SON DAKİKA

#Gençler

HABER DEĞER - Gençler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gençler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ali Babacan'dan kabineye tebrik telefonu Haber

Ali Babacan'dan kabineye tebrik telefonu

Dış politika ve ekonomi alanındaki isimlerin tecrübelerine dikkat çeken Babacan, Hakan Fidan, İbrahim Kalın, Yaşar Güler, Cevdet Yılmaz ve Mehmet Şimşek'i bizzat arayarak tebrik ettiğini açıkladı. "Hükümetten ayrıldığı 2015 yılı sonrasındaki dış politika sürecini 'berbat bir dönem' olarak niteleyen Babacan, 2023 sonrası oluşan yeni tabloyu bir 'toparlanma dönemi' olarak yorumladı. Babacan, 'Beraber çalıştığımız isimler. Bunların olması açıkçası bana ümit verdi ve ben bu isimlerin hepsini aradım. Seçimi kaybettik, kazandınız ama sizlerin bu pozisyonda olmalarına ben sevindim' dedim" ifadelerini kullandı. "Haluk Levent ve Ahbap operasyonunda geç kalındı" "Ahbap Derneği ve Haluk Levent'e yönelik başlatılan operasyonları da değerlendiren Babacan, bu çapta bir soruşturmanın neden aradan geçen 3,5 yılda yapılmadığını sorguladı. 'Uzman denetçiler baksa 15 dakikada anlar. Kamuoyunda tanınan kuruluşların erken aşamada denetlenmesi lazım' diyen Babacan, soruşturmanın zamanlamasına dikkat çekerek, hukuk devletinde işlerin bu şekilde yürütülmemesi gerektiğini savundu." İttifak çalışmaları ve "temiz yönetim" vurgusu "Yeni dönemde 'temiz yönetim' iddiasına sahip partiler ve müstakil isimlerle yeni bir alternatif inşa etme sürecinde olduklarını belirten Babacan, bu sürecin aşama aşama genişleyeceğini kaydetti. İttifak kapısının yolsuzluklarla mücadelede samimi olan herkese açık olduğunu vurgulayan Babacan, 'Biz ülkenin başına geçmeye talibiz, artık ekonominin başı diye bir pozisyon yok' diyerek mevcut sistemde tek bir yetki merkezi bulunduğunu hatırlattı." "Dindar nesil dediler, sanal kumar yaygınlaştı" "Ekonomik sorunların ve manevi alandaki aşınmanın gençler üzerinde yarattığı umutsuzluğa değinen Babacan, özellikle 'sanal kumar ve bahis' konusundaki eleştirilerini sertleştirdi. 'Dindar nesil' iddiasıyla yola çıkılıp sanal kumarın önünün açılmasına hayret ettiğini belirten Babacan, 'Eğer kumar kötü bir şeyse kapatmak çok kolay. Cumhurbaşkanı'na hakaret eden hesabı 6 saatte bulanlar, kumar sitelerini de kolayca bulabilir' dedi." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Bakan Bak'a: "Sürpriz yapabiliriz deme, kazanacağız diyeceksin" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Bakan Bak'a: "Sürpriz yapabiliriz deme, kazanacağız diyeceksin"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’nde milli sporcular ve gençlerle bir araya geldi. Canlı yayınlanan programda, Türk sporunun geleceği ve uluslararası turnuvalardaki hazırlık süreçleri ele alınırken kameralara neşeli ve iddialı anlar yansıdı. Bakan Bak turnuva favorilerini sıraladı Programın ilerleyen bölümlerinde söz alan Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Türkiye'nin katılım sağlayacağı Dünya Kupası organizasyonundaki rakipleri ve şampiyonluk şansını değerlendirdi. Güçlü futbol ekollerine dikkat çeken Bakan Bak, "İspanya şu an oldukça iyi durumda, öte yandan Arjantin var, Fransa var ama biz de turnuvada bir sürpriz yapabiliriz" şeklinde konuştu. "Kazanacağız" vurgusu salondan büyük alkış aldı Bakan Bak'ın bu ihtiyatlı yaklaşımı üzerine araya giren Cumhurbaşkanı Erdoğan, hedeflerin her zaman zirve olması gerektiğine dikkat çeken net bir uyarıda bulundu. Bakan Bak'a dönerek inanç aşılayan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Sürpriz yapabiliriz deme! Kazanacağız diyeceksin..." Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın motivasyon ve kararlılık içeren bu hamlesinin ardından salonda bulunan milli sporcular ve gençler alkış tufanı kopardı. Kısa sürede sosyal medya ve spor kamuoyunun da gündemine oturan bu diyalog, ay-yıldızlı ekibin şampiyona öncesi vizyonunu net bir şekilde ortaya koydu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

