SON DAKİKA

#Hapis Cezası

HABER DEĞER - Hapis Cezası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hapis Cezası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Nasuh Mahruki davasında ilk duruşma tarihi belli oldu Haber

Nasuh Mahruki davasında ilk duruşma tarihi belli oldu

İlk Duruşma 16 Eylül'de Temmuz ayından bu yana cezaevinde tutuklu bulunan eski AKUT Başkanı Nasuh Mahruki hakkındaki yargı sürecinde yeni bir aşamaya geçildi. Sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı bir paylaşım nedeniyle başlatılan soruşturma kapsamında 17 Temmuz'da evinde gözaltına alınarak tutuklanan Mahruki'nin ilk duruşma tarihi netleşti. Hazırlanan iddianamenin ardından mahkeme heyeti takvimi belirlerken, dava dosyası kapsamında Mahruki'nin 16 Eylül tarihinde Bakırköy Adliyesi'nde hakim huzuruna çıkacağı açıklandı. 4 Yıl 6 Aya Kadar Hapis İstemi Yargılama sürecinin tetikleyicisi olan olay, 15 Temmuz tarihinde sosyal medya hesabından yapılan paylaşımlarla başladı. Mahruki'nin, 15 Temmuz darbe girişiminin aslında önceden fark edildiğini ancak rejim değişikliğinin önünü açmak maksadıyla kasten engellenmediğini öne süren açıklamaları kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı. Paylaşımın hemen ardından harekete geçen Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılmış, gözaltı kararının ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanan Mahruki cezaevine gönderilmişti. Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede, sanığın ifadelerinin ve paylaşımlarının toplumsal huzuru hedef aldığı savunuldu. İddianamede Mahruki hakkında "halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" suçlamasıyla 4 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep ediliyor. 16 Eylül'de Bakırköy Adliyesi'nde gerçekleştirilecek ilk duruşmada sanık avukatlarının savunma yapması ve mahkemenin tahliye taleplerini değerlendirmesi bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Mücahit Birinci Hakim karşısında: "Kurban oldum" Haber

Mücahit Birinci Hakim karşısında: "Kurban oldum"

Siyaseti sarsan rüşvet iddiasında ilk duruşma Ağustos 2025'te YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in kamuoyuna duyurduğu skandal iddia yargıya taşındı. Özel, avukat Mücahit Birinci'nin cezaevine giderek İBB Davası kapsamında tutuklu bulunan iş insanı Murat Kapki'den tahliye vaadiyle 2 milyon dolar talep ettiğini ve yalan ifadeye zorladığını açıklamıştı. Yaşanan bu gelişmelerin ardından AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından disipline sevk edilen Birinci, partisinden istifa etmek zorunda kalmıştı. Adalet Bakanlığı'nın soruşturma izni vermesinin sonrasında hakkında "görevi kötüye kullanma" suçlamasıyla 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası ve avukatlık ruhsatının iptali istemiyle dava açılan Mücahit Birinci, İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi'nde ilk kez hakim huzuruna çıktı. "Hiçbir beyan gerçek değil, bu işin kurbanı oldum" Hakkındaki adli kontrol tedbirleriyle birlikte duruşmada hazır bulunan Mücahit Birinci, savunmasında yöneltilen tüm suçlamaları reddetti ve meslek sınırlarının dışına çıkmadığını savundu. Murat Kapki'nin ısrarı üzerine cezaevinde 20-25 dakikalık bir görüşme gerçekleştirdiğini belirten Birinci, "Hiçbir beyan gerçek değil. Tek taraflı ve soyut beyanlar. Kapki’nin ısrarı üzerine cezaevinde 20-25 dakikalık bir görüşme gerçekleştirdik ve sadece vekaletname çıkartmasını istedim. Kesinlikle para karşılığı tahliye taahhüdünde bulunmadım" diyerek savunma yaptı. İş insanı Murat Kapki'nin daha önce üç kez etkin pişmanlıktan yararlandığını hatırlatan Birinci, kendisinin bir komploya hedef alındığını öne sürerek, "Şahsi kanaatim, içeride bulunduğu soruşturma dosyasını siyasi olarak boşa çıkarma niyeti vardı. Kendisi bunu benim üzerimden sağlarken, bu işin kurbanı olduğumu düşünüyorum. Beraatimi talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Cezaevi görüntüleri istendi, duruşma ertelendi Duruşmaya katılmayan şikayetçi Murat Kapki'nin avukatı Erdem Nacak ise mahkemeye sunduğu talepte, müvekkili ile Mücahit Birinci arasında cezaevinde gerçekleştirilen görüşmenin kamera kayıtlarının cezaevi yönetiminden talep edilmesini istedi. Mahkeme başkanı, söz konusu görüntülerin istenmesinin yasal olup olmadığı hususunda gerekli mercilerle görüşülüp değerlendirme yapılacağını belirtti. Ayrıca avukat Nacak, müvekkilinin hafta içi pazartesiden perşembeye kadar İBB Davası duruşmalarında olduğunu belirterek sonraki celsenin cuma gününe bırakılmasını talep etti. Talebi kabul eden mahkeme heyeti, duruşmayı 23 Ekim Cuma günü saat 11.00'e erteledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Veyis Ateş ilk kez hakim karşısında: "Mehmet Akif Ersoy cezaevinde benden özür diledi" Haber

