SON DAKİKA

#Dış Politika

HABER DEĞER - Dış Politika haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dış Politika haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi toplandı: Ana gündem "Terörsüz Türkiye" Haber

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi toplandı: Ana gündem "Terörsüz Türkiye"

Yoğun bir gündemle saat 16.24'te başlayan toplantıda "Terörsüz Türkiye" sürecindeki yasal düzenlemeler, ABD-İran hattındaki gerilim ve ekonomi başlıkları masaya yatırıldı. "Terörsüz Türkiye" sürecinde yasal düzenleme gündemde İki haftalık aranın ardından toplanan Kabine'nin en önemli başlığını "Terörsüz Türkiye" süreci oluşturuyor. Süreçte gözler atılacak yasal adımlara çevrilirken, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tatile girmeden yasalaşması planlanan düzenlemede gelinen aşama kapsamlı şekilde değerlendiriliyor. Bu kapsamda yürütülen diplomatik ve siyasi temaslar masada yer alıyor. ABD-İran gerilimi ve küresel Ekonomiye Yansımaları Dış politika başlığında ise Washington ile Tahran arasında Orta Doğu'da tırmanan gerilim ve bölgedeki gelişmeler ele alınıyor. Ankara'nın kalıcı barış için yürüttüğü diplomatik girişimlerin yanı sıra, Orta Doğu'daki krizlerin küresel ticaret ve enerji hatları üzerindeki olumsuz etkileri değerlendiriliyor. Enflasyon baskısına karşı atılacak adımlar, Orta Vadeli Program ve 12'nci Kalkınma Planı çerçevesindeki ekonomik gelişmeler de toplantının kritik gündem maddeleri arasında bulunuyor. Kabine toplantısının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kamuoyuna yönelik açıklamalarda bulunması bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ali Babacan'dan kabineye tebrik telefonu Haber

Ali Babacan'dan kabineye tebrik telefonu

Dış politika ve ekonomi alanındaki isimlerin tecrübelerine dikkat çeken Babacan, Hakan Fidan, İbrahim Kalın, Yaşar Güler, Cevdet Yılmaz ve Mehmet Şimşek'i bizzat arayarak tebrik ettiğini açıkladı. "Hükümetten ayrıldığı 2015 yılı sonrasındaki dış politika sürecini 'berbat bir dönem' olarak niteleyen Babacan, 2023 sonrası oluşan yeni tabloyu bir 'toparlanma dönemi' olarak yorumladı. Babacan, 'Beraber çalıştığımız isimler. Bunların olması açıkçası bana ümit verdi ve ben bu isimlerin hepsini aradım. Seçimi kaybettik, kazandınız ama sizlerin bu pozisyonda olmalarına ben sevindim' dedim" ifadelerini kullandı. "Haluk Levent ve Ahbap operasyonunda geç kalındı" "Ahbap Derneği ve Haluk Levent'e yönelik başlatılan operasyonları da değerlendiren Babacan, bu çapta bir soruşturmanın neden aradan geçen 3,5 yılda yapılmadığını sorguladı. 'Uzman denetçiler baksa 15 dakikada anlar. Kamuoyunda tanınan kuruluşların erken aşamada denetlenmesi lazım' diyen Babacan, soruşturmanın zamanlamasına dikkat çekerek, hukuk devletinde işlerin bu şekilde yürütülmemesi gerektiğini savundu." İttifak çalışmaları ve "temiz yönetim" vurgusu "Yeni dönemde 'temiz yönetim' iddiasına sahip partiler ve müstakil isimlerle yeni bir alternatif inşa etme sürecinde olduklarını belirten Babacan, bu sürecin aşama aşama genişleyeceğini kaydetti. İttifak kapısının yolsuzluklarla mücadelede samimi olan herkese açık olduğunu vurgulayan Babacan, 'Biz ülkenin başına geçmeye talibiz, artık ekonominin başı diye bir pozisyon yok' diyerek mevcut sistemde tek bir yetki merkezi bulunduğunu hatırlattı." "Dindar nesil dediler, sanal kumar yaygınlaştı" "Ekonomik sorunların ve manevi alandaki aşınmanın gençler üzerinde yarattığı umutsuzluğa değinen Babacan, özellikle 'sanal kumar ve bahis' konusundaki eleştirilerini sertleştirdi. 'Dindar nesil' iddiasıyla yola çıkılıp sanal kumarın önünün açılmasına hayret ettiğini belirten Babacan, 'Eğer kumar kötü bir şeyse kapatmak çok kolay. Cumhurbaşkanı'na hakaret eden hesabı 6 saatte bulanlar, kumar sitelerini de kolayca bulabilir' dedi." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

