SON DAKİKA

#Friedrich Merz

HABER DEĞER - Friedrich Merz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Friedrich Merz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Avrupa'da Faşizm Hortladı: Almanya'da Aşırı Sağcı AfD Başa Geçti Haber

Avrupa'da Faşizm Hortladı: Almanya'da Aşırı Sağcı AfD Başa Geçti

Göçmen karşıtı ve aşırı sağcı politikalarıyla bilinen Almanya için Alternatif (AfD) partisi, sandıktan yüzde 43,8 gibi rekor bir oy oranıyla birinci parti olarak çıktı. 2021 yılında yapılan seçimlerde oyların yüzde 20,8'ini alan parti, aradan geçen sürede oy oranını iki kattan fazla artırarak Alman siyasetinin merkezine yerleşti. Bu sonuç, kıta genelinde faşizmin ve aşırı sağcı ideolojilerin yeniden hortladığı yönündeki kaygıları en üst seviyeye taşıdı Sandıkta Rekor Katılım ve AfD'nin Yükselişi Eyalet genelinde seçime katılım yüzde 77 gibi yüksek bir oranla gerçekleşirken, 83 sandalyeli eyalet meclisinde AfD 39 milletvekilliği elde etti. Tek başına iktidar için gerekli olan 42 salt çoğunluk sınırını kıl payı kaçıran parti, Magdeburg’deki seçim kutlamalarında büyük bir coşkuyla karşılandı. Partinin 35 yaşındaki liste başı adayı ve sosyal medyada öne çıkan ismi Ulrich Siegmund, sonuçların kesinleşmesinin ardından yaptığı konuşmada, "Bu ülkede tarih yazdık. Halk nihayet siyasi değişim istediğini ve bunu bizimle yapmayı arzuladığını açıkça gösterdi" diyerek bu zaferi 2029 yılındaki federal seçimlerde ulusal iktidara uzanacak yürüyüşün ilk adımı olarak tanımladı. AfD Eş Başkanı Alice Weidel da sonucu "sansasyonel" ve "tarihi bir dönüm noktası" olarak nitelendirdi. CDU'da Ağır Hezimet ve Berlin'e "Güven Oyu" Darbesi Seçim tablosu, başkent Berlin'de ve özellikle Başbakan Friedrich Merz liderliğindeki Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) cephesinde şok etkisi yarattı. Uzun yıllardır koalisyon ortaklıklarıyla eyaleti yöneten CDU, büyük bir çöküş yaşayarak oyların yalnızca yüzde 17,2’sini alabildi. 2021 seçimlerine kıyasla oyunun neredeyse yarısını kaybeden CDU’da, yaklaşık 83 bin seçmenin tercihini AfD’den yana kullandığı tespit edildi. Siyasi analistler ve Alman Ekonomik Araştırmalar Enstitüsü (DIW) yetkilileri, bu tarihi hezimeti yalnızca yerel bir başarısızlık olarak değil, federal hükümetin ekonomik durgunluk ve reform politikalarına yönelik ağır bir güven oylaması ve sert bir uyarı olarak değerlendiriyor. Hükümet Kurma Belirsizliği AfD her ne kadar sandıktan birinci çıksa da, tek başına mutlak çoğunluğa sahip olmaması ve diğer tüm ana akım siyasi partilerin AfD ile koalisyon yapmayı reddetmesi eyalette derin bir yönetim krizini beraberinde getiriyor. Geleneksel partilerin uyguladığı ve aşırı sağcı yapılarla iş birliğini yasaklayan "güvenlik duvarı" (Brandmauer) politikası, sol popülist Sahra Wagenknecht İttifakı'nın (BSW) yüzde 5,3 oy alarak meclise girmesiyle yeni bir tartışma alanına açıldı. BSW kanadından gelen "AfD'yi tamamen dışlamak antidemokratiktir" yönündeki mesajlar koalisyon senaryolarını bulandırırken, tarafların uzlaşamaması durumunda eyaletin yeniden seçime gitme ihtimali masada duruyor. Göç Karşıtlığı Endişe Verici Boyutta AfD’nin Saksonya-Anhalt’taki bu devasa sıçramasının arkasında, eyaletteki mevcut hükümetin ekonomi, yaşam pahalılığı ve kamu hizmetlerindeki yetersizliklerinden duyulan derin memnuniyetsizlik yatıyor. Ulrich Siegmund’un "Güzel, eski, güvenli Almanyamı geri istiyorum" sloganıyla yürüttüğü kampanya, halkın yabancı nüfusa, kontrolsüz göçe ve ekonomik durgunluğa olan tepkisini doğrudan sandığa yansıttı. Partinin seçim programında; Alman ulusal kimliğinin korunması, Alman tarihi derslerinin millî değerler ışığında yeniden şekillendirilmesi, çalışmayan veya entegre olmayan göçmenleri hedef alan bir "sınır dışı görev gücü" kurma vaadi, Ukrayna'ya askerî ve malî desteğin kesilmesi ile Euro Bölgesi'nden ayrılma gibi radikal hedefler yer alıyor. Avrupa Genelinde Alarm Zilleri Çalıyor Almanya'nın Doğu eyaletlerinden birinde aşırı sağcı bir siyasi hareketin iktidarın eşiğine gelmesi, komşu ülkelerde de büyük bir rahatsızlık yarattı. Fransa Maliye Bakanı Roland Lescure ile Polonya Dışişleri Bakanı Radoslaw Sikorski, sandıktan çıkan neticeyi kıta genelinde tırmanan popülist dalgaya karşı son derece kaygı verici bir işaret olarak değerlendirdi. Uzmanlar, Almanya'daki bu kırılmanın izole bir olay olmadığını, Fransa'dan İtalya'ya kadar tüm Avrupa'da benzer faşizan eğilimleri cesaretlendireceğini ve kıta demokrasisini tarihin en çetin sınavlarından biriyle baş başa bıraktığını vurguluyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Aliyev açıkladı: Almanya ve Rusya Azerbaycan'da gizli görüşme mi yaptı? Haber

