SON DAKİKA

#Dış Politika

HABER DEĞER - Dış Politika haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dış Politika haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kabinede ana gündem okul güvenliği: Yeni önlemler masada Haber

Kabinede ana gündem okul güvenliği: Yeni önlemler masada

Toplantıda, son günlerde okullarda yaşanan saldırıların ardından Milli Eğitim Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve ilgili kurumların hazırladığı ek tedbirler değerlendirilecek. Özellikle okul giriş çıkışlarının kontrol altına alınması, güvenlik personeli uygulaması, ziyaretçi ve veli girişlerine sınırlama getirilmesi ile okul çevrelerinde polis ve jandarma denetimlerinin artırılması gibi başlıkların masada olması bekleniyor. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş saldırıları sonrası yeni dönem Şanlıurfa’ın Siverek ilçesinde ve Kahramanmaraş’ta yaşanan olayların ardından birçok ilde okullarda ek güvenlik uygulamaları başlatılmıştı. Kabinede, bu önlemlerin ülke geneline yayılıp yayılmayacağı, okul çevresinde okul ile ilgisi olmayan kişilerin bulunmasının yasaklanması ve veli girişlerinin daha sıkı kurallara bağlanması gibi düzenlemelerin de ele alınacağı belirtiliyor. ABD-İran görüşmeleri ve Hürmüz Boğazı da gündemde Kabinenin ikinci önemli başlığı ise ABD ile İran arasında yeniden başlayan müzakere süreci olacak. Ankara’nın yakından takip ettiği görüşmelerde gelinen son durum, ateşkesin sürüp sürmeyeceği ve Türkiye’nin diplomatik katkı sunup sunamayacağı değerlendirilecek. Özellikle bugün İslamabad’da yapılması beklenen ABD-İran görüşmeleri ile Hürmüz Boğazı’nda yaşanan kriz, toplantının dış politika gündemini oluşturacak. Kabinede ayrıca, Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin enerji fiyatlarına ve Türkiye ekonomisine etkisi de masaya yatırılacak. “Terörsüz Türkiye” süreci de değerlendirilecek Toplantının bir diğer başlığı ise hükümetin “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırdığı süreç olacak. Kabinede, PKK’nın silah bırakma sürecine ilişkin sahadaki gelişmeler, güvenlik birimlerinden gelen raporlar ve olası yasal düzenlemeler ele alınacak. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki toplantının ardından kamuoyuna yeni güvenlik ve dış politika adımlarına ilişkin açıklama yapılması bekleniyor.