NATO Zirvesi sonrası Kabine'den kritik toplantı Haber

NATO Zirvesi sonrası Kabine'den kritik toplantı

Toplantının gündemi; savunma sanayiinden dış politikaya, terörle mücadeleden ekonomi yönetimine kadar Türkiye’nin stratejik önceliklerini kapsayan bir dizi kritik başlıktan oluşuyor. NATO Zirvesi’nin diplomatik yansımaları konuşulacak Kabine, NATO Zirvesi’nin ardından oluşan yeni diplomatik tabloyu detaylıca değerlendirecek. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderlerle yaptığı ikili görüşmelerin sonuçları ve zirvede alınan kararların Türkiye’nin dış politika hedefleriyle uyumu masaya yatırılacak. Türkiye'nin NATO içindeki konumunun güçlendirilmesi ve müttefik ülkelerle savunma alanındaki iş birliği imkanları Kabine üyeleri tarafından ele alınacak. F-35, S-400 ve CAATSA dosyasında yeni dönem Türkiye-ABD ilişkileri toplantının en kritik gündem maddelerinden birini oluşturuyor. F-35 programına yeniden dahil olma süreci, S-400 sistemlerine dair yürütülen görüşmeler ve CAATSA yaptırımlarının kaldırılmasına ilişkin diplomatik yol haritası değerlendirilecek. Ankara-Washington hattında başlayan bu yeni dönemin, Türkiye’nin savunma sanayii vizyonuna etkileri görüşülecek. "Terörsüz Türkiye" ve Orta Doğu Dış politika gündeminde Orta Doğu’daki gelişmeler önemli bir yer tutuyor. İran ile ateşkes süreci, bölgesel güvenlik riskleri ve Gazze’deki insani durum üzerine Türkiye’nin yürüttüğü diplomatik girişimler değerlendirilecek. Ayrıca, "Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusunda sahadaki son durum ve güvenlik birimlerinin raporları masaya yatırılacak. Terör örgütünün silah bırakma sürecinin güvenlik, siyasi ve hukuki boyutları ile önümüzdeki dönemde TBMM'ye sunulması beklenen çerçeve yasaya ilişkin hazırlıklar gözden geçirilecek. 15 Temmuz'un 10. Yılı da masaya yatırılacak 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nün 10. yıl dönümü nedeniyle gerçekleştirilecek kapsamlı anma etkinliklerinin hazırlıkları ve güvenlik tedbirleri Kabine’de netleştirilecek. Ekonomi tarafında ise Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in sunumuyla enflasyonla mücadele politikaları masaya yatırılacak. Fiyat istikrarı, gıda arz güvenliği, stokçulukla mücadele denetimleri ve turizm sezonuna ilişkin ekonomik veriler, toplantının ekonomi ayağını oluşturacak. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İran’da "Yüzyılın Cenazesi": Hamaney'e veda süreci başlıyor Haber