Aliyev açıkladı: Almanya ve Rusya Azerbaycan'da gizli görüşme mi yaptı?

İngiliz The Times gazetesinde yer alan iddialar üzerine harekete geçtiklerini belirten İlham Aliyev, Berlin'e hareketinden bir gün önce Devlet Sınır Hizmeti'ne talimat vererek uçuş kayıtlarını incelettiklerini ve bilgiyi doğruladıklarını kaydetti. Görüşmenin detaylarına ilişkin açıklamalarda bulunan Aliyev, şu ifadeleri aktardı: "Bunu The Times’tan öğrendik. Biz de bu konuda hiçbir bilgiye sahip değildik. Ancak The Times saygın bir yayın organı olduğu için iddiayı doğrulamaya çalıştık. Berlin’e hareketimden bir gün önce, gazetede adı geçen kişilerin gerçekten aynı tarihlerde Azerbaycan’da bulunup bulun bulunmadığını sorgulamak üzere Devlet Sınır Hizmeti’ne sordum, bu bilgiyi doğruladılar. 12 Temmuz’da, bilinen iki isim, biri Sayın Merkel’in yönetiminin başı olan Bay Pofalla ve Bay Platzeck Bakü’ye geldi. 14 Temmuz’da Berlin’e geri döndüler. Aynı gün, Rusya tarafından eski Başbakan Viktor Zubkov ile Rusya Cumhurbaşkanlığı Sivil Toplum ve İnsan Hakları Konseyi Başkanı Valery Fadeyev de Moskova’dan Bakü’ye geldi. Uçuş istatistikleri böyle gizli bir toplantının Bakü’de yapıldığına işaret ediyor. Ama ne Almanya’dan ne de Rusya’dan bu ziyaretlere ilişkin bilgilendirme yapıldı. Topraklarımız bizden haber alınmaksızın bu toplantı için kullanıldı." Aliyev, söz konusu temasların savaşı sona erdirmeye hizmet etmesi durumunda bunu memnuniyetle karşılayacaklarını da sözlerine ekledi. Friedrich Merz: "Haberdar değilim" Basın toplantısında Aliyev'in konuşmasından önce Rusya'yı aylardır müzakere masasına ikna etmeye çalıştıklarını ancak Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in bunu kabul etmediğini belirten Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, Almanya'nın Ukrayna'ya desteğini sürdüreceğini vurgulamıştı. Aliyev'in iddialarının ardından kısa ve net bir yanıt veren Merz, söz konusu görüşmeden haberdar olmadığını ve bu tür temasların federal hükümetin resmi politikasını yansıtmadığını belirtti. Almanya Dışişleri Bakanlığı ise konuyla ilgili yorum talebine derhal yanıt vermedi. Gizli görüşmenin aktörleri dikkat çekti Reuters ve Alman basın kuruluştları Die Zeit ile ARD'nin daha önceki soruşturmalarına göre, Merkel döneminde Başbakanlık Ofisi’nin eski başkanı Ronald Pofalla ve SPD’nin eski genel başkanı Matthias Platzeck'in 2024'ten bu yana Putin’e yakın isimlerle Bakü'de düzenli gizli görüşmeler gerçekleştirdiği biliniyor. Alman güvenlik kurumları bu toplantıları Almanya'nın dış politikasını etkilemeye yönelik bir Rus etki operasyonu olarak değerlendirirken, Bakü'deki son temasta yer aldığı belirtilen Rus heyetinde ise eski Başbakan ve Gazprom Yönetim Kurulu Başkanı Viktor Zubkov ile Rusya Cumhurbaşkanlığı Sivil Toplum ve İnsan Hakları Konseyi Başkanı Valery Fadeyev yer alıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Almanya, İsrail’e verdiği destek nedeniyle BM Güvenlik Konseyi üyeliğini kaybetti Haber

