SON DAKİKA

#Enerji Güvenliği

HABER DEĞER - Enerji Güvenliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enerji Güvenliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Avrupa’da enerji alarmı: Gaz depolarındaki kış stokları tükendi Haber

Avrupa’da enerji alarmı: Gaz depolarındaki kış stokları tükendi

Rus enerji şirketi Gazprom’dan yapılan açıklama, Avrupa’da enerji güvenliği konusundaki endişeleri yeniden gündeme taşıdı. Şirket, Avrupa genelindeki doğal gaz depolama tesislerinde doluluk oranının yüzde 30’un altına gerilediğini ve kışa hazırlık amacıyla depolanan gazın şubat ortasında tamamen tüketildiğini duyurdu. Gazprom’un açıklaması, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Avrupa gaz piyasasından tamamen çekilme ihtimalini gündeme getirmesinin ardından geldi. Avrupa depolarındaki gaz hızla tüketildi Gazprom tarafından yapılan yazılı açıklamada Avrupa ülkelerinin depolardaki gaz rezervlerini hızla kullandığı belirtildi. Açıklamada özellikle Hollanda’daki yeraltı depolarında doluluk oranının yüzde 10’un altına kadar düştüğüne dikkat çekildi. Şirket, Avrupa genelinde kış için depolanan gazın şubat ayının ortasında tamamen çekildiğini ve şu anda depolarda önceki yıllardan kalan stokların kullanılmaya başlandığını bildirdi. Avrupa’nın en büyük tedarikçisi Rusya’ydı Ukrayna savaşı öncesinde Rusya, Avrupa’nın en büyük doğal gaz tedarikçisi konumundaydı. Gazprom, yaklaşık yarım yüzyıl boyunca kurduğu boru hattı altyapısıyla 2022 yılına kadar Avrupa gaz pazarının yaklaşık yüzde 40’ını kontrol ediyordu. Ancak Batı’nın uyguladığı yaptırımlar ve siyasi gerilimler nedeniyle Avrupa ülkeleri Rus gazına olan bağımlılığı azaltmaya yöneldi. Bu süreçte Avrupa, sıvılaştırılmış doğal gaz tedariki için ABD, Katar ve Norveç gibi alternatif kaynaklara yöneldi. Gaz sevkiyatında büyük düşüş Gazprom verilerine göre Rusya’nın Avrupa’ya yaptığı doğal gaz ihracatı son yıllarda ciddi şekilde azaldı. Şirketin Avrupa’ya gönderdiği gaz miktarı 2021 yılında yaklaşık 201,7 milyar metreküp seviyesindeyken, bu rakam 2024 yılında 15 milyar metreküpe kadar geriledi. Rusya yeni pazarlar arıyor Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Moskova yönetiminin Avrupa gaz piyasasından tamamen çekilme ihtimalini gündeme getirmiş ve hükümete bu yönde hazırlık yapılması talimatı vermişti. Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak ise Rus enerji şirketlerinin Avrupa dışında yeni pazarlar aradığını açıkladı. Novak, Hindistan, Çin, Tayland ve Filipinler gibi ülkelerle uzun vadeli enerji anlaşmaları yapılması için görüşmeler yürütüldüğünü belirtti. Enerji uzmanları, Avrupa’daki gaz depolarında yaşanan hızlı düşüşün kıtanın enerji güvenliği açısından yeni bir risk oluşturabileceğini değerlendiriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Savaşta dördüncü gün: Natanz’da yeni hasar, ölü sayısı artıyor Haber

