SON DAKİKA

#Ekoloji

HABER DEĞER - Ekoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekoloji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

2025’in belgesel listesi: 35 film var, kaçış yok! Haber

2025’in belgesel listesi: 35 film var, kaçış yok!

2026-01-17’de yayımlanan listede (yazarlar: Burcu Teker, Cem Kayıran, Ekin Sanaç, Elif Yılmaz, Harun Kubat, Marlene Janke, Utkan Çınar, Zelal Buldan) ortak bir iddia var: Bu belgeseller “anlatmak” için değil, izleyiciyi tanıklığa zorlamak için var. Bazısı şiddetin görüntüsüyle yüzleştiriyor, bazısı devletin ve kurumların örtbas düzenini deşiyor, bazısı da müzik ikonlarını “efsane” diye parlatmak yerine insan tarafını kazıyor. Savaş belgeselleri bu yıl konforu iptal ediyor Seçkide savaş hattı çok güçlü. 2000 Meters to Andriivka, Rusya işgali altındaki Ukrayna’yı bir “haber” gibi değil, nefes nefese bir tanıklık gibi kuruyor: askerlerin stratejik bir köy için ilerlediği o orman hattı, izleyicinin kaçamayacağı bir yere dönüşüyor. Aynı şekilde Put Your Soul on Your Hand and Walk da Gazze’ye gidemeyen bir yönetmen ile Filistinli foto muhabir arasındaki uzun soluklu video görüşmelerle, “erişilemeyen coğrafyanın” nasıl görünür kılındığını gösteriyor. Şiddetin imgesi ve etik yük: İzlemek bile bir sorumluluk Afterlives, şiddetin görüntüleriyle nasıl yüzleşileceğini sorguluyor; antik bir heykelden dijital arşivlere, propaganda materyallerinden sanal rekonstrüksiyonlara uzanırken izleyiciyi tek bir soruya sıkıştırıyor: “Gördüğün şeyin yükünü taşıyor musun, yoksa tüketip geçiyor musun?” Bu çizgide The Perfect Neighbor da var; adaletin bir cinayet karşısında nasıl taraflı çalışabildiğini “duygu sömürmeden” göstererek öfkeyi bile gerekçelendiren bir yerden konuşuyor. Kurumların karanlığı: Örtbas, güç ve ceza düzeni The Alabama Solution, ABD’deki en ölümcül hapishane sistemlerinden birine bakarken dramatik numaralara yaslanmıyor; tam tersine soğukkanlılığıyla vuruyor. The Mortician ölüm endüstrisinin ticari yüzünü açıyor; ölümün bile kâra çevrildiği bir düzende “etik” kelimesinin nasıl içinin boşaltıldığını gösteriyor. Cover-Up ise araştırmacı gazeteci Seymour Hersh’ün kariyeri üzerinden ABD’nin karanlık sayfalarına ışık tutan bir hat kuruyor: devlet, medya ve güç ilişkileri yan yana geliyor. Pop kültür ve müzik: Efsaneler parlatılmıyor, kazınıyor Becoming Led Zeppelin arşiv görüntülerine yaslanıyor; hatta bazı şarkıları neredeyse baştan sona canlı performans olarak taşıyor. Üstelik merhum John Bonham’ın ilk kez duyulan röportaj kayıtlarıyla “grup mitini” somutlaştırıyor. It’s Never Over, Jeff Buckley Buckley’nin anlatısını fotoğraflar, eski röportajlar ve canlı performanslarla örüyor; müziği “çekinerek” değil, doya doya kullanıyor. John Candy: I Like Me ise Candy’yi sadece komedyen olarak değil, yıldız olmanın yükünü taşıyan bir insan olarak anlatıyor. Sly Lives! da “Siyah dehanın yükü” üzerinden şöhret, ırk ve düşüş ilişkisini didikliyor. Kimlik, ırkçılık, dayanışma: Teselli bile saklanabiliyor Die Möllner Briefe çok sert bir yerden geliyor: Irkçı kundaklama sonrası aileye destek için yazılan ama teslim edilmeyip arşive kaldırılan mektuplar… Dayanışmanın bile nasıl gasp edilebildiğini anlatıyor. Black Is Beautiful: The Kwame Brathwaite Story ise “Black Is Beautiful” sloganının ardındaki estetik ve politik gücü görünür kılıyor. Dear Ms.: A Revolution in Print de feminist yayıncılığın bir dergiden ibaret olmadığını; kürtaj hakkından ekonomik eşitsizliğe kadar pek çok başlığı düşüncede kırılmaya dönüştürdüğünü hatırlatıyor. Spor belgeselleri: Soyunma odası, rekabet ve miras Court of Gold, Olimpiyat oyunlarına içeriden bir bakış sunarak yıldızlarla dolu kadroların arkasındaki çalışma ve gerilimi gösteriyor. Taurasi Diana Taurasi’nin mirasını “parlak başarı” diye değil, bitmeyen mükemmellik arayışı ve bedeller üzerinden anlatıyor. Ange & The Boss: Puskás in Australia ise Puskás’ın Avustralya günlerini daha hafif, sevimli ve yer yer komik bir hat üzerinden aktarıyor. Ekoloji ve teknoloji: Roket yükselirken bir hayat sökülüyor Shifting Baselines, SpaceX Starbase projesinin küçük bir sahil köyünü nasıl dönüştürdüğüne bakıyor: gökyüzü değişirken kıyı ekosistemi bozuluyor, yerel halk “yeni uzay kapısı” masalının gölgesinde yaşamayı öğreniyor. Island of the Winds ise Losheng Sanatoryumu’nda yıllardır ayrıştırılmış lepra hastalarının gündelik yaşamına odaklanarak dayanışmayı ve direnişi sakin ama sarsıcı bir dille taşıyor. Türkiye’den güçlü işler: Hafıza, sahne, barış dili Ferhangi Bir Yaşam, Ferhan Şensoy’un arşivi ve yakınlarının tanıklıklarıyla verimli bir hayatın izini sürüyor. Kardeş Türküler ile 30 Yıl ise Türkiye’nin yakın tarihindeki karanlık geçitlerle sahnedeki ısrarlı barış dilini aynı anda taşıyor. Sound Dreams of İstanbul da İstanbul’u “bildiğimiz” halinden çok “hatırladığımız/düşlediğimiz” haliyle dinleyen bir belgesel olarak öne çıkıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Dijital lüksün ekolojik krizi Haber