Almanya, İsrail’e verdiği destek nedeniyle BM Güvenlik Konseyi üyeliğini kaybetti

BM Güvenlik Konseyi geçici üyeliği için "Batı Avrupa ve diğerleri" grubundan aday olan Almanya, Portekiz ve Avusturya ile girdiği yarışı kaybederek ilk turda elendi. 1990'dan bu yana bir ilk: Seçimi kaybettiler 1990'daki yeniden birleşme sonrasında geçici üyelik için girdiği tüm seçimleri kazanan Almanya, bu kez 193 üyeli BM Genel Kurulu’nda gerekli çoğunluğu sağlayamadı. Oylama sonucunda Portekiz 134, Avusturya 131 oy alarak koltukların sahibi olurken, Almanya yalnızca 105 oyda kalarak daha ilk turda yarış dışı kaldı. Berlin'de soğuk duş etkisi yaratan bu sonuç, Almanya'nın uluslararası arenadaki geleneksel seçilme başarısını da sona erdirdi. Bakan Wadephul’un New York mesaisi sonuçsuz kaldı Oylama öncesinde bizzat New York’a giderek destek turlarına çıkan ve kararsız ülkeleri ikna etmeye çalışan Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, tüm girişimlerine rağmen beklenen desteği bulamadı. Wadephul, sonucu "gerçek bir hayal kırıklığı ve acı bir yenilgi" olarak tanımlarken, Başbakan Friedrich Merz ise "Hedefimize ulaşamadık" açıklamasını yaptı. Almanya’nın en köklü gazetelerinden Bild ise manşetine "Federal Hükümet için büyük bir utanç" başlığını taşıyarak durumun ciddiyetine dikkat çekti. İsrail'e sağlanan silah ve siyasi desteğin yansıması Seçim sonuçlarında, Alman hükümetinin Orta Doğu politikasının belirleyici olduğu değerlendiriliyor. Başbakan Merz’in, "İsrail Devleti'nin varlığına olan bağlılığımız, ülkemiz temelinin tartışılmaz parçasıdır" sözleri ve hükümetin silah teslimatları konusundaki kararlılığı, uluslararası toplumda tepkiyle karşılanmıştı. Özellikle eski Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock'un, Ukrayna konusundaki sert söylemlerine rağmen İsrail'in hastane saldırılarını dahi savunan tutumu, BM üyeleri arasında Almanya'ya yönelik bir tepki birikmesine yol açtı. Aynı oylamada Afrika grubundan Zimbabve 182, Latin Amerika-Karayipler grubundan ise Trinidad ve Tobago 181 oy alarak rakiplerini geride bıraktı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Türkiye ile Almanya arasında stratejik diyalog 12 yıl sonra yeniden başlıyor Haber