Veyis Ateş ilk kez hakim karşısında: "Mehmet Akif Ersoy cezaevinde benden özür diledi"

"Uyuşturucu kullanmadım, iddialar çelişkili" İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında tutuklanan ve hakkında 25 yıldan 40 yıla kadar hapis cezası talep edilen Habertürk eski Genel Yayın Yönetmeni Veyis Ateş, ilk duruşmada hakim karşısına çıkarak savunma yaptı. Soruşturma sürecinde Adli Tıp Kurumu'na sevk edildiğini ve yapılan incelemelerde uyuşturucu kullanmadığının tesbit edildiğini belirten Ateş, ilk aşamada serbest bırakıldıktan 11 gün sonra evinde gözaltına alınarak tutuklandığını hatırlattı. Tutuklanma gerekçesinin "uyuşturucu madde kullanımı için yer temin etmek" olduğunu belirten Ateş, hakkındaki suçlamaları şu sözlerle yalanladı: "9 aydır bu çelişkiyi anlamaya çalışıyorum. Bana Mehmet Akif'in evine gidip gitmediğim soruldu. Bahsedilen ev benim değil. Benim olmayan bir evde, kullanmadığım bir maddeyi başkasına neden temin edeyim? Neden bayram şekeri gibi ikram edeyim? Yıllarca uyuşturucu madde kullanımından kaynaklanan haberleri yayınlamış ve bunun suç olduğunu bilen birisi olarak böyle bir eylemi işlemem mümkün değildir." "Mehmet Akif cezaevinde helallik istedi" Savunmasında aleyhinde ifade veren tanıklara geniş yer veren Ateş, tutuklanmasından önce kendisinden bahsetmeyen Mehmet Akif Ersoy'un, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında verdiği ek ifadede kendisini hedef aldığını öne sürdü. Ersoy ile Silivri Cezaevi'ndeki avukat görüş alanında karşılaştıklarını iddia eden Ateş, aralarında geçtiğini öne sürdüğü diyaloğu şu şekilde aktardı: "Silivri'de avukat görüşü esnasında karşılaştığımızda bana, 'Abi çok özür dilerim, bu şekilde ifade vermek zorundaydım. Hakkını helal et, bu şekilde ifade vermeseydim beni de Habertürk el değiştirme davasına katacaklardı, orada başıma neler gelecekti bilmiyorum' dedi. Buna avukatım da tanıktır. Mehmet Akif hakkımdaki bu ifadeleri başka bir nedenle söylemek zorunda olduğunu açıkça beyan etmiştir. Aleyhime tanıklık eden kişilerin pek çoğunun Mehmet Akif'in etkisi altında kaldığını düşünüyorum." Dosyada adı geçen diğer tanıkların beyanlarında da çelişkiler bulunduğunu savunan Ateş; Dilara Yıldız'ın ifadesindeki tarih tutarsızlıklarına, Serap Şeylan'ın Çengelköy'deki hiç var olmayan bir evi adres göstermesine ve Ebru Güran'ın çelişkili arama kayıtlarına dikkat çekti. Adli tıp raporu: Testler negatif çıktı Duruşmada, soruşturma aşamasında Veyis Ateş'ten alınan kan ve idrar örneklerinin Adli Tıp Kurumu'nda incelendiği hatırlatıldı. Yapılan analizler sonucunda Ateş'in kan ve idrarında herhangi bir uyuşturucu, uyarıcı veya yasaklı ilaç etken maddesine rastlanmadığı, saçı kısa olduğu için ise kıl analizi yapılamadığı belirtildi. Mahkeme heyeti, dosyadaki eksik hususların tamamlanması ve tanık beyanlarının değerlendirilmesi amacıyla duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

