Cevdet Yılmaz: "Türkiye ekonominin en üst liginde bir oyuncu haline geliyor"
Cevdet Yılmaz: "Türkiye ekonominin en üst liginde bir oyuncu haline geliyor"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Samsun’da düzenlenen "Sivil Toplum Kuruluşları ve İş Dünyası Buluşması"nda yaptığı konuşmada, Türkiye ekonomisinin son yıllarda gösterdiği performansa ve küresel ölçekteki konumuna dair önemli değerlendirmelerde bulundu.
Haber Giriş Tarihi: 12.06.2026 16:55
Haber Güncellenme Tarihi: 12.06.2026 17:40
Kaynak:
Haber Merkezi
https://haberdeger.com/
Türkiye'nin milli gelir büyüklüğünün 1,6 trilyon doları, kişi başına düşen gelirin ise 18 bin doları aştığını vurgulayan Yılmaz, ülkenin artık küresel ekonominin "en üst liginde" yer aldığını belirtti.
Küresel belirsizlikler artıyor
Dünya genelinde büyüme oranlarının tarihi ortalamaların altında seyrettiğine dikkat çeken Yılmaz, küresel ticaretteki yavaşlamaya ve yükselen korumacılık anlayışına değindi. Pandemi sonrasında sanayi kapasitesinin büyük ölçüde Asya'ya kaydığını ve Batı ülkelerinde bir "sanayisizleşme" süreci yaşandığını belirten Yılmaz, "Güç mücadelesi, hukuk ve kuralların önüne geçmiş durumda. 'Güçlüysem istediğimi yaparım' anlayışı maalesef dünyada hakim hale gelmiş durumda" ifadelerini kullandı. Bu belirsizlik ortamında Türkiye'nin öngörülebilir politikalarla ayrıştığını vurgulayan Yılmaz, son 6 yılda dünya ekonomisi kümülatif olarak yüzde 18,8 büyürken, Türkiye'nin yüzde 34,8'lik bir büyüme sergilediğini hatırlattı. Satın alma gücü paritesine göre dünyanın 11'inci büyük ekonomisi konumuna gelindiğini belirten Yılmaz, "2002 yılında dünyanın 21'inci büyük ekonomisi olan Türkiye, bugün nominal dolar bazında 16'ncı, satın alma gücü paritesine göre ise 11'inci büyük ekonomi konumundadır" dedi.
Savaşın maliyetleri yönetiliyor
Türkiye'nin bölgesel barışı önceleyen bir dış politika izlediğini hatırlatan Yılmaz, çevredeki savaş ortamının getirdiği ekonomik maliyetleri yönetmek için geliştirilen stratejilere değindi. Enerji fiyatlarının tüketicilere yansımasını sınırlamak amacıyla uygulanan "Eşel Mobil" sistemi ile "Bütçe olarak gerçekten bu bedeli ödedik ama enflasyonist etkisini sınırlamış olduk savaşın" diyen Yılmaz, bu süreçte tarım ve enerji girdilerinde sağlanan arz çeşitliliğinin hayati rol oynadığını kaydetti. İhracat yasakları ve ithalat kolaylıkları gibi proaktif hamlelerle küresel düzeyde yaşanan tedarik krizlerinin Türkiye'de hissedilmemesi için büyük bir çaba sarf edildiğini ifade eden Yılmaz, "Arz sistemimizi son 20 yılda çeşitlendirdiğimiz için şanslıyız" şeklinde konuştu.