Türkiye ile Almanya arasında stratejik diyalog 12 yıl sonra yeniden başlıyor

Ankara-Berlin hattında son dönemde ivme kazanan yakınlaşma, bugün Almanya’nın başkentinde resmi bir boyut kazanıyor. İki ülkenin başta bölgesel güvenlik olmak üzere savunma sanayii alanındaki üretim potansiyellerini birleştirmeye odaklanacağı toplantıya, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul başkanlık edecek. Dört kritik çalışma grubu rapor sunacak Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, 2013 yılında ilişkilere kurumsal bir perspektif kazandırmak amacıyla başlatılan ancak bölgesel siyasi gerilimler nedeniyle askıya alınan mekanizma kapsamında dört ayrı çalışma grubu oluşturuldu. "İkili ilişkiler, Türkiye-AB ilişkileri, güvenlik ve savunma ile bölgesel meseleler" başlıkları altında eş zamanlı olarak toplanacak olan bu gruplar, hazırladıkları raporları her iki ülkenin dışişleri bakanına sunacak. Mekanizmanın yeniden canlandırılması kararı, Almanya Başbakanı Friedrich Merz'in geçen yıl Ankara'ya gerçekleştirdiği ziyarette Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmede alınmıştı. Almanya’nın, Rusya’nın Ukrayna’yı işgal girişimi sonrası değişen güvenlik ortamı ve ABD Başkanı Donald Trump’ın Avrupa’nın güvenliğine yönelik tehditleri sebebiyle Türkiye ile ortaklığı ilerletme kararı aldığı belirtiliyor. Berlin yönetimi, bu doğrultuda daha önce Eurofighter Typhoon savaş uçaklarının Türkiye’ye satışına yönelik itirazını da geri çekmişti. Savunma sanayiinde üretim ve tedarik arayışları Diplomatik kaynaklar, değişen küresel güvenlik mimarisinde iki ülkenin savunma sanayii potansiyellerini daha etkin kullanmak istediğini vurguluyor. Bu kapsamda, sene içinde yapılması planlanan Beşinci Savunma Sanayii İş Birliği Toplantısı büyük önem taşıyor. Almanya, bu alandaki ilgisini son olarak Mayıs ayında İstanbul'da düzenlenen SAHA EXPO 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı'na Federal Savunma Bakanlığı ve 9 Alman şirketiyle resmi katılım göstererek ortaya koymuştu. Berlin'deki zirvede Bakan Fidan ve mevkidaşı Wadephul'un, savunma alanında ortak üretim ve doğrudan tedarik olasılıklarını detaylıca ele alması bekleniyor. Ankara’nın AB ajandası: Gümrük Birliği ve vize serbestisi Berlin'deki Stratejik Diyalog toplantısı, Türkiye'nin AB sürecine dair beklentilerini doğrudan Almanya'ya aktarması için de önemli bir zemin sunuyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın görüşmelerde; Gümrük Birliği’nin güncellenmesi için müzakerelerin başlatılması, vize serbestisi diyaloğunun canlandırılması ve Türkiye'nin AB önderliğindeki savunma girişimlerine dahil edilmesi gerekliliğini vurgulayacağı aktarıldı. Almanya'nın AB Büyükelçisi Thomas Ossowski de geçtiğimiz günlerde İstanbul'da yaptığı açıklamada, Gümrük Birliği'nin güncellenmesine olumlu baktıklarını ancak Kıbrıs sorunu gibi bazı pürüzlerin aşılması gerektiğini ifade etmişti. Öte yandan iki ülke, 19 Haziran'da Ankara'da gerçekleştirilecek Ortak Ekonomik ve Ticaret Komisyonu (JETCO) ve Enerji Forumu toplantılarıyla ikili ticaret hacmini 60 milyar dolar hedefine ulaştırmayı planlıyor. "Türkiye'siz bir Avrupa güvenlik stratejisi eksik kalır" Avrupa kıtasının yeni güvenlik mimarisi de masadaki bir diğer ağırlıklı başlık olacak. Bakan Fidan’ın Alman mevkidaşına, "Türkiye'nin stratejik ağırlığını, kabiliyetlerini ve jeopolitik konumunu göz ardı eden bir Avrupa güvenlik stratejisinin eksik kalacağı" mesajını ileteceği bildirildi. AB Büyükelçisi Ossowski de NATO'nun ikinci büyük ordusuna sahip olan ve jeopolitik etkisini Ortadoğu'dan Kafkaslar'a kadar genişleten Türkiye ile iş birliğinin kaçınılmaz olduğunu belirterek, ABD'nin yönünü Ortadoğu'ya çevirdiği bu dönemde Türkiye'nin tercih edilecek bir ortak olması gerektiğini kaydetmişti. Hatırlanacağı üzere, AB'nin savunma üretimini desteklemek için açıkladığı 250 milyar Euro'luk SAFE (Avrupa için Güvenlik Eylemi) finansman programına Türkiye'nin yaptığı başvuru, Yunanistan ve Kıbrıs Rum kesiminin itirazları nedeniyle kabul edilmemişti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