MHP’den Çin-Rusya ittifakı şartı: 2028 için program kabul edilmeli Haber

MHP’den Çin-Rusya ittifakı şartı: 2028 için program kabul edilmeli

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), dış politika eksenine dair dikkat çeken bir çıkış yaptı. MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili İlyas Topsakal, partinin 2028 seçimleri için AKP ile ittifak şartının bakanlık paylaşımı değil, Rusya ve Çin ile iş birliğini esas alan bir programın kabulü olduğunu söyledi. Topsakal’ın açıklamaları, Bahçeli’nin Türkiye-Rusya-Çin (TRÇ) ittifakı önerisinin ardından gündeme geldi. Moskova temasları: “Görev Bahçeli’den geldi” Topsakal, Rusya’nın başkenti Moskova’da gerçekleştirdiği temaslara ilişkin açıklamalarda bulundu. Ziyaretin, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin yönlendirmesiyle gerçekleştiğini belirten Topsakal, siyasi partiler, bürokratlar ve entelektüellerle görüşerek TRÇ ittifakı önerisinin detaylarını aktardığını ifade etti. Topsakal, Türkiye’nin değişen küresel dengeler karşısında alternatif ortaklıklar geliştirmesi gerektiğini savunarak, Rusya ve Çin ile kurulacak ilişkilerin yalnızca ekonomik değil, güvenlik açısından da kritik rol oynayabileceğini dile getirdi. “İttifakın şartı bakanlık değil, stratejik yönelim” Rus basınına konuşan Topsakal, MHP’nin AKP ile ittifakına ilişkin dikkat çeken bir kriter açıkladı. Buna göre, 2028 seçimleri için ittifakın sürmesi, Rusya ve Çin ile iş birliğini içeren bir programın kabul edilmesine bağlı olacak. Topsakal, bu yaklaşımın makam ya da görev paylaşımı temelli değil, Türkiye’nin dış politikadaki yönünü belirleyen stratejik bir tercih olduğunu vurguladı. Bahçeli’nin “TRÇ ittifakı” çıkışı gündemde MHP lideri Devlet Bahçeli daha önce yaptığı açıklamada, ABD ve İsrail’i “şer koalisyonu” olarak nitelendirerek Türkiye’nin Rusya ve Çin ile ittifak kurması gerektiğini savunmuştu. Bahçeli, “Türkiye, Rusya ve Çin’den müteşekkil bir ittifakın inşa ve ihya edilmesi arzu ve önerimizdir” ifadelerini kullanmıştı. Dış politikada yön tartışması yeniden alevlendi Topsakal’ın Moskova ziyareti ve açıklamaları, Türkiye’nin dış politika yönelimine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki iktidar blokunun ortağı olan MHP’nin bu çıkışı, Türkiye’nin Batı ile ilişkileri ve alternatif ittifak arayışları bağlamında yeni bir tartışma başlığı açtı. Uzmanlar, küresel dengelerin yeniden şekillendiği bir dönemde bu tür çıkışların Türkiye’nin diplomatik pozisyonuna dair önemli sinyaller verdiğini değerlendiriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

“Türkiye artık güvenilir bir NATO müttefiki değil” Haber

“Türkiye artık güvenilir bir NATO müttefiki değil”