Dijital lüksün ekolojik krizi

Yapay zekanın hayatımızdaki yeri giderek artarken, gözlerden kaçan bir gerçek gün yüzüne çıktı: Bu teknoloji sadece elektrik değil, aynı zamanda ciddi miktarda su da tüketiyor. Yeni bir araştırmaya göre, ChatGPT gibi yapay zeka sistemleriyle yapılan kısa bir sohbet ya da 100 kelimelik bir e-posta taslağı, ortalama yarım litre, yani bir şişe suya eşdeğer tüketim yaratıyor. Bu hesaba, veri merkezlerinde işlemcileri soğutmak için kullanılan suyun yanı sıra, elektriği üreten enerji santrallerinin su harcaması da dahil. Özellikle buharlaştırmalı soğutma sistemleri, yerel kaynaklardan alınan suyun büyük bölümünü atmosfere geri dönülmez şekilde buharlaştırıyor. Daha verimli alternatifler bulunsa da maliyet ve dönüşüm zorluğu nedeniyle yaygınlaşmış değil. Araştırmaya göre sistemler arasında ciddi farklar var. Örneğin GPT-5’in ürettiği orta uzunlukta bir yanıt 39 mililitre su tüketirken, GPT-4o’da bu miktar 3,5 mililitreye düşüyor. Google’ın Gemini modeli ise yalnızca 0,26 mililitre ile en düşük tüketimi sağlıyor. Ancak sorgu sayısı büyüdükçe rakamlar çarpıcı boyutlara ulaşıyor. OpenAI’nin açıkladığı günlük 2,5 milyar sorgu, GPT-5 üzerinden hesaplandığında 97,5 milyon litre su anlamına geliyor. Karşılaştırma yapıldığında, sadece ABD’de bahçe ve çim sulaması günlük 34 milyar litre su tüketiyor. Ancak uzmanlar, yapay zekânın hızla büyüyen bir endüstri olduğu için bu rakamın gelecekte daha da artacağına dikkat çekiyor. Özellikle sıcak ve kurak bölgelerde kurulan veri merkezleri, yerel su kaynaklarını tehdit ederken, şirketlere “daha serin ve nemli bölgelerde veri merkezleri kurma”, şeffaflık sağlama ve verimliliği artırma çağrısı yapılıyor. Sonuç olarak, yapay zekanın geleceğini sadece inovasyon değil; çevre dostu ve sürdürülebilirlik odaklı kararlar da şekillendirecek gibi görünüyor. Teknolojiyle attığımız her adımın, gezegenin kaynaklarına da doğrudan bir etkisi olduğu artık inkâr edilemez.

Edirne’deki Demirhanlı Göleti alarm veriyor Haber

Edirne’deki Demirhanlı Göleti alarm veriyor

Kuraklık Demirhanlı Göleti’ni kuruma noktasına getirdi Türkiye’nin önemli tarım ve hayvancılık merkezlerinden Edirne, bu yaz son yılların en şiddetli kuraklığıyla karşı karşıya. Yağışların yetersizliği ve yüksek sıcaklıkların yol açtığı buharlaşma nedeniyle Demirhanlı Göleti’nde su seviyesi mayıs ayından bu yana hızla düştü. Küçük kaynakların da kurumasıyla göletin büyük kısmı tamamen çekildi. Göletin tabanında derin çatlaklar oluştu Kurumanın etkisiyle gölet tabanında derin çatlaklar meydana geldi. Bölgedeki besiciler, hayvanlarını sulayacak su bulmakta zorlanıyor. Çiftçiler, göletin bataklığa dönmesi nedeniyle hayvanlarını buraya yaklaştırmadıklarını, bazı hayvanların çamura saplandığını dile getirdi. Üreticiler hayvancılığın büyük darbe aldığını söylüyor Küçükbaş hayvancılık yapan üretici Murat Gür, “Daha önce hiç bu kadar kurak bir dönem yaşamadık. 45 yaşındayım, bu göletin ilk kez bu kadar azaldığını görüyorum” dedi. Gür, hayvancılığın kuraklıktan doğrudan etkilendiğini belirterek “Merada ot yok, göletin suyu bitmek üzere. Balıklar için bile oksijen kalmadı” ifadelerini kullandı. Kuraklık tarım ve hayvancılık için ciddi tehdit oluşturuyor Edirne’deki bu tablo, tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlayan üreticilerin geleceğine dair endişeleri artırdı. Uzmanlar, sürdürülebilir su yönetimi ve kuraklıkla mücadele politikalarının acil olarak uygulanması gerektiğini vurguluyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.