SON DAKİKA

#Friedrich Merz

HABER DEĞER - Friedrich Merz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Friedrich Merz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Almanya, İsrail’e verdiği destek nedeniyle BM Güvenlik Konseyi üyeliğini kaybetti Haber

Almanya, İsrail’e verdiği destek nedeniyle BM Güvenlik Konseyi üyeliğini kaybetti

BM Güvenlik Konseyi geçici üyeliği için "Batı Avrupa ve diğerleri" grubundan aday olan Almanya, Portekiz ve Avusturya ile girdiği yarışı kaybederek ilk turda elendi. 1990'dan bu yana bir ilk: Seçimi kaybettiler 1990'daki yeniden birleşme sonrasında geçici üyelik için girdiği tüm seçimleri kazanan Almanya, bu kez 193 üyeli BM Genel Kurulu’nda gerekli çoğunluğu sağlayamadı. Oylama sonucunda Portekiz 134, Avusturya 131 oy alarak koltukların sahibi olurken, Almanya yalnızca 105 oyda kalarak daha ilk turda yarış dışı kaldı. Berlin'de soğuk duş etkisi yaratan bu sonuç, Almanya'nın uluslararası arenadaki geleneksel seçilme başarısını da sona erdirdi. Bakan Wadephul’un New York mesaisi sonuçsuz kaldı Oylama öncesinde bizzat New York’a giderek destek turlarına çıkan ve kararsız ülkeleri ikna etmeye çalışan Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, tüm girişimlerine rağmen beklenen desteği bulamadı. Wadephul, sonucu "gerçek bir hayal kırıklığı ve acı bir yenilgi" olarak tanımlarken, Başbakan Friedrich Merz ise "Hedefimize ulaşamadık" açıklamasını yaptı. Almanya’nın en köklü gazetelerinden Bild ise manşetine "Federal Hükümet için büyük bir utanç" başlığını taşıyarak durumun ciddiyetine dikkat çekti. İsrail'e sağlanan silah ve siyasi desteğin yansıması Seçim sonuçlarında, Alman hükümetinin Orta Doğu politikasının belirleyici olduğu değerlendiriliyor. Başbakan Merz’in, "İsrail Devleti'nin varlığına olan bağlılığımız, ülkemiz temelinin tartışılmaz parçasıdır" sözleri ve hükümetin silah teslimatları konusundaki kararlılığı, uluslararası toplumda tepkiyle karşılanmıştı. Özellikle eski Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock'un, Ukrayna konusundaki sert söylemlerine rağmen İsrail'in hastane saldırılarını dahi savunan tutumu, BM üyeleri arasında Almanya'ya yönelik bir tepki birikmesine yol açtı. Aynı oylamada Afrika grubundan Zimbabve 182, Latin Amerika-Karayipler grubundan ise Trinidad ve Tobago 181 oy alarak rakiplerini geride bıraktı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Türkiye ile Almanya arasında stratejik diyalog 12 yıl sonra yeniden başlıyor Haber

