SON DAKİKA

#Grev

HABER DEĞER - Grev haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Grev haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Grev 64. gününde: Smart Solar patronu polis eşliğinde malzeme çıkarıyor Haber

Grev 64. gününde: Smart Solar patronu polis eşliğinde malzeme çıkarıyor

Gebze’de faaliyet gösteren Smart Solar’da devam eden grev 64. gününe girdi. İşçiler, ücret ve çalışma koşullarına ilişkin taleplerinin karşılanmadığını, patronun ise üretimi Kayseri’deki fason atölyelere kaydırarak grev kırıcılığı yaptığını ifade ediyor. İşçiler taleplerinin yok sayıldığını belirtiyor Smart Solar işçileri, patronun müzakere yoluna gitmek yerine grevi etkisizleştirmeye çalıştığını dile getiriyor. İşçiler, üretimin başka illerdeki fason atölyelere kaydırılmasının açık bir grev kırıcılığı olduğunu vurguluyor. Fabrika önünde grev kırıcılığına karşı nöbet sürüyor İşçiler, Birleşik Metal-İş Gebze 1 No’lu Şube ile birlikte fabrika önünde nöbet tutuyor. Patronun uygulamalarına rağmen direnişin sürdüğü belirtilirken, Gebze’de fabrika giriş-çıkışlarının açılması yönünde bir mahkeme kararı çıkarıldığı da aktarıldı. Sendika: Grev kırıcılığı son bulana kadar nöbet sürecek Birleşik Metal-İş tarafından yapılan açıklamada, “Buradan açıkça ifade ediyoruz; grev kırıcılığı son bulana kadar bu nöbet sürecektir. Smart Solar işçilerinin iradesi teslim alınamayacaktır. Bu mücadele yalnızca Smart Solar işçilerinin değil, tüm işçi sınıfının mücadelesidir” denildi. Patronun polis eskortuyla malzeme çıkardığı iddia edildi Bugün akşam saatlerinde patronun, polis eskortu eşliğinde fabrikadaki malzemeleri çıkarmaya başladığı ifade edildi. Kapıya getirilen bir aracın polisin çekicisiyle çekildiği, bu sırada işçilere barikat kurulduğu aktarıldı. İşçiler sloganlarla direnişi sürdürüyor Smart Solar işçileri, “İşgal, grev, direniş” ve “Direne direne kazanacağız” sloganlarıyla fabrika önündeki nöbetlerini sürdürdüklerini belirtiyor. İşçiler, talepleri karşılanana kadar grevden vazgeçmeyeceklerini vurguluyor.