MHP Genel Başkan Yardımcısı'ndan sert çıkışı: "Parti kurmayı şirket kurmaktan kârlı görenler türedi" Haber

MHP Genel Başkan Yardımcısı'ndan sert çıkışı: "Parti kurmayı şirket kurmaktan kârlı görenler türedi"

"Parti kurmayı şirket kurmaktan kârlı görenler türedi" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, sosyal medya üzerinden siyasi partilerin kuruluşu, yasal esasları ve Türkiye'deki mevcut siyasi tabloya dair dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Siyasi parti kurmanın önceden izin alınmasını gerektirmediğini, şartları taşıyan 30 Türk vatandaşının bir araya gelmesiyle parti kurulabileceğini belirten Yıldız, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kayıtlarına göre Türkiye'de halihazırda 186 siyasi partinin bulunduğunu kaydetti. Mevcut partiler arasında kitle partileri, ideoloji partileri, kadro partileri ve bölgeci partilerin yanı sıra tabela partileri, hülle partileri, pazarlık partileri ve üyesiz partiler gibi çeşitli kümeleşmelerin yer aldığını ifade eden Yıldız, şu sert değerlendirmelerde bulundu: "Parti kurmayı şirket kurmaktan daha kârlı görenler türemiştir. Tabela partilerinin yasa dışı faaliyetlerini burada anlatmak zaman israfıdır. Son yıllarda kurulan pazarlık partilerinin demokrasiyi nasıl yozlaştırdıkları üniversitelerde tez konusu olmalıdır." Anayasal sınırlar ve hapis cezası uyarısı Paylaşımında siyasi partilerin uyması gereken anayasal sınırlara ve temel ilkelere de geniş yer veren Yıldız, partilerin devletin niteliklerine ve demokratik düzene aykırı faaliyetlerde bulunamayacağını vurguladı. Siyasi partilerin uyacağı temel esaslara yönelik ilk bölümü aktaran Yıldız, şu ifadelere yer verdi: "Siyasi partiler: a) Türkiye Devletinin Cumhuriyet olan şeklini; Anayasanın başlangıç kısmında ve 2 nci maddesinde belirtilen esaslarını; Anayasanın 3 üncü maddesinde açıklanan Türk Devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, diline, bayrağına, milli marşına ve başkentine dair hükümlerini; egemenliğin kayıtsız şartsız Türk Milletine ait olduğu ve bunun ancak, Anayasanın koyduğu esaslara göre yetkili organları eliyle kullanılabileceği esasını; Türk Milletine ait olan egemenliğin kullanılmasının belli bir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamayacağı veya hiçbir kimse veya organın, kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamayacağı hükmünü; seçimler ve halkoylamalarının serbest, eşit, gizli, genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına göre, yargı yönetim ve denetimi altında yapılması esasını değiştirmek; b) Bölge, ırk, belli kişi, aile, zümre veya cemaat, din, mezhep veya tarikat esaslarına dayanamaz veya adlarını kullanamazlar." Yıldız, siyasi partilerin yasaklı faaliyetlerini ve hak hürriyet sınırlarını düzenleyen maddelerin devamını ise şu şekilde paylaştı: "c) Sosyal bir sınıfın diğer sosyal sınıflar üzerinde egemenliğini veya zümre egemenliğini veya herhangi bir tür diktatörlüğü savunmayı ve yerleştirmeyi amaçlayamazlar ve bu amaca yönelik faaliyette bulunamazlar. d) Askerlik, güvenlik veya sivil savunma hizmetlerine hazırlayıcı nitelikte eğitim ve öğretim faaliyetlerinde bulunamazlar. e) Genel ahlak ve adaba aykırı amaçlar güdemezler ve bu amaca yönelik faaliyette bulunamazlar. f) Anayasanın hiçbir hükmünü, Anayasada yer alan hak ve hürriyetleri yok etmeye yönelik bir faaliyette bulunma hakkını verir şekilde yorumlayamazlar." Açıklamasının sonunda yasal yaptırımlara dikkat çeken Yıldız, parti içi seçim süreçlerine ve oylamalara hile karıştıranlar hakkında şu uyarılarda bulundu: "Önseçimler ile siyasi parti kongrelerinin seçimleri ve kararları için yapılan oylamalarla, her kademedeki her çeşit parti görevlileri ve yedeklerinin seçimi için yapılan oylamalara ve bu oylamaların sayım ve dökümüne hile karıştıranlar, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Narin Güran cinayetinde yeni gelişme: Ailenin başvurusu reddedildi Haber