AB destekli projede CANİKMAN sahnede Haber

AB destekli projede CANİKMAN sahnede

Samsun’un Canik ilçesinde gerçekleştirilen “Employment 5.0 İstihdam ve Dijital Girişimcilik” projesi kapsamında dikkat çeken etkinliklere imza atıldı. Avrupa Birliği destekli projede, Türkiye’nin nüfusa kaydedilen ilk insansı robotu CANİKMAN, gençlere teknoloji ve eğitim çalışmaları hakkında bilgi verdi. Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde düzenlenen programda, yapay zeka, dijital girişimcilik ve siber güvenlik gibi alanlarda uygulamalı eğitimler gerçekleştirildi. Türkiye’nin 12 farklı ilinden gelen gençler, kampüste yürütülen atölye çalışmalarına katıldı. “Bilim ve teknoloji seferberliği sürüyor” Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, projeyle gençlerin teknoloji alanında donanımlı bireyler olarak yetişmesini hedeflediklerini belirtti. Sandıkçı, “Teknolojiye yön veren, hayal eden ve üreten bir gençlik için çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi. Proje kapsamında gençlerin 4 gün boyunca alanında uzman isimlerle bir araya geldiğini ifade eden Sandıkçı, uygulamalı eğitimlerle dijital yetkinliklerin artırılmasının amaçlandığını vurguladı. CANİKMAN ve Akıncı TİHA ilgi odağı oldu Program süresince gençler, kampüs içerisindeki atölye ve keşif alanlarını inceleme fırsatı buldu. Etkinlikte yer alan insansız hava aracı Bayraktar Akıncı ve CANİKMAN, katılımcıların yoğun ilgisini gördü. Gençler, etkinlik sonunda hem teknolojik araçlarla hem de insansı robot CANİKMAN ile hatıra fotoğrafı çektirdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Erdoğan’dan Formula 1 mesajı: Türkiye’nin dönüşü şampiyonaya değer katacak Haber

Erdoğan’dan Formula 1 mesajı: Türkiye’nin dönüşü şampiyonaya değer katacak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Formula 1 Türkiye GP Tanıtım Programı’nda yaptığı açıklamada, Türkiye’nin yeniden Formula 1 takvimine dahil edilmesinin büyük değer taşıdığını söyledi. “İstanbul Park yeniden sahnede” Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Park’ın 2027-2031 yılları arasında 5 sezon boyunca yarışlara ev sahipliği yapacağını açıkladı. Türkiye’nin geçmişte Formula 1 organizasyonlarında önemli bir tecrübe kazandığını belirten Erdoğan, bu sürecin yeniden başlayacak olmasının heyecan verici olduğunu ifade etti. Türkiye’nin Formula 1 geçmişi vurgulandı 2005-2011 yılları arasında 7 yarışa ev sahipliği yapan Türkiye, pandemi döneminde 2020 ve 2021 yıllarında da takvime dahil edilmişti. Böylece Türkiye toplamda 9 kez Formula 1 yarışlarına ev sahipliği yaptı. Özellikle 2005 yılındaki ilk yarışın 110 bini aşkın seyirciyle Cumhuriyet tarihinin rekorlarından birine imza attığı hatırlatıldı. “Türkiye güçlü organizasyon kabiliyetine sahip” Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin Formula 1’e yeniden dahil edilmesini ülkenin organizasyon gücüne duyulan güvenin bir göstergesi olarak değerlendirdi. Erdoğan, “Türkiye olarak bu güveni boşa çıkarmayacak, her açıdan kusursuz bir organizasyonla yarışlara ev sahipliği yapacağız” dedi. Motor sporlarında yeni dönem Türkiye’nin Formula 1 ile ortaklığının önümüzdeki yıllarda daha da güçleneceğini belirten Erdoğan, motor sporlarına olan ilginin özellikle gençler arasında hızla arttığını ifade etti. Uzmanlara göre, Formula 1’in yeniden Türkiye’ye gelmesi hem turizm hem de spor ekonomisi açısından önemli katkılar sağlayacak. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Doç. Dr. Zeliha Bürtek: Çocuklar yetişkinlerin yapamadığını yapıyor Haber