İran’da "Yüzyılın Cenazesi": Hamaney'e veda süreci başlıyor

İran hükümeti tarafından "yüzyılın cenazesi" olarak nitelendirilen bu süreç, "Ayağa kalkmalıyız" sloganı ve "sıkılı yumruk" sembolüyle organize edildi. Törenin lojistik ve güvenlik sorumluluğu Tahran Muhammed Resulullah Karargahı’na verilirken, devletin tüm kurumları organizasyon için seferber oldu. Tören Tahran'da başlıyor Tahran’da 4 Temmuz sabahı İmam Humeyni Musallası’nda başlayacak tören, 5 Temmuz akşamına kadar devam edecek. Yetkililer, 12 ila 20 milyon kişinin katılımını bekliyor. Şehirde bir milyondan fazla kişi için konaklama kapasitesi hazırlandı, binlerce gıda ve ilk yardım alanı kuruldu. Tahran merkezindeki kalabalığı yönetmek için özel bir "insan koridoru" tasarlandı. Naaş, halkın görebilmesi için yüksek bir platforma yerleştirilecek ve katılımcıların vedasını 15-20 dakikada tamamlaması hedefleniyor. Program şehir şehir planlandı Tahran’daki veda sürecinin ardından cenaze 6 Temmuz’da Kum kentine geçecek. Cenaze namazının Cemkeran’da dini mercilerden biri tarafından kıldırılması planlanıyor. 8 Temmuz’da naaş Necef Havalimanı üzerinden Irak’a girecek; İmam Ali Türbesi ve Kerbela’da düzenlenecek törenlerin ardından tekrar İran’a getirilerek Meşhed kentindeki İmam Rıza Türbesi’ne defnedilecek. Defin sonrası 40 gün boyunca farklı vilayetlerde anma etkinlikleri düzenlenecek. Irak süreci çok önemli Irak hükümeti töreni "tarihi bir onur" olarak görüyor. Başbakanlık Ofisi koordinasyonunda; ulaştırma, içişleri ve dışişleri bakanlıkları ile Halk Seferberlik Güçleri organizasyonun parçası. İran tarafı, Necef ve Kerbela’daki törenleri, Hamaney’in Şii dünyasındaki ulus ötesi konumunun ve iki ülke arasındaki derin bağın göstergesi olarak yorumluyor. Dışişleri Bakanı Arakçi, bu törenin sembolik önemi olduğunu vurguluyor. Aile üyeleri gizli Hamaney’in dört oğlu ve iki kızı içinden, saldırıların ilk gününde Büşra Hamaney’in, eşi Misbahü'l-Hüda Bagheri Kani ile birlikte öldüğü biliniyor. Hüda Hamaney’in durumuyla ilgili endişeler devam ederken, Mücteba Hamaney’in sağlık durumu ve törene katılımı büyük bir sır. Yetkililer, Mücteba’nın katılımının "Silahlı Kuvvetler Başkomutanlığı ve Devrim Lideri Ofisi" tarafından duyurulacağını belirtiyor. Ayrıca, Hamaney’in vasiyetinin oğullarının elinde olduğu ve içeriğinin kimseyle paylaşılmadığı ifade ediliyor. Uluslararası katılım bekleniyor İran İçişleri Bakanı İskender Mümini, çok sayıda ülkeden devlet başkanı, parlamento başkanı ve bakanın geleceğini açıkladı. Etkinliği 800 yabancı gazeteci takip edecek. Hangi ülkelerin temsil edileceği, İran’ın Hamaney sonrası dış politika dengeleri açısından dikkatle izleniyor. Bazı gözlemciler, törene katılmayan ülkelerin mesajının da katılanlar kadar önemli olacağını belirtiyor. Siyasi mesajlar veriliyor Tören sadece yas değil, aynı zamanda siyasi bir sahne. Analistlere göre; protestolar ve baskılarla sarsılan İran'da bu tören "meşruiyet krizi"ni aşma çabası ve birlik görüntüsü olarak kurgulandı. Törenin aynı zamanda Mücteba Hamaney’e "yeniden biat" işlevi görebileceği ve iktidarın devri sürecini şekillendirebileceği düşünülüyor. Ancak analistler, bu görkemli törenin halkla hükümet arasındaki derin ayrılıkları tek başına gideremeyeceğini ve törenin gerçek öneminin, Ali Hamaney sonrası dönemde rejimin izleyeceği yolu göstermesi olacağını vurguluyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kılıçdaroğlu'ndan NATO Zirvesi öncesi net mesaj: "Türkiye stratejik taşeron değildir" Haber

Kılıçdaroğlu'ndan NATO Zirvesi öncesi net mesaj: "Türkiye stratejik taşeron değildir"

Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin küresel güç rekabetinde pasif bir konumda olmaması gerektiğini belirterek, "Türkiye hiçbir küresel rekabetin edilgen unsuru olmayacak, hiçbir ülkenin stratejik taşeronu olmayacaktır" dedi. "NATO'nun ileri karakolu değiliz" Türkiye’nin NATO bünyesindeki konumunu değerlendiren Kılıçdaroğlu, dış politikada ideolojilerden ziyade ulusal çıkarların ve devlet aklının esas alınması gerektiğini savundu. Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin Avrupa güvenliğinin bir parçası olduğunu ancak Avrupa'nın dış çeperinde bekletilen bir statüde olamayacağını ifade ederek şu değerlendirmeyi yaptı: "Türkiye bu masaya kimseden onay almak için değil, kendi tarihinden, coğrafyasından, millet aklından, millet iradesinden ve Cumhuriyetin bağımsızlık anlayışından aldığı güçle oturmaktadır. CHP olarak bakışımız açıktır, Türkiye NATO ülkesidir ancak NATO'nun ileri karakolu değildir." "Dış politika kişisel ilişkilere teslim edilemez" Dış politikanın günlük pazarlıklarla yürütülemeyeceğini savunan CHP Genel Başkanı, kurumların önemine dikkat çekerek şunları söyledi: "Türkiye kurumsaldır çünkü dış politikayı kişisel lider ilişkileriyle değil, günlük pazarlıklarla değil, politika hesaplarına teslim ederek değil, kurumsal yapısıyla oluşturur dış politikasını." Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin jeopolitik değerinin ancak üretim ve hukukla taçlandırıldığında bir anlam ifade edeceğini ise şu sözlerle vurguladı: "Türkiye'nin jeopolitik değeri büyüktür, fakat bir ülkenin jeopolitik değeri sürekli başkalarına hatırlatılarak verilmez. Türkiye kurumlarıyla, ekonomisiyle, hukukuyla, üretimiyle, diplomasisiyle ve toplumsal bütünlüğüyle büyür ve saygınlık kazanır." Cumhuriyetçi stratejik özerklik Ankara Zirvesi'ni bir "iktidar başarısı" veya "lider fotoğrafı" olarak görmediğini belirten Kılıçdaroğlu, asıl meselenin Türkiye'nin bağımsız karar alanını güçlendirmek olduğunu ifade etti. Kılıçdaroğlu bu yaklaşımını şu şekilde tanımladı: "Mesele bir iktidar başarısı ya da bir lider fotoğrafı değildir. Mesele Türkiye'nin büyük güç rekabetinde, kendisine verilen rolü mü kabul edeceği, yoksa kendi bağımsız karar alanını mı güçlendireceği meseledir. Bu tarafsızlık değildir, bunun adı; Cumhuriyetçi stratejik özekliktir." Açıklamalarına 2 Temmuz Sivas ve Başbağlar katliamlarının derin acısını anımsatarak başlayan Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin güvenliğinin bölünemez olduğunu belirterek zirveye dair CHP'nin "bağımsız, kurumsal ve üretken" bir dış politika çizgisi izlediğini yineledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Beştepe’de kritik Kabine Toplantısı Haber

Beştepe’de kritik Kabine Toplantısı

Ankara'da düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi öncesindeki son hazırlıkların mercek altına alındığı toplantıda, hem dış politika hem de iç gündemdeki kritik başlıklar ele alınıyor. Ankara-Vaşington hattında yeni bir dönem Kabinenin en önemli gündem maddesini, 7-8 Temmuz'da gerçekleşecek NATO Liderler Zirvesi ve bu zirve kapsamında Türkiye'ye gelecek olan ABD Başkanı Donald Trump ile yapılacak tarihi görüşme oluşturuyor. Görüşmenin hazırlıklarına ilişkin detaylar masaya yatırılırken, toplantıda şu başlıklar öne çıkıyor: NATO Liderler Zirvesi marjında Beştepe'de gerçekleşecek Cumhurbaşkanı Erdoğan-Trump görüşmesi; iki ülke ilişkileri ve başta savunma sanayii olmak üzere farklı alanlardaki iş birliklerinin ele alınacağı, Ankara-Vaşington hattında yeni bir dönemin kapılarını aralayacak tarihi bir görüşme niteliğinde. Ayrıca zirveye katılacak 32 ittifak üyesi ülke temsilcisi için alınacak ilave güvenlik tedbirleri de kabinede kapsamlı şekilde değerlendiriliyor. Terörsüz Türkiye sürecinde sahadaki son durum Kabine toplantısının iç güvenlik gündeminde "Terörsüz Türkiye" hedefi yer alıyor. Sürecin yasal ayağındaki son aşama ve istihbarat verileri ışığında bölgedeki gelişmeler değerlendiriliyor: PKK'nın silah bırakma ve fesih sürecinde sahadaki son durum, istihbarat verileri çerçevesinde görüşülüyor. Süreci taçlandıracak olan yasal düzenleme çalışmalarında gelinen aşama kapsamlı bir şekilde ele alınıyor. Temmuz ayı maaş artışları ve enflasyonla mücadele Ekonomi yönetimi de kabinenin ana gündem maddeleri arasında. Özellikle milyonlarca vatandaşı yakından ilgilendiren Temmuz ayı düzenlemeleri masada. Kamu görevlileri, memur ve emekli maaşlarında Temmuz ayında gerçekleşecek artışların yanı sıra enflasyonla mücadele kapsamında atılan kararlı adımlar toplantıda detaylıca görüşülüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

