SON DAKİKA

#Kalkınma

HABER DEĞER - Kalkınma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kalkınma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan fon soruşturması açıklaması: "Süreci Kontrol Altına Aldık, 3 Temel Önceliğimiz Var" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan fon soruşturması açıklaması: "Süreci Kontrol Altına Aldık, 3 Temel Önceliğimiz Var"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen TİM 13. İnovasyon Haftası Programı’nda kamuoyunun gündeminde yer alan fon soruşturmasına ve küresel teknolojik gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Konuşmasında küresel ölçekte insanı merkeze almayan teknolojik gidişata ve "tekno oligarklar" ile "tekno faşizm" tehditlerine dikkat çeken Erdoğan, Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesi kapsamındaki hedeflerini yineledi. 2002 yılında 1,2 milyar dolar olan AR-GE harcamalarının 20 milyar dolara yükseltildiğini ve teknopark sayısının 115'e çıkarıldığını aktaran Erdoğan, 2030 yılına kadar 100 bin teknolojik girişim ve 100 milyar dolarlık değerleme hedeflendiğini kaydetti. "Tekno oligarklar tüm dünyayı hedef alıyor" Erdoğan açıklamasında, "Geçen hafta dikkat çektiğim tekno oligarklar sadece belli ülkeleri değil, tüm dünyayı hedef almaktadır. Nisan ayında savunma, istihbarat ve güvenlik alanlarında faaliyet gösteren bir veri analiz şirketinin yayınladığı 22 maddelik bildiri, insanlık olarak bizi bekleyen tehlikeyi gözler önüne sermiştir. 100 milyarlarca dolarlık devasa bütçelere hükmeden, dünyayı istedikleri şekilde oynayabilecekleri bir yapboz tahtası olarak gören bu zihniyetin insana, hayata ve topluma bakış açısını böylece anlamış olduk. Kimi yerinin teknokrasi, kimilerinin tekno faşizm adını verdiği bu yeni tehdidin boyutlarını henüz tam olarak ölçemiyoruz. Keza insan unsurunun neredeyse sıfırlandığı karanlık fabrikalar gerçeğinin istihdam hayatımızda yol açacağı sorunları da kestiremiyoruz." dedi. Teknofest açıklaması Erdoğan Teknofest'in gelişimi hakkında da yaprığı açıklamada, "Her yıl düzenlediğimiz teknofestlerde binlerce yenilikçi fikir somut projeye dönüşüyor. 2019 yılına kadar unicorn'u olmayan bir ülkeyken bugün 8 unicorn'umuz var. 2030'a dek ülkemizden 100.000 teknolojik girişimin doğmasını, bunların toplam değerlemesini ise 100 milyar dolara ulaşmasını hedefliyoruz. Atatürk Havalimanı terminal binalarını Terminal İstanbul markasıyla dünyanın en büyük teknoloji ve girişimcilik merkezi haline getiriyoruz. İlk aşamasını devreye aldığımız Terminal İstanbul'u tüm fonksiyonlarıyla 2027'de kullanıma açacağız. Nisan ayında Türkiye'yi küresel yatırımlar ve teknoloji girişimleri için merkez ülke haline getirecek adımları kamuoyuyla paylaştım. Destek enstrümanlarımızı güncelliyor, müteşebbislerimizin ihtiyaçlarına çözüm üreten yeni programları hizmete veriyoruz." ifadelerini kullandı. "17 eylül’den itibaren adımlarımızı attık" Son haftalarda fon piyasasının bir bölümünde ortaya çıkan sorunlara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sürecin tam yetkili Fon Koordinasyon Kurulu marifetiyle yürütüldüğünü belirterek şu ifadeleri kullandı: "Son haftalarda fon piyasamızın belli bir kısmında nükseden bir sorunla yüzleşiyoruz. 17 Eylül’den itibaren attığımız kararlı adımlarla sorunu kontrol altına aldık. Tam yetkiye sahip Fon Koordinasyon Kurulumuzu süratle oluşturduk, bir cerrah titizliğiyle operasyonu yürütüyoruz. Kararlı, dikkatli ve çok hassas adımlarla meseleyi hakkaniyete en uygun şekilde çözüyoruz." Hükümetin yürüttüğü süreçte 3 temel öncelik Yürütülen soruşturma ve tasfiye süreçlerinde esas alınan adımlara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk önceliklerinin tasfiyesine karar verilen fonlardaki birikimlerin hak sahiplerine en kısa sürede ödenmesi olduğunu, belirterek, "Burada 3 tane önceliğimiz var: Birincisi, tasfiyesine karar verilen fonlardaki birikimlerin yatırım sahiplerine mümkün olan en kısa sürede ödenmesi. Geçen hafta olağan tasfiyede ödemeler başladı, sorunsuz devam ediyor. Olağanüstü tasfiyelerde ise Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunulan kanun teklifimizin yasalaşmasını müteakip ara ödemeler başlayacak.İkinci önceliğimiz manipülasyon yaparak haksız kazanç elde edenlerle hukuk önünde hesaplaşmak. Bununla ilgili yargı süreçleri dikkate alınarak icra ediliyor. Yeni bilgiler ve itiraflar ışığında soruşturmalar derinleştiriliyor. Kimse kusura bakmasın.