ABD-Almanya hattında gerilim: Washington 5 bin askeri çekiyor Haber

ABD-Almanya hattında gerilim: Washington 5 bin askeri çekiyor

ABD ile Almanya arasında diplomatik gerilim tırmanıyor. Washington yönetimi, Almanya’da konuşlu 5 bin askerin geri çekileceğini duyurdu. Kararın, Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in ABD’nin İran politikasına yönelik eleştirilerinin ardından alınması dikkat çekti. Merz’in “ABD’nin bir çıkış stratejisi yok, İran tarafından aşağılanıyor” sözleri ABD yönetiminde rahatsızlık yarattı. Pentagon’dan üst düzey bir yetkili, bu açıklamaları “uygunsuz ve faydasız” olarak nitelendirirken, Trump’ın tepkisinin “haklı” olduğunu ifade etti. Çekilme süreci 12 ay içinde tamamlanacak Pentagon, Almanya’daki askeri varlığın kademeli olarak azaltılacağını açıkladı. Sürecin 6 ila 12 ay içinde tamamlanması planlanıyor. Bu kapsamda bir muharebe timinin geri çekileceği, ayrıca önceki yönetim döneminde planlanan bir tabur sevkiyatının da iptal edildiği bildirildi. Trump’tan Avrupa’ya geniş çaplı mesaj ABD Başkanı Donald Trump, İtalya ve İspanya’yı da eleştirdi. Hürmüz Boğazı’nın güvenliği konusunda yeterli destek verilmediğini savunan Trump, bu ülkelerden de asker çekilebileceğini dile getirdi. İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto ise bu iddiaları reddederek ülkelerinin deniz güvenliğine katkı sunduğunu belirtti. Trump, Avrupalı müttefiklerin İran savaşına katılmaması nedeniyle NATO’dan çekilme seçeneğini de gündeme taşıdı. Ancak 2024 yılında yürürlüğe giren düzenlemeye göre ABD’nin NATO’dan ayrılması için Kongre onayı gerekiyor. Senatörler, Avrupa’daki askeri varlığın stratejik önemine dikkat çekiyor. Almanya, ABD’nin Avrupa’daki en büyük üssü Yaklaşık 35 bin Amerikan askerine ev sahipliği yapan Almanya, ABD’nin Avrupa’daki en önemli askeri konuşlanma merkezlerinden biri olmayı sürdürüyor. Alınan kararın NATO dengeleri ve Avrupa güvenliği üzerindeki etkileri yakından takip ediliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Avrupa-ABD arasında diplomasi trafiği: Avrupalılar Trump’a karşı Grönland’ı nasıl savundu? Haber