Narin Güran cinayetinde yeni gelişme: Ailenin başvurusu reddedildi

Ailenin başvurusu reddedildi Diyarbakır'da cansız bedeni bulunan 8 yaşındaki Narin Güran'ın ölümüne ilişkin yargı sürecinde yeni bir gelişme yaşandı. Güran ailesinin, cinayetin "faili meçhul" kapsamında yeniden değerlendirilmesi için yaptığı başvuru, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı tarafından geri çevrildi. Kararda, Narin Güran cinayetinin failleri tespit edilememiş bir olay olmadığı belirtilerek, "Dosyada cevabı aranan hususlar; faillerin kim olduğundan ziyade, olayın içerisinde bulunan kişilerin suskunluğu nedeniyle cinayetin hangi saikle ve bütün ayrıntılarıyla nasıl gerçekleştirildiğine ilişkindir" ifadelerine yer verildi. Adalet Bakanlığı da konuya ilişkin detaylı bir açıklama yaparak, ailenin ve başvuruda bulunan kişilerin iddialarının peşinen reddedilmediğini, alternatif senaryoların ve ileri sürülen hususların soruşturma ve kovuşturma dosyasındaki deliller, teknik incelemeler ile bilirkişi raporları eşliğinde ayrıntılı biçimde incelendiğini bildirdi. Yapılan değerlendirmeler sonucunda, dosyanın yeniden ele alınmasını gerektirecek yeni ve somut herhangi bir olguya ulaşılamadığı kaydedildi. Yargılama süreci ve verilen cezalar Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda sanıklar anne Yüksel Güran, ağabey Enes Güran ve amca Salim Güran hakkında “iştirak hâlinde kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmiş ve bu cezalar Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından onanmıştır. Öte yandan, sanık Nevzat Bahtiyar hakkında verilen ceza Yargıtay tarafından bozulmuş; bozma sonrasında Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesinde yeniden görülen davada Bahtiyar bu kez “nitelikli kasten öldürme suçuna yardım” suçundan 17 yıl hapis cezasına çarptırılmıştır. Açıklamada, failin bilinmemesi ile cinayetin bütün ayrıntılarının bilinmemesinin birbirinden farklı hukuki durumlar olduğu hatırlatılarak, mevcut delil durumunu değiştirecek somut bir bulgu bulunmadığı yinelendi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Aziz İhsan Aktaş davasında karar! Haber

Aziz İhsan Aktaş davasında karar!