Doç. Dr. Zeliha Bürtek: Çocuklar yetişkinlerin yapamadığını yapıyor

Toplumdaki çürümenin ilk olarak sokak hayvanlarıyla kurduğu ilişki sırasında görünür hale geldiğini anlatan Bürtek, artık Türkiye’de insanların birbirine güvenmediğini, kurumların çözüm üretmediğini ve toplumun ortak bir duygu etrafında buluşamadığını söyledi. Doç. Dr. Zeliha Bürtek, sosyal çürüme kavramını ilk kez sokak hayvanlarıyla ilgili çalışmaları sırasında fark ettiğini belirtti. Yaklaşık on yıldır hayvanlarla ilgili gönüllü çalışmalar yürüttüğünü anlatan Bürtek, mahallede, üniversitede ve belediyelerde karşılaştığı insan ilişkilerinin kendisini bu sonuca götürdüğünü söyledi. “Sosyal çürüme sokakta başladı” Bürtek, sokak hayvanları üzerinden toplumun her kesimiyle temas ettiğini belirterek, “Hayvanlarla ilişki kurduğunuzda belediyeyle, üniversiteyle, mahalleyle, esnafla, herkesle muhatap oluyorsunuz. Orada insanların iyilik karşısındaki tuhaf, baskılanmış ve sorunlu haliyle karşılaşıyorsunuz. Ben sosyal çürümeyi ilk kez burada gördüm” dedi. Sokakta yaşananların teorilerle açıklanamayacağını savunan Bürtek, akademide yapılan tartışmaların gündelik hayatın gerçekliğinden uzak olduğunu söyledi. Sosyal çürümenin, bir kuramın ya da ithal edilmiş kavramların değil, doğrudan yaşanan hayatın sonucu olduğunu ifade etti. “Türkiye’deki durumu Batı’nın kavramları açıklamıyor” Doç. Dr. Zeliha Bürtek, Türkiye’de yaşananların sıklıkla “anomi” gibi Batı merkezli kavramlarla açıklanmaya çalışıldığını ancak bunun gerçeği yansıtmadığını söyledi. Bürtek, “Bizde haklarıyla var olan bir birey de yok, ona karşılık veren bir kamu da yok. Bu yüzden Batı’daki toplumsal çözülme kavramlarını Türkiye’ye getirip yapıştırmak hiçbir şeyi açıklamıyor” diye konuştu. Bürtek’e göre Türkiye’de insanlar haklarıyla değil, yalnızca kimlikleriyle kamusal alanda var olmaya çalışıyor. Kadınların, öğretmenlerin ve farklı toplumsal kesimlerin haklarını almak için mücadele ettiğini belirten Bürtek, bu nedenle yaşanan sorunun yalnızca bir “kuşak çatışması” olarak görülemeyeceğini vurguladı. “Çocuklar asosyal değil, yetişkinlere had bildiriyor” Canlı yayının en dikkat çeken bölümlerinden biri, Doç. Dr. Zeliha Bürtek’in çocuklar ve gençler üzerine yaptığı değerlendirmeler oldu. Bürtek, çocukların içine kapanık ya da ilgisiz olmadığını, tam tersine yetişkinlerin kurduğu bozuk düzenin farkında olduklarını söyledi. “Çocuklar her şeyi görüyor. Anne ile baba arasındaki gerilimi, evdeki yoksulluğu, iş hayatındaki çıkmazı, televizyondaki şiddeti, siyasetteki dili görüyor. Bu yüzden çocuklar artık asosyal değil; tam tersine, yetişkinlerin yapamadığını yapan bir noktaya geldiler” diyen Bürtek, son dönemde gençlerin ve çocukların öfkesini de bu çerçevede değerlendirdi. Bürtek’e göre çocuklar bugün ailelerine, okula ve topluma “kendinize gelin” mesajı veriyor. Ancak yetişkinlerin suskunluğu nedeniyle bu mesaj giderek daha sert bir biçimde ortaya çıkıyor. “Yetişkin rica ediyor, çocuk bağırıyor” Toplumun suskunluğunun da sosyal çürümeyi derinleştirdiğini söyleyen Bürtek, insanların sansür, baskı ve gelecek kaygısı nedeniyle konuşamadığını belirtti. Bu nedenle yetişkinlerin acısını ve öfkesini “rica eden” bir dilin içine hapsettiğini savundu. “Acıyan bir insan rica etmez, bağırır. Ama bugün yetişkin bağırmıyor; rica ediyor, dolaylı konuşuyor, susuyor. Çocuk ise rica etmiyor. Çocuk bağırıyor, küfrediyor, tepki gösteriyor” ifadelerini kullanan Bürtek, son dönemde