SON DAKİKA

#Dış Politika

HABER DEĞER - Dış Politika haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dış Politika haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kılıçdaroğlu'ndan kuruluş yıl dönümünde kararlı mesajlar: "CHP makamla satın alınamaz" Haber

Kılıçdaroğlu'ndan kuruluş yıl dönümünde kararlı mesajlar: "CHP makamla satın alınamaz"

"9 Eylül Türk Ulusunun 'Ben varım' dediği gündür" CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu; Parti Meclisi üyeleri, milletvekilleri, Yüksek Disiplin Kurulu üyeleri, il başkanları, il kadın kolları başkanları ve il gençlik kolları başkanlarının katılımıyla gerçekleştirilen "Geçmişin Değerlendirilmesi ve Gelecek Vizyonunun Tespiti" başlıklı toplantıda başkanlık göreviyle bir konuşma yaptı. Partinin tarihsel köklerine ve kuruluş felsefesine dikkat çeken Kılıçdaroğlu, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "Bugün bir milletin ayağa kalkışını, bir devletin yeniden kuruluşunu ve büyük bir ülkünün siyaset sahnesindeki temsilini selamlıyoruz. Bugün Cumhuriyet Halk Partisi'nin kuruluş ruhunu selamlıyoruz. Bugün Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde emperyalizme karşı ayağa kalkan Türk milletinin iradesini selamlıyoruz. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi'nin hikayesi bir tabela ile başlamadı. Bir makam odasında başlamadı. Bir kişinin şahsi ikbali için kurulmadı... Kökleri Sivas'tadır. Kökleri Erzurum'dadır. Kökleri Kuvayımilliye'dedir 9 Eylül bizim için yalnızca bir kuruluş tarihi değildir. 9 Eylül bir ulusun, Türk ulusunun ‘ben varım’ dediği gündür." "Komşularımızla barış isteriz ama bağımsızlığımızdan vazgeçmeyiz" Dış politika ve egemenlik anlayışına da değinen Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin ulusal çıkarlarından ve bağımsızlığından ödün vermeyeceğini belirterek şunları kaydetti: "Biz komşularımızla barış isteriz, barış içinde yaşamak isteriz. Ama Türkiye'nin haklarından vazgeçerek değil. Biz dünyayla iş birliği isteriz. Ama bağımsızlığımızdan vazgeçmeyiz. Biz güçlü ittifaklar isteriz. Ama başkasının taşeronu olarak değil, kendi kararını verebilen egemen güçlü bir devlet olarak isteriz ki Türkiye'nin dostu çok olsun ama Türkiye'nin sahibi yalnızca ve yalnızca Türk milleti olsun." Sınırlar ötesinde macera aramadıklarını ancak içeride hiçbir tehdide boyun eğmeyeceklerini vurgulayan Kılıçdaroğlu, vatanın ve milletin bir bütün olduğunu dile getirdi. "Cumhuriyet Halk Partisi satın alınamaz" Partinin hiçbir şahsa veya makama mülk olamayacağının altını çizen CHP lideri, satın alınabilirlik iddialarına ve gafillere şu sert sözlerle tepki gösterdi: "Cumhuriyet Halk Partisi satın alınamaz. Rahmetli Baykal da söyledi. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi'nin değeri parayla ölçülemez. Gafiller bunu çok iyi bilmeli, Cumhuriyet Halk Partisi makamla satın alınamaz. Menfaatle satın alınamaz, korkuyla satın alınamaz. Baskıyla satın alınamaz. Çünkü bu partinin mayasında Kuvayımilliye'nin ruhu vardır... Hiç kimse, hiç kimse bu partinin 100 yıllık tarihini kendi kişisel hesabına teslim edemez. Hiç kimse Cumhuriyet Halk Partisi'ni kendi makamının mülkü addedemez. Çünkü bu parti hiç kimsenin mülkü değildir. Bu parti milletindir." "Bizim mücadelemiz koltuk mücadelesi değildir" Geçmişteki hatalardan ders çıkarılması gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, parti içi birlik çağrısı yaparak sözlerini şöyle tamamladı: "Elbette bizim de hatalarımız oldu. Elbette yanlışlarımız oldu. Elbette birbirimizi kırdığımız zamanlarda oldu. Bunlardan ders çıkaracağız. Birbirimizi düşmanlaştırmayacağız. Çünkü biz aynı çınarın dallarıyız... Sevgili dostlarım bizim mücadelemiz koltuk mücadelesi değildir. Bizim mücadelemiz yoksulluğu yenme mücadelesidir. Hukuksuzluğu yenme mücadelesidir. Yolsuzluğu yenme mücadelesidir. Liyakatsizliği yenme mücadelesidir. Halkın üstüne karabasan gibi çöken umutsuzluğu yenme mücadelesidir. Ve bağımlılığı yenme mücadelesidir." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kabine Beştepe'de toplanıyor: "Terörsüz Türkiye" masada  Haber