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve 5’i tutuklu 200 sanığın yargılandığı Aziz İhsan Aktaş davasında hüküm açıklandı. Davada görevlerinden uzaklaştırılan belediye başkanları Rıza Akpolat, Zeydan Karalar, Ahmet Özer, Utku Caner Çaykara, Oya Tekin ve Kadir Aydar’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda isim yargılandı. Mahkeme, davada “örgüt kurma”, “örgüt üyeliği” ve “örgüte yardım” suçlarından cezalandırılması talep edilen sanıkların beraatine hükmetti. Aziz İhsan Aktaş da “örgüt kurma”, “evrakta sahtecilik” ve “özel belgede sahtecilik” suçlarından beraat etti. Beşiktaş Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Rıza Akpolat, “örgüt üyeliği”, “evrakta sahtecilik” ve “özel belgede sahtecilik” suçlarından beraat etti. Akpolat hakkında “ihaleye fesat karıştırma, rüşvet ve aklama” suçlarından toplam 23 yıl 3 ay hapis cezası verildi. Mahkeme ayrıca Akpolat'ın 3 yıl 1 ay 15 gün memuriyetten uzaklaştırılmasına hükmetti. Görevinden uzaklaştırılan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ise “rüşvet” suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Esenyurt Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ahmet Özer hakkında “ihaleye fesat karıştırma” suçundan 8 ay 10 gün hapis cezası verildi. Mahkeme bu ceza bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve Özer’in memuriyetinin yasaklanmasına karar verdi. Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, “ihaleye fesat karıştırma” suçundan; Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere ise “rüşvet alma” suçundan beraat etti. Mahkeme, Rıza Akpolat, Oya Tekin ve Celal Tekin’in tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Ceyhan Kayhan ve Erhan Daka hakkında ise tahliye kararı verildi haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer hakkındaki karar açıklandı Haber

Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer hakkındaki karar açıklandı

200 sanıklı Aziz İhsan Aktaş Davasında karar Kamuoyunda "Aziz İhsan Aktaş davası" olarak bilinen ve beşi tutuklu olmak üzere toplam 200 sanığın yargılandığı dava sonuçlandı. İddianamede, Aziz İhsan Aktaş’ın suç örgütü kurarak bazı belediyelerde başkan ve yöneticiler dahil çeşitli isimleri rüşvete bağladığı öne sürülmüştü. Hakkındaki suç örgütü liderliği ve rüşvet suçlamaları kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan Aktaş, tahliye edilmesinin ardından tutuksuz sanık olarak yargılanmaya devam ediyordu. Dava kapsamında sanıklar arasında yer alan ve görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer hakkında da mahkeme hükmünü açıkladı. Ahmet Özer Hakkında Verilen Cezalar ve Hükümler Yargılama neticesinde mahkeme, Ahmet Özer hakkındaki suçlamalarla ilgili Özer özel belgede sahtecilik suçlamasından beraat etti. 'İhmal suretiyle görevi kötüye kullanma' suçundan 8 ay 10 gün hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme heyeti, verilen hapis cezasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) ve Özer’in memuriyetinin yasaklanmasına karar verdi. Bilindiği üzere, belediye başkanı Özer hakkında daha önce “ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma” suçundan iki ayrı kez 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti. Öte yandan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli daha önce yaptığı açıklamada Ahmet Özer ve Ahmet Türk’ün görevlerine dönmesi gerektiğini belirterek, “Öcalan umuda, Ahmetler göreve, Demirtaş evine dönmeli” ifadelerini kullanmıştı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kahramanmaraş'taki okul katliamı davasında Ayla Öğretmenin ailesine 5 Milyon TL'lik tazminat Haber