Türkiye’nin son yıllarda izlediği dış politika, Batı dünyasında giderek daha sert tartışmaların konusu haline geliyor. Uluslararası analizlerde Ankara’nın bölgesel gücünü artırma hamleleri, NATO ile ilişkileri ve Hamas ile bağlantıları üzerinden yeni bir “jeopolitik risk” olarak tanımlanıyor. Türkiye “yeni İran mı?” tartışması yeniden gündemde Batı merkezli analizlerde, İran’ın bölgedeki etkisinin zayıfladığı bir dönemde Türkiye’nin yeni bir güç odağı olarak öne çıktığına dikkat çekiliyor. Bu değerlendirmelerde Türkiye’nin İran’la birebir aynı olmadığı vurgulansa da, izlediği politikaların Batı çıkarlarıyla giderek daha fazla çeliştiği ifade ediliyor. Analize göre Türkiye’nin ideolojik olarak İran’dan farklı olması, yarattığı stratejik sonuçları değiştirmiyor. Asıl tartışma, Ankara’nın NATO ve ABD’nin güvenlik çıkarlarını zayıflatıp zayıflatmadığı üzerine yoğunlaşıyor. Kıbrıs’taki askeri hamle “gerilimi tırmandırdı” Türkiye’nin Mart ayında Kıbrıs’ın kuzeyine Amerikan yapımı F-16 savaş uçakları konuşlandırması, analizde “önemli bir askeri tırmanış” olarak değerlendirildi. Bu adımın yalnızca bölgesel güç gösterisi değil, aynı zamanda İsrail’e yönelik dolaylı bir mesaj olduğu ifade ediliyor. Söz konusu hamlenin, tartışmalı bir bölgede askeri varlığı artırması nedeniyle uluslararası hukuk ve ittifak dengeleri açısından da tartışma yarattığı belirtiliyor. Hamas ile ilişkiler en kritik başlıklardan biri Analizde en sert eleştirilerden biri Türkiye’nin Hamas ile ilişkilerine yöneltiliyor. Ankara’nın bu ilişkiyi yalnızca siyasi destekle sınırlı tutmadığı, örgütün Türkiye’de faaliyet yürütmesine imkân tanıdığı iddia ediliyor. Türkiye’nin Hamas’a yönelik tutumu, NATO üyesi bir ülkenin ABD tarafından “terör örgütü” olarak tanımlanan bir yapıyla yakın ilişkiler kurması açısından Batı’da ciddi bir güvenlik sorunu olarak değerlendiriliyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Hamas’ı terör örgütü olarak görmemesi de bu tartışmanın merkezinde yer alıyor. S-400 krizi ve NATO ile çelişen politikalar Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi satın alması, analizde NATO ile yaşanan en büyük kırılmalardan biri olarak öne çıkıyor. Bu kararın, ABD’nin F-35 programını riske attığı ve Türkiye’nin programdan çıkarılmasına yol açtığı hatırlatılıyor. Ankara’nın hem Batı savunma sistemlerine entegre olmak istemesi hem de Rusya ile askeri iş birliklerini sürdürmesi, “çelişkili ve riskli bir strateji” olarak tanımlanıyor. Rusya-Ukrayna savaşında “çifte politika” eleştirisi Türkiye’nin Ukrayna’ya insansız hava araçları satarken, aynı zamanda Rusya’ya yönelik yaptırımlara katılmaması da analizde eleştirilen başlıklar arasında yer alıyor. Ankara’nın Rusya ile ekonomik ilişkilerini sürdürmesi ve finansal akışlara alan açması, NATO’nun ortak tutumuyla uyumsuz bir yaklaşım olarak değerlendiriliyor. Doğu Akdeniz ve bölgesel güç hedefi Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de deniz yetki alanlarını genişletme girişimleri ile Afrika Boynuzu, Suriye ve Katar’daki askeri varlığını artırması, analizde “bölgesel hegemonya arayışı” olarak yorumlanıyor. Bu çerçevede Türkiye’nin yalnızca savunma değil, aynı zamanda etki alanını genişletmeye yönelik aktif bir dış politika izlediği belirtiliyor. “Sorun Türkiye’yi yanlış tanımlamak değil, görmezden gelmek” Analizin sonuç bölümünde, Türkiye’nin birebir “yeni İran” olmadığı ancak artık klasik bir NATO müttefiki gibi davranmadığı vurgulanıyor. Asıl riskin Türkiye’yi abartmak değil, aksine değişen dış politika yönelimini görmezden gelmek olduğu ifade ediliyor. Batı’nın Ankara’ya yönelik yaklaşımını yeniden değerlendirmesi gerektiği dile getiriliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist HABER: Ferhat ÖZMEN

