. Ancak Hürmüz Boğazı’nda yaşanan son kriz, İslamabad’daki görüşmeler öncesinde taraflar arasındaki güvensizliğin daha da arttığını gösteriyor. Küresel piyasalar alarmda Dünya petrol ticaretinin önemli bir bölümü Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleşiyor. Bu nedenle boğazın yeniden kapanması, başta petrol fiyatları olmak üzere küresel piyasalarda yeni bir dalgalanma yaratabilir. Uzmanlar, İran ile ABD arasında yaşanacak yeni bir gerilimin yalnızca bölgeyi değil, dünya ekonomisini de doğrudan etkileyebileceği uyarısında bulunuyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Trump’ın “pilot kurtarma” operasyonu tartışma yarattı: Gerçek hedef uranyum muydu? Haber

Trump’ın “pilot kurtarma” operasyonu tartışma yarattı: Gerçek hedef uranyum muydu?

ABD ile İran arasındaki gerilim sürerken, Washington yönetiminin “pilot kurtarma” olarak duyurduğu operasyon uluslararası kamuoyunda tartışma yarattı. ABD Başkanı Donald Trump, düşürülen bir F-15E savaş uçağındaki iki pilotun kurtarıldığını açıklarken, sahadan gelen bilgiler ve bazı uzman değerlendirmeleri operasyonun farklı bir amaca hizmet etmiş olabileceğine işaret ediyor. Enkaz nükleer tesislere yakın bulundu Operasyona ilişkin en dikkat çekici detaylardan biri, düşen uçağın enkazının İran’daki İsfahan ve Natanz nükleer tesislerine oldukça yakın bir bölgede bulunması oldu. Bu durum, operasyonun yalnızca kurtarma amacıyla mı yapıldığı yoksa daha geniş bir hedef içerip içermediği sorularını beraberinde getirdi. Kullanılan uçaklar soru işaretlerini artırdı Operasyonda kullanılan askeri unsurlar da tartışmaların odağına yerleşti. Özellikle yüksek taşıma kapasitesine sahip C-130J tipi nakliye uçaklarının kullanılması, tek bir pilotu kurtarma operasyonu için olağan dışı bulundu. Ayrıca ikinci aşamada 155 uçağın görev aldığı bilgisi, operasyonun kapsamının resmi açıklamaların ötesinde olabileceği yönünde yorumlara yol açtı. Sahada çatışma görüntüleri paylaşıldı İran Devrim Muhafızları’na yakın kaynaklar, operasyon sırasında bölgeye takviye birlikler sevk edildiğini duyurdu. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde patlama ve füze atışlarına ait olduğu öne sürülen anlar yer aldı. Bu gelişmeler, operasyonun beklenenden daha yoğun bir çatışma ortamında gerçekleştiğini ortaya koydu. “Perdeleme operasyonu” iddiası Bazı uzmanlar, operasyonun kamuoyuna sunulduğu biçimiyle örtüşmediğini savunuyor. Russia Today’e konuşan eski CIA analisti Larry Johnson, yaşananları “perdeleme operasyonu” olarak nitelendirdi. Bu değerlendirme, operasyonun asıl amacının farklı olabileceği yönündeki tartışmaları güçlendirdi. Hedef uranyum muydu? İran Dışişleri Bakanlığı da operasyonun niteliğine ilişkin dikkat çekici bir açıklama yaptı. Bakanlık, İsfahan’daki operasyonun zenginleştirilmiş uranyumu ele geçirmeye yönelik olabileceği ihtimalini gündeme getirdi. Bu iddia, operasyonun nükleer programla bağlantılı olabileceği yönündeki şüpheleri artırdı. Trump: “155 uçak katıldı” ABD Başkanı Donald Trump, operasyonun detaylarını aktarırken ilk aşamada 21 uçağın İran hava sahasına girdiğini ve sürecin 48 saat sürdüğünü belirtti. İkinci aşamada ise toplam 155 uçağın görev aldığını ifade eden Trump, operasyonun yüksek risk taşıdığını ve “zor bir karar” olduğunu söyledi. Ayrıca iki pilottan birinin yerinin gizli tutulduğunu ve bilginin sızmasının ulusal güvenlik riski oluşturduğunu vurguladı. Resmi anlatı ile sahadaki veriler örtüşmüyor Tüm bu gelişmeler, ABD’nin açıkladığı “pilot kurtarma” senaryosu ile sahadaki bulgular arasında önemli farklılıklar olduğunu ortaya koyuyor. Operasyonun gerçek amacına ilişkin netlik henüz sağlanmazken, ortaya atılan iddialar bölgedeki gerilimi daha da artırabilecek nitelik taşıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ateşkes görüşmeleri sürerken kritik isim hayatını kaybetti Haber