Smart Solar’da direniş 58. gününde: Grev kırıcılığına izin vermeyeceğiz Haber

Smart Solar’da direniş 58. gününde: Grev kırıcılığına izin vermeyeceğiz

Kocaeli’de faaliyet gösteren Smart Solar fabrikasında çalışan işçilerin, insanca yaşam koşulları ve güvenceli çalışma talebiyle başlattığı grev 58 gündür devam ediyor. Grev sürecinde yaşanan gelişmeler, sendikanın İstanbul Beykoz’daki şirket merkezi önünde yaptığı açıklamayla yeniden kamuoyunun gündemine taşındı. Sendika, şirket merkezinin önünde grev kırıcılığına karşı uyardı. Birleşik Metal-İş Sendikası yöneticileri ve grevdeki işçiler, Smart Solar’ın Beykoz’daki genel merkezi önünde bir araya gelerek basın açıklaması yaptı. Açıklamada “Smart Solar işçisi kazanacak” pankartı açılırken, sık sık grev ve direniş sloganları atıldı. “Grev anayasal bir haktır, kararlılıkla sürüyor.” Basın açıklamasını yapan Birleşik Metal-İş Genel Sekreteri Ali Çeltek, Smart Solar işçilerinin grevinin 2. Dönem Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinde işverenin uzlaşmaz tutumu nedeniyle başladığını söyledi. Çeltek, işçilerin anayasal hakları olan grev hakkını kullanarak mücadeleyi ilk günkü kararlılıkla sürdürdüğünü vurguladı. Üretimin başka yollarla sürdürülmesi iddiası gündemde. Çeltek, grev sürecinin başlamasıyla birlikte işverenin grevin etkisini kırmaya yönelik uygulamalara yöneldiğini belirterek, üretimin başka işyerlerine kaydırıldığı ya da fason yöntemlerle devam ettirildiğine dair ciddi bulgular olduğunu ifade etti. Bu durumun grev hakkını fiilen ortadan kaldırmaya yönelik açık bir grev kırıcılığı olduğunu söyledi. Sendikalar Kanunu hatırlatıldı, hukuksuzluğa dikkat çekildi. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’na işaret eden Çeltek, yasal bir grev süresince işverenin grevdeki işçilerin yerine başka işçileri çalıştıramayacağını ve üretimi doğrudan ya da dolaylı biçimde sürdüremeyeceğini hatırlattı. Grevin doğasında üretimin durmasının bulunduğunu belirten Çeltek, aksi halde grev hakkının işlevsiz hale geleceğini dile getirdi. “Bu mücadele yalnızca bir işyerinin değil.” Birleşik Metal-İş, Smart Solar yönetiminin hukuksuz girişimlere rağmen işçilerden sessizlik beklemesinin büyük bir yanılgı olduğunu vurguladı. Çeltek, sendikanın Smart Solar işçilerinin haklı ve meşru mücadelesinin sonuna kadar arkasında olduğunu belirterek, bu direnişin yalnızca Smart Solar işçilerinin değil, Türkiye toplumunda işçi sınıfının grev hakkı ve sendikal özgürlükleri için verilen tarihsel bir mücadele olduğunu söyledi. Smart Solar’daki grev, emeğin karşılığı, adil ücret ve güvenceli çalışma talebi etrafında şekillenirken, gözler hem işverenin atacağı adımlara hem de toplu sözleşme sürecinin nasıl sonuçlanacağına çevrilmiş durumda.

İran’da petrol işçileri ülke tarihinin en büyük grevlerinden birini başlattı Haber