Türkiye ile Almanya arasında stratejik diyalog 12 yıl sonra yeniden başlıyor

Ankara-Berlin hattında son dönemde ivme kazanan yakınlaşma, bugün Almanya’nın başkentinde resmi bir boyut kazanıyor. İki ülkenin başta bölgesel güvenlik olmak üzere savunma sanayii alanındaki üretim potansiyellerini birleştirmeye odaklanacağı toplantıya, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul başkanlık edecek. Dört kritik çalışma grubu rapor sunacak Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, 2013 yılında ilişkilere kurumsal bir perspektif kazandırmak amacıyla başlatılan ancak bölgesel siyasi gerilimler nedeniyle askıya alınan mekanizma kapsamında dört ayrı çalışma grubu oluşturuldu. "İkili ilişkiler, Türkiye-AB ilişkileri, güvenlik ve savunma ile bölgesel meseleler" başlıkları altında eş zamanlı olarak toplanacak olan bu gruplar, hazırladıkları raporları her iki ülkenin dışişleri bakanına sunacak. Mekanizmanın yeniden canlandırılması kararı, Almanya Başbakanı Friedrich Merz'in geçen yıl Ankara'ya gerçekleştirdiği ziyarette Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmede alınmıştı. Almanya’nın, Rusya’nın Ukrayna’yı işgal girişimi sonrası değişen güvenlik ortamı ve ABD Başkanı Donald Trump’ın Avrupa’nın güvenliğine yönelik tehditleri sebebiyle Türkiye ile ortaklığı ilerletme kararı aldığı belirtiliyor. Berlin yönetimi, bu doğrultuda daha önce Eurofighter Typhoon savaş uçaklarının Türkiye’ye satışına yönelik itirazını da geri çekmişti. Savunma sanayiinde üretim ve tedarik arayışları Diplomatik kaynaklar, değişen küresel güvenlik mimarisinde iki ülkenin savunma sanayii potansiyellerini daha etkin kullanmak istediğini vurguluyor. Bu kapsamda, sene içinde yapılması planlanan Beşinci Savunma Sanayii İş Birliği Toplantısı büyük önem taşıyor. Almanya, bu alandaki ilgisini son olarak Mayıs ayında İstanbul'da düzenlenen SAHA EXPO 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı'na Federal Savunma Bakanlığı ve 9 Alman şirketiyle resmi katılım göstererek ortaya koymuştu. Berlin'deki zirvede Bakan Fidan ve mevkidaşı Wadephul'un, savunma alanında ortak üretim ve doğrudan tedarik olasılıklarını detaylıca ele alması bekleniyor. Ankara’nın AB ajandası: Gümrük Birliği ve vize serbestisi Berlin'deki Stratejik Diyalog toplantısı, Türkiye'nin AB sürecine dair beklentilerini doğrudan Almanya'ya aktarması için de önemli bir zemin sunuyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın görüşmelerde; Gümrük Birliği’nin güncellenmesi için müzakerelerin başlatılması, vize serbestisi diyaloğunun canlandırılması ve Türkiye'nin AB önderliğindeki savunma girişimlerine dahil edilmesi gerekliliğini vurgulayacağı aktarıldı. Almanya'nın AB Büyükelçisi Thomas Ossowski de geçtiğimiz günlerde İstanbul'da yaptığı açıklamada, Gümrük Birliği'nin güncellenmesine olumlu baktıklarını ancak Kıbrıs sorunu gibi bazı pürüzlerin aşılması gerektiğini ifade etmişti. Öte yandan iki ülke, 19 Haziran'da Ankara'da gerçekleştirilecek Ortak Ekonomik ve Ticaret Komisyonu (JETCO) ve Enerji Forumu toplantılarıyla ikili ticaret hacmini 60 milyar dolar hedefine ulaştırmayı planlıyor. "Türkiye'siz bir Avrupa güvenlik stratejisi eksik kalır" Avrupa kıtasının yeni güvenlik mimarisi de masadaki bir diğer ağırlıklı başlık olacak. Bakan Fidan’ın Alman mevkidaşına, "Türkiye'nin stratejik ağırlığını, kabiliyetlerini ve jeopolitik konumunu göz ardı eden bir Avrupa güvenlik stratejisinin eksik kalacağı" mesajını ileteceği bildirildi. AB Büyükelçisi Ossowski de NATO'nun ikinci büyük ordusuna sahip olan ve jeopolitik etkisini Ortadoğu'dan Kafkaslar'a kadar genişleten Türkiye ile iş birliğinin kaçınılmaz olduğunu belirterek, ABD'nin yönünü Ortadoğu'ya çevirdiği bu dönemde Türkiye'nin tercih edilecek bir ortak olması gerektiğini kaydetmişti. Hatırlanacağı üzere, AB'nin savunma üretimini desteklemek için açıkladığı 250 milyar Euro'luk SAFE (Avrupa için Güvenlik Eylemi) finansman programına Türkiye'nin yaptığı başvuru, Yunanistan ve Kıbrıs Rum kesiminin itirazları nedeniyle kabul edilmemişti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