Ateşkes görüşmeleri sürerken kritik isim hayatını kaybetti

Orta Doğu’da çatışmalar sürerken, ateşkes ihtimallerinin konuşulduğu bir dönemde dikkat çeken bir gelişme yaşandı. İran’da üst düzey bir askeri yetkilinin hayatını kaybettiği açıklandı. Mecid Hademi, İran Devrim Muhafızları Ordusu İstihbarat Teşkilatı Komutanı olarak görev yapıyordu. Hademi’nin, ABD ve İsrail tarafından düzenlenen saldırılarda hayatını kaybettiği bildirildi. Sivil yerleşimlerde can kaybı arttı İran basınında yer alan bilgilere göre, başkent Tahran başta olmak üzere Kum ve Bender Lenge kentlerinde düzenlenen saldırılarda toplam 34 kişi yaşamını yitirdi. Yerleşim alanlarının hedef alındığı saldırılarda çok sayıda kişinin de yaralandığı aktarıldı. Ateşkes planları gölgede kaldı Savaşın 38. gününde taraflar arasında iki aşamalı ateşkes planı gündemdeyken yaşanan bu gelişme, diplomatik sürecin geleceğine dair belirsizlik yarattı. Uzmanlar, bu tür üst düzey kayıpların çatışmanın daha da sertleşmesine yol açabileceğini değerlendiriyor. Karşılıklı saldırılar sürüyor Öte yandan İran’ın misilleme saldırıları kapsamında İsrail’in Hayfa kentinde bir binaya füze isabet ettiği ve olayda can kaybı yaşandığı bildirildi. İsrail ordusunun, hava savunma sistemlerinin füzeyi neden engelleyemediğine ilişkin inceleme başlattığı aktarıldı. Bölgede tansiyon yükseliyor Taraflar arasında karşılıklı saldırıların devam ettiği süreçte, diplomatik çözüm ihtimali ile askeri gelişmelerin eş zamanlı ilerlemesi dikkat çekiyor. Türkiye toplumu ve uluslararası kamuoyunun yakından izlediği bu gelişmelerin, bölgesel dengeler üzerinde etkili olması bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kasım Süleymani’nin ailesine operasyon: Yeğenleri işgalci ABD’de tutuklandı Haber

