SON DAKİKA

#Dijital

HABER DEĞER - Dijital haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dijital haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ünlülere uyuşturucu soruşturmasında yeni perde: 13 isim şifrelerini verdi, dosya genişliyor Haber

Ünlülere uyuşturucu soruşturmasında yeni perde: 13 isim şifrelerini verdi, dosya genişliyor

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen, ünlüler ve gece hayatının tanınmış isimlerini kapsayan uyuşturucu ve fuhuş soruşturmasında önemli kararlar çıktı. 34 mekâna düzenlenen operasyonlar ve 17 gözaltının ardından mahkemeye sevk edilen şüphelilerden 12’si tutuklanarak cezaevine gönderildi. Tutuklanan ve serbest bırakılan isimler açıklandı Tutuklananlar arasında Miss Türkiye 2016 güzeli manken Buse İskenderoğlu, Les Benjamins’in direktörü Zohaer Majhadi, Suma Han gece kulübü sahibi Cengiz Can Atasoy, Kütüphane adlı gece kulübünün işletmecisi Yılmaz Efe, fenomen Rabia Karaca, işletmeci Yasin Burak Becek, Ömer Can Kılınç, işletmeci Cihan Güler, avukat Burak Güngörmedi ve Resul Arslan yer aldı. Sosyal medya fenomenleri Şebnem İnan, Nilay Didem Kılavuz, modacı Rabia Yaman ve Emrah Gencer ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Savcılıktan dikkat çeken tespit: “Influencer’lık bir maske” Savcılığın sevk yazısında, soruşturmanın toplumun genel ahlakını ve aile düzenini koruma amacıyla başlatıldığı vurgulandı. Yazıda, şüphelilerin sosyal medya paylaşımlarının suçları gizlemek ve suç işleme amacına hizmet etmek için kullanıldığı değerlendirmesi yapıldı. Bu paylaşımların bir “suç maskesi” niteliği taşıdığı kayda geçirildi. Hangi suçlamalarla tutuklandılar? Fuhuşa teşvik ve yer temini: Cengiz Can Atasoy, Buse İskenderoğlu, Tuğrulbey Aran ve Zohaer Majhadi. Uyuşturucu kullanımını kolaylaştırmak: Dilara Ege Çevik ve Yılmaz Efe. Uyuşturucu ve fuhuş: Rabia Karaca, Yasin Burak Becek, Cihan Güler, Ömer Can Kılıç, Burak Güngörmedi ve Resul Arslan. Dijital inceleme dosyayı büyütecek Soruşturmanın seyrini etkileyen bir diğer gelişme, 13 şüphelinin cep telefonu şifrelerini savcılıkla paylaşması oldu. Dijital materyallerin incelenmesiyle, bugüne kadar dosyada yer almayan yeni isimlerin deşifre edilebileceği belirtiliyor. Ünlü mekânlara geçici kapatma Soruşturma kapsamında Etiler’deki Kütüphane, Bebek Otel ve Amaya isimli mekânlar, İstanbul Valiliği kararıyla bir ay süreyle kapatıldı. Bebek Otel’in sahibi Muzaffer Yıldırım’ın da şüpheli sıfatıyla ifadesine başvurulduğu ve hakkında yurt dışı çıkış yasağı uygulandığı öğrenildi. Tanık ifadesinde “Kütüphane” detayı Habertürk’ün eski Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy dosyasında ifade veren bir tanık, Etiler’deki Kütüphane adlı mekânda çok sayıda ünlü ismin bulunduğunu, çekilen görüntülerin güvenlik görevlileri tarafından sildirildiğini anlattı. Yetkililer, dijital incelemelerin tamamlanmasıyla soruşturmanın daha da derinleşeceğini ve yeni gözaltıların gündeme gelebileceğini belirtirken, kamuoyunun yakından takip ettiği dosyada önümüzdeki günlerde yeni gelişmelerin yaşanması bekleniyor.