ABD-Almanya hattında gerilim: Washington 5 bin askeri çekiyor Haber

ABD-Almanya hattında gerilim: Washington 5 bin askeri çekiyor

ABD ile Almanya arasında diplomatik gerilim tırmanıyor. Washington yönetimi, Almanya’da konuşlu 5 bin askerin geri çekileceğini duyurdu. Kararın, Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in ABD’nin İran politikasına yönelik eleştirilerinin ardından alınması dikkat çekti. Merz’in “ABD’nin bir çıkış stratejisi yok, İran tarafından aşağılanıyor” sözleri ABD yönetiminde rahatsızlık yarattı. Pentagon’dan üst düzey bir yetkili, bu açıklamaları “uygunsuz ve faydasız” olarak nitelendirirken, Trump’ın tepkisinin “haklı” olduğunu ifade etti. Çekilme süreci 12 ay içinde tamamlanacak Pentagon, Almanya’daki askeri varlığın kademeli olarak azaltılacağını açıkladı. Sürecin 6 ila 12 ay içinde tamamlanması planlanıyor. Bu kapsamda bir muharebe timinin geri çekileceği, ayrıca önceki yönetim döneminde planlanan bir tabur sevkiyatının da iptal edildiği bildirildi. Trump’tan Avrupa’ya geniş çaplı mesaj ABD Başkanı Donald Trump, İtalya ve İspanya’yı da eleştirdi. Hürmüz Boğazı’nın güvenliği konusunda yeterli destek verilmediğini savunan Trump, bu ülkelerden de asker çekilebileceğini dile getirdi. İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto ise bu iddiaları reddederek ülkelerinin deniz güvenliğine katkı sunduğunu belirtti. Trump, Avrupalı müttefiklerin İran savaşına katılmaması nedeniyle NATO’dan çekilme seçeneğini de gündeme taşıdı. Ancak 2024 yılında yürürlüğe giren düzenlemeye göre ABD’nin NATO’dan ayrılması için Kongre onayı gerekiyor. Senatörler, Avrupa’daki askeri varlığın stratejik önemine dikkat çekiyor. Almanya, ABD’nin Avrupa’daki en büyük üssü Yaklaşık 35 bin Amerikan askerine ev sahipliği yapan Almanya, ABD’nin Avrupa’daki en önemli askeri konuşlanma merkezlerinden biri olmayı sürdürüyor. Alınan kararın NATO dengeleri ve Avrupa güvenliği üzerindeki etkileri yakından takip ediliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Avrupa-ABD arasında diplomasi trafiği: Avrupalılar Trump’a karşı Grönland’ı nasıl savundu? Haber

Avrupa-ABD arasında diplomasi trafiği: Avrupalılar Trump’a karşı Grönland’ı nasıl savundu?

Avrupa ile ABD arasındaki ilişkiler, Grönland üzerinden patlak veren krizle son yılların en ciddi sınavlarından birini verdi. Donald Trump’ın, Danimarka Krallığı’na bağlı özerk ada Grönland’ın “satın alınması” amacıyla sekiz Avrupa ülkesine yüzde 10 ek gümrük vergisi uygulama tehdidi, kıtada sert tepkilere yol açtı. Trump’ın açıklamalarının ardından Avrupa başkentleri, Danimarka’nın egemenliğini destekleyen ortak bir tutum sergilerken, tehditlerin NATO müttefikliğine aykırı olduğu vurgulandı. Emmanuel Macron, “Hiçbir tehdit veya zorlamaya boyun eğmeyeceğiz” diyerek sert bir mesaj verdi. Misilleme hazırlığı ve birlik mesajı Kriz derinleşirken, AB büyükelçileri ek tarifelere karşı olası önlemleri değerlendirmek üzere acil toplantılar yaptı. Fransa’nın gündeme getirdiği ve daha önce hiç kullanılmamış olan Anti-Coercion Instrument (Zorlayıcı Eylemlere Karşı Önlem Mekanizması), çok sayıda sektörü kapsayan misilleme ihtimalini masaya taşıdı. Brüksel’deki diplomatik kaynaklar, Grönland’ın yanı sıra AB egemenliğini savunmak için “ekonomik bedel ödemeye hazır olunduğu” mesajının ortaklaştığını aktardı. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Davos’ta yaptığı konuşmada, “Yanıtımız kararlı, birleşik ve orantılı olacak” diyerek birlik vurgusu yaptı. Avrupa Parlamentosu da AB-ABD ticaret anlaşmasının onayını süresiz erteleyerek Washington’a siyasi baskıyı artırdı. Diplomasi kapısı ve NATO devreye girişi Gerilimi tırmandırmadan çözüm arayan Avrupalılar, diplomasiyi öne çıkardı. Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, tırmanma istemediklerini belirtirken, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte devreye girerek Trump’la Davos’ta görüştü. Görüşmelerin ardından, Grönland ve Arktik bölgesinin güvenliğini güçlendirmeyi amaçlayan bir “çerçeve anlaşması” üzerinde mutabakata varıldı. Henüz ayrıntıları açıklanmayan anlaşmayla Trump, ek tarifeleri uygulamayacağını ve Grönland’ın mülkiyetine yönelik adım atmayacağını teyit etti. Kriz üzerine Brüksel’de toplanan Avrupa liderleri, transatlantik bağların “bir haftalık krizle feda edilemeyecek kadar değerli” olduğu mesajını verdi. Kriz geride kaldı, soru işaretleri sürüyor Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, anlaşmanın Danimarka ve Grönland’ın rızası olmadan hazırlanmadığını vurguladı. Ancak Avrupa başkentlerinde, Trump’ın öngörülemez dış politikasının benzer krizleri yeniden tetikleyebileceği endişesi devam ediyor. AB yetkilileri, Grönland krizinin Avrupa’da daha bağımsız bir dış politika arayışını güçlendirdiği görüşünde. Bir üst düzey AB kaynağı, “İlişkinin artık farklı bir zeminde ilerlediği herkes tarafından görüldü. Bu da Avrupa açısından yeni kararları zorunlu kılıyor” değerlendirmesinde bulundu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Zelensky, Trump’ın sert eleştirilerinin ardından Londra’da barış planını görüşecek Haber