Kahramanmaraş'taki okul katliamı davasında Ayla Öğretmenin ailesine 5 Milyon TL'lik tazminat

Emsal kararla mal varlığına haciz getirildi Kahramanmaraş'ta 15 Nisan tarihinde İsa Aras Mersinli'nin, tutuklu babası polis başmüfettişi Uğur Mersinli'ye ait silahlarla Ayser Çalık Ortaokulu'na düzenlediği silahlı saldırıda 9 öğrenci ile 1 öğretmen hayatını kaybetti. Yaşanan bu facianın ardından olaya ilişkin yürütülen soruşturma tamamlanarak ceza davası açıldı. Bu süreçte, saldırıda yaşamını yitiren 56 yaşındaki matematik öğretmeni Ayla Kara'nın ailesi de hukuk mücadelesi başlattı. Ailenin avukatı ve aynı zamanda Ayla Kara'nın kayınbiraderi olan Özcan Kara aracılığıyla Kahramanmaraş 9'uncu Asliye Hukuk Mahkemesi'ne başvurularak şüpheli Uğur Mersinli'nin tüm mal varlığına ihtiyati haciz konulması talep edildi. Mahkeme ailenin bu talebini kabul etti ve Mersinli'nin tüm mal varlığına ihtiyati haciz kararı işlendi. Mahkemenin gerekçesi ve tazminat davası Hakim, verilen ihtiyati haciz kararının gerekçesinde Türk Medeni Kanunu'na atıfta bulunarak anne ve babanın, çocuklarının üçüncü kişilere verdiği zararlardan maddi ve manevi olarak sorumlu olduğunu belirtti. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına değinen hakim, 15 yaşından küçük bir çocuğun birisini öldürecek boyutta bir suça sürüklenmesini ve ateşli silaha erişebilmesini aile içi denetim, eğitim ve gözetim eksikliği olarak gördüğünü vurguladı. Kararda şu ifadelere yer verildi: "Özetle, 15 yaşından küçük bir çocuğun işlediği cinayet nedeniyle anne ve baba hapis cezası almayabilir ancak mağdur yakınlarının uğradığı tüm maddi ve manevi zararları kendi mal varlıklarıyla ödemek zorundadır." Bu kararın akabinde aile, Uğur Mersinli hakkında Kahramanmaraş 4'üncü Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 5 milyon 100 bin liralık maddi ve manevi tazminat davası açtı. Avukat Özcan Kara, açılan davayla ilgili olarak, zararlar bilirkişi raporlarıyla netleştiği zaman o miktar üzerinden davaya ıslahla artırma imkanıyla devam edeceklerini ifade etti. Sanık anne ve baba 4 Eylül'de hakim karşısına çıkacak İsa Aras Mersinli'nin, öğretmen Ayla Kara ile öğrenciler Adnan Göktürk Yeşil, Almina Ağaoğlu, Bayram Nabi Şişik, Belinay Nur Poyraz, Furkan Sancak Balal, Kerem Erdem Güngör, Yusuf Tarık Gül, Zeynep Kılıç ve Şuranur Sevgi Kazancı'yı öldürmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan baba Uğur Mersinli ile anne Peyman Pınar Mersinli, 4 Eylül'de ilk kez hakim karşısına çıkacak. Kahramanmaraş 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek davada Uğur Mersinli "Olası kastla öldürme" suçundan 10 kez müebbet, "Olası kastla yaralama" suçundan da 30 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanacak. Anne Peyman Pınar Mersinli ise "Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 22,5 yıla kadar hapis istemiyle hakim karşısına çıkacak. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.