Savaşta dördüncü gün: Natanz’da yeni hasar, ölü sayısı artıyor

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları Orta Doğu’da gerilimi daha da tırmandırdı. Dördüncü güne giren çatışmalarda karşılıklı misillemeler sürerken, bölge genelinden peş peşe saldırı ve patlama haberleri geliyor. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA), İran’daki Natanz Yakıt Zenginleştirme Tesisi’nin yer altı giriş binalarında “bazı yeni hasarlar” tespit edildiğini açıkladı. Açıklamanın uydu görüntülerine dayandırıldığı belirtilirken, hasarın radyolojik bir sonuç doğurmasının beklenmediği ifade edildi. Tesiste ek bir hasar bulunmadığı bilgisi paylaşıldı. İran Kızılayı ise ABD-İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısının 232’den 787’ye yükseldiğini duyurdu. İran’ın Kirman kentindeki Kara Kuvvetleri’ne bağlı bir askeri helikopter üssünün de füze saldırısına uğradığı, 13 askerin yaşamını yitirdiği açıklandı. İsrail ordusu Tahran ve Beyrut’a eş zamanlı hava saldırıları başlattığını duyururken, Lübnan’ın güneyindeki 59 yerleşim birimine tahliye çağrısı yaptı. Beyrut’ta Hizbullah’a bağlı Nur Radyosu binasının hedef alındığı bildirildi. Ayrıca İsrail’in Lübnan’daki kara işgalini genişletme kararı aldığı açıklandı. ABD cephesinde ise bölgesel alarm seviyesi yükseltildi. ABD Dışişleri Bakanlığı, Bahreyn’den Yemen’e kadar 16 ülke ve bölgede bulunan vatandaşlarına “ciddi güvenlik riskleri” gerekçesiyle ticari yollarla bulundukları yerleri derhal terk etmeleri çağrısında bulundu. ABD, Kuveyt’teki büyükelçiliğini geçici olarak kapattı. Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’daki ABD Büyükelçiliği’ne iki insansız hava aracıyla saldırı düzenlendiği bildirildi. ABD Başkanı Donald Trump, saldırılara “yakında güçlü ve sert bir yanıt” verileceğini açıkladı. Irak’ın Erbil kentinde de SİHA saldırıları nedeniyle patlama sesleri duyuldu; hava savunma sistemlerinin üç aracı etkisiz hale getirdiği bildirildi. İran Devrim Muhafızları, Birleşik Arap Emirlikleri’nin Dubai kentinde ABD askerlerinin bulunduğu bir bölgeyi hedef aldıklarını ve çok sayıda askerin öldüğünü iddia etti. Bu iddialara ilişkin bağımsız kaynaklardan doğrulama yapılmadı. Bölgede her saat yeni bir gelişme yaşanırken, enerji güvenliği, diplomatik dengeler ve sivil kayıplar küresel endişeyi artırıyor. Uluslararası toplumdan gerilimin düşürülmesi yönünde çağrılar yükselirken, çatışmaların seyri belirsizliğini koruyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Dünyanın enerji kapısı kapanır mı? İran’dan Hürmüz çıkışı piyasaları tedirgin etti Haber

Dünyanın enerji kapısı kapanır mı? İran’dan Hürmüz çıkışı piyasaları tedirgin etti

ABD’nin bölgedeki askeri varlığını artırması ve İranlı yetkililerin savaş halinde Hürmüz Boğazı’nın kapatılabileceği yönündeki uyarıları, enerji piyasalarında endişeyi büyüttü. Küresel petrol akışının yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği bu dar su yolunda yaşanabilecek bir aksamanın fiyatları hızla yukarı çekebileceği belirtiliyor. Hürmüz neden kritik bir boğaz Umman ile İran arasında yer alan Hürmüz Boğazı, dünyanın en önemli petrol “dar geçitlerinden” biri olarak kabul ediliyor. Günlük yaklaşık 17,8 ila 20,8 milyon varil petrol ve yakıtın bu hat üzerinden taşındığı, bunun da küresel enerji güvenliği açısından hayati olduğu ifade ediliyor. Kapanma ihtimali petrol fiyatlarını sıçratabilir Analizlere göre geçişin durması ya da yavaşlaması, enerji fiyatlarını hızla artırabilir ve küresel tedarik zincirlerinde gecikmelere yol açabilir. Uzmanlar, böylesi bir senaryoda petrolün varil fiyatının 100 doların üzerine çıkabileceğini öngörüyor. Asya ekonomileri en ağır darbeyi alabilir Boğazdan taşınan petrolün büyük bölümü Asya pazarlarına gidiyor ve özellikle Çin, Hindistan, Japonya ile Güney Kore en büyük ithalatçılar arasında yer alıyor. Bu nedenle su yolundaki bir kesintinin ekonomik güvenliği doğrudan etkileyebileceği değerlendiriliyor. İran tamamen kapatabilir mi tartışması sürüyor Uzmanlara göre İran ticari gemi trafiğini en azından geçici olarak aksatabilecek askeri kapasiteye sahip olsa da ABD donanmasının varlığı nedeniyle uzun süreli ve tam bir ablukanın sürdürülmesi zor görülüyor. Bununla birlikte mayınlar, füzeler ve deniz araçlarıyla geçişleri bozabilecek araçlara sahip olduğu belirtiliyor. Gerilim piyasaları anında etkiliyor ABD’nin ticari gemilere İran karasularından uzak durmaları yönünde uyarı yapmasının ardından petrol fiyatlarının kısa süreli yükselmesi, piyasanın bölgedeki risklere ne kadar hassas olduğunu gösterdi. Diplomasi sürerken risk masadan kalkmış değil ABD ile İran arasında dolaylı görüşmeler devam etse de tankerlerin alıkonulduğu olaylar ve sert açıklamalar, deniz ticaretinin güvenliğine dair kaygıları artırıyor. Washington yönetimi diplomasiye bağlı kalacağını belirtirken bölgedeki tansiyonun yüksek olduğu vurgulanıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Petrolün gölgesinden çıkan yeni cephe: Kritik mineraller savaşın yeni nedeni olabilir Haber