Kabine Beştepe'de toplanıyor: "Terörsüz Türkiye" masada 

"Terörsüz Türkiye" sürecinde yeni aşama Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde bugün Beştepe’de kritik bir gündemle bir araya geliyor. Toplantının ana eksenini, "Terörsüz Türkiye" sürecine yönelik yürütülen çalışmalar ve hazırlanan kapsamlı raporlar teşkil ediyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında 24 Ağustos’ta ilk toplantısını gerçekleştiren Takip ve Değerlendirme Kurulu bünyesinde kurulan dört alt komisyonun (Adli ve Hukuki İşler Koordinasyon, İzleme ve Tespit, Sosyal Uyum ve Bütünleşme ile Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon) teşkilatlanma ve sahadaki çalışmalarına ilişkin son durum kabine üyeleriyle paylaşılacak Dış politika ve bölgesel krizler gündemde Toplantının dış politika başlığında, küresel ve bölgesel düzeyde tırmanan krizler öncelikli yer tutuyor. Özellikle ABD ile İran arasında Körfez hattında yaşanan askeri çatışmalar, Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler ve bu krizlerin küresel petrol fiyatlarına yansımaları detaylı şekilde ele alınacak. Bunun yanı sıra, Rusya-Ukrayna savaşındaki son durum ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Şanghay İşbirliği Örgütü Zirvesi kapsamında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile gerçekleştirdiği ikili görüşmenin diplomatik ve stratejik yansımaları masaya yatırılacak. Ekonomi, OVP ve sosyal konut projesi Kabinenin iç politika ve ekonomi ayağında ise ekonomik göstergeler ile Orta Vadeli Program (OVP) kapsamındaki hedefler değerlendirilecek. Toplantıda ayrıca Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen ve büyük bir kesimi ilgilendiren 500 bin sosyal kiralık konut projesinde İstanbul özelindeki teslim süreçlerinin ve planlamaların gözden geçirilmesi öngörülüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan ŞİÖ Zirvesi'nde kritik mesajlar: "İsrail'in saldırganlığının bedelini tüm bölge ödüyor" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan ŞİÖ Zirvesi'nde kritik mesajlar: "İsrail'in saldırganlığının bedelini tüm bölge ödüyor"

Bişkek'te ŞİÖ Zirvesi ve bölgesel istikrar vurgusu Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'teki Iris Ordo Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Devlet Başkanları Zirvesi'nde liderler önemli mesajlar verdi. Konuşmasına başsağlığı ve tebrik mesajlarıyla başlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Öncelikle geçtiğimiz günlerde Nepal'de depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum. Kırgızistan'a BMGK 2027-2028 geçici üyeliğine seçilmiş olmasından başarılar diliyorum. Yaklaşık 3,5 milyar insanı, 35 trilyon dolarlık yurt içi hasılalık temsil edilmesinden biri haline gelmiştir" dedi. Türkiye'nin dış politika vizyonuna da değinen Erdoğan, "Türkiye olarak etrafımızda yaşanan çatışmaların diplomatik özüme ulaştırılması için sorumluluk alıyor, huzur ve istikrar için çalışmaya devam ediyoruz. Teşkilatın halklarımızın refahı için enerji arzı güvenliği gibi alanlarda da rol oynayabileceğini düşünüyoruz. Yükselen bir yıldız olarak gördüğümüz Şanghay İşbirliği Teşkilatı her alanda iş birliğimizi ilerletmenin gayreti içinde olacağız. Gelecek nesillere daha istikrarlı, müreffeh bir dünya bırakmaktır" ifadelerini kullandı. "Mekke anlaşması dünya barışına katkı sağlayacak" Konuşmasında bölgesel barış ve diplomasi girişimlerine de ayrı bir parantez açan Erdoğan, Suudi Arabistan ve Pakistan iş