Zelensky, Trump’ın sert eleştirilerinin ardından Londra’da barış planını görüşecek

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelensky, Rusya ile neredeyse dört yıldır süren savaşın sonlandırılması için hazırlanan yeni barış planını görüşmek üzere bugün Londra’ya gidiyor. Görüşme, ABD Başkanı Donald Trump’ın Zelensky’yi Beyaz Saray’ın son ateşkes teklifini “henüz okumamakla” suçlamasının hemen ardından gerçekleşiyor. Downing Street’te yapılacak toplantı; Zelensky, İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Şansölyesi Friedrich Merz’i bir araya getirerek sürecin geleceği açısından kritik bir dönemeç olacak. Trump’ın açık baskısı: “Teklifi okumadı” suçlaması Trump, hafta sonu yaptığı açıklamada Zelensky’nin ABD’nin güncellenmiş planını “okumadığını” söyleyerek Ukrayna liderini oyalamakla suçladı. ABD Başkanı, Kiev heyetinin teklifi “sevdiğini” ancak Zelensky’nin onay vermekte ağır davrandığını iddia etti. Trump ayrıca Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in de planı kabul etmeye yakın olduğunu öne sürdü. Zelensky doğrudan yanıt vermese de ABD temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner ile yürüttüğü görüşmeleri “yapıcı ama kolay olmayan” temaslar olarak nitelendirdi. ABD’nin 28 maddelik planında “toprak tavizi” iddiası ABD’nin orijinal 28 maddelik barış taslağında yapılan son değişikliklerin ayrıntıları tam olarak açıklanmadı; ancak Ukrayna’nın belli bölgeleri Rusya’ya bırakması karşılığında ABD’den güvenlik garantileri almasının beklendiği iddia ediliyor. Kiev ise herhangi bir toprak kaybını reddediyor ve müttefiklerinden daha güçlü güvenlik taahhütleri talep ediyor. Londra zirvesi: Avrupa’nın en büyük üç askeri gücü masada Zelensky, Florida’da ABD heyetiyle üç gün süren yoğun temasların ardından ülkeye dönen Ukraynalı müzakereciler Rustem Umerov ve General Andrii Hnatov’dan brifing alacak. Ardından Starmer, Macron ve Merz’e görüşmelerin sonuçlarını aktaracak. Bu üç lider, ABD hariç NATO’nun en büyük askeri bütçelerine sahip ülkeleri temsil ediyor. Starmer daha önce birçok kez “Ukrayna’nın kendi kaderini tayin hakkı olduğuna” vurgu yaparken, İngiliz hükümeti Ukrayna’nın “dişsiz bırakılmaması” gerektiğini belirtiyor. Cephede saldırılar devam ediyor: Rusya sivilleri hedef aldı Barış planına ilişkin diplomasi trafiği sürerken Rusya hafta sonu Ukrayna’nın çeşitli bölgelerine insansız hava araçları ve füze saldırıları düzenlemeye devam etti. Donetsk’te Sloviansk şehrinde bir konut bölgesi vuruldu, en az dört yurttaş hayatını kaybetti. Poltava ve Sumı bölgelerinde apartmanlar hedef alındı, çocukların da bulunduğu çok sayıda kişi yaralandı. Kiev yakınlarındaki Fastiv – kritik bir demiryolu kavşağı – üç gün üst üste saldırıya maruz kaldı. Moskova ise kendi hava sahasını Ukrayna İHA’ları nedeniyle geçici olarak kapatmak zorunda kaldı; Türk Hava Yolları ve FlyDubai uçakları başka şehirlere yönlendirildi. Washington’un yeni ulusal güvenlik stratejisi ve Moskova’nın tepkisi Görüşme, ABD’nin yeni ulusal güvenlik stratejisinin yayımlanmasının ardından yapılıyor. Belgede Washington’un Moskova ile ilişkileri iyileştirmeyi öncelikleri arasına aldığı belirtildi. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, bu yaklaşımın Rusya’nın vizyonuyla “genel olarak uyumlu” olduğunu söyledi. Ayrıca İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, ABD’li mevkidaşı Marco Rubio ile görüşmek üzere bugün Washington’a gidiyor. Masada Ukrayna savaşı ve küresel güvenlik işbirliği olacak.