İkinci önceliğimiz manipülasyon yaparak haksız kazanç elde edenlerle hukuk önünde hesaplaşmak. Bununla ilgili yargı süreçleri dikkate alınarak icra ediliyor. Yeni bilgiler ve itiraflar ışığında soruşturmalar derinleştiriliyor. Kimse kusura bakmasın." açıklamasını yaptı. "Önceliğimiz sürecin sermaya piyasalarına zarar vermemesi" Sürecin üçüncü önceliği de açıklayan Erdoğan, "Üçüncü önceliğimiz bu sürecin sermaye piyasalarımıza zarar vermeden yönetilmesidir. İlk günden beri konuda da çok özenli davrandık. Fırsatçılar ile yatırımcılar arasına net bir çizgi çekerek sorumlu bir tutum içinde olduk. Maalesef aynı itinalı yaklaşımı muhalefette ve tetikçi basın organlarında göremedik. Sırf kendilerine ekmek çıksın diye insanların itibarlarıyla oynadılar. Bize zarar vermek uğruna, Türk ekonomisinin zora girmesi için utanmadan kriz tellallığı yaptılar. Bizi siyaseten köşeye sıkıştırma adına önünü arkasını düşünmeden sermaye piyasalarımıza ateş etmekten çekinmediler. Neticede aileleriyle birlikte milyonlarca insanımızı etkileyen bu hadisede gerçekten çok kötü bir sınav verdiler. Her zaman yaptıkları gibi yine sapla samanı birbirine karıştırarak böyle bir konuda dahi ülkenin hayrına olacak isabetli bir politika üretemediler. Şimdi burada bir hususu önemle ifade etmek istiyorum: Fon piyasasının belli bir bölümünde ortaya çıkan bu sorunu görmezden gelmek nasıl doğru bir yöntem değilse; bu sorunu siper alıp Türk sermaye piyasalarına ateş etmek, yatırımcıyı ürkütmek, korkutmak hatta uzaklaştırmak da doğru bir yaklaşım değildir. Fon meselesi üzerinden topyekün sermaye piyasalarımızın kriminalize edilmesini hoş karşılayamayız. Her şeyden önce böyle bir yaklaşım sadece sermaye piyasalarımızı değil, reel sektörümüzü de sıkıntıya düşürecektir Milli teknoloji hamlemizin en önemli finansal destekleyicilerinden birini girişim sermayesi yatırım fonlarımız oluşturuyor. Hal böyleyken, toplam fon sayısının yalnızca %4,6'sında ortaya çıkan bir sorundan yola çıkarak tüm sermaye piyasası araçlarını terörize etmek, bakın açık konuşuyorum, Türkiye ekonomisinin altını oymak olur. Ülkemizin kalkınma yürüyüşüne sabotaj düzenlemek olur. Buna ister siyasetçi, ister gazeteci hüviyeti olsun, kimsenin hakkı yoktur." dedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 25. yıl mesajı: "Tarihi bir dönüşüm yaşadık" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 25. yıl mesajı: "Tarihi bir dönüşüm yaşadık"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti'nin kuruluşunun 25. yılı dolayısıyla Suudi Arabistan merkezli Al Arabiya'da yayımlanan "AK Parti, Milletle Birlikte Yazılan Çeyrek Asırlık Dönüşüm Hikayesi" başlıklı makalesinde partinin çeyrek asırlık iktidar dönemini değerlendirdi. Erdoğan makalesinde, "Bugün geriye baktığımızda AK Parti'nin çeyrek asrının Türkiye için tarihi bir dönüşüme karşılık geldiğini görüyoruz. Demokratik meşruiyet güçlendi, devletimizin hizmet kapasitesi gelişti, toplumun farklı kesimlerinin kamusal hayata katılımı genişledi. Türkiye, kendi hedeflerini belirleyen, imkanlarına güvenen ve geleceğini kendi iradesiyle şekillendiren bir ülkeye dönüştü" ifadelerini kullandı. "Artık Türkiye'de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak" 25 yıl önce AK Parti'yi kurarken Türk milletiyle birlikte Türkiye'nin geleceğini yeniden şekillendirecek uzun soluklu bir yürüyüş başlattıklarını belirten Erdoğan, o dönemde Türkiye'nin siyasi krizlerin, ekonomik belirsizliklerin ve vesayetçi anlayışın ağır baskısı altında olduğunu vurguladı. Siyaseti yeniden milletin hizmetine sunmayı, devlet ile vatandaş arasındaki güven bağını güçlendirmeyi ve Türkiye'yi kendi kararlarını verebilen güçlü bir ülke haline getirmeyi hedeflediklerini aktaran Erdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı: "14 Ağustos 2001'de 'Artık Türkiye'de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak' derken en büyük güvencemiz milletimizin iradesiydi. AK Parti hakları sınırlandırılan, krizlerin yükünü omuzlayan ve çocukları için daha müreffeh bir gelecek isteyen milyonların ortak umudu olarak doğdu." Demokratik meşruiyetin güçlenmesinin en ağır sınavını 15 Temmuz darbe girişiminde yaşadıklarını belirten Erdoğan, milletin o gece seçilmiş iradeye ve anayasal düzene sahip çıkarak Türkiye'nin geleceğine sandık dışı hiçbir gücün yön veremeyeceğini ortaya koyduğunu vurguladı. Bu kararlı duruşun vesayet döneminin geride bırakılmasında, sivil siyasetin güçlenmesinde ve demokrasinin kökleşmesinde tarihi bir dönüm noktası olduğunu kaydetti. Kamu yatırımları ve savunma sanayisinde atılımlar