İran’da petrol işçileri ülke tarihinin en büyük grevlerinden birini başlattı

İşçiler kim, nerede, neden ayakta? Grevin fitilini ateşleyen tablo İran’ın Güney Pars bölgesindeki 12 büyük rafineride çalışan en az 5 bin sözleşmeli işçi, salı günü iş bırakarak Asaluye kent merkezine yürüdü. Eylem, ülkenin resmi enflasyonunun yüzde 49,4’e fırladığı, gıda fiyatlarının haneleri yoksulluğa ittiği ve taşeron düzeninin iş güvenliğini ortadan kaldırdığı bir dönemde gerçekleşti. Ülke genelinde çelikten elektriğe, kazı işçilerinden teknik servislere kadar çok sayıda iş kolu greve destek verdi. Özelleştirme işçiyi yoksullaştırdı: Hak gaspları büyüdü Grevlerin arka planında 2016 sonrası hızlanan özelleştirme politikaları bulunuyor. İran’da özelleştirme çoğu zaman şirketleri piyasaya değil, devlet içindeki belirli yapılara devretme biçiminde ilerliyor. Bu durum işçiler için “yeni patron ama aynı baskı” anlamına geliyor. Ücretlerin ödenmemesi, sigortaların kesilmesi, 12–16 saate varan mesailer ve iş güvencesinin tamamen ortadan kalkması, petrol sektöründe öfkeyi zirveye taşıdı. Tahran’daki eylemde konuşan bir petrol işçisi, “Biz yalvarmıyoruz; uyarıyoruz. Bu sülüklerin elini canımızdan, malımızdan, soframızdan çekin” sözleriyle tepkisini dile getirdi. Taşeron sistemi işçiyi bölmenin aracı haline geldi İran’da hükümetin uzun süredir kullandığı yöntemlerden biri, petrol gibi kritik sektörlerde taşeron düzenini yaygınlaştırmak oldu. Böylece işçilerin örgütlenmesi zorlaştı, işten atmalar kolaylaştı ve ücretler ucuzlatıldı. Petrol sektörü İran işçi hareketinin kalbi olduğu için taşeronluk, sadece ekonomik değil siyasi bir kontrol mekanizması haline geldi. Sözleşmeli işçilerin grevin merkezinde olması, bu düzenin yarattığı yapısal baskının en somut göstergesi oldu. Dış baskılar ve ABD yaptırımları krizi derinleştiriyor İran işçi sınıfının yaşadığı sıkışma yalnızca içerideki politikalarla sınırlı değil. ABD’nin İran'a yönelik yıllardır süren yaptırımları ve Trump yönetiminin yeni stratejik belgesi, ülkenin dış ticaret kapasitesini daraltıyor ve ekonomik krizi ağırlaştırıyor. İran’ın Rusya ve Çin karşısında daha yalnızlaşacağına dair işaretler, hem hükümetin hem işçilerin üzerindeki baskıyı artırıyor. Tüm bu tablo işçi sınıfını “yoksulluk ile baskı arasına sıkışmış bir yaşam”a mahkûm ediyor. Baskıya rağmen büyüyen bir sınıf hareketi İran’da Güney Pars işçilerinin başlattığı grev, baskı, tehdit ve yoğun güvenlik politikalarının gölgesinde gerçekleşmesine rağmen büyüyor. Eylem, hem ekonomik hem siyasal bir kırılma anı niteliği taşıyor. Yıllardır işçileri bölmek için kullanılan taşeronluk, özelleştirme ve güvenlik mekanizmaları, artık kitlesel bir tepki ile karşı karşıya. İran işçi sınıfı, ağır koşullara rağmen örgütlenme ısrarını sürdürüyor ve rejimin geleceğinde belirleyici bir aktör haline geliyor.

Kütahya Şeker’de grev başladı: İşçiler insanca yaşayacak ücret istiyor Haber

Kütahya Şeker’de grev başladı: İşçiler insanca yaşayacak ücret istiyor

Toplu sözleşme sürecinde anlaşma sağlanamadı Türkiye Gıda ve Şeker Sanayi İşçileri Sendikası (Şeker-İş) ile Kütahya Şeker Fabrikası A.Ş. arasındaki toplu iş sözleşmesi görüşmeleri, 24 Mart 2025’te başladı. Ancak tüm çabalara rağmen uyuşmazlık tutanağı tutuldu ve arabuluculuk sürecinden de sonuç alınamadı. Bu süreçte sendika, yasal prosedürleri tamamladıktan sonra 30 Ağustos 2025 itibarıyla grev kararı aldığını açıkladı. İşçiler büyük çoğunlukla grevden yana oy kullandı Şeker-İş Genel Başkanı İsa Gök, grev kararının tabandan güçlü bir destek aldığını söyledi: “29 Ağustos 2025’te yapılan grev oylamasında 223 işçiden 186’sı grev lehine oy kullandı. Sadece 36 işçi aleyhte oy verdi. Bu sonuç, yüksek enflasyon ve hayat pahalılığına karşı işçilerin insanca yaşayacak ücret talebinin açık göstergesidir.” “Mücadelemiz emeğin karşılığını almak için” Gök, grevin yalnızca ücret artışıyla sınırlı olmadığını vurguladı: “Mücadelemiz emeğin karşılığının alınması ve üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanması için veriliyor. İşveren adil ve makul bir teklif sunarsa uzlaşmaya hazırız. Ancak üyelerimizin iradesiyle haklarımızı sonuna kadar savunacağız.” “Grev, demokrasinin parçasıdır” İsa Gök, sendikal mücadelenin demokratik işleyişin temel unsuru olduğunu belirterek şu mesajı verdi: “Grev, demokrasinin ve sendikal mücadelenin vazgeçilmez bir parçasıdır. Biz, emeğin hakkını savunmak için buradayız.”