Kasım Süleymani’nin ailesine operasyon: Yeğenleri işgalci ABD’de tutuklandı

İşgalci ABD ile İran arasında yıllardır süren gerilim yeni bir gelişmeyle yeniden gündeme geldi. 2020 yılında ABD tarafından düzenlenen suikastla öldürülen Kasım Süleymani’nin yeğenlerinin ABD’de tutuklandığı açıklandı. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, yeğen Hamideh Soleimani Afshar ve kızının yasal oturum izinlerinin iptal edildiğini duyurdu. 2020’deki suikasttan bugüne uzanan süreç Sürecin başlangıcı, 3 Ocak 2020’de Irak’ın başkenti Bağdat’ta gerçekleşen suikasta dayanıyor. Dönemin ABD Başkanı Donald Trump’ın talimatıyla düzenlenen hava saldırısında, İran Devrim Muhafızları’na bağlı Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani ile birlikte Haşdi Şabi’nin üst düzey isimlerinden Ebu Mehdi el-Mühendis de hayatını kaybetmişti. Bu operasyon, Orta Doğu’daki dengeleri derinden etkileyen kırılma noktalarından biri olarak değerlendirildi. İran’dan balistik füze yanıtı gelmişti Suikastın ardından İran yönetimi, 8 Ocak 2020’de ABD’nin Irak’taki üslerini balistik füzelerle hedef aldı. İlk etapta can kaybı yaşanmadığı açıklansa da, daha sonra 100’den fazla ABD askerinde travmatik beyin hasarı tespit edildiği ortaya çıktı. Bu gelişme, iki ülke arasındaki tansiyonun uzun süre yüksek kalmasına neden oldu. Oturum izinleri iptal edildi, gözaltına alındılar Son gelişmede, Süleymani’nin yeğeni Hamideh Soleimani Afshar ile kızının ABD’deki “Green Card” statülerinin iptal edildiği açıklandı. ABD makamları, söz konusu kişilerin U.S. Immigration and Customs Enforcement tarafından gözetim altına alındığını doğruladı. İşgalci ABD’den “ulusal güvenlik” vurgusu Washington yönetiminin bu hamlesi, yalnızca İranlı askeri figürleri değil, bu isimlerle bağlantılı kişileri de “ulusal güvenlik” kapsamında değerlendirdiğini ortaya koydu. Uzmanlar, bu adımın ABD–İran hattındaki gerilimi yeniden tırmandırabileceğine dikkat çekiyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Hürmüz krizi tırmanıyor: İran’dan “mayın” resti Haber

Hürmüz krizi tırmanıyor: İran’dan “mayın” resti

Orta Doğu’da gerilim yeni bir aşamaya geçti. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik 48 saatlik ültimatomunun ardından, Tahran yönetiminden dikkat çeken bir açıklama geldi. 23 Mart 2026 itibarıyla İran Savunma Konseyi, olası bir saldırı durumunda Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı’na mayın döşenebileceğini duyurdu. ABD’nin, Hürmüz Boğazı’nın tamamen açılmaması halinde İran’ın enerji altyapısını hedef alabileceği yönündeki açıklamaları sonrası, iki ülke arasındaki gerilim daha da yükseldi. İran tarafı ise bu tehdide karşı “yıkıcı” bir yanıt verileceğini belirtti. “Tüm geçişler durabilir” uyarısı İran Savunma Konseyi tarafından yapılan açıklamada, ülkenin kıyılarına veya adalarına yönelik bir saldırı girişimi olması halinde, yalnızca Hürmüz Boğazı’nın değil, tüm Basra Körfezi’nin deniz mayınlarıyla kapatılabileceği ifade edildi. Bu senaryonun gerçekleşmesi halinde, uluslararası deniz ticaretinin büyük ölçüde durabileceği değerlendiriliyor. Küresel enerji hattı risk altında Hürmüz Boğazı, dünya enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olarak biliniyor. Günlük 20 milyon varili aşan petrol ve petrol ürününün geçtiği bu hat, küresel tüketimin yaklaşık yüzde 20’sine karşılık geliyor. Bu nedenle bölgede yaşanacak bir kesinti, yalnızca bölgesel değil küresel ekonomik etkiler yaratabilecek potansiyele sahip. Deniz trafiği şimdiden azaldı Bölgede yaşanan gelişmelerin ardından tanker trafiğinde ciddi düşüş yaşandığı bildirildi. Uluslararası denizcilik verilerine göre, birçok tanker ya rotasını değiştirdi ya da açık sularda beklemeye başladı. Sigorta şirketlerinin risk nedeniyle poliçeleri gözden geçirdiği ve prim artışlarına gittiği de aktarıldı. Fiili kapanma tartışması İran tarafı resmi olarak Hürmüz Boğazı’nın tamamen kapatıldığını ilan etmese de, Devrim Muhafızları’nın ticari gemilere geçiş izni vermediği yönünde bilgiler paylaşıldı. Bu durum, boğazın fiilen işlevsiz hale geldiği yönündeki değerlendirmeleri güçlendirdi. Yaşanan gelişmeler, küresel enerji piyasalarını doğrudan etkilerken, bölgedeki gerilimin daha da tırmanıp tırmanmayacağı ise belirsizliğini koruyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Hark Adası saldırısı sonrası İran’dan BAE’ye sert mesaj Haber