birliğiyle hayata geçirilen Mekke Anlaşması'na ilişkin olarak, "Suudi Arabistan ve Pakistan ile hayata geçirdiğimiz Mekke Anlaşması dünya barışına, istikrarına önemli katkılar sağlayacaktır" değerlendirmesinde bulundu. İsrail'in insanlık dışı saldırılarına sert tepki gösteren Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "11-12 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da COP31'e ev sahipliği yapacağız. Siz dostlarımızı da aramızda görmekten memnuniyet duyacağız. Kırgızistan'dan dönembaşkanlığını devralacak olan Pakistan'a başarılar diliyorum. Suudi arabistan ve Pakistan ile hayata geçirdiğimiz Mekke Anlaşması dünya barışına, istikrarına önemli katkılar sağlayacaktır. İsrail'in saldırıları nedeniyle 74 bin insanın hayatını kaybettiği Gazze ve Ürdün'ü unutmamalıyız."" Aile fotoğrafı ve kritik Erdoğan-Putin zirvesi Zirve programı kapsamında katılımcı devlet ve hükümet başkanları geleneksel aile fotoğrafı için bir araya geldi. Çekim sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sağında Tacikistan Cumhurbaşkanı İmamali Rahman, solunda ise Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev yer alırken, Erdoğan'ın bazı liderlerle ayaküstü sohbet ettiği görüldü. Zirvenin en dikkat çekici diplomatik temaslarından biri ise Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında gerçekleşecek ikili görüşme olacak. İki liderin masasında Karadeniz'deki son gelişmeler ve Ukrayna savaşı başta olmak üzere kritik bölgesel ve küresel başlıkların yer alması bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Trump’ın F-35 taahhüdünü yerine getirmesini bekliyoruz" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Trump’ın F-35 taahhüdünü yerine getirmesini bekliyoruz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Katar basınına gerçekleştirdiği mülakatta dış politika gündemine ilişkin kritik mesajlar verdi. İkili ilişkilerden bölgesel barış çabalarına kadar birçok başlığa değinen Erdoğan, uluslararası topluma ve ilgili ülkelere çağrılarda bulundu. Trump açıklaması ABD Başkanı Donald Trump'ın Türkiye’ye F-35 savaş uçaklarının teslimatına ilişkin daha önce verdiği sözü hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Washington yönetiminden bu taahhüdün hayata geçirilmesini beklediklerini vurguladı. Erdoğan açıklamasında, "Trump'tan F-35 savaş uçakları konusunda bir söz aldık ve bunu yerine getirmesini bekliyoruz" dedi. Lübnan çatışmalarında ABD'nin rolü Geçtiğimiz ay Ankara'da düzenlenen NATO Liderler Zirvesi sırasında Trump ile Lübnan'daki savaşın sona erdirilmesi konusunu ele aldıklarını belirten Erdoğan, çatışmaların sonlandırılması noktasında ABD'nin üstleneceği rolün son derece kritik olduğuna dikkat çekerek, "Bu çatışmayı sona erdirme noktasında ABD'nin üstleneceği rol son derece kritiktir" ifadelerini kullandı. Ayrıca Doha yönetiminin bölgesel barışın sağlanması yönündeki arabuluculuk çabalarını övdü. "Gazze'yi yalnız bırakamayız" Gazze'deki insani duruma ve bölgesel gelişmelere değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin Gazze'ye desteğini kararlılıkla sürdüreceğini belirtti. Hamas'ın taahhütlerini samimiyetle yerine getirdiğini, İsrail'in ise savaşı sürdürmeye devam ettiğini ifade eden Erdoğan, "Türkiye olarak Gazze'yi yalnız bırakamayız" diyerek bölgeye gereken desteğin verilmeye devam edeceğini kaydetti. Suriye ve bölgesel istikrar vurgusu Suriye'nin istikrarını desteklemeye devam edeceklerini ve önümüzdeki dönemde bu ülkeye bir ziyaret planladığını bildiren Erdoğan, "Kürtlerle ilişkilerimizi güçlendirmeye devam edeceğiz ve bölgedeki çeşitli ülkelerde haklarını koruyacağız. Suriye Kürtleri barış ve istikrar ortamından paylarını alacaktır" değerlendirmesinde bulundu. Mekke Anlaşması'na da ayrı bir parantez açan Erdoğan, "Mekke