“Hakem Kurulu hükümetin noteridir, artık yeter” Haber

“Hakem Kurulu hükümetin noteridir, artık yeter”

Hükümetin memur ve emeklilere sunduğu zam teklifine kamu emekçilerinden sert tepki geldi. KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak, “Toplam 11 üyesinden 7’si Cumhurbaşkanı tarafından atanan Hakem Kurulu bugüne kadar hep hükümetin noterliğini yaptı. Artık kimse topu oraya atmaya kalkmasın” dedi. Bugün Milli Kütüphane önünde toplanan KESK, ASİM-SEN, BASK, Çalışan-SEN, DMK, Hak-SEN, Yurt-SEN ve Mühendis Tek-Sen üyesi kamu çalışanları, buradan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önüne yürüyerek hükümetin teklifini protesto etti. “Satış sözleşmesine tahammülümüz kalmadı” Koçak, hükümetin “bütçe dengesi bozulur” gerekçesiyle düşük zam teklifini savunduğunu belirterek, “Ülkenin tüm dengelerini bozanların nutuklarını artık kabul etmiyoruz. Milyonların maaş artışı talebinin dörtte birine bile denk gelmeyen bu rakamı kimse ciddiye aldırmaya çalışmasın. Kamu emekçilerinin yeni bir satış sözleşmesine tahammülü yok” dedi. Ortak açıklamada talepler şu şekilde sıralandı: Toplu görüşmelerin her yıl yapılması ve canlı yayınlanması, Memur ve emekliye yeniden değerleme oranında zam yapılması, Yılda iki kez ikramiye verilmesi, Birinci dereceye yükselen tüm memurlara 3600 ek gösterge, Milyonlarca emeklinin sefaletine son verilmesi. Sendikalardan ortak çıkış ASİM-SEN Genel Başkanı Özgür Karaca: “TÜİK’in gerçek dışı verileri üzerinden teklif edilen zam, emekçilerin alın terine saygısızlıktır.” HAK-SEN Genel Başkanı Ayhan Çivi: “Bu maaş zammı değil, toplu sözleşme avansıdır. Eğer bu tutar Sayın Mehmet Şimşek için bir aylık yaşamı karşılıyorsa biz de kabul ederiz.” KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz: “Toplu sözleşme süreci yasa dışı biçimde erken başlatıldı.” BASK Başkanı Mehmet Alper Öğretici: “Yedi dönemdir aynı tiyatroyu izlettiler, sekizinci kez izlemeyeceğiz.” CHP’den destek Eyleme katılan CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşcıer ise, iktidarı kamu emekçilerini sefalete mahkûm etmekle eleştirdi: “Bu teklif emekçinin hakkı değil, ay sonunu getiremeyeceği bir ücret. Toplu sözleşme masası orta oyunu değil, emeğin masası olmalıdır. Grev hakkının tanınacağı, Hakem Kurulu’nun bağımsız olacağı bir Türkiye’yi birlikte kuracağız.”