Ekrem İmamoğlu hakkında ‘casusluk’ soruşturması Haber

Ekrem İmamoğlu hakkında ‘casusluk’ soruşturması

Hüseyin Gün soruşturmasından çıktı: Dijital verilerden yeni bağlantılar Açıklamada, 4 Temmuz’da “casusluk” suçundan tutuklanan Hüseyin Gün adlı şüphelinin dijital materyallerinin incelendiği ve bu materyallerde Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ ile irtibat bulunduğuna dair bulgulara ulaşıldığı belirtildi. Gün’ün cihazlarında, askeri mühimmat fotoğrafları, yabancı ülke pasaport görüntüleri ve istihbari nitelikte notlar tespit edildi. Ayrıca, MASAK raporlarına göre Gün’ün herhangi bir ticari faaliyeti olmamasına rağmen 85 milyon liralık para trafiği bulunduğu ve bu miktarın kaynağının belirsiz olduğu ifade edildi. Savcılık: “Seçmen verileri yabancı istihbarat servisleriyle paylaşıldı” Savcılığın açıklamasında, Hüseyin Gün’ün yabancı ülke istihbarat mensuplarıyla kriptografik uygulamalar üzerinden (örneğin “Wickr”) haberleştiği, Türkiye’deki seçim süreçleriyle ilgili bilgi aktarımı yaptığı öne sürüldü. Açıklamada dikkat çeken ifadeler yer aldı: “Şüpheli Gün’ün, Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü yöneticilerinden şüpheli Necati Özkan ile kriptolu yazışmalarda; ‘dijital istihbarat toplama, 70 bin gönüllünün aktive edilmesi, seçmen profili analizleri, özel kampanya toplantılarında casus yazılıma karşı önlem’ gibi konularda iletişim kurduğu tespit edilmiştir.” Bu görüşmelerin, 2019 yerel seçim sürecinde seçmen verilerinin sızdırılması ve “yabancı servislerle bilgi paylaşımı” iddialarını gündeme getirdiği belirtildi. İmamoğlu ve Özkan cezaevinden savcılığa getirilecek, Yanardağ gözaltında Başsavcılık açıklamasına göre, başka suçtan tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu ve Necati Özkan’ın, “casusluk” suçlaması kapsamında ifade vermeleri için cezaevinden savcılığa getirilmelerine karar verildi. Gazeteci Merdan Yanardağ ise aynı dosya kapsamında gözaltına alındı; evinde ve iş yerinde arama yapıldı. Savcılık, Yanardağ’ın Hüseyin Gün ile yoğun irtibatının bulunduğunu, seçim sürecinde basın ayağını organize ettiğini ve bu faaliyetlerin “yabancı istihbarat servisleriyle eşgüdüm içinde yürütüldüğü” iddiasını paylaştı. “Soruşturma genişletilerek sürecek” Savcılık açıklamasının sonunda, soruşturmanın MİT ve Emniyet iş birliğiyle kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı: “Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen soruşturma, Milli İstihbarat Teşkilatı ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü ile iş birliği içinde genişletilerek ve kararlılıkla sürdürülecektir.”

Dijital dünyada fırtına: Google ve YouTube’un çöküşü, hack skandalları ve komplo teorileri Haber

Dijital dünyada fırtına: Google ve YouTube’un çöküşü, hack skandalları ve komplo teorileri