öğrencilerin ve gençlerin öne çıktığı protestoların da bu nedenle yaşandığını söyledi. Doç. Dr. Zeliha Bürtek, gençlerin ideolojik değil, özgürlük ve saygı arayışıyla hareket ettiğini savunarak, “Bu çocuklar kendi giyimlerinin, kimliklerinin, yaşam tarzlarının saygı gördüğü bir toplum istiyor” dedi. “Asıl sorun çocuklar değil, yetişkinlerin kaybettiği dünya” Bürtek, çocukların suçla, şiddetle ya da sosyal medyayla açıklanmasının yanlış olduğunu söyledi. Ona göre asıl problem, çocukların içinde büyüdüğü yetişkin dünyasının çökmesi. Ailelerin ekonomik baskı, işsizlik, güvencesizlik ve bozulmuş ilişkiler içinde yaşamaya çalıştığını belirten Bürtek, “Duygusal olarak çökmüş ebeveynler çocuk yetiştirmeye çalışıyor. Çocuklar da bunu görüyor. Bu yüzden çocukların yaşadığı kriz, yetişkinlerin krizinden bağımsız değil” dedi. Özellikle son dönemde çocuklar için “suça meyilli” gibi kavramların kullanılmasını eleştiren Bürtek, asıl sorulması gereken sorunun çocukların nasıl bu noktaya geldiği olduğunu ifade etti. “Okula polis koymak çözüm değil” Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in okullarda yeni güvenlik tedbirleri alınacağı yönündeki açıklamalarının ardından okullara polis ve güvenlik görevlisi yerleştirilmesinin tartışıldığını hatırlatan Bürtek, bunun gerçek çözüm olmadığını söyledi. “Devlet sürekli kontrol aktörlerini artırıyor. Okula polis, jandarma, güvenlik görevlisi koyuyor. Ama çocuğun yetişmesi için gereken öğretmen, aile, güven ve kültür ortamı yok. Sahte bir güven yaratılıyor” diyen Bürtek, eğitimin ve toplumsal güvenin yeniden inşa edilmesi gerektiğini vurguladı. “Toparlanmanın ilk adımı eğitim” Doç. Dr. Zeliha Bürtek’e göre toplumsal toparlanmanın ilk adımı eğitim sisteminin yeniden kurulması. Bürtek, sürekli değiştirilen eğitim sisteminin hem çocukları hem de aileleri büyük bir belirsizliğe sürüklediğini söyledi. “Çocuklar daha anaokulundan itibaren karmaşık bir sistemin içine giriyor. Üniversiteler de bitmiş durumda. Sayıyı artırdılar ama niteliği düşürdüler. Eğer bu toplumun yeniden toparlanması isteniyorsa, önce eğitimden başlanmalı” ifadelerini kullandı. Bürtek, yalnızca eğitimin değil, kültürün de çöktüğünü savunarak, toplumun geçmişle bağını kaybettiğini söyledi. Türkçe’nin, edebiyatın, mahalle kültürünün ve ortak yaşam pratiklerinin yok olduğunu belirten Bürtek, “Bugün insanların birbirine bağı var ama ilişkisi yok. Birbirlerini görüyorlar ama tanımıyorlar” dedi. “Ankara kaygı taşımıyor” Canlı yayının sonunda Haber Değer Genel Yayın Yönetmeni Ferhat Özmen’in “Devlet kurumlarında ve siyasi partilerde büyük bir yorgunluk görüyorum” sözleri üzerine konuşan Bürtek, asıl sorunun yorgunluk değil, kayıtsızlık olduğunu söyledi. “Kaygılanmayan bir Ankara var. Bu kadar kadın cinayeti, çocukların yaşadığı şiddet, sokak hayvanlarının öldürülmesi karşısında ortak bir dil kurmayan bir devlet var. Eğer gerçekten kaygıları olsaydı, farklı siyasi görüşlerden herkes aynı meselelerde ortak bir ses çıkarırdı” diyen Bürtek, Türkiye’de asıl tartışılması gereken meselenin devletin toplum için nasıl bir gelecek tasarladığı olduğunu söyledi. Doç. Dr. Zeliha Bürtek, “Biz neden sürekli birbirimize soru soruyoruz? Asıl soruyu devlete sormamız gerekiyor. Böyle bir toplumla nasıl bir gelecek kurulmak isteniyor?” diyerek sözlerini tamamladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kahramanmaraş katliamında kan donduran ayrıntı: Saldırının planını 11 Nisan’da yapmış Haber