Anlaşması dünyaya önemli bir mesaj gönderdi. Mekke Anlaşması, imzalayan ülkelerin şunları yapacağını öngörüyor. Eğer içlerinden biri dış saldırıya maruz kalırsa, birleşik adımlar atılacaktır. Anlaşma, diğer ülkelerin gelecekte katılımına olanak tanıyor ve Mısır'ın katılımı önemli" diyerek anlaşmanın önemine işaret etti. AB Üyelik Süreci Avrupa Birliği ile ilişkilere de değinen Erdoğan, Avrupa'nın Türkiye'yi birliğe kabul etmeye istekli görünmediğini belirterek, "Avrupa Birliği'ne katılmak önceliğimiz değil ve Türkiye'nin katılmaması Avrupa'nın kaybıdır" sözleriyle kararlılığını ifade etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 25. yıl mesajı: "Tarihi bir dönüşüm yaşadık" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 25. yıl mesajı: "Tarihi bir dönüşüm yaşadık"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti'nin kuruluşunun 25. yılı dolayısıyla Suudi Arabistan merkezli Al Arabiya'da yayımlanan "AK Parti, Milletle Birlikte Yazılan Çeyrek Asırlık Dönüşüm Hikayesi" başlıklı makalesinde partinin çeyrek asırlık iktidar dönemini değerlendirdi. Erdoğan makalesinde, "Bugün geriye baktığımızda AK Parti'nin çeyrek asrının Türkiye için tarihi bir dönüşüme karşılık geldiğini görüyoruz. Demokratik meşruiyet güçlendi, devletimizin hizmet kapasitesi gelişti, toplumun farklı kesimlerinin kamusal hayata katılımı genişledi. Türkiye, kendi hedeflerini belirleyen, imkanlarına güvenen ve geleceğini kendi iradesiyle şekillendiren bir ülkeye dönüştü" ifadelerini kullandı. "Artık Türkiye'de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak" 25 yıl önce AK Parti'yi kurarken Türk milletiyle birlikte Türkiye'nin geleceğini yeniden şekillendirecek uzun soluklu bir yürüyüş başlattıklarını belirten Erdoğan, o dönemde Türkiye'nin siyasi krizlerin, ekonomik belirsizliklerin ve vesayetçi anlayışın ağır baskısı altında olduğunu vurguladı. Siyaseti yeniden milletin hizmetine sunmayı, devlet ile vatandaş arasındaki güven bağını güçlendirmeyi ve Türkiye'yi kendi kararlarını verebilen güçlü bir ülke haline getirmeyi hedeflediklerini aktaran Erdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı: "14 Ağustos 2001'de 'Artık Türkiye'de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak' derken en büyük güvencemiz milletimizin iradesiydi. AK Parti hakları sınırlandırılan, krizlerin yükünü omuzlayan ve çocukları için daha müreffeh bir gelecek isteyen milyonların ortak umudu olarak doğdu." Demokratik meşruiyetin güçlenmesinin en ağır sınavını 15 Temmuz darbe girişiminde yaşadıklarını belirten Erdoğan, milletin o gece seçilmiş iradeye ve anayasal düzene sahip çıkarak Türkiye'nin geleceğine sandık dışı hiçbir gücün yön veremeyeceğini ortaya koyduğunu vurguladı. Bu kararlı duruşun vesayet döneminin geride bırakılmasında, sivil siyasetin güçlenmesinde ve demokrasinin kökleşmesinde tarihi bir dönüm noktası olduğunu kaydetti. Kamu yatırımları ve savunma sanayisinde atılımlar Eğitimden sağlığa, ulaştırmadan enerjiye, sosyal politikalardan şehirleşmeye kadar gerçekleştirilen yatırımların dönüşümlerin somut temelini oluşturduğunu belirten Erdoğan, kamu hizmetlerine erişimi ülke genelinde yaygınlaştırdıklarını, Anadolu'nun üretim ve kalkınma imkanlarını genişlettiklerini ve kadınlar, gençler ile engelliler dahil toplumun bütün kesimlerinin ekonomik ve sosyal hayata katılımını desteklediklerinin altını çizdi. Savunma sanayisinde ve ileri teknolojide atılan adımların stratejik alanlardaki dışa bağımlılığı önemli ölçüde azalttığına işaret eden Erdoğan, bu süreci şu sözlerle anlattı: "İnsansız hava araçlarından milli muharip uçağımız KAAN'a, savaş gemilerinden hava savunma sistemlerine uzanan hamlelerimiz Türkiye'nin üretim ve teknoloji kapasitesini güçlendirdi. TOGG, uzay programımız, nükleer enerji