Hark Adası saldırısı sonrası İran’dan BAE’ye sert mesaj

ABD ile İran arasında devam eden savaşta gerilim yeni bir saldırıyla daha tırmandı. Washington yönetiminin İran’ın petrol ihracatının büyük bölümünün gerçekleştirildiği Hark Adası ile Ebu Musa Adası’nı hedef aldığı saldırının ardından İran’dan sert açıklamalar geldi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, saldırıda kullanılan roketlerin Birleşik Arap Emirlikleri topraklarından fırlatıldığını öne sürdü. Hark Adası İran’ın petrol ihracatı için kritik önemde İranlı yetkililere göre saldırının hedefinde, ülkenin petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90’ının gerçekleştirildiği Hark Adası bulunuyordu. İran’ın Buşehr Valiliği tarafından yapılan açıklamada saldırıda herhangi bir sivil ya da askeri can kaybı yaşanmadığı bildirildi. Yetkililer ayrıca adadaki petrol tesislerinde faaliyetlerin normal şekilde sürdüğünü ve altyapıda ciddi bir hasar meydana gelmediğini duyurdu. İran roketlerin BAE’den fırlatıldığını iddia etti İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, saldırının ardından yaptığı açıklamada HIMARS roket sisteminin kullanıldığını ve füzelerin komşu ülkelerin topraklarından ateşlendiğini söyledi. Arakçi, saldırının izinin sürüldüğünü belirterek roketlerin Birleşik Arap Emirlikleri’nden, Ras el Hayme bölgesi ile Dubai yakınlarından fırlatıldığının tespit edildiğini iddia etti. Tahran’dan BAE’ye üstü kapalı uyarı İranlı bakan açıklamasında Birleşik Arap Emirlikleri’ni dolaylı şekilde hedef alan ifadeler kullandı. Yoğun nüfusun bulunduğu bölgelerin İran’a karşı saldırı için kullanılmasının son derece tehlikeli olduğunu söyleyen Arakçi, bu durumun kabul edilemez olduğunu dile getirdi. Uzmanlar, bu sözlerin BAE yönetimine yönelik açık bir uyarı olarak değerlendirildiğini belirtiyor. İran ABD üslerini “meşru hedef” ilan etti İran Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı Hatemul Enbiya Merkez Karargahı Sözcüsü İbrahim Zülfikari de saldırıya ilişkin açıklama yaptı. Zülfikari, ABD ordusunun İran’a yönelik saldırılarında BAE’de bulunan liman ve askeri noktaları kullandığını öne sürdü. İranlı yetkili, bu nedenle Birleşik Arap Emirlikleri’nde ABD askerlerinin bulunduğu limanlar, iskeleler ve askeri noktaların İran için meşru hedef sayılabileceğini söyledi. BAE halkına uyarı mesajı verildi Zülfikari ayrıca Birleşik Arap Emirlikleri’nde yaşayan yurttaşlara da çağrıda bulundu. İranlı komutan, sivillerin zarar görmemesi için ABD askerlerinin bulunduğu limanlar ve askeri noktaların çevresinden uzak durulması gerektiğini ifade etti. Son gelişmeler, İran ile ABD arasındaki çatışmanın Körfez bölgesine daha fazla yayılabileceği yönündeki endişeleri artırdı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İran’dan petrol resti: Varil başına 200 doları bekleyin Haber