Petrolün gölgesinden çıkan yeni cephe: Kritik mineraller savaşın yeni nedeni olabilir

Bugüne kadar dünya savaşlarından bölgesel çatışmalara kadar pek çok gerilimin merkezinde petrol yer aldı. Ancak son yıllarda yaşanan gelişmeler, küresel rekabetin ağırlık merkezinin kritik minerallere kaydığına işaret ediyor. Venezuela, Ukrayna ve Grönland gibi örnekler, maden zenginliği yüksek bölgelerde tansiyonun neden arttığını gözler önüne seriyor. Venezuela örneği petrolden fazlasını anlatıyor Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya yönelik iddialar ve tartışmalar ilk bakışta ülkenin devasa petrol rezervleriyle ilişkilendirilse de uzmanlar asıl meselenin petrolden çok daha geniş bir kaynak seti olduğunu vurguluyor. Venezuela, yeni nesil teknoloji ürünleri için hayati önemde olan ve “mavi altın” olarak anılan koltan başta olmak üzere; lityum, nikel, bakır ve altın açısından da dünyanın en zengin ülkeleri arasında yer alıyor. Petrol hemen sahneden inmiyor Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Gürkan Kumbaroğlu, petrolün kısa vadede önemini yitireceği yönündeki öngörülerin gerçekleşmediğini belirtiyor. Elektrikli araçlara geçiş hedeflerinin özellikle ABD ve Avrupa’da revize edildiğini hatırlatan Kumbaroğlu, petrol talebinin sanıldığı kadar hızlı düşmediğini ve bu nedenle petrol temelli rekabetin bir süre daha süreceğini ifade ediyor. Elektrikli araç hedefleri geri çekiliyor Avrupa Birliği’nin içten yanmalı motorlara yönelik sert takviminde esnemeye gitmesi ve ABD’de elektrikli araç kullanımına ilişkin beklentilerin aşağı yönlü güncellenmesi, petrolün küresel denklemdeki yerini koruduğunu gösteriyor. Bu tablo, enerji güvenliği ve kaynak rekabetinin çok katmanlı bir hale geldiğini ortaya koyuyor. Yeni teknolojinin kalbi: Nadir topraklar Kumbaroğlu’na göre asıl kırılma noktası, ileri teknolojinin olmazsa olmazı olan nadir toprak elementleri ve kritik mineraller. Yapay zekâdan savunma sanayisine, yenilenebilir enerjiden uzay teknolojilerine kadar geniş bir alanda bu minerallere bağımlılık artıyor. Büyük güçler için bu kaynaklar artık ekonomik bir avantajdan çok stratejik bir zorunluluk olarak görülüyor. Türkiye için kritik eşik Türkiye’de yayımlanan “Kritik ve Stratejik Madenler Raporu”nda 37 maddenin kritik, bunlardan 8’inin yüksek öneme sahip olduğu belirtiliyor. Lityum, bakır, demir, alüminyum, manganez, çinko, gümüş ve titanyum gibi madenlerde yaşanabilecek tedarik kesintilerinin, güvenlik ve ekonomi açısından ciddi riskler doğurabileceği vurgulanıyor. Uzmanlar, arz çeşitliliği, uluslararası iş birlikleri ve tedarik zinciri güvenliğinin titizlikle planlanması gerektiğinin altını çiziyor. Petrolün tamamen devre dışı kalmadığı ancak kritik minerallerin küresel güç mücadelesinde yeni bir cephe açtığı bu dönemde, ülkelerin maden politikaları önümüzdeki yılların en belirleyici başlıklarından biri olmaya aday görünüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.