Eğitimden sağlığa, ulaştırmadan enerjiye, sosyal politikalardan şehirleşmeye kadar gerçekleştirilen yatırımların dönüşümlerin somut temelini oluşturduğunu belirten Erdoğan, kamu hizmetlerine erişimi ülke genelinde yaygınlaştırdıklarını, Anadolu'nun üretim ve kalkınma imkanlarını genişlettiklerini ve kadınlar, gençler ile engelliler dahil toplumun bütün kesimlerinin ekonomik ve sosyal hayata katılımını desteklediklerinin altını çizdi. Savunma sanayisinde ve ileri teknolojide atılan adımların stratejik alanlardaki dışa bağımlılığı önemli ölçüde azalttığına işaret eden Erdoğan, bu süreci şu sözlerle anlattı: "İnsansız hava araçlarından milli muharip uçağımız KAAN'a, savaş gemilerinden hava savunma sistemlerine uzanan hamlelerimiz Türkiye'nin üretim ve teknoloji kapasitesini güçlendirdi. TOGG, uzay programımız, nükleer enerji yatırımlarımız ve Karadeniz'de keşfettiğimiz doğal gaz bu yeni özgüvenin sembolleri oldu. Önümüzdeki dönemde bu birikimi yapay zeka, yarı iletkenler, enerji teknolojileri ve yüksek katma değerli üretimde yeni bir sıçramaya dönüştüreceğiz." Dış politika ve küresel adalet vurgusu Dış politikada Türkiye'nin değişen ve giderek çok kutuplu hale gelen uluslararası sistemin etkin aktörlerinden biri olduğuna dikkati çeken Erdoğan, milli çıkarları korurken diplomasiyi, diyaloğu ve insani sorumluluğu esas alan çok yönlü bir anlayışla hareket ettiklerini kaydetti. Türk ve İslam dünyasıyla münasebetleri çok boyutlu geliştirirken mazlumların haklarını savunduklarını belirten Erdoğan, uluslararası sisteme yönelik şu çağrıyı yineledi: "NATO'nun güçlü bir müttefiki, G20'nin etkin bir üyesi, İslam İşbirliği Teşkilatı'nın önde gelen ülkesi ve Avrupa güvenlik mimarisinin başat aktörlerinden biri olarak Karadeniz'den Orta Doğu'ya, Kafkasya'dan Afrika'ya uzanan geniş bir coğrafyada barış ve istikrara katkı sunuyoruz. Stratejik özerkliği, karşılıklı saygı ve ortak çıkarlar temelinde daha dengeli ilişkiler kurmanın zemini olarak görüyoruz. 'Dünya beşten büyüktür' çağrımız, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası kurumların günümüzün güç dengelerini ve toplumların çeşitliliğini daha adil biçimde temsil etmesi gerektiğine dair teklifimizin özüdür. Küresel barış ve güvenliğin sınırlı sayıdaki ülkenin önceliklerine bağlı kalması, insanlığın karşı karşıya bulunduğu krizlere kalıcı çözümler üretmemektedir. Daha kapsayıcı, daha etkin ve hesap verebilir bir uluslararası düzenin ortak geleceğimiz için zorunlu olduğuna inanıyoruz." Deprem süreci ve gelecek hedefleri Çeyrek asırlık yürüyüşleri boyunca terör saldırılarından bölgesel savaşlara, düzensiz göç hareketlerinden küresel salgına ve ekonomik dalgalanmalara kadar çok sayıda sınamayla karşılaştıklarını anımsatan Erdoğan, 6 Şubat depremlerine değinerek, "11 ilimizi ve milyonlarca vatandaşımızı etkileyen bu büyük felaket milletimizin yüreğinde derin yaralar açtı. İlk andan itibaren devletimizin bütün imkanlarını seferber ettik. Bugün şehirlerimizin yeniden imarında önemli mesafe katettik. Güvenli konutlardan üretim altyapılarına, sosyal hayattan tarihi dokunun korunmasına kadar yürüttüğümüz çalışmaları aynı kararlılıkla sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı. AK Parti'yi çeyrek asırdır güçlü tutan temel unsurun milletle kurdukları gönül bağı olduğunu dile getiren Erdoğan, önümüzdeki döneme ilişkin şu mesajları verdi: "Geçmiş başarılarımız önemli bir referanstır; bizi geleceğe taşıyacak olan reform irademiz ve değişime öncülük etme kabiliyetimizdir. Önümüzdeki dönemde de enflasyonla mücadeleyi kararlılıkla sürdürürken üretimi, yatırımı ve istihdamı büyüteceğiz. Alın terinin karşılığını veren, refahı toplumun bütün kesimlerine yayan ve gençlerimizin eğitimden istihdama, girişimcilikten konuta kadar fırsatlara daha adil biçimde erişebildiği bir Türkiye için çalışacağız." Erdoğan, "Türkiye Yüzyılı, Cumhuriyetimizin ikinci asrına yönelik ortak gelecek irademizin adıdır" diyerek, demokrasisi güçlü, ekonomisi üretken, teknolojide öncü, dış politikada etkili ve toplumsal dayanışması sağlam bir Türkiye hedeflediklerini vurguladı. Açıklamasını, "AK Parti'nin 25'inci yılı, geçmişin tecrübesini değerlendirerek yeni dönemin yol haritasını ortaya koyduğumuz tarihi bir eşiktir. Aziz milletimizle çıktığımız bu yolda, reform irademizi diri tutarak ve geleceğin imkanlarına odaklanarak yolumuza aynı kararlılıkla devam ediyoruz" sözleriyle tamamladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'dan 'Çerçeve Yasa' açıklaması Haber