Almanya Başbakanı Merz: Siyasi ve dini gerekçelerle zulme uğrayanları sınır dışı etmeyeceğiz Haber

Almanya Başbakanı Merz: Siyasi ve dini gerekçelerle zulme uğrayanları sınır dışı etmeyeceğiz

“Zulüm görenler kalacak” Almanya Başbakanı Friedrich Merz, CDU ve CSU’nun Yerel Siyaset Birliği etkinliğinde yaptığı konuşmada, ülkenin iltica politikasına ilişkin önemli mesajlar verdi. “Siyasi veya dini nedenlerle takip edilenleri, zulme uğrayanları sınır dışı etmeyeceğiz” diyen Merz, bu kişilerin Almanya’da güvenli şekilde kalmaya devam edeceğini vurguladı. Savaş sonrası geri dönüş vurgusu Merz, iç savaş nedeniyle Almanya’ya sığınanların durumu hakkında da açıklamalarda bulundu. Suriye örneğini hatırlatan Merz, savaşın sona ermesinin ardından geri dönüşün zorunlu olacağını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Orada yeniden yapılanma için bu insanlara ihtiyaç var. Geri dönmeleri için teşvik edici yollar bulmalıyız.” Başbakan Merz, bu konuda Suriye Devlet Başkanı ile temas kurulacağını da belirtti. Entegre olanlara kalıcı oturum fırsatı Merz, Almanya’da eğitim almış, meslek sahibi olmuş, kendi geçimini sağlayan göçmenlere kalıcı oturum perspektifi sunulacağını açıkladı: “Birçok kişi burada okudu, doktor oldu, farklı mesleklerde çalışıyor. Entegre olan, ailesinin geçimini sağlayanlara Almanya’da kalma imkânı vermek istiyoruz.” İçişleri Bakanı Dobrindt: “İyi entegre olan Suriyeliler sınır dışı edilmeyecek” Almanya İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt de Merz’in mesajını destekleyen açıklamalarda bulundu. Uyum sağlayan Suriyelilerin yakın zamanda sınır dışı edilmeyeceğini ifade eden Dobrindt, entegrasyon başarısının Suriyelilerin kendi çabalarına bağlı olduğunu vurguladı. Dobrindt ayrıca, ülkesine “tatil için giden” Suriyelilerin koruma statülerini kaybedebileceğini hatırlatarak: “Kendi ülkesine gidebilen biri için tehlike olmadığı açıktır. Dolayısıyla koruma hakkı da sona erer.” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.