İran’dan petrol resti: Varil başına 200 doları bekleyin

Orta Doğu’daki savaşın 12. gününde tansiyon daha da yükseldi. İran Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı Hatemu’l-Enbiya Merkez Karargahı, ABD ve İsrail’e yönelik sert bir açıklama yayımladı. Açıklamada, bölgedeki çatışmaların genişlemesi halinde küresel petrol fiyatlarının hızla yükselebileceği ve varil fiyatının 200 dolara kadar çıkabileceği ifade edildi. Hürmüz Boğazı üzerinden açık mesaj verildi İran tarafından yapılan açıklamada, petrol ve enerji fiyatlarının “yapay yollarla düşük tutulamayacağı” vurgulanırken, bölgedeki güvenliğin bozulmasının doğrudan enerji piyasalarını etkileyeceği belirtildi. İranlı yetkililer, özellikle dünyanın en kritik enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı üzerinden güçlü mesajlar verdi. Açıklamada, İran’ın boğazda inisiyatifi elinde bulundurduğu ifade edilerek ABD ve İsrail ile bağlantılı petrol taşıyan gemilerin “meşru hedef” olarak görülebileceği öne sürüldü. Tahran yönetimi ayrıca, çatışmanın genişlemesi durumunda enerji piyasalarında büyük bir şok yaşanabileceğini savundu. “Tek bir litre petrolün bile geçmesine izin vermeyiz” İran Devrim Muhafızları açıklamasında şu ifadelere yer verildi: “ABD, siyonist rejim ve ortaklarının çıkarına olacak şekilde Hürmüz Boğazı’ndan tek bir litre petrolün bile geçmesine izin vermeyeceğiz. ABD ve İsrail ile bağlantılı petrol yükü taşıyan her gemi meşru hedefimiz olacaktır.” Açıklamada ayrıca ABD’nin bölgedeki askeri varlığı da hedef alınarak Washington yönetiminin askeri üslerinin İran’ın füze kapasitesi karşısında güvende olmadığı iddia edildi. Enerji piyasaları için kritik uyarı İran tarafı, bölgedeki savaşın genişlemesi halinde petrol fiyatlarının ciddi şekilde yükselebileceğini belirterek şu uyarıda bulundu: “Petrol ve enerji fiyatlarını yapay yollarla düşük tutamayacağınızı bilmelisiniz. Bölgedeki savaşın genişlemesi halinde varil başına 200 dolarlık fiyatları bekleyin.” Uzmanlar ise Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek bir kriz veya kapanma ihtimalinin dünya petrol ticaretinin önemli bir bölümünü etkileyebileceğini ve küresel enerji piyasalarında büyük dalgalanmalara yol açabileceğini belirtiyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İran’da kritik 24 saat: Yeni dini lider seçimi için toplantı yapılacak Haber