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'dan 'Çerçeve Yasa' açıklaması

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 05 Ağustos 2026 tarihinde sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"nin Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) sunulduğunu açıkladı. Düzenlemenin, geniş bir mutabakatı temsil eden imzalarla millet iradesinin tecelligâhı olan Gazi Meclis'in takdirine sunulduğunu ifade eden Yılmaz, teklifin ülkemiz için hayırlı olması temennisinde bulundu. "Ülkemizin huzuru ve kardeşliği daim olsun" Sosyal medya paylaşımında birlik ve beraberlik mesajlarına yer veren Cevdet Yılmaz, şu ifadeleri kullandı: "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, bugün millî iradenin tecelligâhı olan Gazi Meclisimizde geniş bir mutabakatı yansıtan imzalarla takdire sunuldu. Hayırlı olsun. Ülkemizin huzuru ve kardeşliği daim olsun." "Emperyalist tuzakları boşa çıkarmayı sürdüreceğiz" Açıklamasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen çalışmalara değinen Yılmaz, Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda "Terörsüz Türkiye" hedefiyle demokrasi ve kalkınma standartlarının daha da yukarı taşınacağını vurguladı. Yılmaz, Türkiye'nin sahip olduğu güçlü iç cephe ile bölgede kurgulanan emperyalist tuzakları boşa çıkarmayı kararlılıkla sürdüreceğini kaydetti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