yatırımlarımız ve Karadeniz'de keşfettiğimiz doğal gaz bu yeni özgüvenin sembolleri oldu. Önümüzdeki dönemde bu birikimi yapay zeka, yarı iletkenler, enerji teknolojileri ve yüksek katma değerli üretimde yeni bir sıçramaya dönüştüreceğiz." Dış politika ve küresel adalet vurgusu Dış politikada Türkiye'nin değişen ve giderek çok kutuplu hale gelen uluslararası sistemin etkin aktörlerinden biri olduğuna dikkati çeken Erdoğan, milli çıkarları korurken diplomasiyi, diyaloğu ve insani sorumluluğu esas alan çok yönlü bir anlayışla hareket ettiklerini kaydetti. Türk ve İslam dünyasıyla münasebetleri çok boyutlu geliştirirken mazlumların haklarını savunduklarını belirten Erdoğan, uluslararası sisteme yönelik şu çağrıyı yineledi: "NATO'nun güçlü bir müttefiki, G20'nin etkin bir üyesi, İslam İşbirliği Teşkilatı'nın önde gelen ülkesi ve Avrupa güvenlik mimarisinin başat aktörlerinden biri olarak Karadeniz'den Orta Doğu'ya, Kafkasya'dan Afrika'ya uzanan geniş bir coğrafyada barış ve istikrara katkı sunuyoruz. Stratejik özerkliği, karşılıklı saygı ve ortak çıkarlar temelinde daha dengeli ilişkiler kurmanın zemini olarak görüyoruz. 'Dünya beşten büyüktür' çağrımız, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası kurumların günümüzün güç dengelerini ve toplumların çeşitliliğini daha adil biçimde temsil etmesi gerektiğine dair teklifimizin özüdür. Küresel barış ve güvenliğin sınırlı sayıdaki ülkenin önceliklerine bağlı kalması, insanlığın karşı karşıya bulunduğu krizlere kalıcı çözümler üretmemektedir. Daha kapsayıcı, daha etkin ve hesap verebilir bir uluslararası düzenin ortak geleceğimiz için zorunlu olduğuna inanıyoruz." Deprem süreci ve gelecek hedefleri Çeyrek asırlık yürüyüşleri boyunca terör saldırılarından bölgesel savaşlara, düzensiz göç hareketlerinden küresel salgına ve ekonomik dalgalanmalara kadar çok sayıda sınamayla karşılaştıklarını anımsatan Erdoğan, 6 Şubat depremlerine değinerek, "11 ilimizi ve milyonlarca vatandaşımızı etkileyen bu büyük felaket milletimizin yüreğinde derin yaralar açtı. İlk andan itibaren devletimizin bütün imkanlarını seferber ettik. Bugün şehirlerimizin yeniden imarında önemli mesafe katettik. Güvenli konutlardan üretim altyapılarına, sosyal hayattan tarihi dokunun korunmasına kadar yürüttüğümüz çalışmaları aynı kararlılıkla sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı. AK Parti'yi çeyrek asırdır güçlü tutan temel unsurun milletle kurdukları gönül bağı olduğunu dile getiren Erdoğan, önümüzdeki döneme ilişkin şu mesajları verdi: "Geçmiş başarılarımız önemli bir referanstır; bizi geleceğe taşıyacak olan reform irademiz ve değişime öncülük etme kabiliyetimizdir. Önümüzdeki dönemde de enflasyonla mücadeleyi kararlılıkla sürdürürken üretimi, yatırımı ve istihdamı büyüteceğiz. Alın terinin karşılığını veren, refahı toplumun bütün kesimlerine yayan ve gençlerimizin eğitimden istihdama, girişimcilikten konuta kadar fırsatlara daha adil biçimde erişebildiği bir Türkiye için çalışacağız." Erdoğan, "Türkiye Yüzyılı, Cumhuriyetimizin ikinci asrına yönelik ortak gelecek irademizin adıdır" diyerek, demokrasisi güçlü, ekonomisi üretken, teknolojide öncü, dış politikada etkili ve toplumsal dayanışması sağlam bir Türkiye hedeflediklerini vurguladı. Açıklamasını, "AK Parti'nin 25'inci yılı, geçmişin tecrübesini değerlendirerek yeni dönemin yol haritasını ortaya koyduğumuz tarihi bir eşiktir. Aziz milletimizle çıktığımız bu yolda, reform irademizi diri tutarak ve geleceğin imkanlarına odaklanarak yolumuza aynı kararlılıkla devam ediyoruz" sözleriyle tamamladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: "Neden sürekli 'savaşalım' demek zorundayız?" Haber

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: "Neden sürekli 'savaşalım' demek zorundayız?"