MHP Lideri Bahçeli  "Askeri hastanelerin yeniden açılması milli beka meselesidir" Haber

MHP Lideri Bahçeli "Askeri hastanelerin yeniden açılması milli beka meselesidir"

Bahçeli, "Askeri hastanelerin yeniden açılması milli beka meselesidir" vurgusunu öne çıkarırken, dış politika ve savunma doktrini üzerine de önemli uyarılarda bulundu. "İttifak bir biat senedi değildir" Önümüzdeki hafta düzenlenecek NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yapacak olan Türkiye’nin konumuna değinen Bahçeli, ittifakın Türkiye için bir "emir-komuta merkezi" olmadığına dikkat çekti: "NATO, Türkiye için ne bir biat senedi ne de kayıtsız şartsız boyun eğilecek bir emir komuta merkezidir. Ankara merkezli istikbal ve milli beka hukukumuz, kaynağını dışarıdan alan tüm ittifakların üzerindedir." Bahçeli, Türkiye’nin ittifakın "güneydoğu kanadını ayakta tutan temel kaldıraç" olduğunu belirterek, Türkiye’yi dışlayan bir yaklaşımın başarı şansı olmadığını şu sözlerle vurguladı: "Muzaffer Türk ordusunun asırlık tecrübesini, Türk savunma sanayisinin dünyayı şaşkına çeviren üretim kudretini ve Türkiye'nin sarsılmaz jeopolitik ağırlığını dışarıda bırakan her denklem eksik kalmaya ve çökmeye mahkûm olacaktır." "Siyonist vahşet mutabakat tanımıyor" Orta Doğu’daki krizleri "çetin bir beka satrancı" olarak niteleyen Bahçeli, İsrail’in saldırılarına sert tepki gösterdi. Mutabakatların İsrail tarafından çiğnendiğini vurgulayan MHP lideri, diplomatik çabaların samimiyetini sorguladı: "Gözü dönmüş bu iftiraz ve cinayet kabinesinin niyeti kirli, akıttığı kan namertçedir. Siyonist soykırım şebekesi mutabakatları kendi habis çıkarlarına göre eğip bükmektedir. Zulmü zanaat edinen bu kanlı terör makinesinin lügatında barış, silahlara mühlet kazandırmak demektir. Diplomasi ise vahşeti hukuk kılıfıyla cilalamaktır." "Askeri hastaneler bir vefa borcudur" Konuşmasının bir bölümünü ordunun sağlık altyapısına ayıran Bahçeli, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde askeri hastanelerin bulunmamasını "tarihi bir noksanlık" olarak değerlendirdi. Bahçeli, konunun önemini şu sözlerle yineledi: "Bugün NATO içerisinde askeri hastanesi bulunmayan tek ülke Türkiye'dir. Bu durum şanlı ordumuzun büyüklüğü karşısında kabul edilemez tarihi bir noksanlıktır. Askeri hastanelerin yeniden yapılandırılması, Gülhane ruhunun çağın modern ihtiyaçlarına göre yeniden ihyası ve harp cerrahisinin güçlendirilmesini tekraren ifade ediyorum; milli beka meselesidir." "Bölgesel riskleri doğru okumalıyız" Karadeniz’den Orta Doğu’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada "kanlı bir esaret zinciri" kurulmak istendiğini belirten Bahçeli, rasyonel politikanın şart olduğunu ifade etti: "Hamasi nutukların ötesinde jeopolitik riskleri doğru okumayı ve milli menfaatlerimizi koruyacak rasyonel bir yaklaşımı zorunlu kılmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, şirazesi kaymış bu dünyanın üzerinde asırlarca meydan okuyan tarihî bir anıt gibi yükselmektedir." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Biz bu kavganın tarafı değiliz" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Biz bu kavganın tarafı değiliz"