Yeni sıçrama dönemi başlıyor
Konuşmasının sonunda terörle mücadelenin ekonomi üzerindeki çarpan etkisine vurgu yapan Yılmaz, terörün ülkeye doğrudan ve alternatif maliyetinin en az 2 trilyon dolar olduğunu belirtti. Huzur ve güven ortamının kalkınmanın temel taşı olduğunu yineleyen Yılmaz, "Güven ve huzurun olmadığı yerde kalkınma olmaz. Demokrasi de olmaz" dedi. "Terörsüz Türkiye" hedefiyle bu devasa kaynağın kritik kalkınma alanlarına yönlendirileceğini ifade eden Yılmaz, Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda ekonomide yeni bir sıçrama dönemine girileceğini ve "Türkiye artık ekonominin en üst liginde bir oyuncu haline geliyor" diyerek sözlerini noktaladı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Cevdet Yılmaz: "Türkiye ekonominin en üst liginde bir oyuncu haline geliyor"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Samsun’da düzenlenen "Sivil Toplum Kuruluşları ve İş Dünyası Buluşması"nda yaptığı konuşmada, Türkiye ekonomisinin son yıllarda gösterdiği performansa ve küresel ölçekteki konumuna dair önemli değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye'nin milli gelir büyüklüğünün 1,6 trilyon doları, kişi başına düşen gelirin ise 18 bin doları aştığını vurgulayan Yılmaz, ülkenin artık küresel ekonominin "en üst liginde" yer aldığını belirtti.
Küresel belirsizlikler artıyor
Dünya genelinde büyüme oranlarının tarihi ortalamaların altında seyrettiğine dikkat çeken Yılmaz, küresel ticaretteki yavaşlamaya ve yükselen korumacılık anlayışına değindi. Pandemi sonrasında sanayi kapasitesinin büyük ölçüde Asya'ya kaydığını ve Batı ülkelerinde bir "sanayisizleşme" süreci yaşandığını belirten Yılmaz, "Güç mücadelesi, hukuk ve kuralların önüne geçmiş durumda. 'Güçlüysem istediğimi yaparım' anlayışı maalesef dünyada hakim hale gelmiş durumda" ifadelerini kullandı. Bu belirsizlik ortamında Türkiye'nin öngörülebilir politikalarla ayrıştığını vurgulayan Yılmaz, son 6 yılda dünya ekonomisi kümülatif olarak yüzde 18,8 büyürken, Türkiye'nin yüzde 34,8'lik bir büyüme sergilediğini hatırlattı. Satın alma gücü paritesine göre dünyanın 11'inci büyük ekonomisi konumuna gelindiğini belirten Yılmaz, "2002 yılında dünyanın 21'inci büyük ekonomisi olan Türkiye, bugün nominal dolar bazında 16'ncı, satın alma gücü paritesine göre ise 11'inci büyük ekonomi konumundadır" dedi.
Savaşın maliyetleri yönetiliyor
Türkiye'nin bölgesel barışı önceleyen bir dış politika izlediğini hatırlatan Yılmaz, çevredeki savaş ortamının getirdiği ekonomik maliyetleri yönetmek için geliştirilen stratejilere değindi. Enerji fiyatlarının tüketicilere yansımasını sınırlamak amacıyla uygulanan "Eşel Mobil" sistemi ile "Bütçe olarak gerçekten bu bedeli ödedik ama enflasyonist etkisini sınırlamış olduk savaşın" diyen Yılmaz, bu süreçte tarım ve enerji girdilerinde sağlanan arz çeşitliliğinin hayati rol oynadığını kaydetti. İhracat yasakları ve ithalat kolaylıkları gibi proaktif hamlelerle küresel düzeyde yaşanan tedarik krizlerinin Türkiye'de hissedilmemesi için büyük bir çaba sarf edildiğini ifade eden Yılmaz, "Arz sistemimizi son 20 yılda çeşitlendirdiğimiz için şanslıyız" şeklinde konuştu.
Yeni sıçrama dönemi başlıyor
Konuşmasının sonunda terörle mücadelenin ekonomi üzerindeki çarpan etkisine vurgu yapan Yılmaz, terörün ülkeye doğrudan ve alternatif maliyetinin en az 2 trilyon dolar olduğunu belirtti. Huzur ve güven ortamının kalkınmanın temel taşı olduğunu yineleyen Yılmaz, "Güven ve huzurun olmadığı yerde kalkınma olmaz. Demokrasi de olmaz" dedi. "Terörsüz Türkiye" hedefiyle bu devasa kaynağın kritik kalkınma alanlarına yönlendirileceğini ifade eden Yılmaz, Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda ekonomide yeni bir sıçrama dönemine girileceğini ve "Türkiye artık ekonominin en üst liginde bir oyuncu haline geliyor" diyerek sözlerini noktaladı.
haberdeger.com
Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist
En Çok Okunan Haberler