Ülke medyasında yayımlanan özel röportajının son bölümünde dış politika gelişmelerini değerlendiren İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Washington yönetimiyle 14 Haziran tarihinde varılan ancak henüz hayata geçirilemeyen mutabakat zaptına dikkat çekti. Mutabakat metninde yazılanları sonuna kadar koruyacaklarını ifade eden Pezeşkiyan, "Mutabakat zaptı adına yazdıklarımızı tüm gücümüzle savunacağız. Eksik kaldığımız bir madde bulun. Neden sürekli 'savaşalım' demek zorundayız? İsrail'in istediği bu. İsrail savaşın devam etmesini istiyor" diyerek tepkisini dile getirdi. "Teslim olmayız ancak İsrail'in yolundan gitmeyiz" Diplomatik çözüm yollarının yanı sıra her türlü senaryoya ve savaşa da hazır olduklarının altını çizen Pezeşkiyan, şu değerlendirmelerde bulundu: "Eğer bizi teslim olmaya zorlamak istiyorlarsa, savaşacağız, geri adım atmayacağız ve boyun eğmeyeceğiz ama haklarımızı alabiliyorken neden İsrail'in istediği yolda devam edelim? İçeridekilerden bazıları, bilerek veya bilmeyerek, aynı mesajı tekrar ediyorlar." Devlet kademesinde herhangi bir ihtilafın bulunmadığını vurgulayan İran Cumhurbaşkanı, silahlı kuvvetler ile hükümet arasında tam bir uyum olduğunu, ABD ile varılan mutabakat kararının Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi'nde alındığını ve tüm güvenlik, savunma ile askeri güçler tarafından ortaklaşa kabul edilip savunulduğunu belirtti. Komşu ülkelere ve bölgesel politikaya vurgu Olası çatışma senaryolarında komşu ülkeleri hedef alma niyetlerinin bulunmadığını dile getiren Pezeşkiyan, saldırıların yalnızca kendilerine doğrultulduğu noktaları hedef alabileceklerini kaydetti. Bölgedeki ABD üsleri ve topraklarının İran'a karşı kullanılmasına tepki gösteren Pezeşkiyan, komşu Müslüman ülkelerin topraklarının bu amaçla kullandırılmasının sorgulanması gerektiğini belirtti. İran'ın "Büyük İsrail" hedefinin karşısında "Büyük İran" gibi bir gayesinin olmadığını söyleyen Pezeşkiyan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Diğer ülkelere saldırmak gibi bir niyetimiz yok. Siyonist İsrail'in, 'Büyük İsrail' hedefinin aksine 'Büyük İran' peşinde değiliz. Komşu ülkelerin tümünü kardeşlerimiz olarak görüyoruz. Çatışmaya gerek yok ve biz sınırları paylaşıyoruz ve komşuyuz. Buna karşılık İsrail, Müslüman milletlerin sınırlarına saygı göstermiyor, işgale ve topraklarını ele geçirmeye odaklanmış durumda." İsrail ve ABD'nin Körfez ülkelerini Tahran yönetimine karşı kışkırtma çabalarına da değinen Pezeşkiyan, bu durumun önüne geçmek için çaba harcadıklarını, ancak içeride farklı bakış açılarından kaynaklanan zorluklarla karşılaştıklarını ve Washington ile Tel Aviv ikilisinin bu tablodan faydalandığını sözlerine ekledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.