AK Parti 33. İstişare ve Değerlendirme Kampı başlıyor Haber

AK Parti 33. İstişare ve Değerlendirme Kampı başlıyor

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında gerçekleştirilecek toplantı, partinin kurumsal yol haritasını belirlemek adına stratejik bir öneme sahip. İcraat ve stratejiler masaya yatırılıyor Kampın en dikkat çekici kısımlarını, partinin yönetim kadrosu ve kabine üyelerinin katılımıyla gerçekleşecek olan kapsamlı oturumlar oluşturuyor. "Parti Politikaları Oturumu" başlığında, Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyelerinin başkanlığında dört ayrı salonda yapılacak toplantılarla partinin gelecek stratejileri ve kurumsal vizyonu detaylandırılacak. Bununla birlikte, bakanlıkların temel icraat alanlarının tüm yönleriyle değerlendirileceği "Ortak Akıl Oturumu" ile ekonomi, güvenlik, kalkınma ve toplum başlıkları masaya yatırılacak. Bu oturumlarda ilgili bakanlar, hem sunumlarıyla icraatlarını anlatacak hem de teşkilatın sahada karşılaştığı talepleri doğrudan dinleyerek istişarelerde bulunacak. Kültür ve sanatla birleşen bir program Yoğun siyasi gündemin yanı sıra kamp programı kültürel etkinliklerle de zenginleştirildi. Katılımcıların vakit geçirmesi ve kültürel değerlerin hatırlanması amacıyla çeşitli yapımların gösterimi yapılacak. Program kapsamında Şule Yüksel Şenler’in hayatını anlatan "Şule: Senin Hikayen" dizisinin yanı sıra, Türk edebiyatının usta ismi Necip Fazıl Kısakürek’in ölümsüz eseri "Bir Adam Yaratmak" filmi izleyicilerle buluşturulacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve milletvekilleri için özel oturum Kampa katılan isimler arasında AK Parti milletvekilleri, MKYK ve MYK üyeleri, kadın ve gençlik kolları yönetimleri, kurucular kurulu ve kabine üyeleri yer alıyor. Programın en dikkat çeken yönlerinden biri, milletvekillerinin Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir araya geleceği özel değerlendirme süreçleri olacak. Bu oturumlarda vekillerin seçim bölgelerinden gelen talepleri, ülke siyasetine dair görüş ve önerilerini doğrudan Cumhurbaşkanı'na aktarmaları bekleniyor. Kamp, Pazar günü Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başkanlığında yapılacak Genel İstişare ve Değerlendirme Oturumu ve ardından gerçekleştirilecek kapanış konuşması ile sona erecek. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cevdet Yılmaz: "Türkiye ekonominin en üst liginde bir oyuncu haline geliyor" Haber

Cevdet Yılmaz: "Türkiye ekonominin en üst liginde bir oyuncu haline geliyor"