Google ve YouTube neden çöktü? 4 Eylül 2025 sabahı saat 09.56’dan itibaren Google ve bağlı servislerde (YouTube, Gmail, Google Drive, Google Meet) dünya genelinde kesintiler yaşandı. Kullanıcılar “502 Bad Gateway” gibi hata mesajlarıyla karşılaştı; videolar yüklenmedi, mailler gönderilemedi, iş süreçleri sekteye uğradı. Kesinti özellikle Türkiye, Bulgaristan, Yunanistan, Romanya ve Gürcistan gibi ülkelerde yoğun hissedildi. Fransa ve Almanya gibi bazı Batı Avrupa ülkeleri ise sorundan etkilenmedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan, X hesabından yaptığı açıklamada Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi’nin (USOM) Google’dan teknik rapor talep ettiğini duyurdu. Sayan, yaşanan durumun “yerli ve milli teknolojilerin önemini bir kez daha ortaya koyduğunu” vurguladı. Saat 10.10 itibarıyla sorun büyük ölçüde giderildi. Ancak bu kısa süreli kesinti, dijital altyapıya bağımlılığın ne denli riskli olduğunu gözler önüne serdi. Fenerbahçe ve Marka hack’lenmeleri: Tesadüf mü, hedefli saldırı mı? Kesintiden bir gün önce, 3 Eylül’de Türkiye’de Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Adana Demirspor gibi kulüplerin sosyal medya hesapları hack’lendi. “Web3” ve “kripto token” içerikli sahte paylaşımlar yapıldı, profil görselleri değiştirildi, taraftarlar dolandırıcılık amaçlı linklere yönlendirildi. Kulüplerin hızlı müdahalesiyle kriz kontrol altına alınsa da dijital güvenliğe dair soru işaretleri arttı. Uzmanlar bu tür saldırıların genellikle oltalama ya da çalıntı kimlik bilgileriyle giriş yöntemleriyle yapıldığını belirtiyor. Bu olayların Google ve YouTube çöküşüyle aynı döneme denk gelmesi, sosyal medyada komplo teorilerinin fitilini ateşledi. Komplo teorileri ve söylentiler: Dijital gözdağı mı? Kesinti, sosyal medyada geniş yankı buldu. Siber güvenlik uzmanlarının paylaşımları, olayın siber saldırı olabileceği yönünde yorumlara yol açtı. Google’ın 27. kuruluş yıldönümüne denk gelen bu kesinti, bazı çevrelerce tesadüf olarak görülmedi. Spor kulüplerine yönelik saldırılarla birlikte değerlendirildiğinde, bunun “dijital bir gözdağı” olabileceği iddia edildi. Türkiye’de Hürriyet ve Sabah gibi gazeteler, olayları “yerli ve milli yazılımlara ihtiyaç” çerçevesinde yorumladı. Yabancı basında ise kesintinin bölgesel altyapı sorunlarından kaynaklanabileceği görüşü öne çıktı. Dijital varlığımız güvende mi? Kesinti, bireylerden şirketlere kadar geniş bir kesimi etkiledi. Gmail’e erişemeyen bir iş insanı, YouTube’a video yükleyemeyen bir içerik üreticisi ya da Drive’a ulaşamayan bir öğrenci, bu durumun günlük hayatı nasıl felç edebileceğini doğrudan deneyimledi. Uzmanlar, güçlü şifreler kullanmak, iki faktörlü doğrulama açmak ve şüpheli linklerden uzak durmak gibi bireysel önlemleri öneriyor. Ancak Google gibi devlerin bile kesintiye uğraması, küresel dijital altyapının kırılganlığını gözler önüne seriyor. Türkiye’de ise yerli yazılım ve altyapı yatırımlarının önemi yeniden gündeme geldi. “Raylar sizin değilse, treniniz de çalışmaz” yorumuyla, dijital bağımlılığın uzun vadeli riskleri vurgulanıyor. Dijital dünyada yeni bir çağ mı başlıyor? Google ve YouTube’un çökmesi, büyük kulüplerin hack’lenmesi ve ardından yayılan söylentiler, dijital varlığımızın ne kadar savunmasız olduğunu hatırlattı. Bu olaylar, hem teknik arızaların kaçınılmazlığını hem de siber tehditlerin ciddiyetini ortaya koydu. Yerli-yabancı uzmanlar farklı yorumlar yapsa da herkesin üzerinde uzlaştığı nokta aynı: Dijital dünyada güvenlik artık her zamankinden daha kritik

“No System Is Safe” şoku! Türkiye’de 4 dev markaya aynı anda siber saldırı Haber

“No System Is Safe” şoku! Türkiye’de 4 dev markaya aynı anda siber saldırı

Aynı bildirim dört farklı uygulamadan çıktı Saldırının ardından kullanıcıların telefonlarına aynı mesaj gönderildi: “NO SYSTEM IS SAFE” (Hiçbir sistem güvenli değildir). Bu durum, saldırının profesyonel ve organize bir ekip tarafından gerçekleştirildiği ihtimalini güçlendirdi. Nays kullanıcıları: “Hesaplarımız boşaltıldı!” Saldırının en ağır etkisi, dijital cüzdan platformu Nays üzerinde görüldü. Çok sayıda kullanıcı, hesaplarına erişimlerinin engellendiğini, bilgilerinin değiştirildiğini ve hatta bakiyelerinin izinsiz şekilde farklı hesaplara aktarıldığını öne sürdü. Sosyal medyada kısa sürede yayılan şikâyetler, kullanıcıların panik yaşamasına yol açtı. Kişisel veriler risk altında mı? Uzmanlara göre bu tür saldırılarda yalnızca finansal bilgiler değil, kişisel veriler de risk altında olabilir. Henüz kurumlar tarafından bu yönde resmi bir açıklama yapılmazken, güvenlik uzmanları “Kullanıcı verilerinin sızdırılma ihtimali ciddi bir tehdit” uyarısında bulundu. Fenerbahçe’den açıklama: “Gönderilen bildirim bize ait değil” Olayın ardından Fenerbahçe Spor Kulübü, resmi sosyal medya hesaplarından açıklama yaptı: “Kulübümüzün resmi uygulaması da dahil olmak üzere bazı dijital platformlarda, bir dış müdahale sonucu tarafımızca gönderilmeyen bildirimler paylaşılmıştır. Konuya ilişkin gerekli incelemeler başlatılmış olup süreç ilgili uzmanlarca titizlikle takip edilmektedir. Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız.” Siber güvenlik uzmanları: “İlk dalga olabilir” Siber güvenlik uzmanları, saldırının dört farklı uygulamayı aynı anda hedef almasının, planlı ve çok katmanlı bir operasyon olduğuna dikkat çekiyor. Uzmanlara göre bu saldırı, daha büyük bir kampanyanın ilk adımı olabilir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.