Avrupa-ABD arasında diplomasi trafiği: Avrupalılar Trump’a karşı Grönland’ı nasıl savundu?

Avrupa ile ABD arasındaki ilişkiler, Grönland üzerinden patlak veren krizle son yılların en ciddi sınavlarından birini verdi. Donald Trump’ın, Danimarka Krallığı’na bağlı özerk ada Grönland’ın “satın alınması” amacıyla sekiz Avrupa ülkesine yüzde 10 ek gümrük vergisi uygulama tehdidi, kıtada sert tepkilere yol açtı. Trump’ın açıklamalarının ardından Avrupa başkentleri, Danimarka’nın egemenliğini destekleyen ortak bir tutum sergilerken, tehditlerin NATO müttefikliğine aykırı olduğu vurgulandı. Emmanuel Macron, “Hiçbir tehdit veya zorlamaya boyun eğmeyeceğiz” diyerek sert bir mesaj verdi. Misilleme hazırlığı ve birlik mesajı Kriz derinleşirken, AB büyükelçileri ek tarifelere karşı olası önlemleri değerlendirmek üzere acil toplantılar yaptı. Fransa’nın gündeme getirdiği ve daha önce hiç kullanılmamış olan Anti-Coercion Instrument (Zorlayıcı Eylemlere Karşı Önlem Mekanizması), çok sayıda sektörü kapsayan misilleme ihtimalini masaya taşıdı. Brüksel’deki diplomatik kaynaklar, Grönland’ın yanı sıra AB egemenliğini savunmak için “ekonomik bedel ödemeye hazır olunduğu” mesajının ortaklaştığını aktardı. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Davos’ta yaptığı konuşmada, “Yanıtımız kararlı, birleşik ve orantılı olacak” diyerek birlik vurgusu yaptı. Avrupa Parlamentosu da AB-ABD ticaret anlaşmasının onayını süresiz erteleyerek Washington’a siyasi baskıyı artırdı. Diplomasi kapısı ve NATO devreye girişi Gerilimi tırmandırmadan çözüm arayan Avrupalılar, diplomasiyi öne çıkardı. Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, tırmanma istemediklerini belirtirken, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte devreye girerek Trump’la Davos’ta görüştü. Görüşmelerin ardından, Grönland ve Arktik bölgesinin güvenliğini güçlendirmeyi amaçlayan bir “çerçeve anlaşması” üzerinde mutabakata varıldı. Henüz ayrıntıları açıklanmayan anlaşmayla Trump, ek tarifeleri uygulamayacağını ve Grönland’ın mülkiyetine yönelik adım atmayacağını teyit etti. Kriz üzerine Brüksel’de toplanan Avrupa liderleri, transatlantik bağların “bir haftalık krizle feda edilemeyecek kadar değerli” olduğu mesajını verdi. Kriz geride kaldı, soru işaretleri sürüyor Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, anlaşmanın Danimarka ve Grönland’ın rızası olmadan hazırlanmadığını vurguladı. Ancak Avrupa başkentlerinde, Trump’ın öngörülemez dış politikasının benzer krizleri yeniden tetikleyebileceği endişesi devam ediyor. AB yetkilileri, Grönland krizinin Avrupa’da daha bağımsız bir dış politika arayışını güçlendirdiği görüşünde. Bir üst düzey AB kaynağı, “İlişkinin artık farklı bir zeminde ilerlediği herkes tarafından görüldü. Bu da Avrupa açısından yeni kararları zorunlu kılıyor” değerlendirmesinde bulundu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.