Türkiye'nin milli gelir büyüklüğünün 1,6 trilyon doları, kişi başına düşen gelirin ise 18 bin doları aştığını vurgulayan Yılmaz, ülkenin artık küresel ekonominin "en üst liginde" yer aldığını belirtti. Küresel belirsizlikler artıyor Dünya genelinde büyüme oranlarının tarihi ortalamaların altında seyrettiğine dikkat çeken Yılmaz, küresel ticaretteki yavaşlamaya ve yükselen korumacılık anlayışına değindi. Pandemi sonrasında sanayi kapasitesinin büyük ölçüde Asya'ya kaydığını ve Batı ülkelerinde bir "sanayisizleşme" süreci yaşandığını belirten Yılmaz, "Güç mücadelesi, hukuk ve kuralların önüne geçmiş durumda. 'Güçlüysem istediğimi yaparım' anlayışı maalesef dünyada hakim hale gelmiş durumda" ifadelerini kullandı. Bu belirsizlik ortamında Türkiye'nin öngörülebilir politikalarla ayrıştığını vurgulayan Yılmaz, son 6 yılda dünya ekonomisi kümülatif olarak yüzde 18,8 büyürken, Türkiye'nin yüzde 34,8'lik bir büyüme sergilediğini hatırlattı. Satın alma gücü paritesine göre dünyanın 11'inci büyük ekonomisi konumuna gelindiğini belirten Yılmaz, "2002 yılında dünyanın 21'inci büyük ekonomisi olan Türkiye, bugün nominal dolar bazında 16'ncı, satın alma gücü paritesine göre ise 11'inci büyük ekonomi konumundadır" dedi. Savaşın maliyetleri yönetiliyor Türkiye'nin bölgesel barışı önceleyen bir dış politika izlediğini hatırlatan Yılmaz, çevredeki savaş ortamının getirdiği ekonomik maliyetleri yönetmek için geliştirilen stratejilere değindi. Enerji fiyatlarının tüketicilere yansımasını sınırlamak amacıyla uygulanan "Eşel Mobil" sistemi ile "Bütçe olarak gerçekten bu bedeli ödedik ama enflasyonist etkisini sınırlamış olduk savaşın" diyen Yılmaz, bu süreçte tarım ve enerji girdilerinde sağlanan arz çeşitliliğinin hayati rol oynadığını kaydetti. İhracat yasakları ve ithalat kolaylıkları gibi proaktif hamlelerle küresel düzeyde yaşanan tedarik krizlerinin Türkiye'de hissedilmemesi için büyük bir çaba sarf edildiğini ifade eden Yılmaz, "Arz sistemimizi son 20 yılda çeşitlendirdiğimiz için şanslıyız" şeklinde konuştu. Yeni sıçrama dönemi başlıyor Konuşmasının sonunda terörle mücadelenin ekonomi üzerindeki çarpan etkisine vurgu yapan Yılmaz, terörün ülkeye doğrudan ve alternatif maliyetinin en az 2 trilyon dolar olduğunu belirtti. Huzur ve güven ortamının kalkınmanın temel taşı olduğunu yineleyen Yılmaz, "Güven ve huzurun olmadığı yerde kalkınma olmaz. Demokrasi de olmaz" dedi. "Terörsüz Türkiye" hedefiyle bu devasa kaynağın kritik kalkınma alanlarına yönlendirileceğini ifade eden Yılmaz, Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda ekonomide yeni bir sıçrama dönemine girileceğini ve "Türkiye artık ekonominin en üst liginde bir oyuncu haline geliyor" diyerek sözlerini noktaladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Binali Yıldırım: "Ayıp olmasın diye güldüm" Haber

Binali Yıldırım: "Ayıp olmasın diye güldüm"

Fıkrayı anlamadığını belirtti Binali Yıldırım, konuyla ilgili yakın çevresine yaptığı değerlendirmede, yaşanan durumu bir yanlış anlaşılma olarak niteledi. Yıldırım, "Ben orada ne dediğini anlamadım. Çevredekiler gülünce ben de ayıp olmasın diye güldüm" ifadelerini kullandı. Kürt vatandaşlara yönelik bir saygısızlığı kesinlikle tasvip etmediğini belirten Yıldırım, "Kürt vatandaşlarımıza yapılan bir saygısızlığa asla göz yummam" açıklamasında bulundu. 16 barodan suç duyurusu geldi Rahmi Koç’un tepki çeken ifadelerinin ardından hukuki süreç de hareketlendi. Adıyaman, Ağrı, Batman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Hakkari, Iğdır, Kars, Mardin, Muş, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak, Tunceli ve Van Baroları ortak bir açıklama yayımlayarak, Koç'un ifadelerinin "kabul edilemez" olduğunu vurguladı ve suç duyurusunda bulundu. MHP Lideri Bahçeli'den Koç'a destek Soruşturma sürecine dair görüşlerini paylaşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise Rahmi Koç'un hedef alınmasını doğru bulmadığını ifade etti. Koç Topluluğu'nun Türkiye'nin kalkınmasındaki rolüne dikkat çeken Bahçeli, "Koç Topluluğu 100 yıldır ülkemizin kalkınma hamlesinde önemli sorumluluklar üstlenmiştir" dedi. Bahçeli ayrıca, "95 yıllık ömründe, aldığı aile terbiyesi ve duruşuyla Türkiye’ye hizmet etme arzusu taşıyan değerli bir iş insanının kabul edilemez tabirlerle hedef alınmasını doğru bulmuyoruz" değerlendirmesini yaptı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.