İran’da kritik 24 saat: Yeni dini lider seçimi için toplantı yapılacak

ABD ve İsrail ile İran arasında hızla tırmanan savaş ortamında Tahran’da siyasi dengeleri belirleyecek kritik bir süreç başladı. İran’da dini lider Ayetullah Ali Hamaney’in öldürülmesinin ardından ülkenin yeni dini liderini belirlemek üzere Uzmanlar Meclisi’nin acil bir toplantı gerçekleştireceği bildirildi. İran merkezli Mehr Haber Ajansı’na göre yeni liderin seçimi için yapılacak görüşmelerin önümüzdeki 24 saat içinde gerçekleşmesi bekleniyor. Uzmanlar Meclisi yeni lideri seçecek İran Anayasası’na göre ülkenin en üst otoritesi olan dini lider, 88 din adamından oluşan Uzmanlar Meclisi tarafından seçiliyor. Bu kurul yeni lideri belirlemek için gizli görüşmeler yürütüyor ve adayları değerlendiriyor. Yeni liderin seçilebilmesi için toplantıya katılan üyelerin önemli bir çoğunluğunun oyunu alması gerekiyor. Uzmanlar Meclisi’nin mevcut savaş koşulları nedeniyle güvenlik önlemleri altında toplanması ve kararın kısa sürede açıklanması bekleniyor. Geçici yönetim görev başında Yeni lider seçilene kadar İran’da devletin en üst yetkileri geçici bir liderlik konseyine devredildi. Bu konseyde Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei ve din adamı Ali Rıza Arafi bulunuyor. Bu üçlü yapı yeni dini lider belirlenene kadar ülkenin en üst makamını geçici olarak temsil ediyor. Hamaney sonrası en güçlü aday kim? İran siyasetinde Hamaney’in oğlu Mücteba Hamaney’in öne çıkan adaylardan biri olduğu konuşuluyor. Bazı kaynaklara göre Devrim Muhafızları ile yakın ilişkileri bulunan Mücteba Hamaney’in dini liderlik için güçlü bir destek tabanı bulunuyor. Ancak bu ihtimal İran’da “liderliğin babadan oğula geçmesi” tartışmasını da beraberinde getiriyor. Ortadoğu’da dengeleri değiştirecek karar Uzmanlar Meclisi’nin vereceği karar sadece İran iç siyasetini değil, Ortadoğu’daki güç dengelerini de doğrudan etkileyecek. Analistler, yeni liderin ABD ve İsrail ile süren çatışmaların yönünü ve İran’ın bölgesel stratejisini belirleyecek en kritik aktör olacağını değerlendiriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İran’ı sattı mı? Kudüs Gücü Komutanı Kaani hakkında şok iddia! Haber

İran’ı sattı mı? Kudüs Gücü Komutanı Kaani hakkında şok iddia!

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı askeri operasyonların ardından bölgede tansiyon hızla yükselirken İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani hakkında dikkat çeken iddialar ortaya atıldı. Uluslararası medya ve bazı sosyal medya hesaplarında dolaşıma giren bilgilere göre Kaani’nin uzun yıllardır İsrail istihbaratı Mossad ile bağlantılı olduğu ve son gelişmelerin ardından İsrail’e sığındığı ileri sürüldü. İran yönetimini sarsan suikastlar zinciri Geçtiğimiz hafta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı operasyonların hedefinde ülkenin askeri ve siyasi üst kadroları yer aldı. İran’ın dini lideri Ali Hamaney başta olmak üzere çok sayıda üst düzey komutanın hayatını kaybettiği iddiaları bölgedeki krizi daha da derinleştirdi. Tahran’da büyük bir sarsıntı yaratan saldırılarda İran Devrim Muhafızları’nın kritik isimlerinden birçok komutanın öldürüldüğü belirtilirken Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani’nin saldırılardan sağ kurtulan nadir isimlerden biri olduğu ifade edildi. “Dokuz canlı komutan” iddiası İsmail Kaani’nin daha önce İsrail’in düzenlediği çeşitli saldırılardan da kurtulduğu ve bu nedenle bazı uluslararası medya organlarında “İran’ın dokuz canlı komutanı” olarak anıldığı biliniyor. Son saldırıdan kısa süre önce bulunduğu noktadan ayrıldığı öne sürülen Kaani’nin cumartesi gününden bu yana kamuoyunun karşısına çıkmaması ise yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Mossad ajanı olduğu iddiası gündemde Bazı kaynaklar Kaani’nin onlarca yıldır İsrail istihbaratı Mossad adına çalıştığını ve İran içindeki kritik operasyonlarda rol oynadığını iddia ediyor. Bu iddialara göre Kaani’nin İran’daki bazı üst düzey isimlerin hedef alınmasında istihbarat sağlayan kilit kişilerden biri olduğu ileri sürülüyor. Ancak söz konusu iddialar henüz resmi makamlar tarafından doğrulanmış değil. İran yönetiminden ya da İsrail tarafından konuya ilişkin net bir açıklama yapılmadı. Ortadoğu’da savaşın giderek genişlediği bir dönemde ortaya atılan bu iddialar, bölgedeki istihbarat savaşlarının ve güç mücadelesinin ne kadar derinleştiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.