Kahramanmaraş katliamında kan donduran ayrıntı: Saldırının planını 11 Nisan’da yapmış

Kahramanmaraş’ta bir lisede yaşanan ve 16 yaşındaki bir öğrencinin yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan saldırıya ilişkin soruşturmada çarpıcı detaylara ulaşıldı. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada, saldırıyı gerçekleştiren failin evinde yapılan aramada bilgisayar, cep telefonu ve diğer dijital materyallere el konulduğu belirtildi. Dijital materyallerde 11 Nisan tarihli belge bulundu Başsavcılığın açıklamasına göre, failin bilgisayarında yapılan incelemelerde 11/04/2026 tarihli bir belgeye ulaşıldı. Belgede, failin “yakın dönemde büyük bir eylem gerçekleştireceğine” ilişkin ifadeler yer aldı. Soruşturma dosyasına giren bu belgenin, saldırının günler öncesinden planlandığına işaret ettiği değerlendiriliyor. Yetkililer, failin dijital materyallerinde saldırının ayrıntılarına ilişkin notlar ve çeşitli aramalar da tespit edildiğini aktardı. İncelemelerde failin son dönemde şiddet içerikli içeriklerle yoğun biçimde ilgilendiği, sosyal medya ve dijital platformlarda benzer olaylara ilişkin araştırmalar yaptığı da öne sürüldü. Başsavcılık: Terör bağlantısına ilişkin bulgu yok Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, mevcut deliller doğrultusunda saldırıya ilişkin herhangi bir terör bağlantısının tespit edilemediğini açıkladı. Açıklamada, “Mevcut deliller itibariyle eyleme ilişkin herhangi bir terör bağlantısı tespit edilememiş olup, eylemin failin bireysel olarak gerçekleştirdiği bir eylem olduğu ön kanaatine varılmıştır” denildi. Soruşturmayı yürüten savcılık ve emniyet birimleri, failin dijital geçmişi ile sosyal çevresini ayrıntılı biçimde incelemeye devam ediyor. Özellikle saldırının planlanma süreci, failin kimlerle temas kurduğu ve dijital platformlardaki faaliyetleri üzerinde duruluyor. Dijital platformlar ve sosyal medya hesapları inceleniyor Soruşturma kapsamında failin kullandığı sosyal medya hesapları ile mesajlaşma uygulamalarındaki yazışmalar da mercek altına alındı. Yetkililer, saldırının tamamen bireysel saiklerle mi gerçekleştirildiği, yoksa failin çevrimiçi platformlardan etkilenip etkilenmediğinin araştırıldığını belirtiyor. Uzmanlar ise son dönemde gençler arasında şiddet içerikli dijital içeriklerin yaygınlaşmasının, benzer olaylar üzerindeki etkisinin daha ciddi biçimde ele alınması gerektiğine dikkat çekiyor. Eğitimciler ve psikologlar, okullarda psikolojik destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ve risk taşıyan davranışların erken tespit edilmesi gerektiğini vurguluyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Gençler bu mesleğe akın ediyor! Haber

Gençler bu mesleğe akın ediyor!

Son dönemde yapılan maaş düzenlemeleri ve çalışma saatlerine ilişkin yeni uygulamalar, çarşı ve mahalle bekçiliğine olan ilgiyi artırdı. Özellikle gençler arasında yeniden popüler hale gelen meslek, sağladığı gelir ve kamu güvencesiyle dikkat çekiyor. Maaşlar 66 bin liraya kadar yükseldi 2025 yılında yaklaşık 56 bin lira seviyesinde olan bekçi maaşları, 2026 yılı zamlarının ardından 66 bin 558 liraya kadar çıktı. Yapılan artışlar, mesleğin tercih edilme oranını doğrudan etkiledi. Çalışma saatleri yeniden düzenlendi Yeni düzenlemeye göre bekçilerin haftalık çalışma süresi 40 saat olarak belirlenirken, ihtiyaç halinde bu süre 56 saate kadar çıkabiliyor. Görevler genellikle gece saatlerinde başlıyor ve sabaha kadar devam ediyor. Olağanüstü durumlarda ise gündüz saatlerinde de görev verilebiliyor. Görevler ekip halinde yürütülüyor Bekçiler sahada genellikle en az iki kişilik ekipler halinde görev yapıyor. Deneyimli personelin ekip başı olduğu sistemde, devriye faaliyetleri belirli bölgelerde düzenli olarak sürdürülüyor. Yetkileri sınırlı, görev alanları belirli Bekçilerin yetkileri belirli sınırlar içinde kalıyor. Şüpheli durumlarda dış kontrol yapabilen bekçiler, araçların kapalı bölümlerine müdahale edemiyor. Görev alanları ise çoğunlukla şehirlerin merkezi ve yoğun bölgelerinde bulunuyor. Artan maaş, düzenli çalışma sistemi ve kamu güvencesi, bekçiliği yeniden gençler için öne çıkan mesleklerden biri haline getiriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.