Konuşmasında CHP içindeki gelişmelere değinen Erdoğan, siyasi rakiplerinin yaşadığı iç çekişmelerle bir bağları olmadığını vurguladı. "Kendi elleriyle bu noktaya geldiler" CHP içerisindeki mevcut durumu "iç savaş" olarak nitelendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaşanan çatışmalara müdahil olmadıklarını belirtti. Erdoğan, "Biz CHP içindeki bu kavganın, bu iç savaşın tarafı değiliz. Dün yoktuk, bugün de yokuz, yarın da olmayacağız" diyerek partisinin duruşunu netleştirdi. Sürecin gelişimine dair ise, "Birbirlerine tuzak kurdular, birbirlerinin kuyularını kazdılar, birbirlerini şikayet ettiler ve bizim değil, yargının değil, bizzat kendi elleriyle, kendi eylemleriyle bu noktaya geldiler. Bir Frankenstein ürettiler, şimdi de ceremesini çekiyorlar" ifadelerini kullandı. Türkiye'nin vesayetten arınmış bir ana muhalefet partisine ihtiyaç duyduğunu belirten Erdoğan, "Gücünü tabandan almayan, gücünü seçmeninden almayan, gücünü Türkiye üzerine hesabı olan birtakım dış güçlerden, gücünü yolsuzlukla elde edilmiş yetim hakkından, kara paradan, haram paradan alan bir muhalefet Türkiye'ye fayda getirmez, zarar getirir" değerlendirmesinde bulundu. "Türkiye'de kimse üvey evlat değildir" AK Parti'nin kuruluşundan bu yana kucaklayıcı bir siyaset izlediğini vurgulayan Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkesin bu toprakların asli unsuru olduğunu söyledi. Kutuplaştırma değil normalleşme mücadelesi verdiklerini savunan Erdoğan, özellikle başörtüsü meselesine değinerek şunları kaydetti: "Bakınız, kendi evlatlarım dahil bu ülkenin kız çocuklarının başörtüsüyle eğitim görmeleri, başörtüsüyle çalışmaları on yıllar boyunca engellendi. Oysa bu çocuklar, bu kadınlar başlarını inançlarının bir gereği olarak örtüyorlar." Erdoğan, başörtüsüne karşı çıkanları ise şu sert sözlerle eleştirdi: "Şimdi zaman zaman marjinal, cahil, geri kafalı bazı fosiller çıkıyor, başörtüsüne, başörtülüye kin kusuyor. Nesli tükenmekte olan bu numuneler son derece üstenci bir dille, küstah bir eda ile güya kadınlara ders veriyor, kadınları aşağılıyor, tehdit ediyor." "Milli meselelerde uzlaşıya hazırız" AK Parti’nin bir "Türkiye kitabı" olduğunu ifade eden Erdoğan, "AK Parti işte bir Türkiye kitabıdır. Burada herkese bir sayfa var. Burada herkesin hikayesinde bir yer var. Ama bu kitabın bir cildi ortak ruhu ve duygusu var" dedi. Görüş ayrılıklarının bir zenginlik olduğunu belirten Cumhurbaşkanı, şu çağrıda bulundu: "AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak başta terörsüz Türkiye sürecimiz olmak üzere, dış politika gibi, güvenlik gibi, hak ve özgürlüklerin ilerletilmesi gibi milli meselelerde uzlaşıya, ortak noktalarımızı büyütmeye hazırız." Konuşmasını birlik vurgusuyla tamamlayan Erdoğan, "Gereksiz tartışmalarla, gereksiz çatışmalarla, incir çekirdeğini dahi doldurmayan kavgalarla Türkiye geçmişte yıllarını kaybetti, enerjisini kaybetti, fidan gibi delikanlılarını kaybetti. Biz artık milletimizin yeni bedeller ödemesini istemiyoruz" ifadelerini kullandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.