Kuzey Kore rotayı mı değiştiriyor? İran sessizliği dikkat çekti Haber

Kuzey Kore rotayı mı değiştiriyor? İran sessizliği dikkat çekti

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan gerilim sürerken, Kuzey Kore’nin dikkat çeken sessizliği uluslararası kamuoyunda yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Güney Kore kaynaklı iddialara göre Pyongyang yönetimi, İran’a herhangi bir silah ya da malzeme desteği sağlamadı ve İran’daki liderlik değişimine dair diplomatik mesaj göndermedi. Bu tablo, Kuzey Kore’nin dış politikada yeni bir yön arayışında olabileceği yorumlarına yol açtı. İran’a destek gelmedi iddiası Güney Koreli siyasetçiler ve istihbarat kaynaklarına dayandırılan bilgilere göre Kuzey Kore, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrası Tahran yönetimine askeri ya da lojistik destek sağlamadı. Haberde, özellikle savaş sürecinde Pyongyang’dan herhangi bir silah sevkiyatı yapılmadığı bilgisi öne çıkarıldı. Diplomatik sessizlik dikkat çekti Kuzey Kore’nin yalnızca askeri değil diplomatik düzeyde de mesafeli bir tutum sergilediği iddia edildi. İran dini lideri Ali Hamaney’in ölümü sonrası Pyongyang yönetiminin taziye mesajı yayımlamaması ve yeni lider için tebrik mesajı göndermemesi, bu mesafenin en dikkat çekici göstergeleri arasında yer aldı. ABD ile yeni bir sayfa mı açılıyor? Uzmanlara göre bu tutum, Kuzey Kore’nin ABD ile yeniden diplomatik temas kurmak için alan açma çabası olarak değerlendiriliyor. Güney Kore Başbakanı Kim Min-seok’un açıklamaları da bu ihtimali güçlendirdi. Kim, ABD Başkanı Donald Trump’ın, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’un diyaloga açık olup olmadığını merak ettiğini ve olası bir görüşmeyi “iyi bir gelişme” olarak değerlendirdiğini aktardı. Trump–Kim görüşmeleri yeniden gündemde ABD ile Kuzey Kore arasındaki ilişkiler, geçmişte liderler düzeyinde gerçekleşen görüşmelerle dünya gündemine gelmişti. Donald Trump ile Kim Jong-un, 2018’de Singapur’da, 2019’da Hanoi’de ve aynı yıl Kore sınırındaki Panmunjom’da bir araya gelmişti. Ancak bu temaslara rağmen nükleer müzakerelerde somut bir ilerleme sağlanamamıştı. Yeni denge arayışı mı, taktiksel hamle mi? Kuzey Kore’nin İran konusunda sergilediği bu mesafeli tutumun kalıcı bir politika değişimi mi yoksa geçici bir diplomatik manevra mı olduğu henüz netlik kazanmış değil. Ancak mevcut gelişmeler, Pyongyang’ın uluslararası dengeleri yeniden gözeterek daha esnek bir dış politika arayışında olabileceğine işaret ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bahçeli’den sert çıkış: Gerekirse yedi düveli yine denize dökeriz! Haber

Bahçeli’den sert çıkış: Gerekirse yedi düveli yine denize dökeriz!

Ankara’da partisinin grup toplantısında konuşan bir siyasi liderin açıklamaları gündemde geniş yankı uyandırdı. Özellikle dış politika ve Orta Doğu’ya ilişkin ifadeler kamuoyunda tartışma başlattı. Devlet Bahçeli, partisinin TBMM’deki grup toplantısında yaptığı konuşmada küresel gelişmeler ve Türkiye’nin konumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Dünyanın çelişkili bir dönemden geçtiğini belirten Bahçeli, uluslararası sistemde güç mücadelelerinin sürdüğünü ifade etti. “İsrail dünya için ciddi tehdit” dedi Bahçeli konuşmasında İsrail’e yönelik sert ifadeler kullandı. İsrail’in dünya için ciddi bir tehdit oluşturduğunu savunan Bahçeli, Orta Doğu’da olası bir rejim değişikliğinin İsrail’de olması gerektiğini dile getirdi. Bölgedeki gelişmelerin küresel dengeleri etkilediğini vurguladı. “Gerekirse yedi düveli yine denize dökeriz” sözleri dikkat çekti Konuşmasının en dikkat çeken bölümlerinden biri ise tarihi göndermeler içeren ifadeleri oldu. Bahçeli, Türkiye’ye yönelik tehdit algısına karşı sert bir duruş sergileyerek, geçmişte olduğu gibi bugün de benzer tehditlere karşı mücadele edileceğini belirtti. Bu sözler, siyasi ve toplumsal gündemde geniş yankı buldu. İç siyasete yönelik eleştiriler de geldi Bahçeli konuşmasında iç siyasete dair değerlendirmelerde de bulundu. Cumhuriyet Halk Partisi’ni eleştiren Bahçeli, parti içinde siyasi yozlaşma olduğunu iddia etti. Siyasi ahlak ve yönetim anlayışına yönelik eleştiriler, konuşmanın öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. “Terörsüz Türkiye” vurgusu yaptı Konuşmasının bir diğer önemli başlığı ise güvenlik politikaları oldu. Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” hedefinin milli birlik ve toplumsal istikrar açısından önemli olduğunu belirterek, tüm siyasi aktörlerin bu süreçte sorumlulukla hareket etmesi gerektiğini ifade etti. Türkiye toplumunda hem dış politika hem de iç siyasete dair tartışmaları yeniden alevlendiren açıklamaların, önümüzdeki günlerde de gündemdeki yerini koruması bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.