İsrail’de genel grev: Polis müdahalesinde 32 gözaltı Haber

İsrail’de genel grev: Polis müdahalesinde 32 gözaltı

Rehine ailelerinden “ülkeyi kapatma” çağrısı Tel Aviv’in en işlek noktalarından Rokah Caddesi’nde toplanan yüzlerce kişi, Gazze’de bulunan İsrailli rehinelerin serbest bırakılması için hükümete anlaşma çağrısında bulundu. Ellerinde pankartlarla yolu trafiğe kapatan göstericiler, “Esir takası hemen” sloganları attı. Rehine yakınlarını temsil eden 7 Ekim Konseyi ve diğer sivil gruplar, “askerleri ve rehineleri kurtarmak için ülkeyi kapatacağız” diyerek grev çağrısını sürdürdü. Polis sert müdahale etti Gösteriye İsrail polisi tazyikli su ile müdahale etti. Olaylarda en az 32 protestocunun gözaltına alındığı bildirildi. İsrail basınına göre eylemler, hükümetin Gazze Şehri’ni ele geçirme planına karşı düzenleniyor. İsrailli askeri yetkililer, bu planın rehinelerin hayatını doğrudan tehlikeye atacağını vurguluyor. Yetkililere göre Gazze’de halen 50 rehine bulunuyor ve bunların yaklaşık 20’sinin hayatta olduğu sanılıyor. Üniversitelerden ve işçi sendikasından destek Genel grev çağrısı kısa sürede toplumsal bir harekete dönüştü. Tel Aviv Üniversitesi ve Kudüs İbrani Üniversitesi başta olmak üzere birçok yükseköğretim kurumu greve destek verdiğini açıkladı. İsrail’in en büyük işçi federasyonu Histadrut ise başlangıçta greve katılmayacağını duyurmuştu. Ancak dün akşam yapılan açıklamada, “Kardeşlerimizin geri dönmesi için ortak çığlık, İsrail toplumunun ihtiyaç duyduğu iyileşmenin bir parçasıdır. Bu insani dayanışma eylemi, siyasi tartışmaların ötesindedir” ifadeleri kullanıldı.

Eğitim Sen Başkanı Irmak: Grevsiz toplu sözleşme, şarjörü boş bir silahtır Haber

Eğitim Sen Başkanı Irmak: Grevsiz toplu sözleşme, şarjörü boş bir silahtır

Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, kamu emekçilerinin 8. dönem toplu sözleşme sürecine grev hakkı talebiyle girmesi gerektiğini vurguladı. Irmak, “Kazanır ya da kaybedersin, ama kayıpları telafi edecek tek silah grevdir” diyerek, KESK’in bu talebi sokakta yükseltmesi çağrısında bulundu. “Masada değil, sokakta kazanılır” Irmak, grevsiz bir toplu sözleşme sürecinin, işçi sınıfının elindeki en önemli silahı etkisiz hale getirdiğini belirtti: “Grevsiz toplu sözleşme, şarjörü boşaltılmış silah gibidir. Grev hakkı olmadan gerçek bir pazarlık olmaz.” 4688 sayılı yasa hedefte KESK’in 30 Kasım 2024’teki “Geçinemiyoruz” mitingiyle önemli bir zemin oluşturduğunu hatırlatan Irmak, bu çizginin 4688 sayılı yasaya sığmayan kesintisiz bir mücadele hattına dönüştürülmesi gerektiğini söyledi. “Bu yasa, emekçilerin elini kolunu bağlayan bir pranga. Grev hakkı yoksa toplu sözleşme bir orta oyunu olmaktan öteye gidemez” dedi. Memur-Sen’e eleştiri Hükümetin yetkili sendika olarak Memur-Sen ile masaya oturacağını hatırlatan Irmak, “Yasada grevin olmamasını kendi lehine görüyor, ‘Biz istiyoruz, hükümet vermiyor ne yapalım’ diyerek sorumluluktan kaçıyorlar. Oysa yapılması gereken çok basit: Grevsiz toplu sözleşmeye oturmamak ve yasa değişikliği için baskı yapmak” ifadelerini kullandı. Emekçilerin kırmızı çizgileri Irmak, kamu emekçilerinin taleplerini şöyle sıraladı: Tüm yan ödemelerin emekli taban maaşına yansıtılması Vergi diliminin %10 ile sabitlenmesi En düşük memur maaşının yoksulluk sınırının üzerine çıkarılması 5510 sayılı yasanın geri çekilmesi Eşit işe eşit ücret Aylık enflasyon farklarının ertesi ay maaşlara yansıtılması Grevli, toplu sözleşmeli sendika yasası “KESK, emekçilerin gerçek kürsüsüdür” Irmak, talepler gerçekleşmese bile KESK’in emekçilerin tek sözcüsü olma misyonunu sürdüreceğini vurguladı: “Makine kırıcılığından bugüne uzanan tarihsel mücadele çizgisi, grev hakkını savunmadan tamamlanamaz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.